<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:yandex="http://news.yandex.ru"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
>
	<channel>
	<title>Gerçek Muhabir | Güncel Son Dakika Haberleri |</title>
	<link>https://www.gercekmuhabir.com/</link>
	<description>Gerçek Muhabir, Gerçek Gazetecilik</description>
	<image>
		<title>Gerçek Muhabir | Güncel Son Dakika Haberleri |</title>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/</link>
		<url>https://www.gercekmuhabir.com/images/banner/Gercek-Muhabir-Anasayfa-Logo11-190.90_1.jpg</url>
	</image>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/universiteli-genc-kadinlarin-sesinden-istanbul-arastirmasinin-h163001.html</link>
		<title>&amp;#039;Üniversiteli Genç Kadınların Sesinden İstanbul&amp;#039; araştırmasının sonuçları açıklandı: Katılımcıların önemli bir bölümü, gideceği yere göre kıyafet seçiyor, gece dışarı çıkarken ek önlemler alıyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Vakfı tarafından yürütülen &quot;Üniversiteli Genç Kadınların Sesinden İstanbul&quot; araştırmasının bulguları, İstanbul Planlama Ajansı&#039;nda (İPA) düzenlenen bir toplantıda kamuoyu ile paylaşıldı. Araştırmaya destek veren katılımcıların yüzde 70&#039;i gece saatlerinde kentte rahat hareket edemediğini, yaklaşık yarısı ise kamusal alanlarda özgür hissedemediğini ifade etti. Katılımcıların önemli bir bölümü, gideceği yere göre kıyafet seçtiğini, gece dışarı çıkarken ek önlemler aldığını ve günlük planlarını güvenlik endişesi doğrultusunda değiştirdiğini belirtti. Toplantıda ayrıca, İstanbul&#039;da üniversite eğitimine başlayan genç kadınların barınma, eğitim, kent yaşamına uyum ve sosyal destek ihtiyaçlarına cevap verebilmeyi amaçlayan “İstanbul’da Yanındayız” destek modeli tanıtıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA) bulunduğu Florya yerleşkesinde düzenlenen toplantıda İstanbul Vakfı’nın üniversiteli genç kadınları odağına alan kapsamlı araştırma bulguları kamuoyuna sunuldu. Buluşmaya yerel yönetim temsilcilerinin yanı sıra gençlik, eğitim, toplumsal cinsiyet eşitliği, sosyal politika ve kent çalışmaları alanlarında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Toplantının açılış konuşmasını İstanbul Vakfı Genel Müdürü Dr. Canan Aratemür Çimen yaptı, ardından söz alan İBB Başkan Yardımcısı Yiğit Oğuz Duman İstanbul’un 2019 yılından bu yana kadın istihdamına yönelik yapılan çalışmaları anımsatarak yönetim anlayışında eşitliğe verilen öneme dikkat çekti. Araştırma bulguları İstanbul Vakfı Sosyal Etki ve Kapsayıcılık Danışmanı Doç. Dr. Ece Öztan tarafından anlatıldı. Bulguların sonucunun ardından tekrar söz alan Çimen, “İstanbul’da Yanındayız” destek modelini de kamuoyu ile paylaştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DAHA ADİL VE KAPSAYICI BİR İSTANBUL’A KATKI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Vakfı Genel Müdürü Dr. Canan Aratemür Çimen, “Daha erişilebilir, daha adil ve daha kapsayıcı bir İstanbul'a katkı sunmak istiyoruz. Yaptığımız bütün çalışmaların arkasında bu var” diyerek toplantının açılış konuşmasına başladı. Buluşma amacının araştırma verilerinin sunulmasına ek olarak bu verilerin ışığında neler yapılabileceğine de çözüm üretmek olduğunu belirten Çimen, genç kadınların güçlenmesi için çok önemli çalışmalara imza attıklarını belirtti.</span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/13b02aaf-825c-47c5-86c5-9a014971c1b9-w.jpeg" /></p>

