<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:yandex="http://news.yandex.ru"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
>
	<channel>
	<title>Gerçek Muhabir | Güncel Son Dakika Haberleri |</title>
	<link>https://www.gercekmuhabir.com/</link>
	<description>Gerçek Muhabir, Gerçek Gazetecilik</description>
	<image>
		<title>Gerçek Muhabir | Güncel Son Dakika Haberleri |</title>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/</link>
		<url>https://www.gercekmuhabir.com/images/banner/Gercek-Muhabir-Anasayfa-Logo11-190.90_1.jpg</url>
	</image>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kartalkaya-aileleri-bolu-adliyesi-onunde-avukat-gultekin-bakanlik-h164256.html</link>
		<title>Kartalkaya aileleri Bolu Adliyesi önünde... Avukat Gültekin: Bakanlık personeli hakkındaki soruşturmada 6 aydır hiçbir işlem yapılmamış</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kartalkaya Aile Platformu, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı. Yangında ailesinden 8 kişiyi kaybeden avukat Yüksel Gültekin, Kültür ve Turizm Bakanlığı personeli hakkındaki soruşturmada 6 aydır işlem yapılmadığını öne sürerek, &quot;Ankara&#039;ya yürüdük, Ulus Meydanı&#039;nda bağırdık, sessiz eylem yaptık, Adalet Bakanı&#039;na yalvardık. Ya adam utanır da 2-3 yere iş olsun diye yazı yazar ya. Bakın, bomboş bir dosya. Ne kadar tutacaklar önlerinde? Ne kadar tutabilecekler&quot; ifadelerini kullandı. Gültekin, Adalet Bakanı Akın Gürlek&#039;e bir kez daha seslendi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Kartalkaya Aile Platformu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesi görüşülürken, "Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı yetkililerinin yargı önünde hesap vermesi" talebiyle facianın meydana geldiği otelin ardından Bolu Adalet Sarayı önünde açıklama yaptı. Faciada ailesinden 8 kişiyi kaybeden avukat Yüksel Gültekin, "21 Ocak 2025 tarihinde meydana gelen Kartalkaya faciasında 78 tane evladını şehit veren aileler yine biz, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın önündeyiz" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gültekin, bugün sabah umutla uyandığını aktararak, "Çünkü bu ülkede bakanlık yapmış bir soyguncu hanımefendinin tutuklanarak cezaevine gönderildiğini gördükten sonra ümidim arttı. Şunun için arttı: Eğer biz ısrarla, siz basın mensupları bize destek olur, kamuoyu bu olayı canlı tutarsa, biz 78 tane şehit evladımızı göz göre göre yakanlardan, denetleme görevini yapmayanlardan hukukun hesap soracağı günlere çok az kaldığını düşünüyorum. İnşallah çok kısa bir süre sonra sizlerin ve kamuoyunun desteğiyle 78 tane canımıza kıyan, kıyılmasına vesile olan bu olayda az ya da çok payı bulunan şahısların yargı önüne çıktıklarını görmek bize nasip olacak" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI'NIN BİR HUKUK DEVLETİNDE HALA ORADA BULUNMASINI HAZMETMİYORUZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesinin görüşüldüğünü hatırlatan Gültekin, "Olayın meydana geldiği andan itibaren 22 aydır, herhangi bir şekilde hakaret cümleleri kurmak istemiyorum ama duyarsızca bu olayı ısrarla kamuoyunun gündeminden uzak tutmaya çalışan ve bu olaydan kendisini sıyırmaya çalışan Kültür ve Turizm Bakanı'nın bir hukuk devletinde hala orada bulunmasını biz aile olarak hazmetmiyoruz, kamuoyu hazmetmiyor" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avukat Yüksel Gültekin, şöyle konuştu:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ama bir korku iklimi sarmış vaziyette, kimse sesini çıkarmıyor. Değerli basın mensupları her yerde bizimle. Ama görüntüler çıkmıyor ve&nbsp; sansürleniyor. ETS'nin patronu Kültür ve Turizm Bakanı, basına pompaladığı reklam gelirleriyle maalesef basını susturuyor. Bakın, baştan beri söyledik. Herkes sussa, bu alem sussa, bu 78 tane şehit ailenin yakını susmaz. Ben susmam. Her gün evlatlarının mezarını sabah akşam ziyaret eden ben susmam. Bu vicdansızlardan, bu hukuk tanımazlardan mutlaka ve mutlaka adaletin hesap soracağına olan inancımı koruyorum."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"SON 6 AYDIR DOSYADA HERHANGİ BİR İŞLEM YAPILMADI"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kültür ve Turizm Bakanlığı personeli hakkında yürütülen soruşturma dosyasında son 6 aydır herhangi bir işlem yapılmadığını ve savcılık tarafından tek bir yazışma dahi gerçekleştirilmediğini iddia eden Gültekin, "Ankara'ya yürüdük, Ulus Meydanı'nda bağırdık, sessiz eylem yaptık, Adalet Bakanı'na yalvardık. Ya adam utanır da 2-3 yere iş olsun diye yazı yazar ya. Bakın, bomboş bir dosya. Ne kadar tutacaklar önlerinde? Ne kadar tutabilecekler? Çok uzun süreceğini zannetmiyorum. Ben buradan Adalet Bakanı'na tekrar seslenmek istiyorum. Lütfen Sayın Bakanım, siz talimat vermedikten sonra dosyayı önünde tutan, şu önünde bulunduğumuz Bolu Cumhuriyet Savcılığı'nın kılı kıpırdamayacak. Netice itibarıyla kimlerin talimat vermesi lazım da adalet yerini bulsun? Bizim mücadelemiz sürecek" dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 26 15:53:53 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kartalkaya-aileleri-bolu-adliyesi-onunde-avukat-gultekin-bakanlik-h164256.html">Kartalkaya aileleri Bolu Adliyesi önünde... Avukat Gültekin: Bakanlık personeli hakkındaki soruşturmada 6 aydır hiçbir işlem yapılmamış</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kartalkaya-ailelerinden-otel-onunde-adalet-cagrisi-bakanlik-yetkilileri-h164255.html</link>
		<title>Kartalkaya ailelerinden otel önünde adalet çağrısı: Bakanlık yetkilileri yargılansın</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu&#039;nda Kültür ve Turizm Bakanlığı&#039;nın bütçesi görüşülürken Kartalkaya Aile Platformu, bakanlık yetkililerinin yargılanması talebiyle otel önünde açıklama yaptı. Yangında eşini ve kızını kaybeden Hilmi Altın, &quot;Bu acımızla bizi buraya sürüklemeye kimin hakkı var&quot; diye sordu. Yangında ailesini kaybeden Oktay Akişli de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#039;ın sözlerini hatırlatarak, randevu alamadığını söyledi. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, kamu görevlileri hakkında acilen kovuşturma süreçlerinin başlatılması gerektiğini vurgulayarak, &quot;Kimse şunu unutmasın ki hiçbir makam, hiçbir mevki, hiçbir koltuk hukukun üstünde değildir&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Bolu Kartalkaya Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025 gecesi meydana gelen yangın sonucu 36'sı çocuk, 78 kişi yaşamını yitirmişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kartalkaya Aile Platformu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesi görüşülürken, "Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı yetkililerinin yargı önünde hesap vermesi" talebiyle facianın meydana geldiği otelin önünde bir araya geldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yangında yakınlarını kaybedenlerin fotoğraflarını taşıyan aileler, gözyaşlarına hakim olamadı. Aileler, "Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy istifa" ve "Grand Kartal Otel kötülük müzesine dönüştürülsün" yazılı dövizler taşıdı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/6aeef41b-460c-4c60-b4cd-504fb02f8d8d-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BU ACIMIZLA BİZİ BURAYA SÜRÜKLEMEYE KİMİN HAKKI VAR?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aileler adına açıklama yapan Hilmi Altın, acılarının hala ilk günkü gibi taze olduğunu belirterek, "6 Kasım 2026 sizin için öyle, bizim için değil; bizim için hala 21 Ocak 2025. Ben, bu otelden şans eseri çıkan Hilmi Altın. Eşimi ve kızımı burada bıraktım. Bunun sebebi olan kişiler malum. Beni ve bu kadar aileyi bu acıyla buraya çıkmak zorunda bırakanlar utansın. Biz yana yana çıkıyoruz bu yollara. Acımızı görmek istiyorsanız gözümüzün içine bakın. İlk günden beri yasımızı içimize gömüp 'Adalet, adalet' diye bağırarak koşturuyoruz. Yollardayız. Adliye kapılarındayız. Danıştay kapılarındayız. Yargıtay peşindeyiz. Cumhuriyet Başsavcılığındayız. Bu acımızla bizi buraya sürüklemeye kimin hakkı var? Bu kadar aileyi, 78 canın ailesini sürüklemeye kimin hakkı var" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ARTIK DAYANACAK GÜCÜMÜZ KALMADI, TURİZM BAKANI İSTİFA ETSİN"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın, ilk dosyada verilen emsal kararın Yargıtay sürecinde olduğunu kaydederek, kararın takipçisi olacaklarını söyledi. Hilmi Altın, bakanlık yetkililerinden hesap sorulmadığını ifade ederek, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ama beklediğimiz başka şeyler var: Turizm Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı... Bunlardan daha hesap sorulmadı. Turizm Bakanı televizyonlara çıkıp yıllar önce, ne kadar güzel denetlediklerini anlatıyordu. Hatırlıyor musunuz? Ama yangından sonra çıkıp ne diyordu? 'Bizim denetleme yetkimiz yok.' Halbuki 2023 yılında Turizm Bakanlığı, yayımladığı genelgeyle oteller için yangın denetim belgelerini istemişti. Sonra ne yaptı? Mayıs 2024'te bunu erteledi. Kimin imzasıyla? Neşe Çıldık'ın imzasıyla. Bakanın ETS Tur'dan getirdiği o yancısının imzasıyla.<br />
&nbsp;<br />
Temmuz ayında 2 bin 500 küsur otel için kapatma yazısı çıkardılar. O otellerden biri hangisiydi, biliyor musunuz? İşte bu oteldi. Kapatmadılar. O oteli kapatmadılar. Eylül ayında o yazıyı da iptal ettiler. Neymiş efendim, turizm sezonu başlamış. Biz bu otelde cayır cayır yandık. Bu oteli 16 Aralık'ta denetlemeye adam yolladılar. Bu otelin sahiplerinin aşağıdaki otelinde konakladılar. Mahkemede sorduk, nasıl ödediler diye. Bedavaya kalmışlar. Bedavaya kalıp bu oteli denetleyip ondan sonra raporu yazmadılar. Rapor ne zaman yayımlandı? Yangından sonra. Sizin aklınız alıyor mu ya? Ve bu insanlar, Danıştay'ın verdiği karara rağmen Turizm Bakanı'nın altında hala görevdeler. Bu kanıtlara kim sahip çıkıyor? Cevap ver, Turizm Bakanı. Cevap ver. Artık dayanacak gücünüz kalmadı. Bu Turizm Bakanı istifa etsin. Söyleyecek başka sözüm yok."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/268b3aea-fc3f-4587-9e02-daee29a892c2-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YENİ PARTİLİ TANAL: EKSİKSİZ BİR ADALETİN TECELLİSİNİ İSTİYORUZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YENİ Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal da yaptığı açıklamada, "eksiksiz adalet" istediklerini belirterek, "bakanlık yetkililerinin soruşturma izni gerekçesiyle sorumluluktan kaçamayacağını" savundu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Suçüstü ve ağır cezalık suç durumunda soruşturma iznine gerek olmadığını" ifade eden Tanal, yetkilileri göreve çağırarak sorumluların derhal görevden alınmasını ve haklarında soruşturma başlatılmasını istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Burası bir utanç yeridir" diyen Tanal, otelin ailelerin de muvafakati alınarak insanlık müzesine dönüştürülmesi gerektiğini söyledi. Tanal, "Bu yetkililer yargılanmadığı müddetçe bu adalet yarım kalmış olur, eksik kalmış olur. Biz eksik kalmayan, eksiksiz bir adaletin tecellisini istiyoruz" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BAROLAR BİRLİĞİ BAŞKANI SAĞKAN: AİLELERİN ADALET ÇIĞLIĞINA SES OLMAK İÇİN UĞRAŞIYORUZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, yangında 36'sı çocuk 78 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatarak, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bugün, üzerinden yaklaşık 2 yıl geçen bu faciada hala tam anlamıyla adaletin tesis edilmemiş olması nedeniyle ailelerin feryatlarının görünür olması için burada bulunuyoruz. Ailelerin adalet çığlığına ses olmak, onların sesinin görünür olması için uğraşıyoruz. Burada gördüğünüz fotoğraflarda bir yaşam hikayesi var. Her birinin geleceğe dönük hayalleri vardı. Bu hayaller bu insanların ellerinden göz göre göre alındı. Öyle bir ihmalle değil, göz göre göre gelen bir denetimsizlikle alındı."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"KAMU GÖREVLİLERİ HAKKINDA ACİLEN KOVUŞTURMA SÜREÇLERİ AÇILMALI"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sağkan, bilirkişi raporunda kamu görevlilerinin sorumluluklarının ortaya konmasına rağmen ilgili bakanlıkların yargı sürecinin başlamasına yönelik engelleyici tutum sergilediğini, henüz kamu davası açılmamasının ve sorumluların görevlerine devam etmesinin ailelerin adalet duygusunu ve toplumsal adalete güveni zedelediğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ailelerin Ankara'ya adalet yürüyüşü yaptığını, Anıtpark'ta adalet nöbeti tuttuğunu ve Barolar Birliği'ne ziyarete geldiğini aktaran Sağkan, "Emin olun, kimse bu otelin önünde böyle bir açıklama yapmak zorunda kalmak istemezdi. Ancak burada bu açıklamayı yapmak zorunda bırakıldılar. Şimdi buradan tüm yetkililere seslenmek hepimizin borcu. Bir an önce ilgili tüm kamu görevlileri hakkında acilen kovuşturma süreçlerinin açılmasını, yasal ve idari tüm tedbirlerin uygulanmasını talep ediyoruz. Kimse şunu unutmasın ki hiçbir makam, hiçbir mevki, hiçbir koltuk hukukun üstünde değildir" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"SEN NEYİN BÜTÇE KOMİSYON TOPLANTISINI YAPIYORSUN?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yangında annesini, ağabeyini ve yeğenini kaybeden Oktay Akişli, 2021 yılında Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un otellerin düzenli olarak denetlendiği ve işletme standartlarının sağlandığı yönündeki açıklamalarını hatırlattı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Akişli, Kartalkaya yolunun Kültür ve Turizm Bakanlığı katkılarıyla yapıldığına ve otel lobisinde "Kültür ve Turizm Bakanlığı denetimindedir" yazısının bulunduğuna dikkati çekerek, "Şurada özellikle yapılan denetimlerle otellerin işletme standartlarının sağlandığını savunuyor, diyor. Senin standardın buraya gelip sabun, peçete bunları yapmak mı? Bunları mı yapmak?" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Oktay Akişli, Sayıştay'ın 2025 raporunda "Bakanlığın denetim yapacak aracı bulunmadığına ve yıllarca denetlenmeyen oteller olduğu"na ilişkin tespitleri bulunduğunu ifade ederek, "Bugün, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın bütçe komisyon toplantısı var. Sen neyin raporu, sen neyin denetimini yapıyorsun? Sen neyin bugün bütçe komisyon toplantısını yapıyorsun?" diye sordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülistan Doku soruşturmasında Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kimsenin makamına ve mevkisine bakmadan vali, İl Jandarma Komutanı ve İl Emniyet Müdürü'nün tutuklanmasını sağladığına değinen Akişli, "Burada da Bolu Cumhuriyet Başsavcısı var. Ne yapmış? 1,5 yıl olacak. Danıştay demiş ki: 'Bu 9 kamu personelinin soruşturmasını yapabilirsin.' Ama beyefendi kalemini oynatmıyor" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Akişli, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Adalet Bakanı Akın Gürlek, sizin işiniz 2028 seçimlerinin nasıl kazanılacağı değil. Sizin göreviniz buradaki 78 canın adaletini sağlamak. O kadar toplumda adalet arayan insan var ki... Ben bunu Akişli ailesi olarak söylüyorum. Ben bir gün önce annemin mezarının başında uyudum. Annemin adaletini aramak için buraya bir gün önceden geldim. Bu vicdana sığar mı? Bir de Cumhurbaşkanı'na sesleniyorum: Kimsesizlerin kimsesi Erdoğan. 'Geleneğimizde devlet, diğer pek çok vasfının yanı sıra vefat veya çeşitli sebeplerle ailelerini kaybeden evlatlarımıza sahip çıkmak, onlara analık babalık yapmak devlet olarak boynumuzun borcudur', Cumhurbaşkanımız söylüyor. 1,5 yıldır biz Cumhurbaşkanı ile randevu talep ediyoruz. Adalet yürüyüşünden sonra özellikle Külliye'yle iletişimdeyim. Arıyorum, beyefendiler dönüş yapıyor: 'İşte makamda.' Bu makam neresi, diyorum; danışmanları, başdanışmanları... Ya danışmanlarına kaldıysak geçmiş olsun. Geçmiş olsun."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 26 15:29:43 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/kartalkaya-ailelerinden-otel-onunde-adalet-cagrisi-bakanlik-yetkilileri-h164255.html">Kartalkaya ailelerinden otel önünde adalet çağrısı: Bakanlık yetkilileri yargılansın</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/yildirim-kara-soforluk-meslegine-yasal-cerceve-kazandiracagiz-h164254.html</link>
		<title>Yıldırım Kara: Şoförlük mesleğine yasal çerçeve kazandıracağız</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara,
şoförlük mesleğinin yasal güvenceye kavuşması amacıyla TBMM’ye bir
kanun teklifi sundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Şoförlük mesleğinin büyük önem taşımasına rağmen yasal güvenceden<br />
yoksun olduğuna dikkat çeken Kara, “Bugün geniş lojistik ağları olmadan<br />
hiçbir ekonomik faaliyet sürdürülemez. Bu nedenle taşımacılık sektörü<br />
günbegün önemini artmakta, giderek daha fazla sayıda insan istihdam<br />
eder hâle gelmektedir. Ancak sektörün büyümesi, yasal çerçevesinin<br />
gelişmesiyle aynı hızda gerçekleşmemektedir. Şoförlük mesleğinin bir<br />
tanıma ve desteğe ihtiyacı her zamankinden fazladır. Biz de bu kanun<br />
teklifiyle hem şoförlük mesleğine yasal bir çerçeve kazandırmayı mesleğin<br />
sorunlarına bir çözüm getirmeyi amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı.<br />
YILDIRIM KARA: HER 360 GÜN İÇİN 60 GÜN FİİLİ HİZMET<br />
SÜRESİ EKLENECEK<br />
Şoförlerin sorunlara değinen Kara, “Yakıt, lastik, yedek parça gibi maliyet<br />
kalemleri şoförlerimiz için giderek artan bir yük oluşturuyor. Buna ek<br />
olarak uzun yolculuk süreleri, yanıcı ve patlayıcı madde taşınması gibi<br />
durumlarda da şoförler için kaza riskleri artıyor. Maliyet yükünün<br />
hafifletilmesi için kendi hesabına çalışan şoförlerimizin taşıma<br />
faaliyetinde kullandıkları araçların bakım ve onarım hizmetlerine KDV<br />
muafiyeti tanınmasını teklif ediyoruz. Bunun yanı sıra işin niteliğine ve iş<br />
yerinin faaliyet koduna bakılmaksızın şoförlük mesleğinin ‘tehlikeli<br />
meslek’ olarak sınıflandırılmasını öneriyoruz. Bu doğrultuda,<br />
şoförlerimizin fiilen çalıştıkları her 360 gün için ödeme gün sayılarına 60<br />
gün fiili hizmet süresi eklenecektir” diye konuştu.<br />
YILDIRIM KARA: ŞOFÖRLERİN PRİMLERİNİN YÜZDE<br />
20’Sİ HAZİNE TARAFINDAN KARŞILANACAK<br />
Kanun teklifiyle şoförlerin çalışma koşullarının ve ücret düzeylerinin de<br />
düzenleneceğini belirten Kara, “Teklifimiz kabul edilirse bir işverene</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">bağlı olarak çalışacak şoförlere ödenecek ücretin asgari ücretin yarısından<br />
az olmaması sağlanacak, kendi hesabına çalışan şoförlerimizin de sigorta<br />
primlerinin yüzde 20’si Hazine tarafından karşılanacaktır. Aynı zamanda<br />
24 saat içinde 11 saat kesintisiz dinlenme, 24 saatlik süre içinde toplam 9<br />
saatten ve devamlı olarak 4,5 saatten fazla araç sürmeme kanunla<br />
tanımlanmış olacaktr. Bu kanun teklifi kabul edilirse şoförlük mesleği,<br />
uzun zamandır hak ettiği ve ihtiyaç duyduğu hukukî ve idarî dayanağa<br />
kavuşmuş olacaktır” dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 26 15:04:49 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/yildirim-kara-soforluk-meslegine-yasal-cerceve-kazandiracagiz-h164254.html">Yıldırım Kara: Şoförlük mesleğine yasal çerçeve kazandıracağız</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/cukurova-havalimaninda-garanti-odemelere-devam-h164253.html</link>
		<title>Çukurova Havalimanında Garanti Ödemelere Devam</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[TBMM KİT Komisyonunda Devlet Hava Meydanları İşletmesi kurumunun sayıştay denetim
raporlarının görüşmeleri gerçekleşti. Görüşmeler de Çukurova ve Şakirpaşa Havalimanlarını
gündeme getiren YENİ Parti Adana Milletvekili Orhan Sümer, Çukurova Havalimanında
gerçekleşen garanti ödemelere dikkat çekti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">2 Yılda 1 Milyon 494 Bin Euro Ödendi<br />
Sümer, Çukurova Havalimanı&amp;#39;nın maliyetlerini ve Şakirpaşa Havalimanı&amp;#39;nın kapatılmasının<br />
ardından yaşanan sorunları gündeme taşıdı. Sümer, Çukurova Havalimanı için garanti<br />
ödemesinin 2024 yılında 537 bin Euro olduğuna dikkat çekerek bu ödemenin 2025 yılında<br />
954 bin avroya yükseldiğini söyledi. Havalimanı açılmadan önce garanti sınırının altında<br />
kalınması nedeniyle ödeme yapılmayacağı yönünde açıklamalar bulunduğunu hatırlatan<br />
Sümer, 2026 yılında da garanti ödemesi yapılıp yapılmayacağını sordu. Adana Şakirpaşa<br />
Havalimanı&amp;#39;nın kapatılması ve Çukurova Havalimanı&amp;#39;nın faaliyete geçmesinin ardından ortaya<br />
çıkan mali tablonun da açıklanması gerektiğinin altını çizen Orhan Sümer, her iki<br />
havalimanının 2025 ve 2026 yıllarındaki giderlerinin ayrı ayrı açıklanmasını istedi.<br />
Havalimanında Sorunlar Bitmiyor<br />
Çukurova Havalimanı&amp;#39;ndaki fiziki eksiklikleri de gündeme taşıyan Sümer, ışıklandırma<br />
konusunda ilerleme sağlanmasına rağmen bazı sorunların devam ettiğini belirtti. Yoğun<br />
yağışlarda tavan akıntısı ve çevrede su birikintileri oluştuğunu, havalimanına ulaşım yolunda<br />
da ciddi sıkıntılar yaşandığını ifade eden Sümer, yeni yapılan bir havalimanında bu tür<br />
sorunların kabul edilemeyeceğine dikkat çekti. VIP salonunda engelli vatandaşların<br />
kullanımına uygun asansör bulunmadığını belirten Sümer, üç katlı alana çıkmakta yaşlı ve<br />
engelli vatandaşların ciddi güçlük yaşadığını ifade etti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 26 14:38:28 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/cukurova-havalimaninda-garanti-odemelere-devam-h164253.html">Çukurova Havalimanında Garanti Ödemelere Devam</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/suat-ozcagdas-denetim-ekibi-milli-egitim-bakanliginin-yapmis-oldugu-ihalelerde-600-milyonun-uzerinde-vurgunu-tespit-etti-h164252.html</link>
		<title>Suat Özçağdaş: Denetim ekibi, Milli Eğitim Bakanlığı&apos;nın yapmış olduğu ihalelerde 600 milyonun üzerinde vurgunu tespit etti</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, &quot;Denetim ekibi maalesef Milli Eğitim Bakanlığı&#039;nın yapmış olduğu ihalelerde 600 milyonun üzerinde, bazı iddialara göre 1 milyara yakın bir vurgunu tespit etti. Bununla ilgili dokümanların tamamı elimde. Sonra hiç Sayıştay tarihinde olmamış bir şey oluyor: Milli Eğitim Bakanlığındaki bu büyük hukuksuzluk, yolsuzluk bir türlü Sayıştay&#039;dan tebliğ edilmiyor&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">YENİ Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Milli Eğitim Bakanlığı alım işlemlerinde kamu zararı yaşandığını ileri süren Özçağdaş, durumu tespit eden Sayıştay denetçilerine raporu değiştirmeleri için baskı uygulandığını iddia etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sayıştay'ın 2024 yılında yaptığı denetimlerinde kamu zararı tespit ettiğini öne süren Özçağdaş, "Denetim ekibi maalesef Milli Eğitim Bakanlığı'nın yapmış olduğu ihalelerde 600 milyonun üzerinde, bazı iddialara göre 1 milyara yakın bir vurgunu tespit etti. Bununla ilgili dokümanların tamamı elimde. Bu ihalelerin arasında 793 adet bilişim teknoloji laboratuvarı tefrişatı alımı ve kurulumu var, 707 adet bilişim teknolojileri tefrişatı alımı ve kurulumu var, 500 Yenilikçi Sınıf Projesi var" ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu tür ihaleler yapıldığında Devlet Malzeme Ofisi'ne başvurulmas, ürünlerin oradan alınması gerektiğini belirten Özçağdaş, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Birileri büyük bir fırsat görmüşler. Devlet Malzeme Ofisi'ne hiç sormamışlar: 'Bunlar sizde kaçtadır? Buradan, sizden alalım bu malzemeleri' dememişler. Bu malzemeleri Devlet Malzeme Ofisi'nden almadıkları gibi onlardan fiyat teklifini almamışlar. Bunlar tabii sorulmuş sorgu ekibi tarafından. Demişler ki: 'Efendim, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 21/b bendi uyarınca yaptık.' Nedir o b bendi? Doğal afetler, salgın hastalıklar, can ve mal kaybı tehlikesi gibi öngörülemeyen olayların ortaya çıkması üzerine ivedi olarak yapılması zorunluluğu... Ya bu ülkede bir tek doğal afet var, o da sizsiniz, Milli Eğitim Bakanlığı'nı yönetenler. Sizin afet olmanız, afet üzerinden ihale yapmanızı gerektirmez kardeşim.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ve bu paşalar Sayıştayı da aldatmak için diyorlar ki: 'Efendim, bizim fiyatlarımız yüksek çünkü biz aslında kurulum ve nakliye gibi hizmetleri de bunun içerisinde alıyoruz.' Yazmış denetmen; bunlar sormamış ama Sayıştay denetçisi sormuş. DMO'ya yazı yazmış, demiş ki: 'Bunun fiyatı nedir?' Onlar bir fiyat göndermişler. Üstelik 1 yıl sonra göndermişler; yani o güne göre daha yüksek bir rakam aslında. O rakamlar dahi 3,3 ile 4,5 kat arasında daha ucuz çıkmışlar. Dolayısıyla bu da doğru değil."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BU BİR ORGANİZE SUÇ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Devlet Malzeme Ofisi'nin envanterinde yer alan ürünlerin MEB tarafından alınan ürünlerden daha kaliteli ve daha ucuz olduğuna dair denetçilerin değerlendirmesi olduğunu savunan Özçağdaş, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Tabii bu bir organize suç. Neden? Şimdi bu ortaya çıkınca başka bir durum daha var: Bu utanmaz arkadaşlar ihalede bu rakamı almışlar, aslında bu sandalyeleri satın aldıkları şirketler Devlet Malzeme Ofisi üzerinden de satıyorlar aynı ürünü. Sorular, savunma istemek amacıyla bunlara gönderilince derhal şirketlerle konuşup Devlet Malzeme Ofisi’nin e-satış broşüründen de kaldırıyorlar. Tam bir organize suç. Adalet Bakanı Akın Gürlek, sabahın 5'inde, 4'ünde geliyorsun belediyelere, sabah gitme, çağır. Gelsinler anlatsınlar bakalım: Nasıl olmuş bu işler? Kim kiminle konuşmuş? Neden kaldırmışlar DMO'nun web sitesinden? Nereden çıkmış bu organize suç? Sadece bir kere değil, birden fazla kez.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şimdi yazmış arkadaşlar: 'Nitelikli ve özel ürün olduğundan, DMO'da olmadığından...' DMO'da olmadığı doğru değil. Bazıları DMO'da daha da kaliteli. Peki, ne zaman olmuş bu olay? 2024. 9 Ekim 2024. 17 Mayıs 2024 tarihinde 2024/7 sayılı Cumhurbaşkanı genelgesi var. Ne demiş Cumhurbaşkanı? 'Kamuda tasarruf edeceğiz kardeşim' demiş, 'Alacaksanız, Devlet Malzeme Ofisinden alacaksınız' demiş. Yani öyle çok uzun değil, 3-4 ay önce tüm Türkiye'ye talimat vermiş; belediyelere talimat vermiş, kamu kuruluşlarına talimat vermiş. Açıkça Cumhurbaşkanının genelgesine de aykırı, bunu da yazmışlar Sayıştay denetçileri. Namuslu insanlar var memlekette. Bakanlık tarafından DMO'dan tedarik edilmeden, fiyat bile sorulmadan alımlar yapılmış. Ve denetim ekibi bunu DMO'dan talep etmiş. DMO'dan talep edince 3,3 kat, 3,6 kat, 4,5 kat zarar ortaya çıkmış.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sonuç: Bu namuslu insanlar, denetim raporunu hazırlayanlar ve bu mahkemeyi görenler demişler ki: 'Piyasa ve Devlet Malzeme Ofisi fiyatlarının üzerinde alım yapılması, yaklaşık maliyetin gerçeği yansıtmaması ve tasarruf ve verimlilik ilkelerinin ihlal edilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde kamu zararına sebebiyet verildiği aşikârdır. İhale yetkilisi müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu'nun 53. maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizleriyle ödettirilmesine, Kanunu'nun 55. maddesi uyarınca ilamın tebliğ tarihinden 60 gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle...’ Oy birliğiyle, tüm dosyalar oy birliğiyle. Sayıştay 7. Dairesi'nin tüm dosyaları oy birliğiyle karar almışlar.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"GENEL MÜDÜR, FATMA BETÜL SAYAN KAYA'NIN ESKİ ÖZEL KALEM MÜDÜRÜ"&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şimdi önce Milli Eğitim Bakanlığını halledeceğiz. Ve 7. Daire bu kararı alıyor. Kim bu kamu? Müdürü var, daire başkanı var, şube müdürü var... Biz genel müdüre bakalım. Genel müdür kim? Ömer Fatih Karakullukçu. Siz onu AKP'nin Sivas milletvekili aday adayı olarak görüyorsunuz. Çok kıymetli bir isim. Neden? Çünkü öyle kıymetli bir isim ki aslında kendisi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu mezunuymuş. Yüksek lisansı, doktorası da oradan. Yani belirli bir eğitim alanında görev yapamayacak. Fakat çok yetenekli olduğundan Ömer Fatih Karakullukçu Gençlik ve Spor Bakanlığı'nda çalışmış, Millî Eğitim Bakanlığı'nda başdanışmanlık yapmış... Pek şaşıracağınızı zannetmiyorum, Fatma Betül Sayan Kaya'nın da özel kalem müdürlüğünü yapmış. Tabii herhangi bir konunun Fatma Betül Sayan Kaya'ya bağlanmaması zor olduğundan bugünkü konumuzda da onunla ilişkili bir durum var: Özel kalem müdürlüğü yapmış. Ve bu arkadaşımız Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin gelir gelmez 11 Ağustos 2023'te Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğüne atanmış. Destek Hizmetleri ne iş yapar? Bütün bu yatırım işleri, bütün bu para işleri... Hepsinden sorumlu. Kim sorumlu bundan? Beden eğitimi mezunu birisi. Hem liyakatsiz hem de yaptığı işlerde kötü niyetli. Sormamış bile Devlet Malzeme Ofisi'ne. Sormamış; sorsa almak zorunda kalacak çünkü. Bunların hepsi tespit edilmiş. Bu arkadaşımız Sayıştaya gelip bizzat huzurda da ifade vermiş bu arada, talep doğrultusunda.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TEKİN'E SORALIM: GENEL MÜDÜRÜ NEDEN GÖREVDEN ALMADIN?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Peki, şimdi buradan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e soralım: Ne yaptın? Bu olay 2024'te yaşandı Yusuf Tekin. Sen 2025'te 10 Kasım'ı tatil etmekle uğraştın, Özgür Özel'e saldırmakla uğraştın. 53 tane yurttaş, öğrenciler, öğretmenler, veliler okullarda öldürülürken hiç sesin çıkmadı. Okulları temizleyemedin, güvenliğini sağlayamadın. Bunların hiçbirini yapamadın. Milli mücadele dönemimizin, Kurtuluş Savaşı'nın ismini değiştirmeye uğraştın, Atatürk'le uğraşmaya devam ettin. Peki burada ne yaptın? Senin Destek Hizmetleri Genel Müdürün ve onun da içinde olduğu bir grup yakalanmışlar yani. Sen ne yaptın? Sen Sayıştay'ı arayıp bunun değiştirilmesini istedin mi? Çık kamuoyuna cevap ver. Çık de ki: 'Benim hiçbir alakam yok. Ben Sayıştay'la hiçbir temasda bulunmadım. Bu dosyanın kapatılmasını istemedim.' Eğer istemediysen benim yanımda böyle biri olsa, paranın başına koyduğum adamı 5 dakika tutmam orada. Sen Genel Müdürü neden görevden almadın? 2025'te yapılmış denetleme, 2026'nın Kasım'ındayız; netleşme işi 17 Şubat 2026'da. Neden hâlâ bunların hepsini görevden almıyorsun? Yoksa görevden alamıyor musun? Başka bir sorun mu var? Çık onu da açıkla. Neden Destek Hizmetleri Genel Müdürünü, gerçekleştirme görevlisini, diğerlerini görevden alamıyorsun? Çık onu da açıkla.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Peki bugün gösterdiğim 600 milyon... Yaklaşık 1 milyar kamu zararı var, bu Milli Eğitimle ilgili. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in aslında bu ülkenin çocuklarını koruyamadığı için, onları temiz bir okula sokamadığı için, Cumhuriyet düşmanı olduğu için, Atatürk düşmanı olduğu için, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli adı altında kendisi ve arkadaşlarının, bir başka bakan yardımcısının uydurmuş olduğu eğitim programlarına mahkum ettiği için, çocukları MESEM'lerde geleceksiz bıraktığı için, güvencesiz bıraktığı için onlarca kez istifa etmesi gereken bir bakan olarak geliyorsun. Peki bugün ne yapacaksın? Senin bakanlığında ben sana 600 milyonluk olan bölümünü gösteriyorum; 1 milyara yakın bizzat Sayıştay'ın kararıyla, yolsuzluk var, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin. Açıkla: Bu nasıl olmuş? Hani Profesör Doktor Ahmet Özel ihalede hiçbir yetkisi yokken -hiçbir yetkisi yok ama denetim sorumluluğu vardır diye- aylarca hapis yatırmışsınız ya... Sen, o zaman savcı olan arkadaşın Akın Gürlek, var mı senin de burada sorumluluğun? Bu suçun oluşmasında liyakatsiz birini atadığın için, kötü niyetli birini takip etmediğin için var. Ama bu tespit edildikten sonra onu görevden almayarak, orada tutarak, devam ederek, ihaleleri aynı ekibin yapmasına devam ederek suçun ortasındasın aynı zamanda. Devlet adamlığı bu değil."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"RAPOR TEBLİĞ EDİLMEMİŞ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Olayın Sayıştay ayağının da olduğunu ileri süren Özçağdaş, denetçilerin 17 Şubat 2026'da karar aldığını ancak raporun tebliğ edilmediğini savunarak, "Sonra hiç Sayıştay tarihinde olmamış bir şey oluyor: Milli Eğitim Bakanlığındaki bu büyük hukuksuzluk, yolsuzluk bir türlü Sayıştay'da tebliğ edilmiyor. Oysa kurumların KEP adreslerine gönderilmesi lazım, tebliğin yapılması lazım. Anlaşılamaz bir şey. Eski Sayıştaycılarla konuştum, dediler ki: 'Bu olamaz. Sayıştay Kanunu'nun özü budur: Karar alınır. Bu mahkeme kararıdır' dediler. 'Tebliğ edilmemesi söz konusu bile değildir' dediler" ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporun tebliğinin engellenediğini iddia eden Özçağdaş, "Nasıl olmuş peki? Soralım bakalım Sayıştay Başkanı Metin Yener'e: Olaya müdahil olan daire üyelerinin kararlarını değiştirmek için yoğun bir baskı yapılmış mı, Sayın Yener? Eğer kararlarını değiştirmezlerse - AKP tarzı yeni dönem siyasette çok uygun- eğer kararlarını değiştirmezlerse bu daire üyelerini FETÖ'cü ilan edeceklerini söyleyenler olmuş mu? Bunları bazı yerlerde yazdıranlar olmuş mu? Utanmaz adamlar sizi" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"SAYIŞTAY'IN MEB 2024 RAPORU NEDEN YOK?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sayıştay tarafından denetlenen tüm kurumların 2024 yılı raporlarının Sayıştay'ın sitesinde yayınlandığına ancak Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2024 raporunun yayınlanmadığını söyleyen Özçağdaş, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Neden yok, Sayıştay Başkanı? Hangi kanunun hangi maddesine uygun olarak yayınlamıyorsunuz? Siz kendinizi ne zannediyorsunuz? 6085 sayılı Sayıştay Kanunu hükümleri çok açık. Bu hükümlere göre yargılama dairesi kararlarının sorumlu taraflara tebliğ edilmemesi gibi bir durum söz konusu olamaz. Ve açıkça bir usulsüzlükle karşı karşıyayız. Bu durumda, ilamın tebliğ edilmemesi suçtur. Bu suçu işleyenler görevi kötüye kullanma ve bu yolla karşı tarafa çıkar sağlayarak kamuyu zarara uğratma suçunun parçasıdırlar.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şimdi Sayıştay Başkanı'na soralım: Bir; 17 Şubat 2026'dan 6 Kasım 2026'ya, yani bugüne kadar aradan geçen 9 aya, toplam 262 güne rağmen dosya ilgili bakanlığa neden tebliğ edilmedi? Edildiyse neden görmüyoruz? Ettiyseniz hangi tarihte ettiniz? Bu ilamda yer alan ve tazmin hükmü verilen kamu zararlarının tahsiliyle ilgili herhangi bir girişim oldu mu? Bu 1 milyar ne olacak yani? İki; Hangisi akıl kârı? 6085 sayılı Sayıştay Kanunu'ndaki hükümlere aykırı olarak ilama bağlanmış ve tazmin içeren bir kararı sorumlulara ve sorumlu idareye, yani Milli Eğitim Bakanlığı'na tebliğ etmeyerek bir ek raporu düzenlettirdiniz. Hangisi akıl kârı? Hazırlanan bu ek raporu ile 1 milyara yakın olduğu söylenen bu kamu zararı ortadan kaldırılarak beraat hükmünün verilmesini mi talep ettiniz? Yapılan bu müdahalenin suç teşkil ettiğini ve yaklaşık 600 milyon ile 1 milyar arasında olan bu kamu alacağını ortadan kaldırmaya ve bu eylemle kamuyu zarara uğratmaya teşebbüs ettiğinizin farkında mısınız? Farkındasınız da soruyorum. Üç; 2024 yılında diğer kurumlarla ilgili olan kararlar sitenizdeyken bugün itibarıyla Millî Eğitim Bakanlığı'nın bu dosyaları sitenizde değil. Neden?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sayıştay Başkanı'na, bu baskılarda suçlanan yardımcısına buradan sesleniyorum: 162 yıllık bir kurumu rezil ettiniz. 162 yıllık kurumun içerisindeki namuslu insanların, 'Bir tek kuruş yetimin hakkıdır' diyenlerin yapmış olduğu emeğe yazık ettiniz. İstifa edin. İstifa edemiyorsanız Reisinizden af isteyin. Bu ülkeye yakışmıyorsunuz, Sayıştay'ın tarihine yakışmıyorsunuz. Bunların hesabını bu basın toplantısından sonra çıkın kamuoyuna verin. Deyin ki: 'Yok böyle bir şey, böyle bir şey olmadı. Sayıştay'ın 7. Dairesi'nde böyle kararlar alınmadı, hiç olmadı böyle bir şey' deyin, hep beraber konuşalım.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin... Sivas milletvekili aday adayı yaptığınız, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı gibi yerlerde çalışmaya devam ettirdiğiniz genel müdürünüz ve diğerleriyle ilgili bir işlem yapacak mısın?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir organize suç örgütü anlayışıyla bu ülkenin kamu kaynakları acımasızca, ahlaksızca ve ne yazık ki korkusuzca soyulmaktadır. Bunları çözmek mümkün, bir iktidar değişikliğiyle olacak. Çünkü bu kamu kurumlarının içerisinde çok namuslu bürokratlar var, hepsine şükranlarımızı sunuyoruz YENİ Parti olarak. Bu hırsızlık düzeniyle, bu kara düzenle mücadele etmeye devam edeceğiz. Şimdi Milli Eğitim Bakanı ile Sayıştay Başkanı'nın konuyla ilgili açıklamalarını bekliyorum."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 26 14:16:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/suat-ozcagdas-denetim-ekibi-milli-egitim-bakanliginin-yapmis-oldugu-ihalelerde-600-milyonun-uzerinde-vurgunu-tespit-etti-h164252.html">Suat Özçağdaş: Denetim ekibi, Milli Eğitim Bakanlığı&apos;nın yapmış olduğu ihalelerde 600 milyonun üzerinde vurgunu tespit etti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gokce-gokcenden-mekke-anlasmasi-tepkisi-trumpin-askeri-olmayi-reddediyoruz-h164251.html</link>
		<title>Gökçe Gökçen&apos;den &apos;Mekke Anlaşması&apos; tepkisi: Trump&apos;ın askeri olmayı reddediyoruz</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması&#039;na ilişkin, &quot;Bugün Trump&#039;a kendi halkı ona hayatının dersini verirken biz Trump&#039;ın askeri olmayı reddediyoruz. Hangi ihtiyaçtan çıktığı belli olmayan, iş birliği ötesinde Türkiye&#039;yi mevcut çatışmaların parçası haline getirecek, bunu konjonktür değişse bile 10 yıl terk edilemez bir yükümlülükle bağlayacak ve yine bu halkın çocuklarının canını riske atacak her tür girişimin karşısındayız&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">YENİ Parti İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, dün TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen "Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması'nın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun'a ilişkin açıklama yaptı. Gökçen, X hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Meclisten uzun süre kaçırılan, Suudi Arabistan'ın ve Pakistan'ın bizden daha çok bildiği Mekke Anlaşması sonunda önümüze geldi. 1 Mart tezkeresi görüşülürken sokaklarda 'savaşa hayır' sesleri yükselirken TBMM'de de bu sesi duyanlar, vicdanını dinleyenler vardı. Emperyalizmin maşası olmayı reddedenler vardı. Bugün de var. Bugün verdiğimiz ret oyları, kararı engellememize yetmese de tarihe haysiyetli bir duruş bırakıyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bugün Trump'a kendi halkı ona hayatının dersini verirken biz Trump'ın askeri olmayı reddediyoruz. Hangi ihtiyaçtan çıktığı belli olmayan, barış zamanı yapılacak bir anlaşmanın neden çatışma zamanında yapıldığına dair bir tek mantıklı bir açıklama bile yapılmadan, iş birliği ötesinde Türkiye'yi mevcut çatışmaların parçası haline getirecek, bunu konjonktür değişse bile 10 yıl terk edilemez bir yükümlülükle bağlayacak ve yine bu halkın çocuklarının canını riske atacak her tür girişimin karşısındayız."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 26 13:55:39 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gokce-gokcenden-mekke-anlasmasi-tepkisi-trumpin-askeri-olmayi-reddediyoruz-h164251.html">Gökçe Gökçen&apos;den &apos;Mekke Anlaşması&apos; tepkisi: Trump&apos;ın askeri olmayı reddediyoruz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/osmaniyeli-emekli-yasim-67-cobanlik-yapiyorum-h164250.html</link>
		<title>Osmaniyeli emekli: Yaşım 67, çobanlık yapıyorum</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Osmaniye Kadirli’de emekliler, ocak ayında yapılacak zam öncesi maaşların yetersiz olduğunu belirterek geçim sıkıntılarını dile getirdi. Emekli bir vatandaş, &quot;Yaşım 67, çobanlık yapıyorum. Maaşım artarsa tabii ki bırakırım, 67 yaşından sonra ben ne yapabilirim&quot; dedi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde emekliler, ocak ayında maaşlarına yapılacak enflasyon farkı ve seyyanen zam hakkında düşüncelerini dile getirdi. Bir emekli, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Çalışanın hakkını versin çalışmayan emeklinin de hakkını versin. Ben de 25 sene çalışmışım emekli olmuşum. Doymuyor adam ne yapsın? Mecbur çalışacak aç mı duracak? Maaşımızın en az 75 bin lira olması lazım, 70-75 bin lira bu arada, hiç aşağı olmaması gerek. Her şeye zam var. Bana 1 lira zam koyuyor öbür taraftan şuraya 10 lira koyuyor. Geçinemiyor işte çalışmak zorunda kalıyor. Benim şimdi belim kırık sağ tarafım felç ben de çalışırım ama ben bu halde yolda yürüyemiyorum, beni kimse çalıştırmaz."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/c4b3d09e-4610-4cf4-8590-936e816dadbf.jpg" /><br />
Bir başka emekli, 11 bin iş günüyle emekli olduğunu, 27 bin 500 lira maaş aldığını belirterek, "Adam 3 bin 500 günden emekli olmuş o da aşağı yukarı benim almış olduğum maaşı alıyor. Burada hakkaniyet olur mu? Şimdi benim onların üç katı maaş almam icap ediyor. Seyyanen maaşla bana 70-80 bin lira maaş ödeyecek mi? Ne güzel ya, böyle bir hakkaniyet mi var? Zehir olsun benim hakkım bunlara. Adaleti bu konuda ayarlayacaklar benim yatırdığım prime göre bana maaş ödeyecek. Beni o zaman üç katı süper emekli et o zaman, bizim mağdurluğumuz bu. Çalışacak halimiz mi kaldı? 10 bin 500 iş gününden emekli olmuşum ben daha ne çalışacağım ya. Çoluğuma çocuklarıma muhtaç durumda hareket ediyorum. Bir düğün, bir cenaze bunlardan para isteyerek hareket ediyorum. Ben daha ne anlatabilirim?"&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/c2e80337-ff5f-4e70-a845-681027197f32.jpg" /><br />
"YAŞIM 67 ÇOBANLIK YAPIYORUM"<br />
Çobanlık yaptığını anlatan diğer bir emekli, "Geçinemiyorum verilen maaşla, maaşların yükselmesini bekliyorum. Çobanım. Maaşım en az 50 bin lira olması lazım, geçinmek için. Yaşım 67, çobanlık yapıyorum. Maaşım artarsa tabii ki bırakırım 67 yaşından sonra ben ne yapabilirim? Ölene kadar çobanlık mı yapayım" dedi.<br />
"ÇOK BÜYÜK ADALETSİZLİK VAR"<br />
Bir başka emekli ise "Sistem tam oturmadı. O çalışma bakanları geliyor gidiyor, şu sistemi bir oturtun. 7 bin iş günü olan bir para alıyor, bir de 3 bin 600, bir de bin 800 günlük var. Ortaokul mezununu oturt bunu çözer. Ama Çalışma Bakanlarımız yeni olan bir olay gibi gelip gidiyorlar ne yaptıkları belirsiz. Çok büyük bir adaletsizlik var. Çok çabuk, çok basit çözülür. Ben ortaokul mezunuyum bana bu işi devretseler vallahi çözerim ben bu işi" şeklinde konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 26 13:35:54 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/osmaniyeli-emekli-yasim-67-cobanlik-yapiyorum-h164250.html">Osmaniyeli emekli: Yaşım 67, çobanlık yapıyorum</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ayhan-baruttan-mecliste-aclik-ve-yoksulluk-duzenine-sert-tepki-halkimiz-insanca-yasam-istiyor-h164249.html</link>
		<title>Ayhan Baruttan Mecliste açlık ve yoksulluk düzenine sert tepki  Halkımız insanca yaşam istiyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Adana Milletvekili Ayhan Barut, açlık, yoksulluk ve sefalet düzenine Meclis’te tepki gösterdi, “Halkımız sadaka değil, hakkını istiyor! İnsanca yaşamaya yetecek ücret, adaletli gelir dağılımı ve refah istiyor. Bu kara düzeni değiştireceğiz” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“Bu kara düzeni değiştireceğiz”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“MAAŞLAR ERİYİP GİDİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKP eliyle derinleşen ekonomik krizin halkı perişan ettiğini vurgulayan Barut, “Açlık sınırı 38 bin lirayı aşmış, dolar 50 lirayı, mazot 102 lirayı geçmiş durumda. Asgari ücretliden emekliye herkesin maaşı daha cebine girmeden eriyip gidiyor. Enflasyon, faizler ve vergiler yüksek, zamlar bitmiyor. Ne hikmetse vatandaşın maaşı eriyor. Pazara çıkan filesini dolduramıyor, markete giren ihtiyacını alamıyor, emekli ay sonunu getiremiyor” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“SADAKA DEĞİL HAKKIMIZI İSTİYORUZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Halkın çaresizlik sarmalında kıvrandığını aktaran Barut, ”Asgari ücretli kirasını mı ödesin, faturasını mı yatırsın, mutfağını mı doldursun? Bu kara düzenin sorumlusu tek adam yönetimidir! İşçisinden çiftçisine, emeklisinden esnafına tüm insanlarımızın tek istediği insanca yaşamak ve evine ekmek götürmektir. Halkımız sadaka değil, hakkını istiyor! İnsanca yaşamaya yetecek ücret, adaletli gelir dağılımı ve refah istiyor. Geçim yoksa huzur olmuyor. Bu kara düzeni değiştireceğiz” şeklinde konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 26 13:20:16 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ayhan-baruttan-mecliste-aclik-ve-yoksulluk-duzenine-sert-tepki-halkimiz-insanca-yasam-istiyor-h164249.html">Ayhan Baruttan Mecliste açlık ve yoksulluk düzenine sert tepki  Halkımız insanca yaşam istiyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/askin-genc-asgari-ucretli-hic-harcama-yapmasa-bile-bir-ev-icin-16-yildan-fazla-calismali-h164248.html</link>
		<title>Aşkın Genç: Asgari ücretli hiç harcama yapmasa bile bir ev için 16 yıldan fazla çalışmalı</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, TBMM Genel Kurulu&amp;#39;nda Türkiye&amp;#39;deki
barınma krizini gündeme taşıdı. Ortalama konut fiyatının 5,5 milyon liraya ulaştığına
dikkat çeken Genç, asgari ücretli bir çalışanın hiçbir harcama yapmadan maaşının
tamamını biriktirmesi durumunda bile ev sahibi olabilmek için 16 yıldan fazla
çalışması gerektiğini söyledi. Dar gelirli hanelerin konut ve gıda harcamalarının
toplam tüketim harcamaları içindeki payına işaret eden Genç, konut kredisi
taksitlerinin asgari ücreti aştığını vurguladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Aşkın Genç: “Dar gelirlinin her 100 liralık harcamasının 68 lirası konut ve<br />
gıdaya gidiyor”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, TBMM Genel Kurulu&amp;#39;nda DEM Parti&amp;#39;nin<br />
barınma krizinin araştırılmasına ilişkin grup önerisi üzerinde yaptığı konuşmada,<br />
artan kira giderlerini, konut fiyatlarını, kredi maliyetlerini ve deprem güvenliğini<br />
gündeme getirdi.<br />
Türkiye&amp;#39;de milyonlarca vatandaşın gelirinin önemli bir bölümünü barınma ihtiyacına<br />
ayırmak zorunda kaldığını belirten Genç, konut sahibi olmanın çalışanlar açısından<br />
giderek zorlaştığını ifade etti.<br />
“HER 100 LİRALIK HARCAMANIN 68 LİRASI KONUT VE GIDAYA GİDİYOR”<br />
TÜİK&amp;#39;in 2025 yılı verilerine dikkat çeken Genç, en düşük gelirli yüzde 20&amp;#39;lik kesimin<br />
tüketim harcamalarının yüzde 39&amp;#39;unu konut ve kiraya, yüzde 29&amp;#39;unu ise gıdaya<br />
ayırdığını belirtti.<br />
Genç, bu hanelerde her 100 liralık tüketim harcamasının yaklaşık 68 lirasının<br />
yalnızca iki temel ihtiyaca gittiğini vurgulayarak, konut ve kira harcamalarının payının<br />
iki yılda yaklaşık 10 puan yükseldiğini söyledi.<br />
Ekim ayı verilerine göre genel enflasyonun yaklaşık yüzde 30, kiracıların ödediği<br />
kiralardaki yıllık artışın ise yüzde 40&amp;#39;a yakın olduğunu belirten Genç, kira artışlarının<br />
genel enflasyonun üzerinde seyrettiğine dikkat çekti.<br />
“BİR ASGARİ ÜCRETLİ 16 YILDAN FAZLA ÇALIŞMAK ZORUNDA”<br />
Konut fiyatlarıyla ücretler arasındaki farkı somut bir hesapla ortaya koyan Genç,<br />
Türkiye&amp;#39;de ortalama konut fiyatının yaklaşık 5,5 milyon lira, net asgari ücretin ise 28<br />
bin lira olduğunu hatırlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genç, “Bir asgari ücretli hiçbir harcama yapmadan bütün maaşını biriktirse, bugünkü<br />
fiyatla ortalama bir ev için 16 yıldan fazla çalışmak zorunda” ifadelerini kullandı.<br />
Konut kredisi maliyetlerine de değinen Genç, bir milyon liralık, 10 yıl vadeli konut<br />
kredisinin aylık taksitinin yaklaşık 29 bin 700 liraya ulaştığını belirtti. Ortalama konut<br />