<p><span style="font-size:18px;">GENÇLER VE KADINLAR YÖNETİM ODAĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açılış konuşmasının ardından söz alan İBB Başkan Yardımcısı Yiğit Oğuz Duman ise İBB yönetim vizyonu adına şu sözleri kaydetti:<br />
“İstanbul Büyükşehir Belediyesi 2019'dan bugüne, bugün tartışacağımız ana konuyu çok odağına aldı ve açıkçası adalet açısından, sürdürülebilirlik açısından, yaşamın sürdürülebilirliği açısından ve daha da önemlisi çok daha büyük hedefler koyabilmek adına, hayal koyabilmek adına da bunu çok önemsiyoruz. O da gençler ve kadınlar. Yönetime geldiğimiz tarihten itibaren toplam çalışanlarımızın yüzde 12'si kadındı. Bugün yüzde 24'ü kadın. Yani yaklaşık yüzde 100 büyütmüş durumdayız. Kadın yönetici sayısı, bütün yöneticilerin yüzde 10'uydu. Şu anda yüzde 30'u, yani 3 kat büyümüş. Bu oranları artırmaya devam edeceğiz. Benim de iki kızım var. Biri de bu anketin odak noktalarında, üniversitede okuyan, yurtta kalan bir kız çocuğu. Ve açıkçası bütün bu çalışmaların Türkiye'nin aydınlığı için, geleceği için, küçük hedef olarak da kendi kızım için çok önemli olduğunu düşünüyorum”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ÜNİVERSİTELİ GENÇ KADINLARIN SESİNDEN İSTANBUL”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üniversiteli genç kadınların İstanbul'daki yaşam deneyimlerini, karşılaştıkları güçlükleri ve ihtiyaçlarını görünür kılmayı amaçlayan “Üniversiteli Genç Kadınların Sesinden İstanbul” araştırması, İstanbul Vakfı Sosyal Etki ve Kapsayıcılık Danışmanı Doç. Dr. Ece Öztan tarafından anlatıldı.<br />
Öztan, 2022’den bu yana Türkiye’de üniversite öğrencisi kadınların oranının, erkek öğrencilerin oranını geçtiğini belirterek 25-34 yaş grubunda 2008’den bu yana üniversite mezunu kadın oranının da 4 kattan fazla artış gösterdiğini söyledi. Bu anlamda sunulan araştırmanın da önemli bir alandaki veri yoksunluğunu giderdiğini belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Araştırma; ekonomik koşullar, barınma, güvenlik, sosyal ve kültürel yaşama katılım, kariyer beklentileri ve kent aidiyeti başlıklarında veriler ortaya koydu. Araştırma örneklemini İBB yurtlarında kalan ve/veya 'Büyüt Hayallerini' bursiyeri olan/olmuş genç kadınlar ile onların üniversiteli yakın çevresi oluşturdu. Katılımcıların yüzde 44'ünün İBB yurtlarında, yüzde 26'sının KYK yurtlarında, yüzde 14'ünün ailesinin yanında kaldığı belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"GENÇ KADINLAR İSTANBUL'DA KALMAK İSTİYOR ANCAK GELECEK KONUSUNDA KAYGI DUYUYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Araştırmada öne çıkan bulgular özetle şu şekilde:<br />
Genç kadınlar İstanbul'da kalmak istiyor, ancak gelecek konusunda kaygı duyuyor Araştırma, üniversiteli genç kadınların İstanbul ile güçlü bir bağ kurduğunu ortaya koydu. Katılımcıların yüzde 60'ı mezuniyet sonrasında İstanbul'da yaşamaya devam etmek istediğini belirtirken, İstanbul'da iş bulabileceğine inananların oranı yüzde 36'da kaldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BARINMA VE YAŞAM MALİYETLERİ ÜNİVERSİTE DENEYİMİNİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Katılımcıların büyük çoğunluğu, barınma giderleri hariç aylık 20 bin TL ve altında bir bütçeyle yaşamını sürdürdüğünü belirtti. Barınma maliyetleri, gıda harcamaları ve gündelik yaşam giderleri, genç kadınların en fazla zorlandığı alanlar arasında öne çıktı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜVENLİK KAYGISI KENT DENEYİMİNİ SINIRLANDIRIYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Araştırmanın dikkat çekici bulgularından biri de güvenlik algısına ilişkin sonuçlar oldu. Katılımcıların yüzde 70'i gece saatlerinde kentte rahat hareket edemediğini, yaklaşık yarısı ise kamusal alanlarda özgür hissedemediğini ifade etti. Katılımcıların önemli bir bölümü, gideceği yere göre kıyafet seçtiğini, gece dışarı çıkarken ek önlemler aldığını ve günlük planlarını güvenlik endişesi doğrultusunda değiştirdiğini belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SOSYAL YAŞAMA KATILIM EKONOMİK İMKANLARLA SINIRLANIYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Araştırma, ekonomik koşulların kültürel ve sosyal yaşama katılım üzerinde de belirleyici olduğunu ortaya koydu. Katılımcıların yaklaşık yarısı, İBB ve İstanbul Vakfı etkinlikleri dışında son altı ay içerisinde kendi imkânlarıyla herhangi bir kültür-sanat etkinliğine katılamadığını belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İSTANBUL'DA YANINDAYIZ" DESTEK MODELİ TANITILDI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Paydaş buluşmasında ayrıca İstanbul Vakfı tarafından hayata geçirilen "İstanbul'da Yanındayız" destek modeli ilk kez kamuoyuna tanıtıldı. Araştırmanın ortaya koyduğu ihtiyaç alanlarıyla uyumlu olan destek modeli; İstanbul'a üniversite eğitimi için gelen genç kadınların kente uyum süreçlerini kolaylaştırmayı ve eğitim yaşamlarını çok yönlü biçimde desteklemeyi amaçlıyor.<br />
Model kapsamında genç kadınların eğitim hayatına güvenli ve güçlü bir başlangıç yapabilmeleri için geliştirilen desteklerin; yalnızca ekonomik ihtiyaçlara değil, barınma, kent yaşamına uyum, sosyal destek mekanizmalarına erişim ve aidiyet duygusunun güçlendirilmesine de katkı sunması hedefleniyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 26 15:06:43 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/universiteli-genc-kadinlarin-sesinden-istanbul-arastirmasinin-h163001.html">&amp;#039;Üniversiteli Genç Kadınların Sesinden İstanbul&amp;#039; araştırmasının sonuçları açıklandı: Katılımcıların önemli bir bölümü, gideceği yere göre kıyafet seçiyor, gece dışarı çıkarken ek önlemler alıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/omer-fethi-gurer-bir-ton-bugday-satan-ciftci-gecen-yila-gore-h163000.html</link>
		<title>Ömer Fethi Gürer: Bir Ton Buğday Satan Çiftçi, Geçen Yıla Göre 73 Litre Daha Az Mazot Alabiliyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer,
TBMM’de yaptığı konuşmalarda tarım kesiminin sorunlarını anlattı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gürer: “Fındık Üreticisinin Alın Teri Karşılığını Bulmalı, Fındığın Kilosu En Az 370 Lira Olarak<br />
Açıklanmalı”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜRER: “TMO kara gün Dostu Olmalı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ömer Fethi Gürer, “Bitkisel üretim, tarla, bahçe ve sebze üretimiyle ilgili bazı iktidar milletvekili<br />
arkadaşlarımız geliyor, bu dönem üretimdeki artıştan söz ediyor, bir önceki yıla göre<br />
değerlendiriyorlar. Bir önceki yıla göre değerlendirirseniz tabii üretim artışı var. 2023 yılına göre<br />
2025 yılında yalnızca 10 milyon ton tahıl tarla ürünlerinde kayıp oluştu, meyvedeki kayıp da kayıt<br />
dışıyla beraber 10 milyon tona yakın. Bunun nedeni kuraklık ve zirai dondur. O kriterlere göre<br />
bakarsanız bu yıl üretimde artış görülür ama 2002 yılında bu ülkede 19 milyon 500 bin ton buğday<br />
yetişirken geçen yıl 17 milyon 900 bin ton yetişmişti. Öyle olunca, nüfusa göre değerlendirdiğinizde,<br />
geçen yıldan bu yıla da 22 milyon ton ilk tahmin olduğuna göre, nüfus oranı ölçüsünde buğday<br />
üretiminde artışımız yok, açığımız var.” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2025 YILINDA 1 TON BUĞDAY SATAN ÇİFTÇİ 287 LİTRE MAZOT ALIYORDU, BU YIL 1 TON BUĞDAY<br />
SATAN ÇİFTÇİ 214 LİTRE MAZOT ALABİLİYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, “DİR (Dahilde İşleme Rejimi) kapsamında da her yıl buğday ithal ediyoruz. Peki, buğday<br />
üreticisine gerekli destek sağlanıyor mu? Verilen alım fiyatının düşük olduğunu defalarca dile getirdik.<br />
Bakınız, 2025 yılında 1 ton buğday satan çiftçi 287 litre mazot alıyordu. Bu yıl 1 ton buğday satan çiftçi<br />
214 litre mazot alabiliyor. Mazot da üretimdeki en önemli gider kalemlerinden biri. Keza, gübrede de<br />
benzer bir durum var. 2021 yılında mazot 7 lirayken, 2026 yılında mazot 77 lira. Verilere böyle<br />
baktığımız zaman tarım kesiminin sorunlarını daha iyi fark eder, irdeleriz.” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, “Bölgelerimizdeki üreticilerle konuştuğunuzda, çiftçilerle konuştuğunuzda sıkıntıları sizlere<br />
anlatıyorlardır. En örgütsüz kesimlerden biri tarım kesimi. Bireysel anlamda kredisini alıyor,<br />
borçlanıyor, üretim yapıyor, sonra da ödeyemediği zaman kapıya icra geliyor. Yalnızca bu ay için 77<br />
traktör, 5.400 tarlaya icra yine gelmiş. Öyle olunca, bu rakamsal artışları da gözlediğinizde her yıl<br />
kırsalda bu işi yapanın sayısı azalıyor. Veriler doğru kullanılmadı mı sorun yok gibi görünür ama sorun<br />
var.” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MISIRDA SORUN VAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Mısır üretiminde Türkiye&amp;#39;nin üretim açığı olmayabilir ama her yıl<br />
mısırda 3-4 milyon ton açığımız var. Niye var? Çünkü ithalatı kolaylıyoruz. Oradaki fiyat dengesini<br />
Türkiye&amp;#39;deki üretimle paçal yapıp fiyat düşürme yolunda bir çalışma gerçekleştiriyorsunuz. Bunu<br />
yapacağınıza, çiftçi için ürünlerde girdi maliyetlerinde, gübrede yüzde 50 sübvansiyon desteği<br />
sağlansa, mazotta ÖTV, KDV kaldırılsa, Ziraat Bankası kredilerinde çiftçiyi koruyan bir anlayış<br />
geliştirilse, bu bağlamda borçların ötelenmesi yoluna gidilip faizleri silinse bu meselelerde üretici<br />
korunur. Üreticinin korunmasıyla üretim açığı kapatılabilir. 21 üründe arz açığı var. Bu benim<br />
belirlediğim bir arz açığı değil; verileri bakanlığın, TÜİK&amp;#39;in verilerinin dışında veri kullanmam ama TÜİK<br />
mayıs ayında bitkisel üretimi açıklıyor, bir de aralık ayında açıklıyor. İkisi arasında geçen yıl bazı<br />
ürünlerde 2 milyon tona yakın sapma var. Bu ülkenin tarımını ayağa kaldırmak için doğru politikalara<br />
ihtiyaç var.” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TARIMDA SORUNLAR DERİNLEŞİYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM&amp;#39;de yaptığı konuşmada tarımdaki sorunların<br />
derinleştiğini de söyledi. Gürer, “Ülkemizde Toprak Mahsulleri Ofisinin önemli bir işlevi var. 1938<br />
yılında Cumhuriyet Halk Partisi tarafından kurulmuş, çiftçinin kara gün dostuydu, sonradan yapısal<br />
değişikliklere uğradı. 2006 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarları döneminde Toprak Mahsulleri<br />
Ofisinin depoları satıldı, bölgelerden çekildi, serbest piyasa ekonomisi mantığıyla ofis neredeyse<br />
tükenme noktasına geliyordu. Sonra baktılar ki üretilen ürün var, üretici ürettiği ürünü satacak nokta<br />
arıyor, yeniden TMO&amp;#39;nun işlevini değiştirdiler, günümüze kadar gelen farklı yapılanmalar oluştu.<br />
Burada ortaya çıkan en önemli sorun, kamunun alım fiyatı adı altında belirlediği fiyatı tüccarın<br />
beklemesi, onun altında fiyatla da piyasaya girmesi oluyor. Taban fiyat uygulaması olmadığı için<br />
TMO&amp;#39;nun açıkladığı fiyat bir alım fiyatı ama TMO&amp;#39;ya ürün teslim etmenin şartları ağır. &amp;#39;Randevu<br />
sistemi&amp;#39; diyor, ödemede problem var, &amp;#39;Ayağıma getir, belirlediğim yerde olsun.&amp;#39; diyor çünkü her yerde<br />
alım yapmıyor. Her yerde alım yapmadığı zaman borçlu çiftçi, tarlaya gelen tüccara ürününü vermek<br />
durumunda kalıyor ve üründen para kazanamıyor.” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TMO ALIM FİYATINI DÜŞÜK TUTUYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “TMO&amp;#39;nun açıkladığı fiyatları da eleştirdi. Gürer, &amp;#39;Genelde<br />
TMO alım fiyatı düşük oluyor. Bu yıl buğdayın tonunda 16.500 lira fiyat açıkladı. Çukurova&amp;#39;daki<br />
verimliliğe göre 20 bin lira civarında bir maliyet fiyatı varken, İç Anadolu&amp;#39;da kıraç arazideki verime<br />
göre de 24 bin lira civarında bir maliyeti var ton olarak. Onun için bölgesel olarak da sorunun<br />
oluşumuna yol açıyor.&amp;#39;” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">FINDIK ALIM FİYATI KİLOSU 370 LİRA OLMALI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, fındık alım fiyatıyla ilgili çağrıda<br />
bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, “Bugünlerde fındıkla ilgili alım fiyatı açıklanacak. Toprak Mahsulleri Ofisinin açıklayacağı bu<br />
fiyat, ülkemiz fındığı için de önemli. Cumhuriyet Halk Partisi olarak önerimiz, çiftçi refahını sağlayacak<br />
kiloda 370 liralık bir fiyat. Nedenine gelince, stratejik bir ürün fındık. Fındığın yüzde 80&amp;#39;ini ihraç<br />
ediyoruz, katma değerli ürüne dönüştürüyoruz ama Türkiye&amp;#39;de fındık üreticisinin yanında durmayan<br />
bir kamu var. Tekelleşmiş yabancı şirketlere fındığımız neredeyse peşkeş çekilip farklı ülkelerde<br />
Türkiye&amp;#39;den götürülen fındıkla pazar yaratıp, üretim alanı yaratıp Türkiye fındığının da önü kesilmek<br />
isteniyor. Oysa fındıkta dünya markasıyız. Fındık üreticisinin yapısı da genelde büyük kentlerde olup<br />
fındığına bakım yapar, gelir, orada hasadını yapar, tekrar dönüş sağlar. Böyle giderse fındıkta da<br />
sorunlar oluşacak. Son yıllardaki yanlış politikalar fındığı da sorunlu kıldı. Çayda sorun, fındıkta sorun,<br />
buğday mevsimsel yıllık değişimlere uğradığında sorun, mısırda sorun; mercimekte ürettiğimizin iki<br />
katını ithal eder duruma geldik. Mercimek ülkesiyken 21 üründe arz açığı devam ediyor. Yanlış tarım<br />
politikası ve uygulamalarıyla ortaya çıkan sorunlar, tarımda Türkiye&amp;#39;yi bir kaosa doğru sürüklüyor.”<br />
dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İTHAL ÜRÜNÜ İŞLEYİP İHRAÇ ETMEK YERİNE ÇİFTÇİMİZ ÜRETSİN</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer konuşmasında, “Ne deniliyor? &amp;#39;Tarımsal üretim ihracatında<br />
yükseldik.&amp;#39; Yurt dışından, yabancı ülkelerden getirdiğin ürünü Türkiye&amp;#39;de işliyorsun, dâhilde işleme<br />
rejimi kapsamında yurt dışına satıyorsun, onunla övünüyorsun. Önemli olan kendi üreticini<br />
desteklemek, kendi üreticinin refahını sağlamak, ürettiğin ürünün değer bulmasına yol açmak, girdi<br />
maliyetlerini düşürmek ve tüketicinin de uygun fiyatlarla ürün alacağı bir sistemi oluşturmak. Bu<br />
sistem oluşmazsa ülke için sorunlar oluşur.” dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 26 14:06:39 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/omer-fethi-gurer-bir-ton-bugday-satan-ciftci-gecen-yila-gore-h163000.html">Ömer Fethi Gürer: Bir Ton Buğday Satan Çiftçi, Geçen Yıla Göre 73 Litre Daha Az Mazot Alabiliyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/van-golu-nde-35-yildir-balikcilik-yapan-basri-ates-ten-h162999.html</link>
		<title>Van Gölü&amp;#039;nde 35 yıldır balıkçılık yapan Basri Ateş&amp;#039;ten çağrı: İnci kefalini koruyalım</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Balıkçı Basri Ateş, Van Gölü&#039;ndeki inci kefalinin korunması için özellikle av yasağı döneminde kaçak avcılığın önlenmesi gerektiğini belirterek, bir balığın yaklaşık 5 bin yumurta bırakabildiğini ve bu süreçte yapılan kaçak avcılığın binlerce yavrunun yok olmasına yol açabileceğini söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Van Gölü'nde 35 yıldır balıkçılık yapan Basri Ateş, dünyada yalnızca Van Gölü Havzası'nda yaşayan inci kefalinin korunması için özellikle av yasağı döneminde kaçak avcılığa karşı daha sıkı denetim yapılması gerektiğini söyledi. Ateş, kaçak avcılığın balık popülasyonunu ve bölge ekonomisini olumsuz etkilediğini, bir balığın binlerce yumurta bırakabildiği üreme döneminde yapılan avcılığın büyük kayıplara yol açtığını belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/7299becd-8ad8-458b-bd4b-d300c692c607.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İnci kefali popülasyonunun korunması için çağrı yapan Ateş, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Van Gölü'nden ortalama 100 bin kişi ekmek yiyor. Şimdi artık kaçak avcılık dönemi bitti. Balık avı yasağı 15 Nisan'da başlıyor. 15 Nisan'dan 15 Temmuz'a kadar yasak devam ediyor. Bu dönemde, özellikle nisan başından mayıs sonuna kadar Van Gölü'ndeki balıklar gölü terk ederek kıyılardaki sıcak ve tatlı sulara akın ediyor. Van Gölü'nde neredeyse tek bir balık kalmıyor. Hepsi dere ve akarsulara yöneliyor, tatlı sulara girip yumurtalarını bırakıyor. İşte o dönemde tedbirlerin artırılması gerekiyor. Kaçak balık avcılığının o süreçte önlenmesi şart.<br />
<br />
Bugünden sonra zaten yasak yok. İsteyen istediği yerde balık tutabiliyor. Balıklar yumurtalarını bırakıp tekrar Van Gölü'ne döndüler. Bugün bunun zararı yok. Ancak av yasağının uygulandığı dönemde, 1-2 ay boyunca kaçak avlanmanın önüne geçilmesi yeterlidir. İnci kefali çok bereketli bir balıktır. Bir balık tek seferde yaklaşık 5 bin yumurta bırakabiliyor. Bereketi de buradan geliyor. Profesörlerin söylediğine göre bir balık bir seferde yaklaşık 5 bin yavrunun oluşmasını sağlayacak kadar yumurta bırakıyor. Av yasağı döneminde bir kişi bir balık tuttuğunu sanıyor ama aslında 5 bin balığın yok olmasına sebep oluyor. Bu durumda bu balığın nesli tükenmez mi? Elbette tükenir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 26 13:40:36 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/van-golu-nde-35-yildir-balikcilik-yapan-basri-ates-ten-h162999.html">Van Gölü&amp;#039;nde 35 yıldır balıkçılık yapan Basri Ateş&amp;#039;ten çağrı: İnci kefalini koruyalım</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/hasat-zamani-ciftci-kan-agliyor-h162998.html</link>
		<title>Hasat zamanı çiftçi kan ağlıyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Adana Milletvekili Ayhan Barut, buğday üreticisini mağdur eden AKP iktidarını Meclis’te uyardı. Enflasyonla mücadele adına iktidarın çiftçileri maliyetin altında fiyatlarla zora soktuğunu anlatan Barut, “Hasat vakti bayram etmesi gereken çiftçi kara kara düşünüyor, içi kan ağlıyor. Maliyeti 14 lirayı aşan mısırda alım fiyatı derhal en az 17.5 lira olarak açıklanmalıdır” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ayhan Barut’tan hasat vakti çiftçiye destek vermeyen iktidara Meclis’te sert tepki</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bayram etmesi gereken çiftçi kara kara düşünüyor"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Hasat zamanı çiftçi kan ağlıyor”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Enflasyonla mücadele adına çiftçi perişan ediliyor”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Mısır alım fiyatı en az 17.5 lira olmalı”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ÇİFTÇİNİN YÜZÜ GÜLMÜYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tarım ve çiftçinin sorunlarının araştırılıp çözülmesine dair YENİ Parti Grubu’nun önergesi üzerine TBMM Genel Kurulu’nda kürsüye çıkan Yeni Parti Adana Milletvekili Ayhan Barut, “Tarım sektöründe sorunlar derinleşerek devam ediyor. Tüm dünyada stratejik öneme sahip olan tarım sektörü maalesef ülkemizde yeterince desteklenmiyor. Üretimin, çiftçinin ve buna bağlı sektörlerin para kazanamadığı ve zarar ettiği dönemleri yaşıyoruz. Yaz dönemindeyiz, bu dönem yaş sebze ve meyvelerin ve bazı tahıl ürünlerinin de hasat dönemidir. Eskiden hasat sezonunda çiftçilerimiz bayram yapardı, hasat sezonları çiftçilerimizin bayram günleri idi ancak ne yazık ki iktidarınız döneminde çiftçimiz bırakın bayram etmeyi, yüzü bile gülmez hâle geldi. Aksine, şu anda çiftçilerimizin içi parçalanıyor, gözlerinden de yaş yerine âdeta kan fışkırıyor” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BU DÜZEN ÇİFTÇİNİN SONUNU GETİRİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yüksek üretim maliyetlerine karşın tarımsal ürünlerin para etmediğine işaret eden Barut, konuşmasına şöyle devam etti;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Çiftçilerimiz çok yüksek maliyetlerle, binbir zorluklarla ürettikleri ürün maliyetini kurtarmıyor ve zararına satıyorlar. Örneğin, geçen yıl 1 litre mazotu 50 liradan kullanan çiftçi maalesef bu sene mazotu 80 liraya kullanıyor. Yine, en önemli girdi olan gübrenin geçtiğimiz yıllarda kilosu 20 lira bandındaydı, bu sene 35-36 liraya kullandı. Yani özetle, çiftçinin ürününe kullandığı her girdinin artışı yüzde 50 ila 60 oldu ancak çiftçinin ürünü ya yerinde saydı hatta geriye gitti. Bunun en büyük nedeni, bu iktidarın enflasyonla mücadele etmek adına çiftçilerimizin ürünlerini bilinçli bir şekilde günah keçisi ilan edip kurban ettiklerini düşünüyorum. Enflasyonu düşürmek adına sektör sahipsiz. Çiftçilerin üretmiş oldukları ürünlerin fiyatlarını düşürerek maalesef bu tabloyu oluşturuyorsunuz ve ben bu sistemi kınıyorum değerli arkadaşlar. Daha yakın bir zamanda buğday hasadı yapıldı. Yağışların bol, verimlerinin iyi olduğu dönemde bile buğday üreticisi maalesef zarar etti. Neden zarar etti? Buğdayın 1 kilogramının fiyatı 16,5 liraydı, destekleme hariç 20 liraya satması gereken üretici 16,5 liraya Ofis fiyat açıklayınca ürünlerini maalesef Toprak Mahsulleri Ofisinin dışında tüccara 12 liradan satmak durumunda kaldı. Bugünkü oluşturulan TMO sistemi maalesef tüccar lehine işliyor. Neden? Çünkü şöyle: Buğday çiftçinin, ÇKS kayıtları çiftçinin, emek çiftçinin, masraf çiftçinin ama maalesef tondaki 4 bin lira kâr tüccarın. Bu nasıl oluyor? Toprak Mahsulleri Ofisi, yirmi bir ila kırk beş gün arasında bir ödeme süresi verince masrafa dayanamayan, borcunu ödemek zorunda kalan çiftçi ürününü tüccara satıyor, çiftçinin ÇKS kaydıyla. Yani tüccar çiftçiden 12 liraya alıyor, ofise 16,5 liraya devrediyor. Bu sistem doğru bir sistem değil, bu düzende çiftçinin sonunu getiriyor.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“MISIR FİYATI EN AZ 17.5 LİRA OLMALI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çukurova tarım topraklarında mısır hasadı döneminin geldiğini anımsatan Ayhan Barut, sözlerini şöyle tamamladı;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Buğdayda yapılan yanlışları burada yapmayın. Buradan uyarıyoruz: Çiftçimiz şu anda mısır fiyatının açıklanmasını dört gözle ve endişeli bir şekilde bekliyor, deyim yerindeyse âdeta kara kara düşünüyor, çilesine de çare arıyor. Geçen yıl, mısırın fiyatını taban fiyat olarak Toprak Mahsulleri Ofisi 11 lira 30 kuruş açıklamıştı ama yüreği kan ağlayan bu çiftçimiz, geçen yıl da yine 10 liradan zor sattı. Bu sene üreticinin maliyeti mısırda 1 kilogramı yaklaşık 14 lira, eline geçmesi gereken fiyat ise 17,5 lira. Bu ancak çiftçiye nefes aldırır bir fiyat. Bakın, maliyetin 14 lira olduğu yerde fiyatın bunun altına gitmesi çiftçiyi mısır ekiminden uzaklaştıracaktır, gıda güvenliğimizi, gıda egemenliğimizi de riske atacaktır. Bu ülkenin 11-12 milyon ton civarında mısır tüketimi var, şu anda ürettiğimiz mısır 8 milyon ton civarında, aradaki farkı ise, 3 milyon tonu maalesef ithalat sevdalısı olan iktidarınız her yıl ithalat yaparak karşılıyor ama mısır da kendi kendimize yetecek potansiyele sahibiz. Bu aradaki 3 milyon tonu eğer yerli üreticimiz desteklenirse, dışarıdaki ülkelere verilen para kendi çiftçimize verilirse bu üretimi sağlarız, hatta daha fazlasını da üretiriz. Ama bunu yapıyor musunuz? Maalesef yapmıyorsunuz. Bunu yapmak yerine, ithalata konulan vergiyi, yüzde 130 olan vergiyi -tam hasat yaklaşmışken, hasadın yaklaştığı şu günlerde- maalesef 3 milyon ton için yüzde 5'e düşürerek ithalat yolunu açtınız. Bu da hasat döneminde çiftçiye yapılacak en büyük kötülüktür değerli arkadaşlar. Tüm bu nedenlerle sizlerin elinizi vicdanınıza götürmeye, ülke tarımımızın ve çiftçimizin lehine hareket etmeye ve desteklemeye davet ediyorum.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yapılan konuşmaların ardından YENİ Parti Grubu’nun ‘tarımı ve çiftçiyi destekleyin’ önergesi AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 26 13:20:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/hasat-zamani-ciftci-kan-agliyor-h162998.html">Hasat zamanı çiftçi kan ağlıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/askin-genc-tarimin-banka-borcu-1-trilyon-450-milyar-lirayi-asti-h162997.html</link>
		<title>Aşkın Genç: Tarımın banka borcu 1 trilyon 450 milyar lirayı aştı; yıllık desteğin 9 katı</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti PM Üyesi ve Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, 2026’da bitkisel üretimde yüzde 16,5, meyve
üretiminde yüzde 58 artış beklenirken çiftçinin ürün fiyatlarının gerilediğini ve tüketicinin ucuz gıdaya
ulaşamadığını söyledi. “Türkiye üretimde bereket yılına girerken çiftçi gelirde kıtlık yaşıyor” diyen
Genç, elmanın üreticide 18, markette 89 liraya satıldığına dikkati çekti. Kayseri’nin geçen yıl yaklaşık
31 bin ton elma ürettiğini hatırlatan Genç, alım, depolama, işleme ve ihracat planı kurulmazsa yüksek
rekoltenin Kayserili üretici için fiyat çöküşüne dönüşebileceği uyarısında bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yeni Yol Grubunun tarım sektöründeki üretim ve pazarlama sorunlarının araştırılmasına ilişkin<br />
önergesi üzerine TBMM Genel Kurulunda YENİ Parti adına konuşan Parti Meclisi Üyesi ve Kayseri<br />
Milletvekili Aşkın Genç, tarımsal üretimde beklenen yüksek artışın çiftçiye gelir, tüketiciye ise ucuzluk<br />
olarak yansımadığına dikkati çekti.<br />
Tarımsal girdilerdeki artış ile üretici fiyatlarındaki gerilemeyi karşılaştıran Genç, çiftçinin üretim<br />
yaparken yüksek maliyetle, hasat döneminde ise fiyat düşüşüyle karşı karşıya kaldığını söyledi.<br />
Elmanın üreticide 18 lirayken markette 89 liraya satıldığını hatırlatan Genç, üretici ile tüketici<br />
arasındaki fiyat zincirinin şeffaf olmadığını vurguladı.<br />
Kayseri’nin yaklaşık 31 bin tonluk elma üretimine dikkati çeken Genç, alım, depolama, işleme ve<br />
ihracat planı kurulmadığı takdirde yüksek rekoltenin Kayserili üretici için fiyat çöküşüne<br />
dönüşebileceği uyarısında bulundu.<br />
“ÜRETEN KAZANAMIYOR, TÜKETEN UCUZA ALAMIYOR”<br />
Aşkın Genç, konuşmasında şunları ifade etti:<br />
“Türkiye’de tarımda çok ağır bir çelişki yaşanıyor. Çiftçi ürününü ucuza satıyor, vatandaş gıdayı<br />
pahalıya alıyor. Üreten kazanamıyor, tüketen ucuzluğa ulaşamıyor. Aradaki düzen ise hem çiftçinin<br />
hem vatandaşın cebinden büyüyor.<br />
TÜİK, 2026 yılında toplam bitkisel üretimin yüzde 16,5, meyve üretiminin yüzde 58 artmasını bekliyor.<br />
Normal şartlarda bu artışın çiftçiye daha fazla gelir, vatandaşa daha uygun fiyat olarak dönmesi<br />
gerekir. Ama tam tersi oluyor.<br />
“ÜRETİMDE BEREKET, ÇİFTÇİNİN GELİRİNDE KITLIK VAR”<br />
Çiftçi gübreyi geçen yıla göre yüzde 64 daha pahalı alıyor. Tarımsal girdiler bir yılda yüzde 37 artıyor.<br />
Buna karşılık çiftçinin sattığı ürünlerin fiyatı haziran ayında yüzde 9 geriliyor. Uzun ömürlü bitkisel<br />
ürünlerdeki yıllık fiyat kaybı ise yüzde 31’i geçiyor.<br />
Yani çiftçi tarlasına girerken enflasyonla, ürününü satarken fiyat çöküşüyle karşı karşıya. Türkiye<br />
üretimde bereket yılına girerken çiftçi gelirde kıtlık yaşıyor.<br />
“ELMA ÜRETİCİDE 18, MARKETTE 89 LİRA”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üretici ile market arasındaki tablo da farklı değil. Haziran ayında elmanın üretici fiyatı 18 lira, market<br />
fiyatı 89 lira. Bir kilogram elmada çiftçiyle tüketici arasında 71 liralık fark oluşuyor.<br />
Yaklaşık beş katlık farkın hiçbir bölümü üreticinin cebine girmediği gibi, tüketici de bu bolluktan<br />
yararlanamıyor. Bu farkın ne kadarı taşıma ne kadarı depolama ne kadarı aracılık ne kadarı kar?<br />
Bunları bilmiyoruz. Çünkü üretimden rafa kadar uzanan fiyat zinciri şeffaf değil. Fiyat düşünce zarar<br />
çiftçiye, fiyat yükselince fatura vatandaşa kalıyor.<br />
“YÜKSEK REKOLTE KAYSERİLİ ÜRETİCİ İÇİN FİYAT ÇÖKÜŞÜNE DÖNÜŞEBİLİR”<br />
Seçim bölgem Kayseri bu sorunun tam merkezinde. Kayseri geçen yıl yaklaşık 31 bin ton elma üretti.<br />
Bu yıl Türkiye genelinde elma üretiminin yüzde 94 artması bekleniyor.<br />
Eğer alım, depolama, işleme ve ihracat planı şimdiden kurulmazsa bu yüksek rekolte, Kayserili elma<br />
üreticisi için müjde değil, fiyat çöküşü olacak. Bu tablo yalnızca bir fiyat sorunu değil, çiftçinin<br />
üretimde kalıp kalamayacağı meselesidir.<br />
“ÇİFTÇİNİN 21 MİLYAR LİRALIK KREDİSİ TAKİBE DÜŞTÜ”<br />
BDDK’nin Mayıs ayı verilerine göre tarım sektörünün bankalara olan nakdi kredi borcu 1 trilyon 450<br />
milyar lirayı aştı. 2026 bütçesinde tarımsal destek programlarına ayrılan kaynak ise 168 milyar lira.<br />
Yani tarım sektörünün banka borcu, bir yıllık tarımsal desteğin neredeyse dokuz katı.<br />
Mart 2026 itibarıyla 21 milyar liralık kredi de takibe düşmüş durumda. Banka dışındaki gübre bayisi,<br />
tüccar ve kooperatif borçları bu rakama dahil bile değil.<br />
Türkiye’de tarımı artık çiftçinin kazancı değil, bankanın kredisi döndürüyor. Üreticiye yeni kredi<br />
vermeyi tarım desteği diye anlatmak yanlış. Çiftçinin ihtiyacı yeni borç değil; ürettiği üründen<br />
geçinebileceği bir gelir.<br />
“TÜRKİYE’NİN ÜRETİM KAPASİTESİ KÜÇÜLÜYOR”<br />
2002’den 2024’e kadar Türkiye’nin tarım alanı yaklaşık 26 milyon dekar daraldı. Bu kayıp, Kayseri’de<br />
tarla bitkileri üretimi yapılan toplam alanın beş katından fazla. Yani yalnızca çiftçinin geliri değil,<br />
Türkiye’nin üretim kapasitesi de küçülüyor.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 26 13:00:54 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/askin-genc-tarimin-banka-borcu-1-trilyon-450-milyar-lirayi-asti-h162997.html">Aşkın Genç: Tarımın banka borcu 1 trilyon 450 milyar lirayı aştı; yıllık desteğin 9 katı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/aydin-cine-deki-orman-yangininda-araclar-kul-oldu-tarim-h162996.html</link>
		<title>Aydın Çine&amp;#039;deki orman yangınında araçlar kül oldu, tarım alanları zarar gördü</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Aydın’ın Çine ilçesinde dün öğleden sonra başlayan orman yangını devam ediyor. Yangının etkilediği alanlarda alevlerin etkisini kaybetmesiyle tahribat ortaya çıktı. Alevlerin arasında kalarak yanan bir kamyonet ile ticari aracın görüldüğü bölgede, vatandaşlar yangının hem doğal yaşamı hem de tarım ve hayvancılığı olumsuz etkilediğini söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Aydın'ın Çine ilçesinde dün öğleden sonra Madran Dağı Kavşit Yaylası bölgesinde başlayan ve şiddetli rüzgarın etkisiyle hızla büyüyerek yayılan orman yangını, bölgede büyük tahribata yol açtı. Yangının etkisinin azaldığı alanlarda ortaya çıkan manzara felaketin boyutunu gözler önüne sererken, alevlerin arasında kalan bir kamyonet ile ticari araç tamamen yanarak kullanılamaz hale geldi. İlçenin doğal yaşamı, oksijen kaynağı olarak görülen Kavşit Yaylası'nda meydana gelen yangın, meyvecilik, sebzecilik ve hayvancılıkla geçimini sağlayan vatandaşları etkiledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/02517821-b6d7-4186-8540-1242b7f2f344-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kavşit Yaylası’nın ilçe için hem doğal yaşam hem de tarımsal üretim açısından büyük önem taşıdığını belirten Çineli esnaf Bircan Öter, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İnsanlarımızın huzuru, oksijeni, doğası tahrip oldu. Yangın çok kötü bir şey, Allah kimseye göstermesin. Madran Yaylası bizim akciğerimizdi. Madran Yaylası eteklerinde yaşayan köylülerimiz geçimini tarım, sebze, meyve gibi ürünleri elde ettikleri çok önemli bir sahanın bugün tahrip olması vatandaş olarak beni çok derinden etkiledi. Allah tekrarını göstermesin. Bizim için önemli bir lokasyondu. Yöre halkı için geçim kaynağıydı Madran Yaylası. İnşallah yaraları hızlı bir şekilde sararız.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kavşit Yaylası'nda yangın öğleden sonra çıktı. Sonra rüzgarın da etkisiyle Madran Yaylası'nın tamamını kaplamış bulundu. Çine’den tarafı olan kısmı. Yardımlarımızı yaptık. Yangın bölgesine de gittik erişebildiğimiz yere kadar. Vatandaşlarımızı aradık, ihtiyaçları olan arkadaşlarımıza destek olduk. Kolluk kuvvetleri çalışıyor. Sağ olsun ormancılar, jandarma bütün ekipler canla başla hala mücadele ediyorlar. Biz de onlar için mücadele ediyoruz."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/0002b589-4a02-4d74-a8df-00ccfa41d6e7-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ÇOK BÜYÜK BİR KAYIP"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yangının ilçe ekonomisini etkileyeceğini belirten Öter, "Madran Yaylası'nın etekleri özellikle Mutaflar, Kavşit bölgesindeki bu alan Çine'ye doğru bakan yörede çok ciddi şekilde ailelerin geçimini sağladığı meyvecilik, sebzecilik gibi ürünler ilçe ekonomisine çok önemli katkı sağlıyordu. İnsanların geçim kaynağıydı. Bu durumda yangından sonra kısa sürede düzeleceğini zannetmiyorum. Bu sene çok büyük bir kaybımız var" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"KATLİAM GİBİ BİR ŞEYDİ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan Muharrem Çınar ise yangında ticari aracının kullanılamaz hale geldiğini belirtti. Alevlerin önüne geçmenin mümkün olmadığını, aracını bıraktığı noktada yangının hızla yayılarak bulunduğu bölgeye ulaştığını kaydeden Çınar, "Katliam gibi bir şeydi. Çok zordu, önüne geçilmiyordu. Aşağıda kendi aracım yandı. Aracı aşağıda bıraktım buradan motoru götüreyim derken o arada ben yaylaya gelmeden ateş aşağı inmiş, böyle bir mağduriyet yaşadık. Yapacak bir şey yok. Bizim burada hasar yok ama 300-500 metre aşağıda büyük hasarlar var. Hayvanları yanmış. Gece boyu buradaydım, havuzlardaki suları açtım yapabildiğimce. Yangının önüne geçilebildiği kadar" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 26 12:40:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/aydin-cine-deki-orman-yangininda-araclar-kul-oldu-tarim-h162996.html">Aydın Çine&amp;#039;deki orman yangınında araçlar kül oldu, tarım alanları zarar gördü</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/orman-yanginlarinda-65-bagimsiz-bolum-agir-hasar-gordu-veya-h162995.html</link>
		<title>Orman yangınlarında 65 bağımsız bölüm ağır hasar gördü veya yıkıldı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Antalya, Muğla ve Balıkesir&#039;de meydana gelen orman yangınlarının ardından yapılan ilk hasar tespit çalışmalarında 65 bağımsız bölümün ağır hasarlı veya yıkık olduğunun belirlendiğini açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Antalya'nın Kumluca, Muğla'nın Seydikemer ve Balıkesir'in Gömeç ilçelerinde meydana gelen orman yangınlarının ardından yürütülen hasar tespit çalışmalarına ilişkin açıklama yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Kurum, yangınlardan etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileterek, yangınların kontrol altına alındığı bölgelerde hasar tespit çalışmalarının başladığını bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/a7346b1f-5dc6-433b-af6f-87100dd55a8c-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İlk tespitlere göre Antalya, Muğla ve Balıkesir'de toplam 65 bağımsız bölümün ağır hasar aldığı veya yıkıldığını belirten Kurum, "Yangınlardan etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun. Yangınların kontrol altına alındığı yerlerde ekiplerimiz hasar tespit çalışmalarımıza başladı. Şu anda Antalya, Muğla ve Balıkesir'de yangınlarda 65 bağımsız bölüm ağır hasar aldı ya da yıkıldı. Milletimiz üzülmesin, devletimiz daima yanınızdadır" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/8e6366ae-d187-4b74-91f1-3cdd96d981e6-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bakanlığın paylaştığı verilere göre, hasar gören bağımsız bölümlerin 20'si Antalya'nın Kumluca ilçesinde, 39'u Muğla'nın Seydikemer ilçesinde, 6'sı ise Balıkesir'in Gömeç ilçesinde bulunuyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ekiplerinin yangından etkilenen bölgelerde hasar tespit çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 26 12:11:56 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/orman-yanginlarinda-65-bagimsiz-bolum-agir-hasar-gordu-veya-h162995.html">Orman yangınlarında 65 bağımsız bölüm ağır hasar gördü veya yıkıldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-turizm-geliri-ikinci-ceyrekte-yuzde-26-azaldi-h162994.html</link>
		<title>TÜİK: Turizm geliri ikinci çeyrekte yüzde 2,6 azaldı</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[TÜİK&#039;in 2026 yılı ikinci çeyrek turizm istatistiklerine göre, turizm geliri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,6 azalarak 15,9 milyar dolara geriledi. Aynı dönemde Türkiye&#039;yi ziyaret eden kişi sayısı yüzde 5,1 azalırken, yurt dışına çıkan vatandaş sayısı ise yüzde 16,5 arttı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı 2026 yılı ikinci çeyrek turizm istatistiklerine göre, turizm geliri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,6 azalarak 15 milyar 865 milyon 339 bin dolar oldu. Aynı dönemde Türkiye'den çıkış yapan ziyaretçi sayısı yüzde 5,1 azalırken, turizm gideri yüzde 7,4 arttı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Nisan-Haziran dönemini kapsayan ikinci çeyrekte turizm gelirinin 15 milyar 655 milyon 868 bin doları ziyaretçilerden, 209 milyon 471 bin doları ise transfer yolculardan elde edildi. Ziyaretçilerden sağlanan turizm gelirinin yüzde 15,6'sını yurt dışında ikamet eden Türk vatandaşları oluşturdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu dönemde ziyaretçilerin yaptığı harcamaların 10 milyar 933 milyon 868 bin doları kişisel harcamalardan, 4 milyar 722 milyon doları ise paket tur harcamalarından oluştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZİYARETÇİ SAYISI YÜZDE 5,1 GERİLEDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye'den çıkış yapan ziyaretçi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,1 azalarak 15 milyon 581 bin 14 kişiye düştü. Bu ziyaretçilerin yüzde 16,2'sini, 2 milyon 527 bin 687 kişiyle yurt dışında ikamet eden Türk vatandaşları oluşturdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İkinci çeyrekte Türkiye'de geceleme yapan ziyaretçilerin gecelik ortalama harcaması 113 dolar olurken, yurt dışında ikamet eden vatandaşların gecelik ortalama harcaması 79 dolar olarak hesaplandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Turizm gelirinin yüzde 30,2'sini paket tur harcamaları oluştururken, yeme içme harcamalarının payı yüzde 21, uluslararası ulaştırma harcamalarının payı yüzde 12,4, konaklama harcamalarının payı ise yüzde 11,3 oldu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Geçen yılın aynı dönemine göre paket tur harcamaları yüzde 5,5, uluslararası ulaştırma harcamaları yüzde 6,1 azalırken; konaklama harcamaları yüzde 11,7, yeme içme harcamaları ise yüzde 5,2 arttı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZİYARETÇİLERİN GELİŞ AMACI EN ÇOK GEZİ VE TATİL OLDU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye'ye gelen ziyaretçilerin yüzde 71,3'ü "gezi, eğlence, sportif ve kültürel faaliyetler" amacıyla ülkeye geldi. Bunu yüzde 16,6 ile "akraba ve arkadaş ziyareti", yüzde 6 ile "alışveriş" izledi. Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının ise yüzde 60,3'ü Türkiye'ye en çok "akraba ve arkadaş ziyareti" amacıyla geldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TURİZM GİDERİ YÜZDE 7,4 ARTTI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İkinci çeyrekte turizm gideri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,4 artarak 2 milyar 962 milyon 898 bin dolar oldu. Bunun 2 milyar 88 milyon 862 bin doları kişisel harcamalardan, 874 milyon 36 bin doları ise paket tur harcamalarından oluştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aynı dönemde yurt dışını ziyaret eden Türk vatandaşı sayısı yüzde 16,5 artarak 3 milyon 434 bin 172 kişiye yükseldi. Bu kişilerin ortalama harcaması ise 863 dolar olarak gerçekleşti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 26 11:55:31 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-turizm-geliri-ikinci-ceyrekte-yuzde-26-azaldi-h162994.html">TÜİK: Turizm geliri ikinci çeyrekte yüzde 2,6 azaldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/rizvanoglu-super-izin-yasasinin-ilk-yilinda-turkiye-mega-h162993.html</link>
		<title>Rızvanoğlu: Süper İzin Yasasının ilk yılında Türkiye mega  maden ruhsatlarıyla parsel parsel bölündü</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, TBMM Genel Kurulu&amp;#39;nda
DEM Parti Grubu&amp;#39;nun verdiği süper izin yasasının etkilerinin ve idari süreçlerde yaşanan
değişimlerin araştırılmasına ilişkin Meclis araştırma önergesi üzerine YENİ Parti Grubu adına
söz aldı. Rızvanoğlu, süper Türkiye’nin mega maden ruhsatlarıyla adeta parsel parsel
bölündüğünü söyleyerek “Ve daha altı gün önce, tam da bu yasanın yıl dönümünde, 52 ilde
115 yeni maden sahasının ihalesine ilişkin karar yayımlandı.” dedi. Rızvanoğlu ayrıca
“Vatandaşa kalan mülksüzleştirme, yoksullaştırma ve çevre sürgünü” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Rızvanoğlu’nun konuşmasının detayları şu şekilde:<br />
TBMM Genel Kurulu&amp;#39;nda DEM Parti Grubu&amp;#39;nun Meclis araştırması önerisi üzerine söz alan<br />
YENİ Parti İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, kamuoyunda &amp;quot;Süper İzin Yasası&amp;quot; olarak<br />
bilinen düzenlemenin kabul edildiği gün yaptıkları uyarıları hatırlattı.<br />
Rızvanoğlu, şunları söyledi:<br />
&amp;quot;Geçen sene tam da bugünlerde bu Mecliste süper izin yasası olarak bilinen bir düzenleme<br />
kabul edildi. O gün bu kürsüden defalarca bir çoğumuz uyardık. Bu düzenleme yalnızca bir<br />
maden yasası değildi. Türkiye&amp;#39;nin toprağını, ormanını, merasını, zeytinliğini, suyunu ve<br />
yaşam alanlarını şirketlerin kısa vadeli çıkarlarına teslim eden bir yasaydı. Yasaya karşı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye&amp;#39;nin dört bir yanından gelen vatandaşlarımız, doğa savunucuları ve üreticiler günlerce<br />
Meclisin hemen yanındaki parkta nöbet tuttu. O insanlar yalnızca kendi köylerini değil,<br />
Türkiye&amp;#39;nin ortak geleceğini savunuyordu. Maalesef hep birlikte bir kez daha haklı çıktık.&amp;quot;<br />
&amp;quot;Türkiye mega maden ruhsatlarıyla adeta parsel parsel bölündü&amp;quot;<br />
Yasanın kabul edilmesinden sonra maden ruhsatlarında yaşanan artışa dikkat çeken<br />
Rızvanoğlu, şöyle devam etti: &amp;quot;Yasanın daha birinci yılı dolmadan Türkiye mega maden<br />
ruhsatlarıyla adeta parsel parsel bölündü. MAPEG, 317&amp;#39;nci grup ihale ilanıyla 67 ilde tam 485<br />
maden sahasını ihaleye çıkardı. Satılan ruhsat sahalarının toplam alanı 318 bin 604 hektar. Bu<br />
alan yaklaşık 446 bin futbol sahası büyüklüğünde. Neredeyse Zonguldak ilinin yüzölçümü<br />
kadar. Ve daha altı gün önce, tam da bu yasanın yıl dönümünde, 52 ilde 115 yeni maden<br />
sahasının ihalesine ilişkin karar yayımlandı.&amp;quot;<br />
&amp;quot;İktidar şehirleri değil, ruhsat sahalarını görüyor&amp;quot;<br />
Rızvanoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: &amp;quot;Bu rakamlar iktidarın önceliğini açıkça gösteriyor.<br />
İktidar Türkiye&amp;#39;nin haritasına baktığında şehirleri, köyleri, ormanları görmüyor. Ruhsat<br />
sahaları görüyor. İhale numaraları görüyor.&amp;quot;<br />
&amp;quot;Türkiye&amp;#39;nin dört bir yanı çevre mücadelesine dönüştü&amp;quot;<br />
Türkiye&amp;#39;nin birçok noktasında yurttaşların yaşam alanlarını korumak için mücadele verdiğini<br />
belirten Rızvanoğlu, şu ifadeleri kullandı: &amp;quot;İşte bu yüzden bugün Türkiye&amp;#39;nin dört bir yanı bir<br />
çevre mücadelesine dönüşmüş durumda. Giresun Sekü&amp;#39;de… Ordu Aybastı&amp;#39;da… Muş<br />
Varto&amp;#39;da… Akbelen&amp;#39;de… Türkiye&amp;#39;nin dört bir yanında insanlar anayasal haklarını kullanıyor;<br />
ana-baba yurtlarını, sularını, ormanlarını ve geçim kaynaklarını savunuyor. Peki neden?<br />
Çünkü Çevresel Etki Değerlendirme süreçleri şirketlerin önünü açan bir formalite gibi<br />
işletiliyor. Raporlar kes-kopyala-yapıştır yöntemiyle hazırlanıyor. Halkın katılımı toplantıları<br />
halktan kaçırılıyor. Bilim insanlarının uyarıları duyulmuyor. Vatandaşlar kararları yargıya<br />
taşıyor. Yargının uyarıları bile dikkate alınmıyor.&amp;quot;<br />
&amp;quot;Vatandaşa kalan mülksüzleştirme, yoksullaştırma ve çevre sürgünü&amp;quot;<br />
Şirketler lehine yapılan uygulamaları eleştiren Rızvanoğlu, şunları kaydetti: &amp;quot;İktidar şirketlere<br />
sınırsız ayrıcalık sunuyor. Şirketler için kanun değiştiriliyor. Şirketler için koruma statüleri<br />
düşürülüyor. Şirketler için acele kamulaştırma kararları çıkarılıyor. Vatandaşa kalan ise<br />
mülksüzleştirme… Topraksızlaştırma… Yoksullaştırma… Ve sonunda çevre sürgünü. İşte biz<br />
bu hukuksuzca, dengesizce ve insafsızca yürütülen madenciliğe karşıyız.&amp;quot;<br />
&amp;quot;Ekolojik dengeyi esas alan yeni bir maden hukuku inşa edeceğiz&amp;quot;<br />
YENİ Parti&amp;#39;nin çevre politikalarına da değinen Rızvanoğlu, şu değerlendirmeyi yaptı:<br />
&amp;quot;Türkiye&amp;#39;nin artık yeni bir çevre politikasına ihtiyacı var. Milletimizin değişim iradesiyle<br />
kurulan YENİ Parti olarak biz, Türkiye&amp;#39;de ekolojik dengeyi esas alan yeni bir maden<br />
hukukunu hep birlikte inşa edeceğiz. ÇED süreçlerini şirketlerin önünü açan bir onay<br />
mekanizması olmaktan çıkaracağız. Bilimi kararların merkezine koyacağız. Yöre halkının</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">iradesini karar süreçlerinin ayrılmaz bir parçası hâline getireceğiz. Vatan toprağımızı rantın<br />
insafına bırakmayacağız.&amp;quot;<br />
Rızvanoğlu, konuşmasının sonunda DEM Parti Grubu tarafından verilen Meclis araştırma<br />
önergesini desteklediklerini belirterek Genel Kurulu selamladı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 26 11:40:23 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/rizvanoglu-super-izin-yasasinin-ilk-yilinda-turkiye-mega-h162993.html">Rızvanoğlu: Süper İzin Yasasının ilk yılında Türkiye mega  maden ruhsatlarıyla parsel parsel bölündü</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/emep-li-karaca-kyk-yurdundaki-barinma-ve-hijyen-sorunlarini-h162992.html</link>
		<title>EMEP&amp;#039;li Karaca, KYK yurdundaki barınma ve hijyen sorunlarını Meclis gündemine taşıdı</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Ankara&#039;daki Zübeyde Hanım KYK Kız Öğrenci Yurdu&#039;nda öğrencilerin dile getirdiği küf, hijyen, haşere ve fiziki koşullara ilişkin sorunları Meclis gündemine taşıyarak, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak&#039;ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Ankara’da bulunan Zübeyde Hanım KYK Kız Öğrenci Yurdunda öğrencilerin yaşadığını belirttiği barınma, hijyen ve fiziki koşullara ilişkin sorunları Meclis gündemine taşıdı. Karaca, Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na sunduğu yazılı soru önergesinde, yurtta barınan öğrencilerin yurdun fiziki koşulları ve hijyen sorunları nedeniyle ciddi mağduriyet yaşadıklarını tarafına ilettiğini belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Önergede, öğrencilerin aktarımlarına göre yurt odalarının duvarlarında yoğun küf bulunduğu, pencerelerde sineklik bulunmaması nedeniyle geceleri odalara çekirge ve çeşitli haşerelerin girdiği, yaklaşık 20 öğrencinin ortak kullandığı tuvalet ve banyoların düzenli temizlenmediği ve ortak kullanım alanlarında yeterli hijyen koşullarının sağlanmadığı ifade edildi. Karaca, öğrencilerin söz konusu sorunları defalarca yurt personeline bildirmelerine rağmen sorunların giderilmediğini, çözüm üretilemeyeceği yönünde ifadelerle karşılaştıklarını ve bugüne kadar somut bir iyileştirme yapılmadığını belirttiklerini aktardı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"SAĞLIKLI VE GÜVENLİ BARINMA HAKTIR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Önergesinde, öğrencilerin sağlıklı, güvenli ve insan onuruna yakışır koşullarda barınmasının devletin sorumluluğunda olduğunu belirten Karaca, kamu kaynaklarıyla işletilen öğrenci yurtlarında öğrencilerin sağlığını tehdit eden koşulların bulunmasının ve bildirilen sorunların çözümsüz bırakılmasının kabul edilemez olduğunu kaydetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karaca, önergesinde Bakan Bak’a "Zübeyde Hanım KYK Kız Öğrenci Yurdunda öğrencilerin aktardığı barınma, hijyen ve fiziki koşullara ilişkin sorunlardan Bakanlığın bilgisi olup olmadı, yurtta son 5 yıl içerisinde Bakanlık veya bağlı birimler tarafından kaç kez denetim gerçekleştirildiği, denetimlerin tarihleri ve sonuçları, yurt odalarında küf bulunduğu yönündeki iddiaların incelenip incelenmediğini, incelendiyse tespit edilen sorunları ve giderilmesi için yapılan işlemleri, pencerelerde sineklik bulunmaması nedeniyle yurda ve öğrenci odalarına haşere ve benzeri canlıların girdiği yönündeki şikâyetlerin Bakanlığa veya yurt yönetimine iletilip iletilmediğini, iletildiyse bu şikâyetler üzerine hangi işlemlerin gerçekleştirildiğini, yaklaşık 20 öğrencinin ortak kullandığı tuvalet ve banyoların düzenli temizlenmediği ve ortak kullanım alanlarında hijyen koşullarının sağlanmadığı iddialarına ilişkin kadın sağlığı açısından acil olarak önlem almayı düşünüp düşünmediklerini, öğrencilerin söz konusu sorunları yurt personeline defalarca bildirdiği yönündeki beyanların araştırılıp araştırılmadığını, yurt yönetimine bu konuda ulaşan kaç şikâyet bulunduğunu ve bunların kaçının sonuçlandırıldığını, öğrencilere sorunların çözülemeyeceği yönünde ifadeler kullanıldığı iddiası hakkında herhangi bir inceleme veya soruşturma başlatılıp başlatılmadığını, Zübeyde Hanım KYK Kız Öğrenci Yurdunda öğrencilerin sağlığını ve güvenliğini tehdit edebilecek fiziki ve hijyenik koşulların giderilmesi amacıyla Bakanlıkça yürütülen veya planlanan çalışmaların neler olduğunu, Bakanlığa bağlı öğrenci yurtlarında küf, rutubet, haşere ve hijyen sorunlarının tespit edilmesi ve giderilmesine ilişkin düzenli denetim mekanizmaları bulunup bulunmadığını, bulunuyorsa bu denetimlerin sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılıp paylaşılmadığını, öğrencilerin sağlıklı, güvenli ve insan onuruna yakışır koşullarda barınma hakkının güvence altına alınması amacıyla Zübeyde Hanım KYK Kız Öğrenci Yurdunda kapsamlı bir inceleme ve denetim yapılıp yapılmadığını" sordu.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 26 11:15:50 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/emep-li-karaca-kyk-yurdundaki-barinma-ve-hijyen-sorunlarini-h162992.html">EMEP&amp;#039;li Karaca, KYK yurdundaki barınma ve hijyen sorunlarını Meclis gündemine taşıdı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/en-dusuk-emekli-ayligini-da-artiran-duzenleme-resmi-gazete-de-h162991.html</link>
		<title>En düşük emekli aylığını da artıran düzenleme Resmi Gazete&amp;#039;de yayımlandı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaşan, en düşük emekli aylığının artırılmasının yanı sıra vergi, enerji, turizm, ulaştırma, özel öğretim kurumları, PTT ve siber güvenlik alanlarında düzenlemeler içeren kanun Resmi Gazete&#039;de yayımlandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">7590 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Resmi Gazete'de yayımlandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kanunla, dosya bazında ödenen en düşük emekli aylığı 20 bin liradan 23 bin 552 liraya çıkarıldı. Düzenleme, 2026 yılı temmuz ayı ödeme döneminden itibaren uygulanacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADAY SÜRÜCÜLERE İLİŞKİN KURALLAR DEĞİŞTİRİLDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İlk kez sürücü belgesi alanlar ile belgesi iptal edildikten sonra yeniden ehliyet alanlar, iki yıl boyunca aday sürücü sayılacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu dönemde ehliyetin geçici olarak geri alınmasını gerektiren bir ihlal yapanların, 75 ceza puanını aşanların veya 0,20 promilin üzerinde alkollü araç kullandığı belirlenenlerin aday sürücü belgeleri iptal edilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TURİZM İŞLETMELERİNE PRİM DESTEĞİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Turizm işletmesi belgeli özel konaklama tesislerine, 2026 yılı mayıs-aralık döneminde çalıştırdıkları sigortalılar için prim desteği sağlanacak. Destek, işverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyeceği primlerden mahsup edilerek İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Prim borcu bulunan, bildirgelerini süresinde vermeyen veya kayıt dışı işçi çalıştırdığı belirlenen işletmeler destekten yararlanamayacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NÜKLEER ENERJİ YATIRIMLARINA VERGİ DÜZENLEMESİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Nükleer enerji santrali yatırımlarına ilişkin bazı işlemler damga vergisinden muaf tutuldu. Bu yatırımlar kapsamında yapılan inşaat işleri ile makine ve teçhizat teslimlerine yönelik Katma Değer Vergisi istisnası ve iade imkânı getirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Nükleer enerji santrali yatırımları için yapılan bazı borçlanmalarda kurumlar vergisi mevzuatındaki oran, 2045 yılının sonuna kadar yüzde 50 yerine yüzde 25 olarak uygulanacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ARAÇLARDA ÖTV DÜZENLEMESİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kanunla bazı araçlar için asgari maktu Özel Tüketim Vergisi getirildi. Buna göre belirli araçlarda hesaplanan ÖTV, L sınıfı araçlar için 30 bin liradan, diğer araçlar için ise 100 bin liradan az olamayacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhurbaşkanına araçların motor gücü, silindir hacmi, çekiş sistemi, menzili, batarya kapasitesi, emisyon değeri ve taşıma kapasitesine göre farklı vergi tutarları belirleme yetkisi verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARINA YENİ YAPTIRIMLAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Milletlerarası okulların Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrencileri kaydetmesi veya bu öğrencilere eğitim vermesi hâlinde idari para cezası uygulanacak ve kurumun açma izni ile çalışma ruhsatı iptal edilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özel öğretim kurumlarında görev yapacak öğretmen, yönetici ve uzman öğreticilerin niteliklerine ilişkin düzenlemeler de değiştirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KAMU ALIMLARINDA KARŞILIKLILIK İLKESİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhurbaşkanı, kamu alımlarında yerli isteklilere ve yerli mallara tanınan avantajların, karşılıklılık esasına göre Avrupa Birliği ülkelerinde yerleşik isteklilere ve Avrupa Birliği menşeli ürünlere de uygulanmasına karar verebilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">PTT PERSONELİNİN ÇALIŞMA STATÜSÜ DEĞİŞTİRİLDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İş Kanunu kapsamında çalışanlar dışındaki PTT personeli, idari hizmet sözleşmesiyle istihdam edilecek. Personelin ücretleri, sosyal hakları, görevde yükselmesi, görevlendirilmesi ve sözleşmesinin sona erdirilmesine ilişkin esaslar PTT Yönetim Kurulu tarafından belirlenecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mevcut personelin yeni statüye geçirilmesine ve bazı çalışanların diğer kamu kurumlarına nakledilmesine ilişkin geçiş hükümleri de kanunda yer aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİBER GÜVENLİK BAŞKANLIĞINA YENİ YETKİLER</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İnternet alan adlarına ilişkin politika ve düzenleme yapma yetkisi Siber Güvenlik Başkanlığına verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda Başkanlık, güvenlik ve istihbarat kurumlarının talebi üzerine tedbir kararı alabilecek. Kararın en geç iki saat içinde uygulanması ve 24 saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulması gerekecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ULAŞTIRMA ALANINDAKİ CEZALAR YENİDEN DÜZENLENDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karayolu, demiryolu, denizcilik ve tehlikeli madde taşımacılığındaki yükümlülüklere aykırı hareket edenlere uygulanacak idari para cezaları yeniden belirlendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yasak tehlikeli madde taşınması, gerekli belgeler olmadan faaliyet yürütülmesi, demiryolu güvenliği kurallarının ihlal edilmesi ve denizcilik mevzuatına aykırılıklar için ihlalin türüne göre farklı tutarlarda para cezaları uygulanacak. Bazı ihlallerde ceza 10 milyon liraya kadar çıkabilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kanunun bazı hükümleri farklı tarihlerde yürürlüğe girecek. En düşük emekli aylığına ilişkin düzenleme temmuz ödeme döneminden itibaren, prim oranlarına ilişkin değişiklik ise 1 Ağustos 2026 tarihinde uygulanacak. Diğer hükümlerin büyük bölümü yayımı tarihinde yürürlüğe girdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 26 10:45:34 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/en-dusuk-emekli-ayligini-da-artiran-duzenleme-resmi-gazete-de-h162991.html">En düşük emekli aylığını da artıran düzenleme Resmi Gazete&amp;#039;de yayımlandı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tbmm-genel-kurulu-nda-universite-ile-ilisigi-kesilenlere-donus-h162990.html</link>
		<title>TBMM Genel Kurulu&amp;#039;nda üniversite ile ilişiği kesilenlere dönüş hakkı sağlayan &amp;quot;öğrenci affı&amp;quot; kanun teklifi kabul edildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu&#039;nda, üniversitelerden ilişiği kesilen öğrencilere yeniden öğrenim hakkı tanıyan &quot;öğrenci affı&quot; düzenlemesini de içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi. Kanun metninden yabancı uyruklu kontenjanında uzmanlık eğitimi görenlere döner sermaye ek ödemesi yapılmasını öngören birinci madde ve öğretim elemanlarının da yükseköğretim kurumlarındaki kadrolara atanmadan önce güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına tabi tutulmasını hedefleyen 25&#039;inci madde teklif metninden çıkarıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplanan TBMM Genel Kurulu'nda, üniversitelerden ilişiği kesilen öğrencilere yeniden öğrenim hakkı tanıyan "öğrenci affı" düzenlemesini de içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yabancı uyruklu kontenjanında uzmanlık eğitimi görenlere döner sermaye ek ödemesi yapılmasını öngören birinci madde, teklif metninden çıkarıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAKIF ÜNİVERSİTELERİNE İLİŞKİN DÜZENLEMEDE DEĞİŞİKLİK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kanun teklifinin 9'uncu maddesine ilişkin AK Parti milletvekilleri değişiklik önergesi verdi. Kabul edilen önergeyle, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun ek 11'inci maddesinde değişiklik öngören düzenlemenin, değiştirilen ikinci fıkrasının (c) bendinin teklif metninden çıkarılması ve diğer bentlerin buna göre teselsül ettirilmesi kararlaştırıldı. Önergeye ilişkin gerekçede, "Vakıf yükseköğretim kurumunun mütevelli heyeti veya kurucu vakfında üye olarak bulunan kişilerin başka vakıf yükseköğretim kurumunun mütevelli heyetinde veya kurucu vakfında üye olması yaptırım uygulanmasını gerektiren hallerin kapsamı dışına çıkarılmaktadır" denildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UYGULAMALI EĞİTİM VE İNTÖRNLÜK EĞİTİMİNE İLİŞKİN ESASLARDAN YÖK YETKİLİ OLACAK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kabul edilen maddelere göre, Yükseköğretim Denetleme Kurulu üyelerinin Kurul'da geçirdikleri süreler, tabi oldukları özel kanun hükümlerine göre fiilen mesleklerinde geçirilmiş sayılacak ve terfi, birinci sınıfa ayrılma ve birinci sınıf olma sürelerinin hesabında dikkate alınacak. Üyelerin yaş haddinde, üye seçilmeden önceki kadronun yaş haddi esas alınacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öğretim üyelerinden, yaş haddini dolduracakları tarihten önce başvurmuş olup sözleşme tarihi itibarıyla öğretim üyesi kadrolarında bulunanlardan yükseköğretim kurumlarınca belirlenen bölüm ve programlarda görevlerinde kalmalarında fayda görülenler, yükseköğretim kurumunun görüşü ve Yükseköğretim Kurulunun kararı ile emeklilik yaş hadlerini doldurdukları tarihten itibaren, 75 yaşını geçmemek üzere emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanıncaya kadar ikişer yıllık sürelerle sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek. Bu fıkra kapsamında çalıştırılacak sözleşmeli öğretim üyesi sayısını bölüm, program veya yükseköğretim kurumları itibarıyla sınırlandırmaya ve uygulamanın hizmet gerekleri ve akademik kriterlere uygun yürütülmesi amacıyla gerekli belirlemeleri yapmaya Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sözleşmeli öğretim üyesi istihdamının sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla yaş haddinden sözleşmeli öğretim üyesi olarak çalışan öğretim üyelerinin kadrolu öğretim üyesi olarak çalışmaktayken var olan özlük haklarının, sözleşmeli öğretim üyesiyken de devamı ve her iki statüdeki öğretim üyeleri arasında fiili çalışmaya bağlı ödemeler yönünden uygulama birliğinin sağlanması hüküm altına alınacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türk Cumhuriyetleri ve akraba topluluklarındaki yüksek öğretim kurumlarından resmi davet alan öğretim elemanlarına 3 yılı aşmamak ve bütün özlük hakları saklı kalmak üzere üniversite yönetim kurulunun kararı ve Milli Eğitim Bakanlığının onayıyla aylıklı izin verilebilecek. Uluslararası andlaşmalarla kurulan üniversitelerde ve Yükseköğretim Kurulunun taraf olduğu protokoller gereği ikili andlaşmalarla yurt dışındaki yükseköğretim kurumları bünyesinde açılan programlarda bu süre beş yıla kadar uzatılabilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Düzenlemeyle, azami öğrenim süresi sonunda kayıtlı olduğu öğretim kurumundan mezun olabilmek için intörnlük eğitimi dönemi hariç son sınıf öğrencilerine, başarısız oldukları veya alamadıkları teorik veya uygulamalı bütün dersler için iki ek sınav veya tekrar hakkı verilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu öğrencilerden teorik veya uygulamalı derslerden başarılı olmuş ancak uygulamalı eğitime veya intörnlük eğitimine başlamamış veya eğitimini tamamlamamış ya da başarısız olanlara, uygulamalı veya intörnlük eğitimlerini tamamlama imkanı tanınacak. Azami öğrenim süresini dolduran ara sınıf öğrencilerine ek sınav hakkı verilmeyecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Uygulamalı eğitim ve intörnlük eğitimine ilişkin esasları belirlemeye Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kişisel emek ve birikimine dayanmayan, başkaları tarafından ücret karşılığında veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmalarını atama, yükselme, ünvan ve derece kazanılmasında kullananların yanı sıra bu fiilleri başkaları adına yapanlara veya bu fiillere aracılık edenlere yönelik de meslekten çıkarma cezası uygulanacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİSİPLİN SORUŞTURMALARINA YÖNELİK DÜZENLEMELER</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kanun'da yapılan değişiklikle disiplin soruşturmasına, soruşturmasının yürütülmesi ile ifade ve savunma haklarının kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alınarak yeniden düzenleniyor. Böylece hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile hukuki dinlenilme hakkının sağlanması amaçlanıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Disiplin soruşturması, ifade alma ve savunma hakkı" başlıklı hükme göre, disiplin soruşturmasında ifade ve savunmada soruşturmacı tarafından soruşturulana gönderilecek ifadeye davet yazısında hakkındaki iddiaların neler olduğu açıkça belirtilerek 7 günden az olmamak üzere verilecek süre içerisinde ifadesinin alınacağı ve bu süre içerisinde sözlü veya yazılı ifade verilmediği takdirde dosyadaki mevcut deliller kapsamında işlem tesis edileceği bildirilecek. Soruşturmacı toplanan deliller kapsamında teklifte bulunacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Disiplin cezası vermeye yetkili makam tarafından soruşturulana gönderilen savunmaya davet yazısında teklife esas alınan eylemin neden ibaret olduğu ve bu eyleme karşılık gelen disiplin cezasının ne olduğu ile 7 günden az olmamak üzere verilecek sürede savunmasını yapması gerektiği bildirilecek. Davet yazısında ayrıca soruşturulana, savunmasını verilen sürede yapmadığı takdirde savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delillere göre hakkında karar verileceği aktarılacak. Savunmaya davet yazısında, soruşturulana savunma hakkını kullanmadan önce soruşturma evrakını inceleyebileceği bildirilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri ve araştırma görevlileri için ek ödeme tavan oranları, Sağlık Bakanlığında görev yapan emsallerinin aldığı ödeme oranına uygun hale getirilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca ortak araştırma merkezlerinde görevlendirilen öğretim elemanları, kendi üniversitelerinde yürütülen döner sermaye faaliyetlerine olan katkıları da dikkate alınarak ilgili mevzuatları kapsamında ek ödemeden yararlanmaya devam edecek. Yürütülen proje gelirlerinden alınan dayanıklı taşınırlar koordinatör üniversitenin envanterine kaydedilerek proje kapsamında ortak uygulama ve araştırma merkezi üniversitelerine tahsis edilebilecek. Proje tamamlandığında dayanıklı taşınırların kurumlar arası bedelsiz devirle hangi yükseköğretim kurumuna verileceğine ortak uygulama ve araştırma merkezi yönetim kurulunca karar verilecek. Koordinatör üniversite değişikliğinde ortak uygulama ve araştırma merkezinin borç, alacak ve nakit bakiyeleri, yeni koordinatör üniversiteye devredilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu kapsamında birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinin bir önceki yıl gayrisafi hasılatının yüzde 2,5 oranı dikkate alınarak ilgili üniversitelerin bünyesinde yürütülen bilimsel araştırma projelerinin desteklenmesi amacıyla o yıla ait merkezi yönetim bütçesinde gerekli ödenek ilgili üniversite bütçesine tahsis edilecek. Birlikte kullanımdaki bir sağlık tesisinin birden fazla üniversite ile protokol akdetmiş olması halinde ise yüzde 2,5 oranı, üniversitelerin birlikte kullanımdaki sağlık tesisinde görevlendirdiği öğretim elemanı sayısıyla orantılı şekilde bölünerek hesaplanacak. Bu kapsamda yürütülecek işlemlere ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAKIF ÜNİVERSİTELERİNE YÖNELİK DÜZENLEMELER YAPILACAK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Düzenlemeyle, devlet veya vakıf ayrımı yapılmaksızın kanunla kurulan yükseköğretim kurumları, eğitim ve öğretime Yükseköğretim Kurulunun kararıyla başlayacak. Eğitim ve öğretime başlayan akademik birimler, sonradan ortaya çıkan sebeplerle ve ilgisine göre fakülte, enstitü ve yüksekokullar Cumhurbaşkanı kararı ile konservatuvar, meslek yüksekokulu, uygulama ve araştırma merkezi gibi akademik birimler ise Yükseköğretim Kurulu (YÖK) kararı ile kapatılabilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Vakıf yükseköğretim kurumlarına uygulanacak idari yaptırım ve önlemlerle ilgili olarak kanuni düzenleme yapılıyor. Bu kapsamda, vakıf yükseköğretim kurumlarına fiil ve işlemlerinin ağırlık derecesine göre hangi şartlarda, uyarma veya uyarma ve düzeltme isteme, yeni akademik birim kurma ve/veya program açma taleplerinin askıya alınması, öğrenci kontenjanının kısıtlanması veya öğrenci alımının durdurulması, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması ve faaliyet izninin kaldırılması önlemleri ve yaptırımları uygulanabileceği belirleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Faaliyet izninin geçici olarak durdurulması yaptırımının uygulanmasına yol açan gerekçeleri kurucu vakfın 3 yıl içinde ortadan kaldıramaması, bu durumun süreklilik arz ettiğinin anlaşılması hallerinde kaçınılmaz olarak vakıf yükseköğretim kurumunun faaliyet izni kaldırılacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Vakıf yükseköğretim kurumunun ve kurucu vakfın mali yapısının, eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdüremeyecek kadar bozulması ve bu durumun süreklilik arz etmesi halinde, vakıf yükseköğretim kurumu, faaliyet izni kaldırılarak garantör veya YÖK'ün uygun bulacağı aynı ildeki bir devlet üniversitesine devredilecek. Garantör üniversite, faaliyet izni kaldırılan vakıf yükseköğretim kurumunun öğrencilerinin eğitim ve öğretim maliyetini, devraldığı öğrenci ücretleri ile teminat hesabından karşılayacak, ayrıca kamu kaynağı kullanmayacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ORTAK OFİS KURABİLECEK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yükseköğretim kurumları yönetim kurulları, masrafları Teknoloji Transfer Ofisleri (TTO) sermayesinden karşılanmak şartıyla Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamındaki hizmet buluşlarının hak sahipliğinin TTO adına devrine karar verebilecek. Bu durumda yükseköğretim kurumunun ilgili mevzuattan doğan hak ve yükümlülükleri TTO'ya ait olacak. TTO, kendi adına tescil edilen haklardan elde edilen gelirin 3'te birini söz konusu hakları devreden yükseköğretim kurumu döner sermayesine, 3'te birinden az olmayacak tutarı ise buluşu yapana ödemekle yükümlü olacak, kalan tutar TTO'ya kalacak. Döner sermayeye aktarılan bu tutarlardan hazine payı hariç herhangi bir kesinti yapılamayacak ve bu tutarlar Kanun'da belirtilen giderler için kullanılacak. Bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce hak sahipliği yükseköğretim kurumları bünyesinde olan buluş ve başvurular hakkında da bu madde hükümleri uygulanacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Birden fazla yükseköğretim kurumu ortak bir ofis kurmak için başvurabilecek. Bu durumda yerleşkesinde veya ortağı olduğu teknoloji geliştirme bölgesinde ofis kurulan yükseköğretim kurumu, başvuruda muhatap kurum olarak belirtilecek. Ofis faaliyetlerine katkı sağlayacağı değerlendirilen diğer tüzel kişiler ofise sermaye koymak koşuluyla ortak olabilecek. Ofis, öz sermayesini veya gelirlerini kullanarak üretilen bilgi ve yapılan buluşların ticarileşmesi için yatırım yapabilecek veya kamu ve özel sektör şirketleri ile ortaklıklar kurabilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye'deki devlet yükseköğretim kurumları, Cumhurbaşkanı kararıyla yurt dışında yerleşke, akademik birim, program ve bu kapsamda ihtiyaç duyulan diğer tesisleri kurabilecek. Bu düzenleme uyarınca kurulan yurt dışı birimlerinin ihtiyacı olan akademik ve idari personel, kendi üniversitesinden veya Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarından görevlendirme suretiyle veya mahallinden sözleşmeli ya da saat başı ücret karşılığında ilgili Kanun'daki hükümler uygulanarak çalıştırılabilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarından görevlendirme suretiyle çalıştırılacak olanlar dışındaki personelin nitelikleri, ücretleri, seçim esas ve usulleri, görev yerleri ve süreleri, azami sözleşme süresi, izinleri, yurt dışındaki görevlerinin sona erdirilmesi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üniversitenin yurt dışındaki faaliyetlerinden elde edilen gelirlerin tutulacağı hesaba, yapılacak harcamalara, üniversite bütçesinden aktarılacak kaynağa, hesabın muhasebeleştirilmesi ve denetimine ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının uygun görüşü alınarak ilgili üniversite tarafından belirlenecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKADEMİK ÇALIŞMALARI BAŞKASINA YAPTIRANLARA YÖNELİK YAPTIRIMLAR GELİYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Düzenlemeyle, anket uygulaması, veri toplama gibi akademik değerlendirme içermeyen katkılar hariç olmak üzere, kişisel emeği ve akademik birikimi dışında ücretli veya ücretsiz olarak, kısmen yahut tamamen başkalarına yazdırdığı tez, makale, kitap veya yaptırdığı proje gibi çalışmalarla önlisans, lisans veya lisansüstü diploma derecesi ya da akademik ünvan alan kişiler, üniversite öğretim mesleğinden çıkarılacak, bu yolla kazanılan akademik derece ve ünvanlar geri alınacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu kapsamdaki yayın veya çalışmaları ücretli ya da ücretsiz olarak, kısmen yahut tamamen başkaları adına yapan, üreten veya bunlara aracılık eden kişilere 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası verilecek. Fiilin, meslek edinen kişilerce işlenmesi halinde verilecek adli para cezası 10 bin günden az 20 bin günden fazla olmayacak. Bu yayın ve çalışmaları kullanmak suretiyle diploma derecesi veya akademik ünvan alan kişilere 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası verilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu suçtan dolayı tüzel kişilere, Türk Ceza Kanunu'nun ilgili hükümleri uygulanacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yurt dışında bulunan bir eğitim kurumu adına hareket ederek mevzuata aykırı bir şekilde Türkiye'de önlisans, lisans ya da lisansüstü program açanlar veya bu programları yürütenler 2 yıldan 4 yıla kadar hapis ve 100 günden 1000 güne, mevzuata aykırı olarak Türkiye'de yükseköğretim kurumu açanlar veya işletenler 2 yıldan 4 yıla kadar hapis ve 100 günden 1000 güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacak. Bu kapsamda, yasaklanan kurum ve fiillerin tanıtımını yapanlara, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 50 günden 500 güne kadar adli para cezası verilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türk veya yabancı yükseköğretim kurumlarına ait diploma, mezuniyet belgesi veya sertifika belgesini sahte olarak düzenleyen ve düzenletenler Türk Ceza Kanunu'nun "Resmi belgede sahtecilik" hükmüne göre cezalandırılacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Düzenlemeyle, tıp fakültesi olan ve kendisine ait hastanesi bulunmayan vakıf yükseköğretim kurumlarına yönelik düzenleme yapılıyor. Belirlenen sürede hastane açamayan üniversitelere, mülkiyeti veya süresi 30 yıldan az olmamak üzere irtifak hakkına sahip olduğu uygun taşınmaz üzerinde yapacağı hastane inşaatına imar iptali veya yargı süreci gibi zorunlu sebeplerle henüz başlayamayan ya da başladığı inşaatı henüz bitiremeyenler ile bu hüküm kapsamındaki uygun hastanenin mülkiyetinin veya süresi 30 yıldan az olmamak üzere irtifak hakkı, işletme hakkı ve ruhsatının devralınması süreçlerine başlamış ancak devir süreçlerini tamamlayamamış olanlara bu süreçleri tamamlamaları için 30 ay ek süre verilecek. Bu sürelerin sonunda gerekli şartları sağlamayan tıp fakültelerinin öğrencileri YÖK tarafından garantör üniversiteye veya belirlenecek bir devlet üniversitesine intikal ettirilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ÖĞRENCİ AFFI" HAKKI TANINACAK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kanunla yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekteyken ilişiği kesilenler ile kayıt hakkı kazandığı halde çeşitli nedenlerle kayıt yaptıramayan öğrencilere yükseköğrenimlerine devam etme hakkı tanınacak. Buna göre, daha önce farklı bir öğrenim düzeyinde (ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora) bu Kanun kapsamında tanınan haklardan yararlanmış olmak, başka bir öğrenim düzeyinde aynı madde hükümlerinden yararlanmaya engel oluşturmayacak.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na geçici madde ekleniyor. Düzenlemeye göre, Kanunun 60'ıncı maddesinin (b) fıkrasında belirtilen şartları sağlayan, tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık mevzuatına göre uzman olan, devlet yükseköğretim kurumlarında görev yapmış ve 67 yaşını dolduran öğretim üyeleri, üç yıl içinde ihtiyaç bulunan bir yükseköğretim kurumuna başvurmaları halinde sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTİKLAL BİLİM VE TEKNOLOJİ ÜNİVERSİTESİ YENİDEN YAPILANDIRILIYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesinin bilim ve teknoloji odaklı bir yükseköğretim kurumu olarak yeniden yapılandırılması öngörülüyor. Bu kapsamda üniversitenin adı "İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi" olarak değiştirilecek. Üniversitede yer alan İslami İlimler Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi ile İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, aynı alanlarda birimleri bulunan Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi bünyesiyle birleştirilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İletişim Fakültesi ile Turizm Fakültesi de Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine bağlanacak. Elbistan, Türkoğlu ve Onikişubat meslek yüksekokulları da Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörlüğüne devredilecek. Ayrıca Sosyal Bilimler Enstitüsü, Fen Bilimleri Enstitüsü ve Sağlık Bilimleri Enstitüsü kapatılarak Lisansüstü Eğitim Enstitüsü kurulacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Düzenlemeyle ayrıca üniversite bünyesinde Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi, TUSAŞ Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi ile Fen Fakültesi kurulması, Elbistan'da ise İşletme Fakültesinin açılması öngörülüyor. Mevzuatta Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesine yapılan atıfların da İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesine yapılmış sayılması hükme bağlanıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAKIF ÜNİVERSİTELERİNE TAM BURS TEŞVİKİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Vakıf yükseköğretim kurumlarının tam burslu öğrenci kabulünü teşvik eden düzenlemede değişikliğe gidiliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Düzenlemeyle, mevcut şartların esnetilmesiyle daha fazla vakıf yükseköğretim kurumunun teşvikten yararlanması ve daha fazla öğrencinin tam burslu eğitim görmesinin sağlanması amaçlanıyor. Şartları sağlayan vakıf üniversiteleri, personel ücretlerinden kesilen gelir vergisinin iadesinden yararlanabilecek ve bu kaynağı eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme ile yatırım harcamalarında kullanabilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÖĞRETİM ELEMANI KADROLARI ARTIRILACAK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kanunla tıpta uzmanlık eğitimi kontenjanlarında araştırma görevlisi kadrolarının kullanılmaya başlanması nedeniyle ortaya çıkan ihtiyaç başta olmak üzere yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanı kadro ihtiyacının karşılanması amacıyla 2809 sayılı Kanun'a ek madde ekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Birleştirilen, kapatılan veya bağlantısı değiştirilen akademik birimlerde görev yapan öğretim elemanları ile öğrenim gören öğrencilerin mağduriyet yaşamaması amacıyla geçiş hükümlerine yer veriliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜRK-JAPON BİLİM VE TEKNOLOJİ ÜNİVERSİTESİNE HİBE YETKİSİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin Japonya Hükümeti ve Japonya'daki kuruluşlardan sağlayacağı hibeler konusunda Hazine ve Maliye Bakanına yetki verilmesi öngörülüyor. Düzenleme, üniversitenin kuruluşuna ilişkin Türkiye ile Japonya arasında imzalanan anlaşmadan kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesini amaçlıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesinin adının İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi olarak değiştirilmesine bağlı olarak 5018 sayılı Kanun'da uyum düzenlemesi yapılıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÖĞRETİM ELEMANLARINA GÜVENLİK SORUŞTURMASI ŞARTI KANUN TEKLİFİNDEN ÇIKARILDI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Teklifin 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda değişikliğe gidilmesini öngören 25'inci madde teklif metninden çıkarıldı. Bu maddeyle öğretim elemanlarının da yükseköğretim kurumlarındaki kadrolara atanmadan önce güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına tabi tutulması öngörülüyordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM Başkanvekili Adan, Genel Kurul'da COP31 ve ilgili BM İklim Toplantılarına Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi kabul edilmesinin ardından üniversitelerden ilişiği kesilen öğrencilere yeniden öğrenim hakkı tanıyan "öğrenci affı" düzenlemesini de içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin tümünün oylanmasına geçti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yapılan açık oylamada 312 milletvekili oy kullanırken teklifi kabul eden milletvekili sayısı 247, reddeden ise 56 oldu. Çekimser oy kullanan milletvekili sayı dokuz olarak kaydedildi. Teklif Genel Kurul'da kabul edilerek yasalaştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan TBMM Başkanvekili Adan, Danışma Kurulu'nun bugün yaptığı toplantıda Genel Kurul'un daha önceki haftalık çalışma günlerinin dışında çalışmasına karar verilen 31 Temmuz Cuma günü toplanmaması önerisini okutup oylamaya sundu. Böylece Genel Kurul yarın çalışmama kararı aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM Başkanvekili Adan, gündemde başka bir iş bulunmadığından, alınan karar gereğince kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işleri sırasıyla görüşmek için 4 Ağustos Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere birleşimi kapattı.</span>&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 26 10:22:39 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tbmm-genel-kurulu-nda-universite-ile-ilisigi-kesilenlere-donus-h162990.html">TBMM Genel Kurulu&amp;#039;nda üniversite ile ilişiği kesilenlere dönüş hakkı sağlayan &amp;quot;öğrenci affı&amp;quot; kanun teklifi kabul edildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/uskudar-operasyonu-protesto-edildi-dedetas-her-bir-vatandas-bir-h162989.html</link>
		<title>Üsküdar operasyonu protesto edildi... Dedetaş: Her bir vatandaş bir lider gibi sorumluluk alarak kendi özgür iradesine ve cumhuriyete sahip çıksın</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş&#039;ın gözaltına alınması bir yürüyüşle protesto edildi. Üsküdar Meydanı&#039;ndan belediye binasına doğru gerçekleştirilen yürüyüşte &quot;Sinem Başkan yalnız değildir&quot; sloganı atıldı. Yürüyüşe Dedetaş&#039;ın annesi, eşi, kardeşi ile Üsküdarlıların yanı sıra YENİ Parti başta olmak üzere çok sayıda siyasi parti, sendika ve meslek örgütü temsilcisi destek verdi. Kız kardeşi tarafından okunan mektubunda Dedetaş, &quot;Sükunetim sizin sesiniz olsun. Her bir vatandaş bir lider gibi sorumluluk alarak kendi özgür iradesine ve cumhuriyete sahip çıksın. Daha önce de söylediğim gibi burası Türkiye Cumhuriyeti, kimsenin babasının malı değil... Durduğum yerde durmaktan çekinenler olabilir ama ben bir cumhuriyet kadını olarak dimdik buradayım, korkmuyorum&quot; ifadelerini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş ile 2'si belediye görevlisi 5 kişinin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü bir soruşturma gerekçesiyle dün sabah erken saatlerde evlerine düzenlenen baskınla gözaltına alınması Üsküdar’da prostesto edildi. Üsküdar Meydanı Marmaray çıkışından Üsküdar Belediyesi binasına doğru gerçekleştirilen yürüyüşte "Üsküdar'ın İradesi Sinem Dedetaş" pankartı taşındı, “Sinem başkan yalnız değildir”, “Üsküdar burada, başkanının yanında” sloganları atıldı.</span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/44c81ce5-2dbb-4a37-8ad7-33fb59202ffb-w.jpg" /></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yürüyüşü çok sayıda Üsküdarlı vatandaş, Dedetaş’ın kardeşi Gizem Serhan Özbir, annesi Emine Tuna, eşi Barış Dedetaş, Üsküdar Belediye Meclis Üyeleri, Özgür Çelik, YENİ Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Tüzün, YENİ Parti milletvekilleri Özgür Karabat, Gökan Zeybek, Ali Gökçek, Sibel Suiçmez, Turan Taşkın Özer, Tahsin Ocaklı, Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen, Bakırköy Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu, Sol Parti MYK Üyesi Alper Taş ile İYİ Parti, DEM Parti, TİP, Sol Parti, EMEP, Saadet Partisi, YRP, Zafer Partisi, HKP ve EHP'nin de aralarında bulunduğu siyasi partiler, sendika ve meslek örgütleri temsilcileri destek verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"HER BİR VATANDAŞ BİR LİDER GİBİ SORUMLULUK ALARAK KENDİ ÖZGÜR İRADESİNE VE CUMHURİYETE SAHİP ÇIKSIN"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yürüyüşün tamamlanmasının ardından Üsküdar Belediyesi önünde konuşmalar yapıldı. Dedetaş'ın mektubu kardeşi Gizem Serhan Özbir tarafından okundu. Dedetaş mektubunda şu görüşlere yer verdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sevgili Üsküdarlılar ve İstanbullu komşularım,<br />
Beni merak etmeyin. Sizin oylarınızla seçildiğim, sorumluluklarımı layıkıyla yerine getirdiğim ve ilkelerimden taviz vermediğim için şu an yanınızda olamıyorum. Bayrağımızın dalgalandığı her yer bizim için görev yeridir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Beni seçerek güvendiniz, ben de size güveniyorum. Beni tanıyorsunuz, size kendimi anlatmama gerek yok. Sükunetim sizin sesiniz olsun.<br />
Her bir vatandaş bir lider gibi sorumluluk alarak kendi özgür iradesine ve cumhuriyete sahip çıksın. Daha öncede söylediğim gibi burası Türkiye Cumhuriyeti kimsenin babasının malı değil.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İHANET EDEN BEDELİNİ ÖDEYECEK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu ülke hepimizin farklı partilere, farklı dini değerlere ve manevi değerlere sahip olmamız bunu değiştirmez biz Türkiye Cumhuriyeti’nin onurlu vatandaşları olarak verdiğimiz kararların arkasında durmaya devam edeceğiz. İhanet eden bedelini ödeyecek. Bu belediye 2 yıl önce kurulmadı bu belediyenin öncesi var. Geçmiş dönemlerde savcıya verilmiş hiçbir suç duyurusu dikkate alınmadı. Bu operasyonların siyasi olduğunu hepimiz biliyoruz. Ama vatandaş yaşadıklarını unutmaz hafızası hep tazedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BİR CUMHURİYET KADINI OLARAK DİMDİK AYAKTAYIM, KORKMUYORUM"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şunu söylemek isterim ki hesap vermek benim için bir yük değil makamımın gerekliğidir. Umarım adalet herkese eşit işler. Biz bunlara alışkın insanlar değiliz liyakatle ve şefafflıkla bu ilçeyi beraber yönetiyoruz. Buradan tüm çalışma arkadaşlarıma seslenmek isterim ki bu süreç geçici ben orada olamasam da bizim vizyonumuzu en iyi şekilde sürdürmeye devam edeceğinizi biliyorum. Sevgili komşularım benim durduğum yerde durmaktan çekinenler olabilir ama ben bir cumhuriyet kadını olarak dimdik buradayım, korkmuyorum. Adalet için korkmadan savaşan herkes burada"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BAŞKANIMIZIN, HALKIN YÜREĞİNDEKİ YÜKSELİŞİ DURDURAMAYACAKLAR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YENİ Parti Üsküdar İlçe Başkanı Berk Tütüncü, dün Dedetaş'ın makam odasında olduğunu belirterek şunları anlattı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Masasının üzerinde babasıyla çekilmiş bir fotoğrafı vardı. Hepiniz biliyorsunuz; Belediye Başkanımız Sayın Sinem Dedetaş, kısa bir süre önce uzun zamandır hastalıkla mücadele eden kıymetli babasını kaybetti. Hem belediyeyi yönetirken hem de babasının hastalık sürecinde gösterdiği fedakârlığa ve verdiği mücadeleye yakından şahidim. Yüreğinde tarifsiz bir acı vardı. Ama o, acısını sizler için içine gömdü. Görevini aksatmadı. Üsküdar’a olan sorumluluğundan bir gün bile vazgeçmedi. Ve bütün bunlara rağmen hiçbir baskıya boyun eğmedi. Hiçbir tehdidin karşısında bir adım bile geri atmadı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Birileri, şafak baskınında evinin merdivenlerinden aşağı inerken onun görüntülerini servis etti. Onlar Başkanımızı merdivenlerden indirirken kaçırdıkları bir şey vardı: Halkın gönlündeki yükselişi göremediler. Halkın yüreğindeki yükselişi durduramayacaklar. Çünkü o yükselişin sahibi sizlersiniz. O yükselişin sahibi, sandıktaki iradeyi ortaya koyan Üsküdar halkıdır. Ve unutmayın; milletin iradesinden daha büyük hiçbir güç yoktur"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/7c99057f-5559-44f3-826d-564b0c455674-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eski CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Üsküdar halkının iradesine, demokrasiye, Sinem Dedetaş'a sahip çıkmak için belediye meydanını dolduranlara, özgürlük, adalet, demokrasi diyenlere teşekkür ederek şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sinem Dedetaş başkanımızın mektubunu kıymetli kardeşi okudu. Başkanımızın buraya selamını getirdi. Buradan Vatan Emniyet Müdürlüğü'nün bodrum katına, Sinem Başkan'a hep birlikte bir güçlü selam gönderir miyiz? Sinem Dedetaş başkanımız Vatan Emniyet Müdürlüğü'nün bodrum katında, kötü koşullar içerisinde, uyuşturucu kokuları içerisinde, sizin bu güçlü selamınızı, bu kuvvetli selamınızı aldı ve Sinem Dedetaş Vatan Emniyet Müdürlüğü'nün bodrum katında aynı güzel gülüşüyle, aynı duruşuyla sizlere bir selam gönderiyor. Selam olsun Sinem Dedetaş'a.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"YANIMA GELEN AK PARTİLİ, MHP'LİLER 'YAPILAN YANLIŞTIR' DEDİ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üsküdar Meydanı'ndan buraya bir yürüyüş gerçekleştirdik. Bu yürüyüşe katılan Üsküdarlılar var. Onlar buradalar. Her siyasi partiden, her görüşten Üsküdarlılar burada. Sendikalar şu anda buradalar bayraklarıyla, flamalarıyla. Meslek örgütleri, Sinem Başkanımızın da görev yaptığı meslek örgütü bayraklarıyla, flamalarıyla burada. İşte İstanbul'un kadın hareketinin temsilcileri bayraklarıyla, flamalarıyla buradalar. İşte Sol Parti burada. HKP burada. Emek Partisi burada. Az önce desteklerini ilettiler, Saadet Partililer burada. Yeniden Refah Partililer burada. DEM Partililer burada şu anda. Ve yeni bir yola çıkan YENİ Partililer şu anda burada. İYİ Partililer burada. Az önce yürüyüş esnasında yanıma birkaç kişi geldi. Şunu söylediler. Biz bugüne kadar sizin partinize hiç oy vermedik. Biz AK Parti'ye, Milliyetçi Hareket Partisi'ne seçimlerde oy veren insanlarız. Ama bu yapılan yanlıştır. Burası Üsküdar'dır. Biz Sinem Hanım'ı eskiden tanımıyorduk. Ancak belediye başkanı olduktan sonra tanıdık. Çok sevdik. Ona oy vermemiştik. Ama biz vicdanlı insanlarız. Biz Sinem Demirtaş'ın yanındayız dediler. AK Partililer ve MHP'liler bize.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"SİNEM DEDETAŞ BİR AN ÖNCE SERBEST BIRAKILMALIDIR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kıymetli dostlar, burası Üsküdar. Burası mazlumun yanında duran, burası kul hakkını gözeten, burası kul hakkı konusunda çok hassas olan bir maneviyatı yüksek bir semt. Bugün ister iktidar partisi, ister muhalefet partileri, hangi siyasi görüşten olursa olsun bütün insanlar Üsküdar Belediye Başkanı'na sahip çıkmaya gelmişlerse, şu anda Vatan Emniyet Müdürlüğü'nün bodrumunda tutsak edilen bir kişi değildir. Üsküdar halkının iradesidir, Sinem Demirtaş. Vatan Emniyet Müdürlüğü'nden bir an önce serbest bırakılmalıdır. Üsküdar mazlumun yanındadır. Üsküdar vicdanın sertidir. Üsküdar kul hakkına müsaade etmez. Bu uygulamadan vazgeçilmelidir. Sinem Dedetaş'a yapılan bu muamele gayretullah'a dokunmaktır. Buradan, Üsküdar'dan söylüyorum. Bu kararı Ankara'da ve İstanbul'da verenler, bu yanlıştan dönmelidir. Sinem Dedetaş belediyedeki görevinin başına bir an önce dönmelidir. Bir an önce dönmelidir"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"30 YIL SONRA ÜSKÜDAR'A KADIN ELİ DEĞDİ, BUNU HAZMEDEMEDİLER"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sinem Dedetaş'ın 2019'da Şehir Hatları Genel Müdürlüğü'ne getirildiğini ve verdiği hizmetleri anımsatan Çelik şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Üsküdarlılar onu çok yakından tanıyor. Ekranlardan Türkiye kamuoyu bizi izliyor. Kimdir Sinem Dedetaş? Sinem Dedetaş çok birikimli, çok liyakatlı, çok deneyimli bir yöneticidir. Yüksek mühendistir. Çeşitli meslek örgütlerinde geçmişte görev yapmıştır. Ve 2019'da Ekrem İmamoğlu Başkanımız İstanbul'u kazandıktan sonra Şehir Hatları'na genel müdür olmuştur. Bir, İstanbul'un gözbebeği Haliç Tersanesi vardır. Haliç Tersanesi uzun yıllar kaderine terk edilmişti. Bir mezberelik alana dönüştürülmüştü. Ve orada bir takım rant projesi planları yapıyorlardı. Tersaneyi kapatıp orayı ranta açmanın hesaplarını yapıyorlardı. Evdeki hesap çarşıya uymadı. Ekrem Başkan İstanbul'u kazandı. Sinem Dedetaş Haliç Tersanesi'nin başına geçti. Şehir Hatları'nın başına geçti. İstanbul'un deniz ulaşımını canlandırdı. Şehir Hatları'nı yeniden ayağa kaldırdı. Deniz ulaşımını ayağa kaldırdı. Deniz taksilerle İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde çok üstün hizmetler sergiledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ve o hizmetler, o başarılı çalışmalar Sinem Dedetaş'ı 2024 seçimlerinde Üsküdar Belediye Başkanı yaptı. Ve 30 yıl sonra, 30 yıl sonra Üsküdar'a bir kadın eli değdi, bir kadın belediye başkanı Üsküdar'ı kazandı. İşte bunu hazmedemediler. Bunu içine sindiremediler.&nbsp; Ve 30 yıl sonra Üsküdar'ı kaybetmeyi hazmedemeyenler, düzenli olarak Sinem Dedetaş Başkanımızı hedef gösterdiler. Bundan birkaç ay önce buraya bir operasyon gerçekleştirdiler. Onun öncesinde sosyal medyada, ana akım kanallarda, trollerle Sinem Dedetaş Başkanımızı hedef gösterdiler. O hedef göstermeler, o saldırılar karşısında Devin İlçe Başkanımız ifade etti. Sinem Dedetaş bir cümle kullandı. Dedi ki, hepimizi içeri atsanız bile bu milletin yüzü gülmeyecek. Biz de buradan, biz de buradan Sinem Başkanımıza sesleniyoruz. Kıymetli Başkanım, hepimizi içeri atsalar bile bu bayrak asla yere düşmeyecek. Üsküdar ayaktadır, millet ayaktadır, Türkiye ayaktadır. Ve bu karanlığı hep birlikte bu topraklardan göndereceğiz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"DEDETAŞ, HALKI VE İCRAATÇI BELEDİYECİLİK ANLAYIŞINI HAYATA GEÇİRDİ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Peki, Sinem Başkan seçildikten sonra Üsküdar’da ne yaptı?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Halkçı ve icraatçı belediyecilik anlayışını hayata geçirdi. Kent lokantaları açtı. Hani diyor ya; ‘Hepimizi içeri atsalar bile bu milletin yüzü gülmeyecek.’ Neden ‘Bu milletin yüzü gülmeyecek’ diyor? Çünkü ekonomiyi yönetemiyorlar. Çünkü emekli, açlık sınırının altında kalan maaşlarla yaşamaya mahkûm edilmiş durumda. Çünkü asgari ücretli, tarihinde ilk kez açlık sınırının altında bir gelirle yaşam mücadelesi veriyor. Çünkü çocuklar beslenme çantaları boş şekilde okula gidiyor. Çünkü gençlerin geleceğe dair umutları azalıyor; umutlarını başka ülkelerde arıyorlar. Çünkü kadınlar hayatın her alanında baskı altında ve özgürlükleri kısıtlanmış durumda.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte Sinem Dedetaş bu ilçede kent lokantaları açtı, emeklinin yanında oldu. Pazar destekleri sundu, emeklinin yanında oldu. Çocuk kreşleri açtı, çocukların ve annelerinin yanında oldu. Kadın Yaşam Merkezleri açtı, kadınların yanında oldu. Öğrencilere kırtasiye desteği sağladı, burslar verdi, öğrencilerin yanında oldu. Burada kapsamlı bir kentsel dönüşüm seferberliği başlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"SİNEM DEDETAŞ'IN SUÇU ÜSKÜDAR HALKINA HİZMET ETMEK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ve şimdi çok tanıdık bir manzarayla karşı karşıyayız. Üsküdar Belediye Başkanımız gözaltına alındı. Bir ifadeden söz ediyorlar. O ifadenin içinde geçen bir cümleden söz ediyorlar. Başkanımızın gözaltında tutulmasına gerekçe yapılan ifadenin özeti şu: ‘Hatırladığım kadarıyla… Hatırlayamadığım bir tarihte… Yanlış hatırlamıyorsam… Şöyle şöyle olmuştu…’ Hatırlayamadığı bir tarihten, ‘yanlış hatırlamıyorsam’ diyerek anlatılan ifadelerle bugün Üsküdar Belediye Başkanı gözaltında tutuluyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Nedir Sinem Dedetaş’ın suçu? Üsküdar halkına hizmet etmek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Peki, Sinem Dedetaş’ı Vatan Emniyet Müdürlüğü’nün bodrum katında tutarak onu mu cezalandırıyorlar? İşte kıymetli annesi burada, aramızda. Annemizi mi cezalandırıyorlar? Hayır. Eşi burada, ailesi burada. Onları mı cezalandırıyorlar? Hayır. Onlar çocuk kreşlerine giden çocukları cezalandırıyorlar. Emekli evlerinden hizmet alan emeklileri cezalandırıyorlar. Kadın Yaşam Merkezlerinden yararlanan kadınları cezalandırıyorlar. Onlar bizimle kavga etmiyorlar. Onlar Üsküdar halkıyla kavga ediyorlar."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜZÜN: BAŞKANIMIZIN BU ŞEKİLDE GÖZALTINA ALINMASINI KABUL ETMİYORUZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YENİ Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Tüzün ise şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sevgili Üsküdarlılar; yapılan bu şafak operasyonları hiçbir zaman bizleri yıldırmadı, bıktırmadı, bundan sonra da yıldırmayacak. Her bir belediye başkanı arkadaşımız, normal bir ifadeye çağrıldığı takdirde zaten koşarak gidecek insanlardır. Buna rağmen gerçekleştirilen bu operasyonları, siyasi iktidarın bizleri zor durumda bırakmaya yönelik bu uygulamalarını kabul etmiyor, tamamını reddediyoruz. Bugün seçilmiş belediye başkanlarımıza yönelik yürütülen bu uygulamaları kabul etmiyoruz. Sinem Başkanımız, Türkiye genelinde yapılan kamuoyu araştırmalarında ve anketlerde en başarılı belediye başkanları arasında gösterilen, görevini başarıyla yerine getiren kadın belediye başkanlarımızdan biridir. Buna rağmen bu şekilde gözaltına alınmasını ve Vatan Emniyet Müdürlüğü’nde bu şekilde sorgulanmasını kabul etmiyoruz. Sinem Başkanımız suçsuzdur. En kısa zamanda özgürlüğüne kavuşacak ve yeniden belediye başkanlığı görevine dönecektir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Belediye önündeki buluşmada Sinem Dedetaş'ın eşi Barış Dedetaş da söz alarak şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ben hepinize teşekkür ediyorum.Biliyorum, hepiniz Sinem’in durumunu çok merak ediyorsunuz. Gayet iyi, dimdik ayakta. Hiç merak etmeyin. En kısa zamanda yeniden makamında olacağına yürekten inanıyorum.Hepinizi çok seviyorum"</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 26 10:00:36 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/uskudar-operasyonu-protesto-edildi-dedetas-her-bir-vatandas-bir-h162989.html">Üsküdar operasyonu protesto edildi... Dedetaş: Her bir vatandaş bir lider gibi sorumluluk alarak kendi özgür iradesine ve cumhuriyete sahip çıksın</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/yavuzyilmaz-dan-irak-turkiye-petrol-hattina-iliskin-229-milyon-h162988.html</link>
		<title>Yavuzyılmaz&amp;#039;dan Irak-Türkiye petrol hattına ilişkin 229 milyon dolarlık kayıp iddiası</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı üzerinden 2019 yılında elde edilen taşıma gelirinin 229 milyon 276 bin dolarlık bölümünün akıbetinin bilinmediğini öne sürdü.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yavuzyılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Irak Merkezi Hükümetinin izni olmadan taşıdığı ve Ceyhan Limanı’ndan yüklediği petrol karşılığında Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nden 2019 yılında 494 milyon 186 bin dolar taşıma ücreti aldığını iddia etti. Yavuzyılmaz, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"AKP’nin diplomatik başarı diye ambalajladığı kriminal gerçekler! Bugüne kadar, Irak-Türkiye ham petrol boru hattındaki usulsüz petrol taşımacılığının 2014-2018 yıllarını kapsayan bölümünü açıklamıştık. Şimdi, 2019 yılındaki dosyasını açıyoruz: Bir kara para cenneti olan Jersey Adası’nda; Türkiye’ye ait yüz milyonlarca dolarlık petrol parasının buharlaştırıldığını ortaya çıkardık. AKP’nin, Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı’nda uluslararası anlaşmalara aykırı olarak; Irak Merkezi Hükümetinin izni olmaksızın taşıdığı ve Ceyhan Limanı’nda yüklemesini yaptığı petrol için; 2019 yılında Irak Bölgesel Kürt Yönetimi’nden 494 milyon 186 bin dolar petrol taşıma ücreti aldığını tespit ettik.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu devasa tutar önce, AKP hükümetinin Jersey Adası'nda kurmuş olduğu ve finansal tablolarına gizlilik getirdiği; Turkish Energy Company (TEC) adlı şirkete transfer ediliyor. Ardından 264 milyon 909 bin doları Türkiye’ye, BOTAŞ’a aktarılıyor. Geriye kalan 229 milyon 276 bin dolara ne olduğu ise meçhul! Bu para, adeta bir kara delik olan Jersey Adası'nda buharlaşıyor. Güncel kurla 11 milyar lira kayıp! Bunun adı uluslararası soygundur! Kayıp tutar, mutlaka CB Tayyip Erdoğan’ın ve ilgili AKP’li bürokratların mal varlığından tahsil edilmelidir.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 26 09:41:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/yavuzyilmaz-dan-irak-turkiye-petrol-hattina-iliskin-229-milyon-h162988.html">Yavuzyılmaz&amp;#039;dan Irak-Türkiye petrol hattına ilişkin 229 milyon dolarlık kayıp iddiası</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-den-11-il-icin-sari-kodlu-kuvvetli-ruzgar-ve-firtina-h162987.html</link>
		<title>Meteoroloji&amp;#039;den 11 il için sarı kodlu kuvvetli rüzgar ve fırtına uyarısı! İşte sıcaklık tahminleri</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere gör; yurdun kuzey ve iç kesimleri çok bulutlu, Trabzon, Rize, Artvin, Kars ve Ardahan çevreleri, Giresun, Samsun ve Ordu’nun iç kesimlerinin gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; İç Anadolu’nun doğusu, Orta Karadeniz’in iç kesimleri ile Akdeniz’in iç kesimlerinde kuzeyli yönlerden kuvvetli olarak , Marmara&#039;da ve Kuzey Ege kıyılarında ise kuvvetli, yer yer kısa süreli fırtına şeklinde esmesi bekleniyor. İşte 31 Temmuz 2026 il il hava durumu tahminleri…]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görünEkonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yurt genelinde mevsim normalleri civarında seyretmekte olan hava sıcaklıklarında önemli bir değişiklik beklenmiyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genellikle kuzey yönlerden orta, İç Anadolu’nun doğusu, Orta Karadeniz’in iç kesimleri ile Akdeniz’in iç kesimlerinde kuvvetli (30-60 km/sa), Marmara'da ve Kuzey Ege kıyılarında ise kuvvetli, yer yer kısa süreli fırtına şeklinde (50-70 km/sa) esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UYARILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA UYARISI: Rüzgarın; İç Anadolu’nun doğusu, Orta Karadeniz’in iç kesimleri ile Akdeniz’in iç kesimlerinde kuzeyli yönlerden kuvvetli olarak (30-60 km/sa), Marmara'da ve Kuzey Ege kıyılarında ise kuvvetli, yer yer kısa süreli fırtına şeklinde (50-70 km/sa) esmesi beklendiğinden ulaşımda aksamalar, çatı uçması gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; Trakya ile İstanbul, Kocaeli, Yalova ve Bursa'nın batısında kuvvetli (40-60 km/sa), Balıkesir ve Çanakkale'de kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına (50-70 km/sa) şeklinde esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURSA °C, 31°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE °C, 30°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL °C, 29°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KIRKLARELİ °C, 29°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">3|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; kuzey kesimlerde kuzey yönlerden kuvvetli (30-60 km/sa), İzmir ve Manisa'da kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına (40-60 km/sa, yer yer 70 km/sa) esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">A.KARAHİSAR °C, 28°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ °C, 37°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR °C, 36°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA °C, 37°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; bölgenin iç kesimlerinde kuzeyli yönlerden kuvvetli (40-60 km/sa) esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA °C, 36°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA °C, 39°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR °C, 34°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY °C, 34°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; bölgenin güney ve doğu kesimlerinde kuzeyli yönlerden yer yer kuvvetli (40-60 km/saat) olarak esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA °C, 29°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR °C, 30°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA °C, 28°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NEVŞEHİR °C, 27°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">6|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU °C, 28°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE °C, 28°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU °C, 27°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK °C, 26°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">7|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı, yer yer çok bulutlu, Trabzon, Rize, Artvin çevreleri ile Giresun, Samsun ve Ordu’nun iç kesimlerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, Orta Karadeniz'in iç kesimlerinde kuzeyli yönlerden yer yer kuvvetli (40-60 km/saat) olarak esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA °C, 25°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE °C, 27°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN °C, 28°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, iç kesimlerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON °C, 26°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">8|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu, kuzeydoğu kesimlerinin yer yer çok bulutlu, Kars ve Ardahan çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM °C, 32°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS °C, 29°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA °C, 37°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN °C, 31°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">9|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR °C, 43°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARDİN °C, 40°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT °C, 42°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA °C, 43°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 26 09:35:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-den-11-il-icin-sari-kodlu-kuvvetli-ruzgar-ve-firtina-h162987.html">Meteoroloji&amp;#039;den 11 il için sarı kodlu kuvvetli rüzgar ve fırtına uyarısı! İşte sıcaklık tahminleri</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-264-h162986.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altın aylık yükselişe hazırlanıyor: İşte 31 Temmuz 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. Peki, çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? Yarım altın bugün kaç lira? İşte 31 Temmuz 2026 çeyrek, ons, gram ve yarım altın satış fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görünEkonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gram altın güne 6.228 TL, ons altın ise 4.074 dolar seviyesinden başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın, haftanın son işlem gününde kâr satışları ile güçlenen doların baskısı altında değer kaybetti. Ancak güçlü alım iştahının etkisiyle, son beş ayın ilk aylık yükselişini gerçekleştirmeye hazırlanıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve döviz kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 31 Temmuz 2026 Cuma gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.228,89 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 10.165,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 20.331,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 40.359,10 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 40.475,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 101.207,25 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 4.074,73 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 26 09:26:36 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-264-h162986.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-50-h162985.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (31 Temmuz 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 31 Temmuz 2026 Cuma gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görünEkonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 31 Temmuz 2026 Cuma gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 47,4994 (alış) 47,5302'den (satış) işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 54,7866 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 26 09:22:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-50-h162985.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/bakan-yumakli-169-yangindan-163u-kontrol-altina-alindi-h162984.html</link>
		<title>Bakan Yumaklı: 169 yangından 163&apos;ü kontrol altına alındı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, dünden bu yana çıkan 169 yangından 163&#039;ünün tamamen kontrol altına alındığını, 5 ildeki 6 yangına ise havadan ve karadan müdahalenin sürdüğünü bildirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, dünden bu yana çıkan 169 yangından 163'ünün tamamen kontrol altına alındığını, 5 ildeki 6 yangına ise havadan ve karadan müdahalenin sürdüğünü bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bakan Yumaklı, dünden bu yana Türkiye genelinde çıkan 169 yangından 163'ünün tamamen kontrol altına alındığını açıkladı. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Yumaklı, yangınların 110'unun orman dışı alanda meydana geldiğini belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bakan Yumaklı, Antalya'nın Kaş ilçesi ile Isparta'nın Eğirdir ilçesindeki yangınların da tamamen kontrol altına alındığını bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Devam eden 6 yangına ilişkin son durumu da paylaşan Yumaklı, Mersin'in Gülnar ve Muğla'nın Seydikemer ilçelerindeki yangınların büyük ölçüde kontrol altına alındığını, Antalya'nın Alanya ve Muğla'nın Fethiye ilçelerindeki yangınların ise enerjisinin düşürüldüğünü ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aydın'ın Çine ve Balıkesir'in Gömeç ilçelerindeki yangınları kontrol altına almak için ekiplerin havadan ve karadan yoğun müdahalesinin sürdüğünü aktaran Yumaklı, "Orman kahramanları Yeşil Vatan için mücadele ediyor. Sen de yeni yangınlara sebep olma." çağrısında bulundu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 26 20:09:29 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/bakan-yumakli-169-yangindan-163u-kontrol-altina-alindi-h162984.html">Bakan Yumaklı: 169 yangından 163&apos;ü kontrol altına alındı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tbmm-genel-kurulunda-belediye-operasyonlari-tartismasi-h162983.html</link>
		<title>TBMM Genel Kurulu&apos;nda belediye operasyonları tartışması</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu&#039;nda, grup başkanvekilleri gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Muhalefet, belediyelere yönelik operasyonları ve yargı süreçlerini eleştirirken, AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, soruşturmaların yargının konusu olduğunu belirterek &quot;Biz hiçbir zaman taraf değiliz diye bunu açıkça belirttik. Şikayet eden de savcılığa suç duyurusunda bulunan da isnat edilen suça muhatap olan da CHP&#039;dir, biz de süreci takip ediyoruz ve yargının kararlarını izliyoruz&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TBMM Genel Kurulu'nda grup başkanvekilleri gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Muhalefet, belediyelere yönelik operasyonları ve yargı süreçlerini eleştirirken, AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, soruşturmaların yargının konusu olduğunu belirterek, "Biz hiçbir zaman taraf değiliz diye bunu açıkça belirttik. Şikayet eden de savcılığa suç duyurusunda bulunan da isnat edilen suça muhatap olan da CHP'dir, biz de süreci takip ediyoruz ve yargının kararlarını izliyoruz" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Adan, Genel Kurul'da, gündeme geçmeden önce grup başkanvekillerine&nbsp;yerlerinden söz verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Grup Başkanvekili Rahmi Aşkın Türeli, Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu ile 54 belediye personelinin sabahın erken saatlerinde gözaltına alındığını belirterek, "Artık bu operasyonlar arka arkaya geliyor, hız kesmeden devam ediyor, bunu anlamak mümkün değil" ifadelerini kullandı. Türkiye'de yargının ağır bir meşruiyet krizi içinde olduğunu savunan Türeli, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin devlet düzeninde yol açtığı en büyük tahribatlardan birinin hukukun ve yargının siyasallaşması olduğunu ileri sürdü.</span></p>

<p data-end="1442" data-start="1047"><span style="font-size:18px;">Yürütme erkinde yaşanan güç yoğunlaşmasının, yargı ile diğer kurumları zayıf ve araçsal bir konuma ittiğini öne süren Türeli, "Bağımsız mahkemelerin olmadığı, hakim güvencesinin HSK'yla ortadan kalktığı bir yargı düzeni bunun en somut örneğidir. Açık olarak söylemeliyim ki hukukiliğinden bağımsız olarak kovuşturmalar, soruşturmalar ve mahkeme kararlarına milletimizin inancı sarsılmıştır" dedi.</span></p>

<p data-end="1685" data-start="1444"><span style="font-size:18px;">Türeli, siyasi saiklerle adil yargılanma ilkesinin ortadan kaldırıldığını söyleyerek, cezai ve hukuki sorumlulukların yanında masum insanların da aynı kapsamda değerlendirilmesinin hukuk devleti yerine polis devletini çağrıştırdığını söyledi. Etimesgut Belediyesi'ne yönelik operasyonun, toplum vicdanında yeni bir yara açtığını belirten Türeli, "Hukuk devletinde elbette her kurum ve kişi yargı denetimine tabidir ancak soruşturmaların siyasi tartışmaların gölgesinde değil, hukukun evrensel ilkeleri çerçevesinde siyasi tartışmalardan uzak, masumiyet karinesi gözetilerek ve tutuksuz yargılama esas alınarak yapılması gereklidir" diye konuştu.</span></p>