fiyatının beşte birinden daha azını karşılayan bu kredi tutarının taksitinin bile asgari<br />
ücretin üzerinde olduğuna işaret etti.<br />
“DAR GELİRLİ VATANDAŞ GÜVENLİ KONUTA NASIL ULAŞACAK?”<br />
Barınma krizinin yalnızca kira ve konut fiyatlarıyla sınırlı olmadığını ifade eden Genç,<br />
deprem güvenliği ve kentsel dönüşümün finansmanı konusunda da<br />
değerlendirmelerde bulundu.<br />
Yapı ruhsatı verilen daire sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,5<br />
azaldığını, inşaat maliyetlerinin ise yıllık yaklaşık yüzde 30 arttığını belirten Genç, dar<br />
gelirli vatandaşların güvenli konuta erişiminde ciddi güçlüklerle karşı karşıya<br />
olduğunu söyledi.<br />
Genç, kira yükünün hafifletilmesi, erişilebilir sosyal kiralık konutların üretilmesi,<br />
öğrencilerin barınma ihtiyacının karşılanması ve dar gelirli vatandaşları yerinden<br />
etmeden güvenli kentsel dönüşümün sağlanması gerektiğini ifade etti.<br />
Aşkın Genç&amp;#39;in TBMM Genel Kurulu&amp;#39;ndaki konuşması şu şekilde:<br />
“Türkiye’de milyonlarca vatandaş maaşını aldığında önce kirayı düşünüyor. Kirayı<br />
ödedikten sonra kara kara ay sonunu nasıl getireceğini düşünüyor. Ev sahibi olmak<br />
isteyenlerin karşısına ise milyonlarca liralık konut fiyatları ve maaşları aşan kredi<br />
taksitleri çıkıyor.<br />
TÜİK’in 2025 verilerine göre, en düşük gelirli yüzde yirmilik kesim tüketim<br />
harcamalarının yüzde 39’unu konut ve kiraya, yüzde 29’unu gıdaya ayırıyor. Yani<br />
hanelerin her 100 liralık harcamasının yaklaşık 68 lirası yalnızca bu iki kaleme<br />
gidiyor. Üstelik konut ve kiranın payı 2023’te yüzde 29’idi, iki yılda yaklaşık on puan<br />
yükseldi. Vatandaş daha uygun bir ev bulmak için işinden, okulundan uzaklaştığında<br />
bu kez yol masrafı ve zaman kaybıyla karşılaşıyor.<br />
Son açıklanan ekim verilerinde genel enflasyon yaklaşık yüzde 30 iken kiracıların<br />
ödediği kiralarda yıllık artış neredeyse yüzde 40’a yaklaştı. Kira, genel fiyat artışından<br />
daha hızlı yükseliyor.<br />
Ev sahibi olmanın hesabı daha ağır. Ekim ayı piyasa verilerine göre Türkiye’de<br />
ortalama konut fiyatı yaklaşık 5,5 milyon lira. Net asgari ücret ise 28 bin lira. Bir<br />
asgari ücretli hiçbir harcama yapmadan bütün maaşını biriktirse, bugünkü fiyatla<br />
ortalama bir ev için 16 yıldan fazla çalışmak zorunda.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kredi de çözüm olmuyor. Ekim sonunda bir milyon liralık, on yıl vadeli konut<br />
kredisinin en düşük aylık taksitlerinden biri 29 bin 700 lira. Ortalama konut bedelinin<br />
beşte birinden azını karşılayan kredinin taksiti bile asgari ücretin üzerinde.<br />
TÜİK’in ikinci çeyrek verilerinde yapı ruhsatı verilen daire sayısı geçen yılın aynı<br />
dönemine göre yüzde 9,5 azaldı. Ağustosta inşaat maliyetleri de yıllık yaklaşık yüzde<br />
30 arttı. Uygun fiyatlı konut arzı için planlama ve finansman politikasını birlikte<br />
düşünmek gerekiyor.<br />
Barınmanın bir de güvenlik boyutu var. TÜİK’e göre nüfusun yüzde 28’i yalıtım<br />
sorunları nedeniyle evini ısıtmakta zorlanıyor. Milyonlarca bağımsız bölümün deprem<br />
açısından riskli olduğu belirtiliyor. Dar gelirli vatandaş, güvenli bir konuta taşınmanın<br />
veya binasını yenilemenin maliyetini nasıl karşılayacak?<br />
Barınma politikası; kira yükünü hafifletmeyi, erişilebilir sosyal kiralık konut üretmeyi,<br />
öğrencilerin barınma ihtiyacını karşılamayı ve dar gelirliyi yerinden etmeden güvenli<br />
dönüşümü sağlamayı hedeflemeli. Bu nedenle barınma krizinin tüm boyutlarının<br />
Meclis tarafından araştırılmasını gerekli ve yerinde görüyoruz.<br />
Sayın Başkan, kalan süremde seçim bölgem Kayseri’nin Yeşilhisar ilçesindeki<br />
çiftçilerimizin sorunlarına değinmek istiyorum.<br />
Yeşilhisar ilçemizde çiftçimiz üretmeye çalışıyor ama emeğinin karşılığını alamıyor.<br />
Şeker pancarının alım fiyatı bir yılda yalnızca yüzde 20 artarak prim dahil 3 bin 720<br />
liraya çıktı. Buna rağmen aynı süreçte girdi fiyatları yüzde 100 arttı. Üstelik kota<br />
fazlası pancarın alınmayacağı bildiriliyor. Buğday çiftçinin elinden 14 lira 75 kuruşa<br />
alındı, ürün üreticinin elinden çıktıktan sonra fiyat 20 liranın üzerine yükseldi.<br />
Yani artış çiftçiye değil, sonrasına yaradı. Türkiye’nin en güzel elmalarını yetiştiren<br />
Yeşilhisar ve Yahyalı’da ne yazık ki dalında kalıyor. Çerezlik ayçiçeği geçen yıl 90 lira<br />
iken, bugün 55 liraya düştü.<br />
Kabak çekirdeği yerinde sayıyor, çiftçi açıkça söylüyor: ‘Böyle giderce ekim<br />
yapamayacağız.’ İktidara çağrıda bulunuyoruz: Ürünün fiyatını gerçek maliyete göre<br />
belirleyin, kota fazlası ürünü sahipsiz bırakmayın, çiftçinin borcunu hafifletin. Ürün<br />
kurtarılmazsa Türkiye üretemez.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 26 12:55:22 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/askin-genc-asgari-ucretli-hic-harcama-yapmasa-bile-bir-ev-icin-16-yildan-fazla-calismali-h164248.html">Aşkın Genç: Asgari ücretli hiç harcama yapmasa bile bir ev için 16 yıldan fazla çalışmalı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/yozgatta-7-asirlik-oldugu-tahmin-edilen-dut-agaclarina-koruma-incelemesi-h164247.html</link>
		<title>Yozgat&apos;ta 7 asırlık olduğu tahmin edilen dut ağaçlarına koruma incelemesi</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Yozgat’ın Çekerek ilçesinde, yaklaşık 4 dekarlık alanda bulunan ve gövdeleri birbirine sarılı 10 civarındaki yaşlı karadut ağacının &quot;anıt ağaç&quot; olarak tescillenerek koruma altına alınması için ilk adım atıldı. En gencinin 3, en yaşlısının ise 7 asırlık olduğu tahmin edilen ağaçların bulunduğu alan, Orman İşletme Müdürlüğü mühendisleri tarafından incelendi. Ağaçların anıt ağaç olarak tescillenmesine yönelik çalışma başlatıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yozgat’ın Çekerek ilçesine bağlı Kurtağlı köyü sakinlerinin, ormanlık alanda bulunan ve 3 ila 7 asırlık oldukları tahmin edilen karadut ağaçlarının yaşlarının bilimsel araştırmayla kesin olarak belirlenmesi ve "anıt ağaç" statüsüne alınarak korunması yönündeki talebi değerlendirilmeye alındı. Yaşlı dut ağaçlarının bulunduğu bölgede definecilerin kaçak kazı yapması üzerine kaymakamlık tarafından önceki yıl alana fotokapan kuruldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/320c66a4-be73-452e-b8b8-8d091c26c5a9-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yaşlı dut ağaçlarının turizme kazandırılması amacıyla 2004 ve 2019 yıllarında da çeşitli çalışmaların yürütüldüğü bölgede, son olarak Yozgat Orman İşletme Müdürlüğü mühendisleri inceleme yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tarihî ve doğal mirasa sahip çıktıklarını belirten Yozgat Orman İşletme Müdürlüğü, incelemenin ardından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/162264f0-e8d9-46f5-93d2-a99bc85bd8c4-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yozgat ili Çekerek ilçesine bağlı Kurtağlı Köyü’nde bulunan Ahu Sultan Kerim Baba Türbesi çevresindeki anıt ağaç vasfı taşıyan karadut ağaçlarımız incelenmiştir. Geçmişten günümüze ulaşan, doğal ve kültürel mirasımızın önemli bir parçası olan bu kıymetli ağaçlarımızın korunması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Doğal mirasımızı koruyor, geçmişin izlerini geleceğe taşıyoruz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 26 12:38:35 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/yozgatta-7-asirlik-oldugu-tahmin-edilen-dut-agaclarina-koruma-incelemesi-h164247.html">Yozgat&apos;ta 7 asırlık olduğu tahmin edilen dut ağaçlarına koruma incelemesi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gurer-dayanilmaz-bir-yoksulluk-sureci-yasaniyor-h164246.html</link>
		<title>Gürer: Dayanılmaz bir yoksulluk süreci yaşanıyor </title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçe ve plan komisyon
görüşmelerinde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e emeklilerin borçlanması arttığını ve
ciddi geçim sıkıntısı yaşadıklarını belirtip emeklilerle ilgili yapılacağı açıklanan düzenlemenin yeni
mağduriyetler yaratmamasını ve en düşük emekli maaşı asgari ücrete endekslenip tüm emeklilere
seyyanen zam yapılmasını istedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">2026’nın ilk on ayında 4.936 konkordato başvurusu vardır.<br />
İstanbul 1.660, Ankara 748, İzmir 311 başvuruyla başı çekmektedir”<br />
Gürer, “Sayın Bakan, uygulanan sıkı para politikası, yüksek faiz, yüksek enflasyon işçi, çiftçi, esnaf,<br />
emekli, işsiz, engelli ve sanayicinin yaşamını daralttı” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DAYANILMAZ BİR YOKSULLUK SÜRECİ YAŞANIYOR<br />
CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer “Dayanılmaz bir yoksulluk süreci yaşanıyor. 50 milyon kişinin açlık<br />
sınırı altında geliri var, vatandaşın tek dayanağı borçlanmak. Tüketici kredileri ve kredi kartları,<br />
takipteki tüketici kredi ve kredi kartlarıyla vatandaşın borcu 7 trilyon 462 milyar 600 milyon liraya<br />
ulaştı. Bireysel takipteki alacaklar 405 milyar 100 milyon liraya yükseldi. Kredi kartlarının takiplerinde<br />
yüzde 70,7 artış var. 56 yaş ve üzerindeki kredi kullanıcıların sayısı 968.292 kişiye çıktı. 66 yaş<br />
üzerindeki kredi kullanıcıların sayısı bir yılda yüzde 27,9 arttı. 25 bin liranın altında gelir grubundaki 1<br />
milyon 796 bin 384 kişi kredi kullanmaktadır. İlk sekiz ayda ilk defa kredili mevduat hesabı<br />
kullananların sayısı 1 milyon 648 bin. İlk defa kredi kartı kullananların sayısı 1 milyon 447 bin. İlk defa</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">tüketici kredisi kullananların sayısı 913 bine ulaştı. Kredi kartı harcamalarının yüzde 34,6&amp;#39;sı market,<br />
gıda ve yemek sektöründe gerçekleşmektedir.” diye konuştu.<br />
Gürer, “Vatandaşın borçlanması büyümektedir. Vatandaşın borçlarının geri ödemesi giderek daha<br />
önemli bir sorun hâline gelmektedir. Özellikle sabit gelirli vatandaşlar, emekliler ve düşük gelirli<br />
kesimler açısından süreç sürdürülemez bir noktaya evrilmiştir.” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EMEKLİ BORÇLANMASI ARTTI<br />
Cumhuriyet Halk Partisi Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, konuşmasında Bakan Şimşek’e<br />
“Emeklilerin kredi kullanması artmaktadır. Düşük gelir grubundaki vatandaşların borçlanması ve<br />
takipteki bireysel alacakların yükselmesiyle birlikte değerlendirildiğinde ortaya ciddi bir geçim ve<br />
borçluluk sorunu çıkmaktadır. Vatandaşın gelirini artırmadan, temel ihtiyaçlarda girdi maliyetlerini<br />
düşürmeden, emeklinin ve asgari ücretlinin alım gücünü korumadan bu borçlanma baskısının kalıcı<br />
biçimde çözülmesi mümkün değildir. Emekliler borçlanmaktadır, dar gelirli vatandaşlar<br />
borçlanmaktadır. Vatandaşlar temel ihtiyaçlarını karşılamak için kredi kartına yönelmektedir. Üstelik<br />
ödenmeyen borçlar hızla artmaktadır.” Diye konuştu.<br />
EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI ASGARİ ÜCRET OLSUN<br />
CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer emekli maaşlarının asgari ücrete endekslenmesini de istedi.<br />
Gürer “En düşük emekli aylığı asgari ücret olmalı, asgari ücret açlık sınırı altında kalmamalı, yılda üç<br />
kez asgari ücret belirlenmelidir. İleri yaştaki insanlarımız emeklilik dönemini icra kaygısıyla değil<br />
güven içinde geçirebilmelidir. Bir ülkede vatandaşın borcu artıyor, takipteki alacaklar büyüyor, emekli<br />
ve yaşlıların kredi kullanımı hızlanıyor, gıda harcamaları kredi kartlarında daha büyük yer tutuyorsa<br />
burada ciddi bir ekonomik ve sosyal sorun yaşandığı açıktır” dedi.<br />
İCRADA DERDEST 26 MİLYON 716 BİN 723 DOSYA<br />
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2026 yılı içerisinde icra dairelerine 8 milyon 784 bin 723<br />
dosya gelmiştir, derdest dosya sayısı 26 milyon 716 bin 595&amp;#39;e ermiştir. Vatandaşın evi, traktörü,<br />
arazisi, hayvanı icrayla elinden alınmaktadır; bu bozuk düzen can yakmaktadır. Tüm borçlar ertelenip<br />
faizler silinmelidir, icralar durdurulmalıdır” diye konuştu.<br />
KONKORDATO İFLASTA GETİRDİ<br />
Gürer TBMM Bütçe Plan Komisyonunda Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek” e Konkordato<br />
başvurularını da hatırlattı. Gürer “Sayın Bakan, 1 Kasım 2026 istatistik verilere göre, on ayda, 4.936<br />
konkordato başvurusu 249 iflasla sonuçlanmıştır. 2023&amp;#39;te 1.516, 2024te 3.497, 2025te 6.361,<br />
2026&amp;#39;nın ilk on ayında 4.936 konkordato başvurusu vardır. İstanbul 1.660, Ankara 748, İzmir 311<br />
başvuruyla başı çekmektedir; burada inşaat, tekstil, metal ürünleri imalatı, gıda ilk 4 sıradadır.” Dedi.<br />
Ömer Fethi Gürer,“Bu ülkede tütünden, alkolden, şans oyunlarından 1 trilyon 159 milyar lira gelir<br />
sağlayıp buna karşı olduğunu da söyleyen herhâlde başka bir siyasi iktidar da olmamıştır; bu 2027<br />
yılında artış yüzde 30&amp;#39;u göstermektedir.” Dedi.<br />
ÇİFTÇİ ZORDA<br />
Ömer Fethi Gürer çiftçilerin içinde bulunduğu duruma da dikkat çekti. Gürer, “İşçi, çiftçi, esnaf,<br />
emekli, hatta sanayicinin sorunları derinleşmekte, üretim daralmakta, çiftçi düşük alım fiyatıyla<br />
ezilmekte, ürün dalda, tarlada kalmakta, girdi maliyetlerinin artmasından dolayı çiftçi kara kara</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">düşünmektedir. Çiftçinin kredi kartı borcu 1 trilyon 511 milyar lirayı bulmuştur. Arazisi, traktörü<br />
yetmemiş gibi evi, ineği, keçisi icra yoluyla elinden alınmaktadır.” Diye konuştu.<br />
EMEKLİLER ARASINDA YENİ MAĞDURİYETLER YARATMAYIN<br />
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer emekli maaşlarına yönelik düzenlemede iktidarı uyardı. Yeni<br />
mağduriyetler yaratmayın “ dedi Gürer “Sayın Bakan, emekli maaşlarıyla ilgili düzenleme yapılacağı<br />
söyleniyor ancak Bakan Bey&amp;#39;in yaptığı açıklamada bütçeye konulanın dağılımında bir değişiklik olacağı<br />
ifade ediliyor, bunun da yeni mağduriyetler yaratacağı görülmektedir. En düşük emekli maaşı asgari<br />
ücret olmalı ve seyyanen tüm emeklilerin maaşlarında iyileştirmeye gidilmelidir” diye konuştu.<br />
MAĞDUR KESİMLERE ÇÖZÜM ŞART<br />
CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Taşeronda kalanlar artık kadroya alınmalı, modern kölelik sona<br />
ermelidir. Bunun yanı sıra, staj ve çırak mağdurlarının emekliliğe esas sigorta yaşı işe başladığı gün<br />
başlatılmalıdır. Emeklilikte kademeyle ilgili düzenleme sağlanmalı, bu mağduriyetler ortadan<br />
giderilmelidir. Bakanlara soruyoruz, para işi oldu mu size havale ediyorlar. Bu konularda bir açıklama<br />
yapın” dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 26 12:18:36 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gurer-dayanilmaz-bir-yoksulluk-sureci-yasaniyor-h164246.html">Gürer: Dayanılmaz bir yoksulluk süreci yaşanıyor </link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/disk-ar-enflasyon-ve-vergilerin-isci-ucretlerine-10-aylik-toplam-faturasi-en-az-2-trilyon-696-milyar-lir-h164245.html</link>
		<title>DİSK-AR: Enflasyon ve vergilerin işçi ücretlerine 10 aylık toplam faturası en az 2 trilyon 696 milyar lir</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[DİSK-AR&#039;ın Kasım 2026 Ücret Kayıpları İzleme Raporu&#039;na göre, 2026&#039;nın 10 ayında 17 milyonun üzerindeki sigortalı işçinin vergi kesintileri ve enflasyon nedeniyle yaşadığı birikimli kayıp 2 trilyon 696 milyar 156 milyon lira oldu. Ekim 2026 itibarıyla yüzde 27,52 olarak gerçekleşen on aylık enflasyonun da etkisiyle işçi ücretinin satın alma gücünde 14 bin 326 liralık kayıp meydana geldi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Kasım 2026 Ücret Kayıpları İzleme Raporu'nu kamuoyuyla paylaştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporda, ortalama kayıtlı işçi ücretleri esas alınarak yapılan hesaplamaya göre, 2026'nın 10 ayında vergi ve enflasyonun 17 milyonun üzerindeki sigortalı işçiye birikimli toplam maliyetinin en az 2 trilyon 696 milyar 156 milyon lira olduğu belirtildi. Söz konusu dönemde sigortalı işçilerin sadece 9 aylık enflasyon nedeniyle yaşadığı birikimli parasal kaybın 1 trilyon 478 milyar lirayı aştığı kaydedilen raporda, vergi kaynaklı birikimli toplam erimenin ise 1 trilyon 218 milyar lira seviyesinde gerçekleştiği aktarıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ocak-Ekim 2026 döneminde ortalama işçi ücretinin brüt giydirilmiş tutarının 66 bin 576 lira olarak esas alındığı belirtildi. Söz konusu ücret düzeyinde vergi ve kesinti yükünün, yılın dördüncü ayında ikinci, sekizinci ayında ise üçüncü vergi dilimine girilmesi nedeniyle ekim ayında 19 bin 905 liraya ulaştığı kaydedildi. Ekim 2026 itibarıyla yüzde 27,52 olarak gerçekleşen on aylık enflasyonun da etkisiyle işçi ücretinin satın alma gücünde 14 bin 326 liralık kayıp meydana geldiği ifade edildi. Vergi ve kesintiler ile enflasyonun etkisi birlikte değerlendirildiğinde, 66 bin 576 liralık brüt ücret üzerinden işçinin yılın onuncu ayında toplam 34 bin 231 lira kayba uğradığı bildirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Toplam kayıp ise çok daha ürkütücü boyutlarda" denilen raporda, "Yılın onuncu ayında birikimli olarak 2,7 trilyon liraya yaklaşan bu erime işçilerden varlıklı kesimlere ciddi bir gelir transferi anlamına geliyor. Enflasyon ve gelir vergisi adaletsizliği nedeniyle işçi sınıfının 2 trilyon 696 milyar liralık ücreti erimiştir. Enflasyon işçi sınıfını yoksullaştıran bir emme basma tulumbadır. İşçilerden alıp zenginlere kaynak aktarmaktadır. Öte yandan adaletsiz vergi sistemi gelir eşitsizliğini daha da derinleştirmekte ve ücret gelirleri üzerindeki yükü artırmaktadır. Günün sonunda işçilerin harcanabilir net ücretleri, enflasyon karşısında korunması gereken düzeyin hızla altına düşmektedir" ifadesine yer verildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 26 12:02:32 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/disk-ar-enflasyon-ve-vergilerin-isci-ucretlerine-10-aylik-toplam-faturasi-en-az-2-trilyon-696-milyar-lir-h164245.html">DİSK-AR: Enflasyon ve vergilerin işçi ücretlerine 10 aylık toplam faturası en az 2 trilyon 696 milyar lir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/afyonkarahisar-valiligi-ilimizde-meydana-gelen-silahli-saldirilarda-maalesef-8-vatandasimiz-hayatini-kaybetmis-1-vatandasimiz-agir-yaralanmistir-h164244.html</link>
		<title>Afyonkarahisar Valiliği: İlimizde meydana gelen silahlı saldırılarda maalesef 8 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 1 vatandaşımız ağır yaralanmıştır</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Afyonkarahisar Valiliği, kentte meydana gelen silahlı saldırı olayında 8 kişinin hayatını kaybettiğini, 1 kişinin ise ağır yaralandığını açıkladı. Olayların aydınlatılması için ilgili kurumların koordinasyon içerisinde çalışmalarını sürdürdüğü, adli sürecin Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldüğü bildirildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Afyonkarahisar Valiliği, kentte meydana gelen silahlı saldırılar olayına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, saldırılar sonucunda 8 vatandaşın yaşamını yitirdiği, 1 vatandaşın ise ağır yaralandığı belirtildi. Valilikten yapılan açıklama şu şekilde:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İlimizde meydana gelen silahlı saldırılarda maalesef 8 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 1 vatandaşımız ağır yaralanmıştır. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve sürecin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi amacıyla devletimizin ilgili tüm kurumları, olayın ilk anından itibaren koordinasyon içerisinde hareket ederek gerekli çalışmaları titizlikle sürdürmektedirler. Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinasyonunda adli süreç hassasiyetle yürütülmektedir. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyoruz. Başımız sağ olsun."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 26 11:46:01 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/afyonkarahisar-valiligi-ilimizde-meydana-gelen-silahli-saldirilarda-maalesef-8-vatandasimiz-hayatini-kaybetmis-1-vatandasimiz-agir-yaralanmistir-h164244.html">Afyonkarahisar Valiliği: İlimizde meydana gelen silahlı saldırılarda maalesef 8 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 1 vatandaşımız ağır yaralanmıştır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/fon-sorusturmasi-kapsaminda-ifade-veren-fatma-betul-sayan-kaya-orgute-uye-olma-ve-spk-kanununa-muhalefetten-tutuklamaya-sevk-edildi-h164243.html</link>
		<title>Fon soruşturması kapsamında ifade veren Fatma Betül Sayan Kaya &apos;örgüte üye olma&apos; ve &apos;SPK Kanunu&apos;na muhalefet&apos;ten tutuklamaya sevk edildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı&#039;nın yürüttüğü fon soruşturması kapsamında saat 11.00 sıralarında İstanbul Adliyesi&#039;ne gelen eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, tutuklama istemiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Kaya&#039;ya &#039;suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma&#039; ve &#039;SPK Kanunu&#039;na muhalefet&#039; suçlamalarının yöneltildiği öğrenildi. Soruşturma kapsamında bugün ifade veren eski bakanın eşi İlyas Kaya ile eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül ise yurt dışı çıkış yasağı ve imza verme şeklinde adli kontrolle hakimliğe sevk edildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 112'si tutuklu 433 şüpheli hakkındaki "fon soruşturması" devam ediyor. Soruşturma kapsamında eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya ile eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Günül, saat 11.00 sıralarında Çağlayan'da bulunan İstanbul Adliyesi'ne geldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/2e610252-59b9-407c-923e-deed36a72aa9.png" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİYAH GÖZLÜK TAKTI, SORULARI YANITSIZ BIRAKTI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">7 Ekim'deki ifade işlemi sırasında gazeteciler tarafından görüntülenemeyen Kaya çifti bu kez vatandaşların da giriş yaptığı C Kapısı'ndan içeri girdi, personel, avukat ve adliye muhabirlerinin kullandığı bölümden geçerek güvenlik görevlilerinin eşliğinde ilerledi. Gazeteciler bu kez Kaya çiftinin görüntüsünü çekebildi. Zaman zaman eşinin elini tutarak veya koluna girerek ilerleyen Fatma Betül Sayan Kaya'nın siyah gözlük taktığı görüldü. Adliye girişi sırasında basının yoğun ilgisiyle karşılaşan Kaya çifti, soruları yanıtsız bıraktı. Fatma Betül Sayan Kaya'nın, "Müsaade ederseniz ifademizi verelim lütfen" dediği duyuldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Savcılık yetkililerinden edinilen bilgiye göre Kaya çifti ve Gönül'ün ifade işlemleri 20.00 sıralarında bitti. Fatma Betül Sayan Kaya'nın savcılık ifadesinin ardından adliye koridorunda ilerlerken yine siyah gözlük taktığı görüldü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TUTUKLAMA İSTENDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">22.40 sıralarında ise Fatma Betül Sayan Kaya'nın tutuklama istemiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildiği duyuruldu. Kaya'ya 'suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma' ve 'SPK Kanunu'na muhalefet' suçlamalarının yöneltildiği öğrenildi. Soruşturma kapsamında bugün ifade veren eski bakanın eşi İlyas Kaya ile eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül ise yurt dışı çıkış yasağı ve imza verme şeklinde adli kontrolle hakimliğe sevk edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SEVK YAZISI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fatma Betül Sayan Kaya'nın tutuklamaya sevk yazısında şu iddia ve bilgilere yer verildiği öğrenildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Özata Denizcilik San. ve Tic. A.Ş. isimli şirket hissesinde işlem verileri ve bulgular neticesinde şüpheli Fatma Betül Sayan Kaya'nın kamuya açıklanmamış ve Sermaye Piyasası aracının fiyatını, değerini veya yatırımcıların kararlarını etkileyebilecek nitelikteki bilgilere sahip olduğu yönünde Sermaye Piyasası Kurulu tarafından rapor düzenlenmiş olup, Cumhuriyet Başsavcılığımıza suç duyurusunda bulunulduğu, ilgili hissede yapılan işlemler ve KAP'taki (Kamu Aydınlatma Platformu) sermaye ve ortaklık yapısı incelendiğinde Tera grubunun şirket ve fon bazında OZATD hissesinde yoğun miktarda hisse alım işlemi gerçekleştirdiği tespit edilmiştir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"FATMA BETÜL SAYAN KAYAN'IN TERA GRUBU YÖNETİCİLERİNDEN ERDİN ÖZEL İLE GEÇMİŞTEN TANIŞIKLIĞININ BULUNDUĞU..."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhuriyet Başsavcılığımızın 2026/149004 soruşturma numaralı dosyasından alınan beyanlarda şüpheli Fatma Betül Sayan Kaya'nın Tera grubu yöneticilerinden Erdin Özel ile geçmişten de tanışıklığının bulunduğu ve yine hisse yatırım sürecinde de bu görüşmenin yoğun bir şekilde devam ettiği ayrıca Tera grubu yönetim kurulu başkanı Emre Tezmen ile de görüştüğünü belirtmiştir. Ayrıca şüpheli Fatma Betül Sayan Kaya'nın Tera grubunda yatırım hesabı açtığı da işlem ve beyanlarla doğrulanmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"AYNI GÜN İÇERİSİNDE ŞÜPHELİNİN HESABINA HİSSE SATIŞ BEDELİNİN YATIRILDIĞI TESPİT EDİLMİŞTİR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İlgili hissenin hisse değerinin yükselişinin 2026 yılının Nisan ayında başladığı ve düşüş eğiliminin ise fonlarla ilgili olarak alınan tasfiye kararını yani 17.09.2026 tarihinden 1 gün öncesi olan 16.09.2026 tarihine kadar devam ettiği, şüpheli Fatma Betül Sayan Kaya'nın OZATD hissesini alış zamanı 2026 yılının Nisan ayı olup, almış olduğu hissenin satış tarihinin ise 16.09.2026 tarihi olduğu, ayrıca bu tarihte hissenin piyasada satılmayıp virman şeklinde Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş tarafından alındığı ve hisse değerininde şüphelinin hesabına aynı gün yatırıldığının anlaşıldığı, öncelikle OZATD hissesinin T+2 pozisyonunda olduğu, yani hisse satış işleminin gerçekleşmesinden sonraki 2 iş günü süren takas süresinde satış sonucu elde edilen miktarın hesaba geçtiği bir durum söz konusu olmasına rağmen şüpheli Fatma Betül Sayan Kaya'ya ait hisselerin satışının T+0 pozisyonunda yani virman şeklinde yapılarak bakiyenin aynı gün içerisinde hesaba geçtiği, bu virmanın Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş'ye yapıldığı, aynı gün içerisinde de bu şirket tarafından şüphelinin hesabına hisse satış bedelinin yatırıldığı tespit edilmiştir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TASFİYE KARARININ VERİLECEĞİNİ DE BİLEREK İŞLEMLER YAPTIĞI..."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Burada yapılan satış işleminin 16.09.2026 tarihi olduğu yani tasfiyeden 1 gün önce bu işlemin gerçekleştiği, yukarıda da belirtildiği üzere şüphelinin Tera grubu yöneticileri ile diyalog halinde oluşu, ilk defa borsa yatırımcısı olmasına rağmen yatırım miktarının yüksek değerde oluşu dikkate alındığında şüphelinin hissenin fiyat hareket aralığını bildiği ve yine tasfiye kararının verileceğini de bilerek işlemler yaptığı görülmektedir. Bu kapsamda şüphelinin kaçma ve delil karartma şüphesi dikkate alındığında hakkında uygulanacak adli kontrol hükümlerinin bu aşamada yetersiz olacağı, yukarıda açıklanan gerekçeler doğrultusunda da üzerine atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve tutuklama nedeninin bulunduğu anlaşılmakla; Şüphelinin üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, suça dair yasada yazılı cezanın üst haddi dikkate alınarak 5271 sayılı CMK’nın 100. vd. maddeleri uyarınca tutuklanmasına, karar verilmesi kamu adına talep olunur."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">7 EKİM'DE BİR SAAT KALIP AYRILMIŞTI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül, 30 Eylül'de soruşturma kapsamında ifade vermiş ve serbest bırakılmıştı. Kaya çifti de 7 Ekim'de adliyeye gelmiş ve bir saat sonra ayrılmıştı. O tarihteki ifade işlemi sırasında gazetecilerin görüntü alması mümkün olmamıştı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 26 11:29:58 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/fon-sorusturmasi-kapsaminda-ifade-veren-fatma-betul-sayan-kaya-orgute-uye-olma-ve-spk-kanununa-muhalefetten-tutuklamaya-sevk-edildi-h164243.html">Fon soruşturması kapsamında ifade veren Fatma Betül Sayan Kaya &apos;örgüte üye olma&apos; ve &apos;SPK Kanunu&apos;na muhalefet&apos;ten tutuklamaya sevk edildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/egitim/egitim-is-12-eylul-rejiminin-mirasi-yok-kaldirilmali-h164242.html</link>
		<title>Eğitim İş: 12 Eylül rejiminin mirası YÖK kaldırılmalı</title>
		<category><![CDATA[egitim]]></category>
		<description><![CDATA[Eğitim ve Bilim İş Görenleri Sendikası, YÖK&#039;ün kaldırılması yönünde bir çağrı yayımlayarak, &quot;YÖK, kuruluş amacı gereği vesayetin ve baskının akademik aygıtıdır&quot; açıklamasında bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Eğitim ve Bilim İş Görenleri Sendikası, YÖK'ün kuruluşunun 45. yılında YÖK'ün kaldırılması için yazılı bir açıklama yayımladı. Eğitim İş Merkez Yönetim Kurulu'nun yayımladığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 6 Kasım 1981’de 12 Eylül faşist rejimi eliyle üniversiteleri ve üniversite gençliğinin mücadelesini kontrol altına almak için kuruldu. Darbe rejimi fiilen sona erse de toplumsal muhalefeti baskılamak için yarattığı kurumları ve zihniyeti yaşamaya devam ediyor. Kenan Evren’in darbe gecesi okuduğu bildiride, üniversiteleri, öğretim üyelerini ve üniversite gençliğini açıkça tehdit ederek cezalandırılacaklarını söylemesinin ardından kurulan faşist rejimin tescilli kurumu olan YÖK, kuruluş amacı gereği vesayetin ve baskının akademik aygıtıdır. YÖK ile beraber ilk 3 yıl içerisinde 1000’i aşkın öğretim üyesi üniversitelerden koparılmıştır. Üniversiteler tek merkezden kontrol altına alınmış, bilimsel, akademik ve politik faaliyetler sıkıyönetim denetimine bağlanmış; özgür düşünce, eleştirel akıl, özerk ve bilimsel üniversite mücadelesi tank paletleriyle ezilmiştir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2002’de YÖK’ü kaldırma vaadiyle iktidara gelen AKP, 24 yıllık iktidarı boyunca üniversiteler üzerindeki baskıyı artırmak için YÖK’ü daha etkin bir baskı aygıtına dönüştürmüştür. 45 yıl önceki askeri vesayetin yerini bugün siyasi iktidarın tektipçi tahakkümü almıştır. Üniversitelerdeki piyasacı ve gerici kadrolaşma YÖK mekanizması üzerinden yürütülmektedir. Rektörlük koltukları, siyasi iktidara sadakatle bağlı isimlerle doldurularak kayyum rektör rejimi kurumsallaşmıştır. Bugün üniversitelerimizde bilimin yerini itaat, liyakatin yerini sadakat, bilimsel özerkliğin yerini sansür, özgürlüğün yerini ise denetim almıştır. Akademisyenler baskı, soruşturma ve sürgün tehdidi; öğrenciler barınma krizinden yemekhane zamlarına, kayyum yönetimlerin göz yumduğu faşist saldırılardan kampüslerdeki tarikat ve polis baskısına uzanan abluka altında eğitim mücadelesi vermektedir. 45 yıllık YÖK vesayetinin ve 24 yıllık AKP iktidarının bilançosu ortadadır. Türkiye, 2025 Akademik Özgürlükler Endeksi’nde 0,12 puanla Avrupa Konseyi üyeleri arasında son sıradadır. URAP’ın 2025-2026 sıralamasında tek bir üniversitemiz dahi ilk 500 sıraya girememiştir. Cumhuriyetimizin aydınlık yarınları, 12 Eylül darbesinin kurumlarıyla ve kurumsallaştırdığı faşist rejimle karanlığa sürüklenmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eğitim-İş olarak bir kez daha altını çiziyoruz: 12 Eylül rejiminin mirası YÖK kaldırılmalı; üniversiteler siyasi iktidardan bağımsız, demokratik ve özerk kurumlar olarak yeniden yapılandırılmalıdır. Akademik ve idari özerklik anayasal güvence altına alınmalı, yönetimler üniversitelerin kendi seçtiği temsilcilerden oluşmalıdır. KHK’ların akademisyenlerin üzerinde sopa olarak kullanılmasına son verilmeli, iş güvencesi sağlanmalıdır. Öğrencilerin barınma, beslenme hakkı kamusal güvence altına alınmalıdır. Bilim özgür, üniversiteler özerk olmalıdır! "</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 26 10:49:37 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/egitim/egitim-is-12-eylul-rejiminin-mirasi-yok-kaldirilmali-h164242.html">Eğitim İş: 12 Eylül rejiminin mirası YÖK kaldırılmalı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/mekke-anlasmasi-genel-kurulda-birol-aydin-gazzeye-bir-cuval-unu-gonderemeyenler-korfeze-asker-gonderecekler-h164241.html</link>
		<title>Mekke Anlaşması Genel Kurul&apos;da... Birol Aydın: Gazze&apos;ye bir çuval unu gönderemeyenler Körfez&apos;e asker gönderecekler</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Yeni Yol İstanbul Milletvekili Birol Aydın, &quot;Irak Tezkeresi ile geldiniz, şimdi, en azından giderayak bu Mekke İttifakı Anlaşması&#039;yla bir vebale girmeyiniz diyorum. Bütün bir insanlık Gazze ittifakı çatısı altında toplanmışken siz hangi ittifaktan bahsediyorsunuz? Kimi kimden koruyacaksınız? Gazze&#039;ye bir çuval unu gönderemeyenler şimdi Körfez&#039;e asker gönderecekler&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı tarafından 7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan "Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması"na ilişkin kanun teklifi, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülüyor. Yeni Yol Grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Birol Aydın, iktidarın ABD'yle hep "Kaz gelecek yerden tavuk esirgemeyeceğiz" anlayışıyla politika yürüttüğünü belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"YÜZLERCE TAVUĞU VEREN İKTİDARIMIZ BİR KAZ ALABİLDİ Mİ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ama yıllardır ABD'nin istediği doğrultuda yüzlerce tavuğu veren iktidarımız bir kaz alabilmiş midir? Hatırlayın Irak'ı, hatırlayın Arap Baharı denilen süreci. O baharlar kimlere kış oldu, kimlere çiçek açtı, kimlere don oldu, hatırlayın. Washington merkezli konfeksiyon fikirlerle kuyuya inenler bölgemizde hangi enfeksiyonlara sebep oldular, hatırlayın. Hatırlayın, iktidar o zaman da tıpkı bugün olduğu gibi yine sazını küreselcilere göre akort etmişti. Bugün de yine küreselcilere göre sazını akort ediyor ve hizalanıyor. Yine o zamanlar bugün olduğu gibi birileri bu hizalanmaya İslami bir renk vermeye çalışmıyor muydu, hatırlayın."&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tarihi bir kararın eşiğinde olunduğuna dikkat çeken Aydın, "Irak Tezkeresi ile geldiniz, şimdi, en azından giderayak bu Mekke İttifakı Anlaşması'yla bir vebale girmeyiniz diyorum. Bütün bir insanlık Gazze ittifakı çatısı altında toplanmışken siz hangi ittifaktan bahsediyorsunuz? Kimi kimden koruyacaksınız? Gazze'ye bir çuval unu gönderemeyenler şimdi Körfez'e asker gönderecekler" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aydın, her seferinde bir taraftan kuzuyla ağlayıp diğer taraftan kurtlar sofrasında celep pazarlığı yapanlara neden güvenecekleri sorusunu yöneltti. Aydın, "Bu anlaşmayı aylardır Meclis'e getirmeyen, kamuoyunu ve siyasi partileri bilgilendirmeyen ama bugün apar topar Genel Kurula getirenlere niye ve nasıl güvenelim biz? Fonculara neden güvenelim biz" şeklinde konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aydın milletvekillerine, "Hepimiz bir tercih yapacağız, tıpkı 1 Mart 2003'te, o dönem bu çatı altında bulunan milletvekillerinin yaptığı tercih gibi bir tercih yapacağız. Unutmayalım ki 1 Mart 2003 Irak Tezkeresi ne kadar yerli ve milli bir tezkere idiyse bugünkü Mekke İttifakı adı altında yürütülen anlaşma da o kadar yerli ve milli bir anlaşma, ittifak ve süreç olabilir" ifadeleriyle seslendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"NATO VE MONTRÖ SÖZLEŞMESİ'NİN HÜKÜMLERİ İLE BU DÜZENLEME AYNI KABUL EDİLEMEZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Grubu adına konuşan Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, Türkiye'nin dost ve kardeş ülkelerle ilişkilerini geliştirmesine, savunma sanayisinde iş birliği yapmasına, bölgesinde barışın ve istikrarın güçlenmesine katkı sunmasına karşı karşı olmadıklarını ve bu nedenle anlaşmaya evet oyu vereceklerini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Komisyon görüşmelerinde Türkiye'nin Yemen'de bir askeri operasyona katılma veya bu ülkeye asker gönderme yönünde mevcut bir planının bulunmadığının ifade edildiğini anımsatan Güzelmansur, "Bugün böyle bir planın bulunmaması, yarın böyle bir ihtimalin ortaya çıkmayacağı anlamına gelmez. Dolayısıyla bizim aradığımız cevap bugünkü siyasi iradenin verdiği bir güvence değil yarın da geçerli olacak hukuki bir güvencedir. Çünkü bir milletin evlatlarının nerede, hangi amaçla ve hangi şartlarda görev yapacağı son derece ciddidir. Türkiye'nin askerini, milletimizin iradesi ve Meclisimizin denetimi dışında hiçbir belirsizlik içine sokmamalıyız. Anayasa'mızın 92'nci maddesi Türk Silahlı Kuvvetlerinin yurt dışına gönderilmesi konusunda TBMM'ye yetki vermektedir. Bu yetkinin ve Meclis denetim hakkının her durumda korunması gerektiğine inanıyoruz" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güzelmansur, Anlaşma'dan 10 yıl boyunca çekilme hakkının kullanılmayacağına ilişkin Komisyon görüşmelerinde dile getirilen NATO ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi örneklerine değinerek, "NATO'nun ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin hükümleri ile bu düzenleme aynı kabul edilmez. Her anlaşmanın kendi şartları, amacı ve hukuki yapısı vardır. Benim sorun basit. Neden 10 yıl? 15 yıl veya beş yıl değil de neden 10 yıl? Bu süre hangi güvenlik ve dış politika değerlendirmesine dayanıyor. Dünya değişiyor, bölgemizde dengeler değişiyor, ülkelerin yönetimleri değişiyor, tabii ki öncelikleri değişiyor. On yıl sonra Türkiye'nin çıkarları açısından farklı bir tablo ortaya çıkarsa ne olacak? Bu nedenle, anlaşmanın düzenli aralıklarla gözden geçirilmesi, sonuçlarının TBMM'ye raporlanması ve ülkemizin çıkarları bakımından yeniden değerlendirilmesi gerekir" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"DİĞER KANADININ ALTINA SİZ Mİ GİRECEKSİNİZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İYİ Parti Grubu adına konuşan İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, bu tür anlaşmalara, her türlü uluslararası anlaşmaya, Ankara merkezli bir dış politikayla bakmak zorunda olunduğunu düşündüklerini aktararak, "Yani 'Washington ne istiyor, efendim, Moskova ne düşünüyor, Tahran ne bekliyor' gibi birtakım reflekslerle bu tür anlaşmalar hazırlanmaz, bütün anlaşmalara teşebbüs edilmez. 'Ankara'nın, Türkiye Cumhuriyeti'nin çıkarları neyi gerektiriyor?" diye bakmak zorundayız" diye konuştu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar'ın dünkü konuşmasına atıf yapan Kavuncu sözlerini şöyle sürdürdü:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"'Bir Avrupa ülkesinde yapılan bir araştırmada gençlerin yüzde 60'ı silah almayacaklarını, bir savaş çıksa dahi savaşa girmek istemediklerini, ülkelerini korumak dahi söz konusu olsa bunu istemediklerini ifade ediyor. Bunun doğal sonucu olarak da biz bu tür görüşmeleri elbette yapıyoruz' dedi. Ya, Allah aşkına, yani vatanı savunmak gibi bir arzu ve istekti olmayan Avrupalı gençlerle ülkemizdeki insanları, gençlerin bir mi tutuyorsunuz? Böyle bir realiteye inanıyorsanız, Mekke Anlaşması'nı yapınca, bu anlaşmadan sonra yüzde 60-70 nitelendirdiğiniz grup farklı mı düşünecek? Yani bu nasıl bir gerekçe olabilir? Siz bu ülkenin evlatlarının, Fahrettin Paşa'nın torunlarının, Mustafa Kemal'in askerlerinin böyle bir konuda imtina edeceğini düşünebilir misiniz?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kavuncu, ABD ambleminin mühründe bir kartal olduğunu, o kartalın bir kanadının altında İsrail olduğunu dile getirerek, "Acaba diğer kanadının altına da siz mi gireceksiniz bu anlaşmayla" sorusunu yöneltti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"HEDEFİN KİM OLDUĞU AÇIK DEĞİL"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DEM Parti Grubu adına söz alan Van Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Türkiye'nin ve Orta Doğu'nun hangi yöne evrileceğinin halkların geleceği açısından kritik bir önem taşıdığını vurguladı. Sayyiğit, Anlaşma'nın içeriğinin belirsizliğine dikkat çekerek, "Hedefinin İran mı, İsrail mi, yoksa Pakistan'ın hısmı Hindistan mı olduğu açık değildir. Karşımızda siyasi iktidarın imza attığı ve Meclis'in de peşinden sürüklendiği, belirsiz bir tablo var" dedi. Sayyiğit şu değerlendirmelerde bulundu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İlk bakışta Suudi Arabistan'a destek için Yemen'e asker gönderilebileceğine dair işaretler de mevcut. Pakistan Hindistan arasında Keşmir gerilimi patlak verir ve Pakistan yardım isterse ya da Suudi Arabistan ile İran da daha sert bir çatışmaya girerse, bu durumda ne olacak? Taraflar daha derin bir biçimde müdahil mi olacak, yoksa ittifak mı çökecek? Bu soruları bizler buradan DEM Parti adına soruyoruz çünkü bir tarafın başka bir devlet veya silahlı grupla yaşadığı çatışmanın hangi aşamada anlaşma kapsamına gireceği ve saldırının niteliğinin kim tarafından değerlendirileceği açık değildir. Yardımın kapsamı ve niteliğinin daha sonra taraflarca belirlenmesi, taahhüdün somut içeriğini uygulama aşamasındaki kararlara bırakılması anlaşmanın ucunun açık olduğunu net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bizlerden DEM Parti olarak sağlanacak desteğin türünün, sınırının, askeri personelin hangi koşullarda görevlendirileceğinin ve yardımın süresinin şeffaf bir biçimde ortaya konulmasını talep ediyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ayrıca çatışmalarda sivillerin korunması ve etkilenen halkların tüm haklarının güvence altına alınması zorunludur. DEM Parti olarak ülkemizin ve gençlerimizin küresel paylaşım savaşlarına ve mezhebi kamplaşmalara taraf edilmesine kesinlikle karşıyız. Sınırlarımızın çok ötesinde, Türkiye'yi doğrudan ilgilendirmeyen savaşların halklarımıza dayatılmasını da asla ve asla kabul etmiyoruz. Cumhuriyetin 103 yıllık tarihinde günübirlik denge politikalarının ve mezhebi kamplaşmaların hiçbir zaman kalıcı güvenlik ve refah getirmediğini hepimiz çok iyi biliyoruz."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sayyiğit, siyasi iktidarın görevinin ülkeyi çatışma girdabından uzak tutmak, diyalog ve barış diplomasisiyle yumuşak güç olmak olduğunu söyledi. Sayyiğit, "Bunun için de barış ve demokratik toplum sürecinin sahiplenilmesi şarttır. Orta Doğu'nun binlerce yıllık savaş tarihinin nasıl son bulabileceğine dair tüm halklara yönelik ciddi bir paradigma mevcuttur. Mezhebi çatışmalarla yorulmuş bölge halkları bugün hegemonik güçlerin ulus devletleri yeniden biçimlendirme hamlelerinin tehdidi altındadır" şeklinde konuştu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BÜYÜK GÜÇLER MİLLETİMİZİN TERTEMİZ ELLERİNE MÜSLÜMAN KANINI SÜREMEDİ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YENİ Parti İstanbul Milletvekili Yunus Emre de anlaşmaya karşı olduklarını belirterek, Türkiye'nin güvenliğiyle ilgili olmayan çatışmalara taraf olmaması gerektiğini söyledi. Pakistan-Hindistan ihtilafının 70-80 yıllık bir geçmişi bulunduğunu kaydeden Emre, Türkiye'nin bu sorunu neden üstlenmesi gerektiğini sorguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yemen'deki çatışmalara da değinen Emre, Türkiye'de Yemen'e ilişkin tarihsel hafızaya ve ağıtlara işaret ederek, "Biz, hemen her köyde, hemen her ilçede Yemen türküleri söylenen, ağıtları söylenen bir ülkeyiz. Hepimizin ailesinde, hepimizin memleketlerinde bu öyküler, bu dramatik olaylar anlatılıyor; ağıtlar yakılmış, 'Bu Yemen'e giden gelmiyor.' diye söylüyoruz, üzerinden yüz yıl geçmiş, hâlâ söylüyoruz" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emre, anlaşmayla ABD'nin bölgedeki yükünün Türkiye tarafından üstlenileceğini savunarak, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Biz hepimiz biliyoruz ki Suudi Arabistan'ın, Amerika'nın, artık bu yükü üzerinden atmak isteyen Amerika'nın bu yükünü biz sırtlanacağımızı söylüyoruz; Amerika'nın bu isteğini, az önce ifade ettiğim, Amerikan Başkanının çerçevesini çizdiği politikayı yükleneceğimizi söylüyoruz, bunun altına imza atıyoruz. Bazı değerli milletvekili arkadaşlarımız 'Dünyada boşluk var, bölgede boşluk var, Türkiye bunu dolduracak.' diye bize burada maalesef masallar anlatıyorlar. Bakın, büyük güçler milletimizin tertemiz ellerine Müslüman kanı bugüne kadar süremediler, bundan sonra da sürememeleri için bu anlaşmaya 'hayır' oyu vermeniz gerekiyor"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emre, milletvekillerine tarihi önemde bir oylama yapılacağını belirterek, "Ben bütün milletvekillerinin kendilerini buraya gönderilmiş insanlar olarak görmediklerini düşünüyorum" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 26 10:22:53 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/mekke-anlasmasi-genel-kurulda-birol-aydin-gazzeye-bir-cuval-unu-gonderemeyenler-korfeze-asker-gonderecekler-h164241.html">Mekke Anlaşması Genel Kurul&apos;da... Birol Aydın: Gazze&apos;ye bir çuval unu gönderemeyenler Körfez&apos;e asker gönderecekler</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/mekke-anlasmasi-genel-kurulda-sezai-temelliden-hulusi-akara-15-temmuz-gondermesi-h164240.html</link>