<p data-end="1685" data-start="1444"><span style="font-size:18px;"><strong>KOÇYİĞİT: "SUÇU OLAN VARSA YARGILANMALI AMA MASUMİYET KARİNESİ HİÇE SAYARAK SEÇİLENLERİ HEDEF ALARAK DEĞİL"</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit de belediyelere yönelik operasyonlara tepki göstererek, "Her sabah belediyelere operasyon haberleriyle uyanıyoruz. Gerçekten bir hukuk devletinde seçilmişlere böyle mi yaklaşılır? DEM Parti olarak çok alışık olduğumuz sahneler bunlar. Yıllardır sistematik baskı altındayız, evlerimizin kapıları kırıldı, insanlarımız gözaltına alındı, tutuklandı, sürgüne gittiler" dedi.</span></p>

<p data-end="1939" data-start="1462"><span style="font-size:18px;">Suç işlediği iddia edilen kişilerin bağımsız yargı önünde yargılanması gerektiğini belirten Koçyiğit, "Elbette bir suçu olan varsa yargılanmalı, bağımsız yargının önünde soruşturulmalı, varsa cezasını çekmelidir. Ama böyle operasyonlarla, sabahın köründe kapılara dayanarak, masumiyet karinesini hiçe sayarak seçilmiş iradeyi hedef almakla böyle bir sürecin olmayacağını ifade ediyorum. Derhal buradan vazgeçilmesi çağrısını bir kez daha yapmak istiyorum" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p data-end="1939" data-start="1462"><span style="font-size:18px;"><strong>"DEM PARTİ İNANÇ KARŞITI OLARAK GÖSTERİLMEK İSTENİYOR"</strong></span></p>

<p data-end="2075" data-start="1941"><span style="font-size:18px;">Önceki gün okullardaki mescit uygulamasına ilişkin yaptığı açıklamaların bazı çevreler tarafından çarpıtıldığını da belirten Koçyiğit, "Herkesin inancını, ibadetini, itikadını özgür bir şekilde yaşayabilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Devletin de bütün inançlara eşit mesafede olduğu, buna müdahale etmediği bir toplumsal ve siyasal yaşam istiyoruz" dedi.</span></p>

<p data-end="3203" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="2589"><span style="font-size:18px;">Kürt halkının dini duyguları üzerinden partilerine yönelik bir algı oluşturulmaya çalışıldığını öne süren Koçyiğit, "Kürt halkını çok iyi tanıyoruz. Evet, Kürtler inancına bağlı bir toplumdur. Kürdün Alevi'si de Ezidi'si de Sünni'si de kendi inancına bağlıdır. Halkımız bizi çok iyi tanıyor. Kürt halkının dini inancını istismar eden çevrelere şunu söylüyoruz: Buradan size ekmek çıkmaz, başka fırına gidin. Kürt halkıyla, Kürt halkının inançlarıyla DEM Parti arasına mesafe ve nifak koyamazsınız. Biz hep halkımızın yanındayız, halkımızın hassasiyetleri başımızın tacıdır. Sözlerimizi çarpıtmayın" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>GÜNAYDIN: "BAŞSAVCI ATAMALARINDAN YAKLAŞIK BİR AY SONRA BELEDİYE OPERASYONLARI YAPILIYOR"</strong></span></p>

<p data-end="323" data-start="95"><span style="font-size:18px;">YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu ile belediye bürokratlarının gözaltına alınmasına tepki göstererek, operasyonların belirli bir "sistematik" içinde yürütüldüğünü savundu.</span></p>

<p data-end="323" data-start="95"><span style="font-size:18px;">Günaydın, Erdal Beşikçioğlu ve belediye bürokratlarının gözaltına alınma görüntülerinin kamuoyuna yansıdığını belirterek, "Yapılmaması gereken ne varsa ısrarla yapmaya devam ediyorlar" dedi.</span></p>

<p data-end="990" data-start="517"><span style="font-size:18px;">Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Karaköse'nin Yargıtay üyeliğine atanmasının ardından 12 Haziran 2026'da Aykut Çelik'in Ankara Cumhuriyet Başsavcısı olarak görevlendirildiğini hatırlatan Günaydın, Çelik'in, Akın Gürlek'in İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı döneminde yardımcılığı görevini yürüttüğünü, bu atamanın ardından belediyelere yönelik operasyon beklentilerinin dile getirildiğini söyledi.</span></p>

<p data-end="990" data-start="517"><span style="font-size:18px;">Gökhan Günaydın, "12 Haziran 2026'da bu atama yapıldı, yalnızca bir ay sonra, 12 Temmuz 2026 tarihinde Çankaya Belediyesine operasyon yapıldı. Bu bir ayı aklınızda tutmanızı rica ediyorum" dedi.</span></p>

<p data-end="990" data-start="517"><span style="font-size:18px;">Adalet Bakanı Akın Gürlek'in, 2 Ekim 2024'te İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak atanmasının ardından ilk belediye operasyonunun 30 Ekim 2024'te gerçekleştirildiğini belirten Günaydın,&nbsp;"Demek ki başsavcıyı ata, başsavcıyı atadıktan sonra takvime bak, otuz günü say, yirmi sekiz otuz gün sonra bir belediye operasyonunu gör. Vakayı adiye mi bunlar? Siyasetin gereği mi bunlar? Siyaset buraların üzerinden mi dizayn edilecek?" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>ŞAHİN USTA: "ŞİKAYET EDEN DE SUÇ DUYURUSUNDA BULUNAN DA İSNAT EDİLEN SUÇA MUHATAP OLAN DA CHP'DİR"</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta da CHP'li belediyelere yönelik soruşturmalarda, AK Parti'nin yargı süreçlerinin tarafı olmadığını belirterek, "Defalarca ve her zaman mahkemelerimize ve yargımıza güvendiğimizi ifade ettik. Biz hiçbir zaman taraf değiliz diye bunu açıkça belirttik. Şikayet eden de savcılığa suç duyurusunda bulunan da isnat edilen suça muhatap olan da CHP'dir, biz de süreci takip ediyoruz ve yargının kararlarını izliyoruz dedik" dedi.</span></p>

<p data-end="1710" data-start="1425"><span style="font-size:18px;">CHP'nin yargı süreçlerine yönelik eleştirilerine değinen Usta, "'Yargıdan aklanın, gelin siyasetinizi ve hizmetinizi devam ettirin' diyoruz ancak birileri ne hikmetse sadece CHP'li oldukları için sorgulanamaz, yargılanamaz, hesap veremez anlayışıyla bir ayrıcalık beklemektedir" değerlendirmesini yaptı.</span></p>

<p data-end="2286" data-start="2093"><span style="font-size:18px;"><strong>"TARİHİN YANLIŞ TARAFINDA BULUNMAYI TERCİH EDENLERİN SÜRECİ BOZMALARINA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ"</strong></span></p>

<p data-end="2286" data-start="2093"><span style="font-size:18px;">"Terörsüz Türkiye" sürecine değinen Usta, Türkiye'nin terörün tamamen gündemden çıkarılması hedefi doğrultusunda önemli bir aşamaya geldiğini belirterek,&nbsp;"Terörsüz Türkiye hedefi herhangi bir siyasi partinin değil, 86 milyonun ortak hedefidir. Bu süreç, milletimizin huzuru, çocuklarımızın güvenliği ve ülkemizin geleceği için yürütülen milli bir devlet politikasıdır" ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p>

<p data-end="2286" data-start="2093"><span style="font-size:18px;">Usta, sürecin hassasiyetine dikkati çekerek, Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter yapısı, bayrağı, vatanı ve milletin bölünmez bütünlüğünün tartışma konusu olmadığını vurguladı.&nbsp;Sürecin, şehitlerin hatırasına ve gazilerin fedakarlıklarına gölge düşürmeyi değil, onların uğruna mücadele ettiği huzurlu ve güvenli Türkiye idealini kalıcı hale getirmeyi amaçladığını belirten Usta, "İnanıyorum ki Türkiye Yüzyılı'nı, terörün değil huzurun, korkunun değil, güvenin, çatışmanın değil, kardeşliğin yüzyılı yapacağız. Tarihin yanlış tarafında bulunmayı tercih edenlerin, siyasi polemikleri ve hesaplarıyla bu süreci bozmalarına da müsaade etmeyeceğiz. Bu sürecin tam olarak sahibi de milletin tam kendi iradesidir" şeklinde konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 26 20:08:08 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tbmm-genel-kurulunda-belediye-operasyonlari-tartismasi-h162983.html">TBMM Genel Kurulu&apos;nda belediye operasyonları tartışması</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/turk-is-aclik-siniri-36-bin-940-yoksulluk-siniri-120-bin-325-liraya-yukseldi-h162982.html</link>
		<title>TÜRK-İŞ: Açlık sınırı 36 bin 940, yoksulluk sınırı 120 bin 325 liraya yükseldi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[TÜRK-İŞ, Temmuz 2026 itibarıyla açlık sınırını 36 bin 940, yoksulluk sınırını ise 120 bin 325 lira olarak hesapladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜRK-İŞ, temmuz ayı "Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması" hesaplamasının sonuçlarını açıkladı. Buna göre, dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık harcama tutarını ifade eden "açlık sınırı", bu ay 36 bin 940 liraya yükseldi. Araştırmada, açlık sınırının 28 bin 75 lira olan asgari ücreti 8 bin 865 lira aştığına dikkati çekildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gıda ile birlikte barınma, ulaşım, giyim, eğitim, sağlık ve diğer zorunlu ihtiyaçların yer aldığı "yoksulluk sınırı" ise 120 bin 325 liraya yükseldi. Bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti de 47 bin 758 lira olarak hesaplandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜRK-İŞ'in verileri, temel gıda grubundaki fiyat artışlarının bu ay da sürdüğünü ortaya koydu. TÜRK-İŞ’ e göre, "mutfak enflasyonu" verilerindeki değişim Temmuz 2026 itibarıyla şu şekilde gerçekleşti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin 'gıda için' yapması gereken asgari harcama tutarındaki artış, bir önceki aya göre yüzde 3,30 oranında gerçekleşmiştir. On iki aylık değişim oranı yüzde 39,85 olmuştur. Yıllık ortalama artış yüzde 40,60 olarak gerçekleşmiştir. Yedi aylık artış oranı ise yüzde 22,54 olmuştur."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 26 15:51:35 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/turk-is-aclik-siniri-36-bin-940-yoksulluk-siniri-120-bin-325-liraya-yukseldi-h162982.html">TÜRK-İŞ: Açlık sınırı 36 bin 940, yoksulluk sınırı 120 bin 325 liraya yükseldi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/umit-ozdag-turkiyenin-lubnanlastirilarak-parcalanma-projesinin-ilerletilmeye-calisildigini-goruyoruz-h162981.html</link>
		<title>Ümit Özdağ: Türkiye&apos;nin Lübnanlaştırılarak parçalanma projesinin ilerletilmeye çalışıldığını görüyoruz</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, &quot;Türkiye&#039;nin milli, üniter ve laik devlet yapısının bu süreçte çok uluslu bir yapıya dönüştürülmesi ve Türkiye&#039;nin Lübnanlaştırılarak parçalanma projesinin ilerletilmeye çalışıldığını görüyoruz. Bir araya gelmesi mümkün olmayan kişiler bir araya geliyor. Erdoğan ve Kılıçdaroğlu, Bahçeli ve Öcalan bir araya geliyor&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin genel merkezinde "Türk Milleti Basın Toplantısı" adıyla yaptığı haftalık basın açıklamasında gündeme dair açıklamalarda bulundu. Özdağ'ın basın açıklamasına Güvenpark'ta hak arayan Er Şehit Aileleri ve Gaziler Platformu üyeleri de katıldı. Özdağ, toplantıya geçtiğimiz günlerde yaşamını yitiren gazeteci Vedat Yenerer'i anarak başladı. Ardından Filenin Sultanları'nın Milletler Ligi şampiyonluğunu kutladı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özdağ, TÜİK'i "Mutluluk hormonu kurumu" olarak nitelendirerek 2025 yılı sonu itibariyle gayrisafi milli hasılanın 18 bin 40 dolar olarak açıklanmasını eleştirdi. Özdağ, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Hepimizin zenginliği 18 bin 40 dolarmış. Evet, kişi başına aylık gelir bin 500 dolarmış. Bir çocuk romanı vardır ya, Alice Harikalar Diyarı'nda gibi, TÜİK de bize bir harikalar diyarında olduğumuz masallarını anlatıyor. Gülüyoruz ama millet açlık ve yoksullukla kırılıyor. Gerçekten Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik buhranlarından bir tanesinden geçiyoruz. 2026 Temmuz itibariyle açlık sınırı 38 bin 216 lira, yoksulluk sınırı 117 bin 336 TL olmuş durumda. Yani asgari ücret açlık sınırının 10 bin 141 lira altında arkadaşlar. İnsanlar nasıl geçinecekler, nasıl karınlarını doyuracaklar? Şimdi TÜİK'e soralım burad, madem kişi başına gayrisafi yurt içi hasıla 18 bin dolar, yani ayda bin 500 dolar, 5 milyon asgari emekli maaşı alan emeklimiz ve 11 milyon asgari ücretli neden açlık sınırı altında bir gelir elde ediyorlar? Bu paranın geri kalanı nerede arkadaşlar? Neden halkımıza bu parayı aktarmıyorsunuz? Halka aktarmıyorsanız kimlere aktarıyorsunuz? Gayrisafi yurt içi hasıla olarak açıkladığınız rakam bir hayal mi? Gelir dağılımı öylesine bozuk ve adaletsiz ki küçük bir grup zenginlik içinde yüzerken, toplumun yüzde 90’ı açlıkla mücadele etmek zorunda kalıyor. Hangisini söylemek istiyorsunuz? Hangisi TÜİK'in doğrusu?"&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ÇÖZÜM PLANLI EKONOMİDİR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye'de çok ciddi bir ekonomik kriz yaşandığını belirten Özdağ, vatandaşın alım gücünün çok düştüğüne vurgu yaptı. Özdağ, sorunları sıraladıktan sonra, "Bu ekonomik buhrandan çıkmanın tek yolu 'Zafer Ekonomisi'dir. Bu ekonomik buhrandan çıkmanın tek yolu sürdürülebilir, planlı kalkınmanın benimsenmesidir. Bu ekonomik buhrandan çıkmanın tek yolu Devlet Planlama Teşkilatı'nın kurulmasıdır. Bu ekonomik buhrandan çıkmanın tek yolu hukukun üstünlüğünün benimsenerek güven ikliminin oluşturulmasıdır. Planlı ekonomidir, planlı sanayileşmedir, planlı tarımdır, verimin üretimde arttırılmasıdır ve bunları AK Parti iktidarının yapması mümkün değildir" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"PROTESTOLAR OLSAYDI ÖFKE BU KADAR YÜKSEK OLMAZDI"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özdağ, vatandaşın üzerinde çok ciddi baskı yaratıldığını savunarak, "Çünkü her geçen gün biraz daha hukuk devletinin tasfiye edildiğini, düşman ceza hukukunun insafsızca uygulandığını, iktidarda kalacağız diye muhalefet üzerindeki ve vatandaş üzerindeki baskıların arttırıldığını görüyoruz. Ama ne kadar baskıyı arttırsalar da sonuçta vatandaş öfkesini sandığa taşıyarak sandıkta patlatmaya hazırlanıyor. Buradan AK Parti yönetimine sesleniyorum, eğer sokakta protestolar olsaydı öfke bu kadar yüksek olmazdı. Düdüklü tencerenin düdüğünü lehimlediniz. Geriye bu buharın dışarı çıkması için bir tek şey kalıyor. Bu tencere patlayacak. Ve bu tencere sandıkta patlayacak. Patladığı zaman siz de öyle şaşıracaksınız ki öyle telaşa kapılacaksınız ki. Biz bu telaşı, bu şaşkınlığı 2015 Haziran'ında görmüştük. Bu sefer çok daha ağır ama çok daha ağır bir mağlubiyete doğru gidiyorsunuz" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"SİLAH BIRAKMAM DİYENLERE TAVİZ VERİLİYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Zafer Partisi Lideri Ümit Özdağ, "Terörsüz Türkiye" sürecine de değinerek, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Terörsüz Türkiye adını verdikleri, terörle müzakere ve teröre teslimiyet süreci 21 ayı geride bıraktı. PKK kendisini feshedecekti, silahlarını bırakacaktı, bir al-ver süreci yaşanmayacaktı, şartsız şurtsuz terör sona erecekti. Bu başladığı zaman bunun böyle olmayacağını, olamayacağını, Türk halkına bu konuda doğru söylenmediğini ifade ettik. Ve ne yazık ki haklı çıktık. Gelmiş olduğumuz noktada bırakın bir müzakereyi, 'Ben silahı bırakmam' diyen bir terör örgütüne taviz veriliyor ve dağdan inmesi için yasa çıkartılıyor. Pazarlığın odağında narkoterörist elebaşı Öcalan'a özgürlük ve siyasi haklar verilmesi, PKK'lı teröristlerin affedilip topluma kazandırılması yer alıyormuş.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;"PKK TERÖR ÖRGÜTÜNE MENSUP OLACAK VE SUÇA BULAŞMAMIŞ NASIL OLACAK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Medyadan biz de izliyoruz. Kimi bilgilere göre yasa taslağında, 'PKK terör örgütüne mensup olmakla birlikte suça bulaşmamış...' Yani PKK terör örgütüne mensup olacak ve suça bulaşmayacak. Zaten PKK terör örgütüne mensup olmak, suça bulaşmak anlamına geliyor yasalara göre. Ve bunlar topluma kazandırılacakmış, cezaevindeki hükümlülere de ceza indirimi gelecekmiş. Zaten şu ana kadar yüzlerce ve yüzlercesinin serbest bırakıldığını duyuyoruz, izliyoruz. Çerçeve yasa taslağı aslında açık bir af düzenlemesi. Nitekim Adalet Bakanı da 'Bir genel af söz konusu değil, PKK ile sınırlı bir düzenleme.' diyerek bunun bir PKK affı olduğunu teyit etti. İktidar ve Terörsüz Türkiye sürecini yürütmeye çalışanlar, PKK'ya af düzenlemesi tasarlıyorsa bunu çıkıp açıkça ifade etmek ve gazilerimize, şehit ailelerine ve tabii Türk milletine bir açıklama yapmak zorundalar. Neden? Neden yapıyorsunuz bunu? Bu açılım ve terörle pazarlık sürecini yürütenler, kahraman gazilerimiz ve aziz şehitlerimizin emaneti olan aile yakınlarının yüzlerine bakabilirler mi? Hiç sanmıyorum. Bakacak olsalardı, 17 gündür Ankara'da, Güvenpark'ta, ‘gaziler arasında rütbe farkı olmaz’ diyen ve bunun için 24 saat gece gündüz Güvenpark'ta direnen gazilerimizi en azından ziyaret eder ve isteklerini dinlerler, hatırlarını sorarlardı ama bunu yapmadılar. Madem siz bunu yapmadınız, biz de gazilerimizin temsilcilerini buraya davet ettik. Onlar buradan Türk halkına ne istediklerini ve bu sürece nasıl baktıklarını size anlatacaklar.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TÜRKİYE'Yİ DAHA KÖTÜ GÜNLERE SÜRÜKLER"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Durum gerçekten bu kadar vahim ve PKK terör örgütüyle yapılan müzakerelerin ulaşmış olduğu nokta bu kadar acı verici. Birinci açılımı yaşamamışız gibi, birinci açılım adı verilen teslimiyet sürecinden sonra 3-5 ilçemizi PKK terör örgütünün elinden geri almak için Kıbrıs'ta vermiş olduğumuz şehitten daha fazla şehit vermemişiz gibi, şimdi 'Terör bitince ekonomik kalkınma başlayacak.' söylemiyle Türk halkı bu sürece ikna edilmeye çalışılıyor. Terör bitince ekonomik kalkınma başlar mı? Evet, terör örgütü teslim olur, terör örgütü diz çöker ve kayıtsız şartsız, Zafer Partisi'nin yapacağı gibi Türk devletinden af diler ise terörün durması, ekonominin gelişmesine de muhakkak katkıda bulunur. Ama teröre taviz vererek teslim olursanız, terörün durması ekonomiye hiçbir katkı yapmaz. Aksine Türkiye'yi daha kötü günlere, aynen birinci açılım sonrasında olduğu gibi, sürükler. İşte alın size terörle müzakere eden İspanya'nın gittiği nokta, inceleyin ve ondan sonuçlar çıkartın."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TÜRKİYE'NİN LÜBLANLAŞTIRILARAK PARÇALANMA PROJESİ İLERLETİLMEYE ÇALIŞIYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye etrafında savaşların arttığına işaret eden Özdağ, şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bugün de ülkemiz çok ağır bir tehditle karşı karşıya. Dünya, Amerika ve Çin arasında başlayan ve parça parça devam eden bir dünya savaşı yaşıyor. Bu savaşın alevleri ülkemizin sınırlarını yalıyor adeta. Rusya-Ukrayna Savaşı, Amerika-İsrail-İran Savaşı ve şimdi önümüzdeki süreçte Avrupa'da başlayacak yeni bir çatışma ve Uzak Doğu'da başlaması muhtemel yeni bir çatışmadan bahsediliyor. Türkiye'nin milli, üniter ve laik devlet yapısının bu süreçte çok uluslu bir yapıya dönüştürülmesi ve Türkiye'nin Lübnanlaştırılarak parçalanma projesinin ilerletilmeye çalışıldığını görüyoruz. Bir araya gelmesi mümkün olmayan kişiler bir araya geliyor. Bakın, Erdoğan ve Kılıçdaroğlu, Bahçeli ve Öcalan bir araya geliyor. Erdoğan, bundan sonra AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi ve DEM birlikte yol yürüyeceğiz diye sarayda açıkladı. Evet, hal böyleyken Zafer Partisi, Atatürk Cumhuriyeti'ni savunmak için bütün vatanseverleri Zafer Partisi saflarında mücadeleye çağırıyor. Bugünkü siyasi mücadele, demokrasi veya demokrasi demeyelim de, demokrasiden geriye kalanla karşı tarafı azaltmak ve kendi tarafınızı güçlendirmektedir. Rahmetli Demirel'in ifadesidir bu ve çok doğru bir ifadedir. Biz de Zafer Partisi olarak Zafer Partisi saflarını güçlendiriyoruz, sayımızı arttırıyoruz ve arttırmaya devam edeceğiz.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BEBEK KATİLİNE KARŞI SUS PAYI VERİLMEK ÜZERE HAZIRLANAN TEKLİFİ KABUL ETMİYORUZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özdağ'ın basın toplantısına katılan Er Şehit Aileleri ve Gaziler Platformu Sözcüsü Erdem Çerçioğlu da taleplerini sıraladıktan sonra, şunları söyledi:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bizim bu alandaki amacımız kamuoyu oluşturmaktı. Kamuoyu oluşturmakta bize yardımcı olduğunuz için, sesimiz olduğunuz, sözümüz olduğunuz için, görmeyen gözümüz olduğunuz için, yürüyemeyen ayağımız olduğunuz için çok teşekkür ederiz. Biz bu alandan, bu hazırlanan çerçeve yasayı, tamamen içi boş, bu bebek katiline karşılık sus payı verilmek üzere hazırlanmış bir şey, asla kabul etmiyoruz. Asla. Eşit haklarımıza adil davranılmadıktan sonra, adalet içerisinde bize de eşit davranılmadıktan sonra hiçbir şey kabul etmiyoruz. Biz alandan ayrılmıyoruz. Bu hafta sonuna kadar eğer somut bir adım atılıp buradan bir şey çıkmazsa, biz açlık grevine gidiyoruz. Tüm Türkiye'yi, tüm Ankara halkını bu aziz insanlar, bu kahramanlarla birlikte Güvenpark'ta olmaya davet ediyoruz. Buyurun, başımızın üstünde yeriniz var. Gelin, kahraman görmek istiyorsanız bir başka yerde aramanıza gerek yok.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 26 15:29:40 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/umit-ozdag-turkiyenin-lubnanlastirilarak-parcalanma-projesinin-ilerletilmeye-calisildigini-goruyoruz-h162981.html">Ümit Özdağ: Türkiye&apos;nin Lübnanlaştırılarak parçalanma projesinin ilerletilmeye çalışıldığını görüyoruz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/orhan-sumer-tbmmde-balcali-hastanesinin-sesi-oldu-artik-yeter-tukendik-h162980.html</link>
		<title>Orhan Sümer TBMMde Balcalı Hastanesinin Sesi Oldu: Artık Yeter, Tükendik!</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Yeni Parti Adana Milletvekili Orhan Sümer, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı
konuşmada Balcalı Hastanesi’nin sesi oldu. Kahramanmaraş merkezli depremlerden bu yana tam kapasiteyle
hizmet veremeyen Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi’nin ve 1.118 sağlık çalışanının mağduriyetini
Meclis gündemine taşıyan Sümer, Sağlık Bakanlığı&amp;#39;na acil yatırım çağrısında bulundu.
Orhan Sümer konuşmasında şu ifadeleri kullandı:]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yarım asrı aşkın süredir Adana;da ve tüm bölgeye hizmet veren Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanemiz,<br />
6 Şubat 2023 depreminden bu yana ne yazık ki sağlıklı hizmet veremiyor. Depremin ilk günlerinde acil<br />
servislerde, yoğun bakımlarda ve ameliyathanelerde insanüstü bir fedakârlıkla hayat kurtaran sağlık<br />
çalışanlarımız; binaların boşaltılmasıyla birlikte üç yıldır farklı hastanelerde hizmet vermeye çalışıyor.&amp;quot;<br />
Ödemeler Gecikiyor, Mağduriyet Büyüyor<br />
Farklı binalarda zor şartlar altında görevini sürdürmeye çalışan sağlık emekçilerinin mali haklar konusunda<br />
da ciddi aksamalar yaşadığını belirten Sümer; çalışanların hak ettikleri ek mesai ve performans ücretlerini 3<br />
ila 4 ay geriden alabildiklerini dile getirdi.<br />
Sümer konuşmasının devamında; akademisyeni, asistanı, hekimi, hemşiresi, teknisyeni ve tıbbi sekreteriyle<br />
tam 1.118 sağlık çalışanı seslerini duyurmaya çalıştığını vurgulayarak hepsinin tek bir ağızdan &amp;quot;Artık yeter,<br />
tükendik.&amp;quot; Dediğini ifade etti.<br />
&amp;quot;Sağlığın Partisi ve Siyaseti Olmaz&amp;quot;<br />
Kendi binasından koparılarak belirsizliğe sürüklenen Balcalı Hastanesi’nin akıbetinin doğrudan Sağlık<br />
Bakanlığı’nın alacağı kararlara bağlı olduğunu vurgulayan Orhan Sümer, konunun siyaset üstü bir anlayışla<br />
ele alınması gerektiğini belirtti.<br />
Sümer, Meclis kürsüsünden Sağlık Bakanı’na doğrudan seslenerek şu soruları yöneltti:<br />
Sağlığın partisi, siyaseti olmaz. Buradan Sağlık Bakanına sesleniyoruz: 1.118 personeliyle bölgenin şifa<br />
kapısı olan Balcalı Hastanesine ne zaman gerekli yatırımları yapıp hastanemizi tam kapasiteyle yeniden<br />
faaliyete geçireceksiniz?<br />
Bölge halkı ve sağlık çalışanları, yarım asırlık bu köklü tıp merkezinin bir an önce gerekli yatırımlarla<br />
modernize edilerek yeniden faaliyete geçmesini bekliyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 26 14:53:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/orhan-sumer-tbmmde-balcali-hastanesinin-sesi-oldu-artik-yeter-tukendik-h162980.html">Orhan Sümer TBMMde Balcalı Hastanesinin Sesi Oldu: Artık Yeter, Tükendik!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ayhan-baruttan-faiz-enflasyon-ve-zam-tepkisi-sebep-akp-bedeli-halk-oduyor-h162979.html</link>
		<title>Ayhan Barut&apos;tan faiz, enflasyon ve zam tepkisi  Sebep AKP, bedeli halk ödüyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Adana Milletvekili Ayhan Barut, Meclis&#039;te yüksek faiz, enflasyon ve zam düzeni nedeniyle iflasların arttığını, herkesin borca sürüklendiğini söyledi. Esnafından emeklisine, çiftçisinden sanayicisine kimsenin nefes alamadığını belirten Barut, iktidara tepki gösterip, üretim ve istihdamın korunması için çözüm üretilmesini istedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Faiz ve enflasyon ocakları söndürdü<br />
"BEDEL ÖDÜYORUZ"<br />
TBMM Genel Kurulu'nda konuşan Ayhan Barut, "Tek adam yönetimi, ‘Faiz ve Nas’ dedi, korkunç bedeli ise üreten, sanayici, iş dünyası ve yurttaş ödedi. Hala bedel ödüyoruz. Tam 3 senedir süren yüksek faiz, enflasyon ve fahiş zam ortamı, toplumu perişan etti. AKP’nin yarattığı krizin boyutları bitmek bir yana artarak sürüyor. Bu koşullarda tarımdan sanayiye kim nasıl üretecek, esnaf nasıl ayakta kalacak, istihdam nasıl yaratılacak?" dedi.<br />
"FERYADI DUYUN"<br />
AKP iktidarının yarattığı ekonomik kriz ortamında yüksek faizlere tepki gösteren Barut, "Faizler resmiyette yüzde 37 oranında sabit bırakılıyor ama gerçekte yüzde 50 bandında. Kimse uygun finansmana erişemiyor, her şey kısıtlandı. Piyasada iş dönmüyor, üretim ve yatırım imkansız hale geldi. İflaslar arttı, herkes borca battı, icralık oldu. Bu koşullarda, esnaf, çiftçi, sanayici ve iş insanı nefes alamıyor. Bu feryadı duyun, artık çözüm üretin" diye konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 26 14:23:58 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ayhan-baruttan-faiz-enflasyon-ve-zam-tepkisi-sebep-akp-bedeli-halk-oduyor-h162979.html">Ayhan Barut&apos;tan faiz, enflasyon ve zam tepkisi  Sebep AKP, bedeli halk ödüyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/etimesgut-belediyesine-operasyon-iyi-partili-kavuncu-kurgulanmis-gozalti-goruntulerinin-israrla-servis-edilmesinin-gerekcesi-nedir-h162978.html</link>
		<title>Etimesgut Belediyesi&apos;ne operasyon... İYİ Partili Kavuncu: Kurgulanmış gözaltı görüntülerinin ısrarla servis edilmesinin gerekçesi nedir?</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu, Etimesgut Belediyesi&#039;ne yönelik operasyona ilişkin, &quot;Emniyet’in gerçekleştirdiği operasyonlar ve gözaltı süreçleri her geçen gün sertleşiyor ve itibar suikastı gerçekleştiriliyor. Mesela adeta kurgulanmış gözaltı görüntülerinin ısrarla servis edilmesinin gerekçesi nedir? Seçilmiş bir belediye başkanının bu şekilde gözaltına alınmasıyla ne amaçlanıyor? Lekeleme yürüyüşü bir suçtur ve hak ihlalidir&quot; ifadelerini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Kavuncu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Emniyet’in gerçekleştirdiği operasyonlar ve gözaltı süreçlerinin her geçen gün sertleştiğini ve itibar suikastı gerçekleştirildiğini" ifade etti ve şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Mesela adeta kurgulanmış gözaltı görüntülerinin ısrarla servis edilmesinin gerekçesi nedir? Seçilmiş bir belediye başkanının bu şekilde gözaltına alınmasıyla ne amaçlanıyor? Lekeleme Yürüyüşü bir suçtur ve hak ihlalidir. Daha da ileri taşıyalım. Gözaltına alınan bir kişinin, emniyete güvenerek verdiği telefon şifresinin ardından, telefonundaki görüntüler, yazışmalar vb. nasıl hızlıca birilerinin eline geçiyor? Hukuk mekanizmalarının tamamen yok edilmesiyle otoriterliğin ötesine geçen yönetim anlayışı tescil ediliyor. Bu yolun sonu yol değil."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 26 14:02:27 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/etimesgut-belediyesine-operasyon-iyi-partili-kavuncu-kurgulanmis-gozalti-goruntulerinin-israrla-servis-edilmesinin-gerekcesi-nedir-h162978.html">Etimesgut Belediyesi&apos;ne operasyon... İYİ Partili Kavuncu: Kurgulanmış gözaltı görüntülerinin ısrarla servis edilmesinin gerekçesi nedir?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/kanko-tereyagina-bes-yilda-yuzde-1970-zam-geldi-vatandasin-sofrasi-her-gun-daha-da-kuculuyor-h162977.html</link>
		<title>Kanko: Tereyağına Beş Yılda Yüzde 1.970 Zam Geldi, Vatandaşın Sofrası Her Gün Daha da Küçülüyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, Türkiye&amp;#39;de derinleşen hayat
pahalılığı ve yüksek enflasyonun vatandaş üzerindeki yıkıcı etkisini, son beş yılda tereyağı
fiyatlarında yaşanan yüzde 1.970 lik artış üzerinden gündeme taşıdı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu&amp;#39;nda konuşan Kanko, resmi enflasyon verileri ile<br />
vatandaşın günlük yaşamda karşı karşıya kaldığı ekonomik gerçekler arasındaki uçuruma<br />
dikkat çekerek iktidarın ekonomi politikalarını sert sözlerle eleştirdi.<br />
Tereyağı Fiyatı 20 Katına Çıktı!<br />
Kanko, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:<br />
&amp;quot;İktidar yıllardır ekonominin düzeldiğini anlatıyor. Ancak millet, TÜİK&amp;#39;in tablolarına değil<br />
market raflarındaki fiyat etiketlerine bakıyor. Çünkü gerçek enflasyon mutfakta yaşanıyor.<br />
İşte bunun en çarpıcı örneklerinden biri de tereyağıdır. 2021 yılında 49 liraya alınan bir<br />
kilogram tereyağı bugün 1.019 liraya ulaştı. Beş yılda yüzde 1.970 zam. Bu tabloyu ne<br />
küresel gelişmelerle ne de piyasa şartlarıyla açıklayabilirsiniz. Bunun adı; üretimi bitiren,<br />
maliyetleri artıran ve vatandaşı yoksullaştıran yanlış ekonomi politikalarıdır.<br />
Üretici artan yem, enerji ve diğer girdi maliyetleri altında ezilirken, tüketici ise en temel gıda<br />
ürünlerine dahi ulaşmakta zorlanıyor. Milletin sofrasını her geçen gün küçülten bu ekonomik<br />
anlayış değişmeden hiçbir vatandaş gerçek anlamda refaha kavuşamaz.&amp;quot;<br />
Kanko, yüksek enflasyonun yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını, milyonlarca vatandaşın<br />
temel gıda ürünlerine erişimini zorlaştıran ağır bir geçim krizine dönüştüğünü belirterek,<br />
üretimi destekleyen ve vatandaşın alım gücünü artıran ekonomik politikaların hayata<br />
geçirilmesi gerektiğini vurguladı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 26 13:41:46 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/kanko-tereyagina-bes-yilda-yuzde-1970-zam-geldi-vatandasin-sofrasi-her-gun-daha-da-kuculuyor-h162977.html">Kanko: Tereyağına Beş Yılda Yüzde 1.970 Zam Geldi, Vatandaşın Sofrası Her Gün Daha da Küçülüyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/fransa-ispanya-ve-yunanistan-orman-yanginlariyla-mucadele-ederken-avrupa-asiri-sicaklarin-etkisi-altinda-h162976.html</link>
		<title>Fransa, İspanya ve Yunanistan orman yangınlarıyla mücadele ederken, Avrupa aşırı sıcakların etkisi altında</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Avrupa genelinde etkisini sürdüren aşırı sıcaklar, Fransa, İspanya ve Yunanistan&#039;da büyük orman yangınlarını körükledi. Üç ülkede yüz binlerce kişi tahliye edilirken, Yunanistan&#039;da üç itfaiyeci yaşamını yitirdi. Yetkililer, yüksek sıcaklık, düşük nem ve kuvvetli rüzgarların yangın riskini artırdığı uyarısında bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Avrupa genelinde etkisini sürdüren aşırı sıcak hava dalgası, Fransa, İspanya ve Yunanistan'da büyük orman yangınlarını beraberinde getirdi. Yükselen sıcaklıklar, kuruyan bitki örtüsü ve kuvvetli rüzgarlar nedeniyle üç ülkede yangınlarla mücadele sürerken, yüz binlerce kişi tahliye edildi, Yunanistan'da ise üç itfaiyeci hayatını kaybetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">FRANSA'DA YANGINLA MÜCADELE SÜRÜYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fransa'nın Bordeaux kenti yakınlarında günlerdir devam eden orman yangınıyla mücadele sürerken, yetkililer kundaklama şüphesiyle iki kişiyi gözaltına aldı. Yerel yönetim, yangının gece boyunca yayılmadığını ve kül olan alanın 42 bin hektarda sabit kaldığını açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yangınlar nedeniyle yaklaşık 220 bin kişi evlerini ve tatil bölgelerini terk ederken, bunların yaklaşık 60 bininin evlerine dönmesine izin verildi. Faaliyetlerini durduran çok sayıda işletmenin de kademeli olarak yeniden açıldığı bildirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fransız yetkililer, Bordeaux çevresinde gök gürültülü sağanak, artan nem ve sıcaklıkların düşmesiyle birlikte koşulların iyileşmesinin beklendiğini ancak Gironde bölgesinde aşırı sıcak uyarısı ile yangın riskinin sürdüğünü belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fransa Meteoroloji Kurumu Meteo France, en yüksek orman yangını riskinin artık ülkenin güneydoğusu ile Akdeniz kuşağında yoğunlaştığını açıkladı. Yetkililer, bu yıl çıkan yangınlarda yanan alan miktarının 2006'dan bu yana herhangi bir yılda görülen seviyeyi aştığını bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YUNANİSTAN'DA ÜÇ İTFAİYECİ HAYATINI KAYBETTİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yunanistan'da ise Girit Adası ile Mora Yarımadası'nda çıkan iki büyük orman yangınıyla mücadele sürüyor. Girit'in orta kesiminde çıkan yangında iki itfaiyeci, yangın bölgeleri arasında araçla ilerlerken alevlerin arasında kalarak yaşamını yitirdi. Mora Yarımadası'ndaki ayrı bir yangında ise bir başka itfaiyeci hayatını kaybetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şiddetli rüzgarların etkisiyle büyüyen yangınlar nedeniyle Girit'in güney kıyısındaki turistik Agia Galini bölgesi ile çevredeki yerleşimlerden yüzlerce turist ve bölge sakini kara ve deniz yoluyla tahliye edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Agios Vasilios Belediye Başkanı Yiannis Tartarakis, "Durum çaresiz. En acı tarafı ise iki meslektaşımızı kaybetmiş olmamız" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yetkililer, kuvvetli rüzgar nedeniyle yangın söndürme uçaklarının etkin şekilde kullanılamadığını, orman yangınlarının oluşturduğu yoğun ısının zaman zaman kendi mikro iklimini oluşturarak yangınları daha da güçlendirdiğini belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSPANYA'DA 'AŞIRI SICAKLIK KRİZİ' UYARISI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ülkede en az 10 aktif orman yangınının bulunduğunu belirterek durumu "kritik ve son derece karmaşık" olarak değerlendirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanchez, yüksek sıcaklık, düşük nem ve kuvvetli rüzgarların yangınları büyüttüğünü belirterek, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'e Batı Akdeniz için kurulması planlanan yeni Avrupa Birliği yangınla mücadele merkezinin Balear Adaları'nda konuşlandırılması talebini ilettiğini açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İspanyol yetkililer, yaz mevsiminin dördüncü sıcak hava dalgası sırasında ülkenin kuzeybatısındaki Zamora ve Leon eyaletlerinde yeni yangınlar çıktığını, doğudaki Castellon yangınının ise yayılmayı sürdürdüğünü bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Zamora'daki Arribes del Duero Tabiat Parkı çevresinde binden fazla kişi tahliye edilirken, Leon'un kuzeyindeki üç ayrı yangın nedeniyle 300'den fazla kişi evlerini terk etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Castellon'da yangın söndürme çalışmalarını yöneten Antonio Rodrigo, yangının yaklaşık 82 kilometrelik çevreye yayıldığını ve şu ana kadar 9 bin 300 hektardan fazla alanın kül olduğunu belirterek, önümüzdeki 48 saatin yangının kontrol altına alınması açısından kritik olduğunu söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AVRUPA, EN HIZLI ISINAN KITA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Batı medyasında yer alan haberlere göre Avrupa, bugün tarihsel ortalamalara göre sıcaklıkların en fazla yükseldiği kıta oldu. Kıta genelinde en yüksek sıcaklığın 25,3 dereceye ulaşmasının beklendiği, bunun 1961-1990 dönemi ortalamasının 3,6 derece üzerinde olduğu kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AB ülkelerinin, 2025'te yaşanan rekor yangın sezonunu şimdiden geride bıraktığı ve bu yıl da ortalamanın üzerinde bir orman yangını sezonu geçirdiği belirtildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 26 13:20:53 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/fransa-ispanya-ve-yunanistan-orman-yanginlariyla-mucadele-ederken-avrupa-asiri-sicaklarin-etkisi-altinda-h162976.html">Fransa, İspanya ve Yunanistan orman yangınlarıyla mücadele ederken, Avrupa aşırı sıcakların etkisi altında</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gurer-mevsimlik-isci-cocuklar-camurun-icinde-egitimden-uzak-buyuyor-h162975.html</link>
		<title>Gürer: Mevsimlik İşçi Çocuklar Çamurun İçinde, Eğitimden Uzak Büyüyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer,
TBMM Genel Kurulu;nda mevsimlik tarım işçilerinin sorunlarının araştırılmasına ilişkin
görüşmelerde yaptığı konuşmada, üreticiden tüketiciye, mevsimlik tarım işçilerinden çocuklara
kadar tarım sektörünün her alanında sorunların derinleştiğini söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">GÜRER: MEVSİMLİK TARIM İŞÇİLERİ İNSAN ONURUNA YAKIŞMAYAN KOŞULLARDA YAŞIYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;Son sekiz yılda tarımda<br />
çalışan sayısının 841 bin azaldığını, son 17 yılda ise tarım BAĞ-KUR lu sigortalı sayısının 1 milyon 14<br />
bin 948&amp;#39;den 562 bin 127;ye gerileyerek 452 bin 821 kişinin sistemden çıktığını belirten Gürer,<br />
mevsimlik tarım işçilerinin hâlâ temel yaşam koşullarından yoksun olduğunu, çıkarılan genelgelerin<br />
uygulanmadığını ifade ederek,Tarım yalnızca üretim meselesi değil, aynı zamanda insan ve emek<br />
meselesidir dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TARIMDA İSTİHDAM HIZLA GERİLİYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tarım sektöründeki istihdam verilerine değinen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, son yıllarda<br />
yaşanan düşüşün dikkat çekici boyutlara ulaştığını belirterek, &amp;quot;Son sekiz yılda tarımda çalışan 841 bin<br />
kişi azaldı. 2017 yılında 5 milyon 401 bin olan tarımda çalışan sayısı, 2025 yılında 4 milyon 560 bine<br />
geriledi. Nüfus artışı dikkate alındığında bu gerileme çok daha çarpıcıdır.&amp;quot; dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">452 BİN ÇİFTÇİ SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNDEN ÇIKTI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tarım BAĞ-KUR verilerinin de sektörde yaşanan çözülmeyi ortaya koyduğunu belirten CHP Niğde<br />
Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticilerin sosyal güvenlik sisteminden hızla uzaklaştığını söyledi.<br />
Gürer, &amp;quot;Son on yedi yılda tarım BAĞ-KUR&amp;#39;u yani zorunlu 4/B sigortalılar yarı yarıya azaldı. 2009 yılında<br />
1 milyon 14 bin 948 olan sigortalı sayısı, 2026 yılında 562 bin 127&amp;#39;ye geriledi. Resmî verilere göre 452<br />
bin 821 kişi sistemden çıktı. Bu tablo, yalnızca üretim aşamasında değil, üretim öncesi ve üretim<br />
sonrasında da ciddi sorunlar yaşandığını gösteriyor.&amp;quot; ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÜRETİCİ KAZANAMIYOR, TÜKETİCİ PAHALIYA GIDA TÜKETİYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım sektöründe yaşanan sorunların yalnızca çiftçiyi değil<br />
toplumun tamamını etkilediğini ve üretimden tüketime kadar uzanan zincirde ciddi sorunlar<br />
bulunduğunu belirterek, &amp;quot;Tarımda sorunlar derinleşiyor. Üreticinin, çiftçinin ürettiği üründen para<br />
kazanamamasının yanında tüketicinin de pahalı ürün aldığı sorunlu bir süreç devam ediyor. Bunun<br />
yanında, bu işlerde çalışan mevsimlik tarım işçilerinin sorunları da ayrıca yürek sızlatıyor.&amp;quot; dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TARLALARDA GÖRDÜĞÜMÜZ MANZARA İÇ ACITIYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mevsimlik tarım işçilerinin sorunlarını yerinde gözlemlediklerini de belirten CHP’li Gürer, Türkiye&amp;#39;nin<br />
yıl boyunca devam eden tarımsal üretimi nedeniyle binlerce ailenin il il göç ederek yaşamını<br />
sürdürmek zorunda kaldığını belirterek, &amp;quot;Gidiyoruz tarlaya, orada çalışan işçilerin durumlarını<br />
görüyoruz, onların yaşadığı sorunları yerinde dinliyoruz. Ülkemizde farklı iklim özellikleri nedeniyle<br />
tarımsal üretim yıl boyunca devam ediyor. Bu nedenle mevsimlik tarım işçileri de il il göç ederek<br />
yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor. Yoksulluk içinde olan bu kesim, farklı illere göç ederek<br />
kazandıklarıyla adeta karın tokluğuna çalışıyor.&amp;quot; diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GENELGELER ÇIKARILIYOR AMA UYGULANMIYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhurbaşkanlığı tarafından 2024 yılında yayımlanan ve daha sonra güncellenen genelgeyi hatırlatan<br />
Ömer Fethi Gürer, &amp;quot;Genelgede yer alan düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi, valilerin bu<br />
konuda duyarlı davranması gerekiyordu. Ancak gidip gördüğümüz tablo farklı. Derme çatma<br />
çadırlarda, yaşam olanaklarını son derece sınırlayan koşullarda hayatlarını sürdürüyorlar. Temiz suya<br />
erişimden elektriğe, tuvaletten diğer temel ihtiyaçlara kadar eksiklikler hâlâ devam ediyor.&amp;quot;<br />
ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇOCUKLARIN DURUMUNU GÖRÜNCE İÇİNİZ ACIYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çocukların durumlarını gördüğünüz zaman içiniz acıyor.<br />
Okullarından, eğitimlerinden uzaklaşmak zorunda kalan, yalın ayak, çamurun içinde aileleriyle birlikte<br />
yaşam mücadelesi veren çocuklar var. Geleceklerini o zor koşullarda aramaya çalışıyorlar.&amp;quot; dedi.<br />
Kadın işçilerin de ağır çalışma koşullarında erkeklerden daha düşük ücretlerle çalıştırıldığını belirten<br />
Gürer, sağlık hizmetlerine erişim ve sosyal güvenlik konusunda da önemli eksiklikler bulunduğunu<br />
ifade ederek, &amp;quot;Mevsimlik tarım işçilerinin çalışma şartlarına ve yaşam alanlarına yönelik çıkarılan<br />
genelgeler dahi uygulanmıyor. Ulaşımda yaşanan sorunlarla her yıl birden fazla tarım işçisinin iş<br />
cinayetlerinde hayatını kaybettiğine tanık oluyoruz. Kadın işçiler zor şartlarda ve erkeklere göre daha<br />
düşük ücretlerle çalıştırılıyor. Sağlık taramaları yetersiz, iş kazalarına karşı yeterli güvence de<br />
bulunmuyor.&amp;quot; diye konuştu.<br />
&amp;quot;TARIM MİLLÎ GÜVENLİK KADAR ÖNEMLİDİR&amp;quot;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tarımın stratejik önemine dikkat çeken Gürer, gıda güvenliğinin ülkenin geleceği açısından<br />
vazgeçilmez olduğunu belirterek, &amp;quot;Tarım ve gıda millî güvenlik kadar önemli. Tarım alanında yaşanan<br />
tüm sorunları bir bütün olarak görmek gerekiyor. Üretimdeki girdi maliyetlerinden çiftçinin<br />
sorunlarına, mevsimlik tarım işçilerinin yaşadığı sıkıntılara kadar her konu geleceğimiz açısından<br />
büyük önem taşıyor.&amp;quot; dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye&amp;#39;nin birçok tarım ürününü üretebilmesine rağmen ithalatın sürdüğünü belirten Gürer, bunun<br />
yanlış tarım politikalarının sonucu olduğunu ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, &amp;quot;Bugün ülkemizde her ürün yetişebiliyor ama her yetişen ürüne rağmen ithalat bitmiyor.<br />
İthalatın temel nedenlerinden biri çiftçinin doğru zamanda doğru destek ve teşviklerden mahrum<br />
bırakılmasıdır.&amp;quot; diye konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 26 12:50:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gurer-mevsimlik-isci-cocuklar-camurun-icinde-egitimden-uzak-buyuyor-h162975.html">Gürer: Mevsimlik İşçi Çocuklar Çamurun İçinde, Eğitimden Uzak Büyüyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/onder-sav-chpden-istifa-etti-h162974.html</link>
		<title>Önder Sav CHP&apos;den istifa etti</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Eski CHP Genel Sekreteri Önder Sav, 70 yıllık parti üyeliğini sonlandırarak CHP&#039;den istifa ettiğini duyurdu. Sav, &quot;Benim, ömrü hukukun üstünlüğü kavgası yapan, demokratik, laik hukuk devleti mücadelesi yapan bir siyaset adamı olarak mensup olduğum partide bu hukuksuzluklara, bu aldırmazlıklara sessiz kalmam mümkün olamazdı. Ve böyle kalmayı da kendime yakıştıramazdım&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">YENİ Parti Ankara Milletvekili Aylin Yaman ve Muğla Milletvekili Gizem Özcan, TBMM'de eski CHP Genel Sekreteri Önder Sav'la birlikte basın toplantısı düzenledi. Sav, CHP'den istifa ettiğini açıkladı. 16 yıl sonra ilk kez aynı kürsüde kamuoyunun karşısına çıktığını belirten Sav, "Milletvekilliğini bıraktığım 2011'den bu yana ilk kez bu kürsüde sizlerle beraber oluyorum. Hem bunun mutluluğu hem de heyecanı içindeyim" diye konuştu. Ankara 36. İdare Mahkemesi'nin 21 Mayıs 2026 tarihinde verdiği "mutlak butlan" kararına değinen Sav, kararın CHP'deki tartışmaları derinleştirdiğini savundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜN ÇİĞNENDİĞİ BİR DÖNEMİ YAŞIYORUZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Hukukun değil, hukuksuzluğun egemen olduğu, hukukun üstünlüğünün çiğnendiği bir dönemi yaşıyoruz" diyen Sav, Parti Meclisi üyelerinin önemli bir bölümünün istifa ettiğini hatırlatarak, CHP Tüzüğü'ne göre Parti Meclisi ve Merkez Yönetim Kurulu'nun görevinin sona ermiş olması gerektiğini ileri sürdü. Sav, buna rağmen mevcut yönetimin görevine devam ettiğini belirterek, "Beş kişi de kalsa, göreve devam ederiz anlayışıyla, mevcut Parti Meclisi ve Merkez Yönetim Kurulu sanki hukuki geçerliliğini taşıyormuş gibi görev yapmaya devam etti" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"KURULTAY TALEPLERİ REDDEDİLDİ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP'de 45 gün içinde kurultay yapılması gerektiğini ancak bu sürenin aşıldığını öne süren Sav, 5 Kasım 2023 tarihli kurultay delegelerinin yarıdan fazlasının olağanüstü kurultay çağrısı yaptığını söyledi. Sav, delegelerin genel başkan, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu seçimlerinin yenilenmesini istediğini, mevcut yönetimin de ihtiyati tedbir kararını gerekçe göstererek bu talebi reddettiğini belirtti.<br />
Sav, CHP'nin üye katılım törenine figüran taşındığı iddiasına ilişkin, "Cumhuriyet Halk Partisi böyle bir ayıpla yaşayabilecek parti değildir" dedi. CHP'nin Atatürk ilke ve devrimlerinden, laiklikten, hukuk devleti anlayışından ve hukukun üstünlüğünden uzaklaştığını savunan Sav, "Hele hele iddialı bir şekilde telaffuz edilen hak, hukuk, adalet söylemleri de unutulur olmuştur. Cumhuriyet Halk Partisi, hukuksuzluğun ve adaletsizliğin adeta cirit attığı bir parti durumuna sokulmuştur" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"HUKUKSUZLUKLARA SESSİZ KALMAM MÜMKÜN OLAMAZDI"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Önder Sav, konuşmasının devamında özetle şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Benim, ömrü hukukun üstünlüğü kavgası yapan, demokratik, laik hukuk devleti mücadelesi yapan bir siyaset adamı olarak mensup olduğum partide bu hukuksuzluklara, bu aldırmazlıklara sessiz kalmam mümkün olamazdı. Ve böyle kalmayı da kendime yakıştıramazdım. Mustafa Kemal'in önderliğinde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin ve Kuva-yı Milliye'nin devamı olarak kurulmuş olan Cumhuriyet Halk Partisi, bugünkü Cumhuriyet Halk Partisi değildir. Maalesef Cumhuriyet Halk Partisi'nin genleriyle oynanmış ve Cumhuriyet Halk Partisi başkalaştırılmış bir partiye dönüşmüştür. Tabii şimdi partinin binasının ve ambleminin sahibi görünenler kiracı durumundadırlar. Tahliyeleri çok yakındır. Parti binası ve amblem, onların belki bir süre daha kullanacağı bir alet durumunda olacaktır. Ama gerçekler su yüzüne çıktıkça, bu binada oturanlar da kendilerini ciddi bir biçimde sorgular duruma geleceklerdir."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eşi, iki evladı ve damadıyla birlikte CHP üyeliğinden istifa ettiğini vurgulayan Sav, eski CHP Milletvekili ve Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erol Çevikçe'nin de istifa ettiği bilgisini de paylaştı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 26 12:30:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/onder-sav-chpden-istifa-etti-h162974.html">Önder Sav CHP&apos;den istifa etti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/babasi-1938de-cumhuriyet-halk-firkasina-bagis-yapan-yozgatli-chpden-istifa-etti-h162973.html</link>
		<title>Babası 1938&apos;de Cumhuriyet Halk Fırkasına bağış yapan Yozgatlı CHPden istifa etti</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ailesinin 1938 yılında Cumhuriyet Halk Fırkası’na yaptığı bağışlara ait makbuzları gösteren ve &quot;kuruluşundan beri CHP&#039;li olduklarını&quot; söyleyen 75 yaşındaki Veli Çelik, “İçimizden ağlayarak partimizden istifa ediyorum. Ama bir gün tekrar o partiyi kazanacağız” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Cumhuriyet Halk Fırkası’na 1938 ve 1939 yıllarında babası ile amcasının yaptığı bağışlara ait makbuzları paylaşan Veli Çelik, ailesinin kuşaklardır CHP geleneğinin içinde yer aldığını belirtti.</span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/da1bc07c-6846-43f5-8cad-332abe73dfde-w.jpg" /></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çelik, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“1938 yılında babam ve amcam Cumhuriyet Halk Fırkası’na 36 kuruş bağış yapmış. 1939 yılında da yeniden bağışta bulunmuşlar. O dönemde Soyadı Kanunu yeni çıktığı için makbuzlarda soyadları yer almıyor. Biz dededen bu partiliyiz.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1980’de SHP’de görev aldım. SHP’den belediye başkanı seçildim, kurultay delegeliği yaptım. Partiler birleşince CHP’de ilçe başkanlığı görevinde bulundum. Şu anda partim işgal edilmiş durumda. İçimizden ağlayarak partimizden istifa ediyorum. Şu an itibarıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ediyorum. Ama bir gün tekrar o partiyi kazanacağız.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Yozgat İl Başkanlığı görevinden alınmasının ardından partiden istifa ederek YENİ Parti’ye geçen Abdullah Yaşar ise, “1938 yılında Cumhuriyet Halk Fırkası’na bağış yapan insanların torununu bugün ağlayarak partisinden istifa ettirdiler. Bunun takdirini kamuoyuna bırakıyorum” dedi.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 26 12:12:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/babasi-1938de-cumhuriyet-halk-firkasina-bagis-yapan-yozgatli-chpden-istifa-etti-h162973.html">Babası 1938&apos;de Cumhuriyet Halk Fırkasına bağış yapan Yozgatlı CHPden istifa etti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-haziran-ayinda-issizlik-yuzde-76ya-geriledi-h162972.html</link>
		<title>TÜİK: Haziran ayında işsizlik yüzde 7,6&apos;ya geriledi</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu&#039;nun (TÜİK) verisine göre, mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı haziran ayında bir önceki aya göre 0,5 puan azalarak yüzde 7,6&#039;ya geriledi. Atıl işgücü oranı ise, haziran ayında bir önceki aya göre 2 puan azalarak yüzde 28,8 oldu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, haziran ayına ilişkin İşgücü İstatistikleri'ni açıkladı. Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre, 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2026 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre 168 bin kişi azalarak 2 milyon 688 bin kişi olarak hesaplandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı, bir önceki ay yüzde 8,1'den 0,5 puan azalarak yüzde 7,6 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,5, kadınlarda ise yüzde 9,8 olarak tahmin edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTİHDAM 227 BİN KİŞİ ARTTI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mevsim etkisinden arındırılmış verilere göre istihdam edilenlerin sayısı haziran ayında bir önceki aya göre 227 bin kişi artarak 32 milyon 733 bin kişiye yükseldi. İstihdam oranı da 0,3 puan artışla yüzde 48,9 olarak gerçekleşti. Bu oran erkeklerde yüzde 66,1, kadınlarda ise yüzde 32 olarak kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İŞ GÜCÜNE KATILMA ORANI YÜZDE 52,9'A YÜKSELDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Haziran ayında iş gücü bir önceki aya göre 58 bin kişi artarak 35 milyon 420 bin kişi oldu. İş gücüne katılma oranı ise 0,1 puan artarak yüzde 52,9 seviyesinde gerçekleşti. İş gücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 70,7, kadınlarda ise yüzde 35,4 olarak tahmin edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GENÇ İŞSİZLİK ORANI GERİLEDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı, bir önceki aya göre 1,8 puan azalarak yüzde 12,8 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı erkeklerde yüzde 10,4, kadınlarda ise yüzde 17,3 olarak tahmin edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre, istihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların haftalık ortalama fiili çalışma süresi haziran ayında bir önceki aya göre 0,1 saat artarak 42,5 saat olarak gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ATIL İŞ GÜCÜ ORANI YÜZDE 28,8'E GERİLEDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel iş gücü ve işsizlerden oluşan mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış atıl iş gücü oranı, haziran ayında bir önceki aya göre 2 puan azalarak yüzde 28,8 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 18,5, işsiz ve potansiyel iş gücünün bütünleşik oranı ise yüzde 19,2 olarak tahmin edildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 26 11:51:12 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-haziran-ayinda-issizlik-yuzde-76ya-geriledi-h162972.html">TÜİK: Haziran ayında işsizlik yüzde 7,6&apos;ya geriledi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-hizmet-uretici-fiyat-endeksi-haziran-ayinda-yillik-yuzde-h162971.html</link>
		<title>TÜİK: Hizmet Üretici Fiyat Endeksi haziran ayında yıllık yüzde 31,84 arttı</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu&#039;nun (TÜİK) verisine göre, Hizmet Üretici Fiyat Endeksi haziran ayında aylık bazda yüzde 0,22 azalırken, yıllık bazda yüzde 31,84 arttı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, Haziran ayına ilişkin Hizmet Üretici Fiyat Endeksi'ni (H-ÜFE) açıkladı. Buna göre, H-ÜFE 2026 yılı haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 0,22 azaldı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Endeks, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 24,07, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 31,84 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 35,03 artış kaydetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YILLIK BAZDA EN YÜKSEK ARTIŞ ULAŞTIRMA VE DEPOLAMA HİZMETLERİNDE OLDU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir önceki yılın aynı ayına göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 36,27, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 28,24, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 26,85, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 28,47, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 32,41, idari ve destek hizmetlerde ise yüzde 28,26 artış gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AYLIK BAZDA BİLGİ VE İLETİŞİM HİZMETLEİR GERİLEDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir önceki aya göre ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 0,75, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 4,33, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 2,64 artış görüldü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aynı dönemde bilgi ve iletişim hizmetleri yüzde 6,41, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetleri yüzde 5,64, idari ve destek hizmetleri ise yüzde 0,03 azaldı.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 26 11:31:05 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-hizmet-uretici-fiyat-endeksi-haziran-ayinda-yillik-yuzde-h162971.html">TÜİK: Hizmet Üretici Fiyat Endeksi haziran ayında yıllık yüzde 31,84 arttı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/askin-genc-kayseride-emeklinin-maasinin-yuzde-79u-kiraya-h162970.html</link>
		<title>Aşkın Genç: Kayseride emeklinin maaşının yüzde 79u kiraya gidiyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı
konuşmada Kayseri’de artan konut kiraları ile asgari ücret ve emekli aylıkları
arasındaki uçuruma dikkati çekti. Kayseri’de ortalama kiranın 18 bin 628 liraya
ulaştığını belirten Genç, bir asgari ücretlinin gelirinin yüzde 66’sını, en düşük aylığı
alan bir emeklinin ise gelirinin yüzde 79’unu kiraya vermek zorunda kaldığını söyledi.
Genç, “Kayseri’de mesele artık ev sahibi olmak değil, kira ödedikten sonra hayatta
kalabilmektir” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye’nin önemli sanayi ve üretim merkezlerinden biri olan Kayseri’de çalışanlar ve<br />
emekliler, giderek ağırlaşan hayat pahalılığı karşısında barınma giderlerini dahi<br />
karşılayamaz hale geldi. Konut kiralarındaki hızlı yükseliş, asgari ücret ve emekli<br />
aylıklarının büyük bölümünü daha vatandaşın eline geçer geçmez tüketiyor.<br />
YENİ Parti PM Üyesi ve Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, TBMM Genel Kurulu’nda<br />
yaptığı konuşmada kentteki barınma krizine dikkati çekti. Kayseri’de Haziran 2026<br />
verilerine göre ortalama konut kirasının 18 bin 628 liraya yükseldiğini ifade eden<br />
Genç, asgari ücretlinin ve emeklinin kira ödendikten sonra temel ihtiyaçlarını<br />
karşılayacak bir gelire sahip olmadığını vurguladı.<br />
Bir asgari ücretlinin maaşının yaklaşık üçte ikisini yalnızca kiraya ayırmak zorunda<br />
kaldığına dikkati çeken Genç, en düşük emekli aylığını alan bir yurttaşın ise gelirinin<br />
yaklaşık beşte dördünü kiraya verdiğini belirtti.<br />
YENİ Partili Genç, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:<br />
“Seçim bölgem Kayseri&amp;#39;de dar gelirlinin en yakıcı sorunlarından biri barınmadır.<br />
Haziran 2026 verilerine göre kentimizde ortalama konut kirası 18 bin 628 liraya<br />
ulaşmıştır. Net asgari ücret ise 28 bin 75 liradır. Bir asgari ücretli maaşının yüzde<br />
66&amp;#39;sını yalnızca kiraya vermekte, bütün bir ayı geçirmek için elinde sadece 9 bin 447<br />
lira kalmaktadır. En düşük emekli aylığı 23 bin 552 liraya çıkarılsa bile bunun yüzde<br />
79&amp;#39;u kiraya gitmektedir.<br />
“EMEKLİ KİRAYI ÖDEDİKTEN SONRA ELİNDE YALNIZCA 4 bin 924 LİRA<br />
KALIYOR”<br />
Emeklinin elektrik, su, doğal gaz, gıda, ilaç ve ulaşım için elinde yalnızca 4 bin 924<br />
lira kalmaktadır. Kayseri&amp;#39;de mesele artık ev sahibi olmak değil, kira ödedikten sonra<br />
hayatta kalabilmektir. Asgari ücret ve emekli aylıkları yurttaşlarımızın giderlerini<br />
karşılayabileceği, kimseye muhtaç olmadan insan onuruna yaraşır biçimde<br />
yaşayabileceği bir düzeye çıkarılmalıdır.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 26 11:17:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/askin-genc-kayseride-emeklinin-maasinin-yuzde-79u-kiraya-h162970.html">Aşkın Genç: Kayseride emeklinin maaşının yüzde 79u kiraya gidiyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/gomec-teki-orman-yangini-bergama-sinirlarina-ulasti-candarli-daki-h162969.html</link>
		<title>Gömeç&amp;#039;teki orman yangını Bergama sınırlarına ulaştı, Çandarlı&amp;#039;daki iki yangın kontrol altına alındı</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Balıkesir’in Gömeç ilçesinde başlayan orman yangını, kuvvetli rüzgarın etkisiyle İzmir’in Bergama ilçesi sınırlarına ulaştı. Alevlerin yerleşim alanlarına sıçraması engellenirken, Çandarlı’da gece saatlerinde çıkan iki ayrı yangın ise kontrol altına alındı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Balıkesir’in Gömeç ilçesinde başlayan orman yangını, kuvvetli rüzgarın etkisiyle İzmir’in Bergama ilçesi sınırlarına ulaştı. Alevlerin yerleşim alanlarına sıçraması engellenirken; Çandarlı’da gece saatlerinde çıkan iki ayrı yangın ise kontrol altına alındı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/d3bb4085-1516-4d76-a5cf-f5f473b5634b-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Balıkesir’in Gömeç ilçesinde çıkan orman yangını, kuvvetli rüzgarın etkisiyle dün öğle saatlerinde İzmir'in Bergama ilçesine sıçradı. Demircidere ve Okçular mahallelerinde etkili olan yangına, İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ile Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri çok sayıda personel ile hava ve kara araçlarıyla müdahale ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin muhtarlara dağıttığı yangın tankerleri, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin çeşitli birimlerine ve ilçe belediyesine ait su tankerleri de söndürme çalışmalarına destek veriyor. Ekiplerin yoğun çalışması sonucu alevlerin Hacıveliler ve Tıfıllar mahallelerindeki evlere ulaşması önlendi. Yangının Kozak Yaylası çevresinde etkisini sürdürdüğü, söndürme çalışmalarının ise aralıksız devam ettiği bildirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANDARLI’DAKİ YANGIN KONTROL ALTINA ALINDI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bergama’daki yangınla mücadele sürerken, gece saatlerinde Çandarlı'da Eyko Sitesi yakınlarında da ot yangını çıktı. İtfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesiyle alevler yerleşim alanlarına ulaşmadan kontrol altına alındı. Öte yandan, saat 04.00 sıralarında Çandarlı’da çıkan ve çevredeki evleri tehdit eden başka bir yangın da kısa sürede kontrol altına alındı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 26 10:52:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/gomec-teki-orman-yangini-bergama-sinirlarina-ulasti-candarli-daki-h162969.html">Gömeç&amp;#039;teki orman yangını Bergama sınırlarına ulaştı, Çandarlı&amp;#039;daki iki yangın kontrol altına alındı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/etimesgut-belediyesi-ne-operasyon-erdal-besikcioglu-ve-54-h162967.html</link>
		<title>Etimesgut Belediyesi&amp;#039;ne operasyon... Erdal Beşikçioğlu ve 54 kişi hakkında hakkında gözaltı kararı verildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Etimesgut Belediyesine yönelik yürütülen &quot;yolsuzluk&quot; soruşturması kapsamında, aralarında Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu&#039;nun da bulunduğu 55 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi, 51&#039;i gözaltına alındı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ankara Batı Cumuhriyet Başsavcılğı'nın talimatıyla Ankara İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince sabah saatlerinde eş zamanlı operasyon düzenlendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Soruşturma kapsamında aralarında Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu'nun bulunduğu 55 şüpheli hakkında gözaltıı kararı verilirken, 51 şüpheli gözaltına alındı. Diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Operasyon kapsamında şüphelilere ait 56 ikamette, 15 iş yerinde ve 41 araçta arama ve el koyma işlemleri devam ediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 26 10:30:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/etimesgut-belediyesi-ne-operasyon-erdal-besikcioglu-ve-54-h162967.html">Etimesgut Belediyesi&amp;#039;ne operasyon... Erdal Beşikçioğlu ve 54 kişi hakkında hakkında gözaltı kararı verildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/motorine-bu-gece-yarisi-371-lira-zam-bekleniyor-otv-destegi-olmazsa-h162966.html</link>
		<title>Motorine bu gece yarısı 3,71 lira zam bekleniyor: ÖTV desteği olmazsa tutar 5 TLyi aşacak</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Akaryakıtta zam dalgası devam ediyor. Motorine, bu gece yarısı 3,71 lira zam bekleniyor. Zam gereksiniminin, bir bölümü ÖTV’den karşılanmazsa pompaya yansıyacak tutar 5 TL’yi aşacak.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD ile İran arasında diplomasinin yerini yeniden askeri güce bırakmasıyla Brent petrol fiyatları yükseldi. ABD'de, ham petrol stoklarının, beklentilerin üzerinde azaldığına işaret eden veriler ile OPEC+'nın üretim artışlarına ara verebileceği beklentisi de yükselişi destekledi. Brent petrol 90 doları gördü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Küresel piyasalarda, petrol fiyatlarıyla birlikte motorinin metrik ton fiyatı da hızla arttı ve tonu bin 320 doları gördü. Motorinin tonu, birkaç gün önce bin 210 dolar düzeyinde bulunuyordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MOTORİNE ZAM ÜSTÜNE ZAM&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sektör kaynakları, motorine bu gece yarısı 3,71 lira zam beklendiğini söyledi. Kaynaklar, "Hesaplanan zam tutarı 5 TL'nin üzerinde bulunuyor. Bu zam gereksiniminin bir bölümünün ÖTV’den karşılanmaması durumunda pompaya yansıyacak tutar 5 TL'yi aşacak" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kaynaklar, eşel mobil uygulaması kapsamında motorinde litre başına kalan ÖTV tutarının 1,35 lira olduğunu anımsatarak, "Bu gece 1,35 lira düşülürse, ÖTV sıfırlanmış olacak. Bu durumda, izleyen aşamalarda gelecek zamlar doğrudan pompaya yansıyacak. ÖTV indirimi söz konusu olmayacak" diye konuştu.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 26 10:15:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/motorine-bu-gece-yarisi-371-lira-zam-bekleniyor-otv-destegi-olmazsa-h162966.html">Motorine bu gece yarısı 3,71 lira zam bekleniyor: ÖTV desteği olmazsa tutar 5 TLyi aşacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-askerlerine-yonelik-saldiri-girisiminin-ardindan-iran-a-h162965.html</link>
		<title>ABD, askerlerine yönelik saldırı girişiminin ardından İran&amp;#039;a yoğun hava saldırıları düzenledi</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD, askerlerine yönelik balistik füze saldırısı girişimine misilleme olarak İran&#039;a yönelik &quot;yoğun saldırı dalgası&quot; düzenlediğini açıkladı. İran devlet medyası saldırılarda, Hürmüz Boğazı&#039;ndaki Keşm Adası&#039;nda aralarında iki yaşındaki bir çocuğun da bulunduğu üç sivilin yaşamını yitirdiğini duyurdu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD ile İran arasında birkaç günlük duraksamanın ardından yeniden başlayan karşılıklı saldırılar gece saatlerinde daha da şiddetlendi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın ABD üslerine yönelik balistik füze saldırısı girişimine karşılık olarak İran'da Devrim Muhafızları'na yönelik yoğun hava saldırısı gerçekleştirdiğini açıkladı. İran medyası ABD saldırılarında Hürmüz Boğazı'ndaki Keşm Adası'nda aynı aileden üç sivilin hayatını kaybettiğini duyurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD'nin açıklamasına göre saldırılar, İran'ın önceki gün Ürdün'deki ABD üssüne ve Hürmüz Boğazı'ndaki Amerikan unsurlarına yönelik balistik füze saldırısı girişiminin ardından düzenlendi. CENTCOM, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) unsurları, dün ABD kuvvetlerine yönelik gerçekleştirilmeye çalışılan füze saldırılarına karşılık olarak İran'a yönelik yoğun saldırı dalgasını başarıyla tamamladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CENTCOM unsurları, İran'da İslam Devrim Muhafızları Ordusu'na (IRGC) ait askeri komuta merkezleri, füze ve insansız hava aracı (İHA) tesisleri, kıyı gözetleme ve savunma noktaları ile deniz kabiliyetleri dahil olmak üzere onlarca hedefi vurdu. Saldırıların amacı, İran ve onun vekil güçlerinin Amerikan kuvvetleri, ticari deniz taşımacılığı ve komşu Körfez ülkelerine yönelik oluşturduğu tehdidi daha da azaltmaktı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">28 Temmuz'da IRGC, Orta Doğu'da konuşlu ABD kuvvetlerine sürpriz bir saldırı gerçekleştirme girişimi kapsamında İran'dan çok sayıda balistik füze fırlattı. İran tarafından ateşlenen tüm füzeler başarıyla önlendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hâlihazırda Orta Doğu'da 50 binden fazla ABD askeri konuşlu bulunuyor. Bu birlikler yüksek alarm seviyesinde, görevlerine odaklanmış, etkili harekat icra edebilecek durumda ve her an göreve hazır olmaya devam ediyor.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SALDIRILAR SON İKİ GÜNDE YENİDEN YOĞUNLAŞTI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD ile İran arasında 25 ila 28 Temmuz arasında görece sakin dönemin ardından çatışmalar yeniden alevlenirken, gerilim son iki günde daha da bölgesel bir nitelik kazandı. ABD ve Suudi Arabistan dün, Irak'ta İran bağlantılı gruplara yönelik ilk ortak saldırılarını düzenlemişti. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres de çatışmaların yeniden tırmanmasından duyduğu endişeyi dile getirerek ABD ve İran'a çatışmaları durdurma ve diplomasiye geri dönme çağrısında bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran devlet medyası ise ABD'nin gece boyunca ülkenin güneyindeki birçok noktaya saldırı düzenlediğini bildirdi. İran basınına göre Hürmüz Boğazı'ndaki Keşm Adası'nda bir konutun vurulması sonucu bir karı-koca ile iki yaşındaki çocukları yaşamını yitirdi, iki çocuk da yaralandı. Patlamaların Keşm'in yanı sıra Kiş Adası, Buşehr ve İran'ın petrol merkezi konumundaki Huzistan eyaletindeki çeşitli noktalarda da duyulduğu aktarıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran devlet televizyonu IRIB, ABD'nin, Buşehr eyaletindeki Cem ve Hürmuc kentleri çevresini de hedef aldığını, ilk belirlemelere göre bu saldırılarda can kaybı yaşanmadığını bildirdi. Buşehr eyaleti, İran'ın tek nükleer santraline ev sahipliği yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İRAN, YENİDEN ÜRDÜN’E SALDIRARAK KARŞILIK VERDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ürdün Silahlı Kuvvetleri, İran'dan fırlatılan beş füzenin günün erken saatlerinde hava savunma sistemleri tarafından düşürüldüğünü açıkladı. Ordudan yapılan açıklamada, olayda herhangi bir can kaybı yaşanmadığı belirtilirken, saldırının İran tarafından art arda dördüncü gün yapıldığı ileri sürüldü. Ürdün bu hafta ayrıca iki insansız hava aracını, bir İHA'yı ve beş füzeyi önlediğini de açıklamıştı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 26 10:00:47 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-askerlerine-yonelik-saldiri-girisiminin-ardindan-iran-a-h162965.html">ABD, askerlerine yönelik saldırı girişiminin ardından İran&amp;#039;a yoğun hava saldırıları düzenledi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/fenerbahce-gornik-zabrze-ile-1-1-berabere-kalarak-3-tura-adini-yazdirdi-h162964.html</link>
		<title>Fenerbahçe, Gornik Zabrze ile 1-1 berabere kalarak 3. tura adını yazdırdı</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[UEFA Şampiyonlar Ligi 2. Eleme Turu rövanşında deplasmanda Gornik Zabrze ile 1-1 berabere kalan Fenerbahçe, adını 3. eleme turuna yazdırdı. Fenerbahçe’nin  bir sonraki rakibi Avusturya temsilcisi Sturm Graz oldu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Fenerbahçe, UEFA Şampiyonlar Ligi 2. Eleme Turu rövanş maçında Polonya ekibi Gornik Zabrze ile deplasmanda &nbsp;karşı karşıya geldi. Arena Zabrze’de saat 21.00’da başlayan karşılaşmada &nbsp;Belçikalı hakem Lothar D’Hondt düdük çaldı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karşılaşmanın Anderson Talisca, 12. dakikada penaltıdan attığı golle Fenerbahçe'yi 1-0 öne geçirdi. Ev sahibi ekip, ilk yarının uzatma dakikalarında Michal Sácek'in golüyle skora denge getirdi. İlk 45 dakika 1-1'lik eşitlikle tamamlandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İkinci yarıda iki ekip de gol fırsatları yakalasa da skor değişmedi. Sahadan 1-1'lik beraberlikle ayrılan Fenerbahçe, ilk maçtaki 1-0'lık avantajını koruyarak tur atladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fenerbahçe, UEFA Şampiyonlar Ligi 3. Eleme Turu'nda Avusturya temsilcisi Sturm Graz ile karşı karşıya gelecek. Eşleşmenin ilk maçları 4-5 Ağustos'ta, rövanş karşılaşmaları ise 11 Ağustos'ta oynanacak.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 26 09:45:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/fenerbahce-gornik-zabrze-ile-1-1-berabere-kalarak-3-tura-adini-yazdirdi-h162964.html">Fenerbahçe, Gornik Zabrze ile 1-1 berabere kalarak 3. tura adını yazdırdı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-sari-kodla-uyardi-5-ilde-ruzgara-dikkat-hangi-illerde-h162963.html</link>