		<title>Mekke Anlaşması Genel Kurul&apos;da... Sezai Temelli&apos;den Hulusi Akar&apos;a 15 Temmuz göndermesi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, &quot;Milli Savunma Komisyonu Başkanı geliyor burada 20 dakika konuşuyor. Peki, bize ne anlatıyor? 20 dakika boyunca dinledik, Mekke Anlaşması&#039;yla ilgili hiçbir şey söylemedi. Hatta, yanılmıyorsam &#039;Mekke&#039; bile demedi, meseleye bu kadar yabancı bir Komisyon. Ne anlattı bize? Mesela, kuantum anlattı, değil mi? Buzdolabı anlattı, çağrı cihazı anlattı, her şeyden bahsetti, bir tek, anlaşmadan bahsetmedi. Neden 15 Temmuz darbe kalkışması denk gelmiş, ben anladım orada, bu kadar olur&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı tarafından 7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan "Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması"na ilişkin kanun teklifi, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülüyor. Maddeler üzerine verilen önergelere ilişkin Milletvekilleri söz aldı. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez'in Sanayi ve Teknoloji Bakanı'nın Somali'ye 350 milyon dolarlık yatırım yapıldığı açıklaması ve 2019'da yerli ve milli uçak uçurulacağı konularından bahsetmesi üzerine AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Usta Şahin, "Önerge hakkında konuş" dedi. Bunun üzerine Çömez, "Dinleyin, dinleyin, önergeyle ilgili. Bunları duymayı yüzünüz yok herhalde, dinleyin. Sana mı soracağım Leyla Hanım ne konuşacağımı, burada ne konuşacağımı sana mı soracağım" karşılığını verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas'ın Çömez'e "Bağırma" demesinin ardından Çömez, "Sizden mi talimat alacağız? Biz talimatı milletten alıyoruz" ifadelerini kullandı. AK Parti Amasya Milletvekili Hasan Çilez'in "Üslubunu düzelt" demesi üzerine Çömez, "Senden üslup dersi almayacağım" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çömez'in Usta'ya, "Leyla Hanım, bu uçak nerede? Nerede bu uçak" diye sorması üzerine Usta, "Gökyüzünde" yanıtını verdi. Milletvekillerinin karşılıklı atışmasının ardından Çömez, "Milleti kandırmaya doymadınız, sonra dediniz ki, '2023'te aya sert iniş yapacağız'. Ne kadar sert indiniz? Sesi gelmedi buralara, indiniz mi aya? İndiniz mi Leyla Hanım? İnmediniz değil mi? Duymaya gönlünüz razı değil, cesaret edemiyorsunuz. 'Uçak havada uçuyor' dediniz. Bu uçağı bulacaksınız, beraber gidip uçacağız. Yok çünkü böyle bir şey" şeklinde konuştu. Çömez şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"EN SON GİDECEĞİNİZ YER SANDIĞIN TA DİBİ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Somali'ye uzay üssü yapacak olan iktidara şunu soruyorum. Bundan sekiz sene önce 'Hadi gözünüz aydın, elektrikli traktör yapıyoruz' dediniz, uzay üssü yok, uçak da yok, elektrikli traktör nerede? Bunu yaklaşık bir yıl önce bu Parlamento'da dile getirdim, Sayın Leyla Şahin dediniz ki, 'Merak etmeyin, fabrika çalışıyor'. Kayıtlar burada. O zaman söylediğinizi bir kere daha soruyorum. Nerede bu elektrikli uçak? Milleti kandırmaya doymadınız, milletin duygularını istismar etmeye doymadınız. 'Uçak yapıyoruz, elektrikli traktör yapıyoruz, uzaya gittik, Mars'a gittik, Venüs'e gittik'. En son gideceğiniz yer neresi biliyor musunuz? Sandığın ta dibi."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BEBEK KATİLİ APO'YU NEYE DAYANARAK BİR VİLLAYA KOYUYORSUNUZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu konuşmasında şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu ülkenin asıl sahibi Türk milletidir ve millet bugün size açıkça soruyor. Terör örgütünün, bölücü terör örgütünün eli kanlı bebek katili elebaşı katil Öcalan şu an nerede kalıyor? Türk mahkemelerinin, bağımsız mahkemelerin vermiş olduğu kararlar, Anayasa, Türk Ceza Kanunu, infaz kanunları apaçık ve cari bir halde yürürlükteyken siz bölücübaşı bebek katili Apo'yu neye dayanarak hem de ağırlaştırılmış, defaatle almış olduğu müebbet hapse rağmen hücresinden çıkarıp bir villaya koyuyorsunuz? Çıkıp açıklayacaksınız, bu yetkiyi kimden aldığınızı, bu hukuksuzluğu, bu adaletsizliği, bu kanunları çiğnemeyi neye göre yaptığınızı açıklayacaksınız? Şundan emin olun, er geç bunun hesabını bu millete vereceksiniz. Bu ülkenin kanunları birilerine göre başka, başkalarına göre ise başka mı işliyor? Neye göre yapıyorsunuz bunu?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"1 MART TEZKERESİ'NE HAYIR DİYENLERİN HEPSİ ALNI AK, BAŞI DİK GEZİYORLAR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir başka önerge üzerine söz alan Çömez, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) çetesi olduğunu ve kanser ilaçlarıyla ilgili bir çetenin olduğunu iddia etti. Çömez, Mekke Anlaşması'na “hayır” denmesi için bir kere daha çağrıda bulunduğunu kaydederek, "Aynı çağrıyı 23 sene önce 1 Mart Tezkeresi'nden önce yine aynı sıralara yapmıştım ve 80'in üzerinde iktidar partisi milletvekili onurla, şerefle, ahlakla, vatanseverlik duygusuyla hayır demişlerdi ve bugün hepsi alnı ak, başı dik olarak geziyorlar ve o tezkereye 'Destekleyin' diyenler 'Hata yapmışız' dediler. Gelin, bu Mekke Anlaşması'na bugün geç olmadan hayır deyin" şeklinde konuştu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"GELİN, BUNLARI OLABİLDİĞİNCE METNİN İÇİNE İŞLEYELİM"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yeni Yol Grup Başkanvekili Bülent Kaya, Mekke Anlaşması'yla Meclis'i siyah ve beyaz diye iki kutba sıkıştırmaya gerek olmadığını belirtti. Kaya, "Burada destek veren bir kısım partiler ihtiyatlarını, endişelerini, kaygılarını ortaya koyarak bir şeyler söylüyorlar. Savunanlar da 'O endişelere hiç gerek yok, bu anlaşma çok faydalı bir anlaşma' diyorlar. Dolayısıyla niçin bu ikisini cem edecek bir istişare kültürle bu kaygıları gidermeye dönük bir müzakere yürütmüyorsunuz da sanki Kur'an-ı Kerim'deki bir ayet burada oylanıyormuş gibi noktasına, virgülüne dokunmadan hiçbir itirazı, hiçbir kaygı dikkate almadan, bunu buradan kanunlaştırmaya çalışıyorsunuz" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Anlaşma'ya ilişkin muhalefetin itirazları olduğunu kaydeden Kaya, “‘Bize güvenin’ diyerek bertaraf etmeye kalkmayın. Gelin, bunları olabildiğince metnin içerisinde işleyelim, hep beraber ülkemizin İslam ülkeleriyle iş birliğine dönük bu anlaşmayı bu Meclis'ten daha büyük bir çoğunlukla geçirelim." ifadeleriyle çağrı yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kaya konuşmasına şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ama yok. Size sorulmadığı gibi bize de 'Sorulmasına gerek yok' diyorsunuz ve bu anlaşmanın noktasına virgülüne dokunmadan, teknokratlar arasında ya da dar bir siyasi kadro tarafından yapılan müzakerelerin sonundaki bu anlaşmayı noktasına virgülüne dokundurtmadan bu yüce Meclis'ten geçirmeye çalışıyorsunuz. Buna hakkınız yok; bu millete, bu ülkeye bu kötülüğü yapmayın. Bakın, 1 Mart tezkeresinde de itiraz edenler oldu, dikkate almadınız, 'Bizden daha mı vatanseversiniz' dediniz. Ondan sonra birçoğunuz, evet diyenleriniz bile daha sonra 'Ya, iyi ki bu anlaşma onaylanmadı' dedi."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İSLAM DÜNYASININ HAYRINA BİR ANLAŞMA OLSAYDI, AK PARTİ MEYDAN MEYDAN DOLAŞIR BUNU PAZARLARDI"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yeni Yol Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, "Bir işin niyeti, kötü niyeti tartışılacak değil ama şunu net biliyoruz ki eğer bu anlaşma bu milletin, İslam dünyasının hayrına bir anlaşma olsaydı AK Parti meydan meydan, miting miting dolaşır, bunu pazarlardı. Utandığı için gecikti, sakladı, fon krizinin, bütçenin arasında bir günde apar topar bu yasayı çıkarmaya uğraşıyor, ki niyeti de her şeyiyle ortada. Ne yazık ki bu süre içerisinde bu anlaşmayı, içeriğini Trump'ın açıklamalarından ya da Batılı medyada yayınlanan haberlerden bilgi sahibi olduk. Ne yazık ki bize, şimdiye kadar ülkemize bilgi verilmedi" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"'LİBYA'DA NE İŞİMİZ VAR' DİYE MUHALEFET ETTİK SON DERECE DOĞRU BİR KARARMIŞ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, 1 Mart Tezkeresi ile bu anlaşmayı birbirinden ayırdığını söyleyerek, şu değerlendirmelerde bulundu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"1 Mart Tezkeresi yabancı askerlerin bizim topraklarımızı, limanlarımızı kullanmasıydı. Bu, öyle değil. Bu ne? Bu, bölgedeki otorite boşluğundan kaynaklı diret Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyaç duyulması halinde Anayasa'nın 92'nci maddesine göre tezkerenin getirilerek asker gönderilmesi, bir ön anlaşma yani ikisini birbirinden bir ayırmak lazım. Hatırlayın, 2025 yılında Libya Sözleşmesi buraya geldiği zaman 'Libya'da bizim ne işimiz var' diye biz muhalefet ettik ama sonradan gördük ki Libya Sözleşmesi Türkiye'nin ulusal menfaatleri için son derece doğru bir kararmış. Niye? E, bu sorunun çözümüyle ilgili Libya Sözleşmesi'yle birlikte Akdeniz'de bizim bir söz hakkımız oldu. Bunu hükümetin politikalarının doğruluğunu anlatmak için söylemiyorum, hükümetler bugün var ama devlet her zaman var. İktidarlar gelip geçicidir, devlet kalıcıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ayrıca, devlet tabii ki ulusal güvenlik sorunlarında önlem olmak zorunda yani kendine göre tedbir almak zorunda. Ulusal güvenlik yalnızca sizin üniter sınırlarınız içerisindeki asayişin sağlanması demek değil ki yani sınır ötesinde olabilecek her türlü riskli girişim, gelişim sonuçları da sizin güvenliğinizi etkiliyor. Bunun en güzel örneğini geçmişte yaşadık. İşte, Suriye'de bir devletin otorite boşluğu oldu, milyonlarca düzensiz göçle karşı karşıya kaldı, hem coğrafyamızı etkiledi hem ticaretimizi, ekonomimizi etkiledi, bölgeden kaynaklı birçok sorun yaşadık. Yine, aynı şekilde, 1980'li yıllarda Irak'ta yaşananlar, devletin orada yaptığı katliamlardan kaynaklı bir sürü göç aldık. Eğer bölgede bölgesel bir istikrarsızlık yaşanacaksa bundan doğal olarak en fazla etkilenecek ülke Türkiye. Tabii ki Türkiye bununla ilgili önlemler almalı, devlet olmanın sorumluluğu budur."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"YANILMIYORSAM 'MEKKE' BİLE DEMEDİ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Anlaşma'ya ilişkin Dışişleri Komisyonu'nda yapılan Anlaşma'nın tali komisyon olan Milli Savunma Komisyonu'na gitmesi yönündeki açıklamalara değindi. Temelli şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Komisyon'daki bir üye soruyor, diyor ki, 'Bunun tali komisyona gitmesi gerekmez mi? Ortada bu kadar silah var, asker var, bunlar konuşuluyor'. 'Tali komisyona biz yazı yazdık ama onlar oralı olmadı' gibi bir yanıt geliyor. Oralı olmamışlar, o kadar oralı olmamışlar ki 'Bizi ilgilendiren bir şey yok' diye bakmış Milli Savunma Komisyonu. İlginçlik burada bitmiyor, buraya geliyoruz, Genel Kurula geliyoruz, kara mizah gibi, Mekke Anlaşması'nın üzerine yirmi dakika Milli Savunma Komisyonu'nun Başkanı konuşuyor. Dışişleri Komisyonu konuşmuyor, o Komisyondan geçmiş, tali komisyon ilgilenmemiş, Milli Savunma Komisyonu Başkanı geliyor burada 20 dakika konuşuyor. Peki, bize ne anlatıyor? 20 dakika boyunca dinledik, Mekke Anlaşması'yla ilgili hiçbir şey söylemedi. Hatta, yanılmıyorsam 'Mekke' bile demedi, meseleye bu kadar yabancı bir Komisyon. Ne anlattı bize? Mesela, kuantum anlattı, değil mi? Buzdolabı anlattı, çağrı cihazı anlattı, her şeyden bahsetti, bir tek, anlaşmadan bahsetmedi. Neden 15 Temmuz darbe kalkışması denk gelmiş, ben anladım orada, bu kadar olur."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 26 10:00:29 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/mekke-anlasmasi-genel-kurulda-sezai-temelliden-hulusi-akara-15-temmuz-gondermesi-h164240.html">Mekke Anlaşması Genel Kurul&apos;da... Sezai Temelli&apos;den Hulusi Akar&apos;a 15 Temmuz göndermesi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/sinema-salonlarinda-bu-hafta-10-yeni-film-vizyona-girecek-h164238.html</link>
		<title>Sinema salonlarında bu hafta: 10 yeni film vizyona girecek</title>
		<category><![CDATA[kultur-sanat]]></category>
		<description><![CDATA[Sinema salonlarında bu hafta farklı türde 10 yeni film izleyiciyle buluşacak. Haftanın öne çıkan yapımları arasında, dünya prömiyerini Toronto Uluslararası Film Festivali Platform bölümünde yapan &quot;Cinlerin Düğünü&quot; ile komedi türündeki &quot;Çakallarla Dans 8: Şututgart Çıkarması&quot; yer alıyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İşte o filmler:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çakallarla Dans 8: Şututgart Çıkarması<br />
Serinin bu filmi, hayatlarını düzene sokmaya çalışan ekibin, kaçırılmalarının ardından Almanya'ya uzanan maceralarını konu ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Komedi<br />
Yönetmen: Murat Şeker<br />
Oyuncular: Şevket Çoruh, Murat Akkoyunlu, Didem Balçın</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cinlerin Düğünü<br />
Film, Anadolu’nun gözlerden uzak ve tekinsiz bir köyünde kız kardeşleri Ceren’in düğünü vesilesiyle uzun yıllar sonra bir araya gelen dört kardeşin hikayesini anlatıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Dram&nbsp;<br />
Yönetmen: Ferit Karahan<br />
Oyuncular: Demet Özdemir, Kaan Yıldırım, İlhan Şen</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">7. Mihrak Zahir<br />
Film, gizemli bir hastanın sayıklamalarıyla yüzyıllardır mühürlü karanlık bir geçidin uyandığını fark eden bir nöropsikoloğun, ablasının şüpheli ölümünü araştırmak için döndüğü Kıbrıs'ta kadim bir varlığın dünyaya geçişini engelleme mücadelesini konu ediniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Korku<br />
Yönetmen: Ogan Güntem<br />
Oyuncular: Hilal Yazıcı , Onur Aktaş , Elif Baysal</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gece Köpekleri<br />
Üç arkadaşın giriştiği bir soygun ufak bir hata yüzünden bütün geceyi içinden çıkılmaz bir hale getirir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Aksiyon<br />
Yönetmen: Murat Yazıcı<br />
Oyuncular: Gökhan Yıkılkan , Savaş Satış , Bilal Yakıcı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">George Michael: The Faith Tour<br />
Film, George Michael’ın solo kariyerinin yükseliş dönemine damga vuran 1988 tarihli Faith Tour kapsamında Paris’te verdiği konserlerden daha önce yayımlanmamış görüntülerini beyaz perdeye taşıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Müzikal<br />
Yönetmen: David Austin , Andrew Morahan</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ramayana: Efsanenin Doğuşu<br />
Film, Hint mitolojisinin ve dünya edebiyatının en önemli iki büyük destanından biri olan Ramayana’yı konu ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Aksiyon, Fantastik, Macera<br />
Yönetmen: Nitesh Tiwari<br />
Oyuncular: Ranbir Kapoor, Sai Pallavi, Yash</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Vahşi At Dokuz<br />
1973’te Şili'de gerçekleşen askeri darbenin hemen öncesinde gizemli bir görev için Paskalya Adası'na gönderilen iki CIA ajanının hikayesi anlatılıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Gerilim<br />
Yönetmen: Martin McDonagh<br />
Oyuncular: Sam Rockwell, John Malkovich, Steve Buscemi</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şapkalı Kedi<br />
Şapkalı Kedi, Hayal Gücü ve İlham Kurumu Enstitüsü (H.G.İ.K.E.) tarafından zorlu bir göreve atanır. Yeni taşındıkları kasabada Gabby ve Sebastian adlı iki kardeşi neşelendirmekle görevlendirilen Şapkalı Kedi, işlerin kontrolden çıkmasının ardından sihirli şapkasını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Animasyon<br />
Yönetmen: Alessandro Carloni , Erica Rivinoja</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ortadoğu’da Bir Zamanlar<br />
Film, Orta Doğu’da çalışan Çinli şef Xu Fu'nun, savaşın ortasında restoranına sığınan sivilleri ve sevdiklerini korumak için kendi hayatını riske atmasını anlatıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Dram<br />
Yönetmen: Muye Wen<br />
Oyuncular: Teng Shen, Qiming Jiang, Tanner Hagen</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Araknofobi: Kabus<br />
Film, seyahatten dönen bir apartman sakininin farkında olmadan beraberinde getirdiği ölümcül bir örümcek türünün yol açtığı istilayı ve ardından yaşanan hayatta kalma mücadelesini konu ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Gerilim<br />
Yönetmen: Angel Gómez Hernández<br />
Oyuncular: Chris Rogers, Matilda Lutz, Gregg Sulkin</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 26 09:41:57 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/sinema-salonlarinda-bu-hafta-10-yeni-film-vizyona-girecek-h164238.html">Sinema salonlarında bu hafta: 10 yeni film vizyona girecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-acikladi-16-il-icin-sari-kodlu-uyari-sicakliklar-dusecek-saganak-etkisini-gosterecek-h164237.html</link>
		<title>Meteoroloji açıkladı: 16 il için sarı kodlu uyarı! Sıcaklıklar düşecek, sağanak etkisini gösterecek</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[MGM tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; yurt genelinin çok bulutlu, Doğu Akdeniz, Karadeniz kıyıları, Doğu ve Güneydoğu Anadolu, Sakarya ve Artvin ile Antalya&#039;nın doğu ve batı kıyı kesimlerinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların genellikle sağanak, yurdun güneydoğusunda gök gürültülü sağanak, Doğu Anadolu&#039;nun kuzeyinin yüksekleri ile Artvin&#039;in iç kesimlerinin yükseklerinde yer yer kar şeklinde olması bekleniyor. Yağışların Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu’nun güneydoğusu ve Hatay çevrelerinde kuvvetli olması bekleniyor. İşte 6 Kasım 2026 il il hava durumu tahminleri…]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ülkemiz genelinde sıcaklıkların mevsim normallerinin 3 ila 6 derece altında seyredeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genellikle kuzeyli, yurdun güneydoğu kesimlerinde güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UYARILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Yağışların Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu’nun güneyi ve Hatay çevrelerinde yer yer kuvvetli olması beklendiğinden yaşanabilecek ani sel, su baskını, heyelan, ulaşımda aksamalar, yıldırım, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar ve kıyılarda hortum riski gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve yer yer çok bulutlu, Sakarya ile ilk saatlerde İstanbul ve Kocaeli çevrelerinin yerel yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURSA °C, 13°C<br />
Parçalı ve yer yer çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE °C, 13°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL °C, 13°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, ilk saatlerde yerel yağmur ve sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KIRKLARELİ °C, 11°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">3|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AFYONKARAHİSAR °C, 10°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ °C, 15°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR °C, 17°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA °C, 18°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, Doğu Akdeniz ile Antalya'nın doğu ve batı kıyılarının sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Hatay çevrelerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA °C, 23°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden sonra sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA °C, 24°C<br />
Parçalı bulutlu, doğu ve batı kıyıları sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR °C, 15°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY °C, 19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, yer yer kuvvetli olmak üzere, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve yer yer çok bulutlu, akşam saatlerinde Niğde çevrelerinin yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA °C, 11°C<br />
Parçalı ve yer yer çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANKIRI °C, 12°C<br />
Parçalı ve yer yer çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR °C, 10°C<br />
Parçalı ve yer yer çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA °C, 11°C<br />
Parçalı ve yer yer çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">6|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, ilk saatlerde Zonguldak çevrelerinin, gece saatlerinde bölgenin kıyı kesimlerinin (Düzce hariç) yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU °C, 8°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE °C, 11°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU °C, 8°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde kıyı kesimleri yağmurlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK °C, 11°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, ilk saatler ile gece saatlerinde yağmurlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">7|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin kıyı kesimleri (Samsun hariç) ile Artvin çevrelerinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların genellikle yağmur ve sağanak, Artvin'in iç kesimlerinin yükseklerinde karla karışık yağmur ve yer yer kar şeklinde olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA °C, 11°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE °C, 14°C<br />
Parçalı çok bulutlu, yağmur ve sağanak yağışlı, iç kesimlerinin yüksekleri karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN °C, 13°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON °C, 13°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">8|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, bölgenin güneyinde yer yer kuvvetli olmak üzere yağmur ve sağanak, yer yer gök gürültülü sağanak, bölgenin kuzeydoğusunun yükseklerinde karla karışık yağmur ve yer yer kar şeklinde olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM °C, 8°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmurlu, yüksekleri karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS °C, 8°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmurlu, yüksekleri karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA °C, 14°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN °C, 10°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmurlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">9|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı çok bulutlu ve yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların yerel kuvvetli olmak üzere, sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak şeklinde olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR °C, 14°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, yerel kuvvetli olmak üzere, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARDİN °C, 13°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, yerel kuvvetli olmak üzere, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT °C, 14°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, yerel kuvvetli olmak üzere, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA °C, 16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, yerel kuvvetli olmak üzere, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 26 09:26:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-acikladi-16-il-icin-sari-kodlu-uyari-sicakliklar-dusecek-saganak-etkisini-gosterecek-h164237.html">Meteoroloji açıkladı: 16 il için sarı kodlu uyarı! Sıcaklıklar düşecek, sağanak etkisini gösterecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h164236.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altında yön arayışı: İşte 6 Kasım 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. Peki, çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? Yarım altın bugün kaç lira? İşte 6 Kasım 2026 çeyrek, ons, gram ve yarım altın satış fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gram altın güne 6.522 TL, ons altın ise 4.041 dolar seviyesinden başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD ara seçimlerinin ardından dolar ve tahvil getirilerindeki gerilemeyle yükselişini sürdüren altın, son işlemlerde hız kesse de ağustos ayından bu yana en güçlü haftalık kazancını elde etmeye hazırlanıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve döviz kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 6 Kasım 2026 Cuma gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.522,27 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 10.714,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 21.421,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 43.374,41 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 42.685,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 108.768,65 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 4.041,43 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 26 09:22:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h164236.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h164235.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (6 Kasım 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 6 Kasım 2026 Cuma gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 6 Kasım 2026 Cuma gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 50,1408 (alış) 50,1679'dan (satış) işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 56,1941 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 26 09:18:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h164235.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/eskisehir-de-dev-emekli-sen-uyelerinden-iskura-is-basvurusu-h164234.html</link>
		<title>Eskişehir&amp;#039;de DEV Emekli-Sen üyelerinden İŞKURa iş başvurusu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[DEV Emekli-Sen Eskişehir Şubesi üyeleri, emeklilerin geçim şartlarına dikkati çekmek amacıyla İŞKUR önünde basın açıklaması yaptı. Bazı emekliler kuruma iş başvurusunda bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">DİSK’e bağlı DEV Emekli-Sen Eskişehir Şubesi üyeleri emekli aylıklarıyla geçinemedikleri gerekçesiyle İŞKUR’a başvurdular.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Daha sonra üyeler İŞKUR binası önünde basın açıklaması yaptılar. Burada konuşan DEV Emekli-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hatice Kılıç, şunları söyledi:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Biz bugün İŞKUR'un önüne iş istemeye değil, emeklinin neden yeniden iş aramak zorunda bırakıldığını sormaya geldik. Bir ömür çalışmış insanlara emekliliklerinde yoksulluğu reva gören bu düzene itiraz ediyoruz. Bugün burada, İŞKUR'un önünde yalnızca iş aramak için değil, emeklilerin içine sürüklendiği yoksulluğu ve çaresizliği kamuoyuna duyurmak için bulunuyoruz. Bizler, bu ülkenin fabrikalarında, tarlalarında, atölyelerinde, bürolarında ve iş yerlerinde yıllarca alın teri dökmüş insanlarız. Gençliğimizi, sağlığımızı ve emeğimizi bu ülkenin üretimine kattık. Vergimizi ödedik, primlerimizi yatırdık ve emekli olduğumuzda insanca yaşayabileceğimiz bir hayatın hayalini kurduk.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yıllarca çalıştıktan sonra dinlenmemiz, sağlığımızla ilgilenmemiz, çocuklarımızla ve torunlarımızla vakit geçirmemiz gereken yaşlarda yeniden iş aramak zorunda kalıyoruz. Devletin görevi, yıllarca çalışmış insanları emekliliklerinde iş aramaya mecbur bırakmak değil, onlara insanca yaşayabilecekleri bir emeklilik sağlamaktır. İŞKUR'un kapısına gelen emeklinin hikâyesi yalnızca işsizlik hikâyesi değildir. Bu, yıllarca verilen emeğin karşılığını alamamanın, geçim sıkıntısının ve sosyal devlet anlayışındaki eksikliklerin hikâyesidir. Emekli, hayatının sonbaharında geçim derdiyle boğuşmak zorunda değildir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Biz yoksulluk içinde yaşlanmak istemiyoruz. Sağlıklı, güvenli ve onurlu bir emeklilik istiyoruz. Buradan yetkililere sesleniyoruz; emekli maaşları insan onuruna yakışır bir seviyeye çıkarılmalıdır. Emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri kalıcı düzenlemeler yapılmalıdır. Emeklileri yeniden çalışmak zorunda bırakan ekonomik koşullar ortadan kaldırılmalıdır. Emeklilerin barınma, beslenme, sağlık ve sosyal yaşama katılma hakları güvence altına alınmalıdır."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 26 15:51:49 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/eskisehir-de-dev-emekli-sen-uyelerinden-iskura-is-basvurusu-h164234.html">Eskişehir&amp;#039;de DEV Emekli-Sen üyelerinden İŞKURa iş başvurusu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/yildirim-kara-yoksulluk-sosyal-bir-afettir-h164233.html</link>
		<title>Yıldırım Kara: Yoksulluk Sosyal Bir Afettir</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Yeni Yol
Grubu tarafından asgari ücretin açlık sınırı altında kalmasının sebepleri
hakkında verilen araştırma önergesi üzerine bir konuşma yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ülkemizde sürekli ekonomi modeliyle ilgili nutukları dinliyoruz, Alman modeli<br />
vardı, daha önceden Çin modeli vardı. Şimdi de orta vadeli bir programla ilgili<br />
olarak bir program hazırladınız ama olmuyor maalesef. Her modelin altından<br />
emeğiyle geçinen ücretliye maalesef yoksulluk çıkıyor.<br />
Emeğiyle geçinenlerin sofrasından kıstığını, okul ihtiyaçlarını karşılayamadığını<br />
göremiyorsunuz. Bugün ev kirası taşrada minimum 13 bin liradan, 15 bin<br />
liradan başlıyor. 28 bin lira ücret alan bir asgari ücretlinin çocuklarının nasıl<br />
okula gideceğini, nasıl kirayı ödeyeceğini bence biliyorsunuz ama işinize<br />
gelmiyor. Ne barınabiliyoruz ne de beslenebiliyoruz.<br />
Yoksulluk, sosyal bir afettir. ‘Para için değil onurum için’ diyerek intihar eden<br />
bir polis memuruyla ilgili gerçekleri yok sayamazsınız. İnsanlar pazarları gizli<br />
gizli, gece vakitlerinde geziyorlar. Kantinde bir yarım 150 TL, 2 çocuklu bir<br />
ailenin çocuklarının tost yemesine bile imkân verecek kadar bir bütçesi yok.<br />
Çocuklar dengeli beslenemiyor, maaşlar kiraya yetmiyor, sofralar küçülüyor,<br />
torunlarının gözünün içine bakamayan emeklilerimiz, dedelerimiz, maalesef,<br />
herkes mağduriyet içerisinde yaşıyor.<br />
YILDIRIM KARA: ARA ZAM YETMEZ, YAPISAL REFORMLAR<br />
GEREKLİ<br />
Asgari ücrete mutlaka ara zam yapılmalı. Ancak bunun yanı sıra bu ülkede<br />
yapısal sorunlara yapısal reformlar ve çözümler bulunmalı. Yapısal<br />
çözmediğiniz müddetçe satın alma gücü yükselmez. ‘Petrol fiyatları,<br />
makroekonomik dengeler, coğrafya’ diyorsunuz. Fakat bu makroekonomik<br />
dengelerden artan fiyatların tamamını işçinin, emeklinin, asgari ücretlinin ve<br />
çiftçinin üzerine siz yüklüyorsunuz.<br />
Her ay tüpün fiyatına zam geliyor, mazota zam geliyor, gübreye zam geliyor.<br />
Çiftçi, mazotun litresini artık ektiğiyle biçtiğiyle karşılayamıyor, siz diyorsunuz<br />
ki: &amp;quot;Biz destek veriyoruz.&amp;quot; Ara zammı mutlaka yapmalısınız. Bu ülkedeki<br />
ekonomik göstergeleri ancak emeğiyle geçinen sınıfı ihya ettiğiniz müddetçe<br />
artırabilirsiniz.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 26 15:25:30 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/yildirim-kara-yoksulluk-sosyal-bir-afettir-h164233.html">Yıldırım Kara: Yoksulluk Sosyal Bir Afettir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/murat-emir-fatma-betul-sayan-kayanin-ifadeye-cagrilmasi-goz-h164232.html</link>
		<title>Murat Emir: Fatma Betül Sayan Kayanın ifadeye çağrılması göz boyama operasyonudur</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, fon soruşturması kapsamında eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın ifade vermek üzere ikinci kez çağrılmasına ilişkin, “O bakan çocuklarına, eski milletvekillerine, parti sözcülerinin yakınındaki şu anda kaçtığı söylenen ama ortaya çıkmayan kişiye dokunulmayacaksa bu bir karartma operasyonudur, göz boyama operasyonudur” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Toplantıya eski Başbakan Bülent Ecevit’i anarak başlayan Emir’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Dün görüşülmesine başlanan Mekke Anlaşması, Türkiye Cumhuriyeti devletini, askeri varlığını, ordusunu, Mehmetçiği Yemen çöllerinde, Suudi Arabistan'ın petrol kuyularını korusun diye, Netanyahu'nun çıkarlarını korusun, İran'a saldırdığında Husilerle uğraşmak zorunda kalmasın diye ve aynı zamanda Trump'ın politikaları gereğince hem oradaki yük paylaşımını üstlensin hem de Kızıldeniz'deki petrol ve diğer ticari güvenliği rahatlatsın diye Türk askerini göndermeye çalışan Amerika'ya karşı, İsrail politikalarına karşı ezik bir dış politikaya tanık olduğumuz şu günlerde Bülent Ecevit'i bir kez daha anmamak mümkün değil.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"FON VURGUNU İKİNCİ AYINA GİRMEK ÜZERE, HALA BİR ŞEY YAPAMADILAR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fon vurgunu ikinci ayına girmek üzere. Hala hiçbir şey yapmadılar. Hala gerçekte hiçbir adım atmadılar. Hala ‘bir suç örgütü’ diyebilmiş olmalarına rağmen 50 günden sonra, örgütün başı kim, örgütün kurucusu kim, örgütün organları neler, bu örgüt ne kadar para soymuş, bu paralar nerede, bu paralar soyulurken kimler seyretmiş, kimler içindeymiş ve bunların arkasındaki siyasi güç kim; bunların üzerine gidebilmiş değiller. Bizim ısrarımızla ve takibimizle ortaya koyduğumuz Fatma Betül Sayan Kaya'nın ve eşinin, eski bakanlarının 163 milyonunu dört ayda 2,2 milyar lira yapabilmiş olmasının dahi üzerine gidememişlerdi. En fazla arka kapıdan alıp bir kahve içip göndermişlerdi. Asıl para 163 milyon lira, bu parayı dahi nasıl bulduğu tartışmalı. Bunun dahi hesabını verebilmiş değil. Bunun üstüne 147 milyon lira da faiz hesaplanıyor. 310 milyon lirayı kendisinde tutuyor. Kalanını tövbe hesabına yatırdığı söyleniyor.<br />
FATMA BETÜL SAYAN KAYA’NIN İFADEYE ÇAĞRILMASI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tepkiler üzerine bir şeyler yapıyormuş gibi görünmek için bu kez ön kapıdan, kameraların da göreceği şekilde, yani bir mesaj da verir nitelikte, Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin ifadesini alıyorlar. Elbette ki biz herkesin, kime ucu dokunuyorsa ona kadar gidilmesi, gerekli işlemlerin yapılması, etkili soruşturmaların yapılması ve suçluların mutlaka ortaya çıkarılmasını bekliyoruz, talep ediyoruz. Yapılması gereken budur. Ama bugüne kadar Fatma Betül Sayan Kaya için de ve bugüne kadar dokunulmayan Hayati Yazıcı'nın oğlu, aynı şekilde Türkiye Yüzyılı'nın mimarı dedikleri eski milletvekilleri, yine 20 milyar lirayla kaçtığı iddia edilen ama gerçeğin ne olduğunu bilmediğimiz ama unutturulmaya çalışılan kişi ve onun yakın ilişkide olduğu Ömer Çelik. Bunlarla ilgili herhangi bir şey yapılmış değil.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ALGI OPERASYONU”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fatma Betül Sayan Kaya'nın ifadesi adeta soruşturmanın üstünü örtmek, bir şeyler yapıyormuş gibi görünmek ve bir algı ve iletişim kampanyası kapsamında onların ifadesi alınmak durumunda kalınmış gibi görünmektedir. Gerçekten soruşturacaksanız soruşturun. Gerçekten insanların ifadesini alacaksanız alın. Üstlerine gidecekseniz gidin. Bu sizin göreviniz. Ama bunu sadece bir kişi için ve göstermelik olarak yapmanızı kabul etmiyoruz. Siz gerektiğinde ‘örgütlü suç’ kulbu takarak kamu görevlilerini, belediye başkanlarını, çalışanları sabahın bir vaktinde kapılarını kırarak, peşinen suçlayarak, ilgili dosyadaki tüm ifadeleri, tüm iftiraları gerçekmiş gibi yandaş medyanızda satır satır yayınlayarak, görüntüler çekerek, hatta sabahın bir vaktinde hanımefendilerin sabah kıyafetlerini dahi televizyonlarda yayınlayacak kadar terbiyesizleşerek, ahlaksızlaşarak bu işlemleri yapanların bugün Fatma Betül Sayan Kaya üzerinden sanki soruşturma yapıyorlarmış gibi bir algı operasyonuna girmelerini kabul etmiyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"GÖZ BOYAMA OPERASYONUDUR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kimsenin kapısı kırılmasın, kimse şafak vakti gözaltına alınmasın ama etkili soruşturma yapılsın. Eğer burada, ‘suç örgütü var’ diyorsanız, ‘bu suç örgütle işlenmiş’ diyorsanız, bu örgüt nereye kadar gidiyorsa kökünden tepesine kadar kim varsa peşinden gidecekseniz eğer, o halde mutlaka HTS kayıtlarına bakmalısınız, mutlaka telefon kayıtlarına bakmalısınız, mutlaka bilgisayarlarına bakmalısınız. Fatma Betül Sayan Kaya'ya şu soru sorulmuş mudur: ‘Sen aldığın hisse senedinin dört ay içerisinde 80 kat artacağını, tam artacağı anda alma ve tam düşeceği anda satma kararını kendi başına nasıl alabildin?’ Şu ana kadar eski bakan yardımcısı, ‘Biz böyle bir yatırımcıydık, içimize doğdu, böyle yaptık, hiç kimseden bilgi almadık’ diyor. Ama bunun maddi gerçekliğinin ortaya konması için bu kişinin telefonuna HTS kayıtlarına, aramalarına, buluşmalarına, bilgisayarlarına el konması, dijitallerinin alınması gerekir. Eğer bunlar gerçekten yapılırsa o bakan çocuklarına, eski milletvekillerine, parti sözcülerinin yakınındaki şu anda kaçtığı söylenen ama ortaya çıkmayan kişiye dokunulmayacaksa bu bir karartma operasyonudur, göz boyama operasyonudur.<br />
GAZETECİLERE HAPİS İSTEMİNE TEPKİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karartma sadece -mış gibi yapmakla, etkisiz soruşturmalar yapmakla, üstünü örtmeye çalışmakla olmuyor. Aynı zamanda haber yapan gazetecileri tutukluyorlar, ev hapsine atıyorlar ve yıllarca sürecek mahkemeler ve 50 yılı aşkın toplamda mahkumiyet talepleriyle yargılıyorlar. Şok olursunuz. Asrın vurgununu vuran kişiler, neredeyse üç-beş yılla kurtulacaklar yargılansalar dahi. Kaldı ki şu ana kadar çok azı yargılanıyor. Ama dört gazeteciye toplam 59 yıl ceza istemişler. Suçları ne bunların? Fon vurgununu konuşmak. Bu ülkede çalmak, çırpmak, soygun yapmak suç değil ama birilerinin çaldığını, birilerinin soyduğunu söylemek suç. Hem de ağır bir suç. Şaban Sevinç'e 18 yıl, Mustafa Balcı'ya 10 yıl istiyorlar. Suçları ne? Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma ve özellikle Şaban Sevinç'e de ‘Zincirleme suç işledin’ diyorlar. İsmail Saymaz ve Murat Ağırel de programlarında bu konuyu konuşuyorlar. Ömer Bolat ile ilgili iddialar var ve Ömer Bolat'ın fon aldığına dönük iddiaları programlarında konuşuyorlar. ‘Sen misin bunu söyleyen?’ Ve sonuçta ikisi de ev hapsine çarptırıldı ve şu anda 14'er yılla yargılanıyorlar. Bu acizliktir, bu çaresizliktir. Bu çözemedikleri sorunun üstünü örtme girişimidir. Söndüremedikleri yangının 'acaba dumanını örtebilir miyiz' çabasıdır. Bunlar itfaiyeci olsalar demek ki yangını söndürmeye çalışmayacaklar, duman çıkmasın diye uğraşacaklar. Oysa ateş var, duman da çıkıyor. Gazetecilerin görevi de o dumanı söylemek, iddiaları ortaya koymak. Kaldı ki bu bakanın özellikle daha önce Tera fonun ve ilgili şirketlere Turquality kapsamında destekler verdiğini, krediler verdiğini de biliyoruz. O işlemlerin de mutlaka araştırılması lazım.<br />
"241 KİŞİYİ SIR GİBİ SAKLIYORLAR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bunlar bu soygunu yapan 241 kişiyi sır gibi saklıyorlar. Niye sakladıklarını biliyoruz. İçerisinde bakanlar, bakan yardımcıları, eski bakanlar, milletvekilleri, bürokratlar var. Kimisi kendisi var, kimisinin taşeronu var. Ve bizim bulabildiğimiz isimleri de kimse konuşamasın, kimse duymasın, kimse bilmesin diye saklama çabasındalar. Bir suç örgütü var. Bu örgüt tabii ki BDDK ekranlarında, SPK ekranlarında belirli işlemler yapıyorlar ama bu örgütün aslında ulaşılması gereken kara kaplı defteri. Gerçek işlemler, gerçekte kimlere ait? Savcılığın etkili bir soruşturma yapması için, kamuoyunu tatmin edici bir sonuca varması için o kara kaplı defterdeki o 241 kişiden hangileriyse artık o isimlerin olması, o isimlerin hangi paravan kişileri kullandığının ortaya konması, o paravan kişilerin Londra'daki, İsviçre'deki, Seyşeller Adaları'ndaki o paravan hesaplarının açıklanması ve bunların cezalandırılması gerekir. Bunlar yapılmadan yapılacak işlerin hiçbirinin inandırıcılığı yoktur.<br />
"TAKAS BANK'TA OLMASI GEREKEN 36 MİLYARA NE OLDU"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Takas Bank'ta Tera yatırımcılarının, yani küçük yatırımcının 36 milyar lira alacağı görünüyor. Bu 36 milyar nerede? Takas Bank'ta olması gereken 36 milyar lirayı bir şekilde çıkartmışlar. Oysa burada 169 bin küçük yatırımcının yatırımı var ve toplamda bu kişilere ‘Birer milyon lira ödeyeceğiz’ dediler. En yüksek alan 250 bin lira alabildi. Bu 169 bin yatırımcı adına soruyoruz, Takas Bank'ta olması gereken 36 milyara ne oldu? İşsizlik fonu var. Önce Çalışma Bakanı Vedat Işıkhan, işsizlik fonunun sadece Halkbank'ta ve Takas Bank'ta bulundurulduğunu söyledi. Takas Bank'ın finansmanında kullanılmadığını söyledi. Ama sonrasında ağzından kaçırdı ki 1,9 milyar lirayı Takas Bank'ta bırakmışlar. İşsizlik fonunu Takas Bank'a koymuşlar. Oradaki 1,9 milyon da kayıp. Bütün bu paralar aslında birileri o vurdukları, şişirdikleri, manipülasyonla yükselttikleri hisse senetlerini alıp kaçabilsinler diye kullanmışlar. Ve sonuçta büyük bir vurgun var ve bu vurgun da kamu kaynakları kullanılarak karşılanmış. Paraları çıkabilmek için Takas Bank'ın varlığına çökmüşler. Yetmemiş, Türkiye Sigorta'nın gelip o hisselerden almasını sağlamışlar.<br />
"ÜSTLERİNİ ÖRTECEKSENİZ BU FON KRİZİNİN ALTINDA EZİLMEYE DEVAM EDECEKSİNİZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Sigorta'nın Tera fona karşılıksız olarak hiçbir teminat almadan 12,7 milyar lira verdiğini öğreniyoruz. Ve bu işlemin normalde zaten olacak iş değil, zaten hırsızlığın kendisi ama şeklen dahi olsa yatırım komitesi tarafından yapılması lazım. Ama ifadelere göre buradaki işlemin bir tane sorumlusu var, o da Taha Çakmak. O Taha Çakmak ki tam bir siyasi iktidarın altın çocuğu. Daha önce BDDK'da çalışmış, BDDK başkanı yardımcısı olmuş, o sırada Tera Yatırım Bankası'nın kurulmasına katkı vermiş, Merkez Bankası başkan yardımcısı olur olmaz BDDK'daki kendi hazırladığı dosyanın devamı olarak Tera Yatırım Bankası, yatırım bankası olma hakkı kazanmış. Ve dönmüş 12,7 milyar liralık Türkiye Sigorta'nın kaynağını da Tera fon o şişmiş hisselerini rahatça satabilsin de, cebine koyabilsin de, kaçırabilsin diye peşkeş çekmiş. Peki bu Taha Çakmak'ın arkasında kimler var? Arkasındaki bürokratik ve siyasi destek kimler? İşte onları da savcılığa çağırıp iletişimlerini, ifadelerini, para hareketlerini, taşeronlarını ortaya koyacaksınız soruşturma yapıyorsunuz demektir. Ama bunları bir kenara bırakıp oralara hiç dokunmayıp üstlerini örtecekseniz, bugüne kadar yaptığınız gibi devam edecekseniz bu fon krizinin altında ezim ezim ezilmeye devam edeceksiniz demektir."<br />
“ALİ MAHİR BEY GÖREVİNİN BAŞINDA”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emir, açıklamasının ardından, YENİ Parti Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır'ın görevinden ayrıldığı yönündeki iddialara ilişkin soruya “Kendisi çok açık bir ifadede bulundu. Oradaki haberin hiçbir kelimesi doğru değil. Ali Mahir Bey benim hem arkadaşım hem de mevkidaşım. Görevinin başında, büyük bir azim ve kararlılıkla partimizi iktidar yapmak için mücadele etmeye devam ediyoruz" yanıtını verdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 26 15:04:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/murat-emir-fatma-betul-sayan-kayanin-ifadeye-cagrilmasi-goz-h164232.html">Murat Emir: Fatma Betül Sayan Kayanın ifadeye çağrılması göz boyama operasyonudur</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/disk-kesk-tmmob-ve-ttb-den-insanca-ucret-icin-h164231.html</link>
		<title>DİSK, KESK, TMMOB ve TTB&amp;#039;den &amp;quot;insanca ücret için&amp;quot; 12 Aralık&amp;#039;ta Ankara&amp;#039;da miting çağrısı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, insanca yaşam koşulları, adil gelir dağılımı ve halktan yana bütçe talebiyle 12 Aralık&#039;ta Ankara&#039;da miting düzenleyecek. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, 2027 bütçesinde faiz ödemelerine yaklaşık 4 trilyon lira ayrılmasını eleştirerek kaynakların emekçiler, emekliler ve kamusal hizmetler için kullanılmasını istedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, "insanca yaşanacak ücret ve halk için bütçe" talebiyle 12 Aralık'ta Ankara'da miting düzenleyecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dört kurumun yaptığı ortak açıklamayı DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu okudu. Çerkezoğlu, milyonlarca insanın çalışmasına ve üretmesine rağmen ay sonunu getiremediğini, emekçilerin yarattığı zenginlik büyürken halkın insanca yaşam, nitelikli kamusal hizmet ve güvenli bir geleceğe ulaşma olanaklarının giderek daraldığını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çerkezoğlu, "Bir yanda yoksulluk sınırının altında ücretlerle yaşamaya çalışan işçiler, emekçiler, kamu emekçileri; ömrünü çalışarak geçirdiği halde yaşamak için yeniden çalışmak zorunda kalan emekliler var. Diğer yanda krizleri fırsata, kamu kaynaklarını arpalığa, kentleri ve doğayı ranta dönüştürenler. Bir yanda okula aç giden çocuklar, geleceğinden umudunu kesen gençler, sağlık hizmetlerine erişmekte zorlanan yurttaşlar var. Diğer yanda teşviklerle, vergi ayrıcalıklarıyla, kamu kaynaklarıyla büyüyen servetler. Bu tablo bir tesadüf değildir. Bu tablo, ülkeyi yöneten iktidarın ekonomik ve siyasal tercihlerinin sonucudur. Türkiye'nin sorunu kaynak yokluğu değil, kaynakların kimler için kullanıldığıdır. Sorun zenginlik üretememek değil, üretilen zenginliğin adil paylaşılmamasıdır" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çerkezoğlu, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB olarak ülke kaynaklarının halkın ihtiyaçları doğrultusunda kullanılmasını, emekçiler için insanca yaşamı güvence altına alan halktan yana bir bütçe ve kamucu planlama yapılmasını talep ettiklerini belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"FAİZ ÖDEMELERİNE 4 TRİLYON LİRA, EMEKLİ VE EMEKÇİYE YETERSİZ KAYNAK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Meclis'te görüşülen 2027 bütçesinin yalnızca gelir ve gider rakamlarından ibaret bir evrak olmadığını vurgulayan Çerkezoğlu, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bütçe, bir ülkenin kaynaklarının kimlerden toplandığını, kimler için harcandığını ve ülkeyi yönetenlerin hangi sınıflardan yana olduğunu gösteren en açık belgelerden biridir. 2027 yılı bütçesinde faiz ödemelerine yaklaşık 4 trilyon lira ayrılırken, milyonlarca emekçiye, emekliye insanca yaşayabilecekleri bir gelir sağlamak için yeterli kaynak bulunamıyor. Sermayeye teşvikler, destekler ve ayrıcalıklar sunulurken çocukların okullarda ücretsiz bir öğün sağlıklı yemek yemesi, herkesin nitelikli sağlık ve eğitim hizmetlerine ulaşması için gerekli kaynaklar ayrılmıyor. Lükse, şatafata gelince bol keseden dağıtılan kaynaklar, kamu hizmetlerine gelince kıtlaşıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Biz halktan toplayıp sermayeye dağıtan değil, sermayeden, zenginlerden, fon vurguncularından toplanıp halkın ihtiyaçlarını karşılayan bir bütçe istiyoruz. Faize, ranta, ayrıcalıklara değil; eğitime, sağlığa, sosyal güvenliğe, güvenli kentlere ve kamusal hizmetlere kaynak ayrılmasını istiyoruz. Halkın vergileriyle kurulmuş hastanelerin, okulların, kamu kurumlarının piyasanın ihtiyaçlarına göre değil, toplumun ihtiyaçlarına göre işlemesini istiyoruz. Sağlığın alınıp satılan bir meta, hastaların müşteri, sağlık çalışanlarının tükenene kadar çalıştırılacak bir işgücü olarak görülmesine karşıyız. Sağlıkta şiddetin son bulduğu, sağlık emekçilerinin güvenceli ve sağlıklı koşullarda çalıştığı, herkesin eşit, ücretsiz, nitelikli, anadilinde ve ulaşılabilir sağlık hizmeti aldığı; koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelendiği ve toplumun gereksinimlerine göre planlanan bir sağlık sistemi istiyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"AZ KAZANANDAN AZ, ÇOK KAZANANDAN ÇOK VERGİ ALINMASINI İSTİYORUZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eğitimin ayrıcalık değil hak olduğu; çocukların okula aç gitmediği, çocuk işçiliğinin ve MESEM adı altında çocuk emeği sömürüsünün son bulduğu, mesleki eğitimin kamucu bir anlayışla verildiği bir ülke istiyoruz. Ve biliyoruz ki tüm bunlar için kaynak var; bu kaynakların kamusal hizmetlere ayrılmasını istiyoruz. Kadınların ancak yüzde yirmisi güvenceli istihdama erişebiliyorken, yarı zamanlı çalışma, 'güvenceli esneklik' gibi kadın emeğini daha da güvencesizleştiren düzenlemelerin dayatılmasına itiraz ediyoruz. Her mahalleye, her kuruma, her iş yerine kreş açın diyoruz. Devredilemez ebeveyn izninin düzenlendiği, bakım hizmetlerinin kamusal bir sorumluluk olarak üstlenildiği, kadınların eşit işe eşit ücret aldığı bir ülke istiyoruz. Kadınların şiddete ve ayrımcılığa uğramadığı, kadın cinayeti faillerine ödül gibi cezaların son bulduğu, kadınların yaşamın her alanında eşit ve özgür olduğu bir ülke istiyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bütçede adaletsiz biçimde dağıtılan tüm kaynakları var eden biziz; bizim emeğimizle, bizim vergilerimizle bir avuç ayrıcalıklı kesim besleniyor. Ücretlerimizden daha elimize geçmeden vergi kesiliyor. Ardından çarşıda, pazarda, evimize gelen faturalarda her temel ihtiyacımız için yeniden vergi ödüyoruz. Bilerek düşük belirlenen vergi dilimleri yüzünden yıl içerisinde bir üst tarifeye geçerek, gelirimizi kaybediyoruz. Vergi yükü giderek daha fazla emeğin ve tüketimin üzerine yıkılırken, sermaye ve büyük servetler çeşitli ayrıcalıklarla korunuyor. Bizden toplanan vergilerle bir avuç ayrıcalıklı kesimin zenginliğinin büyütülmesini kabul etmiyoruz. Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmasını, büyük servetlerin ve yüksek kazançların adil biçimde vergilendirilmesini istiyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ AYLIKLARI İNSANCA YAŞAM DÜZEYİNE ÇIKARILSIN"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Enflasyonla mücadele adı altında yıllardır ücretlerimiz baskılanıyor ama enflasyon değil alım gücümüz düşürülüyor. Hayat değil emek ucuzluyor. Sendikal hakların önündeki engeller nedeniyle milyonlarca işçinin asgari ücrete mahkum edildiği, kamu emekçilerinin ücretlerinin eridiği, güvencesiz ve esnek çalışmanın yaygınlaştığı bir ülkede hep beraber sesimizi yükseltiyoruz. Asgari ücretin ve tüm ücretlerin insanca yaşayacak düzeyde belirlenmesini, bütün ücretlerin enflasyon karşısında korunmasını ve büyümeden pay almasını istiyoruz. İşçiler için, kamu emekçileri için, ücretiyle yaşamını sürdüren herkes için grev hakkını içeren gerçek bir toplu pazarlık düzeni ve herkes için güvenceli çalışma istiyoruz. Ürettiğimiz zenginlikten hak ettiğimiz payı almak istiyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yıllarca çalışıp prim ödeyen emeklilerin yoksulluğa mahkum edilmesini kabul etmiyoruz. Emekliliğin yeniden çalışmak zorunda kalmak değil, yaşamının sonuna kadar insanca yaşamak anlamına gelmesini istiyoruz. Emekli aylıklarının insanca yaşamaya yetecek düzeye çıkarılmasını ve intibak yasası ile emeklilik sistemindeki eşitsizliklerin giderilmesini istiyoruz. Bir gün geç işe girdiği için 17 yıl geç emekli olma garabetine, çıraklık ve staj mağdurlarının taleplerine kulak verilmesini istiyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Biz sağlığımızı ve yaşamımızı kaybetmek için değil insanca yaşamak için çalışıyoruz. Madenlerde, fabrikalarda, atölyelerde, inşaatlarda, şantiyelerde, tersanelerde, otellerde, kısacası tüm işkollarında yaşanan iş cinayetlerini kabul etmiyoruz. İşçi sağlığı ve iş güvenliğinin patronların maliyet hesabına terk edilmediği, bilimsel ve bağımsız kamusal denetimin esas alındığı, insan yaşamının kardan üstün tutulduğu bir çalışma düzeni istiyoruz. Kentlerimizin, ormanlarımızın, derelerimizin ve tarım alanlarımızın rant uğruna yağmalanmasına karşı çıkıyoruz. Depreme dayanıklı kentler, güvenli konutlar, sağlıklı bir çevre istiyoruz iklim değişiminin etkilerine karşı bilimsel planlamayı ve kamu yararını esas alan kamucu politikalar istiyoruz."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇERKEZOĞLU'NDAN 12 ARALIK'TAKİ ANKARA MİTİNGİNE ÇAĞRI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çerkezoğlu, ekonomik adaletsizliklerin yanı sıra hukuk ve demokrasi krizinin de derinleştiğini belirterek sendikalaşma ve grev haklarının engellenmesine, seçilmişlerin görevden uzaklaştırılmasına ve basın özgürlüğü üzerindeki baskılara karşı çıktıklarını ifade etti. Çerkezoğlu, "Herkes için bağımsız ve tarafsız yargı, adil yargılanma hakkı ve hukukun üstünlüğü istiyoruz. Siyasi nedenlerle tutuklananların ve gazetecilik faaliyetleri nedeniyle özgürlüklerinden yoksun bırakılanların serbest bırakılmasını istiyoruz. Basın ve ifade özgürlüğü üzerindeki baskıların sonlandırılmasını istiyoruz" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çerkezoğlu, yerel yönetimlere kayyım atanmasına ve seçilmiş siyasetçilerin gözaltı ve tutuklamalarla görevlerinden uzaklaştırılmasına karşı çıkarak halk iradesine saygı gösterilmesini, Kürt sorununda barışı ve eşit yurttaşlığı güçlendirecek demokratik adımların atılmasını, hukukun üstünlüğü, laiklik, demokrasi ve özgürlüklerin güvence altına alınmasını istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çerkezoğlu, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB olarak 12 Aralık'ta Ankara'da düzenleyecekleri mitinge işçileri, kamu emekçilerini, emeklileri, gençleri ve halktan yana bütçe talep eden herkesi davet ederek hak, eşitlik ve insanca yaşam istediklerini belirtti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 26 14:40:12 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/disk-kesk-tmmob-ve-ttb-den-insanca-ucret-icin-h164231.html">DİSK, KESK, TMMOB ve TTB&amp;#039;den &amp;quot;insanca ücret için&amp;quot; 12 Aralık&amp;#039;ta Ankara&amp;#039;da miting çağrısı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/sumer-sanayici-ayakta-kalma-mucadelesi-veriyor-h164230.html</link>
		<title>Sümer, Sanayici ayakta kalma mücadelesi veriyor&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Adana Milletvekili Orhan Sümer, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda gerçekleştirilen Sanayi
ve Teknoloji Bakanlığı bütçe görüşmelerinde sanayide yaşanan sıkıntıları, kapanan işletmeleri, tekstil
sektöründeki daralmayı ve Adana&amp;#39;nın yatırım beklentilerini gündeme taşıdı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır&amp;#39;a sorular yönelten Sümer, “Sanayicimiz ayakta kalma<br />
mücadelesi veriyor. Adanalı artık proje açıklamaları değil, üretime geçen tesisler ve istihdam görmek<br />
istiyor.” dedi.<br />
“SANAYİ KENTİ ADANA&amp;#39;DA İŞLETMELER KAPANIYOR, İSTİHDAM KAN KAYBEDİYOR”<br />
Adana&amp;#39;da özellikle tekstil ve hazır giyim sektörlerinin yüksek enerji maliyetleri, finansman güçlüğü ve<br />
rekabet baskısı altında olduğunu belirten Sümer, TOBB verilerine dikkat çekti.<br />
TOBB&amp;#39;un 2026 yılının ilk üç ayına ilişkin verilerine göre Adana&amp;#39;da 120 ticari kuruluşun kapandığını ifade<br />
eden Sümer, “Adana&amp;#39;da sanayicimiz artan maliyetler nedeniyle üretimini sürdürmekte zorlanıyor. İşletmeler<br />
kapanıyor, üretim yurt dışına yöneliyor. Bakanlık olarak üretimi ve istihdamı korumak için hangi özel<br />
destekleri sağladınız?” diye sordu.<br />
“NARENCİYE DALDA KALDI, ÇİFTÇİ BAHÇESİNİ SÖKÜYOR”<br />
Adana&amp;#39;da narenciye üreticilerinin yaşadığı sorunlara da dikkat çeken Sümer, üretim maliyetlerini<br />
karşılayamayan çiftçilerin ürünlerinin dalında kaldığını, bazı üreticilerin bahçelerini sökmeye başladığını<br />
belirterek tarıma dayalı sanayi yatırımlarının artırılması gerektiğini vurguladı.<br />
Sümer, “Çiftçimiz üretiyor ancak ürününü değerinde satamıyor. Adana&amp;#39;da tarıma dayalı sanayinin<br />
geliştirilmesi için hangi somut yatırımları hayata geçireceksiniz?” diye sordu.<br />
“CEYHAN&amp;#39;DA YATIRIMLAR NE ZAMAN ÜRETİME DÖNÜŞECEK?”<br />
Ceyhan ve Yumurtalık ilçelerini kapsayan Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi&amp;#39;ndeki yatırımların<br />
akıbetini soran Sümer, bölgenin ilan edilmesinin üzerinden yaklaşık on ay geçtiğini hatırlattı.<br />
Bakan Kacır&amp;#39;a, “Bugüne kadar ne kadar yatırım yapıldı? Kaç tesisin inşaatına başlandı, kaçı tamamlandı?<br />
Kaç kişilik istihdam oluşturulacak?” sorularını yönelten Sümer, “Adanalı artık yalnızca proje açıklamaları<br />
değil, üretime geçen tesisler ve istihdam görmek istiyor.” dedi.<br />
“ADANA PROJE DEĞİL, ÜRETİM VE İSTİHDAM BEKLİYOR”<br />
Sanayi politikalarının başarısının açıklanan projelerle değil, üretime ve istihdama sağlanan katkıyla<br />
ölçülmesi gerektiğini belirten Sümer, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:<br />
“Biz bütçenin büyüklüğüne değil, bu bütçenin ülkemize ne kadar kazandırdığına bakıyoruz. Adana&amp;#39;da<br />
sanayicinin yatırım yapabildiği, işletmelerin ayakta kaldığı ve gençlerimizin iş bulabildiği somut politikalar<br />
istiyoruz.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 26 14:22:51 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/sumer-sanayici-ayakta-kalma-mucadelesi-veriyor-h164230.html">Sümer, Sanayici ayakta kalma mücadelesi veriyor&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tued-baskani-ergun-aclik-sinirinin-altinda-emekli-ayligi-h164229.html</link>
		<title>TÜED Başkanı Ergün: &amp;quot;Açlık sınırının altında emekli aylığı olamaz&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Genel Başkanı Kazım Ergün, emekli aylıklarının açlık sınırının altında kalmasının sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve toplumsal sağlık sorunu haline geldiğini ifade ederek, &quot;Emeklilerimizi yetersiz beslenmeye, hastalıklarla mücadele etmeye ve yoksulluk içinde yaşamaya mahkum edemeyiz&quot; açıklamasında bulundu. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ergün, yaptığı yazılı açıklamada, Ekim 2026 itibarıyla 38 bin 24 liraya ulaşan açlık sınırı karşısında, en düşük emekli aylığının 23 bin 552 lirada kaldığını belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">En düşük emekli aylığının açlık sınırının yalnızca yüzde 62'sini karşılayabildiğine işaret eden Ergün, "Aradaki fark 14 bin 472 liraya ulaşmış durumda. Açlık sınırının yüzde 38,06 altında kalan bir aylıkla emeklilerimizden sağlıklı ve insanca yaşamalarını beklemek mümkün değildir. Bu tablo, toplumsal vicdanı yaralayan bir insanlık ayıbıdır" değerlendirmesinde bulundu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emeklilerin önemli bir bölümünün yeterli ve dengeli beslenmekte zorlandığını vurgulayan Ergün, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Emeklimiz pazara, markete girerken, mutfakta tencere kaynatırken hesap yapmak zorunda kalıyor. Et, süt, yumurta, peynir, sebze ve meyve artık birçok emeklimizin sofrasında yeterince yer bulamıyor. Sağlıklı beslenemeyen insanın sağlığını koruması da giderek zorlaşıyor. Sağlıklı beslenemeyen emeklinin bir ayağı hastanede, bir ayağı eczanede. O da randevu alabilirse. Emeklilerimizin bir yandan geçim sıkıntısıyla, diğer yandan hastane randevuları, ilaç giderleri ve sağlık sorunlarıyla mücadele etmesi kabul edilemez.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emeklilerimiz yardım değil, yıllarca çalışarak ve prim ödeyerek hak ettikleri insanca yaşam koşullarını istiyor. Bunun için emekli aylıklarının hesaplanma sistemi yeniden düzenlenmeli, intibak sorunu çözülmeli, emeklilerimize seyyanen iyileştirme yapılmalı ve ekonomik büyümeden refah payı verilmelidir. En düşük emekli aylığı öncelikle açlık sınırının üzerine çıkarılmalı, hiçbir emeklimiz yoksulluğa mahkum edilmemelidir. Hedefimiz yalnızca emeklimizin karnını doyurabilmesi değil; sağlıklı, huzurlu ve insan onuruna yaraşır bir hayat sürdürebilmesidir. Ömrünü ülkesine hizmet ederek geçiren emeklilerimizin, yaşlılık dönemlerinde açlık sınırının altında aylıkla yaşam mücadelesi vermesi kabul edilemez. Emeklimiz hastane ve eczane kapılarında değil; sağlıklı, huzurlu ve güvenli bir yaşamın içinde olmalıdır. Sosyal devlet olmanın gereği de budur. Bir kez daha söylüyoruz: Açlık sınırının altında emekli aylığı olamaz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 26 14:00:12 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tued-baskani-ergun-aclik-sinirinin-altinda-emekli-ayligi-h164229.html">TÜED Başkanı Ergün: &amp;quot;Açlık sınırının altında emekli aylığı olamaz&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/financial-times-fon-krizini-degerlendirdi-gelismeler-turkiye-nin-h164228.html</link>
		<title>Financial Times fon krizini değerlendirdi: Gelişmeler Türkiye&amp;#039;nin uluslararası yatırımcı güvenini kazanma çabalarını zorlaştırabili</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İngiliz ekonomi gazetesi Financial Times (FT), Türkiye&#039;de 455 binden fazla yatırımcıyı etkileyen 20 milyar dolarlık fon krizini ele aldığı kapsamlı haberinde, soruşturmanın üst düzey kamu görevlilerine uzandığına ve krizin ülke ekonomisine duyulan güveni sarstığına dikkati çekti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">FT, fon krizine ilişkin analizinde, krizin başladığı günden bu yana yaşananları özetledi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Krizin yalnızca finans piyasalarıyla sınırlı kalmadığı belirtilen haberde, gelişmelerin Türkiye'deki düzenleyici kurumların etkinliği ve siyasi sorumluluk konusunda tartışmalara yol açtığı ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Haberde görüşlerine yer verilen jeopolitik risk uzmanı Wolfango Piccoli, krizin münferit bir sistem arızasından ziyade kurumların zaman içinde zayıflamasının sonucu olduğunu savundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Haberde, Borsa İstanbul'un son iki ayda yaklaşık 100 milyar dolar değer kaybederken, ülkenin net rezervlerinin de kriz başlangıcından bu yana 30 milyar dolardan fazla azaldığına işaret edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Soruşturmanın üst düzey kamu görevlilerine uzandığına ve krizin ülke ekonomisine duyulan güveni sarstığına dikkat çekilen haberde, gelişmelerin Türkiye'nin uluslararası yatırımcı güvenini yeniden kazanma çabalarını zorlaştırabileceğine işaret edildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 26 13:36:54 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/financial-times-fon-krizini-degerlendirdi-gelismeler-turkiye-nin-h164228.html">Financial Times fon krizini değerlendirdi: Gelişmeler Türkiye&amp;#039;nin uluslararası yatırımcı güvenini kazanma çabalarını zorlaştırabili</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/emekli-vatandas-kisa-girilirken-konustu-odun-komur-kaldi-h164227.html</link>
		<title>Emekli vatandaş kışa girilirken konuştu: &amp;quot;Odun kömür kaldı, battaniyeye sarılıp oturacağız&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Yurttaşlar soba ve odun alırken ekonomik olarak zorlandıklarını ifade ettiler. Emekli bir vatandaş &quot;Maaşımız ekmeğe yetti de odun, kömür kaldı. Battaniyeye sarılıp oturacağız&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde bazı vatandaşlar havaların soğuması ile birlikte soba ve odun almakta zorlandıklarını ifade ettiler.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Osmaniyeli bir vatandaş, "Odun aldık şükür. Gücümüzün yettiği kadar, 5-6 torba. 10 torba tahta kırığı. Çuvalı 200 lira odunların" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/d22652b0-f706-4ea7-b247-f18c6b9dfd2e.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir başka vatandaş, "Odun, soba hiçbirini alamadım. Maddi durumlarım elverişli değil. Çok pahalı fiyatlar olduğu için gücümüz yetmiyor. Odunun tonu 5-7 bin lira arası. Soba 7-8 bin lira, onu da dediğim gibi yenileme şansımız yok. Boruları çürüyor ama gelir düzeyimiz yok. Destek bir yerden olmazsa üşürüz" şeklinde konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"KEŞKE ALABİLSEK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başka bir vatandaş, "Soba, odun hiçbirisi yok, perişanız. Odun alamadık, çok pahalı. Soba da çok pahalı diyorlar. Biz daha sormadık. Vallahi alamıyoruz, keşke alsak" şeklinde konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emekli bir vatandaş ise "Maaşımız ekmeğe yetti de odun kömür kaldı. Battaniyeye sarılıp oturacağız" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/383633b0-255e-45fa-9b4a-f605fc80aba6.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"KİMSEYİ ÜZMEK İSTEMİYORUM"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Soba satıcısı Hidayet Billur ise şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Aylık alıyor, maaşı yetmiyor. Üzülüyorum millete. Bazen veriyorum, getiriyorsa getiriyor, getirmiyorsa Allah rızası için veriyorum gidiyor. 'Sobam yok' diyor mesela, '1000 lira alacaksan benden 800 lira al, masrafını al' diyor, ben de veriyorum gidiyor. Belki Allah razı olsun derse onun sevabını alırız. Mesela on lira harcayacaksa, beş lira harcıyor, fazla harcayamıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gelmiş titriyor ne yapayım? Emekli de var fakir, emekli olmayan da var, devletten yaşlılık aylığı alan var, onlar geliyorlar. Ne yapayım? 'Az alıyoruz kardeşim, yetmiyor' diyor. 'Ekmeği alsak sobayı alamıyoruz, sobayı alsak şunu alamıyoruz, bunu alamıyoruz' diyor. Veriyorum Allah rızası için, fakire, fukaraya veriyoruz. Ben de onları üzmek istemiyorum. Ne yapayım?"</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 26 13:15:42 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/emekli-vatandas-kisa-girilirken-konustu-odun-komur-kaldi-h164227.html">Emekli vatandaş kışa girilirken konuştu: &amp;quot;Odun kömür kaldı, battaniyeye sarılıp oturacağız&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/sanayici-faizle-ihracatci-rekabetle-bogusuyor-h164226.html</link>
		<title>Sanayici Faizle, İhracatçı Rekabetle Boğuşuyor!</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, Ticaret Bakanlığının 2025
yılı kesin hesabı ve 2027 yılı bütçesini TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda
değerlendirdi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın da hazır bulunduğu komisyonda
konuşan Kanko; dış ticaret açığı, protestolu senetler, Kocaeli’deki ödeme
sorunları, Türk gemilerine yönelik saldırılar, Sayıştay raporlarındaki bulgular ve
güvensiz ürün denetimleri üzerinden Bakanlığa önemli sorular yöneltti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">KANKO’DAN TİCARET BAKANI BOLAT’A SERT SORULAR: ESNAF BORÇLA,<br />
Ticaret Bakanlığının bütçesinin yalnızca ihracat rakamları üzerinden<br />
değerlendirilemeyeceğini belirten Kanko, üreticinin rekabet gücü, esnafın ayakta<br />
kalma mücadelesi, KOBİ’lerin finansmana erişimi ve tüketicinin korunmasının da<br />
bütçenin temel başlıkları olması gerektiğini söyledi.<br />
Kanko, Türkiye’nin ekonomik sorunlarının başarı sunumlarıyla örtülemeyeceğini<br />
belirterek, “Her bütçe görüşmesinde muhtemelen başarı hikâyeleri anlatacağız,<br />
ancak gelecek yıl yine aynı sorunlarla karşı karşıya kalacağız. Sanayinin sorunlarını<br />
dinleyip ardından aynı sorunları büyüten politikaları sürdürerek üretimi koruyamayız.”<br />
dedi.<br />
“DIŞ TİCARET AÇIĞI 78 MİLYAR DOLARA DAYANDI!”<br />
Dış ticaret verilerine dikkat çeken Kanko, 2026 yılı Ekim ayı itibarıyla dış ticaret<br />
açığının 78 milyar dolara ulaştığını ve geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4<br />
arttığını ifade etti. İhracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 75 seviyesinde kaldığını<br />
belirten Kanko, yerli ara malı üretimini ve yüksek katma değerli ihracatı artırmaya<br />
yönelik politikaların sonuçlarının açıklanmasını istedi.<br />
Kanko, “Her 100 dolarlık ithalatın yalnızca yaklaşık 75 dolarını ihracatla<br />
karşılayabiliyoruz. Aradaki farkı kalıcı biçimde azaltacak üretim dönüşümümüz<br />
nerede? Yerli ara malı üretimini ve yüksek katma değerli ihracatı artıracak<br />
politikaların somut sonuçlarını görmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.<br />
“KOCAELİ’DE 9 AYDA 2,1 MİLYAR LİRALIK SENET PROTESTO EDİLDİ!”<br />
Ticari hayatta ödeme ve tahsilat sorunlarının büyüdüğüne dikkat çeken Kanko, Ocak-<br />
Eylül 2026 döneminde Türkiye genelinde 248 bin 643 senedin protesto edildiğini<br />
açıkladı.<br />
Kocaeli’de ise aynı dönemde 4 bin 995 senedin protesto edildiğini, bu senetlerin<br />
toplam tutarının 2 milyar 154 milyon lirayı aştığını belirten Kanko, bu verilerin ticari<br />
hayattaki ödeme zincirinde yaşanan sorunların önemli bir göstergesi olduğunu<br />
vurguladı.<br />
Çeklerin karşılıksız çıkması, senetlerin protesto edilmesi, konkordato başvuruları ve<br />
işletmelerin kapanma riskiyle karşı karşıya kalması konusunda Bakanlığa somut<br />
tedbirlerini soran Kanko şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İş insanı tahsilat derdinde, sanayici işletme sermayesi arayışında, esnaf borcunu<br />
çevirmeye çalışıyor. Siz ise başarı sunumları yapıyorsunuz. Krediye ulaşamayan<br />
işletmeye ‘Üret’, yüksek finansman maliyetinin altında kalan sanayiciye ‘Rekabet et’,<br />
alacağını tahsil edemeyen esnafa ‘Ayakta kal’ diyorsunuz. Bu bütçede esnafın,<br />
KOBİ&amp;#39;nin ve ihracatçının uygun koşullarda finansmana erişimini güçlendirecek<br />
kaynakları ve hedefleri göstermeniz gerekiyor. Bakanlık bu sorunlara seyirci<br />
kalamaz.”<br />
“TÜRK GEMİLERİNE YÖNELİK SALDIRILAR İÇİN NE YAPIYORSUNUZ?”<br />
Karadeniz&amp;#39;de Türk sahipli ve Türk kontrollü ticari gemilerin karşı karşıya kaldığı<br />
güvenlik risklerini de gündeme getiren Kanko, Türk Armatörler Birliği raporuna göre<br />
24 Şubat 2022 ile 26 Ağustos 2026 tarihleri arasında Karadeniz, Kerç Boğazı ve<br />
Azak Denizi&amp;#39;nde 146 ticari gemiye yönelik saldırı ve hasar olayı yaşandığını; bunların<br />
34&amp;#39;ünün Türk sahipli veya Türk kontrollü, 5&amp;#39;inin ise Türk bayraklı olduğunu belirtti.<br />
5 Ekim&amp;#39;de Karadeniz&amp;#39;de “Royad Mammadov” isimli geminin batması ve iki denizcinin<br />
hayatını kaybetmesine de değinen Kanko, gemiyi işleten Palmali Grubu&amp;#39;nun geminin<br />
drone saldırısına uğradığını açıkladığını hatırlattı.<br />
Kanko, Ticaret Bakanlığına Dışişleri Bakanlığı ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığıyla<br />
koordinasyon içinde hangi önlemlerin alındığını ve Türk deniz ticaret filosunun<br />
güvenliği için nasıl bir çalışma yürütüldüğünü sordu.<br />
“KAMU GELİRLERİNİ SÜRESİZ DEVRETME YETKİSİNİ KİM VERDİ?”<br />
Sayıştay raporlarındaki tespitleri de komisyonda gündeme taşıyan Kanko, 2001-2024<br />
yılları arasında 50 gümrük müdürlüğüne ait bazı hizmetler ve bunlara bağlı gelirleri<br />
tahsil etme yetkisinin çeşitli kuruluşlara devredildiğini, bunlardan 7&amp;#39;sinin süresiz<br />
olarak devredildiğini ifade etti.<br />
Kanko, “Kamuya ait gelir toplama yetkisi hangi gerekçeyle süresiz olarak<br />
devredilebilir? Kamu gelirlerini devrediyorsanız, kamu yararının nasıl korunduğunun<br />
da hesabını vermeniz gerekir.” diyerek Bakanlıktan açıklama istedi.<br />
Sayıştay raporlarında yer alan diğer bulgulara da dikkat çeken Kanko, 2025 yılında<br />
50 milyon 492 bin 343 lira giriş-çıkış ücreti tahsil edildiğini, yaklaşık 164 milyon 888<br />
bin liralık ardiye tahsilatında kullanılan hesaplama formülünün ise mevzuatta<br />
düzenlenmediğinin tespit edildiğini belirtti.<br />
Kanko, “Esnaftan belge düzenine uymasını isteyen Bakanlık, kendi işlemlerinde<br />
belge ve mevzuat düzenini neden eksiksiz uygulamıyor?” sorusunu yöneltti.<br />
“GÜVENSİZ ÜRÜNLERLE MÜCADELENİN BEDELİNİ VATANDAŞIN SAĞLIĞI<br />
ÖDEMEMELİ!”<br />
Bir hekim olarak güvensiz ürünlerle mücadelenin yalnızca ticari bir mesele<br />
olmadığını, doğrudan halk sağlığını ilgilendirdiğini vurgulayan Kanko, çocuk<br />
oyuncaklarından elektrikli ev aletlerine, internet üzerinden satılan ürünlerden günlük</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">tüketim mallarına kadar bütün ürünlerin etkin biçimde denetlenmesi gerektiğini ifade<br />
etti.<br />
Kanko, güvensiz ürünlerle mücadelede yaşanacak gecikmelerin bedelini<br />
vatandaşların sağlığıyla ödememesi gerektiğini belirterek, Bakanlığın denetim<br />
mekanizmalarının etkinliği ve tüketiciyi korumaya yönelik çalışmalarının<br />
açıklanmasını istedi.<br />
Kanko, Ticaret Bakanlığının bütçesinin yalnızca ihracat rakamları ve başarı<br />
tablolarıyla değil; üreticinin, esnafın, sanayicinin, ihracatçının ve tüketicinin<br />
gerçek sorunlarına getirilen çözümlerle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 26 12:55:00 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/sanayici-faizle-ihracatci-rekabetle-bogusuyor-h164226.html">Sanayici Faizle, İhracatçı Rekabetle Boğuşuyor!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/guzelmansurdan-tir-ve-kamyoncu-esnafi-icin-cagri-ekmegini-h164225.html</link>
		<title>Güzelmansurdan tır ve kamyoncu esnafı için çağrı: Ekmeğini kazandığı araca el koymayın!</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, vergi borcu bulunan tır ve kamyoncu esnafının araçlarına trafikte yakalama kararı konulmasına tepki göstererek, uygulamanın durdurulmasını ve borçların yapılandırılmasını istedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada nakliyeci esnafının yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çeken Güzelmansur, motorin, sigorta ve lastik fiyatlarındaki artışın yanı sıra taşımacılık ücretlerinin zamanında tahsil edilememesinin esnafı zor durumda bıraktığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Araçlarına yakalama kararı konulan esnafın borcunu nasıl ödeyeceğini soran Güzelmansur, “Ekmeğini kazandığı aracı elinden alınan bir nakliyeci nasıl ayakta kalacak?” diye sordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Vergi borçlarının ödenmesi gerektiğini ancak bunun esnafın çalışma imkânı ortadan kaldırılarak sağlanamayacağını belirten Güzelmansur, iktidarın görevinin borçlu esnafı daha da çıkmaza sokmak değil, borcunu ödeyebileceği koşulları oluşturmak olduğunu vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hazine ve Maliye Bakanına çağrıda bulunan Güzelmansur, tır ve kamyoncu esnafının araçlarına yönelik yakalama ve el koyma uygulamasının durdurulmasını ve vergi borçlarının yapılandırılmasını istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güzelmansur, “Esnafın ekmeğini kazandığı araca el koyarak değil, o aracın çalışmasını sağlayarak tahsilat yapabilirsiniz” sözleriyle çağrısını yineledi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 26 12:25:25 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/guzelmansurdan-tir-ve-kamyoncu-esnafi-icin-cagri-ekmegini-h164225.html">Güzelmansurdan tır ve kamyoncu esnafı için çağrı: Ekmeğini kazandığı araca el koymayın!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/egitim/anadolu-egitim-sendikasi-fatih-projesi-ag-altyapisi-kesin-kabul-h164224.html</link>
		<title>Anadolu Eğitim Sendikası, Fatih Projesi Ağ Altyapısı kesin kabul görevlerinde eylem kararı aldı</title>
		<category><![CDATA[egitim]]></category>
		<description><![CDATA[Anadolu Eğitim Sendikası (AES), ​Fatih Projesi kapsamında öğretmenlerin kadro unvanı dışında, mali sorumluluk doğuran Faz-3 (700 Okul) ve Faz-4 (3210 Okul) &quot;Okul Ağ Altyapısı&quot; kesin kabul komisyonlarında görevlendirilmesine karşı eylem kararı alındığını duyurdu. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Anadolu Eğitim Sendikası (AES), ​Fatih Projesi kapsamında öğretmenlerin kadro unvanı dışında, mali sorumluluk doğuran Faz-3 (700 Okul) ve Faz-4 (3210 Okul) "Okul Ağ Altyapısı" kesin kabul komisyonlarında görevlendirilmesine karşı eylem kararı alındığını duyurdu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AES'den yapılan yazılı açıklamada, Fatih Projesi Ağ Altyapısı kesin kabul görevlerinde eylem kararı alındığı bildirildi. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“​Fatih Projesi kapsamında öğretmenlerin kadro unvanı dışında, mali sorumluluk doğuran Faz-3 (700 Okul) ve Faz-4 (3210 Okul) ‘Okul Ağ Altyapısı’ kesin kabul komisyonlarında görevlendirilmesine karşı eylem kararı aldık.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">​Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun 3. maddesindeki ihtisas mesleği tanımı, Anayasa’nın 18. maddesindeki angarya yasağı ve mali sorumluluk ilkeleri gereği bu görevlendirmeler hukuka aykırıdır. Bu kapsamda üyelerimizin, 2026-2027 eğitim öğretim yılı sonuna kadar söz konusu ‘Okul Ağ Altyapısı’ kesin kabul görevlerini yerine getirmemelerine karar verilmiştir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Anadolu Eğitim Sendikası olarak üyelerimizin karşılaştığı her türlü hukuksuz, angarya niteliği olan durumlarda yanlarında olmaya devam edeceğiz.”</span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 26 12:00:37 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/egitim/anadolu-egitim-sendikasi-fatih-projesi-ag-altyapisi-kesin-kabul-h164224.html">Anadolu Eğitim Sendikası, Fatih Projesi Ağ Altyapısı kesin kabul görevlerinde eylem kararı aldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ayhan-barut-tan-turk-telekom-emekcileri-icin-cagri-baski-h164223.html</link>
		<title>Ayhan Barut&amp;#039;tan Türk Telekom emekçileri için çağrı  &amp;quot;Baskı, tehdit ve işten çıkışlara son verilsin&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Adana Milletvekili Ayhan Barut, Türk Telekom&#039;da emekçilere yönelik baskı, mobbing, tehdit ve işten çıkarmalara karşı Meclis&#039;te sesini yüksetti, iktidarı göreve çağırdı. Emekçilere yönelik baskıların son bulmasını talep eden Barut, AKP iktidarının harekete geçmesini istedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">MECLİS'TE TEPKİ<br />
TBMM Genel Kurulu'nda konuşan Ayhan Barut, "Türk Telekom'da yılın başında uygulamaya konulan ARTES isimli taşeron uygulamasının giderek yaygınlaştığı ve buna bağlı sorunların büyüdüğü ortadadır. Son aylarda yüzlerce işçinin baskı, mobbing ve tehdit yoluyla işten ayrılmaya zorlandığı kurumda örgütlü sendika Türkiye Haber-İş tarafından kamuoyuna duyurulmuştur. Çok sayıda işçinin mobbing, baskı ve tehdit yoluyla işten ayrılmaya zorlandığına ilişkin gelişmeler, tablonun vahametini göstermektedir" dedi.<br />
"KABUL EDİLEMEZ"<br />
Türk Telekom'da çalışanlar üzerindeki baskının, işten ayrılma teklifleriyle sınırlı kalmadığını aktaran Barut, "Bu teklifleri kabul etmeyen çalışanların, şehirlerarası tayin uygulamalarıyla veya işlerini kaybetme tehdidiyle karşı karşıya bırakıldığı belirtilmektedir.&nbsp; Bunlar asla kabul edilemez. Aile Yüzyılı şiarıyla iktidarın uygulamaları kamuoyuna şaşalı duyurularla yapılırken, çalışanları ailelerinden kopma ya da işlerini kaybetme ikilemine sürükleyen uygulamalara izin verilmemelidir" diye konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 26 11:46:28 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ayhan-barut-tan-turk-telekom-emekcileri-icin-cagri-baski-h164223.html">Ayhan Barut&amp;#039;tan Türk Telekom emekçileri için çağrı  &amp;quot;Baskı, tehdit ve işten çıkışlara son verilsin&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/arpacidan-akpye-sert-cikis-fon-vurgununun-sorumlularini-h164222.html</link>
		<title>Arpacıdan AKPye Sert Çıkış: Fon Vurgununun Sorumlularını Erdoğanın En Yakınındakilerden Başlayarak Arayın!</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, TBMM Genel Kurulu’nda fon vurgununun 195 milyar doları aşan ekonomik boyutuna dikkat çekerek iktidara sert sözlerle yüklendi. Sorumluların AKP iktidarının en üst kademelerinde aranması gerektiğini vurgulayan Arpacı, “Operasyonlara Recep Tayyip Erdoğan’ın en yakınındakilerden başlamalısınız. Piyasa yediği ayazı unutmayacak, bunun hesabını sizden sandıkta soracak” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">YENİ Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, TBMM Genel Kurulu’nda Fon Krizi’nin reel sektöre ve ekonomiye etkilerinin araştırılması için verdiği araştırma önergesi hakkında konuştu. Arpacı, “Operasyonlara Recep Tayyip Erdoğan'ın en yakınındakilerden başlamalısınız operasyona; sağındaki, solundakilerden başlamalısınız yoksa piyasaya güven veremezsiniz Borsada kayıp sanayiyi tehdit ediyor, sadece yatırımcılar değil, Türk sanayisi de kaybediyor. Borsadaki değer kaybının bankacılık sistemi üzerinden sanayi ve üretim krizine dönüşmesine izin verilmemelidir. Bu halka güven verin, ekonominin temeli güvendir, bu güveni sağlayamazsınız Türkiye'ye yazık edersiniz” dedi. Önerge AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Okyanusta Bir Deprem Oldu, Tsunami Gibi Dalgalar Büyüye Büyüye Kıyıya Vuruyor”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fon vurgununun, fon soygununun 49'uncu gününe gelindiğini hatırlatan YENİ Partili Arpacı, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Okyanusta bir deprem oldu, tsunami gibi dalgalar büyüye büyüye kıyıya vuruyor. Önce 20 milyar dolar, sonra 80 milyar dolar, 100-120 derken ekonomik boyutu 195 milyar doları geçti, yüzyılın felaketi depremin ekonomik maliyetinin 2 katına çıktı, her geçen gün giderek artıyor. Piyasaya güven verecek bir tane işlem yapmadınız. Fon Kurulu kurdunuz, 3 kritik isim adaya erkenden veda etti, gönderdiniz; piyasa bunu olumlu karşılamadı çünkü piyasa her şeyi biliyor. O Kurulda masanın en ucundakileri göndermekle bu iş olmaz. İşte, Borsa İstanbul Başkanının burada, Komisyondaki ifadeleri: ‘Gerekli kurumlara gerekli bilgiler zamanında verilmiştir.’ Adam diyor ki: ‘Ben görevimi yaptım ama yetkim bu kadardı.’ Şimdi, iki ihtimal var: Bu adam ya yalan söylüyor ya da doğru söylüyor. Yalan söylüyorsa bu adamın o Kurulda başından beri ne işi vardı? Kanun teklifi Komisyona, Meclise geldiğinde burada ne işi vardı, niye savunuyordu? Peki ya doğru söylüyorsa? Adam görevini yerine getirdi ve her şeyi açık açık ifade ettiyse ne işi var hapiste? İşini yapanı susturmak için tutuklanması mı gerekiyor, yoksa işini yapmayanı delilleri karartmasın diye tutuklu yargılamak mı gerekiyor?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bunun Hesabını Sizden Sandıkta Öyle Bir Soracak Ki İnanamayacaksınız”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Arkadaşlar, o operasyonlara bürokrasinin işaret ettiği gibi yani siyasetin yani o masada Recep Tayyip Erdoğan'ın en yakınındakilerden başlamalısınız operasyona; sağındaki, solundakilerden başlamalısınız yoksa piyasaya güven veremezsiniz. Bu kişileri, bu fon vurgunu yapan kişileri palazlandıran, onların her türlü işlemini yapmasına göz yumulmasını sağlayan, kamu gücünün bu kişilerin arkasında olduğu hissini verenlerden başlayacaksınız, AKP iktidarının en tepelerindekinden başlayacaksınız. Ama ben size bir şey söyleyeyim mi? Piyasa kışı geçirmekte zorlansa da ayakta kalacak ve yediği ayazı unutmayacak. Bunun hesabını sizden sandıkta öyle bir soracak ki inanamayacaksınız arkadaşlar, inanamayacaksınız.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Borsada Kayıp Sanayiyi Tehdit Ediyor, Sadece Yatırımcılar Değil, Türk Sanayisi De Kaybediyor”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hükûmetiniz siyasi bir yaklaşımla 350 bin mağdurun 1 milyonun altında kayıpları için bir girişimde bulundu. Bir de geriye kalanlar var; KOBİ'ler var, binlerce işletme var, çekler, maaşlar, SSK ödemeleri kapıda. Vurulan çeklerde çok sert bir artış var. Yurt içi kartla ödemelerde yüzde 10 düşüş var. Piyasalar büyük etki altında. Takipteki alacaklar sadece iki ayda 120 milyar TL arttı. Borsada kayıp sanayiyi tehdit ediyor, sadece yatırımcılar değil, Türk sanayisi de kaybediyor. Özellikle banka kredilerinde hisse senetlerini teminat gösteren şirketlerde ciddi riskler var. Borsadaki değer kaybının bankacılık sistemi üzerinden sanayi ve üretim krizine dönüşmesine izin verilmemelidir. Finansman bonosu ve tahvil yoluyla borçlanan şirketler çok büyük sıkıntıya düşerler. Sistem temelinden çöker. Sizi tekrar uyarıyorum: Gereğini yapın, operasyonu en tepeden başlayın. Bu halka güven verin, ekonominin temeli güvendir, bu güveni sağlayamazsınız Türkiye'ye yazık edersiniz.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 26 11:16:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/arpacidan-akpye-sert-cikis-fon-vurgununun-sorumlularini-h164222.html">Arpacıdan AKPye Sert Çıkış: Fon Vurgununun Sorumlularını Erdoğanın En Yakınındakilerden Başlayarak Arayın!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/emekli-ayliklarina-yapilacak-zamda-uc-temel-kistas-yas-prim-h164221.html</link>
		<title>Emekli aylıklarına yapılacak zamda üç temel kıstas... Yaş, prim gün sayısı ve prim esas alınacak</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Hükümetin, yıllardır enflasyonun ağır yükünü sırtlanan emeklilerin alım gücünü artırmak amacıyla aylıklarda yapacağı iyileştirmeyle ilgili ayrıntılar netleşmeye başladı. İyileştirmede, yaş, prim gün sayısı ve yatırılan prime göz önünde bulundurulacak. 65 yaş üstü ile prim gün sayısı ve yüksek prim ödeyen emekliler, kademeli artıştan daha çok yararlanacak.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Milyonlarca emeklinin gözü, 2027 yılında aylıklarında yapılacak artışa çevrildi. Hükümet, emekli aylıklarına yönelik yapılacak iyileştirme için değişik seçenekleri değerlendiriyor. Bu kapsamda atılacak adımla ilgili etki analizleri yapıldığı, artışın hangi ölçütlere göre belirleneceği üzerinde çalışmalar sürüyor.&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İYİLEŞTİRME İÇİN ÖNE ÇIKAN FORMÜL&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ankara'da, başta ekonomi olmak üzere ilgili bakanlıklarda, yıllardır enflasyonun ağır yükünü sırtlanan emeklilerin alım gücünü artırmak amacıyla aylıklarında yapılacak iyileştirmeyle ilgili yürütülen çalışmanın ayrıntıları netleşmeye başladı.&nbsp;&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İyileştirmede, üç temel ölçüt öne çıkıyor. Bunlar yaş,&nbsp; prim gün sayısı ve yatırılan prim olarak sıralanıyor. Buna göre 65 yaş üstü ile prim gün sayısı ve yüksek prim ödeyen emekliler, kademeli artıştan daha çok yararlanacak. Bu ölçütlerden uzaklaşan emeklilerin aylıkları, kademeli olarak daha az artacak.&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emekli aylıklarına yapılacak ek artışla ilgili çalışmalara ilişkin kaynaklar, ANKA Haber Ajansı'na yaptıkları açıklamada, "Emeklilerin durumları ortada. Milyonlarca emeklinin alım gücünü artırmak için bir iyileştirme yapılacak. Bu aşamada teknik çalışmalar sürüyor. Bu çalışmalar, karar mercilerine sunulacak. Karar alındıktan sonra da yasalaşacak ve uygulamaya girecek" dedi.&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EK ARTIŞ ÖNCESİ BEKLENEN ZAM ORANLARI&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, Tüketici Fiyat Endeksi'nin (TÜFE) kasım ve aralık aylarında yüzde 1,5 gelmesi durumunda yeni yılın ilk yarısında memur ve memur emeklilerinin yüzde 9,5, SSK ve BAĞ-KUR emeklilerinin de yüzde 11,6 oranında zam alacağını söyledi.&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yılmaz, son dört ayın toplam enflasyonun yüzde 8,29 olduğunu hatırlatarak, "SSK ve BAĞ-KUR emeklileri bu oranda zammı hak etti. Memurlar ve memur emeklileri için yüzde 1,20&nbsp; enflasyon farkı oluştu. Bu kesim de yüzde 5'lik toplu sözleşme zammıyla birlikte yüzde 6,27 zammı hak etmiş oldu" diye konuştu.&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 26 10:59:26 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/emekli-ayliklarina-yapilacak-zamda-uc-temel-kistas-yas-prim-h164221.html">Emekli aylıklarına yapılacak zamda üç temel kıstas... Yaş, prim gün sayısı ve prim esas alınacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/mekke-anlasmasi-genel-kurul-da-turhan-comez-suudi-arabistan-h164220.html</link>
		<title>Mekke Anlaşması Genel Kurul&amp;#039;da... Turhan Çömez: Suudi Arabistan İsrail&amp;#039;le İbrahim Antlaşması&amp;#039;nı imzalarsa ne yapacaksınız, siz de mi imza atacaksınız?</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması&#039;nın Genel Kurul&#039;daki görüşmelerinde, &quot;Yarın Suudi Arabistan İsrail&#039;le İbrahim Antlaşması&#039;nı imzalarsa ne yapacaksınız? Siz de aynı şekilde İbrahim Anlaşması&#039;na imza mı atacaksınız&quot; dedi. Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, &quot;ABD emperyalistlerinin ipiyle kuyuya inilmez. Türk&#039;üyle, Kürt&#039;üyle, Arap&#039;ıyla, Sünni&#039;siyle, Hristiyan&#039;ıyla, Alevi&#039;siyle bunu en iyi Afrika ve Orta Doğu&#039;nun ve Asya&#039;nın halkları bilir&quot; şeklinde konuştu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı tarafından 7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan "Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması"na ilişkin kanun teklifinin birinci maddesi, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. TBMM Başkanvekili Celal Adan'ın teklifin tümü üzerine ve şahıslar adına milletvekillerin söz talebini karşılaşmasının ardından maddelere geçildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"VALLAHİ DE BİLLAHİ DE FİLİSTİN'E HİÇ YARDIM ETMEDİNİZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yeni Yol Grup Başkanvekili ve Gelecek Partisi Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ, hükümete seslenerek, İsrail'i en büyük tehlike olarak görüp görmediklerini sordu. Özdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"En büyük tehlike olarak görüyorsunuz. O zaman İsrail Gazze'ye saldırırken, İsrail Lübnan'a saldırırken, İsrail Golan Tepeleri'ni işgal edip ve sizin iktidarınızda buraları ilhak ederken siz ne yaptınız? Siz sesinizi çıkarmadınız, çıkarıyormuş gibi yaptınız. Ve biz burada size bas bas bağırdık, 'Gelin, kamuoyunu ayağa kaldıralım' dedik. Kamuoyu ayağa kalkmak istediği zaman 'Filistin'in yanındayız. Gazze'nin yanındayız' dediği zaman onları susturdunuz, ya gözaltına aldınız veyahut da tutukladınız, onlara gösteri yapma hakkı tanımadınız. Ve kim yaptı? Siz yaptınız. Kimlerle beraber? Sayın Cumhurbaşkanının oğluyla beraber.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avrupa'da gösteriler yapıldı, hükümetlerine çağrıda bulundu o halklar. 'Niye oraya yardım etmiyorsunuz? Neden İsrail'e ambargo uygulamıyorsunuz' dedi. Siz niye miting yaptınız, neden miting yaptınız? Madem o kadar güçlüydünüz bunlarla ilgili niye susturamadınız? Susturamazsınız! Neden? Çünkü burada sizin teknolojiniz ve bilgi toplumu olma özelliğiniz zayıf. Peki, bunlarla mücadele etmede ne dediniz biraz önce? 'Hep beraber olalım', dediniz değil mi. Hep beraber oluyor musunuz? Nerede hep beraber oluyorsunuz sizler? Hiçbir yerde beraber olmuyorsunuz. Varsa yoksa tek parti, varsa yoksa kendi partiniz ve kendi yandaşlarınız. Bir arkadaşımız burada dedi ki, 'Siz ticaret yapıyorsunuz'. 'Yapmıyoruz' dediniz. Sonra dediniz ki, 'Yapıyoruz'. 'Nereye yapıyorsunuz?' 'Biz Filistin'e yapıyoruz.' 'Nereye yapıyorsunuz?' 'Filistin'in limanları yok, İsrail'in, limanları üzerinden Filistin'e yardım yapıyoruz' dediniz, değil mi. Yok, değildi, vallahi de billahi de Filistin'e hiç yardım etmediniz, Gazze'ye hiç yardım etmediniz ama yardım etmeyerek İsrail'e yardım ettiniz."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Anlaşma'nın Husilere karşı yapıldığını, Husilerin İsrail'e karşı olduğunu ve Filistin'in yanında olduğunu savunan Özdağ, "Husiler, Filistin'in yanındadır, sizin olamadığınızdan çok çok fazla Filistin'in yanındadır" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TÜRKİYE'DE GERÇEK BİR DEMOKRASİ İNŞA EDEMEDİK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özdağ, Siyasi Partiler Kanunu'nun "çok kötü bir kanun" olduğunu söyleyerek şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Lider sultalığının olduğu bir yer Türkiye ve o lider sultaları ne derse onu yapıyoruz, hep beraber, bizim de kusurumuz var yani Türkiye'de muhalefet, iktidar hep beraber gerçek bir demokrasi inşa edemedik. Siz hukuk devleti değilsiniz, siz demokratik bir devlet de değilsiniz, siz aynı zamanda gelir dağılımında adaleti sağlamış olan bir ekonomiye de sahip değilsiniz, zaten dış politikada da savrulan bir yapınız var. Ondan sonra diyeceksiniz ki, 'Biz özgürlüğümüzü, bağımsızlığımızı sağlayacağız'. Evet, Bedir Anlaşmanız, Endonezya'yla, Katar'la, Pakistan'la beraberce yapmış olduğunuz, doğru, öyle bir anlaşmayı da burada yapın. Savunma anlaşması değil de gelin, teknoloji anlaşması yapın, bilgi anlaşması yapın, bunu yapın, ben size 'Eyvallah' diyeceğim.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD'nin politikalarını eleştiren Özdağ, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın ulus devletlere ilişkin daha önce yaptığı açıklamaları gündeme getirdi. Özdağ şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Cevap verebildiniz mi? Şimdi kalkmışsınız, diyorsunuz ki, 'Biz Türkiye'nin güvenliği için, özgürlüğü için Pakistan'la anlaşma yapıyoruz." Pakistan'ın kendine hayrı yok, bir nükleer silahı var.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Suudi Arabistan'ın problemi nedir? Suudi Arabistan'ın problemi Husilerdir ve Husilere karşı Suudi Arabistan'ın petrodolarlarını kullanmak istiyorlar, hem Pakistan'a karşı hem de Türkiye'ye karşı kullanmak istiyorlar. Biz taşeron muyuz? Biz bağımsız bir Türkiye Cumhuriyeti devletiyiz, peki, o bağımsızlığa göre hareket edelim. Gelin, Türkiye'yi demokratik Türkiye yapın, hukuk devleti yapın, vallahi eğitimde fırsat eşitliği yapın, gelir dağılımında adaleti yapın, şeffaf bir Türkiye yapın, Sayıştay'ın olduğu bir Türkiye yapın, iç denetimlerin olduğu, yargının bağımsız olduğu bir Türkiye yapın ne Pakistan'a ihtiyacınız kalır ne Suudi Arabistan'a ihtiyacınız kalır ne ABD'ye ihtiyacınız kalır. Bu 86 milyon burayı zengin yapar, bilgi toplumu ve teknoloji toplumu yapar."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özdağ anlaşmaya ret oyu verdiklerini belirterek, "Çünkü Türkiye'nin geleceğini düşünüyoruz ve sizi Tanrı'ya havale ediyorum, millete havale ediyorum, Allah'a havale ediyorum" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ALLAH SİZDEN DE BUNUN HESABINI SORACAK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2010 yılında yaptığı bir konuşmada Suudi Arabistan'a yönelik "On binlerce insanı Yemen'de öldürmediniz mi siz? Ey Suudi Arabistan bunun hesabını ver" ifadelerini kullandığını hatırlattı. Çömez, şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Şimdi soruyorum AK Partili milletvekillerine. 'Ey Suudi Arabistan bunun hesabını ver' derken nasıl olur da siz Yemenli Müslümanları katledecek olan Suudi Arabistan'ın saldırılarının yanında olacaksınız? Bunu söyleyen sizsiniz. Aynı sözle, aynı anlayışta, yine Sayın Çavuşoğlu 'Hayır, Yemen'i mahvettiniz' diyor Suudi Arabistan'a 'Bombardıman, kuşatma, binlerce insanı öldürdünüz. Allah sizden bunun hesabını soracak'. Allah sizden de bunun hesabını soracak. Eğer Suudi Arabistan'la beraber olur gider Yemenlileri katlederseniz, oradaki Müslümanları katlederseniz Allah sizden de bunun hesabını soracak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hani siz Müslümanlar bir araya gelmiştiniz? Hani bir araya gelmiştiniz? Trump'ın bu methiyesine muhatap olmak için mi yaptınız bütün bunları? Yanı sıra yine Trump'a sordular, dediler ki, 'Eğer böyle bir yardım için siz Türkiye'den talepte bulunursanız, Suudi Arabistan'ın yanında olsun, Yemen'e saldırsın diye Türkiye'den talepte bulunursanız ne yapacak Türkiye?' 'Erdoğan benim dostumdur, kırmaz, gönderir askerlerini' dedi. İfadesi burada. 'Gönderir askerlerini bizim askerlerimizin yanına' dedi. Şimdi, bütün bunlara baktığımız zaman bu, bir Sünni hattıdır, Sünni paktıdır ve bunun arkasında İsrail vardır, bunun arkasında Amerika vardır ve İran'a karşı Amerika'nın başarısızlığı neticesinde ortaya konulmuş yeni bir plandır."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"YEMEN ÇÖLLERİNE Mİ GÖNDERECEKSİNİZ ANADOLU ASLANLARINI"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Suudi Arabistan'ın İsrail ile normalleşmeye çalıştığını, Birleşik Arap Emirliklerinin İsrail ile İbrahim Anlaşmaları imzaladığını kaydeden Çömez, sözlerini öyle sürdürdü:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Yarın Suudi Arabistan İsrail'le İbrahim Antlaşması'nı imzalarsa ne yapacaksınız? Siz de aynı şekilde İbrahim Anlaşması'na imza mı atacaksınız? İsrail'in Orta Doğu güvenliği için Suudlarla beraber mi olacaksınız? Cevap yok, belli ki bunu hesaba katmamışsınız. Yine aynı şekilde, İran ve Suudi Arabistan arasında bir çatışma çıkarsa bu pakt gereği biz de komşumuz İran'la savaşmak zorunda kalacağız. Bunu istiyor musunuz? Buna gerek var mı? Dört asırdır savaşmadığımız komşu ülkeyle savaşa mı gireceksiniz Araplar için? Yine, Suudi Arabistan Husilerle bir çatışmaya girerse ne olacak? Yemen çöllerine mi göndereceksiniz Anadolu aslanlarını? Yemen'e mi göndereceksiniz Suudları, Arapları korumak için?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Pakistan Afganistan'la savaş halinde. Yarın 'Afganistan'la ben savaştayım' derse, yardım isterse Pakistan'a da mı göndereceksiniz Türk askerleri? Peki, Türkiye'de 600 bin kaçak Afgan var, bunlar sizin için tehlike olmayacak mı? Belli ki bunların hiçbirisini hesap etmemişsiniz. Yanı sıra, NATO'nun kapsamadığı hangi güvenlik açığını bu pakt kapsayacak NATO'nun 5'inci maddesi son derece açık, yıllardan beri NATO'ya yaptığımız harcamalar belli, yaptığımız fedakarlıklar belli, NATO'nun yapmadığı, sağlamadığı hangi güvenlik açığını siz bununla kapatacaksınız? Peki, niye bugüne kadar İsrail'e karşı oturup böyle bir anlaşma, böyle bir pakt oluşturmadınız? Neden yapmadınız bunu? Yapmadınız çünkü bu paktın arkasında hem İsrail var hem de Amerika var."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"SİYASİ SAİKLERİMİZLE DEĞERLENDİRMELER YAPARSAK EKSİK YAPMIŞ OLURUZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, ABD'nin geçen ay Irak'taki son birliklerini bölgeden çektiğini anımsatarak, Anlaşma'yı böyle bir bağlamda konuştuklarını kaydetti. Salıcı, "AK Parti'nin 24 yıllık iktidarını bilen, zikzaklarına güvenmeyen vatandaşlarımız doğal olarak şunu soruyor. Emperyalizmin oyununa mı geliyorsunuz? ABD'nin jandarması olmayı mı kabul ediyoruz" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AK Parti'nin pişirdiği bir anlaşmayı onaylamaya niyetleri olmadığını bildiren Salıcı, "Ama Türkiye Cumhuriyeti'nin çıkarlarını koruyacak bölgesel bir güvenlik mimarisinin ilk adımına da evet dememiz gerekiyor. ABD açıkça diyor ki, 'Ben bölgeden çekiliyorum'. Bu bölge nasıl bir düzen tutacak? Bunu konuşmadan sadece kendi siyasi saiklerimizle bazı değerlendirmeler yaparsak korkarım ki eksik yapmış oluruz" değerlendirmesini yaptı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"GÜVENLİĞİN DIŞARIDAN SAĞLANABİLECEĞİ DÜŞÜNCESİ AŞILMALI"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Salıcı, ABD'nin bölgeyi terk ediyor olmasından büyük memnuniyet duyduğunu belirterek, bu dönüşümün yeni bir bölgesel güvenlik mimarisini kaçınılmaz kıldığına işaret etti. Salıcı şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bölgenin bütün güvenlik sorunlarının Amerika tarafından çözüleceği varsayımı artık dünyada daha fazla sorgulanıyor. Dolayısıyla, masamızdaki soru şu. Orta Doğu'nun güvenliğini kim sağlayacak? Pekin mi, Washington mu, Moskova mı, yoksa bu coğrafyada yaşayan ulusların kendi devletleri, kendi kurumları ve kendi diplomatik mekanizmaları mı? Kim sağlayacak?