		<title>Meteoroloji sarı kodla uyardı: 5 ilde rüzgara dikkat! Hangi illerde ekili olacak? İşte tahminler...</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; yurdun kuzeydoğu kesimlerinin yer yer çok bulutlu, Doğu Karadeniz kıyıları ve Doğu Anadolu&#039;nun kuzeydoğusu ile Artvin ve Ordu çevrelerinin gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; Marmara, Ege, İç Anadolu’nun güney ve doğusu ile Akdeniz&#039;in iç kesimlerinde kuzeyli yönlerden kuvvetli, Marmara&#039;nın güneybatısı, Kuzey Ege kıyıları ve Batı Akdeniz&#039;in iç kesimlerinde yer yer kısa süreli fırtına şeklinde esmesi bekleniyor. İşte 30 Temmuz 2026 il il hava durumu tahminleri...]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görünEkonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yurt genelinde mevsim normalleri civarında seyretmekte olan hava sıcaklıklarında önemli bir değişiklik beklenmiyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Rüzgarın genellikle kuzeyli yönlerden, yurdun güneydoğu kesimlerinde güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara, Ege,İç Anadolu’nun güney ve doğusu ile Akdeniz'in iç kesimlerinde kuzeyli yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat), Marmara'nın güneybatısı, Kuzey Ege kıyıları ve Batı Akdeniz'in iç kesimlerinde yer yer kısa süreli fırtına şeklinde (50-70 km/sa) esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UYARILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA UYARISI: Rüzgarın; Marmara'nın güneybatısı ile Kuzey Ege'de kuzey ve kuzeydoğu (poyraz) yönlerden kuvvetli ve fırtına (50-70 km/sa yer yer hamleli 80 km/sa) şeklinde esmesi beklendiğinden ağaç ve direk devrilmesi, çatı uçması ile ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat), bölgenin güneybatısında yer yer kısa süreli fırtına şeklinde (50-80 km/sa) esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURSA °C, 31°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE °C, 31°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL °C, 27°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KIRKLARELİ °C, 30°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">3|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat), bölgenin kuzey kesimlerinde yer yer kısa süreli fırtına (50-80 km/sa) şeklinde esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">A.KARAHİSAR °C, 29°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ °C, 38°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR °C, 36°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA °C, 37°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; bölgenin iç kesimlerinde kuzeyli yönlerden kuvvetli, Batı Akdeniz'in iç kesimlerinde yer yer kısa süreli fırtına şeklinde (40-70 km/saat) esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA °C, 39°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA °C, 41°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR °C, 32°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY °C, 34°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; bölgenin güney ve doğu kesimlerinde kuzeyli yönlerden yer yer kuvvetli (40-60 km/saat) olarak esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA °C, 28°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR °C, 29°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA °C, 27°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NEVŞEHİR °C, 25°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">6|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU °C, 27°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE °C, 28°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU °C, 26°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK °C, 26°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">7|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı, yer yer çok bulutlu, Doğu Karadeniz kıyıları ve Artvin ile Ordu çevrelerinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA °C, 25°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE °C, 27°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN °C, 27°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON °C, 25°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">8|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu, kuzeydoğu kesimlerinin yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Erzurum, Kars, Ardahan, Ağrı ve Iğdır çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM °C, 31°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS °C, 28°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA °C, 35°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN °C, 31°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">9|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR °C, 43°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARDİN °C, 40°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT °C, 41°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA °C, 43°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 26 09:36:32 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-sari-kodla-uyardi-5-ilde-ruzgara-dikkat-hangi-illerde-h162963.html">Meteoroloji sarı kodla uyardı: 5 ilde rüzgara dikkat! Hangi illerde ekili olacak? İşte tahminler...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-263-h162962.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altın fiyatlarında Fed etkisi: İşte 30 Temmuz 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. Peki, çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? Yarım altın bugün ka</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görünEkonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gram altın güne 6.181 TL, ons altın ise 4.059 dolar seviyesinden başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fed'in politika faizini değiştirmemesi, kısa vadede altın üzerindeki satış baskısını hafifletti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Buna karşın, Fed Başkanı Warsh'ın "ihtiyaç duyulursa faiz artırımı gündeme gelebilir" yönündeki açıklaması ve üç üyenin faiz artışından yana tavır alması, değerli metaldeki yükselişin hız kazanmasını engelliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve döviz kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 30 Temmuz 2026 Perşembe gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.181,69 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 10.124,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 20.248,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 39.778,32 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 40.310,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 99.750,86 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 4.059,86 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 26 09:26:21 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-263-h162962.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-49-h162961.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (30 Temmuz 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 30 Temmuz 2026 Perşembe gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görünEkonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 30 Temmuz 2026 Perşembe gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 47,4053 (alış) 47,4220'den (satış) işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 54,4571 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 26 09:20:56 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-49-h162961.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/doruk-madencilik-iscileri-enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakanligi-onunde-h162960.html</link>
		<title>Doruk Madencilik işçileri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde: &amp;quot;Protokolde yazılanlar ödeninceye kadar Ankara&amp;#039;dan ayrılmayacağız&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Eskişehir&#039;de Yıldızlar SSS Holding bünyesinde faaliyet gösteren Doruk Madencilik bünyesinde çalışan Türk Maden-İş üyesi maden işçileri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde açıklama yaptı. Açıklamada, &quot;Protokolde yazılanlar ödeninceye kadar Ankara&#039;dan ayrılmayacağız. Akşam net bir cevap gelmezse yarın Holding önünde eylemlerimizin şiddetini artırarak devam edeceğiz&quot; denildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yıldızlar SSS Holding bünyesinde Eskişehir'de faaliyet gösteren Doruk Madencilik bünyesinde çalışan Türkiye Maden İşçileri Sendikası (Türk Maden-İş) üyesi maden işçileri, "alacaklarının resmi taahhütlere rağmen ödenmediği" gerekçesiyle dün Ankara'daki holding önünde oturma eylemi başlatmıştı. İşçiler, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde açıklama yaptı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Direne direne kazanacağız", "Birleşe birleşe çoğalacağız", "Direne direne direnişle zafere", "Dik dur, eğilme; madenci seninle", "Ölmek var, dönmek yok", "Madenciye verilen sözler tutulsun", "Ankara, madenciye sahip çık" ve "İşçiyiz, haklıyız, kazanacağız" sloganları atan madenciler, baretlerini yere vurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/e3e9cd48-99d4-4675-8021-6ccfa893cf36-w.png" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Maden İşçileri Sendikası Orta Anadolu Şube Başkanı Talih Kocabıyık, "Yaklaşık 45 ay oldu, Doruk Madenci'de yaşayan arkadaşların sıkıntısı fakat ne hikmetse bir türlü çözüm önerisi, net bir çözüm gelmedi. Protokolde yazılanlar ödeninceye kadar Ankara'dan ayrılmayacağız. Bu bir tehdit değil, bu sadece emek mücadelesi verdiğimizin göstergesidir. Biz emniyet güçlerimizle karşı karşıya gelmek istemiyoruz. Bugün akşam net bir cevap gelmezse yarın Holding önünde eylemlerimizin şiddetini artırarak devam edeceğiz" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"YAPABİLECEK İNSANLAR İŞLETSİN BU TÜR İŞLETMELERİ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">45 aydır firmanın iş yapamadığını söyleyen Kocabıyık, "Sadece burası değil, diğer işletmelerin isimlerini de verdim. Hep mağduriyet yaşatıyor, hep mağduriyet yaşanıyor. Bu çalışan arkadaşlar her defasında yollara düşüp emeğinin hakkını aramak zorunda değildir. Bakanlık ve yetkililere sesleniyoruz, 'Bu işi alın elinden bunun başka türlü kurtuluşu yok'" diye sitem etti. Kocabıyık, şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Doruk Madenciliğin yakınında bir işletme daha var. Orada hiçbir sorun yaşanmaz iken burada 45 aydır hiçbir sorun bitmedi. Hep sorun, hep sorun... O yüzden devlet büyüklerimize sesleniyoruz. Yapabilecek insanlar işletsin bu tür işletmeleri. Kömür sektöründe yaşanan sorunlar hiçbir zaman bitmiyor. En kısa sürede çare olmalarını bekliyoruz. Burada 580 kişinin kıdem tazminatı var. 50'ye yakın arkadaşımın daha nisan maaşı ödenmedi. Hal böyleyken benim buraya gelmem aşikardır. Cevap gelmezse eylemler şiddetli bir şekilde devam edecektir."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ÜÇ YIL ÖNCE KIDEM TAZMİNATI ALMASI GEREKİRKEN HALEN DAHA ÖDENMEMİŞ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kocabıyık, holdingin tesislerinde yeraltı işletmesinin çalışmadığını belirterek, sadece santral enerji tarafının çalıştığını söyledi. "O da dışarıdan piyasadan aldığı kömürlerle, taşıma suyuyla değirmen çeviriyor" diyen Kocabıyık, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yeraltı ocağı kapalı durumda, 25 kişi normal rutin işleri yapıyor. Aldığımız bilgilere göre ruhsat sahibi KİAŞ, TKİ'nın iştiraki. Onlara yapılması gereken ödemeler de yapılmamış. Piyasadan kömür aldığı esnafın kömür borcunu ödememiş. Beypazarı'ndaki esnafın borcunu ödememiş. İşletme için kurban kesiyor, kurbanın parasını ödememiş. Burada üç yıl önce ayrılan arkadaşlarımız var. Üç yıl önce kıdem tazminatı alması gerekirken halen daha ödenmemiş. Üstüne üstelik Holding önüne geldiğimizde işveren tarafından haklı fesih yapan 80 arkadaşımıza ve sendikamıza dava açmışlar, 'Bizi mağdur etti' diye. Hem para ödemeyeceksin, hem arkadaşlardan iş bekleyeceksin, böyle bir dünya yok..."</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/0a934591-7eec-422a-8bed-be80f40d04fb-w.png" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BİR MADENCİ BAYILDI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamanın ardından Kocabıyık, bakanlık yetkilileriyle görüşmeye geçti. Bu sırada alanda bekleyen madencilerden biri bayıldı. Madenciler, Kocabıyık görüşmeden çıkana kadar alandaki bekleyişlerini sürdürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşçiler, yarın saat 14.00'te Yıldızlar SSS Holding'in önünde olacaklarını belirterek, açıklamanın ardından alandan ayrıldı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 26 15:57:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/doruk-madencilik-iscileri-enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakanligi-onunde-h162960.html">Doruk Madencilik işçileri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde: &amp;quot;Protokolde yazılanlar ödeninceye kadar Ankara&amp;#039;dan ayrılmayacağız&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/turnalik-yaylasinda-maden-sondaj-calismalarini-protesto-eden-h162959.html</link>
		<title>Turnalık Yaylasında maden sondaj çalışmalarını protesto eden 20 kişi gözaltına alındı</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Ordu’nun Korgan ilçesine bağlı Turnalık Yaylası’nda, Taşyapı şirketinin maden sondaj çalışmalarına karşı direnen yaklaşık 20 kişi gözaltına alındı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Taşyapı Şirketi, Turnalık Yaylası’ndaki sondaj faaliyetlerini geçen hafta durdurarak iş makinelerini bölgeden çıkarmıştı. Ordu Çevre Derneği (ORÇEV) ise bölgede yapılan incelemenin ardından şirketin gerekli izin ve belgeler olmadan faaliyet yürüttüğünü iddia ederek tutanak tutmuş ve Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/ca63e3cf-6542-4c9f-a216-37bfa3049813-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Taşyapı şirketinin yaylaya yeniden iş makineleri götürdüğü haberini alan yurttaşlar, sondaj yapılması planlanan alanda toplanarak iş makinelerinin girişini engellemek için direniş başlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Olay yerine gelen jandarma ekipleri güvenlik bariyeri oluşturdu ve yurttaşlardan Taşyapı firmasının çalışma alanından çıkmalarını istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Vatandaşlar bu duruma tepki gösterirken Jandarma, alanda toplanmanın ve çalışmaları engellemenin suç olduğunu belirterek yurttaşların dağılmamaları halinde müdahale edileceğini anons etti. Yurttaşlar ise alkışlarla ve kol kola girerek tepki göstermeyi sürdürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bunun üzerine jandarma ekipleri yaklaşık 20 kişiyi gözaltına aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gözaltına alınan yurttaşların, ifadeleri alınmak üzere jandarma karakoluna götürüldükleri kaydedildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 26 15:50:41 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/turnalik-yaylasinda-maden-sondaj-calismalarini-protesto-eden-h162959.html">Turnalık Yaylasında maden sondaj çalışmalarını protesto eden 20 kişi gözaltına alındı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ayhan-barut-ureten-de-tuketen-de-zorda-h162958.html</link>
		<title>Ayhan Barut: &amp;quot;Üreten de tüketen de zorda&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Adana Milletvekili Ayhan Barut, Meclis&#039;te artan hayat pahalılığına, üreticilerin feryadına ve iktidarın kayıtsızlığına sert sözlerle tepki gösterdi. &quot;Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana&quot; diyen Barut, tarımsal üretim ve üreticinin desteklenmesiyle ülke ekonomisi ve tüketicinin de desteklenmiş olduğunu belirterek iktidarı göreve çağırdı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ayhan Barut, yiğidi kuru soğana muhtaç edenlerin sorunları daha da büyüttüğünü söyledi<br />
Acı gerçeği anlattı<br />
"Üretim ve üreticiye destek, tüketiciyi de korur"<br />
"KARANLIK TABLONUN SORUMLUSU AKP"<br />
TBMM Genel Kurulu'nda toplumun tüm kesimlerini derin bir uçuruma sürükleyen sorunlarla ilgili konuşan YENİ Parti Adana Milletvekili Ayhan Barut, "Bugün 'Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana, bunu gören yürek nasıl dayana?' sözü acı bir gerçeği anlatıyor. Tarlada alınteri döken çiftçimiz, ürettiği patatesi, soğanı ve diğer ürünleri hak ettiği değere satamıyor. Pazara çıkan vatandaşımız ise aynı ürünleri yüksek fiyatlar nedeniyle alamıyor. Bu karanlık tablonun sorumlusu AKP iktidarıdır" dedi. &nbsp;<br />
"ÇİFTÇİ KAZANIRSA HERKES KAZANIR"<br />
İktidarın yanlış tarım ve ekonomi politikalarını eleştirip önerilerini paylaşan Barut, "Üretimi planlamak, çiftçiyi desteklemek ve tarımı güçlendirmek yerine ithalata doymayanlar yüzünden herkes acı çekiyor. Üretime destek verin, üreticiyi güçlendirin. Çiftçi kazanırsa üretim artar, tüketici de daha uyguna alır. Biz, alınterinin değer gördüğü, üreticinin emeğinin karşılığını aldığı, halkın refah içinde yaşadığı bir Türkiye istiyoruz. Hep birlikte üreteni de tüketeni de koruyan, adil ve sürdürülebilir bir düzeni kuracağız" diye konuştu.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 26 15:40:34 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ayhan-barut-ureten-de-tuketen-de-zorda-h162958.html">Ayhan Barut: &amp;quot;Üreten de tüketen de zorda&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/aihm-osman-kavala-nin-ikinci-basvurusuna-iliskin-kararini-h162957.html</link>
		<title>AİHM, Osman Kavala&amp;#039;nın ikinci başvurusuna ilişkin kararını 25 Ağustos&amp;#039;ta açıklayacak</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Gezi Parkı davasında tutuklu iş insanı Osman Kavala&#039;nın 18 Ocak 2024&#039;te yaptığı ikinci başvuruya ilişkin kararını 25 Ağustos&#039;ta Strazburg&#039;da yapılacak duruşmada açıklayacak.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">AİHM'den yapılan yazılı açıklamada, Gezi Parkı Davası'ndan hükümlü bulunan iş insanı Osman Kavala'nın 2024 yılında Mahkeme'ye yaptığı ikinci başvuru kapsamında açılan 2170/24 numaralı davaya ilişkin kararının 25 Ağustos'ta, Strazburg'da yapılacak açık duruşmada açıklanacağı kaydedildi. AİHM, davaya ilişkin 25 Mart'ta yapılan duruşmada tarafları dinlemişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gezi Parkı davası kapsamında 18 Ekim 2017 tarihinde tutuklanan Kavala, AİHM'e ilk başvurusunu 8 Haziran 2018'de yapmıştı. AİHM'in açıklamasında, Mahkeme'nin 10 Aralık 2019 tarihinde verdiği kararda, Kavala'nın ilk ve devam eden tutukluluğuna ilişkin olarak, Sözleşme'nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (özgürlük ve güvenlik hakkı) ve 4. fıkrasının (tutulmanın hukuka uygunluğu hakkında kısa sürede karar verilmesi hakkı) ihlal edildiğine, ayrıca 18. maddenin (haklara getirilen kısıtlamaların kullanımına ilişkin sınırlamalar) 5. maddenin 1. fıkrası ile bağlantılı olarak ihlal edildiğinin belirtildiği kaydedildi. AİHM, Avrupa İnsan Hakları Sözleşme'nin (AİHS) 46. maddesi (kararların bağlayıcılığı ve infazı) uyarınca, Türkiye'nin, Kavala'nın tutukluluğuna son vermesi ve derhal serbest bırakılmasını sağlaması gerektiğini belirtmişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kavala'nın serbest bırakılmaması üzerine, Bakanlar Komitesi Şubat 2022'de AİHS'in 46. maddesinin 4. fıkrası uyarınca başlatılan ihlal prosedürü kapsamında davayı Mahkeme'ye sevk etmişti. AİHM, 11 Temmuz 2022 tarihli kararında Türkiye'nin 10 Aralık 2019 tarihli Kavala kararına uyma yükümlülüğünü yerine getirmediğine hükmetmişti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AİHM açıklamasında, Kavala'nın 18 Ocak 2024 tarihinde yaptığı ikinci başvuruda, 10 Aralık 2019 tarihli kararı izleyen döneme, özellikle de tutukluluğuna ve hakkında yürütülen ceza yargılamalarına ilişkin şikayetlerde bulunduğu belirtilerek, "Başvurucu, Sözleşme'nin 3. maddesi (işkence ile insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele yasağı), 5. maddesi (özgürlük ve güvenlik hakkı), 6. maddesi (adil yargılanma hakkı), 7. maddesi (kanunsuz ceza olmaz ilkesi), 10. maddesi (ifade özgürlüğü), 11. maddesi (toplantı ve dernek kurma özgürlüğü) ve 18. maddesinin (haklara getirilecek kısıtlamaların kullanımına ilişkin sınırlamalar) ihlal edildiğini ileri sürmektedir" denildi.</span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 26 15:23:56 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/aihm-osman-kavala-nin-ikinci-basvurusuna-iliskin-kararini-h162957.html">AİHM, Osman Kavala&amp;#039;nın ikinci başvurusuna ilişkin kararını 25 Ağustos&amp;#039;ta açıklayacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/zelenskiy-trump-ile-patriot-hava-savunma-sistemi-ve-rusya-ukrayna-baris-h162956.html</link>
		<title>Zelenskiy, Trump ile Patriot hava savunma sistemi ve Rusya-Ukrayna barış sürecini ele aldı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Washington&#039;da ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmede Patriot önleyici füzeleri, hava savunma sistemleri, ortak üretim ve Rusya ile diplomatik sürecin yeniden canlandırılmasını ele aldı. Zelenskiy, Patriot üretim lisansı konusunda Trump&#039;ın olumlu yaklaştığını belirtirken, Rusya&#039;ya yönelik yaptırımların artırılması çağrısını yineledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Washington ziyareti kapsamında, ABD Başkanı Donald Trump ile Oval Ofis’te özel bir görüşme gerçekleştirdi. İki lider, Ukrayna’nın hava savunma ihtiyacı, Patriot önleyici füze tedariki ve savaşın diplomatik yollarla sona erdirilmesine yönelik girişimleri görüştü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Zelenskiy, Trump ile ABD Kongre Binası’nda senatörlerle yaptığı görüşmelere ilişkin basın mensuplarına açıklama yaptı. Ukrayna’nın özellikle balistik füzelere karşı savunma kapasitesini güçlendirmesi gerektiğini söyleyen Zelenskiy, ihtiyaç duydukları askeri sistemleri Trump’a ve Amerikalı senatörlere ilettiğini belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Zelenskiy, ülkesinin, İran ve Rusya üretimi insansız hava araçlarına karşı kullanılabilecek araçlara sahip olduğunu ancak Rusya’nın balistik füze saldırılarına karşı daha fazla önleyici mühimmata ihtiyaç duyduğunu ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Patriot sistemleri, Ukrayna’nın envanterinde balistik füzelere karşı kullanılabilen en önemli hava savunma araçları arasında yer alıyor. Rusya’nın hava saldırılarını artırması, Kiev’in Patriot önleyici füzelerine yönelik ihtiyacını daha da yükseltti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">PATRİOT ÜRETİMİ İÇİN LİSAN GÖRÜŞMESİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Zelenskiy, Trump ile görüşmesinin ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada da iki liderin Ukrayna’nın kendi Patriot önleyici füzelerini üretebilmesi için lisans verilmesi konusunu ele aldığını bildirdi. Zelenskiy, daha sonra ABD merkezli televizyon kanalı Fox News’da yayınlanan "Hannity" programında, Trump’ın üretim lisansı konusunda olumlu bir tutum sergilediğini söyledi. Zelenskiy, görüşmelerin yalnızca mevcut mühimmat tedarikini değil, Ukrayna'da uzun vadeli üretim kapasitesi oluşturulmasını da kapsadığını ifade etti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Zelenskiy ayrıca, Patriot sistemlerinin üretiminde görev alan ABD merkezli savunma şirketi Lockheed Martin’in yetkilileriyle görüştü. Ukrayna ve şirket ekiplerinin ortak üretim seçenekleri üzerinde çalıştığını kaydeden Zelenskiy, hedeflerinin "ortak üretime mümkün olan en kısa sürede geçmek" olduğunu söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Görüşmelerin bir üretim anlaşmasına dönüşüp dönüşmediğine ilişkin ise açıklama yapılmadı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RUSYA İLE DİPLOMATİK SÜREÇ YENİDEN GÜNDEMDE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump ve Zelenskiy arasındaki görüşmede, Rusya ile durma noktasına gelen barış müzakerelerinin yeniden başlatılması ihtimali de değerlendirildi. Zelenskiy, buna ilişkin, "Diplomatik sürecin hızlandırılması önem taşıyor" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Zelenskiy, Washington ziyareti öncesinde, Rusya’nın İran’a, ABD’nin bölgedeki üsleri ve Körfez ülkelerine ilişkin uydu görüntüleri sağladığını ileri sürmüştü. Trump ise 27 Temmuz’da basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Rusya’nın İran’a üst düzeyde yardım sağladığını düşünmediğini söyledi. "Bunu yaptıklarını düşünmüyorum, en azından üst düzeyde değil. Eğer yaptılarsa da etkisi son derece sınırlı kaldı" diyen Trump, iddiaları Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e soracağını belirtmişti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RUSYA'YA YENİ YAPTIRIMLAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Zelenskiy, Washington temasları kapsamında, Rusya’nın enerji sektörünü hedef alan yeni ABD yaptırımlarına da destek verdi. "Rusya üzerindeki yaptırım baskısı çok önemli" diyen Zelenskiy, yaptırımların Moskova’nın savaşı finanse etme kapasitesini sınırlandıracağını savundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ukrayna yönetimi, Washington’dan hava savunma desteğinin devam ettirilmesini, Patriot mühimmatı tedarikinin artırılmasını ve Rusya üzerindeki ekonomik baskının güçlendirilmesini talep ediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 26 15:00:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/zelenskiy-trump-ile-patriot-hava-savunma-sistemi-ve-rusya-ukrayna-baris-h162956.html">Zelenskiy, Trump ile Patriot hava savunma sistemi ve Rusya-Ukrayna barış sürecini ele aldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-ve-suudi-arabistan-in-irak-saldirisinda-en-az-20-kisi-oldu-h162955.html</link>
		<title>ABD ve Suudi Arabistan&amp;#039;ın Irak saldırısında en az 20 kişi öldü</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD ile Suudi Arabistan&#039;ın Irak&#039;ta İran bağlantılı olduğunu belirttikleri hedeflere düzenlediği ortak saldırıda en az 20 kişi öldü, 32 kişi yaralandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD ile İran arasında üç günlük aranın ardından yeniden başlayan çatışmalarda ABD ve Suudi Arabistan’ın Irak’taki İran bağlantılı hedeflere ortak saldırısında en az 20 kişinin öldüğü belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Arap basınında yer alan bilgilere göre, saldırılarda hedef alınan güçler, Irak'ta devlet güvenlik yapısının parçası olan Haşdi Şabi'ye (Halk Seferberlik Güçleri/PMF) bağlı 30. Tugay unsurları oldu. Saldırıda en az 20 kişinin öldüğü ve 32 kişinin yaralandığını bildirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, operasyonun Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetleri ile birlikte yürütüldüğünü belirterek, hedef alınan noktaların İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun yönlendirdiğini öne sürdüğü silahlı gruplara ait lojistik ve silah tesisleri olduğunu açıklamıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran Devrim Muhafızları Ordusu ise Ürdün'deki bir ABD hava üssü ile CENTCOM karargahını balistik füzelerle hedef aldığını kaydederek saldırının ABD'nin "agresif eylemlerine" karşılık gerçekleştirildiğini duyurmuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Uluslararası basın kuruluşlarına konuşan Bağdat/bölge muhabirleri Haşdi Şabi'nin Irak devletinin yasal güvenlik yapısının bir parçası olması nedeniyle saldırının "Irak'ın egemenliğinin önemli ölçüde ihlali" olarak değerlendirildiğini aktardı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin gelişmeler üzerine kabinesini acil toplantıya çağırdığı bildirildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 26 14:45:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-ve-suudi-arabistan-in-irak-saldirisinda-en-az-20-kisi-oldu-h162955.html">ABD ve Suudi Arabistan&amp;#039;ın Irak saldırısında en az 20 kişi öldü</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tbmm-deki-cinsel-istismar-davasinda-gerekceli-karar-magdur-h162954.html</link>
		<title>TBMM&amp;#039;deki cinsel istismar davasında gerekçeli karar: &amp;quot;Mağdur anlatımları birbirini doğruladı&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[TBMM&#039;de staj yapan lise öğrencilerine yönelik cinsel istismar davasında Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi, gerekçeli kararını açıkladı. Mahkeme, cinsel suçların çoğunlukla tanığın ya da kamera kaydının bulunmadığı kapalı ortamlarda işlendiğine dikkati çekti. Kararda, birbirinden bağımsız mağdurların anlatımlarının önemli ölçüde örtüştüğü, WhatsApp yazışmaları, tanık beyanları ve diğer delillerin de bu anlatımları desteklediği vurgulandı. Mahkeme, sanıkların görev yaptıkları kurumun sağladığı nüfuzu kullanarak mağdur çocuklara yönelik eylemlerde bulunduğu sonucuna ulaştı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TBMM'de farklı dönemlerde staj yapan lise öğrencilerinin maruz kaldıkları cinsel taciz ve cinsel istismar iddiaları üzerine açılan davada, Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi, gerekçeli kararını açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme, 46 sayfalık gerekçeli kararında, cinsel suçların çoğu zaman kapalı ortamlarda işlendiği, bu nedenle olayların her zaman tanık veya kamera görüntüsüyle ispatlanmasının mümkün olmadığını vurguladı. Bu nedenle mağdur anlatımlarının, olayın oluş şekli ve diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YARGITAY VE AYM YERLEŞİK İÇTİHATLARINA ATIFTA BULUNULDU&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gerekçeli kararda, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçların ispatına ilişkin Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi'nin yerleşik içtihatlarına da geniş yer verildi. Mahkeme, özellikle Yargıtay'ın yerleşik kararlarına atıf yaparak, mağdur beyanlarının kendi içinde tutarlı olması, zaman içerisinde esaslı çelişki taşımaması ve dosyadaki diğer deliller tarafından desteklenmesi halinde mahkumiyet için yeterli delil niteliği taşıyabileceğini ifade etti. Mahkeme, bu tür suçların çoğunlukla tanığın bulunmadığı kapalı ortamlarda işlendiğine dikkati çekerek, bu nedenle mağdur beyanlarının ceza yargılamasında özel bir öneme sahip olduğunu vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gerekçeli kararda, çocuklara karşı işlenen cinsel suçlarda yargı makamlarının çocuğun üstün yararı ilkesini gözetmesi gerektiği de kaydedildi. Mahkeme, çocuk mağdurların olayları yetişkinler gibi ayrıntılı ve kronolojik biçimde aktarmalarının her zaman beklenemeyeceğini, ifadelerdeki küçük farklılıkların tek başına beyanların güvenilirliğini ortadan kaldırmayacağını belirtti. Bu nedenle çocukların ifadelerinin, yaşları, psikolojik durumları ve olayın özellikleri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kararda, "mağdur beyanı tek başına yeterlidir" şeklinde mutlak bir yaklaşım benimsenmediği; aksine her olayın kendi somut özellikleri içerisinde değerlendirildiği, dosyada bulunan tüm delillerin birlikte ele alındığı kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"MAĞDURLAR BİRBİRİNDEN HABERSİZ BENZER OLAYLARI ANLATTI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kararda, farklı dönemlerde TBMM'de staj yapan öğrencilerin birbirlerinden bağımsız şekilde verdikleri ifadelerde benzer davranış kalıplarını anlattıkları belirtildi. Mahkeme, mağdurların soruşturma ve kovuşturma aşamalarında verdikleri ifadelerin önemli ölçüde birbiriyle örtüştüğünü, olayların gelişim biçimi bakımından temel çelişkiler bulunmadığını değerlendirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkemeye göre mağdurların ifadeleri yalnızca birbirini doğrulamakla kalmadı; elektronik yazışmalar, tanık anlatımları ve diğer maddi deliller tarafından da desteklendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“KAMU GÖREVİNİN SAĞLADIĞI NÜFUZ KULLANILDI” DEĞERLENDİRMESİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme, sanıkların sıradan kişiler olmadığını, TBMM'de görev yapan kamu görevlileri olarak stajyer öğrenciler üzerinde doğal bir otoriteye sahip olduklarını vurguladı. Kararda, mağdurların yaşlarının küçük olması, staj nedeniyle sanıkların gözetim ve denetimi altında bulunmaları ve kurumsal hiyerarşi içerisinde hareket etmeleri dikkate alınarak, sanıkların kamu görevinin sağladığı kolaylıktan yararlandıkları değerlendirmesine yer verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SANIKLARIN “YÖNLENDİRME VE GÖZETİM YETKİSİ”NE İŞARET EDİLDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme, mağdurların TBMM'de staj yapan çocuklar olduğuna dikkati çekerek, sanıkların ise staj sürecinde yönlendirme ve gözetim yetkisine sahip personel olarak görev yaptığını kaydetti. Kararda, bu ilişkinin sıradan bir sosyal ilişki olmadığı vurgulanarak, sanıkların görevlerinden kaynaklanan güven ve otoriteyi mağdurlar üzerinde kullandıkları, mağdurların yaşları ve bulundukları konum nedeniyle kendilerini koruma imkanlarının sınırlı olduğu değerlendirmesine yer verildi. Mahkeme, bu nedenle bazı suçlar yönünden kamu görevinin sağladığı kolaylıktan yararlanılması nedeniyle nitelikli hal hükümlerinin uygulanmasını hukuka uygun buldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">WHATSAPP YAZIŞMALARI DELİL OLDU: “MESAJLAR CİNSEL AMAÇ TAŞIYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme, dosyada bulunan mesaj içeriklerini ve WhatsApp yazışmalarını tek tek değerlendirerek, bazı sanıkların mağdurlara staj sürecinde ve sonrasında gönderdikleri mesajların olayların gelişim süreciyle uyumlu olduğunu belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kararda, mesajların yalnızca arkadaşça iletişim olarak değerlendirilemeyeceği, yazışmaların içerikleri, gönderiliş zamanı, mağdurların anlatımları ve sanıkların davranış biçimi birlikte ele alındığında cinsel amaç taşıyan bir iletişim modelini ortaya koyduğu ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme ayrıca bazı sanıkların mesajları gönderdiklerini inkar etmediklerini, ancak bunların yanlış anlaşıldığını ileri sürdüklerini belirterek, savunmaların dosya kapsamındaki diğer deliller karşısında inandırıcı bulunmadığını kaydetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“WHATSAPP MESAJ TARİHLERİ STAJ DÖNEMLERİ İLE UYUŞUYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme, mesajların yalnızca içeriklerine değil, hangi tarihte gönderildiğine de dikkati çekti. Kararda, yazışmaların mağdurların staj yaptığı dönemle örtüştüğü, mesaj trafiğinin mağdur anlatımlarıyla uyum gösterdiği ve sanıkların görev ilişkisi devam ederken gerçekleştiği belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanıkların büyük bölümü, mağdurlarla aralarında yalnızca samimi bir iletişim bulunduğunu, mesajların yanlış yorumlandığını ve fiziksel temas iddialarının gerçeği yansıtmadığını savundu. Mahkeme ise savunmaların dosyanın bütünüyle uyumlu olmadığını kaydetti. Kararda, birbirini tanımayan mağdurların benzer olay örgülerini anlatmaları, elektronik delillerin bu anlatımları desteklemesi ve sanıkların açıklamalarının dosya kapsamındaki maddi olgularla örtüşmemesi nedeniyle savunmaların hükme esas alınmadığı ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ELEKTRONİK HABERLEŞME ARAÇLARINI KULLANARAK İSTİSMAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme, bazı sanıkların mağdurlarla cep telefonu ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden sistematik iletişim kurmasını suçun işleniş biçimi bakımından da değerlendirdi. Kararda, elektronik haberleşme araçlarının kullanılması nedeniyle ilgili suç tiplerinde öngörülen artırıma ilişkin hükümlerin uygulandığı, ayrıca eylemlerin birden fazla kez gerçekleştirilmesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin de dikkate alındığı aktarıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SANIKLARIN “MESAJLAR YANLIŞ YORUMLANDI” SAVUNMALARI KABUL GÖRMEDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme, gerekçesinde elektronik yazışmaların tek başına hükme esas alınmadığını vurguladı. Kararda, mesaj içeriklerinin mağdur anlatımları, tanık ifadeleri, olayların kronolojik gelişimi ve sanıkların savunmalarıyla birlikte değerlendirildiği; bütün deliller birlikte ele alındığında suçların sübut bulduğu sonucuna varıldığı ifade edildi. Bu kapsamda, sanıkların mesajların arkadaşça olduğu veya yanlış yorumlandığı yönündeki savunmalarının kabul edilmediği belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gerekçeli kararda sanıkların ortak savunmalarına da ayrıntılı biçimde yer verildi. Sanıklar, mağdurların iddialarını reddederek fiziksel temasın gerçekleşmediğini, yazışmaların olağan iletişim kapsamında olduğunu, bazı mesajların bağlamından koparıldığını savundu. Mahkeme ise savunmaların dosya kapsamındaki diğer delillerle uyum göstermediğini belirtti. Kararda, mağdur beyanlarının kendi içinde tutarlı olduğu, farklı deliller tarafından desteklendiği, buna karşın sanık savunmalarının olayların oluş şekliyle örtüşmediği ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;“FİZİKSEL TEMAS ANLATISI GÜVENİLİR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme, gerekçeli kararında yalnızca dijital yazışmaları değil, mağdurların anlattığı fiziksel temas iddialarını da olay bazında tek tek değerlendirdi. Kararda, bazı mağdurların sanıkların kendilerini odalarına çağırdığı, yalnız kaldıkları sırada bel, sırt, omuz, göğüs ve kalça bölgelerine yönelik istenmeyen temaslarda bulunduğunu anlattıkları hatırlatıldı. Bu anlatımların soruşturma ve kovuşturma aşamalarında önemli ölçüde değişmediği, diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde güvenilir bulunduğu belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme, fiziksel temas iddialarını değerlendirirken her mağdur ve her sanık bakımından ayrı inceleme yaptığını, tüm suçlamaları aynı kapsamda değerlendirmediğini de vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gerekçeli kararda, mahkeme, her sanığın mağdurlarla olan ilişkisini, görev yaptığı birimi, mağdur anlatımlarını, mesaj içeriklerini ve diğer delilleri ayrı ayrı ele aldı. Kararda bazı sanıklar yönünden hem fiziksel temas hem de elektronik haberleşme yoluyla gerçekleştirilen eylemlerin birlikte değerlendirilerek "sarkıntılık düzeyinde çocuğun cinsel istismarı" ve "zincirleme şekilde çocuğa karşı cinsel taciz" suçlarının oluştuğu sonucuna varıldığı ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;“MAĞDURLARIN İFADELERİ EZBERLETİLMİŞ DEĞİL DOĞAL ANLATIM”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kararda, mağdurların olaylardan sonra birbirlerine anlattıkları hususlar, soruşturma sürecindeki davranışları ve ifadelerindeki istikrar birlikte değerlendirildi. Mahkeme, mağdurların farklı zamanlarda verdikleri ifadelerde temel olay örgüsünün değişmediğini, ayrıntılardaki küçük farklılıkların ise yaşanan olayların gerçekliğini zedelemediğini belirtti. Aksine, birebir ezberlenmiş ifadeler yerine doğal anlatımlar bulunmasının beyanların güvenilirliğini desteklediği değerlendirmesine yer verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HALİL İLKER GÜNER HAKKINDA KISMİ BERAAT</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanık Halil İlker Güner’in mağdur D’ye yönelik sarkıntılık düzeyinde çocuğun cinsel istismarı suçlamasını inceleyen mahkeme, mağdurun hem soruşturma aşamasında hem de duruşmadaki anlatımlarında araç içerisinde sanığın kendisine fiziksel temasta bulunmadığını söylediğini belirtti. Kararda, mağdurun bu yöndeki beyanlarının dosyanın diğer delilleriyle de birlikte değerlendirildiği, fiziksel temasın gerçekleştiğini kesin biçimde ortaya koyan yeterli delile ulaşılamadığı ifade edilerek bu suç yönünden beraat kararı verildiği belirtildi. Mahkeme, elektronik haberleşme içeriklerinin mağdur anlatımıyla birlikte değerlendirildiğinde zincirleme şekilde çocuğa karşı nitelikli cinsel taciz suçunun oluştuğu kanaatine vardı ve bu suçtan mahkumiyet hükmü kurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gerekçeli kararda Mahkeme, her fiziksel temasın tek başına cinsel istismar suçunu oluşturmayacağını, temasın niteliği, gerçekleştiği ortam, tarafların konumu, olayın gelişimi ve diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bu nedenle bazı eylemler yönünden suçun yasal unsurlarının oluştuğu kabul edilirken, bazı iddialar bakımından "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereği beraat kararı verildiği ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HAGB VE ERTELEME UYGULANMADI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme, mahkumiyet kararı verilen sanıklar yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), cezanın ertelenmesi ve seçenek yaptırımların uygulanıp uygulanmayacağını da değerlendirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gerekçeli kararda, sanıklar hakkında hükmedilen hapis cezalarının niteliği ve süresi dikkate alındığında, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinde düzenlenen HAGB koşullarının oluşmadığı belirtildi. Aynı şekilde bazı sanıklar yönünden Türk Ceza Kanunu'nun cezanın ertelenmesine ilişkin hükümlerinin uygulanmasına da yasal imkan bulunmadığı ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;NE OLMUŞTU?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM'de stajyer kız öğrencilere cinsel istismar iddialarına ilişkin görülen davada, sanıklar Durmuş Uğurlu’ya 6 yıl 16 ay 3 gün, İbrahim Beşlioğlu’na 1 yıl 15 ay, Recep Seven’e 6 yıl 3 ay, Halil İlker Güner’e 1 yıl 16 ay 3 gün hapis cezası verildi. Ramazan Çetin ise üstüne atılı suçlamalardan beraat etti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 26 14:30:29 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tbmm-deki-cinsel-istismar-davasinda-gerekceli-karar-magdur-h162954.html">TBMM&amp;#039;deki cinsel istismar davasında gerekçeli karar: &amp;quot;Mağdur anlatımları birbirini doğruladı&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/orman-yangini-nedeniyle-fethiye-seydikemer-antalya-karayolu-trafige-h162953.html</link>
		<title>Orman yangını nedeniyle Fethiye-Seydikemer-Antalya karayolu trafiğe kapatıldı</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Muğla&#039;nın Seydikemer ilçesinde ziraat alanında başlayıp ormanlık alana sıçrayan yangın nedeniyle bazı evler tedbir amacıyla tahliye edilirken, Fethiye-Seydikemer-Antalya kara yolu geçici olarak sivil araç trafiğine kapatıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Bayırköy Mahallesi yakınlarında sabah saatlerinde henüz belirlenemeyen nedenle ziraat alanında çıkan yangın, şiddetli rüzgarın etkisiyle ormanlık alana yayıldı. İhbar üzerine bölgeye Muğla Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı ekipler sevk edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/f26acc15-6e65-4156-aa4b-62fe6194bbd3-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yangına 5 uçak, 11 helikopter, 40 arazöz, 1 iş makinesi ve 261 personelle havadan ve karadan müdahale ediliyor. Yangının yerleşim yerlerine yaklaşması üzerine bazı evler tedbir amacıyla tahliye edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Muğla Valiliği'nden yapılan açıklamada, orman yangını nedeniyle Fethiye-Seydikemer-Antalya kara yolunun geçici olarak sivil araç trafiğine kapatıldığı bildirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, sürücülerin alternatif güzergâhları kullanmaları, yangına müdahale güzergâhları ile özellikle emniyet şeritlerini boş bırakmalarının önem taşıdığı belirtilerek, trafik akışının sağlanması amacıyla sahada görev yapan güvenlik güçleri ile Karayolları ekiplerinin yönlendirmelerine uyulması istendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekiplerin yangını kontrol altına alma çalışmaları sürüyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 26 14:10:27 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/orman-yangini-nedeniyle-fethiye-seydikemer-antalya-karayolu-trafige-h162953.html">Orman yangını nedeniyle Fethiye-Seydikemer-Antalya karayolu trafiğe kapatıldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/mersin-cevre-platformui-plastik-atik-ithalatini-durdurun-h162952.html</link>
		<title>Mersin Çevre Platformuı: Plastik atık ithalatını durdurun</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Mersin Çevre Platformu, son aylarda şehrin kıyılarında deniz yüzeyinde ve kumul alanda görülen mikroplastik atık kirliliğine karşı önlem alınması, kirliğinin kaynağı olan plastik atık ithalinin yasaklanması ve plastik atık tesislerinin denetlenmesi için yetkililere çağrıda bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Mersin Çevre Platformu; Akdeniz, Yenişehir, Mezitli, Erdemli ve Silifke sahillerinde görülen mikroplastik atık kirliliğine karşı önlem alınması amacıyla Silifke’nin Susanoğlu Mahallesi'nde basın açıklaması düzenledi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mersin Çevre ve Doğa Derneği (MERÇED) Silifke Temsilcisi Ayşe Doğan, yaptığı açıklamada, ilgili yerlere başvurularda bulunduklarını ancak herhangi bir önlem alınmadığını öne sürerek, "Ne yazık ki bugün dile getirdiğimiz tehlike Akdeniz’de ve kıyılarda artık gözle görülür bir plastik atık kirliliği çevre felaketine dönüşmüş durumdadır” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Plastik ve mikroplastik kirliliğinin artık yalnızca belirli bölgelerde değil, İskenderun Körfezi'nden Mersin kıyılarına, oradan Antalya-Kumluca sahillerine kadar Akdeniz'in geniş bir bölümünde açıkça görüldüğünü kaydeden Doğan, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bugün halkımız plastik atıklarla zehirlenen denizin suyunda yüzmektedir. Avrupa ülkeleri kendi çevre yüklerini azaltmak, karbon emisyonlarını düşürmek ve plastik atıklarının oluşturduğu çevresel maliyetlerden kurtulmak için çöplerini ülkemize göndermektedir. Biz bunu kabul etmiyoruz. Türkiye, Avrupa'nın çöp bertaraf merkezi değildir. Plastik geri dönüşümü adı altında yürütülen faaliyetler yalnızca mikroplastik kirliliğine yol açmamaktadır. Yetersiz denetim nedeniyle oluşan baca gazları havamızı kirletmekte, yeterince arıtılmayan atıksular denizlerimize ulaşmakta, geri kazanılamayan plastikler ise kaçak ve vahşi yöntemlerle yakılarak toprağı ve havayı zehirlemektedir.”&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TALEP VE ÖNERİLER"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ayşe Doğan, Mersin Çevre Platformu'nun öneri ve taleplerini şöyle özetledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Avrupa'dan plastik atık ithalatı derhal durdurulmalıdır. Tek kullanımlık plastikler yasaklanmalıdır. Mikroplastik kirliliğinin boyutunu belirlemek amacıyla kapsamlı bilimsel araştırmalar başlatılmalı, sonuçlar şeffaf biçimde kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Plastik geri dönüşüm tesisleri çevre mevzuatı yönünden yeniden ve etkin biçimde denetlenmelidir. Mersin ve Adana Büyükşehir Belediyeleri Su ve Kanalizasyon İdareleri, plastik geri dönüşüm tesislerinden kaynaklanan atıksuları etkin şekilde denetlemelidir. Geri kazanılamayan plastik atıkların kaçak olarak yakılmasına son verilmeli, sorumlular hakkında ağır idari ve cezai yaptırımlar uygulanmalıdır."</span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 26 13:47:38 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/mersin-cevre-platformui-plastik-atik-ithalatini-durdurun-h162952.html">Mersin Çevre Platformuı: Plastik atık ithalatını durdurun</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ogrenci-bursla-degil-borcla-okuyor-h162951.html</link>
		<title>Öğrenci Bursla Değil, Borçla Okuyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu&amp;#39;nda değişiklik öngören
teklif üzerine yaptığı konuşmada, yükseköğretim sisteminin yıllardır parçalı düzenlemelerle
yönetilmeye çalışıldığını ancak üniversitelerin temel sorunlarının çözümünün sürekli ertelendiğini
ifade etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ÜNİVERSİTELERİN TEMEL SORUNLARI ÇÖZÜM BULMALI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Genel Kurulu&amp;#39;nda görüşülen Yükseköğretim<br />
Kanunu;nda değişiklik öngören kanun teklifini eleştirerek, teklifin üniversitelerin kronikleşen<br />
sorunlarına çözüm üretmediğini söyledi. Akademik özerklikten bilimsel bağımsızlığa,<br />
akademisyenlerin özlük haklarından öğrencilerin burs, kredi ve barınma sorunlarına kadar<br />
yükseköğretimin temel meselelerinin düzenlemede yer almadığını belirten Gürer, Türkiye;nin<br />
ihtiyacı torba yasalar değil, yükseköğretimi çağın gereklerine uygun hâle getirecek köklü bir<br />
reformdur.&amp;quot; dedi.<br />
45 YILLIK KANUN, GÜNÜBİRLİK DEĞİŞİKLİKLERLE AYAKTA TUTULUYOR<br />
1981 yılında yürürlüğe giren 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu&amp;#39;nun bugüne kadar birçok kez<br />
değiştirildiğini hatırlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yapılan değişikliklerin hiçbirinin<br />
yükseköğretim sistemini bütüncül şekilde ele almadığını söyledi.<br />
Gürer, &amp;quot;12 Eylül döneminin ürünü olan bu kanun yıllardır küçük değişikliklerle ayakta tutulmaya<br />
çalışılıyor. Oysa Türkiye&amp;#39;nin ihtiyacı günü kurtaran torba yasalar değil; üniversitelerin sorunlarını<br />
çözecek, akademik özgürlüğü güçlendirecek ve çağdaş yükseköğretim sistemini oluşturacak kapsamlı<br />
bir reformdur.&amp;quot; ifadelerini kullandı.<br />
TEKLİF ÜNİVERSİTELERİN GERÇEK SORUNLARINA DOKUNMUYOR<br />
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kanun teklifinin sağlık personelinin döner sermaye<br />
ödemelerinden disiplin hükümlerine, teknoloji transfer ofislerinden üniversite isim değişikliklerine<br />
kadar birçok farklı konuyu aynı metinde topladığına, buna rağmen yükseköğretimin temel<br />
ihtiyaçlarının yine göz ardı edildiğini söyledi<br />
CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, &amp;quot;Bilimsel bağımsızlığı güvence altına alacak bir yaklaşım yok.<br />
Akademisyenlerin iş güvencesini güçlendirecek düzenlemeler yok. Ekonomik koşullar her geçen gün<br />
ağırlaşırken öğretim üyelerinin özlük haklarını ve mali imkanlarını iyileştirecek tek bir adım dahi<br />
göremiyoruz&amp;quot; dedi.<br />
CUMHURBAŞKANLIĞINA YENİ YETKİLER VERİLİYOR<br />
Kanun teklifinin üniversitelerin yetki alanını daralttığını savunan CHP’li Ömer Fethi Gürer, özellikle<br />
yurt dışında akademik birim ve program açılmasına ilişkin karar süreçlerinde üniversite senatoları ile<br />
YÖK&amp;#39;ün devre dışı bırakılarak yetkinin doğrudan Cumhurbaşkanlığına verilmesini eleştirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üniversitelerin akademik ve idari kararlarını özgürce alabilmesinin bilimsel üretimin temel şartı<br />
olduğunu belirten Gürer, yükseköğretimde merkeziyetçiliğin artırılmasının doğru olmadığını söyledi.<br />
ÖĞRENCİLER EKONOMİK NEDENLERLE EĞİTİMLERİNDEN VAZGEÇİYOR<br />
Konuşmasının önemli bölümünü öğrencilerin yaşadığı ekonomik sorunlara ayıran CHP Niğde<br />
Milletvekili Ömer Fethi Gürer, burs ve kredi miktarlarının günümüz yaşam koşullarının çok gerisinde<br />
kaldığını, artan hayat pahalılığı, yüksek kira bedelleri ve yaşam maliyetleri nedeniyle çok sayıda<br />
öğrencinin eğitimine ara vermek zorunda kaldığını belirterek, &amp;quot;Gençler yalnızca derslerine<br />
odaklanmak isterken geçim derdiyle mücadele ediyor. Barınma sorunu büyüyor, kira fiyatları<br />
öğrencilerin eğitim hakkını tehdit ediyor. Birçok öğrenci temel ihtiyaçlarından kısmak zorunda kalıyor,<br />
bazıları ise ekonomik nedenlerle üniversiteyi bırakıyor. Bu tablo karşısında bursların ve kredilerin<br />
artırılması artık bir tercih değil zorunluluktur.&amp;quot; diye konuştu.<br />
BARINMA SORUNU KALICI BİÇİMDE ÇÖZÜLMELİ<br />
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üniversite öğrencilerinin en önemli sorunlarından birinin<br />
yurt ve barınma olduğunu ve kanun teklifinde bu konuda da herhangi bir kalıcı çözüm bulunmadığını<br />
söyledi.<br />
Gençlerin eğitim hakkını güvence altına almanın yalnızca okul açmakla mümkün olmayacağını ifade<br />
eden Gürer, öğrencilerin insanca yaşayabilecekleri ekonomik ve sosyal koşulların oluşturulması<br />
gerektiğini dile getirdi.<br />
ÖĞRENCİ AFFINI DESTEKLİYORUZ<br />
Daha önce öğrenci affına ilişkin çok sayıda kanun teklifi, soru önergesi ve Meclis araştırmasını TBMM<br />
Başkanlığına sunduğunu hatırlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, mevcut teklifte öğrenci<br />
affına yer verilmesini olumlu bulduklarını ancak kapsamının genişletilmesi gerektiğini söyledi.<br />
Ömer Fethi Gürer, ekonomik sıkıntılar, ailevi nedenler, sağlık sorunları ve psikolojik sebeplerle<br />
eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalan çok sayıda öğrencinin bulunduğunu ve yeniden eğitime<br />
dönmelerinin yolu açılması olumlu olduğunu söyledi.<br />
Gürer, &amp;quot;İnsanlar özellikle gençlik dönemlerinde hatalar yapabilir. Hayat boyunca aynı düşüncede<br />
kalmayabilir. Öğrenci affı ayrım yapılmaksızın tüm öğrencileri kapsamalıdır.&amp;quot; dedi.<br />
DİPLOMALI İŞSİZ SAYISI ARTIYOR<br />
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye&amp;#39;deki eğitim sisteminin yalnızca üniversitelerin değil,<br />
ilkokuldan başlayarak bütüncül biçimde ele alınması gerektiğini, eğitim ile istihdam arasındaki<br />
kopukluğun her geçen yıl büyüdüğünü söyledi.<br />
Gürer, birçok mezunun eğitimini aldığı alan dışında çalışmak zorunda kaldığını belirterek, &amp;quot;Eğitim<br />
sistemi ile iş gücü piyasası arasında sağlıklı bir planlama yapılmadığı sürece diplomalı işsiz sayısı<br />
artmaya devam edecektir. Gençler yıllarca emek veriyor ancak mezun olduklarında kendi mesleklerini<br />
yapamıyor.&amp;quot; dedi.<br />
KAMUSAL VE BİLİMSEL EĞİTİM ANLAYIŞINI HAYATA GEÇİRECEĞİZ<br />
Konuşmasının sonunda Cumhuriyet Halk Partisi&amp;#39;nin yükseköğretim vizyonunu da paylaşan CHP<br />
Milletvekili Ömer Fethi Gürer, CHP iktidarında üniversitelerin akademik ve idari özerkliğinin<br />
güçlendirileceğini, bilimsel özgürlüğün güvence altına alınacağını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Vakıf üniversitelerinde insanca çalışma koşullarının sağlanacağını belirten Gürer, kamusal ve nitelikli<br />
eğitim anlayışının hâkim olacağını ifade etti.<br />
Gürer, &amp;quot;Öğrencilerin burs ve kredi sorunlarını çözeceğiz. Yurt sorununu ortadan kaldıracağız. Eğitim<br />
kalitesini yükselteceğiz. Gençlerin mezun olmadan önce istihdama hazırlanacağı bir sistemi kuracağız.<br />
Türkiye&amp;#39;yi bilim ve teknoloji üreten, Endüstri 5.0 hedeflerine ulaşan bir ülke hâline getirecek insan<br />
kaynağını yetiştirecek eğitim modelini oluşturacağız.&amp;quot; diye konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 26 13:18:49 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ogrenci-bursla-degil-borcla-okuyor-h162951.html">Öğrenci Bursla Değil, Borçla Okuyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/filenin-efeleri-vnl-ceyrek-finalinde-slovenyaya-3-0-yenilerek-elendi-h162950.html</link>
		<title>Filenin Efeleri, VNL çeyrek finalinde Slovenya&apos;ya 3-0 yenilerek elendi</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[FIVB Voleybol Milletler Ligi (VNL) Erkekler Final Etabı çeyrek finalinde Türkiye ile Slovenya, Çin&#039;in Ningbo kentinde karşı karşıya geldi. A Milliler sahadan 3-0 mağlubiyetle ayrıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">FIVB Voleybol Milletler Ligi (VNL) Erkekler Final Etabı çeyrek finalinde Türkiye ile Slovenya, Çin'in Ningbo kentinde karşı karşıya geldi. A Milliler sahadan 3-0 mağlubiyetle ayrıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/c2a1a67f-da30-4d5a-aea6-194db05706ff-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2026 FIVB Milletler Ligi çeyrek finalinde A Milli Erkek Voleybol Takımı, Slovenya karşısına çıktı. Yarı final bileti için parkeye çıkan Filenin Efeleri sahadan 3-0'lık mağlubiyetle ayrıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Slovenya takımı ilk seti 25-21, ikinci seti 35-33 son seti ise 39-37 kazandı. Slovenya aldığı galibiyetle yarı finale yükseldi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 26 12:50:43 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/filenin-efeleri-vnl-ceyrek-finalinde-slovenyaya-3-0-yenilerek-elendi-h162950.html">Filenin Efeleri, VNL çeyrek finalinde Slovenya&apos;ya 3-0 yenilerek elendi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/seref-arpaci-turk-sanayisi-calisarak-batiyor-her-sektor-yangin-yeri-h162949.html</link>
		<title>Şeref Arpacı: Türk Sanayisi Çalışarak Batıyor, Her Sektör Yangın Yeri</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan sorunlara ilişkin Meclis araştırma önergesi üzerine yaptığı konuşmada, sektörde 500 binin üzerinde işgücü kaybı yaşandığını ve 10 bin firmanın kapandığını aktararak, &quot;50 yılda emek emek inşa edilen Türk sanayisi rekabet gücü 3 senedir yok oluyor. Biz mevcut gücümüzü kaybedip üretimden hızla uzaklaşıyor&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">YENİ Partili Arpacı: “Kriz Tekstil Ve Hazır Giyim Sektörünü Delip Geçti, 500 Bin Kişi İşsiz Kaldı, 10 Bin Firma Kapandı”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Türkiye Sanayisizleşiyor, 50 Yıllık Birikim Üç Yılda Eritildi”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YENİ Parti’nin TBMM Genel Kurulu’na sunduğu ilk Meclis araştırma önergesi tekstil ve hazır giyim sektörü üzerine oldu. Önergeye ilişkin grubu adına konuşan YENİ Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan sorunlara ilişkin daha önce de önerge verdiğini kaydederek, üç yıl önce yaptığı uyarılarda sorunların araştırılması ve önlem alınması gerektiğini ifade ettiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özgür Özel önderliğinde kurulan YENİ Parti’nin iktidar mücadelesinde işçinin, emeklinin, emekçinin, üreticinin, ihracatçının yanında olacağını söyleyen Arpacı, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Sektöre Son Darbeyi ‘Dostum Trump’ Vurdu”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İlk grup önerimizin tekstil sanayisi ve istihdam üzerine olmasını da çok anlamlı bulduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Üç sene oldu, aynı şekilde bir öneri vermiştim, dedim ki o zaman: ‘İşler yolunda gitmiyor. Gelin, sorunlar, sıkıntılar araştırılsın, önlem alalım.’ Dediler: ‘Dünya konjonktüründen kaynaklı geçici bir sorun var, merak etmeyin, geçer gider.’ Komisyonumuza geçen sene özellikle bu konuda bir toplantı yapmamız ve sektör temsilcilerini toplamamız gerektiğini, sektörün kan kaybettiğini, yoğun bakıma doğru gittiğini söyledim. Varank Bey lütfedip Komisyonumuzu toplamadı, tekstilciyle yüz yüze gelemedi. Bakın, sektöre son darbeyi ‘dostum Trump’ vurdu. Türk tekstilcisine ihracatta yüzde 12,5 ilave vergi getirdi. İşin en acı kısmı ABD ticaret temsilciliği kamuya açık kayıtlarından Türkiye'den ilave vergiye karşı bir savunma ya da temsilciyle bir görüş bildirilmediğini de söyledi. Yani hani masada kazanmıştık, hani her istediğimizi almıştık bu NATO toplantısında? Öyle olmadığını da anladık. AKP'nin gözden çıkardığı sektörde gelinen son noktayı ben size kısaca özetleyeyim: Kriz geçmiş gitmiş mi yoksa delip geçmiş mi siz karar verin. Tekstil ve hazır giyimde toplam iş gücü kaybı 500 binin üzerinde, sektörün yüzde 35'i erimiş. İstihdam rakamlarına göre tekstilde on beş, hazır giyimde tam on bir sene önce geriye gitmişiz; 10 bin firma kapısına kilit vurmuş, toplamda yüzde 15'e tekabül ediyor. Daha beş sene önce 3,7 milyar ile 6'ncı sıradayken şimdi tam otuz beş sene sonra dünyada hazır giyim piyasasından aldığımız pay yüzde 3'ün altına inmiş, ihracat 21 milyar dolardan 16 milyar dolara düşmüş.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Türkiye Sanayisizleşiyor”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Daha önceki önergelerde olduğu gibi, AKP'nin hatibi biraz sonra burada, verilen teşvikleri, destekleri, dünya pazarından aldığımız, dünya pazarının daralmasından falan bahsedecek; inanmayın. 2024-25'te dünyada hacmi artan hazır giyim ihracatı içinde payı düşen, ihracatı gerileyen tek üretici maalesef Türkiye. Bakın, teşvik konusunda farklı kurumlardan 86 farklı teşvik verilen sektör bu hâle gelir mi? Geliyor çünkü teşvikler verilmemek üzere kurgulanmış, şartları çok zor. En önemlisi, döviz dönüşüm ve istihdam desteklerini kullanan firma sayısı çok az. Diğer teşvikler ise yara bandı olamayacak nitelikte ve zayıf. Adını koyalım arkadaşlar, Türkiye sanayisizleşiyor, uygulanan ekonomi politikaları sebebiyle durdurulamayan enflasyon yüzünden firmalar faaliyetlerinden kâr edemiyor. Büyüme dediğiniz şey Türk lirası enflasyonu sebebiyle nominal bir şişmeden ibaret. Firmaların finansal kazançlarıyla faaliyetlerinden ettikleri zararları karşılayamıyor yani firmalarımız çalışarak batıyor arkadaşlar. Bugün, bu mevcut durum ile bu faizle sanayicinin sermayesini koruyabilmesi için yüzde 13,5 FAVÖK üretmesi gerekiyor, şu anda firmaların net kârı yüzde 1 civarında. Bu sürdürülebilir mi? 2022'de mal ihracatının gayrisafi yurt içi hasıladaki payı yüzde 27'nin üzerindeyken üç senede yüzde 17'ye düştü, 2028'deki hedef yüzde 16,4. Uyardık, çok söyledik, yangın küçük bir alandayken önlem alın, ormanı kaybediyoruz, orman gidiyor dedik, dinletemedik.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Tekstilden Teknolojiye, İnşaattan Lojistiğe, Turizme Her Yer Yangın Yeri”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şimdi, artık yangının olmadığı sektör kalmadı. Türkiye hızla sanayisizleşiyor; tekstilden teknolojiye, inşaattan lojistiğe, turizme her yer yangın yeri. Konkordato başvurularında son üç senedir her ay yeni rekor kırılıyor. Sadece altı ayda 1.240 şirket konkordato aldı ve bunun çok büyük bir oranı haziran ayı içinde. 115 şirket iflas etti. Başvuruların büyük bir bölümü sanayi kentlerinden geliyor. Tasfiye edilen şirket sayısı 3.382 yani insanlar artık sizden yıldı, artık üretmiyor, kendi istekleriyle firmalarını kapatıyorlar. Elli yılda emek emek inşa edilen Türk sanayisinin rekabet gücü üç senedir yok oluyor. Biz mevcut gücümüzü kaybedip üretimden hızla uzaklaşırken gelecek nesillerden nasıl üretici olmasını bekleyeceğiz? Türkiye bu anlamda ciddi bir yol ayrımındadır ve acil önlem alınmalıdır. Türk sanayisi acilen koruma altına alınmalıdır diyorum.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 26 12:38:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/seref-arpaci-turk-sanayisi-calisarak-batiyor-her-sektor-yangin-yeri-h162949.html">Şeref Arpacı: Türk Sanayisi Çalışarak Batıyor, Her Sektör Yangın Yeri</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-turkiye-de-dogusta-beklenen-yasam-suresi-781-yildan-h162948.html</link>
		<title>TÜİK: Türkiye&amp;#039;de doğuşta beklenen yaşam süresi 78,1 yıldan 78,5 yıla yükseldi</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[TÜİK&#039;in 2023-2025 dönemine ilişkin &quot;Hayat Tabloları&quot; verilerine göre, Türkiye&#039;de doğuşta beklenen yaşam süresi 78,5 yıl oldu. Kadınların erkeklerden ortalama 5,2 yıl daha uzun yaşadığı belirlenirken, 65 yaşındaki bir kişinin kalan yaşam süresi ortalama 18,4 yıl olarak hesaplandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2023-2025 dönemine ilişkin "Hayat Tabloları" istatistiklerini yayımladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Verilere göre, yeni doğmuş bir bireyin mevcut ölümlülük risklerine maruz kalması durumunda yaşaması beklenen ortalama yıl sayısı olarak tanımlanan doğuşta beklenen yaşam süresi, 2022-2024 dönemindeki 78,1 yıldan 2023-2025 döneminde 78,5 yıla yükseldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/185c98b7-edb8-443a-beee-1f6909fa4001.png" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">15 YAŞINDAKİ KİŞİLERİN ORTALAMA KALAN YAŞAM SÜRESİ 64,7 YIL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye'de erkeklerde doğuşta beklenen yaşam süresi 2022-2024 dönemindeki 75,5 yıldan 75,9 yıla, kadınlarda ise 80,7 yıldan 81,1 yıla çıktı. Kadınların erkeklerden ortalama 5,2 yıl daha uzun yaşadığı belirlendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çalışma çağının başlangıcı olarak kabul edilen 15 yaşındaki kişilerin ortalama kalan yaşam süresi 64,7 yıl olarak hesaplandı. Bu süre erkeklerde 62,1 yıl, kadınlarda ise 67,3 yıl olarak tespit edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">30 yaşındaki bir kişinin kalan yaşam süresi ortalama 50,3 yıl olarak belirlenirken, erkeklerde 47,8 yıl, kadınlarda ise 52,7 yıl olarak hesaplandı. Bu yaş grubunda kadınlarla erkekler arasındaki beklenen yaşam süresi farkı 4,9 yıl oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye genelinde 50 yaşındaki bir kişinin kalan yaşam süresi ortalama 31,3 yıl olarak hesaplandı. Erkekler için bu süre 29 yıl, kadınlar için ise 33,4 yıl olarak hesaplandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EĞİTİM DÜZEYİ YÜKSELDİKÇE BEKLENEN YAŞAM SÜRESİ DE ARTIYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2023-2025 dönemi hayat tablolarına göre 65 yaşındaki bir kişinin kalan yaşam süresi ortalama 18,4 yıl olarak belirlendi. Erkeklerde bu süre 16,7 yıl, kadınlarda ise 20 yıl olarak hesaplanırken, 65 yaşındaki kadınların erkeklerden ortalama 3,3 yıl daha uzun yaşamasının beklendiği ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Verilere göre her yaştaki beklenen yaşam süresinin düşük eğitim düzeyine sahip kişilerde daha kısa olduğu, eğitim seviyesi yükseldikçe yaşam süresinin uzadığı görüldü. Cinsiyete göre değerlendirmede de hem kadınlarda hem erkeklerde eğitim düzeyinin yükselmesiyle beklenen yaşam süresinin arttığı tespit edildi. Buna göre 30 yaşındaki erkeklerde ortaöğretim altı eğitim seviyesi ile yükseköğretim mezunları arasındaki beklenen yaşam süresi farkı 5,1 yıl, kadınlarda ise 4,6 yıl olarak hesaplandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞUŞTA SAĞLIKLI YAŞAM SÜRESİ 58 YIL OLDU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜİK verilerine göre doğuşta sağlıklı yaşam süresi ise 58 yıl oldu. Günlük yaşam faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan geçirilmesi beklenen yaşam süresi erkeklerde 59,1 yıl, kadınlarda ise 56,9 yıl olarak hesaplandı. Böylece erkeklerin sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 2,2 yıl daha uzun olduğu belirlendi.</span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 26 12:18:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-turkiye-de-dogusta-beklenen-yasam-suresi-781-yildan-h162948.html">TÜİK: Türkiye&amp;#039;de doğuşta beklenen yaşam süresi 78,1 yıldan 78,5 yıla yükseldi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kopru-ve-otoyol-ozellestirmesinde-kritik-kavsak-iki-farkli-yontem-h162947.html</link>
		<title>Köprü ve otoyol özelleştirmesinde kritik kavşak: İki farklı yöntem üzerinde çalışma yapılıyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Hükümetin, milyarlarca dolarlık köprü ve otoyol özelleştirmesinde, 2012 yılından uygulanandan farklı bir yöntem daha gündeme geldi. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün (KGM) kontrolünde bulunan köprü ve otoyolların, ekonomik bazı parametreler ve yapısal dinamikler çerçevesinde belli sayıda parçaya ayrılarak özelleştirilmesi üzerinde de çalışma yapılıyor. Öne çıkan ikinci yöntem de 2012 yılında olduğu gibi köprü ve otoyolların bütün ve blok olarak özelleştirilmesi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Hükümetin, milyarlarca dolarlık köprü ve otoyol özelleştirmesinde, 2013 yılından uygulanandan farklı bir yöntem daha gündeme geldi. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün (KGM) kontrolünde bulunan köprü ve otoyolların, ekonomik bazı parametreler ve yapısal dinamikler çerçevesinde belli sayıda parçaya ayrılarak özelleştirilmesi üzerinde de çalışma yapılıyor. Öne çıkan ikinci yöntem de 2013 yılında olduğu gibi köprü ve otoyolların bütün ve blok olarak özelleştirilmesi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Köprü ve otoyol özelleştirmesi için çalışmalar devam ediyor. Karayolları Genel Müdürlüğü'nün işlettiği köprü ve otoyolların, işletme hakkı devri (İHD) yöntemiyle 25 yıllığına özelleştirilmesi planlanıyor. Bu durumda otoyolların mülkiyeti devlette kalacak. &nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, konuyla ilgili daha önce yaptığı açıklamada, şunları kaydetmişti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Karayolları Müdürlüğü'nün işlettiği 2 bin kilometrelik yolun bakımı için para harcıyoruz. Hazine Bakanlığı ile yaptığımız çalışmaya göre bu yolların işletme hakkını devredersek daha yararlı mı olur daha zararlı mı olur bunun çalışmasını yapıyoruz. Satılması gibi bir durum yok, işletme hakkı devredilmesi çalışması yapıyoruz ama kamu ne derse o olur."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BÜTÜN OLARAK MI ÖZELLEŞECEK?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşletme hakkı yöntemiyle özel sektöre devri söz konusu olan köprü ve otoyollarla ilgili özelleştirme çalışmasında önemli başka bir konu daha var.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Milyarlarca dolar gelir beklenen köprü ve otoyol özelleştirmesinde, 2013 yılında uygulanandan farklı bir yöntem tartışılıyor. Buna göre, köprü ve otoyolların, bazı ekonomik parametreler ve yapısal dinamikler çerçevesinde belli sayıda parçalara ayrılarak özelleştirilmesi üzerinde de çalışma yapıldığı öğrenildi. Bu yöntem de bir seçenek olarak değerlendiriliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öne çıkan ikinci yöntem, 2013 yılında olduğu gibi köprü ve otoyolların bütün ve blok olarak özelleştirilmesi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye, 2013’te köprü ve otoyolların özelleştirilmesine yönelik ihale yaptı. Sekiz otoyol, iki köprü (Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet ve bağlantı yollarının 25 yıllık işletme hakkını kapsayan ihalede, Koç Holding - Ülker (Gözde Girişim) -Malezyalı UEM Group konsorsiyumu 5,7 milyar dolarla en yüksek teklifi verdi. İhale, teklif bedelinin düşük olduğu gerekçesiyle iptal edilmişti, o dönemde 7 milyar dolar işaret edilmişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"HENÜZ BİR KARAR SÖZ KONUSU DEĞİL"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kaynaklar, ANKA’ya yaptıkları açıklamada,“Köprü ve otoyolların, daha önce olduğu gibi bir bütün olarak mı yoksa ayrıştırılarak mı işletmesi devredilecek, bu konular ve diğer pek çok konu üzerinde çalışma yapılıyor. Henüz bir karar söz konusu değil“ dedi.&nbsp;&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 26 11:50:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kopru-ve-otoyol-ozellestirmesinde-kritik-kavsak-iki-farkli-yontem-h162947.html">Köprü ve otoyol özelleştirmesinde kritik kavşak: İki farklı yöntem üzerinde çalışma yapılıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/bekir-basevirgen-iktidar-yillardir-hic-olmazsa-patates-h162946.html</link>
		<title>Bekir Başevirgen: İktidar, yıllardır &amp;#039;Hiç olmazsa patates, soğan yer ayakta kalırız&amp;#039; diyen vatandaşın elinden patatesi de aldı&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, son dönemde patates ve soğan fiyatlarında yaşanan artışa tepki göstererek, “Yanlış tarım politikalarının bedelini hem üretici hem de tüketici ödüyor. Bir zamanlar dar gelirlinin son sığınağı olan patates ve soğan bile artık vatandaşın sofrasından uzaklaşıyor. Kırmızı eti, tavuğu, balığı çoktan sofralarından çıkarmak zorunda kalan dar gelirli vatandaş, bugün artık patates, soğan gibi en temel gıda ürünlerine bile ulaşamaz hale geldi. İktidar, yıllardır &#039;Hiç olmazsa patates yeriz, soğan yer ayakta kalırız’ diyen vatandaşın elinden patatesi de aldı” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">YENİ Parti Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, son dönemde patates ve soğan fiyatlarında yaşanan artışa dikkat çekerek, “ Kırmızı eti, tavuğu, balığı çoktan sofralarından çıkarmak zorunda kalan dar gelirli vatandaş, bugün artık patates, soğan gibi en temel gıda ürünlerine bile ulaşamaz hale geldi. İktidar, yıllardır 'Hiç olmazsa patates yeriz, soğan yer ayakta kalırız’ diyen vatandaşın elinden patatesi de aldı” dedi.<br />
<br />