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hatırlayalım, 2020 yılında CHP bir kurultay yaptı ve orada Orta Doğu barış ve iş birliği teşkilatına dair bölümü yani böyle bir teşkilat kurulması, OBİT isminde bir teşkilat kurulmasını kurultay kararıyla kabul etti. Kim vardı OBİT'te? İran vardı, Irak vardı, Suriye vardı, Türkiye vardı. Niye? Emperyal güçleri burada yaptığı işlerden uzak tutup bölge ülkeleri kendi sorunlarını kendileri tartışılabilsin diye. Gerçekleşti mi? Evet, gerçekleşmedi çünkü AK Parti iktidarının böyle bir şey yapmaya niyeti yoktu ama bugün başka bir iş yapılıyor. Bunu günlük değerlendirmelerden, günlük rutinden, günlük hassasiyetlerden biraz ayrılarak değerlendirmekte fayda var.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu kadim coğrafyada güvenliğin dışarıdan sağlanabileceği düşüncesi de artık aşılmalıdır. Emperyalizm ve yayılmacılığın hiçbir türlüsü bölgemizde sağlıklı sonuçlar doğurmamıştır, doğurmayacaktır ve bu konuda bir yanılgıya düşmemek şarttır. Amacımız dış güçlerin yerini bölgesel hegemonların ve yıkıcı güç rekabetlerinin alması değildir, tek bir amacımız vardır. O da ortak coğrafyayı paylaşan komşuların barış ve saldırmazlık anlayışı içinde bir arada yaşayabilmesini tesis etmektir. İşte, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı biz bu çerçevede değerlendiriyoruz."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"HALA S-400 KRİZİ ÇÖZÜLMEDİ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, toplumun Suudi Arabistan'la Pakistan'la, ABD'yle ya da başka bir bölge gücüyle savaşlara dahil olmak yerine savaşları durduracak barış mekanizmalarına öncülük eden bir ülke ve devlet istediğine dikkat çekti. Oluç, "AK Parti iktidarı da bu toplumsal talebe uygun davranarak hareket etmek zorundadır ama bu anlaşma böyle bir anlaşma değildir" değerlendirmesini yaptı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay'ın konuşmasında küresel krizlerden bahsettiğine değinen Oluç, "Size sadece bir tane örneği hatırlatacağım Sayın Oktay, o da S-400 krizidir. NATO üyesi bir ülke Rusya'nın füzelerini almak üzere harekete geçti ve bu politika, işte, bu çoklu politika dediğiniz, çoklu seçenek dediğiniz bu politika sonunda duvara tosladı ve hala S-400 krizi çözülemedi, Türkiye NATO üyesi olmaya devam etti, yükümlülüklerini yerine getirmek zorunda olduğu açıkça hatırlatıldı, o yükümlülüklerin içindekilerden bir tanesi de S-400'lerin Türkiye'de konuşlandırılmamasıdır. Onun için, her anda çoklu seçeneği gündeme getirerek bir dış politika kurmaya çalışmak doğru değildir. Daha yeni yaşadık S-400 krizini, başka örnekleri de var" şeklinde konuştu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TÜRKİYE HERHANGİ BİR VEKALET SAVAŞININ PARÇASI OLMAMALI"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Oluç salt savaş karşıtlığıyla bu tür askeri anlaşmalara itiraz etmediklerini vurgulayarak, "Aynı zamanda vekil savaşlarının parçası olmayı da reddetmemiz gerekiyor. Özellikle Suriye'de başlayan iç savaşın ve Orta Doğu'da bu kadar yıldır süren ve çok ağır sonuçları olan, Türkiye'yi de çok ciddi biçimde etkilemiş sonuçları olan iç savaştaki vekalet savaşlarının ne kadar ciddi sorunlar yarattığını hep birlikte yaşadık ve gördük. Dolayısıyla Türkiye herhangi bir vekalet savaşının parçası olmamalıdır, bunu reddediyoruz" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TÜM BUNLARIN MEŞRU ZEMİNİ YOK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YENİ Parti Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Anlaşma'nın 7 Ağustos'ta imzalandığını ancak Komisyon'da, Genel Kurul'da tartışmadan icra alanında adımlar atıldığına işaret etti. Çakırözer, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Genel Sekreter atandı, bakanlar ve komutanlar İstanbul'da, Riyad'da toplandı hatta sonrasında Suudi Arabistan'a derhal askeri yardım kararı alındı hatta Hava Kuvvetlerimizin havadan yakıt ikmal uçakları, havadan ihbar ve kontrol uçaklarımızın şimdiden Suudi Arabistan'da göreve başladığı söylenmektedir. Soruyoruz hangi yetkiyle? Çünkü bunun hukuki zemini yoktur ne daha önce yapılan ikili anlaşmalar bu harekat görevlerini kapsamaktadır ne de bu Anlaşma, bu haliyle bu yetkiyi vermektedir. Tüm bunların meşru zemini yoktur, kanuni değildir. Anayasa'ya göre anlaşmaya onay makamı yüce Meclisimizdir. Millet iradesinin temsilcisi olan bu Meclisi kimse yok sayamaz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bunu daha önce de yaptınız, 1 Mart Tezkeresi'nde. O gün AK Parti'nin çoğunluğu vardı ama bu Meclis onurlu bir tavır ortaya koyarak Türkiye'yi Irak'ın işgaliyle ortak etmedi. Millet iradesinin ne demek olduğunu hem size hem de tüm dünyaya gösterdi. Yüce Meclisimizin aynı direnişini, aynı onurlu tutumu bugün göstermeyeceğini nereden biliyorsunuz? Bu Meclis ve tüm milletvekillerinin iradesi sarayda verilmiş kararların tescil yeri değildir."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ülkeye doğrudan sermaye gelmesini, savunma sanayinin iş birlikleri yaparak gelişmesini burada istemeyen kimse olmadığını söyleyen Çakırözer, "Ama bunlar olsun diye Yemen çöllerinde bir Mehmetçiğimizin dahi tırnağına zarar gelecekse biz buna karşıyız. Bakın, Husiler şimdiden bu paktı ve üyelerini tehdit olarak görmekte. Somali'deki El Şebab terör örgütüyle ilişkileri de düşünüldüğünde ortada hem deniz ticaretimiz açısından hem de o bölgede zaten var olan askeri varlıklarımız açısından da ciddi riskler oluşmakta. Hal böyleyken, Türkiye başka ülkelerin stratejik hesapları uğruna çatışmalara sürüklenmemelidir. Her şeyi tartışabiliriz, konuşabiliriz ama milli güvenliğimiz, stratejik özerkliğimiz, karar alma bağımsızlığımız ve Türk askeri personelinin güvenliği tartışmaya kapalıdır" ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BİR TRUMP PLANININ GÖNÜLLÜ TAŞERONU OLMAKTASINIZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çakırözer, Türkiye'nin güvenlik politikasının başkalarının planları ve ihtiyaçları üzerinden şekillendirilemeyeceğini vurgulayarak, "Bu ittifak, Trump'ın bölgemize dair planlarının bir parçasıdır, bir neticesidir ve Trump'ın tüm planları gibi Türkiye'nin de bölgemizin de İslam dünyasının da güvenliğini koruyamayacaktır. Daha önce Trump'ın, yine İsrail'le birlikte kurduğu, Filistin'i yok saydıkları Gazze Barış Kurulu'na sorgusuz sualsiz atladığınız gibi, şimdi de yine bir Trump planının gönüllü taşeronu olmaktasınız" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İBRAHİM ANLAŞMALARINA PARALEL BİR ANLAŞMAYLA KARŞI KARŞIYAYIZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, Orta Doğu'dan çekilecek bir ABD emperyalizminin bir tane üssünü bile kapatmadığını söyleyerek Doğu Akdeniz ve Ege'de Yunanistan ve İsrail ile beraber daha çok üs kurmaya başladığını, daha büyük egemenlik oluşturmak üzere askeri üsler ve yığınaklar yapmaya başladığını belirtti. Bayhan, "Dolayısıyla böyle bir gerçek yok. Gerçek şudur. Saldırganlık ve bu işin pis işlerini, bir zaman İsrail için dedikleri pis işleri yapma konusunda Netanyahu'yla beraber yeni bir denge arayışındalar ve burayı saray rejimi doldurmaya, AKP iktidarı doldurmaya yöneliyor" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bayhan şu değerlendirmelerde bulundu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İbrahim Anlaşmaları'na paralel yeni bir anlaşmayla karşı karşıyayız, onun adı da Mekke İttifakı oldu. Yani İbrahim Anlaşmaları'na ikna edilemeyen, giremeyen Türkiye, bu kez yine ABD emperyalizminin paralelinde bu anlaşmayla, Mekke Anlaşması'yla Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan hizalanmaya başladılar ve bizim önümüze getirilen anlaşma da böyle bir anlaşmadır. Ne yazık ki bu ülkenin işçi ve emekçilerini ikna etmek üzere sürdürülen yerli ve milli propagandası, aslına bakarsanız, temelde NATO da dahil, Türkiye'nin bir kez daha bu coğrafyada ABD iş birlikçiliğinden başka seçeneği olmadığı gibi bir iddiaya dayanıyor. Sadece ve sadece ABD emperyalizmiyle kurtuluş aranıyor, ABD emperyalizmiyle, bu bölgede ABD emperyalizminin iş birlikçiliğiyle gelecek aranıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Böyle bir siyaset içerisinde bizim, asla ve asla, Türkiye işçi ve emekçilerinin böyle bir geleceği kabul etmesine gönlümüz razı olmaz ve başından beri bu anlaşmalara itiraz ediyoruz, karşı çıkıyoruz. ABD emperyalizmiyle varılacak, onun iş birlikçiliğiyle varılacak bir savunma, güvenlik olamaz. Dünyanın, dünya ekonomisinin iki büyük devi içerisinde, emperyalist iki büyük devi içerisinde birisi diğerini düşman ilan ediyor, o dünyada huzur mu olur? Orta Doğu'da, sıcak bölgesinde, çatışma alanlarında huzur mu olur? Elbette ki olmaz.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu ülkenin bütün işçilerine ve emekçilerine, gençlerine seslenmek istiyorum. ABD emperyalistlerinin ipiyle kuyuya inilmez. Türk'üyle, Kürt'üyle, Arap'ıyla, Sünni'siyle, Hristiyan'ıyla, Alevi'siyle bunu en iyi Afrika ve Orta Doğu'nun ve Asya'nın halkları bilir. ABD emperyalizmine karşı mücadele etmek yerine iş birlikçiliği seçmenin sonu her zaman halklar için hüsran olmuştur, yine öyle olur. Onun için dışı yerli ve milli görünen, içi Amerikancı olan bu paylaşım siyasetine, savaş ittifakına prim vermeyelim. Burjuvalaşmış Suudi monarşisi için bu ülkenin gençlerinin ne kendi kanını ne de başka bir halkın gençliğinin kanını dökecek bir ittifaka ihtiyacı yoktur. ABD Orta Doğu'dan, Afrika'dan, Asya'dan sökülüp atılmadan sömürülen ve ezilen halklara huzur yoktur. Bölgede barış, ülkede demokrasi için ittifaka hayır diyoruz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 26 10:22:39 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/mekke-anlasmasi-genel-kurul-da-turhan-comez-suudi-arabistan-h164220.html">Mekke Anlaşması Genel Kurul&amp;#039;da... Turhan Çömez: Suudi Arabistan İsrail&amp;#039;le İbrahim Antlaşması&amp;#039;nı imzalarsa ne yapacaksınız, siz de mi imza atacaksınız?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/mekke-anlasmasi-genel-kurul-da-namik-tan-bu-halka-100-yil-h164219.html</link>
		<title>Mekke Anlaşması Genel Kurul&amp;#039;da... Namık Tan: Bu halka 100 yıl sonra yeniden Yemen Ağıtı yaktırmaktan hicap duymayanlara muhalifiz</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti İstanbul Milletvekili Namık Tan, Mekke Anlaşması&#039;na ilişkin, &quot;Biz, Mehmetçiğin canını Suudi Riyali karşılığında pazarlık masasına koyan bu anlaşmaya muhalifiz. Biz kendi çocuğunu yollamadığı Suudi çöllerine, başkalarının çocuklarını yollamak isteyenlere muhalifiz. Biz bu halka 100 yıl sonra yeniden Yemen Ağıtı yaktırmaktan hicap duymayanlara muhalifiz&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı tarafından 7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan "Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması"na ilişkin kanun teklifi, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülüyor. YENİ Parti grubu adına konuşan İstanbul Milletvekili Namık Tan, uzun bir süredir Anlaşma'nın sır gibi saklandığını, 20 Ekim'de Meclis'in resmi internet sitesinde yayınlanmadan basına servis edildiğine işaret etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tan, "Artık böyle durumlara maalesef şaşırmıyoruz. Uluslararası anlaşmaların asli onay makamı olan Meclis'e gereken saygıyı göstermeyerek, onu hiçe saymanızın kim bilir kaçıncı örneği bu? Anlaşma üzerine yaptığımız değerlendirmeler, bunun NATO Kurucu Antlaşmasından ilham alınarak hazırlandığını gösteriyor. NATO Antlaşması'nın 5. maddesi, çok benzer bir hükümle karşımıza Mekke Anlaşması'nın 2. maddesi olarak çıkıyor ve biz bu anlaşma çerçevesinde müttefiklerimiz olacak Suudi Arabistan ve Pakistan'a yapılmış her türlü saldırıyı kendimize yapılmış kabul ediyoruz" ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BU MUĞLAKLIK SİZİN ALEYHİNİZE İŞLEYEBİLİR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Anlaşma maddelerinin müttefik kabul edilecek ülkelere destek vermeyi hükme bağladığına değinen Tan, bu desteğin nasıl verileceğinin açıklanmadığını söyledi. Tan, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Örneğin Suudi Arabistan Krallığı, varoluşsal bir tehditle karşı karşıya kalsa dahi biz aslında son derece önemsiz birtakım yardımlar yollayarak, taahhüdümüzü yerine getirdiğimizi iddia edebiliriz. Lakin, bu muğlaklığa aldanıp 'Kurulacak Mekke İttifakı nasıl olsa bizi büyük yükümlülükler altına sokmaz?' şeklinde bir yanılgıya kapılmayın. Birincisi, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın ağır risklerle yüz yüze olduğu durumlarda, sizler bu sorumluluklardan öyle kolay kaçamazsınız. Bu ittifakı devam ettirebilmek adına müttefiklerinizin sizden talep ettiklerini sağlamakla yükümlüsünüz. Aksi halde ittifakı fiilen yürütemezsiniz. İkincisi ve daha önemlisi, bu muğlaklık sizin aleyhinize de işleyebilir. Yalnızca siz Pakistan ve Suudi Arabistan’ın taleplerini yanıtsız bırakmayabilirsiniz. Onlar da ihtiyaç durumunda sizin çağrılarınızı aynı şekilde yanıtsız bırakabilirler.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Anlaşmanın şu meşhur 2. maddesi, müttefiklerin birbirlerine sağlayacağı desteğin objektif değerlendirmelerle belirleneceğini iddia ediyor. Belli ki anlaşmanın içinde yer alan istişare kurulları bu işi yapacak. Peki üç ortaktan ikisine göre objektif sayılan bir değerlendirme, bizim tarafımızdan kabul görmezse ne olacak? Üstelik, diyelim ki arzu ettiğiniz gibi paktı genişlettiniz ve yeni ülkeleri buna üye yaptınız. Bu durumda objektif değerlendirme ihtimali daha da zorlaşmayacak mı? Şunu sorabilirsiniz. 'NATO kendi antlaşmasındaki maddelerin muğlaklığına rağmen askeri bir ittifakı meydana getirdiyse, bunu biz neden yapamayalım' diyebilirsiniz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cevaplar basit. Öncelikle NATO'nun kurulduğu dönemde ortada akut bir Sovyet tehdidi olduğu, tüm katılımcı ülkeler tarafından kabul edilmişti. Yeni çok partili düzene geçen üye ülkeler arasında askeri diktatörlükle yönetilmekte olan Portekiz hariç, herkes çok partili demokratik rejimlerle yönetiliyordu. Nitekim Portekiz ve sonradan ittifaka katılacak olan İspanya da zamanla otoriter rejimlerinden sıyrılarak demokratik bir yönetimi ilerleyen yıllarda benimsediler. Biz de ittifaka, çiçeği burnunda bir çok partili demokrasi olarak katılmıştık ve eksiklerimiz vardı. Fakat Cumhuriyetimizin 75 yıl önceki kurumsallığı, maalesef 2026 yılına kadar sürüklendiğimiz mevcut kronik demokrasi krizine kıyasla katbekat iyiydi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İRAN BİZİM DÜŞMANIMIZ MI"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Denge ve denetleme mekanizmasına sahip demokratik rejimlerin yer aldığı NATO, üyelerin kurumsallığı ve hedeflerin ortaklaştırılması sayesinde ayakta kalabildi. Peki ya biz, bu sözde Mekke Paktı için aynı kurumsallıktan bahsedebilir miyiz? Suudi Arabistan'da otokratik bir monarşi var. Pakistan demokrasisi ise son derece çalkantılı. Üstelik, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın maruz bulunduğu tehditler ile bize yönelik tehditler ortak değil. Suudi Arabistan İran'la uzun yıllardır mezhep temelli bir bölgesel rekabetin içinde. Peki ya biz? İran bizim düşmanımız mı? Suudi Arabistan'la iyi ilişkilere her zaman destek veririz. Türkiye'nin yerli üretici ve yatırımcılarıyla adil şartlarda rekabet edebildikten sonra, Suudi yatırımcıların başımızın üzerinde yeri vardır."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tan konuşmasında, Suudi Arabistan ile bu yıl yürürlüğe giren güneş enerji anlaşmasını hatırlattı. AK Parti hükümetinin kendi yerli güneş enerjisi yatırımcılarını yüzde 70'lere varan vergi yükü altında boğduğunu, Suudi Arabistan'dan gelen yatırımcılara yüzde sıfır vergi ve alım garantisini sağlayan bir yatırımın önünü açtığını söyleyen Tan, "Suudi yatırımcılar, adil şartlarda burada üretim ve ticaret yapacak olsalardı, biz bunu memnuniyetle kabul ederdik. Fakat siz, birtakım gizli hesap veya taahhütler karşılığında kendi üreticinizi ezdiren bu anlaşmayı Meclis'ten geçirdiniz" şeklinde konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Pakistan'ın kurulduğu 1947 yılından bu yana komşusu Hindistan'la bir kıyamet savaşına hazırlık yaptığını ifade eden Tan, iki ülkenin birbirilerine karşı nükleer silah kapasitesi geliştirdiğine dikkat çekti. Tan, "Bugün için aralarında mutlaka bir nükleer çatışma çıkacak diyemeyebiliriz, ama her iki devlet de birbirini öncelikli güvenlik tehdidi olarak kabul ediyor" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ANLAŞMA, BİZİM HİNDİSTAN'LA KARŞI KARŞIYA GELMEMİZE SEBEP OLURSA NE OLACAK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tan, Pakistan'ın Türkiye için çok değerli olduğunu vurgulayarak, "Aynı çağdaş ve laik ilkeler etrafında kurulmuş iki ülkeyiz. Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve Pakistan'ın kurucu lideri Muhammed Ali Cinnah'ın arasında, bu iki lider yüz yüze görüşmemiş olsa dahi herkesin bildiği bir gönül bağı var. Cinnah, daha Kurtuluş Savaşımızın başlangıç aşamasında, 19 Ocak 1920 günü altında Gandhi'nin de imzası olan bir bildiriyle İngilizlerin ülkemizi işgalini protesto etmişti. Pakistan 1947'den bu yana hep dostumuz oldu. Uluslararası davalarımızda her zaman bizi destekledi. Fakar bu Mekke Anlaşması bizim Hindistan'la doğrudan karşı karşıya gelmemize sebep olursa ne olacak? Bunu düşündük mü" ifadelerini kullandı. Tan devamında şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TUTARLILIKTA TAM BİR DÜNYA LİDERİ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Henüz biz üç ülke arasında ortak bir amaç ve ülkü birliği kuramamışken sizler bir de Mısır ve İran'la görüşüyorsunuz ve ileride kim bilir daha hangi ülkelerle görüşeceksiniz. Yani sözde Paktı kurduk da, genişlemesi mi eksik kaldı? Nitekim, Mısır'ı davet ettiniz. Kahire yönetimi, haftasına kalmadan Yunanistan ve İsrail'le ortaklık anlaşması imzaladı. Bugün İran'la da görüşüyorsunuz, ama hepimiz biliyoruz ki İran'ın bu pakta katılması mümkün değil. İran'ın elinde kalan son vekil güç olan Husiler, Suudi Arabistan'a bomba yağdırırken, İran nasıl Mekke İttifakı'na üye olacak? Bizim izleyebildiğimiz kadarıyla, kendisine karşı ortaya çıkan oluşumlara yakın durmak ve onu kontrolü altında tutmak, İran dış politikasının bir geleneği haline gelmiş bulunuyor. Tam da bu nedenle, İran'ın Mekke İttifakı'na böyle bir saikle yaklaştığını düşünüyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gelelim, asıl acil tehdit olan Husilere. Kendilerini Ensarallah hareketi olarak adlandıran bu radikal Şii Arap fraksiyon, 22 yıldır Yemen’deki Sünni yönetimle kanlı çatışmalar içerisinde. Peki ya hükümetiniz bu ihtilafın neresinde? Değerli milletvekili arkadaşım Utku Çakırözer, Dışişleri Komisyonu'nda sizin bütün sicilinizi ortaya döktü. Bir kere de ben Genel Kurul'da hatırlatmak istiyorum.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2015 yılında Husilerle çatışmaya giren Suudilere lojistik ve istihbarat desteği vermek istediğini açıkladı. Dört yıl sonra, 2019'da Erdoğan, Suudi Arabistan'a çok ağır sözlerle yükleniyor ve bu savaşı onların başlattığını iddia ediyor. Aradan üç yıl geçiyor, 2022 yılında yine Erdoğan, Suudi Arabistan'ın Husilerle ilgili hassasiyetini paylaştığını açıklıyor ve ertesi yıl Husilere karşı bir ortak bildiriye imza atıyor. 2024 yılı Ocak ayında Erdoğan, Suudilerle imzaladığı bildirinin mürekkebi kurumadan, İsrail’e saldırdıkları için Husileri övüyor. NATO müttefikimiz İngiltere ve ABD'nin Husilere yönelik saldırılarını kınarcasına, 'Husiler çok güzel savunmalar yapıyor' diyerek memnuniyetini açıklıyor. Ve şimdi aradan iki yıl geçti. Biz 2026 yılında kendimizi Husilere karşı bir savunma paktı içerisinde buluyoruz. Maşallah, tutarlılıkta tam bir dünya lideri. Biz bu zikzaklı dış politikaya nasıl güvenelim? Hadi biz güvendik diyelim. Riyad ve İslamabad size nasıl güvenecek?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"10 YIL KATILIM MECBURİYETİNİ KİMİN TALEP ETTİĞİNİ BİLİYORUZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çok büyük sözlerle övdüğünüz, 'Dünya tarihini yönlendirecek' diye mübalağa ettiğiniz bu Mekke Anlaşması, türünün ilk örneği bile değil. ABD'nin güvenlik şemsiyesini Ortan Doğu'ya genişletmek amacıyla 1950’lerde kurulan Bağdat Paktı ve sonraki versiyonu CENTO da Mekke İttifakı'na benziyordu. Yukarıda bahsettiğim sebeplerden ötürü dağıldılar. Irak 1958'de Baasçı bir darbe sonrası uluslararası ilişkilerde yönelimini değiştirdi. 1979 İran İslam Devrimi başlayınca İran ayrıldı ve CENTO tamamen dağıldı. Şimdi siz, Pakistan ve Suudi Arabistan'da mevcut rejimlerin 20-30 yıl boyunca değişmeyeceğine garanti verebiliyor musunuz? Üstelik, bu yetmiyor gibi Anlaşma'da 10 yıllık bir katılım zorunluluğu getirmişsiniz. Bu bile tek başına müttefiklerinize yönelik güvensizliğinizi ortaya koyuyor. Müttefiklerinizin bu pakta sadık kalacağına inansanız, oturup böyle 10 yıl zorunlu katılım gibi maddeleri metne ekletmezdiniz. Aslında, biz bu 10 yıl katılım mecburiyetini kimin talep ettiğini biliyoruz. Yoksa bunu size güvensizliğinden ötürü Riyad ve İslamabad mı talep etti?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ACELENİZ NEDİR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu Anlaşma'nın Meclis'ten geçmemesi ve Türkiye'de henüz yürürlüğe girmemesine rağmen Dışişleri ve Milli Savunma Bakanları ve beraberinde Genelkurmay Başkanı ile Mekke Anlaşması'na dair iki kapsamlı istişare konseyine katınıldığını kaydeden Tan, "Aceleniz nedir? Nereye yetişiyorsunuz? Kim bizden ne talep ediyor da siz, koştura koştura bu paktı Meclis’ten geçirmeye çabalıyorsunuz" sorularını yöneltti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tan, "Biz Donald Trump'ın büyük övgülerle andığı, düzenlediği mitinglerde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı seçim malzemesi yapmaya cüret eden Netanyahu'nun bile hakkında tek olumsuz laf etmediği bu paktın İran'ı koruyacağına nasıl inanalım? Böyle bir ittifak ancak ABD ve İsrail'in çıkarlarını korur. Şimdi gelip de geçtiğimiz hafta Tahran'da MİT Başkanı İbrahim Kalın ile İranlı yetkililer arasındaki görüşmeleri emsal gösterip, İran'ın bu sözde pakta yakın olduğunu bize lütfen savunmayın" şeklinde konuştu. Tan, şu değerlendirmelerde bulundu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"HEM TALİBAN'I HEM HUSİLERİ TERÖR ÖRGÜTÜ İLAN ETMEK ZORUNDASINIZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İran'ın derdi belli. Onlar Husileri Mekke İttifakı'nın pençesinden kurtarma peşinde. Ayrıca madem İran'ı Anlaşma'ya dahil etmeye açıksınız, o zaman neden sınır komşumuz Irak'ın Mekke Paktı'na girişine dair en ufak bir görüş dahi bildirmediniz? Tahran'a siyaseten en yakın başkent Bağdat, ama Mekke Anlaşması konuşulunca Irak adını kullanan yok.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sözde Mekke Paktı, üç üye ülkeyi 10 yıllık bir mecburi taahhüt altına sokuyor. Oysa on yıl sonra bırakın bu üç ülkeyi, dünyanın hangi durumda olacağı belirsiz. Üstelik Pakistan ve Suudi Arabistan, sıcak çatışma tehdidiyle karşı karşıya. Fakat böyle bir tehdit bizim için söz konusu değil. Suudi Arabistan'ın en kritik noktaları, örneğin Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı bile Husi saldırılarına maruz kalıyor. Pakistan ise Afganistan'daki Taliban rejiminin saldırılarına uğruyor. Demek ki bizim bu ittifaktaki asli rolümüz, diğer iki ülkeyi, özellikle Suudi Arabistan'ı korumak.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Elbette şimdi hem Taliban'ı hem Husileri terör örgütü ilan etmek zorundasınız. Aksi halde BM Antlaşması'nın 51. maddesine dayanarak askeri müdahalenizi meşru sayamazsınız. Oysa siz Taliban'a laf ettirmiyor, onlarla Batı arasında köprü kurmak istediğinizi söylüyordunuz. Aslında herkes her şeyin farkında. Seçimler yaklaşıyor, acil finansmana ihtiyacınız var. Bu parayı da anlaşılan Suudi Arabistan'dan temin etmek istiyorsunuz. Ve şu anda Suudi Arabistan'a asker göndermeyeceğiniz konusunda taahhütlerde bulunuyorsunuz. Ya ileride bugünkü taahhütlerinizden cayarsanız? Husiler konusunda verdiğim örnekteki gibi siz dış dünyadaki muhataplarınız hakkında her seferinde başka başka konuşurken, biz size nasıl güvenelim?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2024 Şubat ayında, Ege Denizi'nin dört katı büyüklüğündeki devasa Somali karasularını Deniz Kuvvetlerimizin koruması için bir anlaşma imzaladınız. Ancak üç yıla yaklaştık, anlaşma hâlâ meclise gelmedi. Oysa siz bu meclisten, yürürlüğe girmeyen, yasal olmayan bu anlaşma için iki defa tezkere geçirdiniz. Meclis'i çiğnemeniz, Anayasa'nın açık ihlalidir ve siz bunun sonuçlarının nereye varacağını biliyorsunuz. Anayasa'yı ihlal eden günü gelince Yüce Divan'a çıkar. Şimdi bize ait olmayan Suudi-Husi çatışmasına, Anayasa'yı hiçe sayarak asker yollamayacağınızdan nasıl emin olacağız?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"MEHMETÇİĞİN ASLİ GÖREVİ KENDİ VATANIMIZI KORUMAKTIR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mekke mukaddes bir şehirdir. Lakin bir anlaşma, sırf Mekke'de imzalandı diye mukaddes olamaz. Hele ki, askerimizi yine ucu belirsiz bir maceraya sürüklüyorsa. Mehmetçiğin asli görevi Suudi vatanını değil, kendi vatanımızı korumaktır. Siz askerimizi, çıkarlarınız uğruna pazarlık masasına koyamazsınız.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sözlerime son verirken, bu Anlaşma'ya hayır oyu kullanacağını açıklayan DEM Parti, İYİ Parti, Yeni Yol ve Türkiye İşçi Partili milletvekili arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Ortaya koyduğumuz bu kadar gerekçeye rağmen hala anlaşmaya evet diyecek olanlar kendilerini Cumhur İttifakı'nın resmen üyesi kabul edebilirler. Biz, Mehmetçiğin canını Suudi Riyali karşılığında pazarlık masasına koyan bu anlaşmaya muhalifiz. Biz kendi çocuğunu yollamadığı Suudi çöllerine, başkalarının çocuklarını yollamak isteyenlere muhalifiz. Biz bu halka 100 yıl sonra yeniden Yemen Ağıtı yaktırmaktan hicap duymayanlara muhalifiz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 26 10:01:46 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/mekke-anlasmasi-genel-kurul-da-namik-tan-bu-halka-100-yil-h164219.html">Mekke Anlaşması Genel Kurul&amp;#039;da... Namık Tan: Bu halka 100 yıl sonra yeniden Yemen Ağıtı yaktırmaktan hicap duymayanlara muhalifiz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ortak-savunma-icin-mekke-anlasmasina-iliskin-kanun-h164218.html</link>
		<title>&amp;quot;Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması&amp;quot;na ilişkin kanun teklifinin birinci maddesi Genel Kurul&amp;#039;da kabul edildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı tarafından 7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan &quot;Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması&quot;nın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi&#039;nin birinci maddesi TBMM Genel Kurulu&#039;nda kabul edildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı tarafından 7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan "Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması"nın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi'nin birinci maddesi TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM Genel Kurulu'nda, Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı tarafından 7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan, taraflardan herhangi birine yönelik dış kaynaklı bir silahlı saldırının tüm taraflara yönelik bir saldırı olarak kabul edildiği "Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması"na ilişkin kanun teklifi görüşüldü. Teklifin birinci maddesi kabul edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genel Kurul'un kapanması nedeniyle diğer maddelerle ilgili görüşmelere yarın devam edilecek.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 26 09:36:39 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ortak-savunma-icin-mekke-anlasmasina-iliskin-kanun-h164218.html">&amp;quot;Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması&amp;quot;na ilişkin kanun teklifinin birinci maddesi Genel Kurul&amp;#039;da kabul edildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-den-16-il-icin-sari-ve-turuncu-kodlu-yagis-uyarisi-h164217.html</link>
		<title>Meteoroloji&amp;#039;den 16 il için sarı ve turuncu kodlu yağış uyarısı! Yurtta hava sıcaklıkları azalacak</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[MGM tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; yurt genelinin çok bulutlu, Marmara&#039;nın doğusu, Doğu Akdeniz, İç Anadolu&#039;nun güney ve doğusu, Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun gök gürültülü sağanak yağışlı, Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun kuzeydoğusunun kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Orta ve Doğu Karadeniz kıyıları, Güneydoğu Anadolu’nun doğusu, Hatay, Sinop, Bingöl, Muş, Ağrı, Bitlis, Hakkari, Şırnak ile Kastamonu&#039;nun kıyısında kuvvetli, Rize ve Artvin’de çok kuvvetli olması bekleniyor. İşte 5 Kasım 2026 hava durumu tahminleri…]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ülkemiz genelinde 3 ila 5 derece azalacağı tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genellikle kuzey, zamanla güneydoğu kesimlerde güney yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara, Kıyı Ege ile Doğu Karadeniz kıyılarında kuzey yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına (40-70 km/sa) şeklinde esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UYARILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Yağışların, Orta ve Doğu Karadeniz kıyıları, Güneydoğu Anadolu’nun doğusu, Hatay, Osmaniye, Sinop, Bingöl, Muş, Ağrı, Bitlis, Hakkari, Şırnak çevreleri ile Kastamonu'nun kıyı kesimlerinde kuvvetli, Rize ve Artvin çevrelerinde çok kuvvetli ve şiddetli olması beklendiğinden yaşanabilecek ani sel, su baskını, heyelan, ulaşımda aksamalar, yıldırım, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar ve kıyılarda hortum riski gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI: Rüzgarın, Marmara, Kıyı Ege ile Doğu Karadeniz kıyılarında kuzey yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına (40-70 km/sa) şeklinde esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, doğusunun sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, kuzey yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına (40-70 km/sa) şeklinde esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURSA °C, 14°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE °C, 14°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL °C, 13°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, Anadolu yakası aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KIRKLARELİ °C, 11°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">3|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, Kıyı Ege'de kuzey yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına (40-70 km/sa) şeklinde esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ °C, 16°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR °C, 18°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MANİSA °C, 16°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA °C, 19°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, Doğu Akdeniz'in sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Hatay ve Osmaniye çevrelerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA °C, 23°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA °C, 26°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR °C, 15°C<br />
Parçalı bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY °C, 21°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, bu sabah saatlerinde kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, güney ve doğu kesimleri ile Çankırı ve Kırşehir çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA °C, 14°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANKIRI °C, 14°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR °C, 11°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA °C, 13°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">6|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Sinop çevreleri ile Kastamonu'nun kıyı kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU °C, 9°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE °C, 12°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU °C, 9°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, kıyı kesimlerinde bu sabah saatlerinde kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK °C, 12°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">7|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak, Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yükseklerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, kıyı kesimlerinde kuvvetli, Rize ile Artvin çevrelerinde yer yer çok kuvvetli ve şiddetli olması bekleniyor. Rüzgarın, Doğu Karadeniz kıyılarında kuzey yönlerden kuvvetli (40-60 km/sa) olarak eseceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA °C, 14°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE °C, 16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, sabah ve öğle saatlerinde yer yer çok kuvvetli ve şiddetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN °C, 14°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, öğle saatlerinde kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON °C, 15°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, sabah ve öğle saatlerinde kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">8|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak, kuzeydoğusunun yükseklerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Bingöl, Muş, Ağrı, Bitlis, Hakkari ve Şırnak çevrelerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM °C, 8°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde sağanak, yüksekleri karla karışık yağmur ve kar yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS °C, 11°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde sağanak, yüksekleri karla karışık yağmur ve kar yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA °C, 17°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN °C, 14°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">9|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, doğu kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR °C, 15°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, sabah ve öğle saatlerinde kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARDİN °C, 13°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, sabah ve öğle saatlerinde kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT °C, 16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, yer yer kuvvetli olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA °C, 19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 26 09:21:49 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-den-16-il-icin-sari-ve-turuncu-kodlu-yagis-uyarisi-h164217.html">Meteoroloji&amp;#039;den 16 il için sarı ve turuncu kodlu yağış uyarısı! Yurtta hava sıcaklıkları azalacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-288-h164216.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altında yön yukarı döndü: İşte 5 Kasım 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. Peki, çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? Yarım altın bugün kaç lira? İşte 5 Kasım 2026 çeyrek, ons, gram ve yarım altın satış fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gram altın güne 6.656 TL, ons altın ise 4.142 dolar seviyesinden başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çarşamba günü yüzde 3'ü aşan yükseliş kaydeden altın, kazançlarını bugün de sürdürerek değer kazanmaya devam etti. Fiyatlardaki yükselişte, ABD ara seçimlerinin ardından Demokratların Kongre'nin her iki kanadında da çoğunluğu sağlamasıyla doların ve tahvil getirilerinin gerilemesi etkili oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve döviz kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 5 Kasım 2026 Perşembe gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.656,84 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 10.943,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 21.880,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 42.597,23 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 43.599,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 106.819,75 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 4.142,74 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 26 09:15:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-288-h164216.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-371-h164215.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (5 Kasım 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 5 Kasım 2026 Perşembe gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 5 Kasım 2026 Perşembe gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 50,0327 (alış) 50,0590'dan (satış) işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 56,5530 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 26 09:10:45 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-371-h164215.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/teknoloji/siber-guvenlik-baskanligindan-vatandaslara-dolandiricilik-uyarisi-h164214.html</link>
		<title>Siber Güvenlik Başkanlığından vatandaşlara dolandırıcılık uyarısı</title>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<description><![CDATA[Siber Güvenlik Başkanlığı’ndan yapılan uyarıda, hesap bilgileri ele geçirilerek yapılan dolandırıcılık uygulamalarına karşı şikayetlerde artış gözlemlendiği belirtilerek vatandaşlardan, dijital güvenlik için cihazlarını güncellemeleri, şüpheli bağlantılardan uzak durmaları istendi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Siber Güvenlik Başkanlığı’ndan yapılan uyarıda, hesap bilgileri ele geçirilerek yapılan dolandırıcılık uygulamalarına karşı şikayetlerde artış gözlemlendiği belirtilerek&nbsp;vatandaşlardan, dijital güvenlik için cihazlarını güncellemeleri, şüpheli bağlantılardan uzak durmaları&nbsp;istendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Siber Güvenlik Başkanlığı’nın X hesabından yapılan uyarıda şu ifadeler yer aldı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Son dönemde, vatandaşlarımızın WhatsApp ve benzeri mesajlaşma uygulamalarındaki hesaplarının bilgileri dışında ele geçirilerek dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanıldığına ilişkin şikâyetlerde artış gözlemlenmektedir. Başkanlığımızca yürütülen teknik incelemelerde, özellikle güncel olmayan iOS işletim sistemine sahip iPhone cihazlarındaki güvenlik açıklarını hedef alan zararlı yazılımların bu tür saldırılarda kullanılabildiği tespit edilmiştir. Söz konusu zararlı yazılımlar; kötü amaçlı reklamlar, şüpheli bağlantılar ve güvenliği ihlal edilmiş internet siteleri aracılığıyla cihazlara bulaşabilmektedir. Bazı gelişmiş saldırılarda zararlı içeriğin yalnızca görüntülenmesi dahi cihaz güvenliğini riske atabilmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>"CİHAZINIZI GÜNCELLEYİN”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dijital güvenliğiniz için; cihazınızı güncelleyin. Özellikle iPhone kullanıcıları en güncel iOS sürümünü yüklemelidir. Şüpheli bağlantılardan uzak durun. Kaynağı belirsiz reklamlara ve bağlantılara tıklamayın, güvenilir olmayan sitelerden dosya indirmeyin. Hesap güvenliğinizi artırın. WhatsApp ve diğer uygulamalarınızı güncel tutun, iki aşamalı doğrulamayı etkinleştirin ve WhatsApp’taki ‘bağlı cihazlar’ bölümünü kontrol edin. Bazı gelişmiş saldırılarda yetkisiz erişimlerin bu bölümde görünmeyebileceğini unutmayın.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>"PARA TALEPLERİNİ DOĞRULAYIN”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Para taleplerini doğrulayın. Tanıdığınız kişilerden gelse dahi IBAN ve para transferi taleplerini ilgili kişiyi telefonla arayarak teyit edin. Hesabınızın ele geçirildiğinden şüpheleniyorsanız; yakınlarınızı bilgilendirin, hesap parolalarınızı güvenli bir cihaz üzerinden değiştirin, bankanızla iletişime geçin ve dijital delilleri muhafaza ederek yetkili makamlara başvurun. Cihazınızı sıfırlayarak güncel yazılımı yeniden yükleyin. Unutmayın, tanıdığınız bir kişinin gerçek hesabından gelen mesaj, her zaman o kişi tarafından gönderilmiş olmayabilir.”</span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 20:05:53 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/teknoloji/siber-guvenlik-baskanligindan-vatandaslara-dolandiricilik-uyarisi-h164214.html">Siber Güvenlik Başkanlığından vatandaşlara dolandırıcılık uyarısı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/harun-tekinden-ilk-solo-proje-a-dictionary-of-night-h164213.html</link>
		<title>Harun Tekinden ilk solo proje: A Dictionary of Night</title>
		<category><![CDATA[kultur-sanat]]></category>
		<description><![CDATA[Mor ve Ötesi grubunun solisti Harun Tekin, müzik kariyerindeki ilk solo çalışması “A Dictionary of Night”ı İngiliz plak şirketi state51 etiketiyle yayımladı. Altı şarkıdan oluşan mini albüm, farklı dönemlere ve müzik geleneklerine ait eserleri sade düzenlemelerle bir araya getiriyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Mor ve Ötesi grubunun solisti Harun Tekin, müzik kariyerindeki ilk solo çalışması “A Dictionary of Night”ı İngiliz plak şirketi state51 etiketiyle yayımladı. Altı şarkıdan oluşan mini albüm, farklı dönemlere ve müzik geleneklerine ait eserleri sade düzenlemelerle bir araya getiriyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul ve Londra arasında şekillenen projede Tekin, Türkçe şarkıları gitarıyla, İngilizce şarkıları ise piyanoyla seslendiriyor. Albümde Sezen Aksu'nun “Alaturka”, Münir Nurettin Selçuk'un “Kalamış” ve Fethi Karamahmutoğlu'nun “Hiçbir Şeyde Gözüm Yok” adlı eserlerinin yanı sıra The Beatles'ın “Golden Slumbers”, Kate Bush'un “And Dream of Sheep” ve Elton John'un “Tonight” şarkıları yer alıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“A Dictionary of Night”, Harun Tekin'in bir süredir yaşamını sürdürdüğü İstanbul ve Londra'nın farklı zamanlarını ve mekânlarını müzik aracılığıyla buluşturuyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İki dilin ve iki ayrı müzik geleneğinin ortaklıklarını ve farklılıklarını araştıran Tekin, seçtiği şarkılarla kişisel bir müzik yolculuğu kuruyor. Gece kavramı ise albümün bütününe yayılan ortak bir tema olarak öne çıkıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>ŞARKILARA EŞLİK EDEN BİR SÖZLÜK</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Harun Tekin, albüm için yaklaşık 35 maddeden oluşan İngilizce bir mini sözlük de hazırladı. Şarkılardan, onları yaratan sanatçılardan, mekânlardan ve şarkı sözlerinde geçen kavramlardan hareketle oluşturulan sözlük, sanatçının kişisel tanımlarını ve kısa denemelerini içeriyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu çalışmayla Tekin, şarkıların yalnızca müzikal dünyasına değil, çağrıştırdıkları anılara, mekânlara ve düşüncelere de alan açıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>KAYITLAR AYVALIK'TA, SON DOKUNUŞLAR LONDRA'DA</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Albümün kayıtları Ayvalık Cunda'daki Pür stüdyosunda gerçekleştirildi. Miks işlemleri Londra'daki 212 stüdyosunda, mastering çalışmaları ise 360 Studios'ta tamamlandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kayıt mühendisliğini Arın Baykurt, miks mühendisliğini Darren Lawson, mastering çalışmalarını Dick Beetham üstlendi. Albümün kapak tasarımı Louise Mason tarafından hazırlandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dijital platformlarda yayımlanan “A Dictionary of Night”ın önümüzdeki dönemde CD ve plak formatlarında da müzikseverlerle buluşturulması planlanıyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 19:18:26 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/harun-tekinden-ilk-solo-proje-a-dictionary-of-night-h164213.html">Harun Tekinden ilk solo proje: A Dictionary of Night</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/fatma-betul-sayan-kaya-esi-ilyas-kaya-ve-eski-spk-baskani-ibrahim-omer-gonul-ikinci-kez-ifade-verecek-h164212.html</link>
		<title>Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül ikinci kez ifade verecek</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[&quot;Fon soruşturması&quot; kapsamında 30 Eylül&#039;de ifade veren eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül ile 7 Ekim&#039;de ifade veren eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya ikinci kez ifadeye çağrıldı. Kaya çifti ve Gönül&#039;ün yarın ifade vermesi bekleniyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">"Fon soruşturması" kapsamında 30 Eylül'de ifade veren eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül ile 7 Ekim'de ifade veren eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya ikinci kez ifadeye çağrıldı. Kaya çifti ve Gönül'ün yarın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nda ifade vermesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 112'si tutuklu 433 şüpheli hakkındaki "fon soruşturması" devam ediyor. Başsavcılık yetkililerinden edinilen bilgiye göre, soruşturma kapsamında eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya ile eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Günül bir kez daha ifadeye çağrıldı. Kaya çifti ile Gönül'ün yarın Çağlayan'da bulunan İstanbul Adliyesi'nde savcılığa ifade vereceği belirtiliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül, 30 Eylül'de soruşturma kapsamında ifade vermiş ve serbest bırakılmıştı. Kaya çifti de 7 Ekim'de adliyeye gelmiş ve bir saat sonra ayrılmıştı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>"KİMSENİN YÖNLENDİRMESİ OLMADI" SAVUNMASI</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başsavcılıkta ayrı ayrı ifade veren Kaya çifti, Özata Denizcilik hisselerindeki işlemlerine ilişkin soruları yanıtlamış, İlyas Kaya'nın, Özata Denizcilik hissesinden Nisan 2026'da yaklaşık 150 bin lot aldığını, hisselerin bir bölümünü ağustosta, kalanını ise eylülde sattığını söylediği öğrenilmişti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fatma Betül Sayan Kaya'nın ise Nisan 2026'da yaklaşık 250 bin lot Özata Denizcilik hissesi aldığını, hisselerin bir bölümünü ağustos ayında, kalanını ise eylül ayında sattığını, satıştan elde ettiği kazancı kısa süre Tera fonunda değerlendirdiğini, daha sonra fondan çıktığını ve kazanç olarak görünen tutarı TMSF tarafından belirtilen hesaba gönderdiğini söylediği belirtilmişti.</span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 19:17:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/fatma-betul-sayan-kaya-esi-ilyas-kaya-ve-eski-spk-baskani-ibrahim-omer-gonul-ikinci-kez-ifade-verecek-h164212.html">Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül ikinci kez ifade verecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/disisleri-bakanligindan-ab-komisyonu-aciklamasi-turkiye-ab-iliskileri-uzun-vadeli-bir-vizyon-temelinde-sekillenmelidir-h164211.html</link>
		<title>Dışişleri Bakanlığından AB Komisyonu açıklaması: Türkiye-AB ilişkileri uzun vadeli bir vizyon temelinde şekillenmelidir</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[AB Komisyonu 2026 Türkiye Raporu hakkında Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Türkiye-AB ilişkileri, dar siyasi hesapların ve tek taraflı yaklaşımların ötesinde, ortak çıkarlar ve uzun vadeli bir vizyon temelinde şekillenmelidir. AB’den beklentimiz, son dönemde artan diyaloğu üyelik perspektifimizi güçlendiren somut kararlara dönüştürerek ortak geleceğimizin gerektirdiği stratejik iradeyi göstermesidir” ifadeleri yer aldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Dışişleri Bakanlığı'ndan&nbsp;AB Komisyonu 2026 Türkiye Raporuna ilişkin yapılan açıklamada, "Türkiye-AB ilişkileri, dar siyasi hesapların ve tek taraflı yaklaşımların ötesinde, ortak çıkarlar ve uzun vadeli bir vizyon temelinde şekillenmelidir. AB’den beklentimiz, son dönemde artan diyaloğu üyelik perspektifimizi güçlendiren somut kararlara dönüştürerek ortak geleceğimizin gerektirdiği stratejik iradeyi göstermesidir" ifadeleri yer aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avrupa Komisyonu, AB'nin 2026 Genişleme Paketi kapsamında hazırladığı 120 sayfalık Türkiye Raporu'nu yayımladı. Dışişleri Bakanlığı'nın sitesinden rapor hakkında yayımlanan değerlendirmede, şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Avrupa Komisyonu’nun 2026 yılı Genişleme Paketi kapsamında ülkemizle ilgili hazırladığı rapor, Avrupa Birliği’nin (AB) ülkemize karşı ön yargılı ve hakkaniyetten uzak tutumunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Raporda yer alan, özellikle siyasi kriterlerle yargı ve temel haklar alanındaki mesnetsiz iddiaları reddediyoruz. Söz konusu ithamlar, bazı AB yetkililerinin çifte standartlı yaklaşımının ve tutarsız, inandırıcılığını yitirmiş zihniyetinin yansımasıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>"KKTC’NİN MEŞRU HAKLARININ GÖZ ARDI EDİLDİĞİNİ MÜŞAHEDE EDİYORUZ”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporda, son yıllarda olduğu gibi, Yunanistan ve Kıbrıs Rum tarafının uluslararası hukukla bağdaşmayan, gerçeklerden kopuk, maksimalist tezlerinin savunulduğunu, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin meşru hak ve menfaatleriyle haklı politikalarının bir kez daha göz ardı edildiğini müşahede ediyoruz. AB’nin, Kıbrıs meselesinde kayıtsız şartsız Kıbrıs Rum tarafının tutumunu benimsediği müddetçe çözüm çabalarına katkı sunmasının mümkün olmadığını bu vesileyle tekrar hatırlatıyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Rapordaki Doğu Akdeniz’e ilişkin değerlendirmeler uluslararası hukuka ve hakkaniyet ilkesine bütünüyle aykırı olup Türkiye ile Libya arasında imzalanan Mutabakat Muhtırası’na dair ifadelerin de herhangi bir hükmü bulunmamaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>GÜMRÜK BİRLİĞİ BEKLENTİSİ VURGULANDI</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Diğer taraftan Türkiye’nin ekonomik ve parasal politikalar alanında kaydettiği ilerlemeye, iyi işleyen piyasa ekonomisine ve birlik içindeki rekabet baskılarıyla baş edebilme kapasitesine ilişkin tespitleri önemli buluyoruz. Ülkemizin bağlantısallık, tedarik ve değer zincirlerinin dayanıklılığıyla savunma ve güvenlik alanlarındaki rolüne yapılan atıfları olumlu değerlendiriyoruz. Raporda kayda geçirilen ekonomik ve ticari verilerin ortaya koyduğu üzere, Gümrük Birliği’nin güncellenmesine ilişkin haklı ve meşru beklentimizi bir kez daha vurguluyoruz.<br />
<br />
<strong>TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye-AB ilişkileri, dar siyasi hesapların ve tek taraflı yaklaşımların ötesinde, ortak çıkarlar ve uzun vadeli bir vizyon temelinde şekillenmelidir. Türkiye, ortaklık hukuku ve ahde vefa ilkesi çerçevesinde, karşılıklı güven, saygı ve hakkaniyete dayalı bir anlayışla ilişkileri ilerletmeye hazırdır. AB’den beklentimiz, son dönemde artan diyaloğu üyelik perspektifimizi güçlendiren somut kararlara dönüştürerek ortak geleceğimizin gerektirdiği stratejik iradeyi göstermesidir.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 19:15:53 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/disisleri-bakanligindan-ab-komisyonu-aciklamasi-turkiye-ab-iliskileri-uzun-vadeli-bir-vizyon-temelinde-sekillenmelidir-h164211.html">Dışişleri Bakanlığından AB Komisyonu açıklaması: Türkiye-AB ilişkileri uzun vadeli bir vizyon temelinde şekillenmelidir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yerel-yonetimler/ibb-davasinda-104uncu-gun-sona-erdi-h164210.html</link>
		<title>İBB Davası&apos;nda 104&apos;üncü gün sona erdi</title>
		<category><![CDATA[yerel-yonetimler]]></category>
		<description><![CDATA[İBB davasının 104’üncü gününde tanık Selman Narman ile Serdal Taşkın’ın avukatı Ali Rıza Dizdar arasında “Kıvırtma kardeşim” sözleri üzerine tartışma yaşandı. Narman, avukat Dizdar’a “Sen önce edebini takınacaksın, edebinle soru soracaksın” diyerek soruları yanıtlamayı reddetti. Mahkeme başkanı, avukat Dizdar soru sormaya devam ederken mikrofonunu kapattı ve tanığı gönderdi. Duruşma yarın devam edecek.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İBB davasının 104’üncü gününde tanık Selman Narman ile Serdal Taşkın’ın avukatı Ali Rıza Dizdar arasında “Kıvırtma kardeşim” sözleri üzerine tartışma yaşandı. Narman, avukat Dizdar’a “Sen önce edebini takınacaksın, edebinle soru soracaksın” diyerek soruları yanıtlamayı reddetti. Mahkeme başkanı, avukat Dizdar soru sormaya devam ederken mikrofonunu kapattı ve tanığı gönderdi. Duruşma yarın devam edecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 46'sı tutuklu 436 sanıklı İBB Davası'nın üçüncü duruşmasına, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'de yeni inşa edilen duruşma salonunda devam edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde&nbsp;beyanı alınan tanık Furkan Yalçınkaya, Ahmet Çiçek ile üç-dört yıl önce tanıştığını anlattı. Çiçek’in hukuki sorunları nedeniyle kendi adına şirket kuramadığını, bu nedenle kendi adına şirket kurarak işlerini sürdürme teklifini kabul ettiğini anlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çiçek tutuklandıktan sonra yaşanan sorunları öğrendiğini belirten Yalçınkaya, savcılığa giderek bildiklerini anlattığını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İtirafçı sanık Ahmet Çiçek’in ifadelerinin ardından savcılığın kendisini dinlemek istediğini belirten Yalçınkaya, “Beni Ahmet Çiçek’in avukatları aradı, savcılığa gittim” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu sanık, Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve İBB Başkan Danışmanı Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya’nın, “Ahmet Çiçek’in avukatı sizi nasıl davet etti?” sorusuna Yalçınkaya, “Bazı sorunlar olduğunu öğrendik, savcılık bizi dinlemek istemiş” yanıtını verdi. Sertkaya’nın, “Yani savcılıktan size doğrudan bir davet gelmedi mi?” sorusu üzerine de “Gelmedi” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yalçınkaya, Ahmet Çiçek’in yönlendirmesiyle Murat Kapki'nin çevresindeki kişilerle para alışverişi yaptığını anlattı. Murat Kapki’yi bir kez ofisinde gördüğünü, şirketlerle ilgili sözleşmeler imzalandığını belirten Yalçınkaya, sonraki işlemlerde Kapki’nin adamları olduğunu düşündüğü Güngör ve Şeyhmus isimli kişilerle çalıştığını söyledi. Çiçek’in kendisine çek verdiğini, bu çekleri bozdurarak paraları ilgili kişilere teslim ettiğini aktaran Yalçınkaya, Çiçek’in işlemlerin ticari ilişki kapsamında olduğunu söylediğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Rahşan Sertkaya, Yalçınkaya’ya, savcılık ifadesinde 26 Şubat 2024’te Muhittin Palazoğlu’nun çalışanı olduğunu bildiği Serkan Yıldız’a, Bulgurlu Polis Merkezi yanındaki ofiste para dolu bir bavul teslim ettiğini anlattığını hatırlattı. Yalçınkaya, Serkan Yıldız’a para teslim ettiğini doğruladı. Ancak parayı Ahmet Çiçek’in verdiğini ve kendisine bunun ticari bir işlem olduğunun söylendiğini belirtti. Yalçınkaya, Serkan Yıldız’ın Palazoğlu’nun çalışanı olduğunu bizzat bilmediğini, bu bilgiyi Ahmet Çiçek’ten duyduğunu ancak söz konusu ilişkiye tanık olmadığını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kapki’nin avukatı Çağan Yazıcı’nın sorularını yanıtlayan Yalçınkaya, bozdurulan çeklerden elde edilen paraların tamamını ilgili kişilere kimi zaman bankada, kimi zaman araçta teslim ettiğini anlattı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yalçınkaya, bir soruyu yanıtlarken, “Ahmet Çiçek’in yönlendirmesiyle ifade veriyorum” dediği yönündeki iddiayı reddetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>SELMAN NARMAN’IN TANIKLIĞI TARTIŞMA YARATTI</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Furkan Yalçınkaya’nın ardından Selman Narman’ın beyanlarına geçildi. Ancak Narman'ın beyanı alınmadan tutuklu sanık Doğan Hamit Doğruer’in avukatı Serkan Günel söz aldı. Narman’ın iddianamenin birçok yerinde şüpheli olarak geçtiğini ve dosyada şüpheli sıfatıyla alınmış ifadesi bulunduğunu belirten Günel, buna karşın duruşmada tanık olarak dinlenmesinin netleştirilmesini talep etti. Mahkeme başkanı, talebe yanıt vermeden Narman’ın beyanlarını almaya başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Narman, Kültür AŞ’de çalışırken 2023 yılında, “İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması” gerekçesiyle işten çıkarıldığını aktardı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eski Kültür AŞ Genel Müdürü Serdal Taşkın söz alarak, 2023 yılında kendisine mesaj atıp borç isteyip istemediğini sordu. Narman, Taşkın’a gönderdiği mesajda “Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz” dediğini belirterek, bunun bir sitem olduğunu, tehdit amacı taşımadığını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Taşkın ise “Ben yandım, herkesi yakacağım” ifadesinin yer aldığı mesajın Doğan Hamit Doğruer’in telefonunda bulunduğunu belirterek, mesajın incelenmesini istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu sanık Mustafa Nihat Sütlaş, itirafçı sanık Eyüp Subaşı’nın borçlarını üstlenerek Kültür AŞ’ye ödeme yaptığını söyledi. Bunun üzerine tanık Narman, “Bu yönden bir kamu yararı oluştuğu doğrudur” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>NARMAN: “HERKES” DEDİ, KİMDEN DUYDUĞUNU HATIRLAMADI</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya, Narman’a, “Murat Ongun, Ekrem İmamoğlu’ndan sonra belediyede ikinci adamdır demişsiniz. Bunu kim söyledi?” diye sordu. Narman, “Herkes” yanıtını verdi. Sertkaya’nın “Herkes kim, kimden duydunuz?” sorusu üzerine ise “Hatırlamıyorum” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sertkaya, Narman’ın 2023 yılında işten çıkarılmasının ardından açtığı davada avukatının mobbing iddiasını gündeme getirdiğini, ancak İBB soruşturmasına konu olan usulsüzlük iddialarından söz etmediğini hatırlatarak bunun nedenini sordu. Narman, “Ben öyle istemişimdir o zaman, hesabım başkadır” yanıtını verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu iş insanı Hüseyin Köksal’ın avukatı Baver Kaya da Narman’a, müvekkilinin sahibi olduğu şirketin asıl sahibinin Ekrem İmamoğlu olduğu yönündeki iddiasını sordu. Narman, bu ifadeyi diyaloglardan ve konuşulanlardan hareketle verdiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeyi “Savcılar tarafından yönlendirildim” diyerek geri çeken tutuklu sanık Murat Kapki ise Narman’a, “Sizin yanınıza geldiğimizde ihaleyle ilgili herhangi bir suç işledik mi?” diye sordu. Narman, “Hayır, bunu zaten ifademde de söyledim” yanıtını verdi. Bunun üzerine Kapki, mahkeme başkanına dönerek, “Başkanım, ben neden burada yatıyorum?” diye tepki gösterdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>AVUKAT DİZDAR İLE NARMAN ARASINDA TARTIŞMA</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eski Kültür A.Ş. Genel Müdürü Serdal Taşkın’ın avukatı Ali Rıza Dizdar, Narman’a soru yöneltmeden önce uzun süredir ayakta olduğunu belirterek mahkeme başkanına ara verilmesini önerdi. Narman ise “Sorun yok, ben biraz daha dayanırım” dedi. Dizdar, sözlerinin Narman’a değil mahkeme başkanına yönelik olduğunu belirterek sorularını yöneltmek için başkanın karar vermesini istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dizdar’ın ilk olarak kaç yıllık avukat olduğunu sorması üzerine Narman, sorunun davayla ilgisi olmadığını söyleyerek yanıt vermeyi reddetti. Dizdar, Narman’ın daha önce “5 milyon lira borcum var” dediğini hatırlatarak borcun ne olduğunu sordu. Narman bu soruyu da yanıtlamayacağını söyledi. Dizdar, Narman’ın serbest avukat olup olmadığını, yazıhanesinin bulunup bulunmadığını ve Kule AŞ’de çalışıp çalışmadığını da sordu. Narman, bu soruların da davayla ilgisi olmadığını belirterek cevap vermedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dizdar, bu soruları Narman’ın kamu görevlisi olup olmadığını ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi bulunup bulunmadığını anlamak için yönelttiğini söyledi. Narman’ın Kültür AŞ’de çalıştığını, şu anda da Kule AŞ’de görev yaptığını tespit ettiğini belirten Dizdar, kamu görevlisi olması durumunda tanıklık ve suç ihbarı yükümlülükleri üzerinden sorularını sürdüreceğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dizdar, Narman’ın mülkiye müfettişlerine hangi şartlarda ifade verdiğini açıklamadığını, “Bu işlerden kurtulmak için Genel Müdürlüğe geçmek istedim” ve “Usulsüzlük yapılıyordu, usulsüzlüklere karşıydım” şeklindeki beyanlarını hatırlattı. Narman’ın usulsüzlüklerden haberdar olduğunu ve talimatlar verildiğini bildiğini söylemesine rağmen neden suç ihbarında bulunmadığını sordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dizdar, 657 sayılı Kanun’un yanı sıra Türk Ceza Kanunu’nun 279 ve 272’nci maddelerine atıfta bulunarak, kamu görevlisinin suçla karşılaştığında ihbar yükümlülüğü bulunduğunu belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Narman, mülkiye müfettişlerine verdiği ifadeye ilişkin olarak, bunun imzaladığı bir belgenin sonucuna katlanması dayatmasıyla yapıldığını daha önce açıkladığını belirterek aynı konuları yeniden anlatmak istemediğini söyledi. Mahkeme başkanı, Dizdar’dan sıradaki soruya geçmesini istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dizdar, Narman’ın sözleşmeleri kendisinin hazırladığını söylediğini hatırlatarak, Kültür AŞ’de ihalelerin bu sözleşmelere uygun yapılıp yapılmadığını ve kamu zararı bulunup bulunmadığını sordu. Narman, “Bunun tespitini yapacak kişi ben değilim. Sayıştay yapmışsa, varsa vardır” yanıtını verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dizdar, Sayıştay raporlarında kamu zararı bulunmadığının yazıldığını belirterek Narman’a rahatsızlığının ne olduğunu sordu. Ardından Narman’ın “Bu işlerden kurtulmak için genel müdürlüğe geçmek istedim” sözlerine atıfta bulunarak “Bu işler dediğiniz ne, açar mısınız biraz?” diye sordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dizdar’ın sorusunu yöneltirken kullandığı “Kıvırtma kardeşim, hiç kıvırma” sözlerine Narman tepki gösterdi. Narman, “Sen önce edebini takınacaksın, edebinle soru soracaksın. Cümlelerini ve kelimelerini edebinle seçeceksin, sonra benden cevap bekleyeceksin. Sayın Başkanım, bu şekilde cevap vermeyeceğim” dedi. Dizdar’ın “Bu işler dediğiniz ne?” sorusunu yinelemesi üzerine de yanıt vermeyeceğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dizdar, Narman’ın mülkiye müfettişlerine verdiği ifadeye ilişkin sorularını sürdürerek, müfettişlerin tevdii raporunu savcılığa verip vermediğini sordu. Narman, müfettiş raporunun savcılığa verildiğini doğruladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme başkanı, avukat konuşurken mikrofonu kapattı ve tanığı gönderdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma yarın devam edecek.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 19:14:41 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yerel-yonetimler/ibb-davasinda-104uncu-gun-sona-erdi-h164210.html">İBB Davası&apos;nda 104&apos;üncü gün sona erdi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/sile-belediyesi-davasi-tutuklu-sehir-plancisi-evren-bucan-rant-duzenine-comak-soktuk-makamimda-saldiriya-ugradim-ama-bildigim-dogrulardan-asla-vazgecmedim-h164209.html</link>
		<title>Şile Belediyesi davası... Tutuklu şehir plancısı Evren Buçan: Rant düzenine çomak soktuk. Makamımda saldırıya uğradım ama bildiğim doğrulardan asla vazgeçmedim</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Şile Belediyesi davasının 7. gününde savunma yapan şehir plancısı Evren Buçan, görev yaptığı sürede kimseden maddi talepte bulunmadığını belirterek, &quot;Yıllardır süregelen kanunsuzluğa, iş bilmezliğe, eş-dost ve akraba kayırmacılığına son verdik; kurdukları rant düzenine çomak soktuk... Görev yaptığım süreçte kamu zararına sebebiyet verecek her teklifi reddettim. Mevzuata uygun olmayan her talebe direndim. Makamımda saldırıya uğradım, fakat bildiğim doğrulardan asla vazgeçmedim&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;"><strong>&nbsp;</strong>Şile Belediyesi davasının 7. gününde savunma yapan şehir plancısı Evren Buçan, görev yaptığı sürede kimseden maddi talepte bulunmadığını belirterek, "Yıllardır süregelen kanunsuzluğa, iş bilmezliğe, eş-dost ve akraba kayırmacılığına son verdik; kurdukları rant düzenine çomak soktuk...&nbsp;Görev yaptığım süreçte kamu zararına sebebiyet verecek her teklifi reddettim. Mevzuata uygun olmayan her talebe direndim. Makamımda saldırıya uğradım, fakat bildiğim doğrulardan asla vazgeçmedim" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklanan ve görevinden uzaklaştırılan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı'nın da arasında bulunduğu 11’i tutuklu 53 sanığın yargılandığı davanın görülmesine, 7. gününde İstanbul Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Saat 10.15 sıralarında başlayan duruşmada ilk olarak savunmasını yapan tutuklu sanık Ali Şafak,&nbsp;Ali Bayram Üst, Recep Üst ve Mehmet Selçuk Aran gibi isimler aracılığla kendilerine kumpas kurulduğunu ileri sürdü ve “Bir ajan provokatör faaliyetidir almış başını gidiyor. Beklentileri bizi bir şekilde bir yere düşürmek ve bizi buraya atmak. Attırdılar da helal olsun” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şafak, Ali Bayram Üst’ün kendisini görüşmeye çağırdığını, kendisinin de görüşme talebinin Recep Üst’e verdiği hukuki danışmanlık kapsamında olduğu düşüncesiyle görüşmeye gittiğini anlattı. Kendisine kumpas kurulduğunu da savunan ve buluşmaya ilişkin, “Şimdi ben hani kendimce danışmanlık verdim ya, Ali Bayram beni arıyor, bazı konuları konuşacağız İstanbul imar mevzuatı üzerine, onun bazı projeleri var ona başlayacağız. Abi diyor, çocukla ilgili sorun var diyor, ben diyor Şile’ye gelemem. Dışarıda buluşsak olur mu? Dedim ne zaman buluşacağız? Ben Avrupa Yakası'nda oturuyorum Anadolu Yakası'nı bilmiyorum. Dedi ki Çekmeköy Ümraniye. Dedi ki bir AVM var; orada buluşacağız.” şeklinde konuşan Şafak, AVM’de bir kafede buluştuklarını ve Üst’ün burada kendisine 5 bin euroluk danışmanlık ücretini teslim ettiğini anlattı. Şafak, Üst’ün burada kendisine içinde para bulunan pembe bir bavul teslim ettiği iddiasını ise reddetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>"ELİMDE ÇANTAYLA NİYE ÇEKMEDİN BENİ? YOK. ORTADA ÇANTA YOK ZATEN"</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şafak bavul iddiasına ilişkin, “Madem sen kocaman bir bavul yapmışsın içine para doldurmuşsun, pembiş pembiş. Beni niye o bavulla fotoğraflamadın, ben o kafeden çıkarken niye fotoğrafımı çekmedin ya. Madem bana bu pembe çantayı verdi, pembe çanta elimdeyken niye beni çekmedi? Yok öyle bir şey. Bu kadar ses kaydına, efora gerek kalmazdı. Gizli ses kaydı almak aklına geldi, paranın fotoğrafını çekmek aklına geldi, çantayı çekmek aklına geldi, elimde çantayla niye çekmedin beni? Yok. Ortada çanta yok zaten.” şeklinde konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>"RANT DÜZENİNE ÇOBAK SOKTUK"</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şile Belediyesi'nde şehir plancısı olarak çalışırken operasyon sonucu tutuklanan ve 16 aydır tutuklu bulunan Evren Buçan da Şile'de kurulan&nbsp; rant düzenine çomak soktuklarını belirterek şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Ben Şile Belediyesi'nde 12.03.2025 tarihinden gözaltına alındığım güne kadar yaklaşık 4 ay görev yaptım. Şile'ye bir ekiple ya da bir örgüt ilişkisiyle değil, başkan yardımcımızın deneyimli teknik personel ihtiyacı üzerine geldim. Görev yaptığım süre boyunca hiçbir kimseden ne kendim ne de bir başkası veya kurum için maddi bir talepte bulunmadım; hiçbir kimseden para almadım ve bu yönde kimseden talimat almadım. Benim tek amacım kanun ve yönetmeliklere uygun bir şekilde davranmaktı. Hakkımdaki suçlamalar, mevzuatauygun olmayan taleplerini reddettiğim kişilerin birbirini tekrar eden beyanlarından ibarettir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yıllardır süregelen kanunsuzluğa, iş bilmezliğe, eş-dost ve akraba kayırmacılığına son verdik; kurdukları rant düzenine çomak soktuk. Aslında kurumların işleyişi tabii ki kanun, genelge ve yönetmeliklerle belirlenir, fakat uygulayan nihayetinde insandır. Kurumsal yapı oluşmamışsa orada düzen yoktur. Doğru aşındırılırsa yanlış artık sıradanlaşır, nihayetinde toplumda kabul görür.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>"MAKAMIMDA SALDIRIYA UĞRADIM AMA BİLDİĞİM DOĞRULARDAN ASLA VAZGEÇMEDİM"</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Görev yaptığım süreçte kamu zararına sebebiyet verecek her teklifi reddettim. Mevzuata uygun olmayan her talebe direndim. Makamımda saldırıya uğradım, fakat bildiğim doğrulardan asla vazgeçmedim. Gerçeklerin er ya da geç ortaya döküleceği bugünü 16 ay boyunca 60 kişilik koğuşta, her türlü suçtan tutuklu insanlarla kader birliği yaparak sabırla bekledim. Ailemin, başta eşim ve kızlarımın aylar boyunca verdiği mücadeleyi mi, yaşadığım haksızlıkları mı, haftada 10 dakikayı mı, 45 dakikalık kapalı, ayda bir açık görüşü mü, her görüş sonrası duygularımı mı, hangi birini anlatayım? Eşimin hayat sigortasını bozarak avukat tutmayı mı, aracımı satıp maaş kesintisini telafi etmeyi mi, emekli anne ve babama 46 yaşımda yük olmayı mı, KOAH hastası babamı 16 aydır görememeyi mi? Neden adil yargılanma hakkımı elimden alarak bana bunları yaşattılar.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gizlilik dediler, gizli tanık dediler, itirafçı dediler, yolsuzluk dediler; önüme konulan ‘-mış, -miş, -muş’. Kimseye iftira atmayacağım, fakat yaptıkları tüm usulsüzlükleri belgeleriyle ifşa edeceğim. Kurmuş oldukları kuralsızlık düzenini somut belgelerle ortaya çıkaracağım; iftiralarına ve kumpaslarına somut belgelerle cevap vereceğim.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Buçan savunmasını, gözyaşları içinde “Yüce Türk adaletinden bir isteğim var, kızlarıma bir mektup yazdım, o mektup kızlarıma ulaşmadan beni kızlarıma gönderin” ifadeleriyle tahliyesini talep ederek tamamladı.</span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 19:13:37 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/sile-belediyesi-davasi-tutuklu-sehir-plancisi-evren-bucan-rant-duzenine-comak-soktuk-makamimda-saldiriya-ugradim-ama-bildigim-dogrulardan-asla-vazgecmedim-h164209.html">Şile Belediyesi davası... Tutuklu şehir plancısı Evren Buçan: Rant düzenine çomak soktuk. Makamımda saldırıya uğradım ama bildiğim doğrulardan asla vazgeçmedim</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/hekimsen-calisanin-alin-terini-ve-cocuklarinin-gelecegini-h164208.html</link>
		<title>HEKİMSEN: &amp;quot;Çalışanın alın terini ve çocuklarının geleceğini koruyan adil bir vergi düzeni istiyoruz&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[HEKİMSEN&#039;den yapılan açıklamada, &quot;Maaşımız vergi dilimlerinde, emeğimiz geçim mücadelesinde erimesin. Çalışanın alın terini ve çocuklarının geleceğini koruyan adil bir vergi düzeni istiyoruz&quot; denildi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HEKİMSEN'in sosyal medya hesabından "Çalışanları ve ailelerini destekleyen adil bir vergi düzeni istiyoruz" başlığıyla yapılan paylaşımda, şu ifadeler kullanıldı:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Vergi dilimlerinin yeniden değerleme oranına göre artırılması, tek başına vergi adaletini sağlamıyor. Enflasyon karşısında alım gücümüzü korumaya yetmeyen maaş artışları, üst vergi dilimlerine geçtikçe daha da eriyor. Ücretimizi alırken gelir vergisi, harcarken KDV ve ÖTV ödüyoruz. Çalışanın emeği üzerindeki vergi yükü ağırlaşırken ailesine, çocuklarının eğitimine ve temel ihtiyaçlarına ayırabildiği para azalıyor. Madem Aile ve Nüfus On Yılı'ndayız, çocuk sayısına göre vergi muafiyeti gelsin. Aileyi güçlendirme hedefi, çalışan anne ve babanın bordrosuna yansımalıdır. Her çocukla artan bakım, eğitim ve geçim giderleri, vergi hesabında da karşılık bulmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Talebimiz nettir: Mevcut vergi istisnaları korunarak ücretlilerin gelir vergisi oranı yıl boyunca yüzde 15’e sabitlenmelidir. Birçok OECD ülkesindeki aileyi destekleyen vergi uygulamaları örnek alınarak çocuk sayısına göre artan gelir vergisi indirimleri ve muafiyetleri sağlanmalıdır. Çocukların bakım, eğitim ve geçim giderleri vergilendirmede dikkate alınmalı; çocuk sayısı arttıkça ailenin üzerindeki vergi yükü azalmalıdır. Aileye verilen değer, çalışanın cebinde hissedilmelidir. Maaşımız vergi dilimlerinde, emeğimiz geçim mücadelesinde erimesin. Çalışanın alın terini ve çocuklarının geleceğini koruyan adil bir vergi düzeni istiyoruz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 15:50:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/hekimsen-calisanin-alin-terini-ve-cocuklarinin-gelecegini-h164208.html">HEKİMSEN: &amp;quot;Çalışanın alın terini ve çocuklarının geleceğini koruyan adil bir vergi düzeni istiyoruz&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/yeni-partili-askin-genc-bu-insanlar-devletin-en-onemli-finans-kurumlarinin-yonetimine-gokten-zembille-mi-indi-h164207.html</link>
		<title>YENİ Partili Aşkın Genç: Bu insanlar devletin en önemli finans kurumlarının yönetimine gökten zembille mi indi?</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, fon dolandırıcılığı soruşturmasında kamu
kurumlarının üst düzey yöneticilerine uzanan gözaltı ve tutuklama kararları üzerinden
iktidarın siyasi sorumluluğunu gündeme taşıdı. Üç hafta önce Mecliste açıklama yapan Borsa
İstanbul Genel Müdürünün tutuklandığını hatırlatan Genç, “Sızdılar diyerek sorumluluktan
kurtulmak mümkün mü? Bu insanları o makamlara kim getirdi, kim yetki verdi? Kim atadı,
kim denetledi, kim yıllarca bu koltuklarda tuttu?”]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">YENİ Parti Kayseri Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Aşkın Genç, TBMM Genel Kurulunda YENİ<br />
YOL Grubunun sermaye piyasalarında yaşanan fon dolandırıcılığına ilişkin genel görüşme<br />
önerisi üzerine konuştu. Soruşturma kapsamında Borsa İstanbul, Sermaye Piyasası Kurulu<br />
(SPK), Takasbank ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) üst düzey<br />
yöneticileri hakkında alınan adli kararları gündeme getiren Genç, iktidarın siyasi<br />
sorumluluğunun da sorgulanması gerektiğini söyledi.<br />
“ÜÇ HAFTA ÖNCE MECLİSTE SORULARI YANITLAYAN YÖNETİCİLER, BUGÜN<br />
SORUŞTURMANIN ŞÜPHELİLERİ ARASINDA”<br />
14 Ekim’de TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda fon skandalıyla ilgili soruları yanıtlayan Borsa<br />
İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Enes Ergun’un, “Üzerimize düşeni yapmış olduk” dediğini<br />
hatırlatan Genç, şöyle konuştu:<br />
“Aradan 20 gün geçti. O genel müdür, rüşvet suçlamasıyla tutuklandı. Aynı komisyonda<br />
açıklama yapan Takasbank Genel Müdürü hakkında adli kontrol kararı verildi. Bugün de eski<br />
SPK Başkan Vekili, SPK’nın eski üst düzey yöneticileri ve görevdeki bir BDDK daire başkanının<br />
aralarında bulunduğu altı kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Üç hafta önce Mecliste soruları<br />
yanıtlayan yöneticiler, bugün adli soruşturmanın şüphelileri arasında.”<br />
Adalet Bakanının açıkladığı 433 şüpheli, 112 tutuklu ve 38 firari bulunduğuna ilişkin<br />
rakamlara dikkat çeken Genç, Bakanın “Üst düzey denetim mekanizmalarımıza sızan şebeke”<br />
açıklaması ile ilgili şöyle dedi:<br />
“Bu insanlar devletin en önemli finans kurumlarının yönetimine gökten zembille mi indi?<br />
Sızdılar diyerek sorumluluktan kurtulmak mümkün mü? Bu insanları o makamlara kim getirdi,<br />
kim yetki verdi? Kim atadı? Kim denetledi? Kim yıllarca bu koltuklarda tuttu?”<br />
“100’DEN FAZLA ALARM ÇALMIŞ, BİNANIN YANMASINA NASIL İZİN VERDİNİZ?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Borsa İstanbul’dan SPK’ya 100’ün üzerinde bildirim yapıldığının Plan ve Bütçe Komisyonunda<br />
açıklandığını belirten Genç, “100’den fazla alarm çalmış, şimdi çıkıp bize yangını nasıl<br />
söndürdüğünüzü anlatıyorsunuz. Peki, bu kadar alarm çalarken binanın yanmasına nasıl izin<br />
verdiniz?” ifadelerini kullandı.<br />
Cumhurbaşkanının fon skandalını araştırmak üzere Devlet Denetleme Kurulunu<br />
görevlendirdiğini hatırlatan Genç, Kurul Başkanı Salih Tanrıkulu’nun aynı zamanda Borsa<br />
İstanbul Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Denetim Komitesi Başkanı olduğuna, inceleme<br />
başlayınca Borsa İstanbul’daki görevinden ayrıldığına dikkat çekerek şunları söyledi:<br />
“Hem denetlenecek kurumun yönetimindesiniz hem de onu denetleyecek kurulun<br />
başındasınız. Sayın Cumhurbaşkanı, siz bu ülkeyi yönetirken denetleyenle denetleneni<br />
birbirine karıştırmışsınız.”<br />
“PARANIN İZİ VAR, İŞLEMLERİN KAYDI VAR, PEKİ SORUMLULUĞUN İZİ NEREDE?”<br />
Fon skandalındaki para hareketlerinin de açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirten Genç,<br />
Takasbank Genel Müdürünün Mecliste Tera’nın 21 milyar liralık teminatından ve 9 milyar<br />
liralık kümülatif risk tutarından söz ettiğini hatırlattı.<br />
Genç, “Bu piyasalardan toplam ne kadar borçlanıldı? Bu paralar kimin işine yaradı? Kimler<br />
parasını zamanında çekebildi? Herkesin işlemi kayıt altındaysa, bu soruların cevabı neden<br />
hâlâ ortada yok? Paranın izi var, işlemlerin kaydı var, yapılan bildirimlerin belgeleri var. Peki,<br />
sorumluluğun izi nerede? Bütün evraklar tamam, bir tek hesap veren yok.” diye sordu.<br />
“BUGÜN TUTUKLANANLARI GÖSTERMEK YETMEZ, DÜN YETKİ VERENLER DE HESAP<br />
VERMELİ”<br />
Soruşturmaların siyasi sorumluluğu ortadan kaldırmayacağını vurgulayan Genç, konuşmasını<br />
şu sözlerle tamamladı:<br />
“Soruşturmaları gösterip siyasi sorumluluktan kaçılamaz. Bugün tutuklananları göstermek<br />
yetmez. Dün onlara bu kadar yetkiyi verenler de çıkıp hesap vermelidir. Bir memur görevini<br />
yapmadığında soruşturuluyor ama yüz milyarlarca liranın döndüğü kurumların denetimi<br />
çöktüğünde siyasi sorumluluk ortadan kayboluyor. Sorumluların yalnızca adliyede aranması<br />
yetmez, bu atamaları yapanların da Mecliste hesap vermesi gerekir.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 15:39:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/yeni-partili-askin-genc-bu-insanlar-devletin-en-onemli-finans-kurumlarinin-yonetimine-gokten-zembille-mi-indi-h164207.html">YENİ Partili Aşkın Genç: Bu insanlar devletin en önemli finans kurumlarının yönetimine gökten zembille mi indi?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/orhan-sumerden-belediye-evleri-mahallesi39ndeki-kentsel-donusume-tepki-vatandasin-mulkiyet-hakki-korunmali-h164206.html</link>
		<title>Orhan Sümerden Belediye Evleri Mahallesi&amp;amp;#39;ndeki Kentsel Dönüşüme Tepki: Vatandaşın Mülkiyet Hakkı Korunmalı!</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Adana Milletvekili Orhan Sümer, Adana’nın Çukurova ilçesine bağlı Belediye
Evleri Mahallesi’nde kentsel dönüşüm kapsamında yaşandığı belirtilen hak kayıplarını
Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Parselasyon düzenlemelerine yönelik
vatandaşların ciddi itirazları olduğunu belirten Sümer, “Kentsel dönüşüm mağduriyet
yaratmamalıdır. Artık iktidar, vatandaşın malından, mülkünden, cebinden elini çekmelidir.”
diyerek yetkililere çağrıda bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“Parselasyon Düzenlemesinde Hak Kayıpları Yaşanıyor”<br />
TBMM’de konuyu gündeme getiren Orhan Sümer, Belediye Evleri Mahallesi sakinlerinin<br />
kentsel dönüşüm kapsamında yapılan birinci etap parselasyon düzenlemesine ciddi itirazları<br />
bulunduğunu belirtti. Vatandaşların dile getirdiği sorunlara dikkat çeken Sümer, mahalle<br />
sakinlerinin şikâyetlerini şöyle sıraladı:<br />
 Mükerrer Kesintiler ve Metrekare Kayıpları: Birinci etap parselasyon işlemlerinde<br />
mükerrer düzenleme ortaklık payı kesintileri yapıldığı ve vatandaşların arsalarında<br />
metrekare kayıpları yaşandığı ileri sürülüyor.<br />
 Park Alanlarının İmara Açılması: Mahalledeki park alanlarının ticaret ve konut alanına<br />
dönüştürüldüğü, kamu hisselerinin vatandaşların özel mülkiyetindeki parsellere ortak<br />
edildiği belirtiliyor.<br />
 Riskli Alan Kararına İtiraz: Evlerinden karot numunesi alınmadan mahallenin riskli<br />
alan ilan edilmesine tepki gösteren vatandaşlar, kararın bilimsel gerekçelerinin<br />
açıklanmasını istiyor.<br />
 Eşitlik Talebi: Geniş arsalar üzerindeki müstakil evlerle apartmanların aynı şekilde<br />
değerlendirilmesinin adaletsizliğe neden olduğu ifade ediliyor.<br />
“Haksız Kayıplar Giderilsin, Parselasyonun İptali Talepleri İncelensin”<br />
Mahalle sakinlerinin taleplerini TBMM’de dile getiren Sümer, Çevre, Şehircilik ve İklim<br />
Değişikliği Bakanlığına ve ilgili yetkililere şu çağrıda bulundu:<br />
“Vatandaşın sesini duyun. Parselasyonun iptali taleplerini inceleyin. Haksız kayıpları giderin.<br />
Emsal parseller arasında eşitliği sağlayın, kamu hisselerini ayrı parsellerde toplayın.”<br />
“Kentsel Dönüşüm Mağduriyet Yaratmamalıdır”<br />
Kentsel dönüşüm uygulamalarında vatandaşların mülkiyet haklarının korunması gerektiğini<br />
vurgulayan Sümer, iktidarın uygulamalarını eleştirerek şu ifadeleri kullandı:<br />
“Kentsel dönüşüm mağduriyet yaratmamalıdır. Artık iktidar, vatandaşın malından,<br />
mülkünden, cebinden elini çekmelidir. Rantı değil, vatandaşın mülkiyet hakkını koruyun!”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 15:26:43 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/orhan-sumerden-belediye-evleri-mahallesi39ndeki-kentsel-donusume-tepki-vatandasin-mulkiyet-hakki-korunmali-h164206.html">Orhan Sümerden Belediye Evleri Mahallesi&amp;amp;#39;ndeki Kentsel Dönüşüme Tepki: Vatandaşın Mülkiyet Hakkı Korunmalı!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/harf-devriminin-98-yili-konakta-kutlandi-h164205.html</link>
		<title>Harf Devriminin 98. yılı Konakta kutlandı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet tarihinin en önemli kültürel dönüşümlerinden biri olan Harf Devrimi’nin 98. yılı Konak’ta düzenlenen etkinlikle kutlandı. Programda konuşan Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Cumhuriyet’in eşitlik ve aydınlanma değerlerini yaşatmanın önemini vurgulayarak kazanımlarını toplumun her kesimine ulaştırmak için çalıştıklarını ifade etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Cumhuriyet’in aydınlanma yolculuğundaki en büyük adımlarından biri olan Harf Devrimi’nin 98 yılı Konak’ta düzenlenen etkinlikle kutlandı. Konak Belediyesi, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Konak Şubesi, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) İzmir Şubesi, Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği (YKKED) İzmir Şubesi ve Dil Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinliğe Alsancak’taki Türkan Saylan Kültür Merkezi ev sahipliği yaptı. Başkan Nilüfer Çınarlı Mutlu’nun yanı sıra dernek başkanları ve temsilciler, eğitimciler ile çok sayıda vatandaşın katıldığı buluşmada, Harf Devrimi’nin toplumsal ve kültürel dönüşümdeki önemi ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aydınlanma mücadelesi ele alındı. Program, açılış konuşmalarının ardından belgesel gösterimleri ve sunumlarla devam etti. İzmir Milli Kütüphane Vakfı Başkanı Ulvi Puğ’un “Harf Devrimi Penceresinden Atatürk’ü Anmak ve Anlamak” başlıklı anlatımı ise katılımcılardan büyük ilgi gördü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BAŞKAN MUTLU: AYDINLANMA YOLUNDAKİ EN ÖNEMLİ DEVRİMLERİNDEN BİRİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhuriyet’in aydınlanma mirasına ve fırsat eşitliğinin önemine dikkati çeken Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, çocuklardan kadınlara toplumun her kesimine ulaşmayı hedeflediklerini vurgulayarak, “Cumhuriyetimizin aydınlanma yolundaki en önemli devrimlerinden birini bugün hep birlikte kutluyoruz. Hepiniz büyük bir coşku ve gururla bir arada olduğumuz bu etkinliğe hoş geldiniz. 1 Kasım tarihinde ayrıca saltanat kaldırıldı. Bu da devrimlerin en önemli eşiklerinden biriydi. Yeni Türk harfleriyle ise eğitim, köylere kadar sirayet edebildi. Biz bir yandan ÇYDD ile çok güzel sosyal etkinlikler yapıyoruz çocuklarımız için. Fırsat eşitliğini ayaklarına götürmeye çalışıyoruz. Bir yandan da o çocukların annelerine okuma yazma öğretiyoruz. Bu etkinliği düzenleyen derneklerimiz çok aktifler. Atatürk’ün ilkelerini ve devrimlerini hem Konak’ın hem İzmir’in her bir mahallesine götürmek için cansiperane çalışıyorlar. Hepsiyle gurur duyuyorum. Herkesin kendini eşit hissettiği ve Cumhuriyet’in olanaklarından eşit yararlanması için üzerlerine düşen her şeyi fazlasıyla yapan çok kıymetli dostlarla bir aradayız. Gençlik merkezlerimizle, kütüphanelerimizle, semt merkezlerimizle, kültür merkezlerimizle ulaşmadığımız vatandaşımız kalmasın istiyoruz. Çocuklarımız ne verirseniz onu almaya o kadar açık ki, yeter ki onların elinden biz tutalım. Harf Devrimi’nin 98’inci yılını kutluyor, bizlere sunduğunuz destekler için çok teşekkür ediyorum” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UĞUR: HARF DEVRİMİ’Nİ DİĞER DEVRİMLERDEN AYRI DÜŞÜNEMEYİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhuriyet devrimlerinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirten ADD Konak Şube Başkanı Pelin Uğur, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Türk Harf Devrimi, Cumhuriyetimizin, tarihimizin en önemli aydınlanma hamlelerinden biridir. Yüce Atatürk, bir milletin eğitime, çağdaş uygarlığa ulaşmasını sağlamıştır. Harf Devrimi’ni, Cumhuriyet’in diğer devrimlerinden ayrı düşünemeyiz. Tüm devrimlerin temelinde akıl, bilim, laiklik ve eşit yurttaşlık anlayışı vardır. Bu ülkenin gerçek zenginliği okuyan, düşünen, üreten, özgürce karar verebilen insanlarıdır. Bizler, çocuklarımızın Atatürk’ü tanıması, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesini öğrenmesi için çabalarımızı sürdürüyoruz.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TAMTÜRK: AYDINLANMA MÜCADELESİNİ ALANLARDA HAKİM KILMAK İSTİYORUZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhuriyet’in laik, demokratik ve eşit yurttaşlık temelinde şekillenen yapısının devrimlerle güçlendiğini söyleyen ÇYDD İzmir Şube Başkanı Aslı Tamtürk, “Cumhuriyetimizin 103. yılındayız. Büyük bir onur bizler için. Bir asrı devirebildiysek, ikinci asra girişimizi sağlayan bu devrimlerin çok büyük önemi var. Cumhuriyet çağdaş, laik, demokratik ve üniter birliğin garantisi bir rejimdi. Aynı zamanda dil birliği, kültür birliği ve anayasal olarak eşit yurttaşlık demek... Sonuçta siz Osmanlı gibi dağılmış bir imparatorluktan yepyeni bir devlet oluşturuyorsunuz. Askeri mücadeleyi vermişsiniz ama devamlılık çok daha kritik. İşte bu durumda bizim bir ulus inşasında o birliğimizi sağlayacak, bizi bir asır taşıyacak devrimler de, özellikle kültür devriminde üç temel saç ayağı var. Biri dil, biri alfabe, biri de tarih. Aydınlanma mücadelesini birebir alanlarda hakim kılmak istiyoruz” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UTKU: CUMHURİYET’İ VE ATATÜRK’Ü YARINLARA TAŞIMAK İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Harf Devrimi’nin eğitim ve toplumsal aydınlanma açısından taşıdığı öneme değinen YKKED İzmir Şube Başkanı Özgün Utku, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Atatürk’ün unutturulmaya çalışıldığı günlerdeyiz. Geçen yıl 10 Kasım ara tatile denk getirildi, bu yıl ortak sınav konuldu. Neyin, neden yapıldığının farkındayız ve bunu protesto ediyoruz. Değerli paydaşlarımızla birlikte Cumhuriyet’i ve Atatürk’ü yarınlara taşımak için çalışmaya devam edeceğiz. Harf Devrimi deyince hepimizin aklına Mustafa Necati geliyor. Mustafa Necati, İzmir’de doğmuş ve yaşamış bir aydın. Mustafa Necati’nin, Milli Eğitim Bakanlığı döneminde yaptığı en önemli çalışma Harf Devrimi’dir. Yazı ve toplum arasında bir bağ kurulmuştur. Alfabe, eğitime ve düşünmeye giden bir yoldur. Asıl olan neyi, ne kadar ve nasıl okuduğumuzdur.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GEZEN: BAŞARDIĞIMIZ YERDEN GERİYE DOĞRU GİTTİK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yazma becerisinin sorgulama, düşünme ve üretmenin temel unsurlarından biri olduğunu dile getiren Dil Derneği İzmir Temsilcisi Gürsel Gezen, “Başarmış gibi görünüyoruz ama başaramadık. Başardığımız yerden geriye doğru gittik. Son 45 yıldır başta eğitim olmak üzere tüm kurumlar yok edildi. Öğrenciler, bir metni okuyup onun ana düşüncesini bulurken yok. Yazmayan insan sorgulayıp, düşünüp, üretemez. Ama biz burada sorumluyuz. İzmir’in aydınlık insanları bu durumu görüyorlar ve üzülüyorlar” ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 15:02:33 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/harf-devriminin-98-yili-konakta-kutlandi-h164205.html">Harf Devriminin 98. yılı Konakta kutlandı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ayhan-barut-mecliste-seker-pancari-ve-tum-ureticiler-icin-iktidara-seslendi-gida-guvenligi-ciftcinin-tarlada-kalmasina-baglidir-h164204.html</link>
		<title>Ayhan Barut Meclis&apos;te şeker pancarı ve tüm üreticiler için iktidara seslendi  Gıda güvenliği çiftçinin tarlada kalmasına bağlıdır</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Meclis&#039;te &quot;Çiftçileri üretimden koparmayın, tarımsal üretimi de piyasanın insafına terk etmeyin&quot; çağrısında bulundu. Şeker pancarı ve tüm üreticiler için iktidara seslenen Barut, &quot;Şeker pancarı alım fiyatını 4 bin -4 bin 500 liraya revize edin, çiftçilerimizin birikmiş borçlarını faizsiz iki yıl erteleyin, mazottaki ÖTV ve KDV&#039;yi kaldırarak üreticinin üzerindeki maliyet yükünü hafifletin, sübvansiyonlu Tarım kredi limitlerini yükseltin, kota uygulamalarına son verin&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">"ÇİFTÇİ EMEĞİNİN KARŞILIĞINI ALAMIYOR"<br />
CHP Grubu'nun şeker pancarı ve şeker fabrikalarıyla ilgili önerisi üzerine YENİ Parti Grubu adına kürsüye çıkan Ayhan Barut, tarımın her alanında devasa sorunlar bulunduğunu anımsatarak, "Nereye el atsanız elinizde kalıyor, oradan bir feryat yükseliyor. Narenciyeden üzüme, buğdaydan elmaya, zeytinden incire ve nara kadar üreticilerimiz çile çekiyor ve çile çekmediği bir tarım ürünü de yok. Türkiye'nin dört bir tarafını gezdiğinizde hâlinden memnun olan hiçbir üreticiye rastlayamazsınız. Bunlardan biri de şeker pancarı ve şeker pancarı üreticisidir. Şeker pancarı yalnızca bir tarım ürünü değil, stratejik bir önemi var hem gıda güvenliğimizi hem de ekonomik bağımsızlığımızı sağlayan önemli unsurlardan biridir. Ne yazık ki şeker pancarı üreticisi emeğinin karşılığını alamamaktadır, her geçen yıl da bu üretimden daha da uzaklaşmaktadır" diye konuştu.<br />
"SÖZÜMÜZÜ DİNLEMEDİNİZ"<br />
Pancar üreticisinin tonda 4.000-4.500 lira gibi alım fiyatı beklerken enflasyonun gerisinde kalan bir fiyat artışı olduğunu aktaran Barut, şöyle devam etti;<br />
"Pancarda ya da diğer tüm tarım ürünlerinde kullanılan girdiler her geçen gün katlanarak artıyor. Örneğin, mazotun litresi son beş yılda yüzde 800 artarak 102 lirayı aşmıştır. Gübresi, tohumu, ilacı, elektriği, işçiliği, bütün maliyetler artarken pancar fiyatları artmadığı gibi pancar üreticisini de perişan etmiştir. Biliyorsunuz, bundan bir süre önce, 2018 yılında 10 tane şeker fabrikası özelleştirildi. Biz o zaman 'Yapmayın etmeyin, özelleştirmeyin. Şeker vatandır, vatan satılmaz' dedik ama maalesef sözümüzü dinletemedik. İşte, bugün gelinen nokta, özelleştirilen şeker fabrikaları sonrasında şeker fiyatları da katlanarak arttı. Fabrikalar ticari kazanç elde ederken pancarını üreten çiftçi emeğinin de karşılığını maalesef alamıyor."<br />
"ÇİFTÇİLERİ ÜRETİMDEN KOPARMAYIN"<br />
Ülke genelinde ürettiğinden kazanamayan çiftçilerin tarımdan uzaklaştığına işaret ederek konuşmasını sürdüren Ayhan Barut, sözlerini şöyle tamamladı:<br />
"1980'li yıllara göre kıyas yaptığımızda pancar üreticisi sayısı neredeyse 10 kat eksilmiş, üretim alanları ise alarm veriyor. Geçen yıla göre bu yıl yüzde 6,5 düşüşle 21 milyon 500 bin tona kadar gerilemiş. Tüm bunların üzerine bir de ithalat sevdalısı AKP iktidarının yandaşa, ranta, talana sağlanan ayrıcalıkları da sorunları daha da derinleştiriyor. Buradan soruyorum, tüm çiftçiler adına da sesleniyorum: Çiftçileri üretimden koparmayın, tarımsal üretimi de piyasanın insafına terk etmeyin, şeker pancarı alım fiyatını 4.000-4.500 liraya revize edin, tüm çiftçilerimizin birikmiş borçlarını faizsiz iki yıl erteleyin, mazottaki ÖTV ve KDV'yi kaldırarak üreticinin üzerindeki maliyet yükünü hafifletin, sübvansiyonlu Tarım kredi limitlerini mutlaka yükseltin, kota uygulamalarına son verin. Bir ülkenin gıda güvenliği çiftçinin tarlada kalmasına bağlıdır."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 14:37:38 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ayhan-barut-mecliste-seker-pancari-ve-tum-ureticiler-icin-iktidara-seslendi-gida-guvenligi-ciftcinin-tarlada-kalmasina-baglidir-h164204.html">Ayhan Barut Meclis&apos;te şeker pancarı ve tüm üreticiler için iktidara seslendi  Gıda güvenliği çiftçinin tarlada kalmasına bağlıdır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tmmob-yonetim-kurulu-baskani-cakar-halkin-soz-ve-karar-sahibi-olmadigi-butce-anlayisi-demokratik-bir-ulkenin-ihtiyaclarini-karsilayamaz-h164203.html</link>
		<title>TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Çakar: Halkın söz ve karar sahibi olmadığı bütçe anlayışı demokratik bir ülkenin ihtiyaçlarını karşılayamaz</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, 2027 yılı bütçe görüşmelerine ilişkin, &quot;Bütçe hakkı, halkın en temel demokratik haklarından biridir. Halkın söz ve karar sahibi olmadığı, toplumsal taleplerin yok sayıldığı bir bütçe anlayışı demokratik bir ülkenin ihtiyaçlarını karşılayamaz&quot; açıklamasını yaptı. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, 2027 yılı bütçe görüşmelerine ilişkin, yazılı açıklama yaptı. Çakar, Türkiye'de "derinleşen ekonomik kriz, artan yoksulluk ve işsizlik ile gelir dağılımındaki adaletsizliklere" dikkati çekerek, iktidarın bütçe politikalarının vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kaldığını savundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Uygulanan ekonomi politikalarının kamu kaynaklarını sermaye lehine yönlendirdiğini öne süren Çakar, "Bugün milyonlarca yurttaşımız açlık ve yoksulluk sınırında yaşam mücadelesi verirken, ücretler ve emekli aylıkları hayat pahalılığı karşısında erirken, gençlerimiz işsizlik ve geleceksizlikle karşı karşıya bırakılırken siyasi iktidar, bütçe kaynaklarını sermayeye sağlanan vergi ayrıcalıklarına, faiz ödemelerine, kamu-özel iş birliği projelerine ve rant odaklı yatırımlara ayırmayı sürdürmektedir" değerlendirmesini yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çakar, şöyle devam etti:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Eğitim, sağlık, barınma, ulaşım ve sosyal güvenlik gibi temel kamusal hizmetlere ayrılan kaynaklar artırılmalı; kamu hizmetlerinin piyasalaştırılmasına, tasfiyesine ve özelleştirilmesine son verilmelidir. Ücretli kesimlerin omuzlarına yüklenen vergi yükü hafifletilmeli, bütçe gelirleri esas olarak kâr, faiz ve servetin vergilendirilmesine dayanmalıdır. Vergide adalet sağlanmalı, ekonomik krizin bedeli emekçilere ödetilmemelidir. İnsanca yaşamaya yetecek ücrete, güvenceli çalışmaya, nitelikli ve parasız eğitime, sağlık ve barınma hizmetlerine erişmeye hakkımız var. Bütçe kaynakları, bu hakların tüm yurttaşlar için güvence altına alınmasını sağlayacak biçimde kullanılmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"HESAP VEREBİLİRLİK ESAS ALINMALIDIR"&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bütçe hakkı, halkın en temel demokratik haklarından biridir. Bütçenin hazırlanmasından uygulanmasına ve denetlenmesine kadar bütün süreçlerde halkın ve örgütlü temsilcilerinin katılımı sağlanmalı, kamu kaynaklarının kullanımında saydamlık ve hesap verebilirlik esas alınmalıdır. Halkın söz ve karar sahibi olmadığı, toplumsal taleplerin yok sayıldığı bir bütçe anlayışı demokratik bir ülkenin ihtiyaçlarını karşılayamaz.&nbsp; Ülkemizin kaynakları, halkımızın insanca yaşam koşullarına kavuşması, işsizliğin ve yoksulluğun ortadan kaldırılması, sanayi ve tarımın geliştirilmesi, bilim ve teknolojinin ilerlemesi, eğitim ve sağlık hizmetlerinin kamusal niteliğinin güçlendirilmesi, doğal ve kültürel varlıklarımızın korunması için kullanılmalıdır."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 13:55:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tmmob-yonetim-kurulu-baskani-cakar-halkin-soz-ve-karar-sahibi-olmadigi-butce-anlayisi-demokratik-bir-ulkenin-ihtiyaclarini-karsilayamaz-h164203.html">TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Çakar: Halkın söz ve karar sahibi olmadığı bütçe anlayışı demokratik bir ülkenin ihtiyaçlarını karşılayamaz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/yildirim-kara-turkiyede-calismak-da-emekli-olmak-da-bir-dert-h164202.html</link>