YENİ Parti Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, patates ve soğan fiyatlarındaki artışa ilişkin açıklama yaptı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“KURU SOĞANIN FİYATI BİR AYDA YÜZDE 32,5, PATATESİN FİYATI İSE YÜZDE 24,7 ARTTI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Ziraat Odaları Birliği'nin (TZOB) haziran ayı verilerini hatırlatan Başevirgen, “TZOB verilerine göre markette kuru soğanın fiyatı bir ayda yüzde 32,5, patatesin fiyatı ise yüzde 24,7 arttı. Aynı dönemde üretici ile market arasındaki fiyat makası da açılmaya devam etti. Kırmızı eti, tavuğu, balığı çoktan sofralarından çıkarmak zorunda kalan dar gelirli vatandaş, bugün artık patates, soğan gibi en temel gıda ürünlerine bile ulaşamaz hale geldi” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BUGÜN GELDİĞİMİZ NOKTADA PATATES DE SOĞAN DA DAR GELİRLİ İÇİN LÜKS HALİNE GETİRİLDİ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Vatandaşın en temel gıda ürünlerine bile ulaşamaz hale geldiğine dikkat çeken Başevirgen, “Eti, sütü, tavuğu vatandaşın sofrasından iktidar kaldırdı. Şimdi sıra patatese, soğana geldi. Bu ülkede milyonlarca insan artık etin, tavuğun fiyatına bakmıyor bile. Çünkü alamayacağını biliyor. Yıllardır 'Hiç olmazsa patates yeriz, soğan yeriz' diyerek ayakta kalmaya çalışan vatandaşın elinden şimdi onu da aldılar. Bugün geldiğimiz noktada patates de soğan da dar gelirli için lüks haline getirildi. Yaşanan tablonun ise tesadüf değil. Çiftçiyi üretimden koparan, mazotun, gübrenin, ilacın, elektriğin maliyetini katlayan, üretim planlamasını tamamen ortadan kaldıran anlayışın sonucunu bugün pazarda görüyoruz. Çiftçi kazanamıyor diye üretmiyor, vatandaş ise üretilmeyen ürünü fahiş fiyatlarla almak zorunda kalıyor” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“VATANDAŞ AÇLIĞINI BİLE PLANLAMAK ZORUNDA KALIYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İktidarın enflasyonla mücadele söylemlerinin vatandaşın mutfağında hiçbir karşılığı olmadığını vurgulayan Başevirgen, “Saraydan bakınca enflasyon düşüyor olabilir ama pazara çıkan vatandaş için gerçek enflasyon etiketlerde yazıyor. İnsanlar artık çocuklarına et almayı hayal bile edemiyor. Şimdi patatesi, soğanı da hesaplayarak alıyor. Bir ülkeyi öyle bir hale getirdiler ki vatandaş açlığını bile planlamak zorunda kalıyor. Tarımda üretimi destekleyen kalıcı politikalar yerine günü kurtarmaya yönelik adımlar atılıyor. Ama artık ne çiftçinin ne de vatandaşın bir günü bile kurtarılamıyor. Üreticiyi korumayan, tüketiciyi gözetmeyen bu anlayış değişmedikçe mutfaktaki yangın büyümeye devam edecek. Vatandaş artık 'Hiçbir şey bulamazsam patates yerim' bile diyemiyor. Çünkü iktidar patatesi de soğanı da ulaşılmaz hale getirdi” ifadesini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 26 11:21:32 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/bekir-basevirgen-iktidar-yillardir-hic-olmazsa-patates-h162946.html">Bekir Başevirgen: İktidar, yıllardır &amp;#039;Hiç olmazsa patates, soğan yer ayakta kalırız&amp;#039; diyen vatandaşın elinden patatesi de aldı&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/artvinli-bal-ureticileri-savsat-bali-dunya-kalitesinde-ancak-h162945.html</link>
		<title>Artvinli bal üreticileri: &amp;quot;Şavşat balı dünya kalitesinde ancak marka değeri yok&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Artvin’in Şavşat ilçesinde arıcılık yapan üreticiler, dünya standartlarında kaliteye sahip Şavşat balının markalaşamaması nedeniyle hak ettiği değeri bulamadığını belirtti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Artvin’in Şavşat ilçesine bağlı Çavdarlı köyünde arıcılık yapan İstanbul Şavşatlılar Dernekler Federasyonu Başkanı Mustafa Faruk Altun, ANKA Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, ilçede üretilen balın kalitesinin dünya standartlarında olduğunu belirtti. Ancak markalaşamadığı için üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını söyleyen Altun, balın yanı sıra arı zehri, propolis ve polen gibi katma değerli ürünlerin üretimini artırarak Şavşat balını dünya pazarında hak ettiği konuma taşımayı hedeflediklerini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/c4cf6249-4d81-4d8a-acbc-319f3286c719.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BİZ KENDİ ÜRETTİĞİMİZ ÜRÜNÜN KIYMETİNİ BİLMİYORUZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şavşat’ın doğal yapısının kaliteli bal üretimi için büyük avantaj olduğunu belirten Altun, şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Biz kendi ürettiğimiz ürünün kıymetini bilmiyoruz ve marka değerini oluşturamıyoruz. Bal üretiyoruz ama Şavşat balının hak ettiği bir marka değeri yok. Oysa Şavşat balı gerçekten dünya çapında, uluslararası düzeyde kaliteli bir baldır. Eskiden balın değeri promil değerine göre ölçülürdü. Ancak artık Türkiye'deki birçok arıcı, laboratuvar ortamında bu değerlerle oynanabildiği için buna çok güvenmiyor. Günümüzde balın kalitesi, toplam aktivite oranı, yani TA değeri üzerinden değerlendiriliyor. Toplam aktivite oranı 50 puan üzerinden hesaplanıyor. Bizim balımızın değeri yaklaşık 49,59. Yani dünya sıralamasında üst seviyede yer alabilecek kalitede bal üretiyoruz. Ancak en büyük eksiğimiz marka değerimizin olmaması. Bu nedenle balımızı uluslararası pazarlara sunamıyor, hak ettiği şekilde tanıtamıyor ve pazarlayamıyoruz. Bizim hedefimiz, gerçek ve kaliteli üretim yapan Şavşatlı arıcıların balını marka haline getirerek dünyaya tanıtmaktır.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Artan maliyetlere rağmen üretime devam ettiklerini belirten Altun; kovan, petek, bakım ve ilaç giderlerinin her geçen yıl yükseldiğini ancak kaliteli üretimden vazgeçmediklerini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altun, gelecek yıl Çavdarlı’da arı zehri üretimine başlamayı planladıklarını belirterek, “Arı zehri, ilaç sanayisi ve sağlık alanında kullanılan yüksek katma değerli bir ürün. Bunun yanında propolis ve polen üretimini de artırmayı hedefliyoruz” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BURASI TAMAMEN DOĞAL BİR BÖLGE”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üretici Erbay Çetin de, “Yaklaşık 4 yıl önce 'Çavdarlı'da Bir Kovan Olsun' projesine dahil oldum. O dönemde arıcılık bildiğim bir işti. Bu proje sayesinde finansal olarak da desteklendiğim için arıcılığı çok daha rahat sürdürebildim. Destekler sayesinde bugün yaklaşık 40 kovanım oldu. İnsanlar da tükettikleri baldan memnun kalacaklar. Çünkü burası tamamen doğal bir bölge. Bu köye geldiğinizde asfalt yol bile yok. Bu yüzden her şey doğallığını koruyor" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Arıcılık eğitimlerinin üreticiler için önemli olduğunu vurgulayan Çetin, “Federasyonun düzenlediği eğitimlerle bilgilerimizi geliştirdik. Bu tür kursların yaygınlaşması hem üreticilere hem de bölge ekonomisine katkı sağlayacaktır” diye konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 26 11:05:37 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/artvinli-bal-ureticileri-savsat-bali-dunya-kalitesinde-ancak-h162945.html">Artvinli bal üreticileri: &amp;quot;Şavşat balı dünya kalitesinde ancak marka değeri yok&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-iran-arasindaki-catisma-yeniden-basladi-centcom-suudi-arabistan-la-h162944.html</link>
		<title>ABD-İran arasındaki çatışma yeniden başladı: CENTCOM Suudi Arabistan&amp;#039;la ortak operasyon yürüttüklerini açıkladı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD ile İran karşılıklı saldırılara üç günlük aranın ardından yeniden başladı. Washington, Suudi Arabistan&#039;ın da desteğiyle Irak&#039;ta İran bağlantılı hedefleri vurduğunu, Tahran ise Ürdün&#039;deki bir ABD üssü ile CENTCOM karargâhını balistik füzelerle hedef aldığını bildirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD ile İran arasında diplomatik temaslara alan açmak amacıyla cumartesi günü durdurulan karşılıklı saldırılar yeniden başladı. ABD ordusu, İran'ın bölgedeki ABD güçlerin çok sayıda balistik füze fırlattığını açıkladı. ABD, Irak'ın doğusunda İran destekli olduğunu öne sürdüğü gruplara ait hedefleri vurduğunu da duyurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), gece saatlerinde düzenlenen balistik füze saldırısındaki tüm füzelerin hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiğini ifade etti. CENTCOM, operasyonun Suudi Arabistan ile işbirliği içinde yürütüldüğünü belirttiği açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ile Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetleri, 28 Temmuz'da Irak'ta, İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun (DMO) ABD güçleri ve Suudi Arabistan'ın enerji altyapısına saldırı düzenlemekle görevlendirdiğini öne sürdüğü İran bağlantılı militanlara yönelik nokta operasyonları gerçekleştirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD ve Suudi savaş uçakları, son 72 saat içinde DMO'nun yönlendirdiği 30'dan fazla insansız hava aracı saldırısına güçlü bir karşılık olarak Irak'ın doğusundaki çok sayıda militan lojistik ve silah tesisini vurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD güçlerine yönelik saldırılar başarısız oldu. Şubat-Nisan 2026 döneminde Irak'ta İran bağlantılı silahlı gruplar tarafından ABD vatandaşları ve tesislerine yönelik 600'den fazla saldırı girişiminde bulunuldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran Devrim Muhafızları Ordusu ve ona bağlı vekil güçlerin, ABD'nin daha fazla askeri karşılık vermesini önlemek için bu saldırılara son vermesi gerekiyor."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İRAN ÜRDÜN’DEKİ ABD ÜSSÜNÜ VURDUĞUNU AÇIKLADI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) ise Ürdün'deki bir ABD hava üssü ile ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM) karargahını balistik füzelerle hedef aldığını duyurdu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">IRGC’ye göre Hava-Uzay Kuvvetleri'ne bağlı birlikler, Ürdün'deki ABD hava üssü ile CENTCOM karargahına çok sayıda balistik füze fırlattı. Açıklamada, saldırının ABD'nin son dönemde İran'a yönelik askeri saldırganlığına yanıt olarak düzenlendiği ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamanın devamında, İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik tehditlerin ve ABD güçlerinin İran'ın çıkarlarına karşı "hukuka aykırı ve düşmanca eylemleri" sürdüğü sürece İran'ın da direnişini sürdüreceği belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NE OLMUŞTU?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Donald Trump saldırılardan bir gün önce İran ile "çok dostane müzakereler" yürütüldüğünü açıklamıştı. Taraflar, diplomatik görüşmelere fırsat tanımak amacıyla üç gün boyunca karşılıklı saldırıları durdurmuştu. Trump yönetimi, saldırıların askıya alınmasının diplomasiye alan açmak amacı taşıdığını açıklarken, İranlı yetkililer de ABD saldırıları sürdüğü sürece misillemelerin devam edeceği mesajını vermişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çatışmaların yeniden başlaması, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğine ilişkin endişeleri yeniden artırdı. Saldırı haberlerinin ardından petrol fiyatları yaklaşık yüzde 4 yükseldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gelişmeler, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Washington ziyareti sırasında yaşandı. ABD ve İran, 13 gün süren hava saldırılarının ardından 25 Temmuz'da arabulucuların girişimiyle saldırıları geçici olarak durdurmuştu.</span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 26 10:44:28 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-iran-arasindaki-catisma-yeniden-basladi-centcom-suudi-arabistan-la-h162944.html">ABD-İran arasındaki çatışma yeniden başladı: CENTCOM Suudi Arabistan&amp;#039;la ortak operasyon yürüttüklerini açıkladı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/yuksek-faizli-yapilandirma-uygulamasi-esnafin-beklentisini-karislamadi-h162943.html</link>
		<title>Yüksek faizli yapılandırma uygulaması esnafın beklentisini karışlamadı TESK Başkan Vekili Ebedinoğlu: Esnaf için çanlar çalıyor</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Esnaf ve işletmelerin vergi dairesi ile SGK borçları için yıllık yüzde 29 faiz oranla 72 aya varan taksitlendirme imkanı beklentileri karşılamadı. DESOB Başkan Vekili Alican Ebedinoğlu, “Bağ-Kur prim borcunu ödeyemeyen, SGK prim borçlarını zamanında ödeyemeyen, vergisini zamanında ödeyemeyen yüz binlerce Türkiye genelinde esnafımız var. Biz bunlarla ilgili uzun zamandır hükümete seslendik. Esnafın ödeyebileceği şartlarda bir yapılandırmanın gelmesi gerektiğini biz ifade ettik uzun zamandır. Tabii ki bu çalışma neticelendi. Ancak bütün uyarılarımıza rağmen istediğimiz bir yapılandırma maalesef çıkmadı” ifadelerini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Esnaf ve işletmelerin vergi dairesi ile SGK borçları için yıllık yüzde 29 faiz oranla 72 aya varan taksitlendirme uygulamasını ANKA Haber Ajansı’na değerlendiren Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkan Vekili ve Diyarbakır Esnaf Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı (DESOB) Başkanı Alican Ebedinoğlu, vergi ile SGK ve Bağ-Kur borçları için günümüz ekonomik şartlarına uygun yeni bir yapılandırma düzenlemesi hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“HENDEK OLAYLARI, PANDEMİ VE DEPREM BÖLGE ESNAFINI OLUMSUZ ETKİLEDİ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hem bölgede hem ülke genelinde yaklaşık 10 yıldır yaşanan ekonomik krizler, sosyal ve siyasal etkilerinin gölgesinde işletmelerin, esnafın, tüccarın ayakta kalmaya çalıştığına dikkat çeken Ebedinoğlu, “Bölgemizde 2015'li yıllarda yaşanan hendek çatışmaları, akabinde yaşanan pandemi süreci, yine akabinde yaşanan ekonomik kriz, yine ondan sonra yaşadığımız büyük depremle birlikte bütün dünyanın birçok anlamda etkilendiği gibi ülkemizde de ülkemizin içerisinde yaşanan olaylarda da hem esnafımız, hem tüccarımız, hem bütün vatandaşlarımız olumsuz bir şekilde etkilendi. Kimisi kapandı, kimisi işyerini bırakmak zorunda kaldı, kimisi de işte o dönemlerde o krizlerde sağlanan desteklerle, yardımlarla ayakta kalmaya çalıştı” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ESNAFIN ÖDEYEBİLECEĞİ ŞARTLARDA BİR YAPILANDIRMANIN GELMESİ GEREKTİĞİNİ İFADE ETTİK”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu süreçte esnaf ve sanayicinin ayakta kalabilmek için ciddi anlamda mücadeleler verdiğine değinen Ebedinoğlu, esnafın borcuna ilişkin hayata geçirilen yapılandırmaya ilişkin şunları aktardı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;“Tabii bu süreç içerisinde Bağ-Kur prim borcunu, SGK prim borçlarını zamanında ödeyemeyen, vergisini zamanında ödeyemeyen yüz binlerce Türkiye genelinde esnafımız var. Biz bunlarla ilgili uzun zamandır hükümete seslendik. Esnafın ödeyebileceği şartlarda bir yapılandırmanın gelmesi gerektiğini biz ifade ettik uzun zamandır. Tabii ki bu çalışma neticelendi. Ancak bütün uyarılarımıza rağmen istediğimiz bir yapılandırma maalesef çıkmadı. SGK, Bağ-Kur ve vergi borçlarının 72 ay yapılandırması kararı çıktı ve bu kararla birlikte 72 aya dağıtılan bu ödemelerin yüzde 29 gibi bir faiz oranıyla yapılandırması gerçekleşti. Tabii ki bu yüksek faiz oranıyla birlikte işletmeler zaten yıllardır birçok zorluğa rağmen ayakta kalmaya çalışıyor. Tabii bu yapılandırmayla birlikte bu faiz oranı silinseydi veya cüzi bir miktarda işlenseydi inanıyorum ki yüz binlerce esnafımız bu yapılandırmaya giderdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜRKİYE GENELİNDE İŞLETMECİLERİN YÜZDE 60’I KAMU BORCUNU ÖDEYEMİYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye genelinde şu anda Bağ-Kur ve sosyal sigorta prim borcunu zamanında ödeyemeyen yaklaşık yüzde 60 işletme sahibi olduğunu söyleyen Ebedinoğlu, “Diyarbakır geneline baktığımız zaman şu anda yüzde 70 maalesef Bağ-Kur prim ve SGK borçları tahsil edilemiyor. Bunu yetkili ağızlardan aldığımız bilgilerdir bunlar. Çünkü burada siz bu borcu borçla bir de kapatmaya çalışıyoruz. Borcu borçla da kapatamadığımız için neden kapatamıyoruz? Şimdiye kadar kullanmış olduğumuz esnaf kredileri var” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BORCU BORÇLA KAPATMAK İSTEYEN ESNAFIMIS MAALESEF HAK ETMİŞ OLDUĞU ESNAF KREDİSİNDE ULAŞAMIYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Esnafın krediye ulaşmada güçlük çektiğine dikkat çeken Ebedinoğlu, “Esnaf kredilerine en son 1 Ocak'tan itibaren bir düzenleme getirildi. Sizin SGK, Bağ-Kur ve vergide borcunuz varsa esnaf kredisi kullanamıyorsunuz. &nbsp;Zaten borcu olmayan bir esnaf neden kredi kullansın? Biz bunu ifade etmeye çalıştık. Bunu anlatmaya çalışıyoruz. Eğer esnafın bu önündeki engeller kaldırılsaydı, en azından esnaf kredisinden faydalan saydı, bu yapılandırmadan daha cazip bir faiz oranı var biliyorsunuz esnaf kredisinde. Çünkü iki taraftan da bir yandan siz çıkartmış olduğunuz düzenleme, yapılandırma zaten esnafa cevap olmadı. Öbür taraftan borcu borçla kapatmak isteyen esnafımız maalesef hak etmiş olduğu esnaf kredisinde ulaşamıyor, alamıyor” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“DEVLET VATANDAŞINI AFFETMEKLE MÜKELLEFTİR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu sorunun kartopu gibi gittikçe büyüdüğünü anlatan Ebedinoğlu, şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Borç gittikçe büyüyor ve birçok işletmemizin kapanmasına da sebep olacaktır. Biz sizin vesilenizle bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bir an önce bu yapılandırmanın gözden geçirilmesi gerekiyor, hayata geçirilmesi gerekiyor ve mutlak suretle bizim talebimiz bütün faizlerin silinmesi. &nbsp;Evet, ‘Bu borcu ödeyenlerin günahı ne?’ diyebilirsiniz. Ancak bu ülkemiz birçok badireden geçti. Ekonomik olarak, deprem olarak, pandemi süreci olarak. Bunların birikiminden kaynaklı bugüne kadar bu borçlar birikti, bu noktalara geldi. Devlet vatandaşını affetmekle mükelleftir. Sonunda bu işletmeler açık kalırsa yine devlet veya vatandaş kendi sorumluluğunu bilerek borcunu, devlete olan borcunu, sorumluluğunu mutlaka yerine getirecektir. Ama öncelikle işletmenin ayakta kalması gerekiyor.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“TÜRKİYE GENELİNDE 50 BİNİN ÜZERİNDE ESNAF KEPENK KAPATTI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ocak ayında bugüne kadar Türkiye'de 50 binin üzerinde esnaf işyerini kapatmak zorunda kaldığını söyleyen Ebedinoğlu, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bu rakamlar basit usulden vergi tabi olan esnafın geçişinden kaynaklanan bir büyük bir kesimi onlardan. Büyük bir kesimi de yaşanan ekonomik sıkıntıdan dolayı. İşte özellikle dediğim gibi hizmet sektöründe eskisi gibi insanlar ailesiyle, dostuyla, arkadaşıyla gidip bir kafede, kafeteryada, lokantada artık rahat bir şekilde gidip oturamıyor maalesef. Burada her gün fiyatlar değişiyor biliyorsunuz. Enflasyonun yüksek olması bunların en büyük etkilerinden bir tanesi. Maalesef. Bunları hesaba kattığımız zaman ondan dolayı maalesef hizmet sektörü gittikçe can çekişiyor. Çalışan işletmelerimizin de kapasitesi yüzde 50’in altına inmiş. 10 kişi çalıştıran hizmet sektöründeki bir işletme beşe indirmiş çalışanını. 20 kişi istihdam eden bir işletme 10’a indirmiş. Bunların tümünün değerlendirmesinin yapılması gerekiyor bir an önce. Çünkü burada her zaman diyoruz ki ekonominin bel kemiği, çakıl taşı diyoruz, esnaftır.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“DİYARBAKIR'DA 10 YIL ÖNCE 5 BİN 800 BAKKAL VARDI. ŞU ANDA BU SAYI BİN 800’E İNDİ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Esnaf için çanlar çalındığını dile getiren Ebedinoğlu, “Haksız bir rekabet var biliyorsunuz. Şu anda Türkiye'de işletmelerimiz arasında zincir marketlerin yaratmış olduğu duruma kaos diyorum artık. Çünkü ben sadece Diyarbakır'dan bir örnek vermek istiyorum. Diyarbakır'da 10 yıl önce 5 bin 800 bakkal vardı. Şu anda bu sayı bin 800’e indi. Bunlar kayıtlarımızda mevcuttur. Devletin kayıtlarında da bunlar söylediğim rakamlar mevcuttur. Onun için perakende yasasının bir an önce çıksın diye biz her gün bas bas bağırıyoruz biliyorsunuz. Haksız rekabetin ortadan kaldırılması gerektiğini biz ifade etmeye çalışıyoruz. Örneğin bu zincir marketler. Şu anda bakın enflasyonun artmasının temel nedenlerinden bir tanesi de bu zincir marketlerin ve üreticiden zincir marketlere denetimsizlikten kaynaklanıyor. Bir bağımsız bir bütün her şey, özellikle ekonomiyle ilgili, üretimle ilgili, satışlarla ilgili, perakendeden tutun toptan satışına kadar, soframıza gelen ürünlere kadar, giydiğimiz giysiye kadar bir denetim bakanlığının kurulması gerekiyor. Bu sistemin denetim sistemi mekanizmasının, satış mekanizmasının tamamen elden geçirilmesi gerekiyor. Evet serbest piyasa diyoruz ama serbest piyasa gerçekten enflasyonu yükselten bir piyasadayız şu anda. Devletin enflasyon toparlanması için önce sofradan başlar, tencereden başlar. Tencereyi kontrol altına alması gerekiyor” şeklinde konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 26 10:20:37 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/yuksek-faizli-yapilandirma-uygulamasi-esnafin-beklentisini-karislamadi-h162943.html">Yüksek faizli yapılandırma uygulaması esnafın beklentisini karışlamadı TESK Başkan Vekili Ebedinoğlu: Esnaf için çanlar çalıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tutuklu-cankaya-belediye-baskani-huseyin-can-guner-chp-den-h162942.html</link>
		<title>Tutuklu Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner CHP&amp;#039;den istifa etti</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Çankaya Belediyesi&#039;ne yönelik operasyon kapsamında tutuklanan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, CHP&#039;den istifa ettiğini bildirdi. Güner, &quot;Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimleri, Cumhuriyetimizin kuruluş değerleri doğrultusunda, Genel Başkanımız Özgür Özel liderliğinde YENİ Parti’de siyasete devam edeceğim.&quot; açıklamasında bulundu. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Çankaya Belediyesi’ne yönelik operasyon kapsamında tutuklanan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa ettiğini açıkladı. Güner, bundan sonraki siyasi çalışmalarına “YENİ Parti” çatısı altında devam edeceğini bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çankaya Belediyesi’ne yönelik operasyon kapsamında 14 Temmuz’da tutuklanan ve Kırşehir Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu'nda bulunan Güner'in, X hesabı üzerinden yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Daha 18 yaşıma girmeden kapısından adım attığım, 16 Mayıs 2012’den beri üyesi olduğum; Gençlik Kolları Başkanı olarak bayraklarını direklere astığım, Çankaya İlçe Yönetiminden Parti Meclisi üyeliğine kadar pek çok kademesinde görev aldığım ve gururla Çankaya Belediye Başkanı seçildiğim Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurucularına, ilkelerine, değerlerine, devrimlerine, altı okuna ve seçilmiş son Genel Başkanı'na sonsuza kadar bağlı kalmakla beraber; bugün artık yönetimi iktidar tarafından belirlenen Butlan Partisi'nden istifa ettiğimi kamuoyunun bilgisine sunuyorum. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimleri ile Cumhuriyetimizin kuruluş değerleri doğrultusunda, Genel Başkanımız Özgür Özel liderliğinde YENİ Parti’de siyasete devam edeceğim."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 26 09:58:36 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tutuklu-cankaya-belediye-baskani-huseyin-can-guner-chp-den-h162942.html">Tutuklu Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner CHP&amp;#039;den istifa etti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-den-14-il-icin-sari-kodlu-ruzgar-uyarisi-kuzeyde-h162941.html</link>
		<title>Meteoroloji&amp;#039;den 14 il için sarı kodlu rüzgar uyarısı! Kuzeyde sıcaklıklar düşecek: İşte tahminler...</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; yurdun kuzey kesimlerinin parçalı, yer yer çok bulutlu, Orta ve Doğu Karadeniz kıyıları, Sakarya, Sinop, Tokat, Artvin, Kars, Ardahan, Ağrı ve Iğdır çevreleri ile Van’ın doğu kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Ordu ve Giresun çevreleri ile Samsun&#039;un doğu kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor. İşte 29 Temmuz 2026 il il hava durumu tahminleri...]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görünEkonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kuzey kesimlerde 2 ila 4 derece azalacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genellikle kuzey yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara, Kuzey Ege kıyıları, Akdeniz'in iç kesimleri ile İç Anadolu’nun güney ve doğusunda kuvvetli, yer yer kısa süreli fırtına (30-70 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UYARILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Yağışların, Ordu ve Giresun çevreleri ile Samsun'un doğu kesimlerinde yer yer kuvvetli olması beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ RÜZGAR YARISI: Rüzgarın, Marmara, Kuzey Ege kıyıları, Akdeniz'in iç kesimleri ile İç Anadolu’nun güney ve doğusunda kuzey yönlerden kuvvetli, yer yer kısa süreli fırtına (30-70 km/saat) şeklinde esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu, doğusunun yer yer çok bulutlu, Sakarya çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli olarak (30-60 km/saat) esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURSA °C, 32°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE °C, 32°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL °C, 30°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KIRKLARELİ °C, 31°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">3|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, Kuzey Ege kıyılarında kuzey yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">A.KARAHİSAR °C, 28°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ °C, 37°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR °C, 36°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA °C, 36°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, kuzey yönlerden kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına (40-70 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA °C, 43°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA °C, 43°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR °C, 32°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY °C, 36°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, bölgenin güney ve doğu kesimlerinde kuzey yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA °C, 28°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR °C, 30°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA °C, 28°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NEVŞEHİR °C, 26°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">6|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, zamanla az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU °C, 27°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, zamanla az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE °C, 28°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, zamanla az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU °C, 25°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, zamanla az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK °C, 27°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, zamanla az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">7|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, kıyı kesimleri ile Tokat ve Artvin çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Ordu ve Giresun çevreleri ile Samsun'un doğu kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA °C, 27°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE °C, 28°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN °C, 27°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON °C, 27°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">8|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık, kuzey ve doğu kesimlerinin parçalı ve çok bulutlu, Kars, Ardahan, Ağrı ve Iğdır çevreleri ile Van’ın doğu kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM °C, 28°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS °C, 27°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA °C, 35°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN °C, 31°C<br />
Parçalı ve az bulutlu, doğu kesimleri öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">9|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR °C, 42°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARDİN °C, 40°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT °C, 41°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA °C, 42°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 26 09:34:53 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-den-14-il-icin-sari-kodlu-ruzgar-uyarisi-kuzeyde-h162941.html">Meteoroloji&amp;#039;den 14 il için sarı kodlu rüzgar uyarısı! Kuzeyde sıcaklıklar düşecek: İşte tahminler...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-262-h162940.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altında yön ne olacak? İşte 29 Temmuz 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. Peki, çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? Yarım altın bugün kaç lira? İşte 29 Temmuz 2026 çeyrek, ons, gram ve yarım altın satış fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görünEkonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gram altın güne 6.135 TL, ons altın ise 4.022 dolar seviyesinden başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatları, yatırımcıların Fed'in para politikası kararını ve Fed Başkanı Kevin Warsh'ın enflasyon ile faiz beklentilerine yönelik açıklamalarını beklemesi nedeniyle çarşamba günü yatay bir görünüm sergiledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve döviz kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 29 Temmuz 2026 Çarşamba gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.135,33 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 10.046,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 20.092,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 39.947,69 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 40.000,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 100.175,58 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 4.022,47 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 26 09:21:48 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-262-h162940.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-48-h162939.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (29 Temmuz 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 29 Temmuz 2026 Çarşamba gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görünEkonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 29 Temmuz 2026 Çarşamba gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 47,3876 (alış) 47,4091'den (satış) işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 54,0913 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 26 09:18:32 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-48-h162939.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/riza-akpolat-chpnin-38-kurultayiyla-ilgili-konus-cik-denildi-sorsaydiniz-kimlerin-soyledigini-soylerdim-h162938.html</link>
		<title>Rıza Akpolat: CHPnin 38. Kurultayı&apos;yla ilgili konuş, çık denildi. Sorsaydınız kimlerin söylediğini söylerdim</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Aziz İhsan Aktaş davasında esas hakkındaki mütalaaya karşı Silivri’de savunma yapmaya devam eden tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, “‘CHP’nin 38. Kurultayı&#039;yla ilgili konuş, çık. Beşiktaş dosyasını temizleyelim’. Böyle şeyler söylendi. Sorsaydınız kimlerin söylediğini de söylerdim. Bir şeyin soruşturması açılacaksa bunu bana çok rahat sorabilir. Ben de kimlerin bana geldiğini burada çok net söyleyebilirim. Bunun dışında söyleyeceğim bir yer yok” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İş insanı Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı iddia edilen “çıkar amaçlı suç örgütü” ile bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla 7’si tutuklu 200 kişi hakkında İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce açılan dava devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin tutuklu olmak üzere 7 belediye başkanının yargılandığı davanın karar duruşmasının 27’nci günü, Silivri’de yeni inşa edilen duruşma salonunda yapılıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Savunması devam eden Rıza Akpolat, dosya süreci boyunca yaşadıklarını şöyle anlattı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Ağzımızdan çıkan her söze, kamuoyuna yaptığımız her açıklamaya dikkat ettik. İddianame hazırlanıp huzurunuza gelene kadar bir devlet terbiyesi içerisinde hareket ettik. Masumiyet karinemiz yok sayılmasına rağmen, gizlilik kararı olan dosyalarımız basına sızdırılmasına rağmen sustuk. Herkesin gözü önünde bana, çalışma arkadaşlarıma, aile bireylerime yapılan haksız uygulamaların hepsine mahkeme salonunda cevap verdik, duyurduk. Tabii kolay olmadı. Her sabah yeni bir operasyonla uyanıp ve detaylarını belli basın mecralarından öğrendiğimiz bir süreci yaşadık. Bu ülkenin, bu toprakların adalet duygusuna olan inancımla yarın yöneteceğimiz kurumları itibarsızlaştırmamak için sustum. Önce itirafçı olduğumuz söylendi. Sonra iddianame çıktığında bakıldı ki böyle bir şey yok. Günlerce televizyonlarda konuşuldu, ‘40 sayfa itiraf yazdı. Onu yaptı, bunu yaptı’. İddianame bir çıktı. Ben hep sustum. Sustum. Sustum. Sustum... İddianame çıktı. Böyle bir şey olmadığı ortaya çıkınca bir açıklama yapmak zorunda kaldım ki tek yaptığım açıklama bu kötü dedikoduya karşıydı, bugüne kadar bunca suçlamanın içinde.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“YALANLA İKNA ETMEK ZORUNDALAR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çünkü o benim siyasi tarafıma dokunduğu için ona bir şey söylemem gerekiyordu. Sonra ne oldu? Bu olmayınca ikinci bir yalan ortaya atıldı. Ne dediler? ‘Rıza Akpolat aslında iki kere savcıya gitti Çağlayan’a. İki tane ifade yazdı. Altını imzalamadı. Üçüncüsünde de gittiğinde savcı istemedi. Geri gönderdi’. Çok güzel. Bu yalan da ortaya çıktı. Nasıl çıktı? Ben 17 Ocak 2025 tarihinde Marmara Kapalıya Ceza İnfaz Kurumu’na gelmişim. 18 Ocak’ta revire çıkmışım. Bir de bir kere tutukluluk incelemesine çıkmışım. Onun dışında ne tutukluluk incelemesine ne de yerleşkeden dışarı çıkmışım. Ne zamana kadar? 6 Ocak 2026’daki İstanbul İl Kongresi davasına kadar. Böyle bir şeyin doğru olmadığı ortaya çıkınca ne dediler bu sefer? ‘Rıza Akpolat bize avukat yolladı. Suçu Ali Rıza Yılmaz’ın, Alican Abacı’nın üzerine atmamızı söyledi’. Yılmaz burada. Benim yol arkadaşım, abim, yıllardır beraberiz. Avukatlarımız burada. O bahsi geçen avukatlar da burada. Böyle bir şey olabilir mi? Niye? Yalan üretmek zorundalar, birilerini ikna etmek zorundalar. İhanet etmişler çünkü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“MAHALLE DEDİKODUSU YAPMIYORUM”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şimdi o da ortaya çıkmadı. Bir de mantık hatası var. Şimdi mantıken ne olması gerekir? Benim birinin üzerine suç atarak çıkabileceğim düşünmem hayatın doğal akışına aykırı. Çünkü bu yapılan operasyonların tamamı siyasilere, başkanlara yapılmış operasyonlar. Bir başkan yardımcısına, bir müdüre ya da bir ihale komisyonu üyesine suç atarak buradan çıkmam mümkün mü? Ne olur? Demek ki o insanlar benden daha önemli insanlar, aslında konu ben değilim; konu onlar. Bana da diyorlar ki ‘Bunların üzerine iftira at, çık’. Bana şunu söylediler. Burada huzurunuzda söyledim. ‘CHP’nin 38. kurultayıyla ilgili konuş, çık. Beşiktaş dosyasını temizleyelim’. Böyle şeyler söylendi. Sorsaydınız kimlerin söylediğini de söylerdim. Ben mahalle dedikodusu yapmıyorum. Basına da demeç veriyorum. Ben her şeyi huzurunuzda söyleyeceğime dair söz verdim. Bütün demeçlerimi de burada huzurunuzda veriyorum. Çünkü burası adaletin huzuru ve sayın savcı da burada.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İRADELERİ SAKATLANDI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir şeyin soruşturması açılacaksa bunu bana çok rahat sorabilir. Ben de kimlerin bana geldiğini burada çok net söyleyebilirim. Bütün bu anlattıklarım teknik savunmalar, hukuki savunmalar bir kenara bırakılıp ‘Kim bunu söyledi? Bunu açıklaması gerekir’. Ben dediğim gibi burada söyledim. Burada sorulursa burada cevabını söylerim. Bunun dışında söyleyeceğim bir yer yok. Ben cezaevindeyim, tutukluyum, kısıtlıyım. Adam 15 senedir yanımda. İhanet etmiş. Bir şey söylemesi lazım. Adam soruyor, ‘Nasıl yaptın’. ‘Senin bilmediğin şeyler var’ deyip o an aklına ne geliyorsa... Günün sonunda aslında ben bunlara ağır laf söylemedim. Savunmamda çıktım dedim ki bu çocuklar, bu arkadaşlar itirafçı oldular. Bunların iradeleri sakatlandı. Tehdit edildi. Kiminin işte eşi, babası, teyzesi, eniştesi gözaltına alındı. Ötekinin eşi doğum yapacaktı bir hafta sonra. Ötekinin işte özel bir çocuğu var. Ötekini Iğdır Cezaevi’ne yollayacaklar bilmem ne... Ben bunları duyuyorum. Hepsini biliyorum. Onlar da benim bildiğimi biliyorlar. Hâlen devam ediyorlar. Keşke otursalar, devam ettirmeseler. Yaptınız bari oturun.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İTİRAFÇILARA TEPKİ GÖSTERDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İtirafçı olarak ifade veren sanıklara tepki gösteren Akpolat, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Ben ilk savunmamı yaptığım gün burada savunmadan önce dışarı çıkarken iki kadın arkadaş gözümün içine bakamadı. Ben onu söyledim. Dedim ki ya gözümün içine bakamıyor. Üzüldüm çünkü kardeşim kadar sevdiğim insanlar. Onu söyledim. Ondan sonra bir baktım, hepsi buraya dizilmiş. Böyle gözümün içine bakıyorlar. Anladım ki bu arkadaşlar yaptıkları şeyin arkasındalar. O yüzden ilk savunmamdaki bazı şeyleri geri almak istiyorum. İfade değiştiriyorum. Bu arkadaşlar kendi iradeleriyle itirafçı olmuşlar. Yarın öbür gün ‘Bize baskı yaptılar. Biz o yüzden itirafçı olduk’ diyemeyecekler. Tarihe ve kayıtlara böyle geçmesini istiyorum. ‘Babam, teyzem, eniştem, kız kardeşim, eşim alındı. Ben o yüzden itirafçı oldum’ diyen arkadaş meğer onun için olmamış. Şahsiyet meselesiymiş. Kendiliğinden gitmiş itirafçı olmuş. Eşi bir hafta sonra doğum yapacak arkadaş da kendiliğinden gitmiş ifade vermiş. Hepsi için aynı şeyi söyleyebilirim. Burada dedim ki Aziz İhsan Aktaş’la Mustafa Mutlu, aynı anda ifadeye alındı. Ben onlara hiçbir şey demedim ki. Onlara bir kumpas kuruldu orada. Konkordato tehdidiyle, Aziz İhsan Aktaş malıyla canıyla belki de bizim bilmediğimiz birçok şeyle tehdit edildi. İtirafçı hâline getirildi. Mustafa Mutlu ile aynı anda odaya alındı. Orada hukuka aykırı bir işlem yapıldı ve bütün iş öyle başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“AKTAŞ, ‘RÜŞVET ANLAŞMASI YAPMADIM’ DEDİ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Onlar Ozan İş’i verdi. Ozan İş onu görünce Alican Abacı’yı verdi. Alican Abacı, Emirhan Akçadağ’ı verdi. Günün sonunda birbirlerine girdiler. Hepsi bizimle ilgili konuşmaya başladılar. Sonra ne oldu? A kişisi, B kişisini verdi. B kişisi, A kişisini verdi. Üçer kez birbirlerinin aleyhine ifade vermişler. Geldiler buraya, birbirleriyle ilgili bir cümle etmediler. Siz de doğal olarak sordunuz. Çünkü dışarıdalar, özgürler. Anlaşmışlar birbirleriyle. Birlikte gelip gidiyorlar zaten. Ne oldu o kadar ifade? Şimdi bana sormuş avukatı, ‘Aziz İhsan Aktaş’la Rıza Akpolat, hiç birbirlerinin aleyhine bir şey söylemedi’. Ne zaman söyledi ki? Bu dosyanın başından beri ifadelerimiz ortada. Tutuklandığımız günden bugüne Aziz İhsan Aktaş’la ilgili benim söylediğim, bugün söylediklerimin dışında herhangi bir şey var mı ya da onun benimle ilgili bugüne kadar söylediklerinin dışında bir şey var mı? O itirafçı olduktan sonra söylediklerini söylemiyorum. O günden sonra da söylediği şeyi burada devam ettirdi. Kaldı ki kendisi burada çıktı. Dedi ki ‘Ben avukatları sormadan söyleyeyim. Ben Rıza Akpolat’la rüşvet ilişkisi falan içerisine girmedim. Rüşvet pazarlığı yapmadım. Rüşvet anlaşması yapmadım’ diye kendisi söyledi.”</span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 26 15:50:43 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/riza-akpolat-chpnin-38-kurultayiyla-ilgili-konus-cik-denildi-sorsaydiniz-kimlerin-soyledigini-soylerdim-h162938.html">Rıza Akpolat: CHPnin 38. Kurultayı&apos;yla ilgili konuş, çık denildi. Sorsaydınız kimlerin söylediğini söylerdim</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/turkiyede-152-milyon-isci-sendikasiz-prof-dr-aziz-celik-esas-tablo-ozel-sektorde-cok-daha-vahim-h162937.html</link>
		<title>Türkiye&apos;de 15,2 milyon işçi sendikasız... Prof. Dr. Aziz Çelik: Esas tablo özel sektörde çok daha vahim</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı&#039;nın Temmuz 2026 verilerine göre Türkiye&#039;de sendikalaşma oranı son altı yılın en düşük seviyelerinden biri olan yüzde 13,8&#039;e gerilerken, yaklaşık 15,2 milyon işçi herhangi bir sendikaya üye olmadan çalışıyor. Sosyal Politika Uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik, &quot;Yüzde 13,8&#039;lik sendikalaşma oranı yanıltıcı bir orandır. Esas olan özel sektördeki sendikalaşma oranıdır. Türkiye&#039;de çok daha vahim bir sendikalaşma oranı söz konusu&quot; derken, Tez Koop-İş Sendikası Genel Başkan Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Durmuş ise &quot;İşgücü piyasasında toplam çalışan sayısı artarken sendikalı işçi sayısının düşmesi, emek piyasasının örgütsüz, esnek, düşük ücretli ve &#039;uysal&#039; bir işçi profili üzerine inşa edilmek istendiğine işaret ediyor&quot; değerlendirmesinde bulundu. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın işkollarındaki işçi sayıları ile sendikaların üye sayılarını içeren Temmuz 2026 istatistikleri Resmi Gazete'de yayımlandı. Verilere göre, Türkiye genelinde 17 milyon 630 bin 475 işçi bulunurken, bunların 2 milyon 432 bin 789'u sendika üyesi oldu. Böylece sendikalaşma oranı yüzde 13,798 olarak kayıtlara geçti. Yaklaşık 15 milyon 197 bin 686 işçinin ise herhangi bir sendikaya üyeliği bulunmuyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstatistiklere göre, genel işler işkolunda 286 bin 94 üyeyle Hizmet-İş, tüm işkolları arasında en fazla üyeye sahip sendika oldu. Metal işkolunda 264 bin 726 üyeyle Türk Metal, sağlık ve sosyal hizmetlerde 217 bin 776 üyeyle Öz Sağlık-İş, ticaret, büro, eğitim ve güzel sanatlarda ise 125 bin 640 üyeyle KOOP-İŞ kendi işkollarında ilk sırada yer aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sendikalaşma oranlarını ANKA Haber Ajansı'na değerlendiren Sosyal Politika Uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik, açıklanan sendikalaşma oranının kamu işçilerini de kapsadığı için gerçeği tam olarak yansıtmadığını belirtti. Kamudaki yüksek örgütlenme oranının genel tabloyu yukarı çektiğini ifade eden Çelik, sendikalaşma oranında da düşüş olduğuna dikkati çekti. Çelik, sendikalaşma oranının yüzde 14,5'ten yüzde 13,8'e gerilediğini kaydederek, "Fakat tabii bu yüzde 13,8'lik sendikalaşma oranı yanıltıcı bir orandır. Çünkü bunun içinde kamu da var. Kamuda yüzde 76 kamu işçisinde sendikalaşma oranı var. Halbuki özel sektörde bu oran yüzde 6,7'ye kadar düşüyor. Esas olan burada özel sektördeki sendikalaşma oranıdır. Türkiye'de çok daha vahim bir sendikalaşma oranı söz konusu" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"250'YE YAKIN SENDİKANIN YÜZDE 86'SI BARAJIN ALTINDA KALDI"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşkolu barajı uygulamasının sendikal hareket açısından önemli bir sorun oluşturduğunu belirten Çelik, "Türkiye'de 250'ye yakın işçi sendikası var. Bunların yüzde 86'sı barajın altında kaldı. Yaklaşık 60 sendika barajı aşıyor. Bu dönem DİSK üyesi Tekstil, Basın-İş gibi çok eski sendikalar da barajın altında kaldı. Yüzde 0,99'la, yüzde 0,97'yle Bağımsız Maden-İş gibi, Güvenlik-İş gibi sendikalar barajın altında bırakıldı. Türkiye'de işkolu barajı meselesi biraz Bakanlığın istediği sendikaları baraj altında bırakma meselesi olarak işliyor" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İŞÇİLER SENDİKAYA ÜYE OLMAKTAN KORKUYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yaklaşık 15,2 milyon işçinin sendikasız olmasının en önemli nedeninin sendikal güvencelerin yetersizliği olduğunu vurgulayan Çelik, işçilerin sendikaya üye olduklarında işlerini kaybetme endişesi yaşadıklarını söyledi. Çelik, şu değerlendirmeyi yaptı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Oldukça düşük bir sendikalaşma var, özellikle özel sektörde. Akla şu soru geliyor: Neden bu kadar düşük? Bunun bence en önemli sebebi sendikalaşmak isteyen işçilerin bundan korkmalarıdır. Çünkü sendikalaşan işçinin başına gelen işten atılmak oluyor, işsizlik oluyor. Davayı kazansa bile işine dönemiyor. Dolayısıyla sendikalaşma oranının düşük olmasının en önemli sebebi, Türkiye'de sendikalaşmanın yeterince güvence altında olmaması diye düşünüyorum. Bir yandan istihdam artıyor. Sendikalaşabilir işçi sayısında bir artış var ama sendikalaşma oranı düşüyor. Özel sektördeki işçi de sendikalı olduğunda ücretinin daha iyi olacağının farkında. Ama kamuda yüzde 76'sı sendikalıyken özel sektörde bu oran yüzde 5-6 civarında kalıyor. Bunun sebebi tamamen bambaşka koşullara sahip olmaları. Yani sendikal güvencelerinin olmaması."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İŞKOLLARINDAKİ FARKIN NEDENİ KAMU AĞIRLIĞI VE GÜVENCESİZLİK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kamu ağırlıklı sektörlerle özel sektörün yoğun olduğu işkolları arasında büyük farklılık bulunduğunu aktaran Aziz Çelik, bunun sendikalaşma oranlarına da doğrudan yansıdığını belirterek, "İşkollarına baktığımızda bunu görüyoruz zaten. Sağlık gibi, genel hizmetler gibi kamunun ağırlıkta olduğu işkollarında çok yüksek sendikalaşma oranları var. Belediyelerde sendikalaşma oranı yüzde 50'yi geçiyor. Sağlıkta çok daha yüksek. Ama inşaat söz konusu olduğunda, büro söz konusu olduğunda bu oran yüzde 3'lere, 5'lere düşüyor. İşkollarına göre de baktığımızda bunu anlayabiliyoruz" ifadesini kullandı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BARAJI AŞAMAAYAN SENDİKALAR BÜYÜYEMİYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çelik, işkolu barajının yalnızca yetki sürecini değil, sendikaların büyümesini de engellediğini kaydederek, baraj nedeniyle yetkili sendikalar istedikleri kapasitelere ulaşamıyorlar. Eylem yapıyor, kendini gösteriyor ama barajın altında kalıyor. Mesela Bağımsız Maden-İş Sendikası. Barajın üstüne çıkabilseydi muhtemelen çok hızlı büyüyebilirdi. Ama şimdi barajın altında kaldığı için işçinin çoğu toplu sözleşme yapamayacağını düşünüp gidemiyor ona. O çok kritik bir eşik. Orayı geçince büyüyebiliyorsunuz. Ama onun altında tutulduğunuz sürece ne kadar etkili sendika olursanız olun bir süre sonra üye kaybediyorsunuz. En önemli engellerden birisi bu" şeklinde konuştu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"DİJİTALLEŞME TEK BAŞINA SENDİKALAŞMAYI ZAYIRLATMIYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dijitalleşme, uzaktan çalışma ve platform ekonomisinin sendikal örgütlenmeye etkisini de değerlendiren Çelik, bu alanların bazı olumsuz etkileri bulunsa da Türkiye'deki düşük sendikalaşmanın temel nedeni olmadığını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çelik, dijitalleşmenin aynı zamanda sendikal örgütlenmeyi kolaylaştıran yönleri de bulunduğunu belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Geçmişte sendika üyesi olmak için notere gidip para verip zaman ayırmanız gerekiyordu. Çok zor bir mekanizmaydı. Şimdi 2013'ten beri bu iş dijital oluyor. Evde oturuyorsunuz ve sendikaya üye olabiliyorsunuz. Yani bir yandan kolaylaştırıcı bir tarafı var teknik olarak. Dijitalleşme, uzaktan çalışma, işletmelerin küçülmesi, hizmet sektörünün büyümesi sendikaları olumsuz etkileyebilir. Ama Türkiye'deki sendikalaşmanın düşük olmasının temel sebebinin bu olduğu kanaatinde değilim. Esas zayıflatan sendikal güvencenin yokluğu. Dijital üyelik bugün sendikalar açısından bir avantaj da sağlıyor. Türkiye'de daha temel sorunlar var. Sendikalaşan işçinin yasal güvencelerinin yeterince olmaması, korunmaması, yargının yavaş işlemesi, tazminatların zayıf olması gibi iş güvencesi meselesi çok daha öndeki bir mesele."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DURMUŞ: "İŞÇİLER KORKU VE GÜVENSİZLİK İKLİMİ İÇİNDE SENDİKADAN UZAK DURUYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tez Koop-İş Sendikası Genel Başkan Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Durmuş, sendikalaşma oranının son altı yılın en düşük seviyesine gerilemesinin işgücü piyasasında emek-sermaye dengesinin sermaye lehine değiştiğini gösterdiğine işaret ederek, "İşgücü piyasasında toplam çalışan sayısı artarken sendikalı işçi sayısının düşmesi, emek piyasasının örgütsüz, esnek, düşük ücretli ve 'uysal' bir işçi profili üzerine inşa edilmek istendiğine işaret ediyor" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yaklaşık 15,2 milyon işçinin sendika dışında kalmasının tek bir nedene bağlanamayacağını belirten Durmuş, çalışma yaşamındaki yapısal dönüşümün yanı sıra baskı mekanizmalarının da etkili olduğunu ifade etti. Durmuş, "Son yıllarda Türkiye sendikasızlaşmanın en sert biçimde yaşandığı ülkelerden biri görünümünde. Güvencesiz ve esnek çalışmanın yaygınlaşması, patronlar tarafından sendikasızlaştırma amacıyla uygulanan baskılar, doğrudan işten çıkarılma korkusu, 1960'larda elde edilen pek çok kazanımın korunamaması, 12 Eylül rejiminin yasal düzenlemelerde bıraktığı kalıcı kısıtlamalar ve iktidarla çıkar ilişkisine dayalı bağımlı sendikacılık anlayışı bu tablonun temel nedenleri arasında yer alıyor" diye konuştu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşçilerin sendikalardan uzaklaşmasında ekonomik ve sosyal etkenlerin de rol oynadığını kaydeden Durmuş, "Milyonlarca işçinin sendika dışında kalmasının arkasında sermaye ve devletin ortaklaşa yürüttüğü baskı mekanizmaları ile işçiler arasında yaratılan derin korku ve güvensizlik iklimi yatıyor. Bunun yanı sıra aşırı finansallaşma nedeniyle borçlandırılan işçilerin borçlarını ödeyememe kaygısıyla işlerini koruma güdüsü, taşeronlaşma ve esnek çalışma modelleriyle yaratılan bölünmeler ile bazı sendikalardaki yozlaşma, promosyon ve 'finans sendikacılığı' uygulamalarının yarattığı olumsuz algı da işçilerin sendikalardan uzak durmasına yol açıyor" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İSİTHDAMIN YAPISI SENDİKALAŞMANIN ALEYHİNE DEĞİŞİYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstihdam artmasına rağmen sendikalaşma oranının gerilemesini değerlendiren Durmuş, bunun temelinde neoliberal dönüşümle birlikte çalışma hayatının yapısının değişmesinin bulunduğunu söyledi. Durmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İstihdam artışına karşın sendikalaşmanın gerilemesindeki temel yapısal sorun, neo-liberal dönüşümle birlikte istihdamın yapısının ve sektörel dağılımın köklü biçimde değişmesidir. Geleneksel olarak sendikacılığın kalesi olan sanayi sektöründeki nitelikli işlerin yerini hizmetler sektöründe yoğunlaşan taşeron, esnek, geçici işler ve prekarya olarak tanımlanan güvencesiz çalışma biçimleri alıyor. Özelleştirmeler ve kamusal hizmet alanlarının küçültülmesi de sendikaların tarihsel dayanak noktalarını zayıflatıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Robotların daha yoğun kullanıldığı sektörlerde dünya genelinde sendika üyeliğinde önemli düşüşler yaşanıyor. Burada esas mesele, otomasyonun yalnızca işleri ortadan kaldırması değil, istihdamı sendikalar için yapısal olarak daha elverişsiz çalışma ortamlarına kaydırmasıdır. Dolayısıyla sendika yoğunluğundaki düşüş sadece örgütsel başarısızlığın ya da işçilerin sendikalara ilgisinin azalmasının değil, teknolojik değişimin istihdamın doğasında yarattığı dönüşümün de sonucudur."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"DÜŞÜK SENDİKALAŞMA, ÜCRETLERİ VE ÇALIŞMA KOŞULLARINI DOĞRUDAN ETKİLİYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Düşük sendikalaşma oranının ücretler ve toplu pazarlık sistemi üzerinde ciddi sonuçlar doğurduğunu vurgulayan Mustafa Durmuş, mevcut sistemin gelir eşitsizliğini derinleştirdiğini söyledi. Durmuş, şuyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sendikalaşmanın düşük kalması, işçi sınıfının üretimden gelen kolektif pazarlık gücünü kırarak reel ücretlerin düşmesine neden oluyor ve gelir eşitsizliğini aşırı derecede derinleştiriyor. Toplu iş sözleşmesi kapsama oranlarının düşmesiyle birlikte toplu pazarlık süreçleri sermayenin karlılığını artırmayı hedefleyen sınırlı bir pazarlığa dönüşüyor. İşçiler asgari yaşam koşullarından, iş güvenliğinden ve sosyal haklardan mahrum kalırken, esnek, uzun ve yıpratıcı çalışma koşullarına mahkûm ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mevcut çift baraj sistemi nedeniyle sendikaların ezici çoğunluğu toplu iş sözleşmesi imzalama yetkisinden mahrum. Bu durum örgütlenme özgürlüğünü kağıt üzerinde bırakıyor ve işçilerin toplu iş sözleşmesinden yararlanmasını fiilen engelliyor. İşkolu barajının yarattığı bu engel, asgari ücretin çalışma hayatında genel ücret seviyesine dönüşmesine de hizmet ediyor. Sonuç olarak temsil gücü zayıflatılmış bir işçi sınıfı hem ekonomik krizlerin faturasını ödemeye mecbur kalıyor hem de ağırlaşan çalışma koşullarına karşı kolektif bir direniş mekanizmasından mahrum bırakılıyor."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BAZI İŞKOLLARINDA SİYASAL VE KURUMSAL KAYIRMACILIK ETKİLİ OLUYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşkolları arasındaki sendikalaşma farkının yalnızca sektörlerin yapısından kaynaklanmadığını belirten Durmuş, siyasal ve kurumsal faktörlerin de belirleyici olduğunu söyledi. Durmuş, "İnşaatta yüzde 2,76, konaklama ve eğlence işkolunda ise yüzde 3,61 ile sendikalaşma oranları en düşük seviyede. Bu sektörlerdeki düşük oran, işlerin mevsimlik niteliği ve özel sektör ağırlıklı yapıdan kaynaklanıyor. Buna karşılık metal, hizmet ve sağlık gibi büyük işkolları ile kamu sektörünün baskın olduğu alanlarda belirli birkaç sendika toplam üyelerin önemli bölümünü elinde tutuyor" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşkolu barajı ve toplu iş sözleşmesi sisteminin sendikaların örgütlenme kapasitesini doğrudan sınırladığını vurgulayan Durmuş, "İstatistikler doğrultusunda bu dönem dört sendikanın daha baraj altına düştüğünü görüyoruz. Türkiye'de aktif olarak faaliyet gösteren 245 işçi sendikasından yalnızca 60'ı işkolu barajını geçmiş durumda. Ocak 2026 istatistiklerinde bu sayı 63, Temmuz 2025 istatistiklerinde ise 65'ti. İşkolu barajını aşamayan sendikaların çokluğu sınıf sendikalarının toplu iş sözleşmesi masasına oturmasını imkansız kılıyor. Kamu Çerçeve Protokolü benzeri süreçler ise enflasyon bahanesiyle ücretleri baskılama mekanizmalarına dönüşerek sendikaları tabanın taleplerini yansıtan gerçek mücadele örgütleri olmaktan çıkarıp bürokratik yapılara dönüştürüyor" diye konuştu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"GELENEKSEL SENDİKACILIK ANLAYIŞI GEÇERLİLİĞİNİ YİTİRİYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dijitalleşme, uzaktan çalışma ve platform ekonomisinin sendikal yapıyı köklü biçimde dönüştürdüğünü aktaran Durmuş, yeni istihdam biçimlerinin geleneksel örgütlenme modellerini zorladığını söyledi. Prof. Dr. Mustafa Durmuş, "Çağrı üzerine, esnek ve platform temelli çalışma modelleri işçiler arasındaki dayanışma bağlarını koparırken, dijitalleşme ve üretken yapay zekâ araçları tarihsel olarak nitelikli ve güvenceli görünen beyaz yakalı çalışanlar dahil olmak üzere tüm emekçileri vasıfsızlaştırıyor ve güvencesizleştiriyor. Bu durum fabrikalara ve fiziksel işyerlerine dayalı geleneksel sendikacılık anlayışını geçersiz kılıyor" dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 26 15:36:13 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/turkiyede-152-milyon-isci-sendikasiz-prof-dr-aziz-celik-esas-tablo-ozel-sektorde-cok-daha-vahim-h162937.html">Türkiye&apos;de 15,2 milyon işçi sendikasız... Prof. Dr. Aziz Çelik: Esas tablo özel sektörde çok daha vahim</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/cocuklara-yonelik-sosyal-medya-kisitlamalari-dunya-genelinde-yayginlasiyor-h162936.html</link>
		<title>Çocuklara yönelik sosyal medya kısıtlamaları dünya genelinde yaygınlaşıyor</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Dünya genelinde hükümetler, çocukların çevrim içi güvenliğini artırmak amacıyla yaş doğrulama sistemleri ve erişim yasaklarını giderek daha yaygın biçimde gündeme alıyor. Çocuklara yönelik sosyal medya kısıtlamalarını yasalaştıran ülkelere geçen hafta Fransa da katıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Fransa Parlamentosu geçen hafta 15 yaşın altındaki çocukların sosyal medyaya erişimini yasaklayan yasa tasarısını kabul ederek TikTok, Instagram, Snapchat gibi uygulamaları çocuklara yasaklayan ilk Avrupa Birliği ülkesi oldu. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, yasağı görevdeki son döneminin temel reformlarından biri olarak nitelendirdi ve eylül ayına kadar uygulamaya koyma sözü verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avrupa'da giderek daha fazla hükümet yaş doğrulama ve erişim kısıtlamalarını gündemine alıyor. Fransa Parlamentosu 21 Temmuz’da 15 yaşın altındaki çocukların sosyal medyaya erişimini yasaklayan yasa tasarısını kabul etti. Böylece Fransa, TikTok, Instagram, Snapchat gibi uygulamaları çocuklara yasaklayan ilk Avrupa Birliği ülkesi oldu. Fransa hükümeti, yasanın gerekçesinin çocukların ruh sağlığını koruma ve çevrim içi platformların bağımlılık yaratan tasarımlarının etkisini azaltma olduğunu bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Araştırmalar, sosyal medya platformlarında kullanıcıları daha uzun süre çevrim içi tutmayı amaçlayan algoritmaların çocukları siber zorbalık, zararlı içerikler, uyku bozuklukları ile kaygı ve depresyon belirtileri riskinin artmasıyla ilişkilendirildiğini ortaya koydu. Dünyanın önde gelen üniversiterlerinden araştırmacılar, çocukların sosyal medya kullanımına karşı daha sıkı önlemler alınması çağrısında bulunuyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2023'te 40'tan fazla eyalet başsavcısı Meta'ya dava açtı. Davada, Facebook ve Instagram'ın çocukları platformda daha uzun süre tutmak için sonsuz kaydırma (infinite scroll), otomatik oynatma, bildirimler ve algoritmik öneriler gibi bağımlılık yaratan tasarım özelliklerini kullandığı, şirketin bu riskleri bildiği halde kamuoyunu yanılttığı öne sürüldü. Haziran 2026'da federal yargıç Meta'nın davayı düşürme talebini reddetti ve davanın görülmesine karar verdi. Ayrıca mahkeme, Meta'nın 13 yaş altındaki çocuklar için ebeveyn izni hükümlerine uymadığı yönündeki iddiaların yargılama konusu olabileceğine hükmetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SOSYAL MEDYADA YAŞ SINIRINI İLK UYGULAYAN ÜLKE: AVUSTRALYA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çocuklar için sosyal medya sınırlamalarını uygulayan ilk ülke Avustralya, 2024 yılında kabul ettiği yasayla 16 yaşın altındaki çocukların belirli platformlarında hesap açmasına veya mevcut hesaplarını kullanmasını yasaklamıştı. Düzenleme 10 Aralık 2025’te yürürlüğe girdi ve çocuklara veya ebeveynlere ceza öngörülmezken, yükümlülüklerini sistematik biçimde ihlal eden şirketlere 49,5 milyon Avustralya dolarına, yaklaşık 1,64 milyar TL kadar para cezası verilebiliyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avustralya eSafety kurumunun mart ayı raporuna göre, düzenlemenin ardından yaklaşık 4,7 milyon yaş kısıtlamalı hesap kaldırıldı veya erişime kapatıldı. Buna rağmen çok sayıda çocuğun yaş doğrulama sistemlerini aşmayı sürdürdüğü belirtildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇOCUKLARIN ÇEVRİMİÇİ GÜVENLİĞİ İÇİN KÜRESEL GİRİŞİM&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de 13 Temmuz'da çocukları “sömürücü algoritmalardan” korumak için sosyal medya yasağı sözü vermişti. Leyen'in taahhüdü, Avrupa Komisyonu'nun çevrim içi çocuk güvenliği için oluşturduğu bağımsız uzman kurulunun 13 yaşın altındaki çocuklara yönelik kısıtlama önerisinin ardından geldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yunanistan 15 yaş altındaki çocukların Facebook, Instagram, TikTok ve Snapchat gibi platformlara erişimini 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren engellemeyi hedefliyor. Birleşik Krallık ise 16 yaş altına sosyal medya hizmeti sunulmasını yasaklayacak düzenlemeyi 2026 sonundan önce parlamentoya taşımayacak, Londra, yeni koruma tedbirlerini 2027 ilkbaharında yürürlüğe koymayı planlıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çocuklara yönelik sosyal medya kısıtlamalarına ilişkin planlamalar Avrupa’yla sınırlı değil. Vietnam da 16 yaşın altındaki çocukların, sosyal medya platformlarında içerik paylaşmasını, yorum yapmasını veya gönderilere tepki vermesini engelleyecek bir kararnameyi kabul etmeye hazırlanıyor. Benzer şekilde Malezya’da da 16 yaş altı için 1 Haziran 2026’da sosyal medya hesabı açma ve tutma yasağı getirilmişti. Yaş sınırının altında olduğu tespit edilen kullanıcılara, verilerini indirmeleri veya başka bir platforma aktarmaları için bir aylık süre tanındı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜRKİYE’DE 15 YAŞ ALTINA SOSYAL MEDYA KISITLAMASI&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye de benzer bir düzenlemeyi 1 Mayıs 2026’da Resmi Gazete’de yayımlanan 7578 sayılı Kanun kapsamında getirmişti. Düzenleme, sosyal ağ sağlayıcılarının 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunmasını yasaklıyor ve şirketlere yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri alma yükümlülüğü getiriyor. Kanun ayrıca 15-18 yaş grubuna yönelik ayrıştırılmış hizmetler ile hesap ayarları, ücretli işlemler ve kullanım süresinin sınırlandırılmasını kapsayan ebeveyn kontrol araçları öngörüyor. İlgili hükümlerin 1 Kasım 2026’da uygulanmaya başlaması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye'deki düzenleme de çocukların dijital ortamda korunmasına yönelik tartışmaların ardından gelmişti. Nisan ayında Kahramanmaraş'taki okul saldırısının ardından sosyal medyada yayılan tehdit ve şiddet içerikleri ile Telegram'da organize edilen provokatif paylaşımlar, çocukların çevrim içi güvenliğine ilişkin kaygıları artırmış, kısa süre sonra TBMM, 15 yaş altına sosyal medya yasağını içeren düzenlemeyi kabul etmişti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 26 15:15:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/cocuklara-yonelik-sosyal-medya-kisitlamalari-dunya-genelinde-yayginlasiyor-h162936.html">Çocuklara yönelik sosyal medya kısıtlamaları dünya genelinde yaygınlaşıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ttb-ozel-saglik-kuruluslari-yonetmeliginin-bazi-hukumlerinin-yurutmesi-durduruldu-h162935.html</link>
		<title>TTB: Özel sağlık kuruluşları yönetmeliğinin bazı hükümlerinin yürütmesi durduruldu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türk Tabipleri Birliği (TTB), Danıştay&#039;da açtıkları davalarda, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik&#039;in hekimlerin çalışma hakkını ve hastaların sağlık hakkına erişimini kısıtlayan kimi hükümlerinin yürütmesinin durdurulduğunu bildirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">19 Nisan 2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik'in bazı maddelerinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle yargıya başvurmuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Davayı inceleyen Danıştay 10. Dairesi, yürütmenin durdurulması talebinin kısmen kabulüne karar verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TTB'nin aktardığı karara göre, mahkeme, tıp merkezlerinin en az 3 bin metrekare kapalı alana sahip olma zorunluluğunu hukuka aykırı buldu. Kararda, bu düzenlemenin hem hekimlerin serbest çalışma hakkını orantısız biçimde sınırlandırdığı hem de hastaların sağlık hizmetine erişimini engellediği belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme, hekimlere getirilen sözleşme zorunluluğunu da "planlama yapılmadığı, düzenlemenin sebep unsurlarının somut olarak ortaya konulmadığı ve idarenin takdir yetkisinin hukukun genel ilkeleri, kamu yararı ile sağlık hizmetinin gereklerine uygun kullanılmadığı" gerekçeleriyle hukuka aykırı buldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hekimin hastasını başka bir tıp merkezinde işleme alabilmesi için özel izin alınmasını öngören düzenlemenin yürütmesini de "prosedürün belirsizliği" nedeniyle durduran mahkeme, düzenlemeyle getirilen kota sınırlamasından muaf tutulmaya ilişkin geçici maddenin de hukuka uygun olmadığına hükmetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yönetmeliğe eklenen prensipler listesinde de hukuka aykırılıklar tespit eden mahkeme, listedeki maddelerin soyut, muğlak, sınırları belirsiz, keyfiliğe yol açabilecek nitelikte olduğunu ve uygulamada birliği sağlama amacından yoksun bulunduğunu vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Danıştay 10. Dairesi, iptali istenen diğer maddelere ilişkin yürütmenin durdurulması talebini reddetti. TTB Hukuk Bürosu, ret kararına karşı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na itiraz başvurusunda bulunacağını açıkladı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 26 14:54:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ttb-ozel-saglik-kuruluslari-yonetmeliginin-bazi-hukumlerinin-yurutmesi-durduruldu-h162935.html">TTB: Özel sağlık kuruluşları yönetmeliğinin bazı hükümlerinin yürütmesi durduruldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/kankodan-emeklilerin-gecim-mucadelesi-ve-255-milyon-icra-dosyasi-icin-iki-kritik-arastirma-onergesi-h162934.html</link>
		<title>Kankodan Emeklilerin Geçim Mücadelesi ve 25,5 Milyon İcra Dosyası İçin İki Kritik Araştırma Önergesi</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti’den Meclis’e İlk Hamle: Emekli Yoksulluğu ve Düşük Maşlar il
Vatandaşın 25,5 Milyon İcra Dosyası İçin Araştırma Önergesi!]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">YENİ Parti, Türkiye Büyük Millet Meclisi&amp;#39;ndeki yasama çalışmalarına iki önemli araştırma<br />
önergesiyle başladı. YENİ Parti Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, 27 Temmuz<br />
2026 tarihinde, emeklilerin yaşadığı ağır ekonomik sorunların ve kredi ile kredi kartı borçları<br />
nedeniyle milyonlarca vatandaşın içine sürüklendiği borç krizinin tüm yönleriyle araştırılması<br />
amacıyla iki ayrı Meclis Araştırması önergesini YENİ Parti Grup Başkanlığına sundu.<br />
Kanko, hazırladığı önergelerle hem yaklaşık 17 milyon emeklinin yaşadığı gelir kaybının hem<br />
de 25,5 milyona ulaşan icra dosyalarının arkasındaki ekonomik nedenlerin TBMM tarafından<br />
kapsamlı şekilde incelenmesini talep etti. &amp;quot;Emeklilik Huzur Dönemi Olmaktan Çıktı&amp;quot;<br />
Emeklilere ilişkin araştırma önergesinde Türkiye&amp;#39;de milyonlarca emeklinin açlık sınırının<br />
altında yaşam mücadelesi verdiğine dikkat çeken Kanko, mevcut ekonomik politikaların<br />
emeklileri her geçen gün daha da yoksullaştırdığını belirtti.<br />
Milyonlarca Emekli Geçim Savaşı Veriyor, Meclis Artık Görmezden<br />
Gelemez!<br />
Kanko, bugün en düşük emekli aylığının yaklaşık 23 bin TL seviyesinde bulunduğunu, buna<br />
karşılık açlık sınırının 38 bin TL, yoksulluk sınırının ise 117 bin TL&amp;#39;ye ulaştığını vurgulayarak<br />
şu değerlendirmeyi yaptı: &amp;quot;Yıllarca çalışıp prim ödeyen milyonlarca emekli bugün kira,<br />
fatura, gıda ve sağlık giderlerini karşılayamaz hale gelmiştir. Emeklilik bir lütuf değil,<br />
anayasal bir haktır. İnsan onuruna yakışır bir yaşam için emeklilerin kalıcı çözümlerle<br />
desteklenmesi zorunluluktur.&amp;quot; Araştırma önergesi kapsamında; Emekli maaşlarının açlık ve<br />
yoksulluk sınırı karşısındaki durumu, Kök aylık uygulamasından kaynaklanan mağduriyetler,<br />
Emekliler arasındaki maaş adaletsizliği, İntibak sorunu, Sağlık harcamalarının emekliler<br />
üzerindeki yükü, Emeklilerin yeniden çalışmak zorunda kalmasına neden olan ekonomik<br />
koşullar, Maaşların gerçek hayat pahalılığına göre yeniden belirlenmesi gibi birçok başlığın<br />
araştırılması isteniyor.<br />
Kanko ayrıca, en düşük emekli aylığı ile asgari ücret arasında adil bir denge kurulması<br />
gerektiğini, mevcut ekonomik koşullar dikkate alındığında ise asgari ücretin en az 45 bin 800<br />
TL seviyesine yükseltilmesini savunduklarını ifade etti. &amp;quot;25,5 Milyon İcra Dosyası Ekonomik<br />
Alarmdır&amp;quot; TBMM&amp;#39;ye sunulan ikinci araştırma önergesi ise Türkiye&amp;#39;de hızla büyüyen bireysel<br />
borçluluk ve icra krizini gündeme taşıyor. Prof. Dr. Mühip Kanko, ekonomik kriz nedeniyle<br />
vatandaşların kredi ve kredi kartı borçlarını ödeyemez hale geldiğini belirterek, 2026 yılının<br />
ilk altı ayında icra dairelerine gelen yeni dosya sayısının yaklaşık 5 milyona, derdest dosya<br />
sayısının ise 25,5 milyona ulaştığını hatırlattı.<br />
YENİ Parti: Sosyal Devlet Kâğıt Üzerinde Değil, Vatandaşın Yanında<br />
Olmalı!<br />
Kanko, şu değerlendirmede bulundu: &amp;quot;Her icra dosyasının arkasında geçinemeyen bir aile,<br />
borcunu ödeyemeyen bir emekli, ayakta kalmaya çalışan bir esnaf ya da üretim mücadelesi<br />
veren bir çiftçi bulunmaktadır. Bu tablo yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ciddi bir</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">sosyal adalet sorunudur.&amp;quot; Araştırma önergesiyle; İcra dosyalarındaki tarihi artışın nedenleri,<br />
Kredi ve kredi kartı borçlarının ulaştığı boyut, Borçluluğun hane halkı üzerindeki ekonomik<br />
ve sosyal etkileri, Esnaf, çiftçi ve emeklilerin yaşadığı finansal sorunlar, Borçlanmayı artıran<br />
ekonomik politikaların sonuçları, Vatandaşların borç sarmalından çıkarılmasına yönelik kalıcı<br />
çözüm önerileri TBMM çatısı altında ayrıntılı şekilde incelenecek. YENİ Parti: &amp;quot;Sosyal<br />