		<title>Yıldırım Kara: Türkiyede çalışmak da emekli olmak da bir dert</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım
Kara, TBMM’deki Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmelerinde,
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçesi hakkında bir
konuşma yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ülkemizdeki çalışma yaşamının pek çok kronikleşmiş sorunu<br />
bulunuyor. Bu sorunların çözülmesi için muhalefet olarak, başta<br />
kanun teklifleri olmak üzere, önerilerimizi de sıralıyoruz. Ancak<br />
bugüne kadar ne yazık ki bu konuda anlamlı bir iş birliği, olumlu<br />
bir karşılık göremedik.<br />
Türkiye’de çalışmanın bir dert, emekli olmanın başka bir dert<br />
haline gelmiştir. Emeklilerin geldiği durum, adeta bir sosyal afet<br />
halini almıştır. Bir emeklinin, mevcut ekonomik koşullar altında,<br />
günbegün eriyen aylığına güvenerek yaşaması imkansızdır. Bu<br />
nedenle, en düşük emekli maaşının asgari ücret düzeyine<br />
çıkartılması için, bir kanun teklifi verdik.<br />
Ülkemizde çalışma hayatınız sona erdiğinde, huzurlu bir<br />
emeklilik süremediğiniz gibi, çalışma hayatına girerken de<br />
sorunlar yaşıyorsunuz. Bu sorunların işveren ve esnaf tarafını da<br />
görmek gerekiyor. SGK ödemeleri, özellikle deprem bölgesinde<br />
işletmelerin belini büküyor.<br />
Bütçeye baktığımızda, bu sorunları çözecek bir yaklaşım<br />
göremiyoruz. Prim teşviklerinden yararlanan kişi sayısında, 2029<br />
yılına kadar, yaklaşık 300 bin kişilik bir azalma öngörülmüş. Atıl<br />
iş gücü oranının yüzde 30’ün üzerine çıktığı bir ülkede, bu<br />
teşviklerin azalmasını anlamak güçtür.<br />
YILDIRIM KARA: ÇOCUK İŞÇİLİĞİ İLE MÜCADELE<br />
YETERSİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜİK’in resmi verilerine göre, 2024 yılında, ülkemizde 15-17 yaş<br />
arasındaki çocukların iş gücüne katılım oranı yüzde 25’ti. Bizlerin<br />
de sıkça üzerinde durduğu üzere, meslek eğitimi adı altında ucuz<br />
iş gücü yaratma programı olarak çalışan MESEM kapsamında 1<br />
milyondan fazla öğrenci çalıştığı tahmin ediliyor. Durum<br />
böyleyken bir yandan MESEM’de devlet katkısı sona erdi, yani<br />
MESEM kapsamında çalışan öğrenciler, alabildikleri cüzi<br />
ücretten de büyük olasılıkla mahrum kalacak.<br />
Bakanlığın “Çocuk İşçiliği ile Mücadele Yönelik Programlar”<br />
kısmında, çocuk işçiliğiyle mücadele kapsamında ulaşılan çocuk<br />
sayısına ilişkin planları yetersizdir. 2025 yılında 45 bin çocuğa<br />
ulaşılmış, 2026 yılında 30 bin çocuğa ulaşılacağı tahmin edilmiş,<br />
2027 yılı için ise 32 bin çocuğa ulaşılması öngörülmüş.<br />
Milyonlarca çocuk işçiden söz ediyoruz ama bakanlık, çok büyük<br />
bir iş yapılacakmış gibi, çocuk işçiliği ile mücadele programına bu<br />
sayıları hedef diye koymuştur.<br />
YILDIRIM KARA: İŞ KAZALARINA KARŞI ETKİLİ<br />
ÇALIŞMA GEREKİYOR<br />
TMMOB’a göre Türkiye’de 2009-2023 arasında iş cinayetlerinde<br />
hayatını kaybedenlerin sayısı, 15 bin olarak gerçekleşmiştir. Bu<br />
nedenle iş sağlığı ve güvenliği alanında çok daha etkili politikalar<br />
üretmek gerekiyor. Fakat bakanlığın iş sağlığı ve güvenliği<br />
programına baktığımızda, tahminlere göre, program fiilen hiçbir<br />
işe yaramayacak. Ölümlü iş kazası oranında, 2026’dan 2029’a<br />
kadar yüzde 6,4’ten 6,2’ye düşüş öngörülmektedir. Bakanlığın bu<br />
konuda daha etkili bir çalışma yürütmesi, daha fazla kaynak<br />
ayırması gerekirdi.<br />
MEB, MESEM’deki ölümlerle ilgili soru önergelerimize de farklı<br />
cevaplar verdi: 2023 yılından 2024’ün kasım ayına kadar 26’sı<br />
hafif yaralanmalı, 5’i ölümlü 31 kaza yaşandı dedi. Sonra 31</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aralık 2025 itibarıyla 10’ü ölümlü 2 bin kaza yaşandığını açıkladı.<br />
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, MESEM’lerdeki çalışma<br />
koşullarını denetliyor mu bilmek istiyoruz.<br />
YILDIRIM KARA: VADESİ GEÇMİŞ BORÇLAR İÇİN 60<br />
AY VADELİ YAPILANDIRMA UYGULANMALI<br />
TEPAV’ın belgelediği üzere, deprem bölgesinde istihdam kaybı<br />
hızlanmaktadır. 2026’nın ilk altı ayında en fazla istihdam kaybı,<br />
22 bin kişi ile Hatay’da gerçekleşmiştir. Çünkü inşaatlar buradaki<br />
istihdamın lokomotifi olmuş, bunun haricinde kalıcı, sağlık<br />
istihdam sağlayacak bir yapı oluşmamıştı.<br />
Verdiğimiz kanun teklifiyle, deprem bölgesindeki işletmelerin<br />
SGK borçlarının yapılandırılmasını öneriyoruz. Bu teklifle bir<br />
defaya mahsus olmak üzere, SGK borçlarının 120 takside<br />
bölünmesi, böylece işletmelerimizin sigorta primi, işsizlik<br />
sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ödemelerinde<br />
yaşadıkları sorunları hafifletmeyi amaçlıyoruz.<br />
Mükelleflerin mevcut yükümlülüklerinin ayrıca düzenlenmesi<br />
gerekmektedir. Tecil işlemlerinde vadenin kısa, faiz yükünün<br />
fazla olması işletmeleri çıkmaza sokmuştur. Bu sorunun çözümü<br />
için vadesi geçmiş borçlar 60 ay vadeyle, eşit taksitler halinde, bir<br />
ay ödemeli, bir ay ödemesiz biçimde yapılandırılmalı; tecil faizi<br />
yüzde 1,25 oranıyla sabitlenmeli; cari dönem vergilerin<br />
ödenememesi halinde de yapılandırmanın korunması; vergiler<br />
haricinde 6183 sayılı kanuna göre tahsil edilen kamu gelirleri de<br />
yapılandırma kapsamına alınmalıdır.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 13:38:42 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/yildirim-kara-turkiyede-calismak-da-emekli-olmak-da-bir-dert-h164202.html">Yıldırım Kara: Türkiyede çalışmak da emekli olmak da bir dert</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gulcan-kistan-bakan-isikhana-butce-tepkisi-sgknin-bilancosu-duzeliyor-emeklinin-sofrasi-kuculuyor-h164201.html</link>
		<title>Gülcan Kıştan Bakan Işıkhana bütçe tepkisi:  SGKnın bilançosu düzeliyor, emeklinin sofrası küçülüyor!</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2027 yılı bütçesine ilişkin yaptığı konuşmada, iktidarın sosyal güvenlik politikalarını eleştirdi. Emekli aylıklarından asgari ücrete, kademeli emeklilikten Bağ-Kur prim eşitsizliğine, MESEM’deki çocuk ölümlerinden taşeron işçilerin haklarına kadar birçok sorunu gündeme taşıyan Kış, Bakan Vedat Işıkhan’a seslendi: “Sosyal güvenliğin başarısı yalnızca mali tablolarla ölçülemez. SGK’nın mali dengesi iyileşirken emeklinin geçim koşulları neden iyileşmiyor?”]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“SGK’nın kasası güçlenirken emeklinin alım gücü neden eriyor?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2027 yılı bütçesi görüşmelerinde söz alan CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Bakan Vedat Işıkhan’ın sosyal güvenlik sisteminin mali yapısına ilişkin açıkladığı veriler ile emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılar arasındaki çelişkiye dikkat çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bakanlığın sunumunda SGK gelirlerinin giderleri karşılama oranının yüzde 88’e ulaşacağının belirtildiğini hatırlatan Kış, sosyal güvenlik sisteminin başarısının yalnızca gelir-gider dengesi üzerinden değerlendirilemeyeceğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">En düşük emekli aylığının 23 bin 552 lira olduğunu belirten Kış, yıllarca çalışıp prim ödeyen milyonlarca yurttaşın bugün temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kış, “SGK’nın mali dengesi iyileşirken emeklinin geçim koşulları neden iyileşmiyor? Yıllarca çalışmış, prim ödemiş insanlar bugün kiralarını, faturalarını ve temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Sosyal güvenlik sisteminin başarısını yalnızca mali tablolarla ölçemeyiz” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Çok prim ödeyen de az prim ödeyen de aynı yoksullukta buluşuyor”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emeklilik sistemindeki adaletsizliğin yalnızca en düşük aylıkla sınırlı olmadığını belirten Kış, aylık bağlama sisteminin de yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yüksek prim ödeyen emeklilerle düşük prim ödeyenler arasındaki aylık farklarının giderek daraldığını söyleyen Kış, bunun çalışma hayatında prim ödeme ile emeklilik geliri arasındaki ilişkiyi zayıflattığını dile getirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bakan Işıkhan’ın Ocak 2027 için ilave düzenleme hazırlığına ilişkin açıklamasını da gündeme getiren Kış, şu soruları yöneltti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bu düzenleme kaç emekliyi kapsayacak? En düşük emekli aylığı ne kadar olacak? Aylık bağlama sistemindeki eşitsizlikler giderilecek mi? Daha fazla prim ödeyenin emeğinin karşılığını alamadığı bir sistemde emeklilik adaletinden nasıl söz edeceğiz?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Enflasyon rakamları arasındaki farkı emeklinin cebinden mi kapatacaksınız?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Konuşmasında Ekim 2026 enflasyon verilerine de değinen Gülcan Kış, TÜİK ile ENAG tarafından açıklanan yıllık enflasyon oranları arasındaki farklılığa dikkat çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜİK’in yıllık enflasyonu yüzde 29,77, ENAG’ın ise yüzde 45,12 olarak hesapladığını belirten Kış, iki veri arasındaki 15,35 puanlık farkın ücret ve emekli aylığı artışları açısından sorgulanması gerektiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kış, “Bu fark basit bir istatistik tartışması değildir. Ücret ve aylık artışlarında kullanılan verilerle vatandaşın karşılaştığı hayat pahalılığı arasındaki ilişkinin sorgulanmasını gerektiriyor. Emeklinin ve çalışanın alım gücünü korumak için enflasyon farkının ötesinde hangi refah düzenlemelerini yapacaksınız?” diye sordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“28 bin liralık asgari ücretle hangi hayatın hesabını yaptınız?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Asgari ücretin 28 bin 75 lira olduğunu hatırlatan Kış, çalışanların barınma, beslenme ve ulaşım gibi zorunlu giderler karşısında yaşadığı geçim sıkıntısına dikkat çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yeni asgari ücretin belirlenmesinde gerçek yaşam maliyetlerinin esas alınması gerektiğini belirten Kış, Bakan Işıkhan’a, “Bir çalışanın bu ücretle barınma, beslenme ve ulaşım giderlerini nasıl karşılayacağını hangi hesapla açıklıyorsunuz? Yeni asgari ücrette gerçek yaşam maliyetini esas alacak mısınız?” sorularını yöneltti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kademeli emeklilik, Bağ-Kur ve staj mağdurları için üç kritik soru</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emeklilikte çözüm bekleyen kesimlerin taleplerini de Komisyon gündemine taşıyan Gülcan Kış, özellikle 8 Eylül 1999 öncesi ve sonrasında sigortalı olanlar arasında oluşan emeklilik koşulu farklılıklarına dikkat çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kademeli emeklilik konusunda bir etki analizi yapılıp yapılmadığını soran Kış, hükümetin bu alanda herhangi bir düzenleme hazırlığı bulunup bulunmadığının açıklanmasını istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bağ-Kur sigortalılarının prim gün sayısının 9 binden 7 bin 200’e düşürülmesi yönündeki sözlerin de henüz karşılık bulmadığını ifade eden Kış, esnafın beklediği düzenleme için somut takvim talep etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kış, “Esnafımıza verilen 7 bin 200 prim günü sözü ne zaman tutulacak? Bu düzenlemenin 2027 bütçesinde mali karşılığı hesaplandı mı?” diye sordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Staj ve çıraklık dönemlerinde sigortalı olmalarına rağmen bu süreleri emeklilik başlangıcı olarak kabul edilmeyen vatandaşların mağduriyetini de gündeme getiren Kış, Bakanlıktan çözüm önerisi istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“17 yaşındaki Halil İbrahim ilk iş gününde öldü. O işyeri denetlenmiş miydi?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Konuşmasının en dikkat çekici bölümlerinden biri ise mesleki eğitim kapsamında çalıştırılan çocukların iş cinayetlerinde yaşamını yitirmesine ilişkin sorular oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gaziantep’te MESEM kapsamında çalışmaya başladığı ilk gün bir inşaatta hayatını kaybeden 17 yaşındaki Halil İbrahim Yağız’ı hatırlatan Kış, Bakanlığın iş sağlığı ve güvenliği denetimlerini sorguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bakan Işıkhan’ın sunumunda 11 bin 39 işyerinin denetlendiğini, 190 işyerinde ise hayati tehlike nedeniyle işin durdurulduğunu açıkladığını belirten Kış, denetim sayılarının tek başına başarı göstergesi olamayacağını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kış, Bakan Işıkhan’a şu soruları yöneltti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Halil İbrahim’in çalıştığı işyeri denetlenmiş miydi? MESEM öğrencilerinin çalıştırıldığı işletmelerde kaç denetim yapıldı? Ölümle sonuçlanan iş kazalarının yaşandığı işyerlerinden kaçı daha önce denetlenmişti?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Denetimlerin sonuçlarına odaklanılması gerektiğini vurgulayan Kış, “Denetimin başarısı yalnızca ziyaret sayısıyla değil, önlenen ölümlerle ve giderilen risklerle değerlendirilmelidir” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Taşeron işçiler yıllardır kadro bekliyor”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kamu kurumlarında görev yapan taşeron işçilerin sorunlarını da gündeme taşıyan Kış, Karayolları, hastaneler ve diğer kamu kurumlarında çalışanların kadro, ücret, fazla mesai ve sendikal haklar konusunda yaşadığı sorunlara dikkat çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Taşeron işçilerin yıllardır eşit özlük hakları talep ettiğini belirten Kış, Bakanlığın bu konuda hangi adımları atacağını sordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülcan Kış, TBMM'de görev yapan milletvekili danışmanlarının iş sonu tazminatı sorununu da gündeme getirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kış, “Bizimle birlikte Mecliste gece gündüz mesai harcayan danışman arkadaşlarımızın da iş sonu tazminatı hakkının bulunmadığını biliyor musunuz Sayın Bakan? Bu sorunun çözümüne katkı sağlayacak mısınız?” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“2,4 trilyonluk bütçede rakamlar büyüyor, vatandaşın payına neden hep beklemek düşüyor?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2027 yılı için yaklaşık 2,4 trilyon liralık bütçe teklif ettiğini hatırlatan CHP’li Kış, bütçenin büyüklüğünden çok vatandaşın yaşamına sağlayacağı katkının önemli olduğunu vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emeklilerin geçim sıkıntısı, çalışanların alım gücü kaybı, iş cinayetleri, esnafın emeklilik beklentileri ve taşeron işçilerin haklarının aynı bütçe kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kış, Bakanlıktan somut düzenlemeler ve uygulama takvimi istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kış, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Bu bütçenin başarısı, yalnızca SGK’nın bilançosunda değil; emeklinin sofrasında, işçinin güvenliğinde, esnafın geleceğinde ve çalışanların haklarında görülmelidir. Bu sorunlar için somut düzenleme ve takvimlerinizi öğrenmek istiyoruz.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 13:19:04 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gulcan-kistan-bakan-isikhana-butce-tepkisi-sgknin-bilancosu-duzeliyor-emeklinin-sofrasi-kuculuyor-h164201.html">Gülcan Kıştan Bakan Işıkhana bütçe tepkisi:  SGKnın bilançosu düzeliyor, emeklinin sofrası küçülüyor!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/ispanya-basbakani-sanchezden-abd-secimleri-yorumu-asiri-sag-dalga-geriliyor-h164200.html</link>
		<title>İspanya Başbakanı Sanchez&apos;den ABD seçimleri yorumu: Aşırı sağ dalga geriliyor</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD&#039;de yapılan ara seçimlerde Demokratların elde ettiği kazanımları değerlendirerek, Amerikan toplumunun yoksullaştırıcı politikalara, nefrete, erkek egemenliğine, iklim inkârcılığına ve elitlerin ayrıcalıklarına karşı oy kullandığını söyledi. Sanchez, benzer bir değişimin İspanya&#039;da da yaşanacağını savundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD'deki ara seçim sonuçlarının ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Amerikan toplumunun yoksullaştırıcı politikalara, nefrete, erkek egemenliğine, iklim inkarcılığına ve elitlerin ayrıcalıklarına karşı oy kullandığını söyledi. Sanchez, benzer bir değişimin İspanya'da da yaşanacağını savundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İspanya Başbakanı "Dün Amerikan toplumu yalnızca yoksullaştıran politikalara karşı oy kullandı. Nefrete karşı. Erkek egemenliğine karşı. İklim inkârcılığına ve elitlerin ayrıcalıklarına karşı" ifadelerini kullandı. Brezilya'daki siyasi gelişmelere de atıfta bulunan Sanchez, "Brezilya'da oldu. Şimdi de ABD'de gerçekleşti. Yakında İspanya'da da olacak" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanchez, İspanya'daki ana muhalefetteki Halk Partisi'nin (PP) lideri Alberto Nunez Feijoo ile aşırı sağcı Vox partisinin lideri Santiago Abascal'ı da hedef alarak, "Feijoo ve Abascal'ın üzerine çıkmaya çalıştığı aşırı sağ dalga artık büyümüyor, dağılıyor" değerlendirmesinde bulundu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 13:01:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/ispanya-basbakani-sanchezden-abd-secimleri-yorumu-asiri-sag-dalga-geriliyor-h164200.html">İspanya Başbakanı Sanchez&apos;den ABD seçimleri yorumu: Aşırı sağ dalga geriliyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/nukleer-santral-yatirimlarina-tesvik-paketi-yasa-teklifi-yeni-yilda-meclise-sunulacak-h164199.html</link>
		<title>Nükleer santral yatırımlarına teşvik paketi: Yasa teklifi yeni yılda Meclise sunulacak</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye, 2050 yılına kadar nükleer yatırım kapasitesini 20 bin megavata çıkarmayı hedefliyor. Enerji yönetimi bu amaçla, nükleer santral yatırımlarına yönelik kapsamlı çalışma yürütüyor. Küresel ölçekte öne çıkan ülke ve şirketlerin, Türkiye&#039;de nükleer santral yatırımı yapmasının önünü açmayı hedefleyen çalışmada, nükleer santral yatırımlarına başta elektrik alım garantisi olmak üzere bazı teşvikler ve vergi istisnaları sağlanması öngörülüyor. Yasa teklifinin, yeni yılda Meclis&#039;e sunulması bekleniyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Güney Kore'nin başkenti Seul ziyaretinde, Türkiye ile Güney Kore arasında bilim, teknoloji, doğal kaynaklar, madencilik, enerji ve nükleer enerji alanlarında 4 anlaşma imzalandı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Güney Kore Cumhuriyeti İklim, Enerji ve Çevre Bakanlığı arasında, "Enerji Alanında İşbirliğinin Güçlendirilmesine İlişkin Mutabakat Zaptı" imza altına alındı, Türkiye Nükleer Enerji AŞ ile Güney Kore İhracat-İthalat Bankası arasında da "Nükleer Güç Projesi Finansmanına İlişkin İşbirliği Mutabakat Zaptı" imzalandı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜRKİYE'NİN NÜKLEER YATIRIM HEDEFİ&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye ile Güney Kore'nin, nükleer enerji alanında imzaladığı anlaşma sonrasında gözler, yeni dönemde gündeme gelecek binlerce megavatlık nükleer santral yatırımlarına ve bu alanda atılacak kritik adımlara çevrildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Enerji yönetimi, nükleer santral yatırımlarıyla ilgili çalışma yürütüyor. Çalışma, küresel ölçekte öne çıkan şirketlerin, Türkiye'de nükleer santral yatırımı yapmasının önünü açmayı hedefliyor. Bu amaçla hazırlanan pakette, elektrik alım garantisi de teşvikler de vergi istisnaları da yer alacak. Nükleerle ilgili geniş kapsamlı düzenlemeleri içeren çalışmanın tamamlanmasının ardından hazırlanacak yasa teklifinin yeni yılda Meclis'e sunulması bekleniyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HEDEF, 2050'YE KADAR 20 BİN MEGAVAT</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye, Akkuyu ile başlayan nükleer santral yatırımlarını genişletmeyi ve büyük ve küçük modüler yeni santrallar kurmayı hedefliyor. Halen Mersin-Akkuyu'da, Rus Rosatom'un yapıp-işleteceği her biri bin 200 megavat kurulu güce sahip 4 üniteden oluşan (toplam 4 bin 800 megavat) nükleer santralın inşaatı devam ediyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yaptığı açıklamada, hedefi şöyle açıkladı:&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Akkuyu ile başlayan nükleer enerji hamlemizi, Sinop ve Trakya'daki yeni santrallerimiz ve küçük modüler reaktörlerimizle büyüteceğiz. Hedefimiz, 2050'ye kadar nükleer enerji kapasitemizi 20 bin megavata ulaştırmak."&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEY KORE, KANADA VE JAPONYA İLE GÖRÜŞME&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye, ikinci nükler santrali Sinop-İnceburun'da, üçüncüsünü de Trakya'da kurmayı planlıyor. İkinci ve üçüncü nükleer santraller için farklı ülkelerle görüşmeler yapılıyor, Kanada, Güney Kore ve Japonya öne çıkıyor.&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güney Kore, Sinop'ta inşa edilmesi planlanan nükleer santral için en güçlü aday olarak öne çıkıyor. Bu santralin de 4 üniteden oluşması ve 4 bin 560 megavat kurulu güce sahip olması planlanıyor.&nbsp;&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YATIRIM PAKETİ&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Enerji yönetimi, nükleer santral yatırımlarını hızlandırmak ve 2050 hedefini tutturmak için önemli bir çalışma yürütüyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Nükleer yatırımlarını ve çalışmaları yakından takip eden kaynaklar, ANKA Haber Ajansı'nın sorusu üzerine,&nbsp; küresel ölçekte öne çıkan&nbsp; ülkelerin ve şirketlerin, Türkiye'de nükleer santral yatırımı yapmasının önünü açmayı hedefleyen bir çalışma yapıldığını söyledi.&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kaynaklar, çalışma kapsamında yer alacak teşviklere işaret ederek, "Çalışma nükleer santral için makro bir bakışı ve düzenlemeleri içerecek. Bu kapsamda yatırımı özendirecek düzenlemeler de yer alacak. Elektrik alım garantisi de teşvikler de vergi istisnaları da söz konusu olacak."&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Nükleerle ilgili geniş kapsamlı düzenlemeleri içeren çalışmanın tamamlanmasının ardından hazırlanacak yasa teklifinin, yeni yılda Meclis'e sunulması bekleniyor.&nbsp;&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ELEKTRİK AKIM GARANTİSİ&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Devlet, Akkuyu'da üretilen elektriği 12,35 dolar sentten satın alacak. Santralde üretilen elektriğin, 15 yıl boyunca birinci ve ikinci ünitelerde yüzde 70'i, üçüncü ve dördüncü ünitelerde yüzde 30'u alım garantisi kapsamında bulunuyor. Akkuyu'nun 60 yıl işletme ömrü bulunuyor. Rusların santralin bazı parçalarını değiştirmek koşuluyla bu süreyi 20 yıl daha uzatabileceği belirtiliyor.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 12:30:39 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/nukleer-santral-yatirimlarina-tesvik-paketi-yasa-teklifi-yeni-yilda-meclise-sunulacak-h164199.html">Nükleer santral yatırımlarına teşvik paketi: Yasa teklifi yeni yılda Meclise sunulacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ekrem-imamoglu-soygunun-siyasi-ve-yargi-ayagi-aciga-cikmadikca-gercek-failler-hesap-vermis-olmayacak-h164198.html</link>
		<title>Ekrem İmamoğlu: Soygunun siyasi ve yargı ayağı açığa çıkmadıkça gerçek failler hesap vermiş olmayacak</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, &quot;19 Mart operasyonunun ardından borsa iki günde yüzde 16,3 değer kaybetti. Piyasa çökerken Tera’nın ağırlık verdiği hisse sepeti zirve yaptı. Butlan kararı açıklandığında borsa yine çöktü. Tera ise o sırada 1 milyar 870 milyon dolarlık alım yapıyordu. İlginçtir ki borsayı ve SPK’yı uyaran eski MASAK Başkan Yardımcısı ile bazı uzmanlar İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gözaltına alındı. Kasım 2025’te Hazine ve Maliye Bakanı adeta ihbarda bulunurcasına manipülasyon uyarıları yaptı. Başsavcılık buna rağmen hiçbir adım atmadı. Fon vurgunu ancak Eylül 2026’da ortaya çıkabildi. Bu soygunun siyasi ve yargı ayağı açığa çıkmadıkça gerçek failler hesap vermiş olmayacaktır&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Karar gazetesi yazarı İbrahim Kahveci'ye gönderdiği mektubunda fon krizine ilişkin şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Son iki yıl, tarihimizin en ağır yargı saldırılarının, hukuksuz operasyonların ve tutukluluk süreçlerinin yaşandığı bir dönem oldu. Ülkemiz son dönemde birçok açıdan sarsıldı. Bana göre Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin devletin bütün kurumlarını getirdiği noktanın turnusol kâğıdı 'Asrın Soygunu: Fon Vurgunu' sürecidir. Fon vurgunu ile İBB operasyonları arasındaki eşzamanlılık: Savunmamda ayrıntılı bir analizle ortaya koyduğum iddiamı size bir kez daha hatırlatmak isterim. Türkiye’nin yaşadığı en ağır soygun ve iktisadi kriz olan fon vurgunu tek başına bir mesele değildir. Bu vurgunun içinde bir çeteleşme var. Erdoğan’ın kurduğu tek adam düzeni kurumları yozlaştırdı. Yargı da bu düzene ortak oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BİR TARAFTA İBB DİĞER TARAFTA BORSA VARDI"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fon vurgunu, İBB operasyonlarıyla eşgüdümlü ve somut bir ilişki içindedir. Bir tarafta İBB, diğer tarafta borsa vardı. İki süreç aynı tarihlerde başladı. Borsaya ve SPK’ya hiçbir müdahale yapılmadı. Aynı dönemde bana ve İBB’ye ise nefes aldırılmadı; belgesiz, delilsiz ve ispatsız operasyonlarla tutuklamalar art arda geldi. Aynı dönemde borsada neler olduğuna bakın. 19 Mart operasyonunun ardından borsa iki günde yüzde 16,3 değer kaybetti. Piyasa çökerken Tera’nın ağırlık verdiği hisse sepeti zirve yaptı. Butlan kararı açıklandığında borsa yine çöktü. Tera ise o sırada 1 milyar 870 milyon dolarlık alım yapıyordu. İlginçtir ki borsayı ve SPK’yı uyaran eski MASAK Başkan Yardımcısı ile bazı uzmanlar 'Sen nasıl uyarırsın' denilerek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gözaltına alındı. Kasım 2025’te Hazine ve Maliye Bakanı adeta ihbarda bulunurcasına manipülasyon uyarıları yaptı. Başsavcılık buna rağmen hiçbir adım atmadı. Bugünkü Adalet Bakanı SPK’ya müzekkere yazdıktan sonra bir yıl daha İstanbul Başsavcısı olarak, altı ay da bakan olarak görev yaptı. Ancak bu dönemde bütün uyarılara rağmen hiçbir adli işlem yapılmaması dikkat çekicidir. Fon vurgunu ancak Eylül 2026’da ortaya çıkabildi. Bu soygunun siyasi ve yargı ayağı açığa çıkmadıkça gerçek failler hesap vermiş olmayacaktır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"50 MİLYARLIK 'YOLSUZLUK' İDDİASINDA TEK BİR BULGU YOKTUR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Asıl yazmak istediğim, iddianame adı altındaki iftiranamede uydurulan ve benim çok önemsediğim bir suçlamadır. Bildiğiniz gibi dönemin Başsavcısı '560 milyon liralık yolsuzluk' diyerek yola çıktı. 560 kuruş dahi bulamayınca iftiranamesini toparlamak ve 160 milyarlık bir kapak oluşturmak istedi. Bunun için 110 milyarlık uydurma bir 'Cebeci Dosyası' hazırladı. Yanına da dış kredilerle ilgili 50 milyarlık skandal bir suçlama ekledi. İddianamede geçen bu 50 milyarlık 'yolsuzluk' iddiasında tek bir tutuklu yoktur. Tarihin en yoğun denetimini geçirmiş belediye başkanı olarak şunu da söylemeliyim: Bu iddiaya ilişkin tek bir bulgu bile yoktur. Ortada skandal bir suçlama, düpedüz bir iftira vardır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"GÖREV DÖNEMİMİZ BOYUNCA KAMU BANKALARINDAN VE İLLER BANKASI'NDAN TEK KURUŞ KREDİ ALMADIK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yirmi aydır 'İBB davası' adı altında, delilden yoksun ve adeta gerçeklerle mücadele edercesine kurulmuş iftiralarla karşı karşıyayız. Bu iftiraların en önemlilerinden biri krediler meselesidir. Bu suçlamanın amacı, görevimiz boyunca özellikle metrolarda elde ettiğimiz başarıları gölgelemektir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak yaptığımız metro yatırımlarının önemi yalnızca İstanbul’un ulaşım tarihiyle sınırlı değildir. Bu yatırımlar, bir yerel yönetimin bütün imkânsızlıklara rağmen neler başarabileceğini gösteren önemli bir örnektir. Bugün bu başarı, kamuoyunda '160 milyar liralık yolsuzluk' diye anılan ağır suçlamaların gölgesinde bırakılmak isteniyor. Yurt dışından sağladığımız krediler ve ihraç ettiğimiz tahviller üzerinden 53,5 milyar liralık kamu zararı iddia ediliyor. Bu iddia, İstanbul’un metro yatırımlarında elde ettiğimiz başarıdan bağımsız değerlendirilemez. 2019’da göreve geldiğimizde finansman bulunamadığı için durmuş metro şantiyeleri ve ağır bir borç yükü devraldık. Belediyenin kasasında yalnızca 7 milyon lira vardı. Buna rağmen İstanbul’un yatırımlarını durdurmadık. Dünyanın önde gelen finans kuruluşlarıyla görüşerek kaynak sağladık ve yıllardır bekleyen metro projelerini yeniden başlattık. Bunları merkezi idarenin ağır finansman kısıtlamalarına rağmen yaptık. Görev dönemimiz boyunca kamu bankalarından ve İller Bankası’ndan tek kuruş kredi alamadık. Bulduğumuz dış kredilerin izinleri aylarca, hatta yıllarca bekletildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BORÇLARIMIZI ZAMANINDA ÖDEMEMİZ BİLE KAMU ZARARI SAYILIYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bakanlığın yapıp İBB’ye devrettiği metro hatlarının geri ödemeleri geçmişte 20 yıla yayılmıştı. Bizim dönemimizde bu ödemeler 10–11 ay içinde bütçemizden kesildi. Metro inşaatları bu koşullarda bile durmasın diye belediyenin öz kaynaklarını kullandık. Dış finansman geldiğinde de daha önce yaptığımız harcamaları kredi sözleşmelerinin izin verdiği yöntemlerle karşıladık. Bütün engellemelere rağmen, millete hizmeti ve İstanbul’un ihtiyaçlarını her şeyin önünde tutarak büyük bir metro seferberliği gerçekleştirdik. Bugün kamu zararı diye gösterilen işlemler işte bunlardır. İddianamedeki 53,5 milyar liralık zarar hesabı üç kalemden oluşuyor: 19,85 milyar lira kredi anapara geri ödemesi, İBB iştiraklerine yapılan 13,84 milyar lira ödeme, projelerle doğrudan bağlantısı kurulamadığı ileri sürülen 19,82 milyar lira harcama. Yani borçlarımızı zamanında ödememiz bile kamu zararı sayılıyor. Oysa İBB hiçbir kredi ya da tahvil ödemesinde temerrüde düşmedi. Kredi veren uluslararası bankaların hiçbiri şikâyetçi olmadı. Soruşturmadan ve iddianameden sonra da İstanbul’a finansman sağlamayı sürdürdüler. 2023’te yaklaşık 715 milyon dolarlık yeşil tahvil ihraç ettik. Bu tahvilin sözleşmesinde, henüz projelere tahsis edilmemiş kaynakların belediyenin genel nakit yönetimi içinde değerlendirilebileceği açıkça yazılıdır. Bu hüküm iddianamede de yer alıyor. Savunmamda ortaya koyduğum gibi Sayıştay’ın beş yıl boyunca bu işlemlerle ilgili tek bir bulgusu yoktur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"65,1 KİLOMETRE RAYLI SİSTEM HATTINI HİZMETE AÇTIK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Peki bütün bu finansman çabası İstanbul’a ne kazandırdı? 65,1 kilometre raylı sistem hattını hizmete açtık. Görev süremde metro üretimini 14 kilometreye çıkardık ve önceki dönemin yaklaşık iki katına ulaştırdık. Raylı sistem yatırımlarına, yurt dışından sağladığımız kredilerin toplamından daha fazla kaynak ayırdık. Metro yapımını 7,2 kilometreden 14 kilometreye çıkaran bir yönetim, bu yatırımlar için bulduğu finansman yüzünden milyarlarca liralık kamu zararıyla suçlanıyor. Üzerinde özellikle durulması gereken çelişki budur. Kanaatimce bu suçlamaların siyasi amaçlarından biri, İstanbul’da elde ettiğimiz somut başarıyı kamuoyunun gözünden uzaklaştırmaktır. Metro inşaatlarını yeniden başlatmak için gösterdiğimiz çaba, bugün İstanbul’u zarara uğratmışız gibi anlatılıyor. Elbette kamu kaynaklarının her kuruşunun hesabı sorulmalıdır. Ancak kamu zararından söz edebilmek için somut bir zarar gösterilmelidir. Borç geri ödemeleri, sözleşmelerin izin verdiği finansman işlemleri ve tamamlanan yatırımlar birbirinden koparılarak bir hesap çıkarılamaz. Böyle bir hesap tek başına kamu zararının kanıtı olamaz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Biz İstanbul’un metroları durmasın diye kaynak bulduk, borçlarımızı ödedik ve yatırımlarımızı tamamladık. Bugün suçlamaya konu edilen finansman yönetiminin sonucunda, her gün milyonlarca İstanbullunun kullandığı metro hatları var. Bu nedenle mesele yalnızca hakkımdaki suçlamalar üzerinden değerlendirilmemelidir. İstanbul’a kazandırılan hizmetler, kamu kaynaklarının yönetimi ve hukuk güvenliği de bu değerlendirmenin parçası olmalıdır. İstanbul’a hizmet etmek için aldığım her kararın hesabını vermeye hazırım. Hakkımızda ileri sürülen kamu zararı iddialarında da aynı açıklığın gösterilmesini bekliyorum."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 12:11:08 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ekrem-imamoglu-soygunun-siyasi-ve-yargi-ayagi-aciga-cikmadikca-gercek-failler-hesap-vermis-olmayacak-h164198.html">Ekrem İmamoğlu: Soygunun siyasi ve yargı ayağı açığa çıkmadıkça gerçek failler hesap vermiş olmayacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/emeklilere-refah-payi-artisi-ve-asgari-ucret-hazirliklari-h164197.html</link>
		<title>Emeklilere refah payı artışı ve asgari ücret hazırlıkları</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Emekli maaşlarına yapılacak “refah payı” artışına ilişkin hazırlanacak mali kanun teklifinin bütçe görüşmelerinin ardından TBMM&#039;ye sunulması  planlanırken, yaş, prim, çalışan ve çalışmayan ayrımına göre etki analizi çalışmaları sürüyor. Kademeli emeklilik konusunda, “birçok ülkede emeklilik yaşı yükseltilirken erken emekliliğe yol açacak bir düzenlemeyi bütçenin kaldırmayacağı” gerekçesiyle herhangi bir çalışma yapılmayacağı vurgulanıyor. Asgari ücret artışına ilişkin ise “istihdamın korunacağı” bir oran üzerinde uzlaşılması amaçlanıyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yıl sonuna yaklaşılırken, gelecek yıl çalışanlara ve emeklilere yapılacak artışlara ilişkin tartışmalar yoğunlaştı. TBMM’de, emeklilere yapılması öngörülen artışların yanı sıra asgari ücrete yapılacak zam ve kademelik emeklilik bekleyenlerin talepleri de kulislerde konuşuluyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emekli maaşlarına enflasyonun yanı sıra yapılacak “refah payı” artışı konusunda esas alınacak kriterlerin belirlenmesine yönelik çalışma sürüyor. 65 yaş üstündekilere daha yüksek artış yapılması öngörülürken, emeklilerin prim gün sayılarına ve yaşlarına göre çalışma yapılacak. Ayrıca, 65 yaşın altındaki çalışan ve çalışmayan ayrımı yapılması öngörülüyor. Bu kapsamda belirlenecek her bir kıstasta kaç emekli olduğuna ilişkin etki analizlerinin hazırlanmasının ardından refah payı belirlenecek. Yetkililer, yapılacak artışın bütçe imkanları çerçeveinde olacağını belirtti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emekli maaşlarına yapılacak refah payı artışına ilişkin düzenlemenin yer alacağı mali kanun teklifinin bütçe görüşmelerinin ardından Meclis’e sunulması ve ocak ayından itibaren geçerli olması öngörülüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ YOK”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan, kademeli emeklilik bekleyenlere ilişkin ise AK Partili yetkililer, böyle bir düzenleme yapılmasının gündemde olmadığını belirtiyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Halen 17 milyon 900 bin emekli olduğuna işaret eden yetkililer, “Bu konuda yapılacak bir düzenleme emeklilik sistemine yeni yükler getirir. Kademeli emeklilik dediğimiz şey kişinin normal yaşından çok daha önce emekli olması, erken emeklilik demek, yeni EYT’liler demek. Şu anda Avrupa’da birçok ülke emeklilik yaşını yükseltmek istiyor. Emeklilik yaşıyla ilgili birçok Batılı ülke yaşı yükseltmek isterken bizim erken yaştakileri emeklilik sistemine dahil etmemiz mümkün değil. Bu durumun bütçe imkanlarıyla sürdürülebilirliği de mümkün değil. Bunun sürdürülebilmesi için doğru bir sistemle doğru adımlar atmamız lazım” ifadesini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İSTİHDAMI KORUMAK ÖNCELİKLİ OLMALI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşçilerin 2027 yılı asgari ücretinin belirlenmesi için görüşmeler yaklaşırken, halen 28 bin 75 lira olan asgari ücrete ne kadar zam yapılacağı merak konusu. Kamuoyunda asgari ücretin 35 bin-36 bin 500 aralığında olacağına yönelik tahminler yapılırken AK Partili yetkililer bu konuda istihdamın korunmasının öncelikli olması gerektiğini vurguluyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yetkililer, Avrupa'da otomotivden makina ve kimya sanayine kadar birçok sektörde kriz yaşandığına işaret ederek, “Bazı ülkelerde büyük sektörlerde sendikalar bırakın maaş artışını, işverenlere ‘biz maaş indirimine gidelim siz de istihdamı koruyun, işçi çıkarmayın’ diye uzun vadeli planlar yapıyor. Emek yoğun iş gücünün olduğu tekstil, kimya, çelik sanayi gibi alanlarda bölgemizde rekabet çok sert. Ayrıca bölgedeki gelişmelerden dolayı enerji maliyetleri çok yükseldi. Tedarik zincirinde ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Petrol, doğal gaz&nbsp; fiyatlarında aşırı oynaklıklar var. Enerji maliyetleri ve işçilik maliyetlerinin yüksek olduğu yerde işveren açısından da sıkıntılı bir durum ortaya çıkıyor. Sektörel açıdan baktığımızda çevremizdeki ülkelerle de çok yıkıcı bir rekabet ortamındayız. Dolayısıyla onlarla da rekabeti sürdürecek, koruyacak bir yaklaşımı hem işverenler hem işçi temsilcileri ortaya koyabilmeli. Hem rekabet korunsun hem işçi hem işveren korunsun” ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 11:48:45 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/emeklilere-refah-payi-artisi-ve-asgari-ucret-hazirliklari-h164197.html">Emeklilere refah payı artışı ve asgari ücret hazırlıkları</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/ocak-zammini-bekleyen-emekliler-ankaya-dert-yandi-bu-partiye-25-yildir-oy-veriyorum-milletin-paralarini-calsin-soysunlar-diye-vermiyorum-yaslisin-sen-64u-boylamissin-dediler-ise-almadilar-h164196.html</link>
		<title>Ocak zammını bekleyen emekliler ANKA&apos;ya dert yandı: Bu partiye 25 yıldır oy veriyorum. Milletin paralarını çalsın, soysunlar diye vermiyorum, &apos;Yaşlısın, sen 64&apos;ü boylamışsın&apos; dediler işe almadılar</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[TÜİK’in ekim ayı enflasyonunu aylık yüzde 2,58 olarak açıklamasının ardından emeklilerin dört aylık zam oranı yüzde 8,29’a yükseldi. Mecidiyeköy&#039;de ANKA&#039;ya dert yanan emekliler, aylıklarının artırılmasını istedi. Bir emekli, aylıklarının 30 bin lira yapılması halinde bile açlığa mahkum olmaya devam edeceklerini vurgularken, bir iş görüşmesini aktaran emekli, “Yaşlısın, sen 64&#039;ü boylamışsın, 64&#039;ü geçmişsin dediler işe almadılar. Bize genç lazım diyorlar. Şimdi 23 alıyoruz, ancak 26-27 falan olur. İki tane de torun var, yanıma bırakıyorlar.” dedi. Bir başka emekli de fon soruşturmasını anımsattı ve &quot;Gaziantep&#039;te baklava çalan iki çocuğa 15 sene ceza veriyorlarsa bunlar neden içeri girip yatmıyor? Dürüst diye kurulalı beri bu partiye oy veriyorum. Milletin paralarını çalsın, soysunlar diye vermiyorum. Kimin, kimin parasını yemeye ne hakkı var?&quot; sorusunu yöneltti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) ekim ayı enflasyon verilerini açıklamasıyla birlikte emeklilerin dört aylık zam oranı yüzde 8,29 olarak hesaplandı. Açıklanan verilerin ardından gözler ocak ayında yapılacak emekli maaşı artışına çevrilirken, emekliler geçim koşullarının giderek ağırlaştığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mecidiyeköy'de ANKA Haber Ajansı’na konuşan emekliler, mevcut maaşlarının kira, gıda, ulaşım ve faturalar gibi temel giderleri karşılamakta yetersiz kaldığını belirtti. Bazı emekliler maaşlarının 30 bin liranın üzerine çıkarılmasını isterken, bazıları ise özellikle kira ödeyenler için çok daha yüksek bir aylığın gerekli olduğunu söyledi.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/26dd2c4a-6850-4808-8a35-fb7f163b87ef-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İŞ ARIYORUM AMA YAŞIM NEDENİYLE İŞE ALMIYORLAR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emekli Recep Can, “Şimdi emekliyim iş görüşmesine gidiyorum, yaşlı diye almadılar bizi. Yaşlıyız yani. Yaşlısın, sen 64'ü boylamışsın, 64'ü geçmişsin dediler ama işe almadılar. Yani yapacak bir şey, bizi düşünmesi lazım. İş bulabilsem, işe çalışmaya gideceğim... Ben yaşlıyım diye almadılar. Bu bize genç lazım diyorlar. Bu kadar yani. Başka bir şey diyeceğim yok. Şimdi yeni emekli maaşı ne kadar olur? Şimdi 23 alıyoruz, ancak 26-27 falan olur. İki tane de torun var, yanıma bırakıyorlar. Gelinlerim çalışıyor. Onların masrafları da ben karşılıyorum. Dede bana şunu götür, dede bana bunu götür diyorlar. Götürmeyince de olmuyor yani” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emekli Ali Aydın, “Büyük ihtimalle (artış) yapılacak gibi geliyor. Yani öyle bir his var içimde yaparlar, yaparlar. Beslenmek için 150-200 bin lira da alsanız sağlıklı beslemek imkânsız. Çünkü bugün Boğaz'a gidip sağlıklı bir yemek yesen 40-50 bin lira para ödüyorsun. Mühim olan sağlıklı geçinmek de tabii çok iyi de, kimseyi muhtaç olmadan yaşantını sürdürebilmek” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YAPACAKLARI EN FAZLA 30 BİN LİRA, EMEKLİ GENE ÖLMEYE MAHKUM</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başka bir emekli ise, “Şimdi ev kirası 25 bin, 30 bin. Neyle geçinecek bu adam, emekli adam? İşte böyle oturuyoruz. 23 bin 500 lirayla insan geçinebilir mi? Simitle. Bir simit yiyorsun 30 lira. Bir çay yiyorsun 30 lira. 60 lira... Ne yaparsın? Şimdi yapacağı zaman kaç para yapacak? Benim 9 bin 385 günüm var. Verdiği para 23 bin 500 lira. İş midir bu? Yok, imkânı yok. En fazla yapacakları 30 milyon. Başka yapmaz. O da ev kirasını verirsin. Açlıktan gene ölmeye mahkûm” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/808dc933-569e-47e2-ab88-45ab6f09bfbd-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ANCAK HALK EKMEK ALIR YER, BAŞKA BİR ŞEY YAPAMAZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emekli Ahmet Demirtop, “Valla işte 30-35 olursa iyi. Yani en düşük emekli maaşı öyle olursa iyi. Yeterli. Şimdi evi kira olanlar için zor. Bir de tekse, çoluk çocuğu da çalışmıyorsa, yardımcı olmuyorsa mümkün değil geçinmesi. Ama işte evi olanlar, işte ailesinde bir iki çoluk çocuğu çalışan vardır. Onlar için problem yok. Ama tek emekli maaşıyla geçinenler için zor. Yani 23 bin lirayla geçinmek çok zor. Zaten 25 bin lira en düşük ev kirası. Çıktım başka bir yere girdim, 40 bin lira. Yani mümkün değil ama dediğim gibi devlet artık nasıl yapar? Onu ayırır mı? İşte çalışanla çalışmayanı, evi olanla olmayanı ayırır. Ona göre bir şey yapar. Bilmiyoruz artık nasıl yapacak. Bekliyoruz. Zor yani o parayla. Zaten 30 bin lira alsa... Yani dediğim gibi, yani 20 bin en kötü şartlarda 20 bin lira kira, 10 bin lirayla ne yiyecek adam? Elektriği, suyu, doğal gazı, faturaları zaten aldığım aç komple ona gider yani. Yani yeterli gelmez. Yani ancak Halk Ekmek alır yer, başka bir şey yapamaz” şeklinde konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KİRASI OLMAYAN EMEKLİ İLE KİRADA OTURANIN GEÇİMİ FARKLI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emekli Erdal Sönmez, “30 bin olabilir belki 28. 27-28 olur. 23 lira alıyorum ben, 23 bin 500. Bence yeter. Kira vermeyenler için yeter. Kira verenler için yetmez de ben kira vermediğim için bana yeter. Çalışmıyorum. Çalışmıyorum, bana yetiyor. Devletin durumuna bağlı. Devlet ekonomisi iyi olursa belki daha fazla verebilir. Ama şimdilik bu kadar veriyor. Ondan yetiniyoruz” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“AYDA BİR KEZ ET YİYEBİLİYORUZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emekli Ömer Aslan, “Vallahi zor geçiniyoruz efendim. Bir ayda bir tane et, bir ayda bir et yüzü görüyoruz işte. Balıklarında en ucuzunu arıyoruz. Hangisi en ucuz? Ayda bir tane balık yiyebilirsek yiyoruz. Çok şükür, bin şükür, şikâyetçi değilim, devletimden ama biraz daha dikkat edilmesi lazım. Efendim, işte yüzde 50 daha konsa iyi olur tabii ki yani ama tabii bizim söylemimizin ne derece kadar uzanıyor, kadar nazara alınır onu bilemem tabii de gönül istiyor ki böyle herkes, her vatandaş rahat etsin, refah içinde yaşasın hiç olmazsa. Ev kirası veriyorum ben, emekli maaşımla yetinemiyorum efendim yani şimdi işin gerçeğini konuşmak gerekirse yani” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/e71f89cd-f7d6-4828-853b-e5a2bc1ebddd-w_1.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“EVİM OLDUĞU HALDE GEÇİNEMİYORUM”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emekli Mehmet Korkmaz ise yapılan maaş zamlarının artan fiyatlar karşısında kısa sürede etkisini kaybettiğini savundu. Korkmaz şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Şimdi şöyle söyleyeyim size, yapsalar bile bu pahalılık karşısında yapılan zam gelmeden alıyorlar zaten üç ay öncesinden, doğru mu? Emeklilerin hâli ortada. Geçinemiyor insanlar. Benim evim olduğu hâlde geçinemiyorum. Nasıl geçinecek bu insanlar? Bu zammı onlar kendi ceplerine göre yapıyorlar. Bu TÜİK araştırmalarını falan. Dokunmuyor adamlara, gelirleri kuvvetli. Bugün fon soruşturmasından. Ben akıllı bir insan değilim, tahsilli bir insan da değilim. Fon soruşturmasında Gaziantep'te baklava çalan iki çocuğa 15 sene ceza veriyorlarsa bunlar neden içeri girip yatmıyor? Bu para ellerinden almıyorlar. Doğru mu? Doğru. Bunu Cumhurbaşkanı gelsin. Ben 65 yaşındayım. Bu parti kurulalı beri 25 senedir bu partiye oy veriyorum. Ben dürüst diye veriyorum. Milletin paralarını çalsın, soysunlar diye vermiyorum. Kimin kimin parasını yemeyen ne hakkı var? Yetersiz bir zam. Doğru mu? Yetersiz. 60 lira bir bilet herhalde, bilmiyorum, ben çoktan beri kullanmıyorum ama 60 liradan aşağı bilet yok. Bugün ben torunumu okula gönderiyorum. İlkokula giden bir çocuğun günü güzeldir, okul açılıyor var. Ayda ne yapar? Beş bin lira. Ki bu sadece bir öğün yemek yeme parası. Tabii ki o da yemekse. Bir poğaçanın elli lira olduğu bir yerde. Hoşluk ondan doyur mu? Doymaz. Yetersiz bir gelir. Hiç yetmez. Bu zamlar olduğu müddetçe 50 bin lira da verse tatmin etmez. Seçimler yaklaştığı zaman insanların gözünü boyamaktan başka hiçbir şey değil. Hangisine bakıyorsun? Trilyonu çıkıyor. Belediye başkanına bakıyorsun, trilyon çıkıyor. AK Partisi, bilmem o parti, bu parti, hangisine bakarsanız bakın trilyonlarla oynuyorlar. Kimin parası bu? Milletin vergileri. Benim paramı benden çalıyor. Sen ye, beş çeşit yemeye, tatlısını, tuzlusunu, tas kebabını bilmem neyi yüz liraya, gariban bir tas suyu yüz liraya içsin. Allah'tan reva mı bu ya?”&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“EN AZ 50-60 BİN LİRA OLMALI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emekli memur olduğunu belirten bir başka vatandaş ise, &nbsp;“Hatta günde bin lira olsun, ayda 30 bin lira yapar, kirası var, bilmem nesi var. En azından 50- 60 bin lira olması lazım. Ben de emekli memurum. Ama ne iş, bir şey yok. Bir de haksızlık oldu. Bin lira emekli maaşı adam bizden beraber olduk. Benimle sigortası bir miydi? Yoktu. Orada da haksızlık var. Hayır. Nerede geçineceksin? Çocuklarım olmasa nerede geçineceksin? Hayat pahalı. Başka çare yok. Ne yapalım kızım? 27 sene devlet dairesinde görev yaptı. O 3-5 sene sigorta parası ödeyeni de bizle bir yaptılar. O da adalet değil yani. Adaletsizlik gibi geldi. Orada haksızlık var. Başka yerde bir şey demiyorum” dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 11:19:40 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/ocak-zammini-bekleyen-emekliler-ankaya-dert-yandi-bu-partiye-25-yildir-oy-veriyorum-milletin-paralarini-calsin-soysunlar-diye-vermiyorum-yaslisin-sen-64u-boylamissin-dediler-ise-almadilar-h164196.html">Ocak zammını bekleyen emekliler ANKA&apos;ya dert yandı: Bu partiye 25 yıldır oy veriyorum. Milletin paralarını çalsın, soysunlar diye vermiyorum, &apos;Yaşlısın, sen 64&apos;ü boylamışsın&apos; dediler işe almadılar</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-ara-secimlerinde-tarihi-ilkler-ilk-siyah-kadin-vali-ilk-yerli-kadin-senator-ve-94-yillik-siyasi-degisim-h164195.html</link>