Devlet Gereğini Yerine Getirmeli&amp;quot; YENİ Parti, her iki araştırma önergesiyle sosyal devlet<br />
anlayışının güçlendirilmesini, vatandaşların ekonomik sorunlarının bilimsel veriler ışığında<br />
araştırılmasını ve kalıcı çözümler üretilmesini hedeflediğini belirtti.<br />
Kanko, Türkiye&amp;#39;nin karşı karşıya bulunduğu ekonomik tablonun yalnızca rakamlardan ibaret<br />
olmadığını ifade ederek, &amp;quot;Emeklilerin, dar gelirli vatandaşların, çiftçilerin, esnafın ve borç<br />
yükü altında ezilen milyonların sesi olmaya devam edeceğiz. Meclis&amp;#39;in bu sorunlara kayıtsız<br />
kalmaması gerekiyor.&amp;quot; dedi. YENİ Parti&amp;#39;nin TBMM Başkanlığına sunduğu bu iki araştırma<br />
önergesi, emeklilerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve giderek büyüyen borç krizinin tüm<br />
boyutlarıyla araştırılması açısından yeni yasama döneminin dikkat çeken ilk girişimleri<br />
arasında yer aldı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 26 14:33:29 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/kankodan-emeklilerin-gecim-mucadelesi-ve-255-milyon-icra-dosyasi-icin-iki-kritik-arastirma-onergesi-h162934.html">Kankodan Emeklilerin Geçim Mücadelesi ve 25,5 Milyon İcra Dosyası İçin İki Kritik Araştırma Önergesi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/karadag-ab-uyumu-kapsaminda-turk-vatandaslarina-1-kasimdan-itibaren-vize-uygulayacak-h162933.html</link>
		<title>Karadağ, AB uyumu kapsamında Türk vatandaşlarına 1 Kasım&apos;dan itibaren vize uygulayacak</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Karadağ Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Birliği (AB) ile yürütülen katılım müzakereleri kapsamında, Türkiye dahil 5 ülkenin vatandaşlarına yönelik vize uygulamasına geçileceğini açıkladı. Buna göre, Türk vatandaşları, 1 Kasım&#039;dan itibaren Karadağ&#039;a giriş için vize almak zorunda olacak.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Karadağ Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasına göre, Türkiye'nin yanı sıra Çin, Rusya, Suudi Arabistan ve Belarus vatandaşları da yeni uygulama kapsamına alınacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karadağ hükümetinin yayımladığı yönetmelik uyarınca, bu ülke vatandaşları, ekim ayı sonuna kadar mevcut vize uygulamasından yararlanmayı sürdürecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karadağ yönetimi, vize politikasındaki değişikliğin AB ile yürütülen üyelik müzakereleri kapsamında gerçekleştirildiğini belirtti. Ülke, 2028 yılında AB'nin 28'inci üyesi olmayı hedeflerken, vize politikasının Birliğin ortak vize rejimiyle tam uyumlu hale getirilmesi katılım sürecindeki nihai kriterlerden biri olarak değerlendiriliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karadağ, Türk vatandaşlarına yönelik vizesiz seyahat uygulamasını ilk olarak 25 Ekim 2025'te Podgoritsa'da bir Karadağ vatandaşının bıçaklanması sonrasında geçici olarak askıya almıştı. Hükümet, 23 Aralık 2025'te bu kararı kaldırırken, Türk vatandaşlarının vizesiz kalış süresini 90 günden 30 güne düşürmüştü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karadağlı yetkililer, söz konusu düzenlemenin "yasa dışı göçü önlemek ve Avrupa Birliği'nin vize politikasıyla uyum sağlamak" amacıyla hayata geçirildiğini belirtmiş, güvenlik risklerinin yeniden ortaya çıkması halinde vize uygulamasının tekrar yürürlüğe konulabileceğini ifade etmişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Adriyatik kıyısındaki Karadağ, bugüne kadar Türk vatandaşlarından vize istememesi nedeniyle özellikle turistik seyahatlerde tercih edilen Balkan ülkeleri arasında yer alıyordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Resmi verilere göre Karadağ'ı her yıl yaklaşık 320 bin Türkiye vatandaşı ziyaret ediyor. Karadağ İçişleri Bakanı Danilo Saranovic de 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, ülkede geçici veya kalıcı oturum izni bulunan yaklaşık 100 bin yabancının 13 binini Türk vatandaşlarının oluşturduğunu belirtmişti. Yetkililer, son yıllarda Karadağ'da iş kuran veya çalışma amacıyla ülkeye yerleşen Türkiye vatandaşlarının sayısında da artış yaşandığını kaydediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 26 14:18:00 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/karadag-ab-uyumu-kapsaminda-turk-vatandaslarina-1-kasimdan-itibaren-vize-uygulayacak-h162933.html">Karadağ, AB uyumu kapsamında Türk vatandaşlarına 1 Kasım&apos;dan itibaren vize uygulayacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/dtso-baskani-kaya-bolgesel-asgari-ucret-yeni-bir-goc-dalgasi-yaratacaktir-h162932.html</link>
		<title>DTSO Başkanı Kaya: Bölgesel asgari ücret yeni bir göç dalgası yaratacaktır</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, yeniden gündeme gelen bölgesel asgari ü Bölgesel asgari ücret uygulamasının sanıldığı gibi yatırımı ve istihdamı artırmayacağını belirterek, düşük ücret uygulanan bölgelerin nitelikli iş gücünü kaybedeceğini, bunun da özellikle bölgeden Batı illerine yeni bir göç dalgasını tetikleyeceğini söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) ile bazı iş veren kuruluşların gündeme getirdiği “bölgesel ve sektörel asgari ücret” önerisine tepkiler sürüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı (DTSO) Mehmet Kaya, bölgesel asgari ücret tartışmalarının yalnızca işveren maliyetleri üzerinden değerlendirilmesini doğru bulmadığını söyledi. Kaya, asgari ücretin aynı zamanda milyonlarca çalışanın yaşam standardını belirleyen temel bir sosyal politika aracı olduğuna dikkat çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye'nin üretim, yatırım ve istihdam sorunlarını yalnızca ücret politikaları üzerinden çözmeye çalışmak doğru bir yaklaşım olmadığını dile getiren Kaya, “Asgari ücret sadece işveren maliyeti olarak görülemez; aynı zamanda milyonlarca emekçinin yaşam standardını belirleyen temel bir sosyal politika aracıdır. Diyarbakır gibi genç nüfusun yoğun, işsizliğin Türkiye ortalamasının üzerinde seyrettiği kentlerde ihtiyaç, ücretleri düşürmek değil, nitelikli ve sürdürülebilir istihdam yaratacak yatırımları artırmaktır" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BU YAKLAŞIM, BÖLGELERİN 'UCUZ İŞ GÜCÜ MERKEZİ' OLARAK GÖRÜLMESİNE NEDEN OLUR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bölgesel ücret uygulamasının gelişmişlik farkını azaltmayacağını, aksine daha da derinleştireceğini belirten Kaya, şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Düşük yaşam maliyetini gerekçe göstererek az gelişmiş bölgelerde daha düşük asgari ücret belirlemek, yoksulluğu azaltmaz, gelir dağılımındaki adaletsizliği büyütür. Yüksek ücret uygulanan büyükşehirlerle düşük ücretli bölgeler arasındaki gelir farkı açılırken, az gelişmiş bölgeler daha da geride kalacaktır. Bu yaklaşım, bölgelerin 'ucuz iş gücü merkezi' olarak görülmesine neden olur. Oysa bir kentin rekabet gücü düşük ücretle değil, güçlü altyapısı, eğitimli insan kaynağı, lojistik imkanları, hukuki öngörülebilirliği ve finansmana erişimiyle sağlanır."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BÖLGESEL ÜCRET YENİ GÖÇ DALGASINI TETİKLER"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Diyarbakır gibi genç nüfusun yoğun olduğu, sanayi yatırımlarının ise hala istenilen seviyeye ulaşmadığı illerde böyle bir uygulama batı illerine yeni bir işçi göçü dalgasını beraberinde getireceğine vurgu yapan Kaya, “Düşük ücret uygulanan bölgelerden büyükşehirlere iş gücü göçü hızlanır. Bu durum yalnızca çalışanları değil, yatırımcıları da olumsuz etkiler. İşletmeler nitelikli iş gücüne ulaşmakta zorlanırken, bölgeler arasındaki gelişmişlik farkı daha da derinleşir” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“UYGULAMANIN YENİDEN GÜNDEME GETİRİLMESİNİ DOĞRU BULMUYORUZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Benzer uygulamaların farklı ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de önemli dersler içerdiğini belirten Kaya, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Dünyada benzer uygulamaların hayata geçirildiği örneklerde ilk yıllarda bölgesel farklılıkları dikkate alan esnek bir model olarak görülen sistemler zamanla ciddi sorunlar üretti. Aynı işi yapan çalışanlar arasında ücret eşitsizlikleri oluştu, yüksek ücret uygulanan bölgelere iş gücü göçü hızlandı, kayıt dışı istihdam arttı ve uygulamanın denetlenmesinde ciddi güçlükler yaşandı. Türkiye'nin de geçmişte hayata geçirdiği ancak beklenen faydayı sağlamadığı için daha sonra yasal düzenlemeyle yürürlükten kaldırdığı bu uygulamanın yeniden gündeme getirilmesini doğru bulmuyoruz."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İŞVERENLER MALİYET AVANTAJI NEDENİYLE YATIRIMLARINI DÜŞÜK ÜCRETLİ BÖLGELERE KAYDIRABİLİR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kaya, düşük ücret avantajıyla yatırım çekmenin kalıcı kalkınma sağlamayacağını da belirterek, "İşverenler maliyet avantajı nedeniyle yatırımlarını düşük ücretli bölgelere kaydırabilir. Ancak bu durum, bölgelerin yüksek teknolojiye dayalı üretim yerine düşük katma değerli ve emek yoğun sektörlere yönelmesine neden olur. Bölgemizin ihtiyacı daha düşük ücret değil; Ar-Ge, teknoloji, inovasyon ve yüksek katma değerli sanayi yatırımlarıdır" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TÜRKİYE'NİN İHTİYACI ÜCRETLERİ DÜŞÜRMEK DEĞİL, ÜRETİM MALİYETLERİNİ AZALTMAKTIR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İş dünyasının maliyet baskısının temel nedeninin asgari ücret olmadığını belirten Kaya, çözümün ücretleri tartışmaya açmak değil, üretimin önündeki yapısal engelleri kaldırmak olduğunu ifade ederek, "Yüksek finansman giderleri, enerji maliyetleri, vergi ve SGK prim yükleri ile öngörülebilirlik eksikliği üretimin önündeki asıl engellerdir. Üretimi gerçekten desteklemek istiyorsak öncelikle bu yükleri hafifletecek politikaları hayata geçirmek zorundayız. Diyarbakır'ın genç nüfusunun geleceği düşük ücret politikaları üzerine değil; yüksek verimlilik, katma değerli üretim, teknoloji, Ar-Ge ve nitelikli istihdam üzerine kurgulanmalıdır. Türkiye'nin ihtiyacı ücretleri bölgelere göre ayrıştıran modeller değil; üretimin maliyetini düşüren, yatırımı teşvik eden, verimliliği artıran ve bölgesel kalkınmayı hızlandıran yapısal reformlardır” şeklinde konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 26 13:55:56 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/dtso-baskani-kaya-bolgesel-asgari-ucret-yeni-bir-goc-dalgasi-yaratacaktir-h162932.html">DTSO Başkanı Kaya: Bölgesel asgari ücret yeni bir göç dalgası yaratacaktır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/askin-genc-kayseriden-seslendi-yeni-partiyi-millet-kurdu-hedefimiz-iktidar-h162931.html</link>
		<title>Aşkın Genç Kayseriden seslendi: YENİ Partiyi millet kurdu, hedefimiz iktidar</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti’nin kuruluşunun ardından ilk geniş katılımlı halk buluşmasının gerçekleştirildiği Kayseri’de
vatandaşlara seslenen YENİ Parti PM Üyesi ve Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, yeni siyasi yolun
gerekçelerini, toplumsal birleşme çağrısını ve iktidar hedefini açıkladı. AK Parti ve MHP’nin uzun
yıllardır güçlü olduğu kentte yoğun katılımla düzenlenen buluşmada Genç, “Bu millet çaresiz değildir,
bu ülke seçeneksiz değildir. Türkiye’nin önünde artık YENİ bir yol vardır” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">YENİ Parti’nin kuruluşunun ardından ilk geniş katılımlı halk buluşmasının gerçekleştirildiği Kayseri’de,<br />
YENİ Parti Kurucular Kurulu ve Parti Meclisi Üyesi, Kayseri Milletvekili Aşkın Genç vatandaşlara<br />
seslendi. Farklı siyasi görüşlerden vatandaşların ve sivil toplum kuruluşlarının katıldığı buluşmada<br />
Genç, partinin kuruluş gerekçelerini, toplumsal birleşme anlayışını ve iktidar hedefini açıkladı.<br />
AK Parti ve MHP’nin uzun yıllardır güçlü olduğu Kayseri’de yoğun katılımla gerçekleştirilen programda<br />
Genç, “Bu millet çaresiz değildir, bu ülke seçeneksiz değildir. Türkiye’nin önünde artık YENİ bir yol<br />
vardır” ifadelerini kullandı.<br />
“TÜRKİYE’NİN KAYBEDECEK VAKTİ YOK”<br />
Milletvekili olarak TBMM’de Kayseri’nin ve sesi duyulmayan kesimlerin sorunlarını gündeme<br />
getirdiğini söyleyen Genç, önlerinde yeni bir görev ve mücadele bulunduğunu belirtti.<br />
Genç, şunları söyledi:<br />
“Artık geride bıraktığımız tartışmalara dönmenin değil, milletimizin önündeki sorunlara çözüm<br />
üretmenin zamanıdır. Türkiye’nin kaybedecek vakti yoktur. Milletimizin siyasetten beklentisi geçmişin<br />
tartışmalarını tekrar etmek değil; kendisine güven veren, iktidara hazırlanan ve ülkeye yön gösterecek<br />
güçlü bir seçenektir. Biz de tam olarak bunun için buradayız.”<br />
YENİ Parti’nin geçmişte yaşanan tartışmaların etrafında şekillenen bir siyasi yapı olmadığını belirten<br />
Genç, “Geçmişte verdiğimiz demokratik mücadelenin birikimini yanımıza alıyor, yüzümüzü tamamen<br />
geleceğe dönüyoruz. YENİ Parti, Türkiye’nin yarınlarını kurmak için doğan yeni bir siyasal iradedir”<br />
dedi.<br />
“BEKLEMEYİ DEĞİL YÜRÜMEYİ TERCİH ETTİK”<br />
Türkiye’nin sorunları büyürken siyasetin kendi içine kapanamayacağını ifade eden Genç, emeklilerin,<br />
gençlerin, çiftçilerin, esnafın ve çalışanların sorunlarının ertelenemeyeceğini söyledi.<br />
Genç, konuşmasını şöyle sürdürdü:<br />
“Millet geçim derdiyle mücadele ederken, gençler geleceklerini başka ülkelerde ararken, emekliler ay<br />
sonunu getiremezken, çiftçiler ve esnaflar ayakta kalmaya çalışırken bizden dar tartışmaların içinde<br />
beklememiz istenemezdi. Ya mevcut sınırların içinde kalacak ya da halkımızla birlikte yeni bir yol</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">açacaktık. Biz beklemeyi değil yürümeyi, seyretmeyi değil sorumluluk almayı, mevcutla yetinmeyi<br />
değil Türkiye’ye yeni bir seçenek sunmayı tercih ettik.”<br />
“Emeklinin mutfağındaki yangın, iş arayan gencin gelecek kaygısı, borç içindeki esnafın ve üretimden<br />
kopma noktasına gelen çiftçinin sorunu beklemiyor” diyen Genç, milletin gerçek gündemini merkeze<br />
alan bir siyaset yürüteceklerini kaydetti.<br />
“MÜCADELE ALANIMIZI DEĞİŞTİRDİK”<br />
YENİ Parti’nin Cumhuriyet, demokrasi, laiklik, halkçılık ve sosyal devlet ilkelerinden güç aldığını<br />
belirten Genç, yeni siyasi yolun temel değerlerden uzaklaşmak anlamına gelmediğini ifade etti.<br />
Genç, “Biz siyasette gömlek çıkarmadık. Cumhuriyet’e olan bağlılığımızdan vazgeçmedik. Atatürk’ün<br />
gösterdiği hedeften ayrılmadık. Biz geçmişimizi değiştirmedik; Türkiye’nin geleceğini değiştirmek için<br />
mücadele alanımızı değiştirdik” diye konuştu.<br />
Hiçbir siyasi partinin milletten, hiçbir makamın demokrasiden ve hiçbir yapının halkın iradesinden<br />
büyük olmadığını belirten Genç, Altı Ok’un siyasal pusulaları, sosyal demokrasinin ise temel anlayışları<br />
olduğunu söyledi.<br />
“YENİ PARTİ BÜTÜN DEMOKRATLARA AÇIKTIR”<br />
YENİ Parti’nin yalnızca geçmişte aynı siyasi yapı içerisinde bulunmuş kişilerin oluşturduğu bir parti<br />
olmadığını vurgulayan Genç, bütün demokratlara çağrıda bulundu.<br />
Genç, şunları kaydetti:<br />
“Atatürk’le, Cumhuriyet’le, bayrağımızla, vatanımızın bütünlüğüyle ve demokrasimizle sorunu<br />
olmayan herkesi bu büyük yürüyüşe davet ediyoruz. Sosyal demokratları, muhafazakâr demokratları,<br />
milliyetçi demokratları, Kürt demokratları, sosyalistleri ve liberalleri; Türkiye’nin hukuk, adalet ve<br />
demokrasi içinde yönetilmesini isteyen bütün yurttaşlarımızı aynı gelecek hedefinde buluşmaya<br />
çağırıyoruz.”<br />
YENİ Parti’nin eski tartışmaların sürdürüleceği bir adres olmadığını söyleyen Genç, “YENİ Parti eski bir<br />
kavganın yeni adresi değil, Türkiye’nin yeni iktidar seçeneğidir” dedi.<br />
“BU PARTİNİN SAHİBİ MİLLETTİR”<br />
Konuşmasında YENİ Parti’nin toplumdan gelen bir talep üzerine kurulduğunu ifade eden Genç,<br />
partinin gerçek sahibinin millet olduğunu söyledi.<br />
Genç, şöyle konuştu:<br />
“YENİ Parti’yi yalnızca Kurucular Kurulu üyeleri, milletvekilleri veya yöneticiler kurmadı. YENİ Parti’yi<br />
millet kurdu. Bu partiyi ‘Artık yeni bir yol açın’ diyen vatandaşlarımız, geçinemeyen emeklilerimiz, iş<br />
bulamayan gençlerimiz, ayakta kalmaya çalışan esnafımız, alın terinin karşılığını alamayan çiftçimiz ve<br />
emekçimiz kurdu.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genel Başkan Özgür Özel’in liderliğinde yola çıktıklarını belirten Genç, “Bu partinin gerçek sahibi ne<br />
bir kişi ne bir kurul ne de bir makamdır. Bu partinin sahibi millettir. Bizim görevimiz milletin sesini<br />
duymak, iradesini siyasete taşımak ve emanetini iktidara ulaştırmaktır” ifadelerini kullandı.<br />
“HEDEFİMİZ ANA MUHALEFET DEĞİL, İKTİDAR”<br />
Türkiye’nin yalnızca eleştiren değil, çözüm üreten bir siyasi anlayışa ihtiyacı olduğunu belirten Genç,<br />
YENİ Parti’nin iktidar hedefiyle çalışacağını söyledi.<br />
Genç, “Sadece eleştiren değil, çözüm üreten; yalnızca itiraz eden değil, iktidara hazırlanan bir<br />
anlayışla çalışacağız. Bizim hedefimiz ana muhalefette kalmak değildir. Hedefimiz ilk genel seçimde<br />
milletin iradesiyle iktidar olmaktır” dedi.<br />
Hukukun Anayasa ve vicdanla işleyeceği, liyakatin esas alınacağı ve güçlü bir sosyal devletin<br />
kurulacağı bir Türkiye hedeflediklerini ifade eden Genç, gençlerin ekonomik imkansızlıklar nedeniyle<br />
hayallerinden vazgeçmediği, emeklilerin geçim sıkıntısına mahkum edilmediği ve üreticilerin<br />
desteklendiği bir düzen kuracaklarını söyledi.<br />
KAYSERİ’YE TEMSİL SÖZÜ<br />
Kayseri’nin sanayisi, ticareti, tarımı, ulaşımı ve gençleri için çalışacaklarını belirten Genç, kentin<br />
sorunlarını partisinin karar organlarında gündeme taşımaya devam edeceğini söyledi.<br />
Genç, “Bir Kurucular Kurulu üyesi, Parti Meclisi üyesi ve Kayseri Milletvekili olarak şehrimizin<br />
sorunlarını her gün partimizin en üst karar organlarında gündeme getireceğim. Kayseri’nin hakkını<br />
hiçbir siyasi hesabın gerisinde bırakmadan savunacağım” dedi.<br />
“YENİ PARTİ BÜYÜK BİR BİRLEŞME ÇAĞRISIDIR”<br />
Konuşmasının sonunda vatandaşları YENİ Parti’ye davet eden Genç, partinin kapısının farklı siyasi<br />
görüşlerden bütün yurttaşlara açık olduğunu belirtti.<br />
Genç, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:<br />
“Biz vatandaşlarımızı yalnızca YENİ Parti’ye üye olmaya değil, Türkiye’nin geleceğinin kurulmasına<br />
katılmaya çağırıyoruz. YENİ Parti’de kimse misafir değildir. Bu partinin kapısından giren herkes bu<br />
büyük yürüyüşün eşit bir parçasıdır.”<br />
YENİ Parti’yi bir ayrılık projesi değil, toplumsal birleşme çağrısı olarak tanımlayan Genç, “Kimseye<br />
‘Dün neredeydin’ diye sormayacağız. Herkese ‘Yarın nasıl bir Türkiye’de yaşamak istiyorsun’ diye<br />
soracağız. Biz kolay olanı değil, doğru olanı seçtik. Kontrollü muhalefetin sınırlarında kalmak yerine<br />
halkımızla birlikte iktidara yürümeyi tercih ettik.<br />
Biz kolay olanı değil, doğru olanı seçtik. Kontrollü muhalefetin güvenli sınırlarında kalmak yerine<br />
halkımızla birlikte iktidara yürümeyi seçtik. Biz siyasette gömlek çıkarmadık, ateşten gömleği giydik.<br />
Bu ateşten gömlek; gençlerin geleceğini, emeklinin sofrasını, çiftçinin toprağını ve işçinin alın terini<br />
savunma görevidir.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 26 13:32:47 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/askin-genc-kayseriden-seslendi-yeni-partiyi-millet-kurdu-hedefimiz-iktidar-h162931.html">Aşkın Genç Kayseriden seslendi: YENİ Partiyi millet kurdu, hedefimiz iktidar</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/aziz-ihsan-aktas-davasi-riza-akpolat-bugune-kadar-hicbir-iktidar-partisi-mensubu-birakin-tutuklanmayi-gozaltina-bile-alinmamistir-h162930.html</link>
		<title>Aziz İhsan Aktaş davası... Rıza Akpolat: Bugüne kadar hiçbir iktidar partisi mensubu bırakın tutuklanmayı, gözaltına bile alınmamıştır</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Aziz İhsan Aktaş davasında esas hakkındaki mütalaaya karşı Silivri’de savunma yapan tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, “Bugüne kadar hiçbir iktidar partisi mensubu bırakın tutuklanmayı, gözaltına bile alınmamıştır ki zaten doğrusu da budur. Biz sadece anayasadan kaynaklı eşitlik ilkesinin bize de uygulanmasını istedik” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İş insanı Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı iddia edilen “çıkar amaçlı suç örgütü” ile bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla 7’si tutuklu 200 kişi hakkında İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce açılan dava devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin tutuklu olmak üzere 7 belediye başkanının yargılandığı davanın karar duruşmasının 27’nci günü, Silivri’de yeni inşa edilen duruşma salonunda başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmayı Akpolat’ın ailesinin yanı sıra Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel de izledi. Akpolat salona getirildiğinde izleyici sıralarından alkış sesi yükseldi. Bir izleyici, “Sizi çok seviyoruz. Bütün dualarımız sizinle” diye seslendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Savunması alınmayan tek sanık olan Rıza Akpolat, saat 10.50 itibarıyla kürsüye geldi. Şair Nâzım Hikmet’in “Ben içeri düştüğümden beri Güneş’in etrafında 10 kere döndü Dünya” dizesiyle savunmasına başlayan Akpolat, “Benim tutukluluğumun üzerinden 18 ay geçti. Yani 1,5 tur atmış Dünya” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ŞAFAK OPERASYONUYLA GÖTÜRÜLDÜK”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gözaltı, emniyet, adliye ve cezaevi süreçlerini anlatan Akpolat, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Yaşadığımız dönem içinde bulunduğumuz sürecin sertliği, öngörülemezliği nedeniyle bu tutsaklığın daha ne kadar süreceği bilinmez. Hukuki davaların sanıkları olsaydık bunu öngörebilirdik ancak tamamı soyut beyanlardan oluşan, somut hiçbir delilin olmadığı bir dava süreci yaşayınca ve hakkımızda yüzlerce yıllık cezalar istenince bunu öngöremiyoruz. Aslında davanın niteliğiyle ilgili tüm tartışmaları bitirecek olan karar celesindeyiz. Soruşturma kısmındaki hukuksuzlukları anlatırken bu davanın siyasi olduğu ile ilgili beyanlarda bulundum. Zira hepsinin arkasındayım. O beyanlarımı tekrar detayına girmeden başlıklarıyla anlatmak istiyorum çünkü hepsinin somut gerekçeleri vardı. Bugüne kadar, yani tam 6 yıllık belediye başkanlığı süreci boyunca onlarca kez hem Sayıştay hem Mülkiye başmüfettişleri tarafından defalarca denetlenmiş ve bugüne kadar hakkımızda soruşturmaya konu herhangi bir bulguya rastlanmamışken, çağrıldığımızda koşa koşa gideceğimiz makamlara bir şafak operasyonuyla götürüldük ve ailemizin gözleri önünde gözaltına alındım.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İLK GÜNDEN SUÇLU İLAN EDİLDİK”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İlk günden itibaren suçlu ilan edildik. Hakkımızda gizlilik kararı olan dosyada soruşturma henüz tamamlanmamışken, savunma dilekçelerine, ifadelerine avukatlarımız bile ulaşamazken biz her şeyi sosyal medyadan takip eder hâle geldik. 4 gün boyunca ifademiz alınmadan emniyette bekletildik. Sonra yorgun argın adliye götürüldük ve buradaki bütün görüntülerimiz kamuoyuna servis edildi. Önce Metris Cezaevi diye yola çıktık. Sonra Paşakapısı’na götürüldük. Aynı gece Marmara Ceza İnfaz Kurumu’na getirildik. İtirafçıların her yeni beyanı gerçekmiş gibi belli basın organlarına sızdırıldı. Milyon dolarlık yüzükler, milyon eurolar konuşuldu. Sadece baldızımın bir döviz bürosunda döviz bozarkenki görüntüleri sanki suçun kanıtıymış gibi, orada bir suç varmış gibi kamuoyuna lanse edildi ve herkes bunu oradan izledi. Masumiyet karinemiz ihlal edildi. Bunun gibi birçok hukuksuz uygulamayı aslında ilk savunmamda söyledim. Nitekim bana, çalışma arkadaşlarıma ve en son aile bireylerime yapılan gözaltı ve tutuklama işlemleri bazı geri dönemez izler bırakmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“KAYINBİRADERİMİN EŞİ ÇOCUĞUNU DÜŞÜRDÜ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutukluların sağlık sorunları yaşadığı bir süreç var ve bunlar devam ederken yaşanan gözaltı işlemleri sırasında aslında yıllardır tedavi gören ve nihayet çocuk sahibi olacakken sevgili Sibel, yani kayınbiraderimin eşi, çocuğunu düşürmüştür. Tüm bunlara bakınca ve bu işlemlerin tamamı sadece ama sadece CHP’li belediyelere ve onların yöneticilerine yapılınca karşınıza gelene kadarki kısım yani soruşturma aşaması arasındaki kısım bal gibi de siyasidir. Zira bugüne kadar hiçbir iktidar partisi mensubu bırakın tutuklanmayı, gözaltına bile alınmamıştır ki zaten doğrusu da budur. Biz sadece anayasadan kaynaklı eşitlik ilkesinin bize de uygulanmasını istedik. Kısaca en temel hakkımız olan ve korunması soruşturma makamının da sorumluluğunda bulunan masumiyet karinemizin korunmasıydı, ihlal edilmemesiydi. Peki ben bu yaşananlara karşı nasıl bir tutum aldım ve nasıl bir süreç yönettim? ‘Adalet kutup yıldızı gibidir’ sözüne inanarak büyük bir sabırla bekledik. Ülkeyi yönetenlerin yargının kararlarına saygı duyup ‘Siyasi baskı oluşturmayın, iddianameyi bekleyin’ sözlerine uyarak iddianame çıkana kadar hiçbir basın yayın organına demeç, röportaj vermedik.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“EŞİM İKİ KEZ GÖZALTINA ALINDI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eşimin iki kez gözaltına alındığından bile aslında şu anda çoğu insan burada haberi olacak. Sorumlu bir siyasetçi ve bir kamu yöneticisi olarak davrandım. Yani devlet adamlığı ne gerektiriyorsa öyle hareket ettim. Üstelik bunu hakkımızda her gün yüzlerce haber basına servis edilirken, itibarsızlaştırılırken yaptık. Soruşturma aşamasındaki hassasiyetimizi kovuşturma aşamasında da gösterdiğimizi düşünüyorum. Bu dava sürecinde ilk günden itibaren tüm arkadaşlarım sorumlu davrandı. Sizin ve heyetinizin davanın belli bir disiplin içerisinde yürümesi ile ilgili hassasiyetinize destek olarak biz de bu davayı kamuoyunda tartıştırmaktan uzak durduk. Bizi izlemeye gelen ailelerimiz, dostlarımız, partililerimiz bizi birkaç kez alkışlamaktan öteye gitmeden sadece el sallayarak bizlerle hasret gideriler. İlk savunmamda süreçle ilgili çok kapsamlı, detaylı açıklamalar yaptım. Hem bize isnat edilen tüm suçlamalara hukuki cevaplar verdik hem de davanın niteliğiyle ilgili değerlendirmelerde bulunduk.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“LEHİMİZE OLANLAR GÖZ ARDI EDİLDİ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şunu büyük bir mutlulukla ifade etmek isterim ki benden sonra savunma yapan, sözde itirafta bulunan herkese aslında önden bir cevap olmuştur. Somut hiçbir delilin olmadığı, sadece beyanlara dayanan tüm iftiraları yaptığımız savunmalar boşa düşürmüştür. Tüm tutuklu ve tutuksuz sanıklar tanıklar dinlendi. Sayın savcım esas aklındaki mütalaasını sundu. Şimdi tüm bunlar ışığında ilk savunmamdaki soruşturma kısmındaki detay çok fazla girmeden cezalandırmamız istenen eylemlerle ilgili savunmamı yapmak istiyorum. Öncelikle geldiğimiz noktada bu sürecin biraz toparlanmaya ihtiyacı olduğunu ve bir çerçeve çizilmesi gerektiğini düşünüyorum. Zira sayın savcımızın mütalaasına baktığımızda bazı konuların anlaşılamadığını ya da lehimize olan her şeyin göz ardına göz ardı edildiğini görüyorum. 31 Mart 2019 tarihinde yüzde 73’lük rekor bir oyla belediye başkanı seçildim.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BÜTÇENİN 7 KATI BORÇLU DEVRALDIK”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bütçenin yaklaşık 7 katı borçlu bir belediye yapısını devraldık. Bunu bir kez bile polemik konusu yapmadan hızlıca işe koyuluk. İlk dönemim içerisinde pandemi dahil birçok olumsuzluklarla karşı karşıya kalmamıza rağmen tek bir gün bile personelimizin maaşlarını ödemezlik yapmadım. Halkımızın hizmetlerinde de herhangi bir eksiklik yaratmadım. Dünyanın içinde bulunduğu ekonomik kriz, pandemi tüm maliyetleri katbekat artırmasına rağmen bu sürecin tamamını sorumluluğumuz altında olan hiç kimseye mağduriyet yaratmadan tamamladık. Üstelik bunları yaparken Halk Market, Halk Mağaza, aşevi, 65 yaş üstü yeni hizmetler, yeni parklar açarak yeni hizmetleri hayata geçirerek bu mağduriyeti yaşatmadık ve yeni hizmetleri hayata geçirdik.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 26 13:06:08 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/aziz-ihsan-aktas-davasi-riza-akpolat-bugune-kadar-hicbir-iktidar-partisi-mensubu-birakin-tutuklanmayi-gozaltina-bile-alinmamistir-h162930.html">Aziz İhsan Aktaş davası... Rıza Akpolat: Bugüne kadar hiçbir iktidar partisi mensubu bırakın tutuklanmayı, gözaltına bile alınmamıştır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ayhan-baruttan-pomem-tepkisi-pomem-magduriyeti-bitsin-duzenleme-yapilsin-h162929.html</link>
		<title>Ayhan Baruttan POMEM tepkisi  POMEM mağduriyeti bitsin, düzenleme yapılsın</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Adana Milletvekili ve Parti Meclisi (PM) Üyesi Ayhan Barut, Polis Meslek Eğitim Merkezi (POMEM) için yaşanan mağduriyetin ve haksızlığın önlenmesi için yeni düzenleme yapılmasını istedi. Meclis’te konuşan Barut, “POMEM ile ilgili kamu yararı, fırsat eşitliği, liyakat ve etkin kamu yönetimi ilkeleri doğrultusunda gerekli düzenlemelerin yapılması gerekiyor” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“DÜZENLEMEYE İHTİYAÇ VAR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM Genel Kurulu’nda söz alan Ayhan Barut, “Polis Meslek Eğitim Merkezi (POMEM) alımlarında haksızlık mağduriyet yaratmaktadır. Kamu hizmetinde fırsat eşitliğinin sağlanması, liyakat esasının güçlendirilmesi ve adayların daha adil koşullarda değerlendirilmesi amacıyla düzenlemeye ihtiyaç vardır. POMEM alımlarında 10 katından fazla katılımın sağlanamaması kuralı nedeniyle birçok aday mağdur oluyor. Önlisans mezunlarının başvuru sayıları yüksek olmasına rağmen, kontenjan dağılımı bu yoğunluğu yeterince yansıtmamaktadır. POMEM başvurularında uygulanan 30 yaş sınırının, günümüzün sosyal ve ekonomik koşulları dikkate alınarak 35 yaşına yükseltilmesi gerekmektedir” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇAĞRI YAPTI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">POMEM ile ilgili sorunları sıralayarak çözüm için önerilerini paylaşan Barut, “POMEM başvuru ücretinin başvuru aşamasında tahsil edilmesi istenmektedir. Ön sağlık muayenesinin başvuru sürecinin en başında yapılması beklenmektedir. Belirtilen hususların kamu yararı, fırsat eşitliği, liyakat ve etkin kamu yönetimi ilkeleri doğrultusunda değerlendirilerek gerekli düzenlemelerin yapılması gerekmektedir” şeklinde konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 26 12:47:13 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ayhan-baruttan-pomem-tepkisi-pomem-magduriyeti-bitsin-duzenleme-yapilsin-h162929.html">Ayhan Baruttan POMEM tepkisi  POMEM mağduriyeti bitsin, düzenleme yapılsın</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/japonyanin-kyusu-adasi-aciklarinda-71-buyuklugunde-deprem-tsunami-uyarisi-yapildi-h162928.html</link>
		<title>Japonya&apos;nın Kyuşu Adası açıklarında 7,1 büyüklüğünde deprem: Tsunami uyarısı yapıldı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Japonya&#039;nın güneybatısındaki Kyuşu Adası açıklarında 7,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Japonya Meteoroloji Ajansı (JMA), depremin ardından 1 metre yüksekliğinde tsunami beklendiğine ilişkin uyarı yayımladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">JMA'nın açıklamasına göre deprem, yerel saatle Kumamoto eyaleti açıklarında kaydedildi. Depremin ardından Kumamoto, Nagasaki, Kagoşima, Fukuoka, Saga, Oita ve Miyazaki eyaletleri için acil deprem uyarıları devreye alındı. Depremin ardından 1 metre yüksekliğinde tsunami beklendiğine yönelik uyarı yayımlandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Deprem sonrasında Kyuşu Elektrik Şirketi, Sendai ve Genkai nükleer santrallerinde herhangi bir anormallik tespit edilmediğini açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Depremin ardından henüz can kaybı ya da hasara ilişkin resmi açıklama yapılmadı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Japonya, Pasifik Ateş Çemberi üzerinde yer alması nedeniyle dünyanın sismik açıdan en aktif ülkeleri arasında bulunuyor. Ülkede sık sık meydana gelen depremlere karşı gelişmiş erken uyarı sistemleri ve sıkı inşaat standartları uygulanıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Japonya'daki deprem, saatler içinde dünyanın farklı bölgelerinde meydana gelen diğer sarsıntıların ardından kaydedildi. Sabaha karşı Meksika'nın Chiapas eyaleti açıklarında 5,9 büyüklüğünde, Çin'in Qinghai eyaletinde ise kısa süre arayla 5,7 ve 5,8 büyüklüğünde depremler meydana geldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Her iki ülkede de ilk belirlemelere göre can kaybı veya ciddi hasar kaydedilmedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 26 12:25:00 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/japonyanin-kyusu-adasi-aciklarinda-71-buyuklugunde-deprem-tsunami-uyarisi-yapildi-h162928.html">Japonya&apos;nın Kyuşu Adası açıklarında 7,1 büyüklüğünde deprem: Tsunami uyarısı yapıldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/selcukun-gururu-emirhan-kaptana-tema-vakfi-bagisiyla-tebrik-h162927.html</link>
		<title>Selçuk&apos;un gururu Emirhan Kaptan&apos;a TEMA Vakfı bağışıyla tebrik</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[LGS&#039;de 500 tam puan alarak Türkiye birincisi olan Emirhan Kaptan, Selçuk Belediyesi tarafından TEMA Vakfı&#039;na adına yapılan bağışla ödüllendirildi. Başkan Filiz Ceritoğlu Sengel, başarılı öğrenciyi, ailesini ve öğretmenlerini tebrik ederek bu gururun tüm Selçuk&#039;a ait olduğunu belirtti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, LGS’den 500 tam puan alarak Türkiye birincisi olan Emirhan Kaptan ve ailesi ile bir araya geldi. Emirhan Kaptan adına TEMA Vakfı’na bağış yaparak başarısını ödüllendiren Başkan Sengel, Selçuk’u gururlandıran öğrencinin ailesine de emekleri ve özverili çalışmaları için teşekkür etti. Efes Selçuk Belediye Başkan Yardımcıları Bilgi Keskin ve Erhan Güzel de Emirhan Kaptan’ı, ailesini ve öğretmenlerini tebrik ederek başarılarının devamını diledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başkan Filiz Ceritoğlu Sengel, kentin gururu olan Emirhan Kaptan'ı ve ailesini tebrik etti. Bu önemli başarının yalnızca aileleri için değil, tüm Selçuk için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirten Başkan Sengel, "İlham Veren Kentin ilham veren çocukları diyoruz bu kentin çocuklarına. Emirhan Kaptan da bunun en güzel örneklerinden biri oldu. Kentimizin evladı Emirhan'ın başarılarının artarak devam etmesini diliyor, yolunun ve bahtının açık olmasını temenni ediyorum. Böylesine büyük bir başarıya imza atan değerli öğrencimizin ailesine ve öğretmenlerine de teşekkür ediyorum. Çocuklarımızın her başarısı geleceğimizin inşası yolunda atılan bir adım olması açısından önem taşıyor" dedi.</span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 26 11:58:50 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/selcukun-gururu-emirhan-kaptana-tema-vakfi-bagisiyla-tebrik-h162927.html">Selçuk&apos;un gururu Emirhan Kaptan&apos;a TEMA Vakfı bağışıyla tebrik</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tkp-genel-sekreteri-okuyan-erdogan-yeniden-aday-olamayabilir-h162926.html</link>
		<title>TKP Genel Sekreteri Okuyan: Erdoğan yeniden aday olamayabilir</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#039;ın çeşitli nedenlerle yeniden aday olmayabileceğini belirterek, &quot;Erdoğan birisine işaret etmeden AKP’de şu anda sürmekte olan kavga daha sertleşir. Siyasette boşluk olmaz. Türkiye önemli bir ülke. 25 yıl önce AKP’yi iktidara getiren güçler başka bir alternatife yönelebilirler&quot; dedi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Okuyan, Sözcü TV YouTube kanalında siyasal, toplumsal ve ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gazeteci İpek Özbey’in, Haluk Levent ve "Ahbap" üzerinden yaptığı "kahraman bağımlılığı" eleştirisini hatırlatması üzerine Okuyan, toplumun neden sürekli bir kurtarıcı aradığı yönündeki soruyu, "Örgütsüz toplumlar bireylere daha fazla bel bağlıyorlar; çünkü örgütlü toplum birlikte hareket etmenin ne kadar kuvvet getirdiğini ve sonuç alıcı olduğunu bilir" diye konuştu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Okuyan, bu durumun mevcut siyasal sistemdeki yansımaları ve toplumdaki karşılığı üzerine ise "Başkanlık sistemi toplumların çıkarına tamamen aykırı bir sistemdir. Meclis diye güzel bir kavram var. Meclis, insanların ortak iradelerini temsil eden, farklı görüşlerin tartışıldığı bir yetkili organ. Orada herkesin eşit olması gerekir. Ancak bizdeki siyasi partilerde de böyle bir algı yok. Lider kültü var" ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TANSU ÇİLLER OLMASAYDI AKP İKTİDARA GELMEZDİ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gelinen durumda özellikle 12 Eylül’ün ciddi etkileri olduğunu söyleyen Okuyan, "Türkiye’de toplumun hayata bakışında kırılma noktası 12 Eylül 80 darbesidir. Onun öncesinde mesela işçi olmak çok gurur vericiydi. 12 Eylül’den sonra işçi olmaktan utanır hale geldi insanlar. 12 Eylül ile Turgut Özal’ın birlikte ele alınması gerekiyor. Ciddi bir tahribat yarattı o dönem. Dolayısıyla değişim AKP ile başlamadı. Zaten o ara; darbe, Özal, Tansu Çiller olmasaydı AKP iktidara gelemezdi. Toplumsal doku alıştırıldı. Bunu değiştirmek için paranın egemenliğini, saltanatını sorgulamak zorundayız. Çünkü para artık tek itibar kaynağı. Siyasetçiye de bu gözle bakılıyor" diye konuştu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TOPLUMUN KENDİ İRADESİNİ ELİNE ALMASI GEREKİYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Okuyan, solun neden seçim başarısı elde edemediği yönündeki soruya verdiği yanıtta Türkiye'deki yoksulluğun nedenleri ve çözüm yollarına işaret ederek gerçek refahın ancak sermaye sınıfının elindeki zenginliğe el konularak sağlanabileceğini ifade etti. Kemal Okuyan, şöyle devam etti:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Türkiye’nin kaymağını yiyen bir yüzde 1 var ve o yüzde 1’in tamamen aşağı ittiği bir yüzde 60 var ve giderek yoksullaşıyor. Burada çok büyük bir adaletsizlik var. Ve şöyle açıklayamazsınız: ‘Onlar daha iyi eğitim almışlar, daha çalışkanlar.’ Böyle bir şey var mı? Oradaki insanlar yoksul olmayı nasıl hak ediyorlar? Bunun bir açıklaması yok. Bu sistem sürdüğü sürece kendisine uygun siyasi iktidarlar ve siyasi partiler arayacaktır. AKP’nin 25 yıllık başarı öyküsü bu sistemin ihtiyaçlarına yanıt vermekle ilgilidir. Bu karıştırılıyor, Erdoğan, tek adam rejimi deniyor. AKP’nin her şeyin üstünde bir güç olarak 25 yıldır iktidarını sürdürdüğü iddiası doğru değil.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kahramanların dışında bu toplumun kendi iradesini eline alması gerekiyor. Korku var ama korku tek başına açıklamaz. Bizim ülkemizde insanların çok daha cesur olduğu alanlar var. Örneğin bu kadar çok suç oranları artıyor ama bugünkü sisteme meydan okuma, hesap sorma benzer bir oranda artmıyor. Suç oranları artan kesimlerin bir bölümü çok yoksul. Yoksul insanları oraya ittiriyorlar. Mesele sadece korku değil. Daha çok sonuç alıcı olmayacağına dair bir inanç yerleştirildiği ve bunun üzerinden devam edildiğini düşünüyorum."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"SİSTEMİ TEHDİT EDEN TEK İDOLOJİ KOMÜNİZM"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Okuyan, gazeteci İpek Özbey’in ABD Başkanı Donald Trump’ın sözlerini hatırlatarak, anti-komünizmin yükselişe geçtiği bir dünyada TKP’nin nasıl konumlandığına ilişkin sorusuna şu yanıtı verdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Söylenmeyecek bir şey söyleyeceğim ama bir kere gurur verici. Dünyada bu kadar bitti denilip hâlâ bu kadar uğraşılan başka bir siyaset var mı? Yalnızca Trump uğraşmıyor ki. Erdoğan da sıkışınca arada ‘Bunlar komünist’ diyor. Yıllar önce ‘Demiryolları komünist’ denildi. Ne güzel, demiryollarından daha iyi bir ulaşım yöntemi var mı hâlâ? Toplumsal adaletsizlik siyaset alanından bürokrasiye çok geniş bir kesimin nemalandığı bir sistem. O kadar basit ki 10 yaşında bir çocuğa ‘Sen başka birinin sırtından hayatını sürdürmek ister misin’ diye sorsanız 'Hayır' der. Bunu insan olana sorsanız 'Hayır' der. Bu dünyada böyle bir sistem var, Trump da o sistemin tepe noktasında duruyor. Bu sistemi tehdit eden tek ideoloji komünizm. Çünkü diğerleri bu sistemin içerisinde bir arayış içerisinde hep."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"SOSYAL DEMOKRASİ Mİ KALDI?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sosyal demokrasinin sistem içi rolü ve toplum üzerindeki etkisine işaret eden Okuyan, "Adalet diyorlar, bölüşümde iyileştirme diyorlar, biz iddia ediyoruz ki bugünkü toplumsal sistemde hiçbir şeyi iyileştiremezler. Bunu denerlerse enflasyon patlar. Zaten sosyal demokrat partilerin iktidara geldiği birçok ülkede enflasyon patladığı için sağ tekrar gelmiştir. Eğer siz ülkenin bütün kaynaklarına el koymuş olan sermaye sınıfının elinde biriken zenginliğe el koymazsanız, bu halka sözünü ettiğiniz refahı veremezsiniz. Bu açık bir gerçek. Sosyal demokrasi bütün Avrupa’daki örneklerde sağa zemin hazırladı hep ve hiçbir şey değişmedi. O yüzden ben de derim ki sosyal demokrasi mi kaldı?" ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Toplumsal sorunlara ilişkin kalıcı bir çözümün ancak sermaye sınıfının zenginliğine dokunmaktan geçtiğini söyleyen Okuyan, "Bu şekilde halkı korkutarak iktidara gelseniz ne olacak? Sadece seçime endekslenen bir halk kaderini eline alamaz. Hatta sandığı da koruyamaz" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ERDOĞAN YENİDEN ADAY OLAMAYABİLİR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP’deki ayrışma, seçim gündemi ve Erdoğan sonrası döneme ilişkin tartışmaları değerlendiren Okuyan, sonraki dönemin sanıldığından daha karmaşık geçeceğini belirterek, şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"'Yargıyı istedikleri gibi kullanıyorlar, Erdoğan yeniden aday olur, bu CHP’yi seçimde yakalarlarsa yeniden seçilir’ deniliyor ama şunu unutuyor herkes ya da gündemden düştü. Erdoğan yeniden aday olmayabilir, olamayabilir. Daha bir buçuk yıl var. Bir dizi nedenle. Erdoğan’ın aday olmadığı bir AKP’nin yeni bir aday yaratabilme yeteneği giderek zayıflıyor çünkü yeni bir adayın AKP açısından topluma sunulması için Erdoğan’ın aday olması gerekir. Erdoğan birisine işaret etmeden AKP’de şu anda sürmekte olan kavga daha sertleşir. Siyasette boşluk olmaz. Türkiye önemli bir ülke. 25 yıl önce AKP’yi iktidara getiren güçler başka bir alternatife yönelebilirler. Herkesin kafasında İmamoğlu bu dönemde bitti yargısı var. Bende de var. Ama bu dönem ne olacağını bilemeyiz.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YENİ Parti ad olarak bir kere başka bir şey. ‘Yeni parti kurmak lazım’ tercihiyle bir parti adı alınmaz. Biraz bakmak gerekiyor. AKP’nin şu anda eli çok rahat gibi gözükse dahi ben çok zorlanacağını düşünüyorum. Umut yaratma açısından söylemiyorum. AKP gitsin ne olursa olsun diyen birisi değilim ama AKP güçlü olduğu bir dönemde aslında çok zayıf ve kırılgan bir döneme giriyor, bunu unutmamak gerekiyor. O yüzden de bu YENİ Parti biraz da dünya ve Türkiye’de AKP’nin şu anda arkasında duran kesimlerin desteğini alıp almamakla ilgili bir yeniden yapılanma yaşayacaktır. İlgiyle takip edilmesi gereken ve çok kesin öngörülerde bulunulmaması gereken bir döneme giriyoruz. Çok karmaşık bir süreç. Dünyada da öyle. Yanı başımızda savaşlar var. Savaşlar oyun bozar hep ve yeni dengeler kurarlar hep. O yüzden de Türkiye’de siyasi dengelerin bir anda değişmesi mümkün."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"MİLLİYETÇİLİĞİN HER TÜRÜ TEHLİKELİDİR"&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kemal Okuyan, Meclis'e getirilmesi beklenen çerçeve yasa, dış politika ve Türkiye’nin güvenliği üzerine de değerlendirmelerde bulundu. NATO’nun bir güvenlik değil, tehdit unsuru olduğunu dile getiren Okuyan, çerçeve yasanın Türkiye’de siyasi denklemi değiştirebileceğini belirtti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Türkiye’de eskisi kadar tartışılmayan bir parti DEM ama tabanını koruyor hâlâ. Yani anketlere baktığımız zaman, sahada da baktığımız zaman belki heyecansız bir bekleme içerisinde DEM tabanı ama DEM diye bir olgu var. Şimdi bir çözüm çıkar mı bu süreçten? Hayır, AKP hiçbir şeyi çözemez, bu çok net. Ama bu çözüm sürecinin bağlandığı başka olgular var; yeni anayasa. Yeni anayasanın da işte aslında, ne dediler onlar, 'Biz yüz yıllık parantezi kapatacağız'. Aslında kendi parantezlerini açma girişimi olacak yeni anayasa; 'sivil anayasa' diyorlar onlar. Şimdi bu açıdan önemli, orada şöyle yaklaşmak gerekiyor; neyi murat ediyorlar? İlk bu yeni çözüm süreci ortaya çıktığında defalarca söyledik; bizi kim, kimle görüşmüş, kime af çıkmış ilgilendirmiyor. Asıl mesele şu; ne yapılmak isteniyor, nasıl bir Türkiye? Mesela zaman zaman şöyle şeyler duyuyoruz; Türk-Kürt ittifakı, hatta Türk-Kürt-Arap ittifakını da duyduk. Etnisiteler üzerinden bir ittifak bayağı ciddi bir iddiadır ve aslında Türkiye Cumhuriyeti’ne nokta koymaktır. Osmanlı övgüleriyle birleştirdiğimiz zaman, Bahçeli’nin bir ara bu sürecin başında çok sık tekrar ettiği, sonra vazgeçtiği ‘İki yüz yıllık uyku’ gibi kavramlar, ‘Yeniden ayağa kalkma’, yeni bir kuruculuk tarif etmeye çalışıyorlar ve bu kuruculukta da bazı özneler ileri çekiliyor: Erdoğan, Bahçeli, Öcalan. Bu yeni kurucu dönemin önderleri olarak ya da ileri çıkan kişileri olarak bunlar tarif ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Milliyetçiliğin her türü tehlikelidir. Burada milliyetçi reflekslerle bir reaksiyon almak işe yaramaz. Doğrultuya bakmak gerekiyor, yani sürecin ne anlama geldiğine. Niye Barrack, ABD elçisi Osmanlı’yı övdü, niye bölgesel tasarımlarında 'Ulus devletler değil de imparatorluklar daha iyiydi' dedi? Bunlara yanıt verilmesi gerekiyor. Tepkisel yanıtlar olmaz. Halkçı bir iktidar bu ülkenin güvenliğini sağlar. Halkına güvenmeyen, tam tersine halkından korkan bir iktidar bu ülkenin güvenliğini sağlayamaz."&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 26 11:36:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tkp-genel-sekreteri-okuyan-erdogan-yeniden-aday-olamayabilir-h162926.html">TKP Genel Sekreteri Okuyan: Erdoğan yeniden aday olamayabilir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/yargitay-depremde-13-sporcunun-oldugu-yurt-davasinda-beraati-bozdu-saniklara-daha-agir-ceza-istedi-h162925.html</link>
		<title>Yargıtay, depremde 13 sporcunun öldüğü yurt davasında beraati bozdu, sanıklara daha ağır ceza istedi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Kahramanmaraş&#039;ta 6 Şubat depremlerinde 13 sporcunun yaşamını yitirdiği Şehit Ömer Halis Demir Kız Öğrenci Yurdu davasında yerel mahkeme kararını bozdu. ANKA Haber Ajansı&#039;nın ulaştığı kararda, beraat eden sanığın &quot;bilinçli taksirle ölüme neden olma&quot; suçundan cezalandırılması, diğer üç sanık hakkında eksik ceza tayini nedeniyle bozma kararı verildi. Yıkılan yurdun kapatılan internet sitesinde ise &quot;yurt kompleksimiz son derece sağlam ve depreme dayanıklıdır&quot; ifadesinin bulunduğu dikkati çekti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde, resmi verilere göre en az 53 bin kişi yaşamını yitirdi, 100 bini aşkın kişi yaralandı. Depremin üzerinden 3 yıl 5 ay geçmesine rağmen, yakınlarını yitirenlerin adalet arayışı sürüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">13 SPORCU YAŞAMINI YİTİRDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesi Hayrullah Mahallesi'nde bulunan Şehit Ömer Halis Demir Kız Öğrenci Yurdu'nun yıkılması sonucunda Kahramanmaraş İstiklal Spor'un futbolcuları Burhanettin Sever, Hakan Doğan, Saruhan Bolat ve Taner Kahriman ile Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyespor güreşçileri Ahmet Taş, Ahmet Turan Durman, Ali Gürsoy, Aslan Ekiz, Eray Şimşek, Halil İbrahim Erdine, Hasan Sarıtürk, Mehmet Eskisarılı ve Ozan Datlı hayatını kaybetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">3 SANIĞA İYİ HAL İNDİRİMİYLE 8 İLA 10 YIL HAPİS, DİĞER SANIĞA BERAAT</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesi, yurdun yıkılmasına ilişkin davada, müteahhitlik faaliyetinde bulunan Tuğrul Kaya ve Memduh Kaya'ya iyi hal indirimiyle 10'ar yıl, Mustafa Attaroğlu'na ise iyi hal indirimiyle 8 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası verdi. Tuğrul Kaya'nın aynı zamanda statik proje müellifi ve fenni mesul, Memduh Kaya'nın da mimari proje müellifi olduğu belirtildi. Mahkeme, 2016 tarihli performans analiz raporunu hazırlayan inşaat mühendisi Selçuk Kurtçu hakkında ise beraat kararı verdi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tarafların istinaf başvurusunun Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi'nce esastan reddedilmesinin ardından dosya Yargıtay'a taşınarak, temyiz edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"KOVUŞTURMA GENİŞLETİLMELİ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Depremde yakınlarını kaybedenlerin avukatları, eksik araştırmayla hüküm kurulduğunu, kovuşturmanın genişletilmesi, Kahramanmarş Büyükşehir Belediyesi ile İstiklal Spor Kulübü'nün sorumluluğuna gidilmesi, binanın yurt olarak yeterince denetlenmemesi ve tüm sorumluların tespit edilmemesi gerekçeleriyle kararı temyiz etti. Avukatlar ayrıca, beraat eden sanık Selçuk Kurtçu'nun cezalandırılmasını, diğer sanıkların ise "olası kastla öldürme" suçundan veya üst hadden cezalandırılmasını talep etti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"YETERSİZ BİLİRKİŞİ RAPORLARIYLA CEZA VERİLEMEZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanık avukatları da eksik araştırma ve yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak mahkumiyet kararı verildiğini, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmadığını ve müvekkilleri hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini belirterek, hükmün bozulmasını istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TEBLİĞNAMEDEN: SPORCULARA KİM TARAFINDAN KİRALANDIĞI ARAŞTIRILMALI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesinde, sanık Selçuk Kurtçu hakkındaki beraat kararının onanması talep edilirken, sanık Mustafa Attaroğlu'na 8 yıl 10 ay 20 gün yerine 8 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası verilmesinin TCK'nın 61. maddesine aykırı olduğu belirtilerek, hükmün bozulması istendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tebliğnamede ayrıca, "deprem sırasında yurdun kiracısının kim olduğunun ve sporculara kim tarafından kiralandığının araştırılması, kira sözleşmesinin dosyaya alınması, futbol ve güreş kulübü yöneticileri ile belediye yetkililerinin tespit edilmesi, barınma yerinin koşulları ve standartları çerçevesinde risk analizi yapmayarak 13 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayda mevzuattan kaynaklanan dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı değerlendirilen kişiler hakkında 6331 sayılı Kanun kapsamında suç duyurusunda bulunulması gerektiği" belirtildi. Tebliğnamede, "bu kişiler hakkında kamu davası açılması halinde davanın mevcut dosyayla birleştirilerek, sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekirken, kovuşturma genişletilmeden eksik kovuşturmayla hüküm kurulmasının bozma nedeni olduğu" ifade edildi.&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YARGITAY KARARI BOZDU&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKA Haber Ajansı muhabirinin edindiği bilgiye göre, Yargıtay 12. Ceza Dairesi, sanıklara verilen cezaları ve beraat kararını bozdu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Daire, hakkında beraat kararı verilen sanık Kurtçu'nun, "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan cezalandırılmasına, diğer 3 sanık hakkındaki hükümlerin de eksik ceza tayini nedeniyle bozulmasına karar verdi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yeni sorumluların tespit edilmesi ve haklarında dava açılması halinde dosyanın birleştirilmesi yönündeki Başsavcılığın bozma talebini reddeden Daire, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında sorumlular hakkında ayrıca soruşturma ve kovuşturma yürütülmesinin, mevcut dosyada yargılanan sanıkların hukuki sorumluluğunu etkilemeyeceğini belirtti. Kararda, TCK'nın 22/5. maddesindeki, "Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir" hükmüne dikkat çekildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"SANIKLARIN SONUCU KABULLENDİĞİ VE ARZULADIĞINA DAİR DELİL YOK”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yüksek Mahkeme'nin gerekçesinde, şu değerlendirmelere yer verdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Dosyada sanıklar Tuğrul Kaya, Memduh Kaya ve Mustafa Attaroğlu'nun, fenni mesul ve müteahhit sıfatıyla dava konusu binanın, proje ve yapım aşamalarında görev ve faaliyetlerde bulundukları belirlenmiştir. Yargılamaya konu yapının inşa edildiği tarihte ikinci derece deprem bölgesinde inşa edildiği, yapının yapım tarihi itibarıyla tabi olduğu 1975 yılı Deprem Yönetmeliği'ne aykırı şekilde proje aşamasında belirtilen eksikliklerin yerine getirilmediği, binanın uygun kalite ve yeterlilikte malzeme kullanılmadan inşa edilmesi halinde deprem ve benzeri sebeplerin etkisiyle yapının yıkılarak, yaralamalara ya da ölümlere neden olabileceklerini yürüttükleri faaliyetlerin ve icra ettikleri mesleklerin bir gereği olarak öngördükleri, ancak meydana gelen muhtemel sonucu kayıtsız kalarak kabullendiklerine ve arzuladıklarına dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığı, bu nedenlerle sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesinde 'Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır' şeklinde düzenlenen madde kapsamında, 'bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçu bağlamında kabul edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BERAAT KARARI VERİLMESİ HUKUKA AYKIRIDIR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dairenin gerekçesinde, "2016 yılında hazırladığı performans analiz raporunda binayı depreme dayanıklı ve sağlam göstererek yurt olarak kullanılmasına uygun olduğu" yönünde görüş bildiren inşaat mühendisi Selçuk Kurtçu'nun, soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporlarına göre de "binanın yönetmeliklere aykırılıklarını tespit etmemesi nedeniyle yıkımda asli kusurlu olduğu" tespitinin yapıldığı aktarıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kararda, Kurtçu'nun yönetmelik hükümlerine ve dönemin bilimsel ve teknik gereklerine aykırı davrandığı, dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal ederek ölümler ile yaralanmaların meydana gelmesinde etkili olduğu, bu nedenle eyleminin, "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ifade edildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BİLİNÇLİ TAKSİRLE YARGILAMALARDA ŞİKAYET ŞARTI ARANMAZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan Yargıtay, binanın enkazından yaralı kurtarılan üç mağdurun davaya katılma taleplerinin, yerel mahkemece, "iddianamede belirtilmedikleri ve şikayet sürelerinin geçmiş olması nedeniyle" nedeniyle reddini de hukuku aykırı buldu. Daire, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikayet şartı aranamayacağını, mağdurlar yönünden gerekli soruşturmanın yapılarak davaya dahil edilmeleri ve mevcut dosyayla birleştirilmesi gerekirken eksik araştırmayla karar verildiğine hükmetti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yargıtay, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"YURDUMUZ DEPREME DAYANIKLIDIR" DEDİLER...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şehit Ömer Halis Demir Kız Öğrenci Yurdu'na ait internet sitesi kapatılmadan önce, "Yurdumuzun hiçbir cemaat, cemiyet yahut tarikatla bir bağı yoktur. Resmi olarak Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlıdır. MEB'in denetimi ve kontrolü altındadır" ifadelerine yer verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sitede, "Depreme Dayanıklı Kompleks" başlığı altında da "Deprem yönetmeliğine ve diğer nizamnamelere uygun olarak inşa edilen yurt kompleksimiz son derece sağlam ve depreme dayanıklıdır" denildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 26 11:20:51 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/yargitay-depremde-13-sporcunun-oldugu-yurt-davasinda-beraati-bozdu-saniklara-daha-agir-ceza-istedi-h162925.html">Yargıtay, depremde 13 sporcunun öldüğü yurt davasında beraati bozdu, sanıklara daha ağır ceza istedi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/bm-genel-sekreteri-guterres-kibris-adasinda-barisi-bm-dayatamaz-kibrislilar-insa-edebilir-h162924.html</link>
		<title>BM Genel Sekreteri Guterres, Kıbrıs Adasında: Barışı BM dayatamaz, Kıbrıslılar inşa edebilir</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Kıbrıs sorununa kapsamlı ve kalıcı çözüm bulunmasına yönelik görüşmeler için Kıbrıs Adası&#039;na gitti. Guterres, &quot;BM barışı dayatamaz, bunu ancak Kıbrıslılar inşa edebilir&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda, "Kıbrıs sorununa kapsamlı ve sürdürülebilir bir çözüm arayışında Kıbrıs'taki toplumlara desteğimi göstermek için Kıbrıs'a yeni ulaştım" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Guterres, "BM barışı dayatamaz. Bunu ancak Kıbrıslılar, liderleri aracılığıyla inşa edebilir" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Guterres'in ziyareti kapsamında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Lideri Nikos Hristodulidis ile bir araya gelmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BM Genel Sekreteri'nin ayrıca diğer paydaşlarla da görüşerek adadaki barış sürecini ilerletmeye yönelik çabaları ve BM Barış Gücü'nün (UNFICYP) istikrarın korunmasına yönelik çalışmalarını ele alması öngörülüyor. BM'nin en uzun süreli barışı koruma misyonlarından biri olan UNFICYP 1964 yılından bu yana adada görev yapıyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 26 11:08:12 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/bm-genel-sekreteri-guterres-kibris-adasinda-barisi-bm-dayatamaz-kibrislilar-insa-edebilir-h162924.html">BM Genel Sekreteri Guterres, Kıbrıs Adasında: Barışı BM dayatamaz, Kıbrıslılar inşa edebilir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/ciftci-ekemedigi-tarlasini-bos-birakti-h162923.html</link>
		<title>Çiftçi ekemediği tarlasını boş bıraktı</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Osmaniye&#039;nin Kadirli ilçesinde çiftçi ekemediği tarlasını boş bıraktı. Çiftçi Mehmet Püsküllüoğlu, &quot;Tarlayı böyle gördüğünüz gibi ot bastı. Bomboş bıraktık. Dikecek, ekecek gücümüz kalmadı. Dikmeden daha karlıyım&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Osmaniye'nin Kadirli ilçesine bağlı Koçlu Köyü'nde bazı çiftçiler artan maliyetler nedeniyle dolayı zarar ettiklerini, bu sebeple tarlalarını boş bıraktıklarını ifade ettiler.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/505e598e-b5d2-4728-bbae-2c38f6148cdd.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çiftçi Samet Kocamanoğlu yıllardan beri ailece çiftçilik yaptıklarını belirterek, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu sene tarlamızı ekemedik, tarlasını boş bırakan, ekemeyen benim gibi başka çiftçiler de var. Maliyet çok yüksek, gübre olsun, mazot olsun ondan tarlamızı ekemedik. Geçen sene ektik, zarar ettik. Buğday ekmiştik çok zarar ettik, maliyeti aştı bile. Ondan dolayı bıraktık, ekmiyoruz tarlayı. Çiftçinin hali perişan. Hayvancılık yapıyorduk, hayvancılığı da bıraktık. Çiftçilik yapıyorduk, çiftçiliği de bıraktık. Gidecek yerimiz olsa şehre göçeceğiz ama şehirde de aç kalırız, asgari ücretle geçinemeyiz. İnsan zarar ettiği işi yapar mı? Kâr etsek bu işi her sene yaparız. Açıklanan taban fiyatı maliyetlere göre çok düşük. Maliyetler çok yüksek. Ondan dolayı çiftçiliğimizi bıraktık."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/5054ff9e-9cb1-4ff9-bb8e-d40e1803b06f.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"DİKECEK, EKECEK GÜCÜMÜZ KALMADI"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çiftçi Mehmet Püsküllüoğlu ise tarlayı ekemediğini göstererek, "Mazot 80 lira, gübre olmuş 1500 lira, ilaç o para, biçerdöver parası, hepsini hesapladık mı aldığımız mahsul zaten karşılamıyor harcadığımızı. Niye zarar edeyim ki? Zarar etmemek için dikmiyorum. Tarlayı böyle gördüğünüz gibi ot bastı, bomboş bıraktık. Dikecek, ekecek gücümüz kalmadı. Zarar edeceğime ekmem, hiç dikmem böyle kâr ederim. Dikmeden daha kar ederim, daha kârlıyım" şeklinde konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 26 10:56:43 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/ciftci-ekemedigi-tarlasini-bos-birakti-h162923.html">Çiftçi ekemediği tarlasını boş bıraktı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/israil-lubnan-gorusmelerinin-yeni-turunun-4-6-agustos-tarihlerinde-romada-yapilacagi-bildirildi-h162922.html</link>
		<title>İsrail-Lübnan görüşmelerinin yeni turunun 4-6 Ağustos tarihlerinde Roma&apos;da yapılacağı bildirildi</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Dışişleri Bakanlığı&#039;ndan üst düzey bir yetkili, İsrail ile Lübnan arasındaki yeni müzakere turunun 4-6 Ağustos tarihlerinde Roma&#039;da gerçekleştirileceğini açıkladı. Görüşmelerde sınır anlaşmazlıkları, Güney Lübnan&#039;da Hizbullah&#039;ın silahsızlandırılması ve kapsamlı barış anlaşması ele alınacak.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İsrail merkezli Jerusalem Post gazetesine konuşan ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan üst düzey bir yetkili, İsrail ile Lübnan arasındaki yeni müzakere turunun 4-6 Ağustos tarihlerinde Roma'da gerçekleştirileceğini aktardı. Yetkiliye göre görüşmelerde, üçlü çerçevenin uygulanması, sınır anlaşmazlıklarının çözümü ve Lübnan ordusunun Hizbullah unsurları ile silahlardan temizlendiğini doğrulayacağı Güney Lübnan'daki pilot bölgelerin genişletilmesi ele alınacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İlk pilot bölgenin, terör örgütlerinin doğrulanmış şekilde silahsızlandırılması yoluyla Lübnan devletinin otoritesini yeniden tesis etmek ve sonraki adımlar için gerekli güven ortamını oluşturmak açısından önemli bir fırsat sunduğu belirtildi. İlk pilot bölgelerde elde edilecek deneyimin, modelin uygulanmasını geliştireceği ve aşamalı olarak daha geniş alanlara yayılmasını kolaylaştıracağı ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yetkili, müzakerecilerin ayrıca kapsamlı bir barış ve güvenlik anlaşmasına ulaşılması yönünde de çalışmayı planladığını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklama, geçen hafta Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile ABD Başkanı Donald Trump arasında gerçekleştirilen görüşmenin ardından geldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump yönetiminin sürece bağlılığını sürdürdüğünü belirten yetkili, liderler arasındaki görüşme ve pilot bölgelerin kademeli olarak uygulanmaya başlamasının ardından tüm tarafların müzakerelere "önemli bir ivmeyle" girdiğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yetkili ayrıca, kalıcı barışın sağlanmasının tek yolunun üçlü çerçevenin uygulanması olduğunu vurgulayarak, bunun eksiksiz şekilde hayata geçirilmesinin hem İsrail hem de Lübnan'ın çıkarına olduğunu kaydetti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 26 10:44:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/israil-lubnan-gorusmelerinin-yeni-turunun-4-6-agustos-tarihlerinde-romada-yapilacagi-bildirildi-h162922.html">İsrail-Lübnan görüşmelerinin yeni turunun 4-6 Ağustos tarihlerinde Roma&apos;da yapılacağı bildirildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteorolojiden-son-hava-raporu-termometreler-41-dereceyi-gosterecek-iste-sicaklik-tahminleri-h162921.html</link>
		<title>Meteoroloji&apos;den son hava raporu: Termometreler 41 dereceyi gösterecek! İşte sıcaklık tahminleri...</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[MGM tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; yurdun kuzey kesimleri çok bulutlu, Kocaeli, Sakarya, Bilecik, Düzce, Artvin ve Ardahan çevreleri ile Kırklareli&#039;nin kuzeyi, Bursa’nın doğu çevreleri, Trabzon ve Rize’nin iç kesimleri ile Batı Karadeniz kıyıları, Samsun&#039;un batısı ile Sinop çevrelerinin gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; Marmara’nın güneybatısı, Kıyı Ege,İç Anadolu’nun güney ve doğusu ile Akdeniz Bölgesi&#039;nin iç kesimlerinde kuzeyli yönlerden kuvvetli olarak esmesi bekleniyor. İşte 28 Temmuz 2026 il il hava durumu tahminleri…]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hava sıcaklıklarının ülkemiz genelinde artarak mevsim normalleri civarında seyretmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Rüzgarın; kuzey yönlerden hafif arasıra orta kuvvette, Marmara’nın güneybatısı, Kıyı Ege, İç Anadolu’nun güney ve doğusu ile Akdeniz Bölgesi'nin iç kesimlerinde kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve az bulutlu, öğleden sonra Trakya kesimi ile doğusunun parçalı ve çok bulutlu, Kocaeli, Sakarya, Bilecik çevreleri ile Kırklareli'nin kuzeyi, Bursa'nın doğusunun mevzi sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; bölgenin güneybatı kesimlerinde kuzeyli yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURSA °C, 32°C<br />
Parçalı bulutlu, doğusu mevzi sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE °C, 36°C<br />
Az bulutlu ve açık,</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL °C, 32°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KIRKLARELİ °C, 33°C<br />
Parçalı bulutlu, kuzey kesimleri mevzi sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; kıyı kesimlerinde kuzeyli yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">A.KARAHİSAR °C, 31°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ °C, 38°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR °C, 37°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA °C, 37°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">3|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; bölgenin iç kesimlerinde kuzeyli yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA °C, 38°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA °C, 41°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR °C, 34°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY °C, 33°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; bölgenin güney ve doğu kesimlerinde kuzeyli yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA °C, 31°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR °C, 31°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA °C, 30°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NEVŞEHİR °C, 29°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı zamanla çok bulutlu, gece saatlerinde olmak üzere kıyı kesimleri ile Düzce çevrelerinin yerel sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU °C, 29°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE °C, 32°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu, gece saatlerinde olmak üzere yerel sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU °C, 29°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu, gece saatlerinde olmak üzere yerel sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK °C, 29°C<br />
Parçalı zamanla çok bulutlu, gece saatlerinde olmak üzere yerel sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">6|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı yer yer çok bulutlu, Trabzon ve Rize'nin iç kesimleri, Artvin çevreleri ile gece saatlerinde olmak üzere Samsun'un batısı ve Sinop çevrelerinin yerel sağanak yağışlı yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA °C, 32°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE °C, 28°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, iç kesimleri yerel sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN °C, 29°C<br />
Parçalı bulutlu, gece saatlerinde olma üzere batısı yerel sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON °C, 27°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, iç kesimleri yerel sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">7|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık, bölgenin kuzeydoğu kesimlerinin parçalı bulutlu, öğleden sonra Ardahan çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM °C, 32°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS °C, 30°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA °C, 35°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN °C, 30°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">8|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR °C, 41°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARDİN °C, 37°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT °C, 39°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA °C, 41°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 26 10:35:48 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteorolojiden-son-hava-raporu-termometreler-41-dereceyi-gosterecek-iste-sicaklik-tahminleri-h162921.html">Meteoroloji&apos;den son hava raporu: Termometreler 41 dereceyi gösterecek! İşte sıcaklık tahminleri...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h162920.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altın düştü, gözler Fed&#039;de: İşte 28 Temmuz 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gram altın güne 6.167 TL, ons altın ise 4.049 dolar seviyesinden başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatları, güçlü doların etkisiyle salı günü düşüş kaydederken, yatırımcıların dikkati Fed'in faiz politikasına ilişkin ipuçları sunması beklenen para politikası kararına çevrildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve döviz kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 28 Temmuz 2026 Salı gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.167,27 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 10.081,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 20.162,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 40.310,69 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 40.157,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 101.085,85 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 4.049,12 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 26 10:24:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h162920.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h162919.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (28 Temmuz 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL bugün ne kadar? (28 Temmuz 2026 dolar - Euro fiyatları)</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro </span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 28 Temmuz 2026 Salı gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 47,3704 (alış) 47,3880'den (satış) işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 53,9309 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 26 10:21:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h162919.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/ukrayna-devlet-baskani-zelenski-rusya-iran-ile-askeri-is-h162918.html</link>
		<title>Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski: &amp;quot;Rusya, İran ile askeri iş birliğini güçlendiriyor&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Moskova&#039;nın, Kuzey Kore ve Çin&#039;in yanı sıra İran ile askeri koordinasyonunu derinleştirdiğini söyleyerek, İran için &quot;Bu insanlara güvenemeyiz. Çünkü daha en başında İran, bizim tarafımızdan herhangi bir kışkırtıcı adım atılmadan, Rusya&#039;ya silah temin etti&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İngiltere merkezli televizyon kanalı Sky News'e konuşan Zelenski, "Kuzey Kore'nin, Rusya'ya 30 bin asker gönderebileceğini, İran'ın ise ilave füze sağlayabileceğini" öne sürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran'ın Ukrayna'ya olası bir saldırısından endişe duyup duymadığı sorulan Zelenski, Tahran'ın Rusya'ya silah sağlayarak zaten savaşa dahil olduğunu ifade etti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Zelenski, "Bu insanlara güvenemeyiz. Çünkü daha en başında İran, bizim tarafımızdan herhangi bir kışkırtıcı adım atılmadan, Rusya'ya silah temin etti. Yeni bir cephe açılmaması için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız... Ancak İranlılar ve Kuzey Koreliler zaten bize saldırdı" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Rusya ile Kuzey Kore arasındaki askeri ilişkiler son dönemde savunma iş birliği ve asker sevkiyatı iddialarıyla gündeme gelirken, iki ülke arasında imzalanan karşılıklı savunma anlaşması kapsamında, Ekim-Kasım 2024’te yaklaşık 11-12 bin Kuzey Kore askeri Rusya'ya gönderilmişti. Güney Kore istihbarat kurumları raporuna göre ise 6 binden fazla Kuze Koreli asker hayatını kaybetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Rusya ile Çin ise 7 Temmuz’da Qingdao açıklarında "Joint Sea-2026" tatbikatını düzenleyip ardından Pasifik Okyanusu'nda ortak devriyelere çıkmıştı. Batılı analistler, Rusya'nın torpido tasarımı ve denizaltı savunma harbi alanlarında da Çin ile iş birliği yaptığına inanıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NE OLMUŞTU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran Dışişleri Bakanlığ, 25 Temmuz Cumartesi günü yayınladığı bildiride, Hazar Denizi'nde ticari bir gemiye düzenlenen ve bir denizcinin ölümüne, bir diğerinin de yaralanmasına yol açan saldırı nedeniyle Ukrayna'yı kınamıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tahran'ın bu ihbarı, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin Rusya'nın Orta Doğu'daki uydu gözlem verilerini İran'a aktararak, bölgedeki saldırıları yönlendirmesine yardımcı olduğunu öne sürmesinin ardından yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Zelenski, aynı gün sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Ukrayna'nın "Hazar Denizi'nde, İran'ı da kapsayan askeri kargo sevkiyatlarında kullanılan gemilere yönelik uzun menzilli saldırılarda çok güçlü sonuçlar elde ettiğini" ifade etmişti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 26 15:41:35 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/ukrayna-devlet-baskani-zelenski-rusya-iran-ile-askeri-is-h162918.html">Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski: &amp;quot;Rusya, İran ile askeri iş birliğini güçlendiriyor&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/akbelende-el-koyma-ve-deger-tespit-davalari-danistay-karari-kesinlesene-h162917.html</link>
		<title>Akbelende el koyma ve değer tespit davaları Danıştay kararı kesinleşene kadar durduruldu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, Akbelen Ormanı çevresinde kömür madeni için acele kamulaştırılan 679 taşınmaza ilişkin el koyma ve bedel tespiti davalarında, Danıştay&#039;daki iptal davaları kesinleşinceye kadar yargılamaların durdurulmasına karar verdi. Avukatlar kararı &quot;emsal nitelikte tarihi bir gelişme&quot; olarak değerlendirirken, YK Enerji kararın yalnızca devam eden yargı sürecinin usule ilişkin bir sonucu olduğunu ve kamulaştırma sürecinin durduğu yönündeki yorumların gerçeği yansıtmadığını açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, 10 Ocak 2026 tarihinde acele kamulaştırılan “679 taşınmaza” ilişkin açılan el koyma ve bedel tespiti davalarında, Danıştay 6. Dairesi'nde görülen iptal davalarının "bekletici mesele" sayarak tüm dosyalarda yargılamanın durdurulmasına karar verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Söz konusu acele kamulaştırma kararına karşı taşınmaz maliklerinin Danıştay 6. Dairesi'nde 96 ayrı iptal davası açtığı, yüksek mahkemenin de bu davalarda yürütmenin durdurulmasına hükmettiği belirtildi. Buna rağmen idarenin, acele kamulaştırma kararına dayanarak Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde bedel tespiti ve el koyma davaları açmayı sürdürdüğü ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, Danıştay'daki iptal davalarının sonucunun acele kamulaştırma dosyalarının hukuki dayanağını doğrudan etkileyeceğini belirterek, Danıştay kararları kesinleşmeden adli yargılamaların devam etmesini uygun görmedi. Kararda ayrıca, Anayasa Mahkemesi'nin 25 Aralık 2024 tarihli iptal kararının da esas alındığı kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/ca4323e7-d5ba-4996-94e9-16a941e3d09e.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AVUKATLARDAN "TARİHİ GELİŞME" DEĞERLENDİRMESİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Taşınmaz maliklerinin avukatları Arif Ali Cangı ve İpek Sarıca, Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararını "Türkiye'de acele kamulaştırma hukukunda tarihi bir gelişme" olarak nitelendirdi. Avukatlar, ilk kez bir mahkemenin Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı ile Danıştay 6. Dairesi'nde devam eden iptal davalarını birlikte değerlendirerek, acele kamulaştırma dosyalarının Danıştay kararları kesinleşinceye kadar bekletilmesine karar verdiğini anlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kararın yalnızca Milas'taki dosyaları ilgilendiren usule ilişkin bir ara karar olmadığını belirten Cangı ve Sarıca, bunun Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının acele kamulaştırma davalarına nasıl uygulanacağını ortaya koyan ve Türkiye'deki benzer uyuşmazlıklar bakımından yol gösterici nitelikte önemli bir hukuki kazanım olduğunu ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YK ENERJİ’DEN AÇIKLAMA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karara ilişkin Yeniköy Kemerköy Enerji’den (YK Enerji) de açıklama geldi. Açıklamada Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararına ilişkin şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Söz konusu karar, Danıştay'da devam eden yargı süreci kapsamında, Danıştay 6. Dairesi tarafından verilen yürütmenin durdurulması kararının usule ilişkin bir sonucudur. Milas Asliye hukuk Mahkemesi tarafından verilen karar, Danıştay'daki davanın sonucunun beklenmesine yönelik olup, hukuki süreç açısından yeni bir gelişme niteliği taşımamaktadır. Dolayısıyla kamuoyuna ‘kamulaştırma durduruldu’, ‘süreç sona erdi’ veya benzeri ifadelerle yansıtılan değerlendirmeler gerçeği yansıtmamaktadır. Şirketimiz, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da tüm faaliyetlerini yürürlükteki mevzuata ve yargı kararlarına uygun şekilde yürütecektir. Kamuoyunun doğruluğu teyit edilmemiş yorum ve yönlendirmelere itibar etmemesini önemle rica ederiz.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/1ad77a93-2bd3-491f-8a1e-456538dbff98.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NE OLMUŞTU?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Milas'ta kömür madeni sahalarının genişletilmesi amacıyla Akbelen Ormanı çevresindeki Bağdamları, Çakıralan, Çamköy, İkizköy, Karacaağaç ve Karacahisar mahallelerinde bulunan tarım arazilerinin acele kamulaştırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı'nın yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Danıştay 6. Dairesi'nde 96 yurttaş tarafından dava açıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Danıştay 6. Dairesi, davalarda yapılan ilk incelemenin ardından acele kamulaştırma kararının uygulanmasına ilişkin yürütmenin durdurulmasına karar verdi. Buna karşın idare, acele kamulaştırma kararına dayanarak Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde bedel tespiti ve el koyma davaları açtı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 26 15:25:16 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/akbelende-el-koyma-ve-deger-tespit-davalari-danistay-karari-kesinlesene-h162917.html">Akbelende el koyma ve değer tespit davaları Danıştay kararı kesinleşene kadar durduruldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/koruma-altindaki-endemik-tunceli-dag-sarimsagi-ni-koparmanin-h162916.html</link>
		<title>Koruma altındaki endemik Tunceli Dağ Sarımsağı&amp;#039;nı koparmanın bedeli 700 bin lira</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Dünyada doğal yollarla yalnızca Tunceli&#039;de yetişen ve endemik bir tür olan Tunceli dağ sarımsağı (Allium Tuncelianum), biyolojik çeşitliliğin korunması amacıyla koruma altında bulunuyor. Nesli tehdit altında olan bitkiyi doğadan izinsiz koparanlara 699 bin 245 lira idari para cezası uygulanıyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Tunceli'ye endemik bir tür olan dağ sarımsağı (Allium Tuncelianum), Türkiye Bitkileri Kırmızı Kitabı'nda "zarar görebilir" kategorisinde yer alıyor. Bu nedenle dağ sarımsağının milli parklar, tabiat parkları, tabiatı koruma alanları ve meralarda doğal ortamından sökülmesi ile ticareti yasaklanmış durumda bulunuyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Diğer sarımsak türlerinden farklı olarak çiçek açıp tohum bağlayan Tunceli dağ sarımsağı, büyük ölçüde tohum yoluyla çoğalıyor. Uzmanlar, özellikle çiçeklenme döneminde bitkinin sökülmesinin doğal popülasyonunun hızla azalmasına ve türün yok olma riskiyle karşı karşıya kalmasına neden olabileceğine dikkati çekiyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Son yıllarda denetimlerini artıran ekipler, izinsiz toplama faaliyetlerine yönelik kontrollerini sürdürürken, 2026 yılı için belirlenen idari yaptırımlar kapsamında Tunceli dağ sarımsağını doğadan koparanlara 699 bin 245 lira idari para cezası uygulanacağını bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/4745dc56-d4e1-423b-95db-f0d4343325dd-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"CEZALAR TOPLAYICILIĞIN ÖNÜNE GEÇEMİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Munzur Doğa Sporları Genel Koordinatörü Mehmet Bidav, uygulanan yüksek para cezalarının ve yasakların sahada tek başına çözüm oluşturmadığını ifade ederek, "Her yıl bu aylarda erken toplama ve bilinçsiz toplayıcılık nedeniyle benzer sıkıntıları yaşıyoruz. Bazen yasaklar konuyor, bazen de yaklaşık 700 bin lirayı bulan yüksek cezalar uygulanıyor. Ancak bu cezalar toplayıcılığın önüne geçebiliyor mu? Maalesef geçmiyor. Vadilerde, sağda solda insanların bu işi görevlilerden kaçarak gizli saklı sürdürdüğünü görüyoruz. Yerel halk da toplayıcılardan ürün alıp sattığı için duruma bir anlamda göz yumuyor” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BU COĞRAFYANIN ÖNEMLİ BİR DEĞERİ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bidav, ürünün tamamen yasaklanması yerine devlet eliyle sertifikalandırma yapılması, coğrafi alanların haritalarının çıkarılması ve ürünün yalnızca deneyimli, yetkili kişilerce toplanmasına izin verilmesi gerektiğini savunarak, "Bu sayede belki de 100-200 aile geçimini bu kaynaktan sağlayabilir. Öte yandan bu endemik sarımsağın tarlalarda üretilmesi yönünde denemeler yapıldı ve başarılı olundu. Bu kültür üretimini de yaygınlaştırabiliriz. Sonuçta bu ürün, bu coğrafyanın ve bölge halkının çok büyük bir değeridir. Onu hem korumak hem de sürdürülebilirliğini sağlamak zorundayız” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"15 AĞUSTOS’TAN ÖNCE KESİNLİKLE TOPLANMAMALI"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sarımsak yetişme alanlarının haritalandırılması gerektiğini belirten Bidav, “Bölgedeki işsiz yurttaşların bu konuda eğitilmesi gerekiyor. Çünkü erkek sarımsağın toplanması son derece yanlıştır. Dişi sarımsakların nereden ve ne kadar toplanacağına Tarım ve Orman İl Müdürlüğü karar verirse hem bölgeye ekonomik bir getiri sağlanır hem yerel halk geçimini kazanır hem de türün geleceği emniyete alınır. Son olarak bu ülkeyi ve bu toprağı seven herkesten ricamdır; bu ürünü 15 Ağustos’tan önce kesinlikle toplamayın” ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 26 15:01:33 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/koruma-altindaki-endemik-tunceli-dag-sarimsagi-ni-koparmanin-h162916.html">Koruma altındaki endemik Tunceli Dağ Sarımsağı&amp;#039;nı koparmanın bedeli 700 bin lira</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/kisacik-yapay-zeka-kosunda-kaybedecegimiz-1-gun-bile-yok-h162915.html</link>
		<title>Kısacık: Yapay Zeka Kosunda Kaybedeceğimiz 1 Gün Bile Yok</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve Adana Milletvekili
Sadullah Kısacık, yapay zekânın dünyanın ana gündemi hâline geldiğini
belirterek, Türkiye’nin bu alanda daha fazla vakit kaybetmemesi gerektiğini
TBMM gündemine taşıdı. Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan Türkiye Yapay
Zekâ Eylem Planı’nın aradan kırk bir gün geçmesine rağmen yayımlanmadığını
ifade eden Kısacık, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’a, “Eylem
planı nerede?” diye sordu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yapay Zekâ Eylem Planı Nerede?<br />
Yapay Zekâ Artık Yeni Bir Devrimi Başlattı<br />
TBMM Genel Kurulu’nda söz alan DEVA Partisi Adana Milletvekili Sadullah<br />
Kısacık, Meclis gündeminde yeni vergi, yeni ceza ve harç artışlarının<br />
bulunduğunu, buna karşın dünyanın ana gündeminin yapay zekâ olduğunu<br />
söyleyerek Türkiye’nin dünyadaki teknolojik ve dijital gündemin gerisinde<br />
kaldığını vurguladı. Yapay zekânın tüm sektörlerde devrim yaratmaya<br />
başladığını dile getiren Kısacık, ekonomiden eğitime, sağlıktan savunmaya,<br />
tarımdan sanayiye, ulaştırmadan kamu yönetimine kadar hayatın her alanını<br />
dönüştürecek stratejik bir güç olacağını belirtti. Yapay zekâ alanında dünya<br />
ülkelerinin kurumsallaşmasından örnekler veren Kısacık, “Önümüzdeki yıllarda<br />
ülkelerin ekonomik büyüklükleri, verimlilik seviyeleri, rekabet güçleri ve hatta<br />
küresel güç dengelerindeki konumları büyük ölçüde yapay zekâ alanındaki<br />
başarılarına bağlı olacaktır. Bugün birçok ülke yapay zekâ yatırımlarını eğitim,<br />
sağlık, tarım, sanayi, ulusal güvenlik ve kalkınma stratejilerinin merkezine<br />
koymuştur. Bu ülkeler yapay zekâyı yönetecek güçlü kurumlar tesis etmiş, hatta<br />
Birleşik Arap Emirlikleri ve Fransa&amp;#39;da yapay zekâ bakanlıkları kurulmuştur”,<br />
dedi.<br />
Eylem Planı Nerede?<br />
Kısacık konuşmasında, “Biz gündeme getirmeseydik TBMM çatısının altında bile<br />
yapay zekâ konuşulmuyor olacaktı”, sözleriyle yapay zekânın ülke gündemine<br />
girdiğini işraret etti. 2026 yılı bütçe görüşmelerinde yapay zekâ konusundaki</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sadullah KISACIK<br />
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı<br />
Adana Milletvekili</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM Halkla İlişkiler Binası<br />
6. Kat, Oda: E-614 Bakanlıklar/ Ankara</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Telefon: +90 (312) 420 75 52 – 53 Faks: +90 (312) 420 22 20</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">girişimlerini hatırlatan Kısacık, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Sanayi ve Teknoloji<br />
Bakanı Mehmet Fatih Kacır’a ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a<br />
yapay zekâ çalışmalarını koordine edecek güçlü bir kuruma ihtiyaç olduğunu<br />
ifade ettiğini, komisyondaki çağrılarından sonra Cumhurbaşkanlığı<br />
kararnameleriyle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığında Millî Teknoloji ve Yapay Zekâ<br />
Genel Müdürlüğü ile Siber Güvenlik Başkanlığında Kamu Yapay Zekâ Genel<br />
Müdürlüğünün kurulduğunu belirterek bu kapsamda Sayın Yılmaz başta olmak<br />
üzere emeği geçen herkese teşekkür etti.<br />
13 Haziran 2026 tarihinde düzenlenen Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi&amp;#39;nde<br />
Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem<br />
Planı&amp;#39;nın aradan kırk bir gün geçmesine rağmen yayımlanmadığını söyleyen<br />
Kısacık, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına &amp;quot;Eylem planı nerede? Sayın<br />
Cumhurbaşkanına olmayan eylem planını mı açıklattınız?&amp;quot; sorularını yöneltti.<br />
Yapay Zekâ Türkiye’nin Ana Gündemi Olmalıdır”<br />
Yapay zekâ alanında kaybedecek bir gün bile olmadığını vurgulayan Kısacık,<br />
Türkiye&amp;#39;nin bu dönüşümü kaçırması ve bu alanda hak ettiği yere gelememesi<br />
hâlinde ülkenin gelişmişlik seviyesinin önümüzdeki on yıl içinde bulunduğu<br />
seviyenin çok daha altına gerileyebileceğini ifade etti. “Türkiye’nin yapay<br />
zekâda kaybedecek bir günü bile yok. Eğer Türkiye, bu dönüşüm trenini<br />
kaçırırsa ve yapay zekâda hak ettiği yere gelemezse, ülkemizin gelişmişlik<br />
seviyesi on yıl içinde bulunduğu yerden çok daha aşağılara gerileyebilir. Bu<br />
kadar önemli bir konudaki eylem planının açıklanması için kırk bir gündür<br />
bekliyoruz. Üzülerek söylüyorum, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının yapay zekâ<br />
konusunda gerekli hassasiyeti göstermediğini düşünüyorum. Hem iktidarı hem<br />
de bakanlığı yapay zekâ konusunu Türkiye&amp;#39;nin ana gündemi haline getirmeye<br />
çağırıyorum”, açıklamalarında bulunan Kısacık, iktidarı ve bakanlığı yapay zekâ<br />
konusunda ciddi adımlar atmaya davet etti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 26 14:41:51 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/kisacik-yapay-zeka-kosunda-kaybedecegimiz-1-gun-bile-yok-h162915.html">Kısacık: Yapay Zeka Kosunda Kaybedeceğimiz 1 Gün Bile Yok</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/iran-disisleri-bakanligi-sozcusu-bekayi-abd-ile-muzakerelerin-h162914.html</link>
		<title>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi: &amp;quot;ABD ile müzakerelerin yeniden başlamasını talep etmedik&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Tahran&#039;ın ABD ile müzakerelerin yeniden başlamasını talep ettiği yönündeki iddiaların doğru olmadığını söyledi. ABD ve İsrail&#039;e tepki gösteren Bekayi, &quot;Sürekli savaş suçları işleyip bununla övünmek, yalnızca Siyonist rejimin etkisiyle yarattıkları felaketten kaçma girişimidir&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Tahran yönetiminin savaşı sona erdirmek amacıyla ABD ile müzakerelerin yeniden başlamasını talep etmediğini açıkladı. Bekayi, Tahran'da düzenlediği basın toplantısında, İran'ın Washington'dan yeni bir müzakere süreci talep ettiği yönündeki iddiaları reddetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD ve İsrail'e yönelik eleştirilerde bulunan Bekayi, "Bu, savaş yönetimi değildir. Sürekli savaş suçları işleyip bununla övünmek, yalnızca Siyonist rejimin etkisiyle yarattıkları felaketten kaçma girişimidir ve bunun bedelini kaçınılmaz olarak ödeyeceklerdir" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Son haftalarda ABD ile İran arasındaki gerilim yeniden tırmanırken, Washington İran'daki çeşitli hedeflere yönelik saldırılar düzenledi. Tahran yönetimi ise buna karşılık Orta Doğu'daki ABD askeri üsleri ile askeri teçhizatını hedef aldığını duyurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İranlı yetkililer, diplomatik çözüm kapısının tamamen kapanmadığını belirtmekle birlikte, mevcut koşullarda ABD ile yeni bir müzakere sürecini kendilerinin talep etmediğini vurguladı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 26 14:20:13 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/iran-disisleri-bakanligi-sozcusu-bekayi-abd-ile-muzakerelerin-h162914.html">İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi: &amp;quot;ABD ile müzakerelerin yeniden başlamasını talep etmedik&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gurer-uretici-ciftci-borcunu-odemeyince-icra-kapida-h162913.html</link>
		<title>Gürer: Üretici-Çiftçi Borcunu Ödemeyince İcra Kapıda</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer,
Antalya’nın Serik ilçesinde bir üreticinin henüz dalında olgunlaşmamış, yeşil haldeki domateslerinin
icradan satışa çıkarılmasına tepki gösterdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">GÜRER, ANTALYA’NIN SERİK İLÇESİ’NDE HASAT EDİLMEDEN<br />
DOMATESE İCRA KONULMASINA TEPKİ GÖSTERDİ</span><br />
<span style="font-size:18px;">Gürer, “Çiftçimiz borç altında ezilirken, icra memurları artık seralara girip daha yeşil olan, hasat<br />
edilmemiş ürüne haciz koyar hale geldi. Daha önce farklı bir ilde borcu nedeniyle güvercinlerin<br />
dahi haczedildiği bir ülkede şimdi de çiftçinin dalındaki yeşil domatesi icralık oluyor. Bu tablo,<br />
iktidarın uyguladığı yanlış tarım politikalarının acı bir özetidir” dedi.<br />
GÜVERCİNLERE HACİZ UYGULANDI, ŞİMDİ DALINDAKİ DOMATESE<br />
Türkiye’de ekonomik sorunların ve borç yükünün vatandaşları ne hale getirdiğine dikkat çeken CHP’li<br />
Ömer Fethi Gürer, daha önce Yozgat’ın Yerköy ilçesinde bir vatandaşın güvercinlerine borcu<br />
nedeniyle haciz uygulandığını hatırlattı.<br />
Gürer, “O dönemde vatandaşın evinde haczedilecek bir şey bulamayınca güvercinlerine haciz<br />
uygulandı. Dumanlı, beyaz, Arap, deve tüylü güvercinler… Hepsi tek tek değer biçilip satış listesine<br />
konuldu. Resmi kayıtlarla sabit. Haciz güvercinden sonra şimdi de çiftçinin tarladaki henüz olmamış<br />
yeşil domatesine kadar geldi” dedi.<br />
Haciz uygulamasının çiftçinin henüz hasat etmediği ürüne kadar uzandığını belirten CHP Niğde<br />
Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Tarım kesimi, bankalar ve finans kuruluşlarına 1 trilyon 439 milyar<br />
lirayı aşan borçlarıyla tarihin en büyük borçlanma sürecini yaşıyor. Üretimde girdi maliyetlerinin<br />
artması ve ürünün üreticinin elindeyken değer bulmaması, borçların ödenmesini zorlaştırıyor. Tarla,<br />
traktör ve ev eşyalarının yanı sıra çiftçinin dalındaki yeşil domatesi dahi icralık oluyor. Çiftçinin henüz<br />
hasat etmediği ürününe kadar haciz uygulamasının uzanması, durumun geldiği noktayı açıkça<br />
gösteriyor ve acil önlem alınmasını gerektiriyor. Bu tablo, borcunu ödeyemeyen çiftçinin, hayvancılık<br />
yapanların ve üreticilerin nasıl bir ekonomik kuşatma altında olduğunu açıkça göstermektedir.” diye<br />
konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HENÜZ HASADI YAPILMAMIŞ ÜRÜNÜN İCRAYA KONULMAMALI<br />
Antalya’nın Serik ilçesinde 4,5 dekarlık serada üretim yapmaya çalışan bir çiftçinin karşılaştığı duruma<br />
dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bilirkişi raporlarına yansıyan durum üzücü ve<br />
düşündürücüdür. Üreticimiz gecesini gündüzüne katmış, şubat ayında dikimini yapmış, gübresini,<br />
ilacını ve suyunu bin bir güçlükle temin edip serasına bakmış. Ancak tarlada tek bir domates bile<br />
toplanmadan, henüz ürün büyüme ve olgunlaşma aşamasındayken icra tespiti yapılıyor. Çiftçinin<br />
dalındaki ümidine, henüz toplanmamış 36 ton yeşil domatesine el konulması, ürünün gereken<br />
değerle satılmasının da önünü kesebilir. Üreticinin alın teri ve emeğinin daha pazara ulaşmadan haciz<br />
kıskacına alınması ibretlik bir durumdur.” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GİRDİ MALİYETLERİ ÇİFTÇİNİN BELİNİ BÜKÜYOR, ÇÖZÜM İCRA DEĞİL DESTEKTİR<br />
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımsal üretimin her geçen gün artan girdi maliyetleri<br />
nedeniyle sorunlu hâle geldiğini vurgulayarak, “Gübre, yem, su, mazot, ilaç ve elektrik fiyatları<br />
katlanarak artarken tarım kesimi, ürününü satıp borcunu ödeyemez duruma sürükleniyor. Tarımsal<br />
üretim; ani hava değişimlerinin etkisiyle don, sel, hastalık ve kuraklık riski taşırken bir de günlük fiyat<br />
dalgalanmalarıyla boğuşan üreticinin belini icra da büküyor. Bilirkişi raporunda dahi ürün fiyatının<br />
günlük değiştiği ve risk barındırdığı açıkça belirtilmesine rağmen, daha toplanmamış domates<br />
üzerinden hesaplamalar yapılıp icra satışı planlanıyor.<br />
Alıcı gelip ürünü tarladan toplayacakmış! Peki, aylarca o seraya emek veren çiftçimiz ne olacak?<br />
Çiftçiyi toprağa küstürürseniz, seradaki yeşil domatese kadar icra getirirseniz sıkıntılar artar.<br />
Çiftçinin ve üreticinin emeğinin, üretiminin ve geleceğinin haciz yoluyla sıkıntıya sokulmasından<br />
vazgeçilip tarım kesimine gerekli destek verilmelidir. Üreticiyi borçlandırıp sonra da alın terinin<br />
karşılığını almasını sağlamak yerine, ödeyemediği borçlar nedeniyle ürününe el koymak tarım<br />
politikası değildir.” diye konuştu.<br />
İktidara bir kez daha çağrıda bulunan Ömer Fethi Gürer, “Tarımsal kredi borçlarının faizleri derhâl<br />
silinmeli, ana para makul bir süreye yayılmalıdır. Ek kredi desteği verilmelidir. Üreticiye icra memuru<br />
değil, destek ve teşvik sağlanmalıdır!” dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 26 13:57:30 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gurer-uretici-ciftci-borcunu-odemeyince-icra-kapida-h162913.html">Gürer: Üretici-Çiftçi Borcunu Ödemeyince İcra Kapıda</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/264-eski-milletvekili-chp-den-istifa-etti-yeni-parti-ye-h162912.html</link>
		<title>264 eski milletvekili CHP&amp;#039;den istifa etti, YENİ Parti&amp;#039;ye destek açıkladı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Aralarında eski bakanlar ve milletvekillerinin de bulunduğu 264 eski CHP milletvekili, ortak açıklamayla partilerinden istifa ettiklerini duyurdu. Ortak açıklamada, Özgür Özel&#039;in liderliğini yaptığı siyasi hareketin Türkiye&#039;de yeni bir umut oluşturacağı belirtilerek, &quot;Halkımızın desteğiyle, CHP&#039;nin tarihsel mirasını ve Cumhuriyetin temel değerlerini ödünsüz sahiplenecek YENİ Parti&#039;ye destek olacağımızı, Türkiye&#039;yi aydınlık yarınlara taşımak için çalışacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz” denildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP'li eski bakanlar ve grup başkanvekillerinin arasında bulunduğu 264 eski CHP milletvekili, yayımladıkları ortak açıklamayla partiden istifa ettiklerini duyurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, "Egemenin hukukuna dayanarak CHP'yi işgal edenlere sessiz kalmayarak ve boyun eğmeyerek Atatürk ilke ve devrimlerini, Cumhuriyetin temel değerlerini yeni bir siyasal yapıda sahiplenip iktidara taşımaya katkıda bulunmak için baba ocağı CHP'mizi üzülerek ama geçici olduğuna inanarak önceki dönemler milletvekilleri olarak terk ediyoruz" ifadelerine yer verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kamuoyuna yönelik ortak açıklamada, CHP'nin son dönemde yaşadığı hukuksuzluklara sessiz kalınamayacağı belirtilerek, "Partimizin tüzel kişiliğini bir gün geri alana kadar partimizden geçici olarak ayrılma kararı aldık" denildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada ayrıca, Özgür Özel'in liderliğini yaptığı siyasi hareketin Türkiye'de yeni bir umut oluşturacağı belirtilerek, "Halkımızın desteğiyle, CHP'nin tarihsel mirasını ve Cumhuriyetin temel değerlerini ödünsüz sahiplenecek YENİ Parti'ye destek olacağımızı, Türkiye'yi aydınlık yarınlara taşımak için çalışacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz" ifadeleri kullanıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ORTAYA ÇIKAN MEŞRUİYET KRİZİNİN BİR PARÇASI OLMAYACAĞIZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamanın tamamı şöyle:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Egemenin hukukuna dayanarak CHP'yi işgal edenlere sessiz kalmayarak ve boyun eğmeyerek Atatürk ilke ve devrimlerini, Cumhuriyetin temel değerlerini yeni bir siyasal yapıda sahiplenip iktidara taşımaya katkıda bulunmak için baba ocağı CHP'mizi üzülerek ama geçici olduğuna inanarak önceki dönemler milletvekilleri olarak terk ediyoruz.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhuriyet Halk Partisi’nin köklü tarihine, Atatürk ilke ve devrimlerine, laik ve demokratik Cumhuriyetimizin temel değerlerine yürekten bağlı önceki dönemler milletvekilleri olarak, partimizin son dönemde yaşadığı hukuksuzluklara sessiz kalamayarak bugün büyük bir üzüntüyle CHP'mizin tüzel kişiliğini bir gün geri alana kadar partimizden geçici olarak ayrılma kararı aldık.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yasalara aykırı olarak alınan butlan kararı Cumhuriyeti, parlamenter yaşamı ve demokrasiyi kuran 103 yıllık kurucu partimizin iradesini ve demokratik süreçleri ayaklar altına alan, Cumhuriyet’in temel değerlerinden uzaklaştıran ve CHP’yi kişisel iktidar aracı haline getiren bir karardır. CHP'nin laiklik, demokrasi, hukuk devleti ve sosyal devlet gibi Cumhuriyet'in temel değerlerinin en önemli taşıyıcısı olduğuna inanan bizler, bu değerlerin mevcut yapı altında savunulmasının olanaksız hale geldiğine üzüntüyle tanıklık ediyoruz. Bu nedenle ortaya çıkan meşruiyet krizinin bir parçası olmayacağız.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aynı zamanda kurucu iradenin üyeleri olan bizler, partimizin temel değerlerine ve Türkiye’nin aydınlık geleceğine duyduğumuz sorumluluğumuzun gereği olarak CHP'den istifa ediyor; demokrasiye, hukukun üstünlüğüne, çoğulculuğa, sosyal demokrasiye ve Cumhuriyet'in kurucu değerlerine bağlı, parti içi demokrasiyi ve tüm üyelerin katılımıyla yapılacak ön seçimi esas alan YENİ Parti’nin siyasal anlayışının inşasına katkı sunmak amacıyla yeni oluşuma destek veriyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sayın Özgür Özel başkanımızın liderliğini yaptığı siyasi hareketin Atatürkümüzün Cumhuriyetimizin harcına kattığı o yüce toplumsal barışı, sarsılmaz dayanışmayı, kardeşlik ve hoşgörü ruhunu yeniden şahlandıracağına, milletimizin her bir ferdini ortak gelecek ülküsü etrafında aynı heyecanla kucaklayarak Türkiye’nin dört bir yanında yeni bir umut meşalesi yakacağına, sarsılmaz bir iktidar iradesini var edeceğine gönülden inanıyoruz. Halkımızın desteğiyle, CHP'nin tarihsel mirasını ve Cumhuriyet'in temel değerlerini ödünsüz sahiplenecek YENİ Parti’ye destek olacağımızı, Türkiye’yi aydınlık yarınlara taşımak için çalışacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.“</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İMZA ATAN İSİMLER</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Partiden istifa eden isimler şunlar:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Erol Ağagil, Yaşar Ağyüz, Haydar Akar, Vezir Akdemir, Zekeriya Akıncı, Yakup Akkaya, Sabahat Akkiraz, Ayşe Nedret Akova, Ali Akyıldız, Bahattin Alagöz, Önay Alpago, Ahmet Altun, Faik Altun, Züheyir Amber, Kemal Anadol, Ali Arabacı, Oya Araslı, Necla Arat, Metin Arifağaoğlu, Çetin Arık, Arsan Savaş Arpacıoğlu, Ali Arslan, Gani Aşık, İsmet Atalay, Hasan Aydın, Osman Aydın, Ergün Aydoğan, Feridun Ayvazoğlu, Erdoğan Bakkalbaşı, Mustafa Ali Balbay, Bülent Baratalı, Süheyl Batum, Hüseyin Bayındır, Coşkun Bayram, Kani Beko, İbrahim Yavuz Bildik, Hüsnü Bozkurt, Rıdvan Budak, Mehmet Büyükyılmaz, Rasim Çakır, Halil Çalık, Hüseyin Çamak, Barış Can, İsmet Çanakcı, Tolga Çandar, Ethem Cankurtaran, Fuat Çay, Vahit Çekmez, Süleyman Çelebi, Tarık Cengiz, İzzet Çetin, Dursun Çiçek, Ömer Çiftçi, Hüsnü Çöllü, Yüksel Çorbacıoğlu, Mehmet Alev Coşkun, Osman Coşkunoğlu, Halil Çulhaoğlu, Ayşe Eser Danişoğlu, Salih Dayıoğlu, İsmail Değerli, Kemal Değirmendereli, Nurettin Demir, İlhan Demiröz, Hilmi Develi, Turgut Dibek, Celal Dinçer, Orhan Ziya Diren, A. Sedat Doğan, Celal Doğan, Muharrem Doğan, Orhan Düzgün, Mehmet Ali Edipoğlu, Akif Ekici, Kemal Ekinci, Oktay Ekşi, Şükrü Elekdağ, Orhan Eraslan, Nevin Gaye Erbatur, Tuncay Ercenk, Fuat Erçetin, Ali Haydar Erdoğan, Hikmet Erenkaya, Sabri Ergül, Abdurrezzak Erten, Ali Ahmet Ertürk, Refik Eryılmaz, Haluk Eyidoğan, Okan Gaytancıoğlu, Hasan Gemici, Nejat Gencan, Süleyman Girgin, Coşkun Gökalp, Mehmet Gökdağ, Mehmet Göker, Numan Gültekin, Rahmi Güner, Cemalettin Gürbüz, Zeynep Damla Gürel, Uluç Gürkan, Ayşe Gürocak, Güneş Gürseler, Yalçın Gürtan, Hulusi Güvel, Hasan Güyüldar, Mehmet Haberal, Süleyman Hatinoğlu, Tufan Hirfanoğlu, Güler İleri, Ali Ilıksoy, Mustafa İlimen, Ceyhun İrgil, Mahmut Işık, Ruşen Işın, İbrahim Özden Kaboğlu, Mehmet Kahraman, Sena Kaleli, Nail Kamacı, Ekrem Selçuk Kangal, İrfan Kaplan, Mehmet Hilal Kaplan, Emin Karaa, Selahattin Karaahmetoğlu, Erdal Karademir, Ender Karagül, Tuncay Karaytuğ, Atilla Kart, Mehmet Kartal, Yılmaz Kaya, Yakup Kepenek, Mehmet Kerimoğlu, Mehmet Siyam Kesimoğlu, Ahmet Güryüz Ketenci, Ali Keven, İsmet Önder Kırlı, Emin Koç, Haluk Koç, Tevfik Koçak, Muhsin Koçyiğit, Devrim Kök, Ural Köklü, Ali İhsan Köktürk, Emre Köprülü, Esfender Korkmaz, Osman Taney Korutürk, Erol Köse, Şevket Köse, Tufan Köse, Erdal Koyuncu, Sedef Küçük, Mehmet Küçükaşık, Mustafa Kul, Sami Kumbasar, Bekir Kumbul, Kazım Kurt, Rüştü Kurt, Muzaffer Kurtulmuşoğlu, Faruk Loğoğlu, Hasan Macit, Bayram Meral, Cengiz Gökçel, Türkan Miçooğulları, Ziya Gökalp Mülayim, Güldal Mumcu, Mehmet Neşşar, Orhan Ocak, Selahattin Öcal, Kadir Gökmen Öğüt, Yalçın Oğuz, Ali Oksal, Şinasi Öktem, Güldal Okuducu, Melda Onur, Onur Öymen, Sakine Öz, İsmail Özay, Ahmet Sırrı Özbek, Hüseyin Özcan, Osman Özcan, Suat Özcan, Malik Ecder Özdemir, Kazım Özev, Ramazan Kerim Özkan, Yüksel Özkan, Mustafa Öztin, Harun Öztürk, Cengiz Özyalçın, Mustafa Özyürek, Mustafa Özyurt, Bilgin Paçarız, Mehmet Parlakyiğit, Sedat Pekel, Doğan Şafak, Arif Sağ, Kemal Sağ, Fikri Sağlar, Ali Haydar Şahin, Nadir Saraç, Faruk Sarıaslan, Ali Sarıbaş, Sıdıka Sarıbekir, Şenal Sarıhan, Timurçin Savaş, Mustafa Sayar, Mehmet Nuri Saygun, Cevdet Selvi, Bedri Serter, Nur Serter, Şadan Şimşek, Yahya Şimşek, Kamil Okyay Sındır, Mehmet Sefa Sirmen, Behiç Sonbay, Murat Sönmez, Ertöz Vahit Suiçmez, Tayfun Süner, Abuzer Tanrıverdi, İbrahim Taşdemir, Turan Tayan, Ali Tekin, Hayati Tekin, Mustafa Timisi, Necati Tığlı, Erol Tınaztepe, İsmet Tokdemir, Mehmet Tomanbay, Ramis Topal, Celal Topkan, Binnaz Toprak, Muharrem Toprak, Altan Tuna, Erol Tuncer, Neccar Türkcan, Elif Doğan Türkmen, Rıza Türmen, Enis Tütüncü, Şahin Ulusoy, Baha Ünlü, Halil Ünlütepe, Engin Ünsal, Hüseyin Ünsal, Fahrettin Üstün, Kazım Üstüner, Necati Uzdil, Sedat Uzunbay, Ali Cumhur Yaka, Sabri Yavuz, Abdülaziz Yazar, M. Ziya Yergök, Erdoğan Yetenç, İdris Yıldız, Mahmut Yıldız, Sacid Yıldız, Dilek Yılmaz, Mustafa Yılmaz, Rıza Yılmaz, Ahmet Yılmazkaya, Bayram Yılmazkaya, Vedat Yücesan, Alaattin Yüksel, Hilmi Yükselen, Bekir Yurdagül, Rafet Zeybek ve Veli Zeren.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 26 13:26:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/264-eski-milletvekili-chp-den-istifa-etti-yeni-parti-ye-h162912.html">264 eski milletvekili CHP&amp;#039;den istifa etti, YENİ Parti&amp;#039;ye destek açıkladı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/disk-genel-baskani-arzu-cerkezoglu-saglik-ve-sosyal-hizmet-is-h162911.html</link>
		<title>DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu: Sağlık ve sosyal hizmet iş kolunda barajı aştık</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Dev Sağlık-İş&#039;in sağlık ve sosyal hizmet iş kolunda toplu iş sözleşmesi yapabilmek için gerekli iş kolu barajını aştığını belirterek, sendikanın 8 bin 281 üyeye ulaştığını ve Resmi Gazete&#039;de yayımlanacak istatistiklerin ardından yetki başvurusunda bulunacaklarını açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde bir araya gelen DİSK ve Dev Sağlık-İş Sendikası üyeleri, "Sağlık ve sosyal hizmet emekçileri hakkını alacak" yazılı pankart açtı. DİSK Genel Başkanı ve Dev Sağlık-İş Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, sendika istatistiklerinin açıklanacağı gün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çerkezoğlu, mevcut sendikal mevzuat gereği, bir sendikanın toplu iş sözleşmesi yapabilmesi için iş yerindeki çoğunluğun yanı sıra iş kolu barajını da aşması gerektiğini belirterek, DİSK'in yıllardır bu uygulamanın antidemokratik olduğunu savunduğunu söyledi. Sağlık ve Sosyal Hizmetler İş Kolu'nda uzun yıllardır örgütlenme mücadelesi yürüttüklerini ifade eden Çerkezoğlu, barajı aşarak yetkili sendika olup çoğunluğu sağladıkları iş yerlerinde toplu sözleşme masası kurmayı hedeflediklerini dile getirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çerkezoğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından açıklanacak sendika istatistiklerinde DİSK'e bağlı Dev Sağlık-İş'in iş kolu barajını aşacak üye sayısına ulaştığını belirterek, "Toplu iş sözleşmesi yapabilmek için gerekli olan Türkiye sayısını elde etmiş durumdayız. Hep birlikte bu barajları aşmış durumdayız" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sendikanın, Çalışma Bakanlığı kayıtlarına göre saat 09.30 itibarıyla 8 bin 281 üyeye ulaştığını aktaran Çerkezoğlu, "Türkiye'nin dört bir yanında 8 bin 281 sağlık ve sosyal hizmet işçisi sendikal tercihini DİSK'ten yana kullandı ve özgür toplu iş sözleşmesi masalarında DİSK ile birlikte yürüme iradesini ortaya koydu" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"YETKİ TESPİTİ ALMAK İÇİN BAKANLIĞA BAŞVURACAĞIZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Arzu Çerkezoğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının her ay açıkladığı verilere göre sağlık ve sosyal hizmet iş kolunda yaklaşık 814 bin işçi bulunduğunu, iş kolu barajının ise 8 bin 144 olduğunu belirterek, sendikanın 8 bin 281 üyeye ulaşarak barajı 137 üyeyle aştığını söyledi. Resmi Gazete'de yayımlanacak istatistiklerin ardından çoğunluğu sağladıkları iş yerleri için, başta Dicle Üniversitesi Hastanesi olmak üzere, toplu iş sözleşmesi yetkisi almak amacıyla Bakanlığa başvuracaklarını ifade etti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 26 12:45:12 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/disk-genel-baskani-arzu-cerkezoglu-saglik-ve-sosyal-hizmet-is-h162911.html">DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu: Sağlık ve sosyal hizmet iş kolunda barajı aştık</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/orhan-sumer-adana-istanbul-arasi-giderleri-asgari-ucreti-gecti-h162910.html</link>
		<title>Orhan Sümer: Adana- İstanbul Arası Giderleri Asgari Ücreti Geçti</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Son gelen köprü, otoyol ve akaryakıt zamları nakliyecilik yapan şoför esnafının giderlerini
artırırken bu artış vatandaşın çarşı pazarını da yakmaya devam ediyor. Sadece 3 yılda
motorinin fiyatı 27 TL’den bugün 76 TL’yi bulurken, İstanbul halinde 2023 yılında 13 TL
olan Patatesin fiyatı da bugün 30 TL oldu. İktidar bu konuda üç harfli market ve aracıları
suçlarken motorin ve otoyol ücretlerindeki artışların pazardaki etiketlere de aynı şekilde
yansıdığı görüldü.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">YİD Otoyollarında Yüzde 561 Zam<br />
Yeni Parti Adana Milletvekili Orhan Sümer, konuya ilişkin yaptığı açıklama da Adana’dan<br />
İstanbul’a 2023 yılında nakliye işi yapan bir TIR şoförünün otoyol, mazot ve köprü<br />
giderlerinin toplam 9 bin 706 TL olduğunun altını çizerek bugün aynı giderlerin yüzde 202<br />
artarak 29 bin 345 TL olduğunu söyledi.<br />
Artan maliyet artışlarının çarşı pazar ve marketlere yansıdığına dikkat çeken Sümer, 2023<br />
yılında Adana- İstanbul arasındaki 930 KM’ lik mesafede 8 bin 694 TL mazot gideri olan TIR<br />
şoförünün gideri bugün 24 bin 150 TL’ye çıkmışsa, yine Adana- Ankara arasındaki yap işlet<br />
devret modeli otoyolun fiyatı 2023 yılında 295 TL iken bugün yüzde 561 artarak 1.950 TL<br />
olmuşsa bunun tek sorumlusu ekonomiyi bu hale getiren iktidarın kendisidir, dedi.<br />
Sümer, bugün soğan dahi ithal eden bir anlayışla ülke yönetilirken ne çiftçi, ne üretici, ne<br />
şoför ne de esnaf destekleniyor. Çiftçiye alım garantisi vermeyen iktidar maalesef üç beş<br />
firmaya yaptırdığı otoyol ve köprüler için garanti geçiş garantisi verirken sadece 3 yılda yüzde<br />
300- 561 arasında gerçekleşen otoyol ve köprü zamlarına ses çıkarmadığı gibi her ay bu<br />
firmalara hazineden tıkır tıkır ödemeler yapmaya devam ediyor, dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 26 12:26:49 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/orhan-sumer-adana-istanbul-arasi-giderleri-asgari-ucreti-gecti-h162910.html">Orhan Sümer: Adana- İstanbul Arası Giderleri Asgari Ücreti Geçti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/sgkya-devlet-katkisi-uygulamasi-sona-eriyor-prof-dr-yilmaz-h162909.html</link>
		<title>SGKya devlet katkısı uygulaması sona eriyor... Prof. Dr. Yılmaz: Bu düzenleme iyileştirmeye ayrılacak mali alanı daraltacak</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu&#039;nda değişiklik yaparak SGK’ya devlet katkısı uygulamasına son verilmesini düzenleyen maddeye işaret ederek, bu düzenlemenin emekli aylıkları üzerinde olumsuz etkileri olacağını vurguladı. Yılmaz, &quot;Bu düzenleme, emekli aylıklarının harcamalarının iyileştirilmesine ayrılabilecek mali alanı daraltacaktır&quot; uyarısında bulundu. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen yasa ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda değişiklik yapıldı. Buna göre, sosyal güvenlikte "devlet katkısı" uygulamasına son verildi. Değişiklik, 1 Ağustos 2026’dan itibaren geçerli olacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, ANKA Haber Ajansı'na söz konusu düzenlemeyi ve emeklilere yansımalarını değerlendirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yılmaz, 2000'lerin ikinci yarısında gerçekleştirilen sosyal güvenlik reformuyla, sistemin finansman modelinin yeniden kurgulandığını hatırlatarak, "Reform öncesinde sosyal güvenlik büyük ölçüde işçi ve işveren primlerine dayanırken, reformla birlikte tahsil edilen primler üzerinden hesaplanan devlet katkısı da finansmanın kurumsal bir unsuru haline getirilmiştir" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yılmaz, 2008 yılında Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 81. maddesinde yapılan değişiklikle devletin, SGK’nın her ay tahsil ettiği malullük, yaşlılık, ölüm ve genel sağlık sigortası priminin dörtte biri (yüzde 25) oranında kuruma katkı yapmasının hükme bağlandığını kaydetti. Yılmaz, devlet katkısı olarak hesaplanacak tutarın da talep edilen tarihi izleyen 15 gün içinde Hazinece, SGK’ya ödenmesinin yasal hale getirildiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"FİNANSMAN AÇIĞI ARTACAK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Meclis’te kabul edilen düzenleme ile bu hükmün, 1 Ağustos’tan itibaren kaldırılacağını belirten Yılmaz, "Bunun anlamı, SGK’nın toplam gelirlerinin yaklaşık yüzde 17’sine tekabül eden tutarın her ay düzenli olarak SGK’ya aktarılmayacağıdır. Bunun yerine kurumun vereceği finansman açığı, hazineden, açık finansmanı şeklinde reform öncesinde eskiden olduğu gibi karşılanacak" dedi. Yılmaz, bu değişiklikle SGK’nın finansman açığının kaçınılmaz olarak önemli ölçüde artacağını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EMEKLİ AYLIKLARI REEL OLARAK DÜŞTÜ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yılmaz, 2023-2025 döneminde prime esas ücretlerin ve oranların artması ile özellikle belediyeler üzerinden SGK alacaklarının tahsili sonucunda SGK gelir tahsilatının iyileştiğini ifade etti. Yılmaz, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ama asıl olarak iyileşmeyi belirleyen emekli aylıklarının enflasyonun da etkisiyle reel olarak düşürülmesidir. EYT uygulamasına rağmen özellikle son 3 yıldır prim artış oranlarının harcama artış oranlarının üzerinde çıkması, alacak tahsilatlarındaki hızlanma ile emekli aylıklarındaki düşme bütçe dengesinin iyileşmesine 2025 yılında görüldüğü gibi bütçe fazlası verilmesine yol açmıştır. 2026 yılında ise eğer ilk 4 ay devlet katkısı tutarları tam aktarılmış olsaydı, SGK bütçesi 85 milyar TL açık yerine yaklaşık 90 milyar TL fazla vermiş olacaktı."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"YASAYA RAĞMEN DEVLET KATKISI YATIRILMADI"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bütçe açısından bakıldığında bu yıl mart, nisan ve haziran aylarında devlet katkı paylarının yasada açık hüküm olmasına rağmen yatırılmadığını vurgulayan Yılmaz, "Bu aylar için yatırılmayan tutar yaklaşık olarak 287,9 milyar TL seviyesinde tahmin edilmiştir. Bu, ilk altı ay bütçe açığının bu tutar kadar daha düşük gösterilmesine neden olmuştur. Eğer SGK’ya bu tutarlar yatırılmış olsaydı SGK bütçe dengesinde 2026 yılında fazla vermeye devam edecekti. Ama SGK fazla verirken bütçe açığı ilk altı ay için açıklanan 943 milyar TL yerine 1,3 trilyona yaklaşmış olacaktı" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ÖNEMLİ DALGALANMALAR YAŞANACAK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Devlet katkısının sona erecek olmasının SGK’nın mali yapısında kısa vadede önemli dalgalanmalara yol açacağına işaret eden Yılmaz, "Bu durum, SGK'nın merkezi yönetim bütçesine olan mali bağımlılığını artırırken, emekli aylıkları ile diğer sosyal güvenlik harcamalarının iyileştirilmesine ayrılabilecek mali alanı da daraltacaktır" uyarısında bulundu. Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Daha önemlisi bu uygulama, sosyal güvenlik sisteminin finansman yapısını, merkezi yönetim bütçe dengesini kısa vadede daha olumlu göstermek amacıyla uzun vadeli sürdürülebilirlikten uzaklaştırma riski taşımaktadır. Oysa sosyal güvenlik sistemi, doğası gereği uzun vadeli aktüeryal dengeler üzerine kuruludur. Özellikle önümüzdeki on yılda nüfusun yaşlanmasına bağlı olarak sağlık harcamaları ile emekli aylığı ödemelerinde beklenen artış dikkate alındığında, sistemin öngörülebilir, sürdürülebilir ve etkin biçimde yönetilmesi her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle kısa vadeli bütçe hedefleri uğruna sosyal güvenlik sisteminin temel finansman kaynaklarının zayıflatılması, nakit dengesinin bozulması, orta-uzun dönemde mali riskleri artırabilecek ve sistemin sürdürülebilirliğini olumsuz etkileyebilecektir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 26 12:08:34 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/sgkya-devlet-katkisi-uygulamasi-sona-eriyor-prof-dr-yilmaz-h162909.html">SGKya devlet katkısı uygulaması sona eriyor... Prof. Dr. Yılmaz: Bu düzenleme iyileştirmeye ayrılacak mali alanı daraltacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-hizmet-ve-insaat-sektorunde-guven-artti-perakende-ticarette-h162908.html</link>
		<title>TÜİK: Hizmet ve inşaat sektöründe güven arttı, perakende ticarette geriledi</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksinin temmuz ayında hizmet sektöründe yüzde 1,4, inşaat sektöründe ise yüzde 0,6 arttığını, perakende ticaret sektöründe yüzde 1,6 azaldığıın açıkladı..]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, Temmuz 2026 dönemine ilişkin Hizmet, Perakende Ticaret ve İnşaat Güven Endeksleri'ni yayımladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/1c25e840-c459-4831-9455-20583bad5cba.png" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Buna göre, mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi temmuz ayında bir önceki aya göre hizmet sektöründe yüzde 1,4 artarak 112,0'ye yükseldi. Perakende ticaret sektöründe güven endeksi ise yüzde 1,6 azalışla 111,0 değerine geriledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/70122034-2f68-4f05-8f22-7a22b90f9778.png" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İnşaat sektöründe güven endeksi de bir önceki aya göre yüzde 0,6 artarak 83,5 olarak hesaplandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Böylece temmuz ayında güven endeksi hizmet ve inşaat sektörlerinde artış gösterirken, perakende ticaret sektöründe düşüş kaydetti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 26 11:36:50 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-hizmet-ve-insaat-sektorunde-guven-artti-perakende-ticarette-h162908.html">TÜİK: Hizmet ve inşaat sektöründe güven arttı, perakende ticarette geriledi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/tarimsal-girdilerden-yakinan-yozgatli-ciftci-arkadaslarim-tarlalarini-h162907.html</link>
		<title>Tarımsal girdilerden yakınan Yozgatlı çiftçi: Arkadaşlarım tarlalarını komple sattı</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Yozgat’ta çiftçiler, artan girdi maliyetleri nedeniyle üretim yapmakta zorlandıklarını belirtti. Bu yıl yağışların etkisiyle hububat rekoltesinin arttığını ifade eden üreticiler, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) alım fiyatlarının maliyetin altında kaldığını, bu nedenle yüksek verime rağmen zarar ettiklerini söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yozgat’ta TMO ve lisanslı depolarda hububat alımları randevu sistemiyle sürüyor. Önceki yıllarda dekardan ortalama 250-350 kilogram verim alınırken, bu yıl yağışların olumlu etkisiyle verimin 400-500 kilograma ulaştığı belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu yıl 1 milyon 350 bin ton civarında hububat üretimi beklenen Yozgat’ta lisanslı depolar 610 bin ton, TMO ise 150 bin ton ürün muhafaza edecek. Depolama kapasitesini aşan ürünlerin ise açık alanlarda stoklanması planlanıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yozgat’ın Şefaatli ilçesinde, ürettiği buğdayın cinsi nedeniyle TMO tarafından alınmadığını belirten çiftçi Altan Kocabeyoğlu, ürününü Sarıkaya ilçesine götürmek zorunda kaldığını, bunun da nakliye maliyetini önemli ölçüde artırdığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/88dd2e46-97e7-4b9a-a383-5d82591295e8-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“NAKLİYE MALİYETİ İKİ KATINA ÇIKIYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kocabeyoğlu, Şefaatli’de buğday cinsine uygun alım yapılmadığını belirterek, “Sarıkaya’da alım yapıldığını öğrendik. TMO yetkilileri randevumuzu oraya aktardı. Böylece ürünümüzü teslim edebildik ancak nakliye maliyeti iki katına çıktı. Daha önce 13 bin lira civarında olan taşıma maliyeti şimdi 25-30 bin liraya ulaşıyor” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yemlik buğdayın kilogram fiyatının 14 lira 75 kuruş olduğunu hatırlatan Kocabeyoğlu, üretim maliyetinin ise yaklaşık 16 lirayı bulduğunu söyledi. Enflasyonun da hesaba katılması halinde gerçek maliyetin 20 liranın üzerine çıktığını ifade eden Kocabeyoğlu, “Çiftçi emeğinin karşılığını zaten hesaplamıyor. Mazot, gübre, biçerdöver, nakliye, tohum… Bu şartlarda üreticinin kâr etmesi mümkün değil. Bu yıl yağışlar sayesinde verim arttı. Bazı üreticiler dekarda 50 ila 150 kilogram arasında daha fazla ürün aldı. Ancak bu artış sadece zararı bir miktar telafi ediyor, kâr sağlamıyor” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Çiftçiyi tarım aletleri ve traktörle değerlendirdiklerini” öne süren Kocabeyoğlu, “Diyorlar ki 3-5 milyon liralık traktörleri var. Ama çiftçi bunun ezikliğini 5 sene, 10 sene çekiyor. Devlet orada biraz sübvansiyon yapıyor. Onu fırsat bularak iyi makinelerle iyi tarım yapmaya çalışıyor. Çiftçi şu anda kar etmesi için ürünü artırma yoluna gidiyor. Eğer ürününde bir artırma yolu olursa birazcık kar edecek. Eğer ürününde bir artırma yoluna gidemezse zaten kar diye bir şey yok. Bu şekilde çiftçimiz de tarımdan usanıyor. Benim kaç tane arkadaşım tarlalarını tüm komple sattı” ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 26 11:05:16 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/tarimsal-girdilerden-yakinan-yozgatli-ciftci-arkadaslarim-tarlalarini-h162907.html">Tarımsal girdilerden yakınan Yozgatlı çiftçi: Arkadaşlarım tarlalarını komple sattı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ahbap-dernegi-sorusturmasinda-4-uncu-dalga-operasyon-13-kisi-h162906.html</link>
		<title>Ahbap Derneği soruşturmasında 4&amp;#039;üncü dalga operasyon: 13 kişi gözaltına alındı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ahbap Derneği&#039;ne yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen 4&#039;üncü dalga operasyonda 13 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince soruşturmanın 4'üncü dalga operasyonu yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başsavcılık, sabah saatlerinde düzenlenen operasyonda haklarında işlem başlatılan 13 şüphelinin yakalanarak gözaltına alındığını bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONUT VE KONTEYNER ALIMLARI İNCELENDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Edinilen bilgiye göre, soruşturma dört ana başlık altında yürütülüyor. Soruşturma kapsamında, Ahbap Derneği'nin 2023 yılında konut yapımı amacıyla anlaşma yaptığı ve bağışlardan önemli miktarda ödeme aktardığı halde taahhüt edilen konutları tamamlamadığı değerlendirilen şirketlerin yetkilileri hakkında işlem başlatıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu kapsamda Azim Yol İnşaat AŞ yetkilisi Ayhan Demir, Pegas Global AŞ yetkilisi Nejdet Kuy ile Hamle İnşaat AŞ yetkilileri Murat Yaren ve Ayhan Çevik hakkında işlem yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AHBAP SATIN ALMA MÜDÜRÜ ŞİMŞEK HAKKINDA İŞLEM BAŞLATILDI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başsavcılık, Pegas Global A.Ş.'den dernek adına konteyner satın alındığını belirterek, Ahbap Derneği Satın Alma Müdürü Deniz Şimşek hakkında da satın alma, ödeme ve tedarik süreçlerindeki rolü nedeniyle işlem başlatıldığını açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YELİZ KAYA’YA DEVREDİLEN TAŞINMAZLAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Soruşturmada bazı şirketler ve kişiler tarafından şüpheli Yeliz Kaya'ya çok sayıda taşınmazın devredildiği tespit edildiği belirtildi. Açıklamaya göre Başaran Holding AŞ tarafından 22, Power İnşaat A.Ş. tarafından 10, Koçsu Yapı AŞ tarafından 17 ve Orhan İnan tarafından 10 taşınmazın Yeliz Kaya'ya devredildiği belirlendi. Taşınmaz devirleriyle bağlantılı olarak Başaran Holding AŞ sahibi Hüseyin Başaran, Power İnşaat A.Ş. yetkilileri Recep Demir ve Emre Saral, Koçsu Yapı AŞ yetkilisi Faruk Koç ile Orhan İnan hakkında işlem başlatıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DERNEK ÇEKLERİ DE MERCEK ALTINDA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ahbap Derneği tarafından düzenlenen bazı çeklerin dolaşımı ve tahsil süreçlerinin de incelendiğini öğrenildi. Bu kapsamda çeklerin son cirantası olduğu belirtilen Sibel Kaya ile Mays Grup yetkilisi Muhammed Ali Yılmaz hakkında işlem başlatıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Soruşturmada ayrıca Haluk Levent ile arasındaki mali ve ticari ilişkinin şüpheli nitelikte olduğu değerlendirilen Ali Demirhan hakkında da işlem tesis edildiği öğrenildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Operasyon kapsamında Ayhan Demir, Nejdet Kuy, Murat Yaren, Ayhan Çevik, Hüseyin Başaran, Recep Demir, Emre Saral, Faruk Koç, Orhan İnan, Sibel Kaya, Muhammed Ali Yılmaz, Ali Demirhan ve Deniz Şimşek gözaltına alındı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 26 10:53:52 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ahbap-dernegi-sorusturmasinda-4-uncu-dalga-operasyon-13-kisi-h162906.html">Ahbap Derneği soruşturmasında 4&amp;#039;üncü dalga operasyon: 13 kişi gözaltına alındı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/inan-guney-tahliyesinin-ardindan-ilk-ziyaretini-soz-verdigi-engelli-h162905.html</link>
		<title>İnan Güney, tahliyesinin ardından ilk ziyaretini söz verdiği engelli yurttaşa yaptı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İBB’ye yönelik soruşturma kapsamında tutuklandıktan sonra tahliye edilen Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, cezaevindeyken verdiği sözü yerine getirerek ilk ziyaretini engelli yurttaş Ali ve ailesine yaptı. Güney, “11 aylık hasret bitti” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, seçim çalışmaları sırasında Örnektepe Mahallesi’nde tanıştığı ve kendisine destek veren Ali’yi evinde ziyaret etti. Güney, cezaevinde bulunduğu dönemde Ali’ye gönderdiği mektupta, tahliye olduğunda ilk olarak kendisini ziyaret edeceğine söz verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ziyarete ilişkin görüntüleri sosyal medya hesabından paylaşan Güney, şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Var olasın Ali... Silivri Zindanı’nda dualarıyla, mektuplarıyla beni hiç yalnız bırakmadı. Güzel gönlüyle, sıcacık sevgisiyle bana güç, kuvvet verdi. Ben de Ali’ye söz verdim, çıktığımda ilk ziyaretimi ona yapacağımı söyledim. 11 aylık hasret bitti, özgürlük ziyaretlerimin ilkini, güzel kardeşim Ali ve ailesine yaptım... Sarıldık, duygulandık, çokça güldük... Beyoğlu’muzda sevgiyi çoğaltmak için bir kez daha sözleştik...”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 26 10:33:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/inan-guney-tahliyesinin-ardindan-ilk-ziyaretini-soz-verdigi-engelli-h162905.html">İnan Güney, tahliyesinin ardından ilk ziyaretini söz verdiği engelli yurttaşa yaptı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/istanbul-cumhuriyet-bassavciligi-ndan-chpnin-katilim-h162904.html</link>
		<title>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı&amp;#039;ndan, CHPnin katılım törenindeki paralı figüran iddiasına soruşturma</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, BirGün Gazetesi’nin CHP’nin İstanbul’daki katılım törenine cast ajanslarından getirilen kişilerin para karşılığında katıldığı iddiasının yer aldığı haberiyle ilgili, CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin’in şikayeti üzerine soruşturma başlatıldığını açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">BirGün Gazetesi'nin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılımıyla İstanbul’da düzenlenen katılım töreniyle ilgili “Salondakiler cast ajanslarından getirilen ve para ödenen figüranlardı” yönündeki haberi nedeniyle CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin'in şikayeti üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma başlattığı bildirildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başsavcılıktan yapılan yazılı açıklamada, "Sarıyer'de gerçekleştirilen CHP etkinliğine cast ajansı ile anlaşılarak gerçekte üye olmayan şahısların götürüldüğüne yönelik iddialar ve buna yönelik yapılan yayınlara ilişkin müşteki vekilinin Cumhuriyet başsavcılığımıza sunmuş olduğu şikayet dilekçesi akabinde soruşturmaya başlanılmış olup araştırmalar sonuçlandığında şikayet edilen kişilerin ifadelerine başvurulacaktır" ifadeleri kullanıldı.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 26 10:15:26 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/istanbul-cumhuriyet-bassavciligi-ndan-chpnin-katilim-h162904.html">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı&amp;#039;ndan, CHPnin katılım törenindeki paralı figüran iddiasına soruşturma</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/filenin-sultanlari-bir-kez-daha-milletler-ligi-sampiyonu-oldu-h162903.html</link>
		<title>Filenin Sultanları, bir kez daha Milletler Ligi şampiyonu oldu</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[A Milli Kadın Voleybol Takımı, FIVB Kadınlar Voleybol Milletler Ligi final maçında karşılaştığı Brezilya’yı 3-1 mağlup ederek şampiyon oldu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">A Milli Kadın Voleybol Takımı, FIVB Kadınlar Voleybol Milletler Ligi (VNL) finalinde Brezilya'yı 3-1 mağlup ederek şampiyon oldu. Karşılaşmanın ilk setini 25-23 kaybeden Filenin Sultanları, ikinci sette rakibini 25-23'lük skorla geçerek durumu 1-1'e getirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Büyük çekişmeye sahne olan üçüncü seti 26-24 kazanan milliler, maçta 2-1 öne geçti. Dördüncü sette de üstün oyununu sürdüren A Milli Kadın Voleybol Takımı, seti 25-21, karşılaşmayı ise 3-1 kazanarak FIVB Kadınlar Voleybol Milletler Ligi'nde şampiyonluğa ulaştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Filenin Sultanları, 2023'te ilk şampiyonluğuna ulaşmıştı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 26 09:55:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/filenin-sultanlari-bir-kez-daha-milletler-ligi-sampiyonu-oldu-h162903.html">Filenin Sultanları, bir kez daha Milletler Ligi şampiyonu oldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gursel-eroldan-chp-yonetimine-tekellesme-elestirisi-h162902.html</link>
		<title>Gürsel Eroldan CHP yönetimine tekelleşme eleştirisi</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Grup Başkanlığı seçiminde Faik Öztrak ile yarışan CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, Grup Başkanlığı&#039;na Faik Öztrak&#039;ın seçilmesinin ardından yaptığı açıklamada, “Ne yazık ki son dönemlerde parti içi siyasette tekelleşme yaşandığı herkesin malumudur. Hiçbir Genel Başkan’ın ya da herhangi bir siyasi odağın iradesinin, milletvekillerinin tercihinin önüne geçmemesi gerektiğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nın başkanlığında bugün parti genel merkezinde yapılan toplantıda CHP Grup Başkanlığı seçim yapılmış, Gürsel Erol, Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak ile yarışmıştı. İlk iki turda adayların yeterli oya ulaşamamasının ardından üçüncü tur öncesinde Gürsel Erol adaylıktan çekilmişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürsel Erol, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, kendisine destek veren milletvekillerine teşekkür ederek, CHP’de son dönemde parti içi siyasette tekelleşme yaşandığını savundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Erol, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bugün yapılan TBMM CHP Grup Başkanlığı seçiminde bana destek veren tüm milletvekili arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. Ancak bugün bir gerçeği açıkça ifade etmek zorundayım. Cumhuriyet Halk Partisi; biat edenlerin değil, fikir üretenlerin, itiraz edebilenlerin ve halk adına konuşabilenlerin partisidir. Ne yazık ki son dönemlerde parti içi siyasette tekelleşme yaşandığı herkesin malumudur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mirası olan, 103 yıllık Cumhuriyet Halk Partisi; demokrasiyi içselleştirdiği ve sosyal demokrat anlayışa sahip olduğu için parti içi seçimlerin milletvekillerinin özgür iradesiyle şekillenmesini esas kabul etmiştir. Hiçbir Genel Başkan’ın ya da herhangi bir siyasi odağın iradesinin, milletvekillerinin tercihinin önüne geçmemesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü CHP’nin en büyük gücü; özgür iradesi, çoğulcu yapısı ve demokratik geleneğidir. CHP’nin köklü kültürü; tek sese değil, ortak akla dayanır. Hiç kimse, hiçbir makam ve hiçbir yapı partinin kurumsal kimliğinin üzerinde değildir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin yeniden iktidar yürüyüşü; biat kültürüyle değil, cesaretle konuşan, emek veren ve örgütün iradesine sahip çıkan kadrolarla mümkün olacaktır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mücadelemiz; kişiler için değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin demokratik gelenekleri, kurumsal hafızası ve Türkiye’nin geleceği içindir.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 26 09:40:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gursel-eroldan-chp-yonetimine-tekellesme-elestirisi-h162902.html">Gürsel Eroldan CHP yönetimine tekelleşme eleştirisi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-acikladi-bugun-yurtta-hava-sicakliklari-nasil-olacak-h162901.html</link>
		<title>Meteoroloji açıkladı: Bugün yurtta hava sıcaklıkları nasıl olacak? İşte il il hava durumu tahminleri</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji açıkladı: Bugün yurtta hava sıcaklıkları nasıl olacak? İşte il il hava durumu tahminleri]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; yurdun kuzeydoğu kesimleri parçalı yer yer çok bulutlu, Giresun, Trabzon ve Rize'nin iç kesimleri ile Artvin kıyılarının yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. İşte 27 Temmuz 2026 il il hava durumu tahminleri...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hava sıcaklıklarının ülkemiz genelinde artarak mevsim normalleri civarında seyretmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yurdun kuzeybatı kesimlerinde güneyli, diğer yerlerde kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık, öğleden sonra Trakya kesiminin parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURSA °C, 32°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE °C, 34°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL °C, 29°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KIRKLARELİ °C, 32°C<br />
Az bulutlu ve açık, öğleden sonra parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">A.KARAHİSAR °C, 30°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ °C, 37°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR °C, 36°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA °C, 36°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">3|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA °C, 37°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA °C, 37°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR °C, 33°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY °C, 33°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA °C, 26°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR °C, 31°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA °C, 27°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NEVŞEHİR °C, 26°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU °C, 30°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE °C, 31°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU °C, 28°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK °C, 28°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">6|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı yer yer çok bulutlu, Giresun, Trabzon ve Rize'nin iç kesimleri ile Artvin kıyılarının yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA °C, 29°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE °C, 27°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, iç ve doğu kesimlerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN °C, 28°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON °C, 26°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, iç kesimlerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">7|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık, bölgenin kuzeydoğu kesimlerinin parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM °C, 28°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS °C, 27°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA °C, 33°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN °C, 29°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">8|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR °C, 38°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARDİN °C, 36°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT °C, 37°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA °C, 38°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 26 09:23:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-acikladi-bugun-yurtta-hava-sicakliklari-nasil-olacak-h162901.html">Meteoroloji açıkladı: Bugün yurtta hava sıcaklıkları nasıl olacak? İşte il il hava durumu tahminleri</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	</channel>
</rss>