		<title>ABD ara seçimlerinde tarihi ilkler: İlk siyah kadın vali, ilk yerli kadın senatör ve 94 yıllık siyasi değişim</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD&#039;de 3 Kasım&#039;da yapılan ara seçimler, Kongre&#039;deki güç dengelerini değiştirirken kadınların, etnik azınlıkların ve LGBTİ+ bireylerin siyasi temsili açısından da tarihi sonuçlara sahne oldu. Ülkenin ilk siyah kadın valisi, ilk Amerikan yerlisi kadın valisi ve ilk açık kimlikli eşcinsel erkek senatörü seçilirken Cumhuriyetçilerin uzun yıllardır yönetimde olduğu bazı eyaletlerde de siyasi dengeler değişti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD'de Başkan Donald Trump'ın ikinci döneminin ilk iki yılının ardından düzenlenen ara seçimler, yalnızca Demokratlar ile Cumhuriyetçiler arasındaki siyasi mücadele açısından değil, ülkenin 250 yıllık tarihine geçecek seçim başarılarıyla da öne çıktı. Seçimlerde farklı etnik kökenlerden, toplumsal gruplardan ve siyasi partilerden adaylar önemli başarılar elde etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Georgia eyaletinde Demokrat Keisha Lance Bottoms, Cumhuriyetçi milyarder iş insanı Rick Jackson'ı mağlup ederek ABD tarihinde valiliğe seçilen ilk siyah kadın oldu. Eyaletin bugüne kadarki 83 valisinin tamamı beyaz erkeklerden oluşuyordu. Bottoms'ın zaferi, Georgia'da 20 yılı aşkın süredir devam eden Cumhuriyetçi yönetimi de sona erdirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Seçim zaferinin ardından destekçilerine seslenen Bottoms, Georgia'nın tek bir kişi ya da dönemle değil, eyalette yaşayan herkes tarafından şekillendirildiğini belirterek, bütün eyalet sakinlerinin valisi olacağını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İLK YERLİ AMERİKAN KADIN VALİ NEW MEXICO'DAN ÇIKTI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">New Mexico'da Demokrat Deb Haaland, Cumhuriyetçi Gregg Hull'ı mağlup ederek ABD tarihinde valiliğe seçilen ilk Amerikan yerlisi kadın oldu. Laguna Pueblo topluluğunun üyesi olan Haaland, daha önce de ABD siyasetinde önemli ilklere imza atmıştı. 2018'de Temsilciler Meclisine seçilen ilk iki Amerikan yerlisi kadından biri olan Haaland, eski Başkan Joe Biden döneminde İçişleri Bakanlığı görevini üstlenerek ülkenin kabinede yer alan ilk Amerikan yerlisi bakanı olmuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Haaland, seçim zaferinin ardından yaptığı konuşmada, geçmişte Amerikan yerlilerinin dillerini ve kültürlerini ortadan kaldırmaya yönelik federal politikalara da değinerek, bütün bu girişimlere rağmen topluluklarının varlığını sürdürdüğünü vurguladı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İLK YERLİ AMERİKAN KADIN SENATO ÜYESİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Minnesota'da Demokrat Peggy Flanagan, Cumhuriyetçi Michele Tafoya'yı mağlup ederek ABD Senatosuna seçilen ilk Amerikan yerlisi kadın oldu. White Earth Ojibwe topluluğunun üyesi olan Flanagan, seçim öncesinde Minnesota vali yardımcısı olarak görev yapıyordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Alaska'da ise Yup'ik kökenli Demokrat Mary Peltola'nın Cumhuriyetçi Senatör Dan Sullivan'a karşı yarışında oy sayımı devam ediyor. Peltola'nın kazanması durumunda Alaska yerlilerinden ABD Senatosuna seçilen ilk kişi olması bekleniyor. Peltola, 2022'de de Temsilciler Meclisine seçilen ilk Alaska yerlisi olarak tarihe geçmişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD SENATOSUNUN İLK AÇIK KİMLİKLİ EŞCİNSEL ÜYESİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">New Hampshire'da Demokrat Chris Pappas, eski Cumhuriyetçi Senatör John E. Sununu'yu mağlup ederek ABD Senatosuna seçilen ilk açık kimlikli eşcinsel erkek oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Seçim kampanyası sırasında "Tarih yazmak için aday olmuyorum" diyen Pappas, cinsel yöneliminin seçmenler arasında önemli bir tartışma konusu haline gelmemesini olumlu karşıladığını belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">FLORİDA'NIN İLK SİYAH VALİSİ CUMHURİYETÇİLERDEN</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Florida'da Cumhuriyetçi Byron Donalds, eyalet tarihinde valiliğe seçilen ilk siyah siyasetçi oldu. Donalds aynı zamanda ABD tarihinde seçimle işbaşına gelen ilk siyah Cumhuriyetçi vali olarak kayıtlara geçti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Maryland'de görevdeki Demokrat Vali Wes Moore'un da yeniden seçilmesiyle ABD tarihinde ilk kez aynı anda en az üç siyah vali görev yapacak. Moore siyah vali adaylarının sayısındaki artışı önemli bir gelişme olarak nitelendirirken bunun yalnızca kutlanacak bir başarı değil, farklı topluluklardan adayların daha yaygın hale gelmesi için değerlendirilmesi gereken bir fırsat olduğunu ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SENATODA SİYAH KADINLARIN TEMSİLİ ARTIYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Illinois'de Demokrat Juliana Stratton, Cumhuriyetçi Don Tracy'yi mağlup ederek emekliye ayrılan Demokrat Senatör Dick Durbin'in koltuğunu kazandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Stratton'ın zaferiyle ABD Senatosunda görev yapan siyah kadınların sayısı üçe yükselecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Illinois ayrıca Stratton ile Tayland kökenli Demokrat Senatör Tammy Duckworth sayesinde ABD Senatosunda aynı anda farklı etnik azınlıklardan iki kadın tarafından temsil edilen ilk eyalet olacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Rutgers Üniversitesine bağlı araştırma merkezi Center for American Women and Politics'in verilerine göre, 2026 ara seçimleri kadın adayların katılımı açısından da rekorlara sahne oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Demokrat Parti 19, Cumhuriyetçi Parti ise yedi kadın vali adayı gösterirken yaklaşık 300 kadın, görevdeki üyeler de dahil olmak üzere Senato ve Temsilciler Meclisi seçimlerinde yarıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MICHIGAN'DA İLK MÜSLÜMAN SENATÖR İHTİMALİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Michigan'da Demokrat Abdul El-Sayed ile Cumhuriyetçi Mike Rogers arasındaki Senato yarışının sonucu ise henüz netleşmedi. Ancak El-Sayed destekçilerine yarışı kazandığını duyurdu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">El-Sayed'in, kazandığının kesinleşmesi halinde ABD tarihinde Senatoya seçilen ilk Müslüman siyasetçi olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Michigan doğumlu epidemiyolog ve ilerici Demokrat siyasetçi El-Sayed, seçim kampanyası boyunca dini kimliği nedeniyle Cumhuriyetçilerin sert eleştirileriyle karşı karşıya kaldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, El-Sayed'i tehlikeli derecede radikal ve aşırı olarak nitelendirirken, "Muhammed" diyerek hitap etti. El-Sayed ve destekçileri, bu açıklamaları İslamofobik ve ırkçı saldırılar olarak değerlendirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TEKSAS'TA 32, KANSAS'TA 94 YIL SONRA DEMOKRAT ZAFERİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Seçimler, toplumsal temsil açısından yaşanan ilklerin yanı sıra bazı eyaletlerde uzun yıllardır devam eden siyasi dengelerin değişmesine de sahne oldu. Teksas'ta Demokrat Gina Hinojosa, üç dönemdir valilik yapan Cumhuriyetçi Greg Abbott'ı mağlup ederek 32 yıl sonra eyalette valilik seçimini kazanan ilk Demokrat oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Teksas'ta Cumhuriyetçiler, 1995'te George W. Bush'un göreve gelmesinden bu yana eyalet valiliğini ellerinde tutuyordu. Hinojosa, seçim kampanyasında hayat pahalılığı, kamu eğitimi ve ailelerin ekonomik sorunlarına odaklanmıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kansas'ta ise Demokrat Adam Hamilton, Trump'ın desteklediği Cumhuriyetçi Senatör Roger Marshall'ı mağlup ederek 94 yıl sonra eyaletten ABD Senatosuna seçilen ilk Demokrat oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD'nin en büyük Birleşik Metodist Kilisesi cemaatinin papazı olan 62 yaşındaki Hamilton, seçim kampanyasını hayat pahalılığı ve partiler arası uzlaşma üzerine kurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kendisini bağımsız düşünen bir Demokrat olarak tanımlayan Hamilton, zafer konuşmasında Cumhuriyetçi, Demokrat ve bağımsız seçmenlerin Washington'daki gelişmelerden duyduğu rahatsızlığı sandıkta ortaya koyduğunu söyledi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 10:39:37 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-ara-secimlerinde-tarihi-ilkler-ilk-siyah-kadin-vali-ilk-yerli-kadin-senator-ve-94-yillik-siyasi-degisim-h164195.html">ABD ara seçimlerinde tarihi ilkler: İlk siyah kadın vali, ilk yerli kadın senatör ve 94 yıllık siyasi değişim</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/galatasaray-stuttgarti-2-0-maglup-etti-sampiyonlar-liginde-batrakovdan-3-dakikada-2-gol-h164194.html</link>
		<title>Galatasaray, Stuttgart&apos;ı 2-0 mağlup etti: Şampiyonlar Ligi&apos;nde Batrakov&apos;dan 3 dakikada 2 gol</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi&#039;nin 4. haftasında sahasında ağırladığı Almanya temsilcisi Stuttgart&#039;ı 2-0 mağlup etti. Sarı-kırmızılılara galibiyeti getiren golleri 12 ve 15. dakikalarda Aleksey Batrakov kaydetti. Bu sezon Şampiyonlar Ligi&#039;ndeki ilk iç saha galibiyetini alan Galatasaray, puanını 6&#039;ya yükseltti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">UEFA Şampiyonlar Ligi'nin 4. haftasında Galatasaray ile Stuttgart, RAMS Park'ta karşı karşıya geldi. Sarı-kırmızılılar, ilk yarıda bulduğu iki golle rakibini 2-0 mağlup ederek Avrupa'daki ikinci galibiyetini elde etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karşılaşmaya etkili başlayan Galatasaray, 12. dakikada Rus futbolcu Aleksey Batrakov'un golüyle 1-0 öne geçti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu golden yalnızca üç dakika sonra, 15. dakikada yeniden sahneye çıkan Batrakov, kendisinin ve takımının ikinci golünü kaydetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İlk yarıyı 2-0 önde tamamlayan Galatasaray, ikinci yarıda skor üstünlüğünü koruyarak sahadan galibiyetle ayrıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GALATASARAY İLK İÇ SAHA GALİBİYETİNİ ALDI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şampiyonlar Ligi'ne Sporting mağlubiyetiyle başlayan Galatasaray, ikinci karşılaşmasında Barcelona'ya sahasında yenilmişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üçüncü haftada Lille'i deplasmanda 4-2 mağlup eden sarı-kırmızılılar, Stuttgart karşısında aldığı 2-0'lık galibiyetle puanını 6'ya yükseltti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Galatasaray, bu sonuçla Şampiyonlar Ligi'nde sezonun ilk iç saha galibiyetini elde etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">STUTTGART İLK YENİLGİSİNİ YAŞADI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Galatasaray deplasmanından puansız ayrılan Stuttgart, Şampiyonlar Ligi'nde bu sezonki ilk mağlubiyetini aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Alman temsilcisi, dördüncü hafta sonunda 7 puanda kaldı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 10:19:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/galatasaray-stuttgarti-2-0-maglup-etti-sampiyonlar-liginde-batrakovdan-3-dakikada-2-gol-h164194.html">Galatasaray, Stuttgart&apos;ı 2-0 mağlup etti: Şampiyonlar Ligi&apos;nde Batrakov&apos;dan 3 dakikada 2 gol</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/trumptan-new-york-ve-guam-secimlerine-iliskin-aciklama-mike-lawlera-destek-tony-adaya-tebrik-h164193.html</link>
		<title>Trump&apos;tan New York ve Guam seçimlerine ilişkin açıklama: Mike Lawler&apos;a destek, Tony Ada&apos;ya tebrik</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, New York&#039;taki Kongre seçimlerinde Cumhuriyetçi aday Mike Lawler&#039;a destek çağrısında bulunurken, Guam&#039;daki valilik seçimlerinde Cumhuriyetçi Tony Ada&#039;nın kazandığı yönündeki erken açıklamayı değerlendirdi. Cumhuriyetçilerin Guam Senatosunda da çoğunluğu elde ettiğini belirten Trump, &quot;Umarım bu, gelecekte yaşanacakların bir işareti olur&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı art arda paylaşımlarda New York ve Guam'daki seçimlere ilişkin açıklamalarda bulundu. New York'ta Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Mike Lawler'a oy verilmesi çağrısında bulunan Trump, Guam'dan gelen erken seçim sonuçlarını da değerlendirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"MİKE LAWLER, ANTİSEMİTİZMLE MÜCADELEDE GÜÇLÜ BİR LİDER OLDU"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">New York'un Monsey bölgesindeki Yahudi toplumunun 2024 başkanlık seçimlerinde kendisine büyük destek verdiğini belirten Trump, Lawler'ın bölgedeki çalışmalarını övdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, "Kongre Üyesi Mike Lawler, Yahudi cemaatinin çok değerli bir dostu ve antisemitizmle mücadelede güçlü bir lider olmuştur. En kritik anlarda topluluğun yanında durmuş, nefrete karşı sesini yükseltmiş ve din özgürlüğü ile okul seçimi haklarını savunmuştur" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Lawler'ın Eyalet Senatörü Bill Weber ile birlikte seçmenlerin taleplerini savunmayı sürdüreceğini belirten Trump, "Her oy önemlidir. Bugün sesinizi duyurun. Kongre için Mike Lawler'a oy verin. Sizi asla yalnız bırakmayacaktır!" çağrısında bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GUAM'DAKİ SEÇİMLER İÇİN TONY ADA'YI TEBRİK ETTİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, bir diğer paylaşımında ise Guam'daki valilik seçimlerinde Cumhuriyetçilerin zafer kazandığı yönündeki erken açıklamaya dikkat çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Guam'ı Demokratların güçlü olduğu bir bölge olarak nitelendiren Trump, "Her zaman güçlü bir Demokrat kalesi olarak görülen Guam'da, valilik koltuğu için Cumhuriyetçilerin zaferine dair erken bir açıklama yapıldı. Tony Ada'yı tebrik ediyoruz!" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"UMARIM BU, GELECEKTE YAŞANACAKLARIN BİR İŞARETİ OLUR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Guam Senatosunda da Cumhuriyetçilerin çoğunluğu elde ettiğini belirten Trump, seçim sonuçlarını partisinin geleceği açısından değerlendirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, "Ayrıca, Cumhuriyetçiler Eyalet Senatosu'nda çoğunluğu elde etti. Vay canına, umarım bu, gelecekte yaşanacakların bir işareti olur!" ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 09:57:45 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/trumptan-new-york-ve-guam-secimlerine-iliskin-aciklama-mike-lawlera-destek-tony-adaya-tebrik-h164193.html">Trump&apos;tan New York ve Guam seçimlerine ilişkin açıklama: Mike Lawler&apos;a destek, Tony Ada&apos;ya tebrik</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-ara-secimlerinde-demokratlar-senatoyu-kazandi-temsilciler-meclisinde-cogunluga-yaklasti-h164192.html</link>
		<title>ABD ara seçimlerinde Demokratlar Senato&apos;yu kazandı, Temsilciler Meclisi&apos;nde çoğunluğa yaklaştı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ ABD&#039;de 3 Kasım&#039;da yapılan ara seçimlerin ilk sonuçlarına göre Demokrat Parti, Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Senato&#039;da çoğunluğu ele geçirdi. Temsilciler Meclisi&#039;nde de Cumhuriyetçilerden en az yedi sandalye alan Demokratlar, bu kanatta da çoğunluğu elde etmeye yaklaştı. ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın ikinci döneminin ilk iki yılının ardından yapılan seçimlerde Demokratların özellikle Cumhuriyetçilerin uzun yıllardır güçlü olduğu Teksas gibi eyaletlerde elde ettiği zaferler dikkati çekti. Trump, seçim sonuçlarını kabul ettiğini belirterek, &quot;Demokratlarla çalışacağız ve onlarla birlikte çalışmayı sabırsızlıkla bekliyoruz. Muhtemelen bir uzlaşmaya varırız&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD'de Kongre'nin iki kanadının kontrolünü belirleyecek ara seçimlerde oy sayımı sürerken, ABD medyasının açıkladığı sonuçlara göre, Demokratlar, Cumhuriyetçilerin elindeki altı Senato sandalyesini kazanarak 100 üyeli Senato'da en az 51 üyelik kazanarak çoğunluğu elde etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Temsilciler Meclisi'nde ise 435 sandalyenin tamamı için yapılan seçimlerde ise sonuçlar henüz kesinleşmedi. Demokratlar, Cumhuriyetçilerin elindeki en az yedi seçim bölgesini kazanarak çoğunluk için gerekli 218 sandalyeye ulaşma yolunda önemli ilerleme kaydetti. Son verilere göre, Demokratlar 193, Cumhuriyetçiler 114 sandalyeye ulaştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CUMHURİYETÇİLERİN GÜÇLÜ OLDUĞU EYALETLERDE DEMOKRATLARIN ZAFERİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Seçimlerin en dikkat çekici sonuçlarından biri, uzun yıllardır Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu Teksas'ta yaşandı. Demokrat James Talarico, Cumhuriyetçi Ken Paxton'ı yenerek 1988'den bu yana eyaletten Senato'ya seçilen ilk Demokrat oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Teksas'taki valilik yarışını da Demokrat Gina Hinojosa kazandı. Cumhuriyetçi Vali Greg Abbott'ı geride bırakan Hinojosa, 1990'dan bu yana eyalette valilik seçimini kazanan ilk Demokrat ve Texas'ın ilk Latin kökenli kadın valisi oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kansas ve Güney Carolina gibi Cumhuriyetçilerin güçlü görüldüğü eyaletlerde de Demokratları yıllar sonra ilk kez Senato seçimlerini kazanırken, Ohio ve Iowa'da da Cumhuriyetçilerin elindeki sandalyeleri aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ohio'da Demokrat Sherrod Brown, Cumhuriyetçi Senatör Jon Husted'ı yenerek 2024'te kaybettiği Senato koltuğuna geri döndü. Iowa'da Demokrat Josh Turek, Cumhuriyetçi Ashley Hinson'ı mağlup ederken, Kansas'ta Demokrat Adam Hamilton, görevdeki Cumhuriyetçi Senatör Roger Marshall'ı geride bıraktı. Georgia, Ohio ve Iowa’da Cumhuriyetçilerin kontrolündeki valilikler de Demokratlara geçti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SEÇMENİN GÜNDEMİNDE EKONOMİ VE İRAN SAVAŞI VARDI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD medyasının seçmen araştırmalarına göre seçim sonuçlarında hayat pahalılığı, İran'daki savaş ve hükümetteki yolsuzluklara ilişkin kaygılar etkili oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD medyasında eçmenlerin önemli bir bölümünün yüksek yaşam maliyetinden Trump yönetimini sorumlu tuttuğu ve Kongre'nin başkan üzerindeki denetim yetkisini daha etkin kullanmasını istediği değerlendirmeleri öne çıktı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump'ın seçim kampanyası boyunca seçmenlerden kendisi de adaymış gibi oy kullanmalarını istemesine karşın, Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu eyaletlerde yaşanan kayıplar parti içinde de tartışmalara yol açtı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRUMP: DEMOKRATLARLA ÇALIŞMAYA HAZIRIZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, seçim sonuçlarını Beyaz Saray'dan takip ederken ABD merkezli The New York Times'a yaptığı açıklamada sonuçları kabul edeceğini ve Demokratlarla çalışmaya hazır olduğunu söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, "Bu sonuçları kabul etmeye kesinlikle hazırım. Demokratlarla çalışacağız ve onlarla birlikte çalışmayı sabırsızlıkla bekliyoruz. Muhtemelen bir uzlaşmaya varırız" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD BAŞKANI YENİLGİYİ "SEÇİMLERDE ADAY OLMAMASINA" BAĞLADI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump ayrıca, seçim sonuçlarının ardından Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, kendisi oy pusulasında yer alsaydı Cumhuriyetçilerin seçimleri "ezici bir farkla" kazanacağını öne sürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, seçimlerden önce düzenlediği mitinglerde de destekçilerinden kendisi adaymış gibi oy kullanmalarını istemişti. Beyaz Saray ise seçim sonuçlarının Trump'a yönelik bir referandum olarak değerlendirilmesine karşı çıkarak, Cumhuriyetçilerin kayıplarında adayların performansının da etkili olduğunu savundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DEMOKRATLARIN ZAFERİ TRUMP YÖNETİMİNİ NASIL ETKİLEYECEK?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Demokratların Senato'da çoğunluğu ele geçirmesi, Trump'ın görev süresinin kalan iki yılında yasama faaliyetleri ve üst düzey atamalar üzerinde önemli sonuçlar doğurabilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Senato, federal yargıçların, Yüksek Mahkeme üyelerinin ve üst düzey yönetim yetkililerinin atanmasında onay yetkisine sahip. Demokratların çoğunluğu kazanması, Trump'ın aday gösterdiği isimlerin onaylanmasını zorlaştırabilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Temsilciler Meclisi'nin de Demokratların kontrolüne geçmesi halinde Cumhuriyetçiler Kongre'nin iki kanadındaki çoğunluklarını kaybetmiş olacak. Bu durum, Trump yönetiminin yasama gündemini ilerletmesini güçleştirirken Kongre'nin yürütme üzerindeki denetimini artırabilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump ise Demokratların gündemini engellemek için veto yetkisini kullanabileceğini belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;OY SAYIMI SÜRÜYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Senato'daki Demokrat lider Chuck Schumer seçim sonuçlarının ardından yaptığı açıklamada, "Amerikalılar değişim için oy kullandı" ifadelerini kullanarak, "Amerikan halkına beş kelime: Rahatlama yolda" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Temsilciler Meclisi’nde Demokratların lideri Hakeem Jeffries de seçim sonuçlarını değerlendirerek, "Bugün Amerika'nın büyük geri dönüşü başlıyor" açıklamasında bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD'de oy sayımı devam ederken bazı seçim bölgelerinde sonuçların netleşmesinin günler sürebileceği belirtiliyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 09:40:41 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-ara-secimlerinde-demokratlar-senatoyu-kazandi-temsilciler-meclisinde-cogunluga-yaklasti-h164192.html">ABD ara seçimlerinde Demokratlar Senato&apos;yu kazandı, Temsilciler Meclisi&apos;nde çoğunluğa yaklaştı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-23-ili-sari-kodla-uyardi-saganak-yagis-ve-ruzgara-dikkat-iste-sicaklik-tahminleri-h164191.html</link>
		<title>Meteoroloji 23 ili sarı kodla uyardı: Sağanak yağış ve rüzgara dikkat! İşte sıcaklık tahminleri...</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[MGM tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; yurt genelinin gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Marmara&#039;nın doğusu, Karadeniz kıyıları, Tekirdağ, Düzce, Elazığ, Bingöl, Şırnak, Diyarbakır, Batman, Siirt, Hatay çevreleri ile Kırklareli, Çanakkale ve Adana’nın doğusu, Gaziantep’in batısında kuvvetli, Hatay’ın kuzeyi, Osmaniye&#039;de çok kuvvetli ve şiddetli olması bekleniyor. Rüzgarın; Marmara, Kuzey Ege kıyıları ve Batı Karadeniz kıyılarında kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli ve fırtına olarak esmesi bekleniyor. İşte 4 Kasım 2026 hava durumu tahminleri...]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Önemli bir değişiklik olmayacağı, sıcaklıkların batı bölgelerimizden başlayarak hissedilir derecede azalacağı tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genellikle güney ve doğulu yönlerden, yurdun batı kesimlerinde kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara ve Batı Karadeniz'de kuvvetli ve yer yer fırtına olarak (50-70 km/saat) esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1|14</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UYARILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Yağışların, Marmara'nın doğusu, Karadeniz kıyıları, Tekirdağ, Elazığ, Bingöl, Şırnak, Diyarbakır, Batman, Siirt, Hatay çevreleri ile Kırklareli, Çanakkale ve Adana’nın doğusu, Gaziantep’in batısında kuvvetli, Hatay’ın kuzeyi, Osmaniye merkez ve güneyinde çok kuvvetli ve şiddetli olması beklendiğinden ani sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar ve hortum oluşma riski gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI: Rüzgarın, Marmara, Kuzey Ege kıyıları ve Batı Karadeniz kıyılarında kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli ve yer yer fırtına olarak (50-70 km/saat) esmesi beklendiğinden yaşanabilinecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2|14</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, doğusu ile Tekirdağ çevreleri, Çanakkale ve Kırklareli'nin doğusunda yerel kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın; kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli ve yer yer fırtına olarak (50-70 km/saat) esmesi tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURSA °C, 18°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE °C, 14°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, doğusunda yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL °C, 17°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KIRKLARELİ °C, 12°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, doğusunda yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">3|14</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR °C, 20°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MANİSA °C, 19°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA °C, 17°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UŞAK °C, 15°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4|14</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Hatay çevreleri ile Adana doğusunda kuvvetli; Hatay’ın kuzeyi, Osmaniye merkez ve güneyinde çok kuvvetli ve şiddetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA °C, 23°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, doğu ilçelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA °C, 23°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR °C, 19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY °C, 21°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli; kuzeyi ilçelerinde çok kuvvetli ve şiddetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5|14</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde pus, yer yer sis hadisesi tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA °C, 16°C<br />
Çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR °C, 16°C<br />
Çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA °C, 19°C<br />
Çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NEVŞEHİR °C, 17°C<br />
Çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">6|14</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, kıyı kesimleri ile Düzce çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın; kıyı kesimlerde kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli ve yer yer fırtına olarak (50-70 km/saat) esmesi tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde pus, yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU °C, 16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE °C, 17°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, kuzey kesimlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU °C, 16°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, kuzey kesimlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK °C, 16°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">7|14</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, kıyı kesimlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA °C, 20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE °C, 20°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, gece saatlerinden itibaren yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN °C, 19°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON °C, 19°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, gece saatlerinden itibaren yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">8|14</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Elazığ, Bingöl ve Şırnak çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde pus, yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM °C, 12°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS °C, 13°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA °C, 16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN °C, 15°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">9|14</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Diyarbakır, Batman ve Siirt çevreleri ile Gaziantep’in batısında yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR °C, 17°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların akşam saatlerinden sonra yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARDİN °C, 15°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT °C, 18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA °C, 21°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 09:35:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-23-ili-sari-kodla-uyardi-saganak-yagis-ve-ruzgara-dikkat-iste-sicaklik-tahminleri-h164191.html">Meteoroloji 23 ili sarı kodla uyardı: Sağanak yağış ve rüzgara dikkat! İşte sıcaklık tahminleri...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h164190.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altında ABD etkisi: İşte 4 Kasım 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. Peki, çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? Yarım altın bugün kaç lira? İşte 4 Kasım 2026 çeyrek, ons, gram ve yarım altın satış fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gram altın güne 6.335 TL, ons altın ise 3.948 dolar seviyesinden başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD ara seçimlerine ilişkin ilk sonuçlarda Demokratların her iki kanatta da güçlenmesiyle dolar ve ABD Hazine tahvili getirileri geriledi. Bu gelişmelerin etkisiyle altın fiyatları yükselişe geçti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve döviz kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 4 Kasım 2026 Çarşamba gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.335,51 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 10.436,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 20.865,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 41.751,09 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 41.576,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 104.697,90 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 3.948,21 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 09:21:16 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h164190.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h164189.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (4 Kasım 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 4 Kasım 2026 Çarşamba gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 4 Kasım 2026 Çarşamba gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 50,0134 (alış) 50,0298'den (satış) işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 56,3444 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 09:18:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h164189.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/turkiye-kamu-sen-genel-baskani-kahveci-biriken-alim-gucu-h164188.html</link>
		<title>Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Kahveci: &amp;quot;Biriken alım gücü kayıplarını karşılayacak ek zam talep ediyoruz&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, TÜİK&#039;in açıkladığı ekim ayı enflasyon verilerine ilişkin, &quot;Biz, maaş artışlarının, gerçekleşen enflasyon ve güncel ekonomik beklentiler doğrultusunda yeniden belirlenmesini istiyoruz. Biriken alım gücü kayıplarını karşılayacak ek zam talep ediyoruz&quot; açıklamasını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, TÜİK'in açıkladığı ekim ayı enflasyon verilerine ilişkin sosyal medya hesabından "Enflasyonun açtığı yara bütçede sarılmalı" başlığıyla açıklama yaptı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜİK’in açıkladığı ekim ayı verilerine göre tüketici fiyatlarının aylık yüzde 2,58, yıllık ise yüzde 29,77 arttığını belirten Kahveci, temmuz-ekim döneminde birikimli enflasyonun yüzde 8,28’e ulaştığına dikkati çekti. Kahveci, kamu görevlileri ve emeklilere temmuz ayında yapılan yüzde 7’lik maaş artışının, henüz dört ay geçmeden enflasyonun 1,28 puan gerisinde kaldığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ÖNÜMÜZDEKİ İKİ AYDA YAŞANACAK FİYAT ARTIŞLARI KAYIPLARI DAHA DA BÜYÜTECEK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;Kahveci, şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu tablo, yılın ikinci yarısı için verilen zammın tükendiğini, maaşların alım gücünün düştüğünü ortaya koymaktadır. Önümüzdeki iki ayda yaşanacak fiyat artışları ise kayıpları daha da büyütecektir. Kamu çalışanlarımız ve emeklilerimiz, gelirleri yerinde sayarken her geçen gün artan hayat pahalılığıyla mücadele etmektedir. Gıdadan kiraya, ulaşımdan eğitime kadar temel harcamalar aile bütçelerini zorlamaya devam etmektedir. Vatandaşımız açısından belirleyici olan, açıklanan oranlardan önce maaşıyla karşılayabildiği ihtiyaçlarıdır. Merkez Bankasının yıl içinde enflasyon tahminlerini yükseltmesi de ücret politikasının yeniden ele alınmasını gerektirmektedir. Ekonomik öngörüler güncellenirken maaş artışlarının eski varsayımlara bağlı tutulmasının bedeli kamu çalışanlarına ve emeklilere ödetilemez. Değişen ekonomik şartlar, ücretlerde de karşılığını bulmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şu günlerde TBMM’de görüşülmekte olan 2027 yılı bütçesi, bu adaletsizliğin giderilmesi için somut bir imkândır. Bütçenin başarısı, kamu maliyesindeki dengeler kadar vatandaşın geçim şartlarında sağladığı iyileşmeyle de ölçülmelidir. Kamu çalışanlarımızın ve emeklilerimizin gelir kayıplarını giderecek kaynak bütçede açıkça yer almalıdır. Biz, maaş artışlarının, gerçekleşen enflasyon ve güncel ekonomik beklentiler doğrultusunda yeniden belirlenmesini istiyoruz. Biriken alım gücü kayıplarını karşılayacak ek zam talep ediyoruz. Çalışanların ve emeklilerin ekonomik büyümeden pay almasını sağlayacak kalıcı refah payı uygulamasına geçilmesi zorunludur diyoruz. Enflasyon farkının, altı aylık dönemlerin sonu beklenmeden oluştuğu ay maaşlara yansıtılmasını öneriyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu taleplerimiz, emeğin değerinin korunması ve ülkemizin büyümesinden doğan refahın adil bir biçimde paylaşılması için uygulanması gereken politikaların kamu çalışanları ve emeklilerimiz lehine düzenlenmesi içindir. Kamu hizmetini omuzlayan çalışanlarımızın ve yıllarını milletimize hizmete vermiş emeklilerimizin insanca yaşama hakkı, bütçenin öncelikleri arasında bulunmalıdır. Artık geçim sıkıntısını hafifletecek somut kararlar alınmalıdır. Ek zam ve refah payı, ertelenebilecek bir beklenti olmaktan çıkmış, zorunluluk hâline gelmiştir. Türkiye Kamu-Sen olarak bütçe sürecinin bu doğrultuda değerlendirilmesini ve kamu çalışanlarıyla emeklilerimizin alım gücünü yükseltecek düzenlemelerin hayata geçirilmesini istiyoruz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 15:48:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/turkiye-kamu-sen-genel-baskani-kahveci-biriken-alim-gucu-h164188.html">Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Kahveci: &amp;quot;Biriken alım gücü kayıplarını karşılayacak ek zam talep ediyoruz&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ssk-bag-kur-memur-ve-memur-emeklilerinin-4-aylik-zam-orani-belli-oldu-h164187.html</link>
		<title>SSK, BAĞ-KUR, memur ve memur emeklilerinin 4 aylık zam oranı belli oldu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu&#039;nun (TÜİK) ekim ayı enflasyon verilerini açıklamasıyla SSK ve BAĞ-KUR emeklilerinin dört aylık zam oranı yüzde 8,29, memur ve memur emeklilerinin toplu sözleşme zammı dahil artış oranı ise yüzde 6,27 olarak hesaplandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜİK verilerine göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 2,58, yılbaşına göre yüzde 27,52, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 29,77 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 31,23 arttı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SSK VE BAĞ-KUR EMEKLİLERİNE YÜZDE 8,29 ARTIŞ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Temmuz, ağustos, eylül ve ekim aylarını kapsayan dört aylık dönemde toplam enflasyon yüzde 8,29 oldu. Buna göre, SSK ve BAĞ-KUR emeklilerinin ocak ayında aylıklarına yansıtılacak dört aylık zam oranı yüzde 8,29 olarak kesinleşti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MEMUR VE MEMUR EMEKLİLERİNE YÜZDE 6,27 ARTIŞ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Memur ve memur emeklileri için dört aylık enflasyon farkı yüzde 1,20 olarak hesaplandı. Yüzde 5'lik toplu sözleşme zammıyla birlikte bu kesimin dört aylık dönemdeki toplam maaş artışı yüzde 6,27 oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kasım ve aralık aylarında açıklanacak enflasyon oranına göre, 1 Ocak'ta SSK, BAĞ-KUR, memur ve memur emeklilerina yapılacak zam oranı belli olacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ENFLASYON İZLEYEN İKİ AYDA YÜZDE 1,5'ER ARTAR İSE...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Enflasyonun izleyen iki ayda yüzde 1,5'er artması durumunda, 2027 yılının ilk yarısında SSK ve BAĞ-KUR emeklilerinin aylıklarında yüzde 11,6, memur ve memur emeklilerinin maaş ve aylıklarında ise yüzde 9,5 oranında artış olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">IŞIKHAN: "İYİLEŞTİRMELERİ DE İÇEREN ÇALIŞMA YAPILIYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda bugün bakanlığının bütçesi görüşülürken yıl başında yapılacak zama ilişkin yaptığı açıklamada, emekli aylıklarında iyileştirme yapılması için gerekli adımları attıklarını belirterek, "Elbette bunların yeterli olmadığını biliyoruz. 2027 yılı ocak ayından itibaren geçerli olması hedeflenen, mevcut yasal artışlara ilave iyileştirmeleri de içeren bir çalışma yapıyoruz" ifadesini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 15:27:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ssk-bag-kur-memur-ve-memur-emeklilerinin-4-aylik-zam-orani-belli-oldu-h164187.html">SSK, BAĞ-KUR, memur ve memur emeklilerinin 4 aylık zam oranı belli oldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/dilovasi-davasinda-5-durusma-seyit-aslan-tum-sorumlularin-yargilanmasi-icin-mucadelemizi-surdurecegiz-h164186.html</link>
		<title>Dilovası Davası&apos;nda 5. duruşma... Seyit Aslan: Tüm sorumluların yargılanması için mücadelemizi sürdüreceğiz</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[ EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, Kocaeli Dilovası&#039;nda 3&#039;ü çocuk 7 işçinin hayatını kaybettiği parfüm dolum atölyesindeki yangına ilişkin davanın 5&#039;inci duruşması öncesinde, &quot;Çalışma Bakanlığı, belediye yetkilileri ve kamu kurumlarında görev ve sorumluluğu bulunan herkes bu katliamdan sorumludur. Kan parası teklif ederek cezadan kurtulamazlar. Başta Dilovası Belediye Başkanı ve Çalışma Bakanı olmak üzere tüm sorumluların yargılanması için mücadelemizi sürdüreceğiz&quot; açıklamasını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Dilovası’nda 3'ü çocuk 7 işçinin hayatını kaybettiği Ravive Kozmetik yangınına ilişkin davanın 5'inci duruşması Kandıra Cezaevi yerleşkesinde başladı. Duruşmayı, hayatını kaybeden işçi yakınlarının yanı sıra Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan’ın da aralarında bulunduğu siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri de izliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/a8f331de-897a-4207-bc7d-057b8dd16a04-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma öncesi cezaevi önünde açıklama yapan işçi aileleri, sanıklar adına kendilerine para, ev ve araba teklif edildiğini öne sürerek, "Biz ölmüşlerimizi satmıyoruz, adalet istiyoruz" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aileler, davanın olay yerine ve ailelerin yaşadığı bölgeye uzak bir yerde görülmesinin kendilerini mağdur ettiğini, duruşmalara katılmakta zorlandıklarını belirterek, bu durumun sanıklar lehine sonuçlar doğurduğunu savundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, yaptığı açıklamada davanın görüldüğü yerin uzaklığına dikkati çekerek, "Dilovası’nda denetimsizlik vardı, sermayeyi koruma vardı. Katliamın ardından Çalışma Bakanlığı'nın ve bütün kamu kurumlarının üç maymunu oynadığı bir dönemden geçtik. Burada üç çocuk, altı kadın, yedi işçi katledildi. Çalışma Bakanlığı, belediye yetkilileri ve kamu kurumlarında görev ve sorumluluğu bulunan herkes bu katliamdan sorumludur. Kan parası teklif ederek cezadan kurtulamazlar. Bu katliam sadece buradaki ailelerin sorunu değildir. Bütün Türkiye işçi sınıfının, sendikaların ve meslek örgütlerinin sorunudur. Başta Dilovası Belediye Başkanı ve Çalışma Bakanı olmak üzere tüm sorumluların yargılanması için mücadelemizi sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 15:01:42 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/dilovasi-davasinda-5-durusma-seyit-aslan-tum-sorumlularin-yargilanmasi-icin-mucadelemizi-surdurecegiz-h164186.html">Dilovası Davası&apos;nda 5. duruşma... Seyit Aslan: Tüm sorumluların yargılanması için mücadelemizi sürdüreceğiz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-103uncu-gun-taniklar-dinlendi-para-istendigini-duydum-gozumle-gormedim-h164185.html</link>
		<title>İBB Davası&apos;nda 103&apos;üncü gün... Tanıklar dinlendi: Para istendiğini duydum, gözümle görmedim</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İBB davasında tanık olarak dinlenen Hüseyin Kiriş, vale olarak çalıştığı restorandan alınan iki koliye ilişkin, restoran sahibinin kendisine kolilerin içinde &quot;market kartı&quot; bulunduğunu söylediğini belirtti, tanık İlker Aydın ise 5 milyon dolar istendiğini, paranın çekildiğini bildiğini ancak sonrasını gözleriyle görmediğini söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 46'sı tutuklu 436 sanıklı İBB Davası'nın üçüncü duruşmasına, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'de yeni inşa edilen duruşma salonunda devam ediliyor. Duruşmaların 103. gününde, tanıklar dinleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada ilk olarak tanık Hüseyin Kiriş dinlendi. Vale olarak çalıştığı restorandan iki koli alındığını anlatan Kiriş, “Restoranın sahibi bana içinde market kartı olduğunu söyledi” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kiriş’in ardından tanık İlker Aydın söz aldı. Abdi İbrahim şirketinin sahibi Nezih Barut’un kendisine mali durum raporlaması için görev verdiğini belirten Aydın, belediyeyle ilgili süreçleri kendisinin yürütmediğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"PARA ÇEKİLDİĞİNİ BİLYORUM AMA SONRASINI GÖZÜMLE GÖRMEDİM"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Süleyman Atik aracılığıyla 5 milyon dolar istendiğini iddia eden Aydın, “Para çekildiğini biliyorum ama sonrasını gözümle görmedim” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın avukatı Begüm Tütüncüler’in, “Müvekkilimle görüştünüz mü, onun adına bir talep aldınız mı?” sorusunu Aydın, “Hayır, görüşmedim. Süleyman Atik, Resul Emrah Şahan’ın devre dışı kaldığını söyledi” diye yanıtladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tanık Metin Karakoç, İBB Belediye Meclisi’nden şartlı bağış kararının geçtiğini söyledi. Savcılıkta verdiği iki ifadeyi de tekrarladığını belirten Karakoç, yapılan yardımın aldıkları ruhsatla uzaktan yakından alakası olmadığını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karakoç’un ardından tanık İsmail Serdar İplikçioğlu dinlendi. Capacity AVM’nin avukatı olduğunu belirten İplikçioğlu, kendilerinden 5 milyon dolar istendiğini ileri sürdü. İplikçioğlu, söz konusu talebin, bu davada bir süre tutuklu yargılanıp eylül ayında tahliye olan, geçen hafta ise Bakırköy Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz tarafından dile getirildiğini iddia etti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tanık İsmail Yırtıcı, 1998 yılından bu yana açık hava reklam işleri yaptığını, 2019 yılında yaşanan değişikliklerin ardından izin almakta zorlandığını anlattı. Yırtıcı’ya, savcılık tarafından yönlendirildiğini söyleyerek etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeyi geri çeken sanık Murat Kapki soru yöneltti. Kapki, “Seninle birlikte iş yaptık ve astığımız reklamlar indirildi değil mi?” diye sordu. Yırtıcı, “Doğru” yanıtını verdi. Bunun üzerine Kapki, “Örgüt olarak suçlanıyorum ama reklamlarım indirildi. Bunu teyit etmek için sordum” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada tanık olarak dinlenen Uğur Kemal Gökbulut, Şişli Belediyesi’nin isteği üzerine hayır işi yaptıklarını ve ardından ruhsat aldıklarını söyledi. Gökbulut’a, tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın avukatı Ebru Tütüncüler, "Müvekkilim ruhsatla ilgili bir beklentiden söz etti mi?” sorusunu yöneltti. Gökbulut, “Hayır” yanıtını verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tanıkların beyanlarının ardından mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi. Tutuklu sanıklar ara için salondan ayrılırken, izleyiciler yine "Foncular içeri başkanlar dışarı" ve "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganları attı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 14:43:42 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-103uncu-gun-taniklar-dinlendi-para-istendigini-duydum-gozumle-gormedim-h164185.html">İBB Davası&apos;nda 103&apos;üncü gün... Tanıklar dinlendi: Para istendiğini duydum, gözümle görmedim</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/tekstilde-100-bin-kisilik-istihdam-kaybi-askin-genc-bir-fabrika-kapandiginda-yalnizca-makineler-durmuyor-h164184.html</link>
		<title>Tekstilde 100 bin kişilik istihdam kaybı Aşkın Genç: Bir fabrika kapandığında yalnızca makineler durmuyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda
tekstil ve hazır giyim sektörlerinde 100 bin 621 kişilik istihdam ve 5 bin 548 işletme
kaybı yaşandığını söyledi. Kayseri’de 73 yıllık Orta Anadolu Mensucat’ın
kapanmasını gündeme taşıyan Genç, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih
Kacır’a, “Türkiye’nin köklü üretim tesislerini ayakta tutabilecek sanayi politikalarına
sahip miyiz” diye sordu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda<br />
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2027 yılı bütçe görüşmelerinde, Türkiye’de sanayi<br />
üretimindeki daralmayı, tekstil sektöründeki istihdam kayıplarını ve Kayseri’nin köklü<br />
fabrikalarından Orta Anadolu Mensucat’ın kapanmasını gündeme getirdi.<br />
“100 BİN 621 ÇALIŞAN, 5 BİN 548 İŞLETME KAYBEDİLDİ”<br />
TÜİK’in Ağustos 2026 verilerine göre imalat sanayi üretiminin yıllık yüzde 2,5<br />
gerilediğini, İstanbul Sanayi Odasının Eylül ayı imalat PMI endeksinin ise 47,9<br />
seviyesinde kaldığını hatırlatan Genç, şunları söyledi:<br />
“Bugün Türkiye’de sanayiyi konuşurken yalnızca açılan fabrikaları, verilen yatırım<br />
teşviklerini değil, üretimini durduran tesisleri ve kaybettiğimiz istihdamı da konuşmak<br />
durumundayız. SGK verilerine göre tekstil ve hazır giyim sektörlerinde Aralık<br />
2024’ten Haziran 2026’ya kadar 100 bin 621 çalışan ve 5 bin 548 işletme kaybedildi.<br />
Dikkatinizi çekiyorum, bunlar yalnızca istatistik değil. Bu rakamların arkasında<br />
kapanan işletmeler, işini kaybeden insanlar, üretimden uzaklaşan aileler mevcut.”<br />
“73 YILLIK FABRİKA KAPANDI, YALNIZCA MAKİNELER DURMADI”<br />
Kayseri’nin eylül ayında ihracatını yüzde 10 artırarak 355 milyon dolara ulaştırmasına<br />
rağmen, kentin en köklü üretim tesislerinden Orta Anadolu Mensucat’ın kapanmasına<br />
dikkat çeken Genç, şöyle konuştu:<br />
“Kayseri, Türkiye’nin en önemli sanayi ve üretim merkezlerinden birisidir. Bu ihracat<br />
başarısı Kayserili sanayicilerimizin yüksek çabasının bir sonucudur. Ancak aynı<br />
şehirde, 1953 yılından bu yana üretim yapan Orta Anadolu Mensucat’ın fabrikaları<br />
kapandı. Dünya markalarına kumaş üreten, 73 yıllık üretim geçmişine sahip bir<br />
tesisten söz ediyoruz. Burada sorguladığım, Türkiye’nin köklü üretim tesislerini<br />
ayakta tutabilecek sanayi politikalarına sahip olup olmadığımızdır. Çünkü bir fabrika<br />
kapandığında yalnızca makineler durmuyor. Yılların üretim bilgisi, yetişmiş iş gücü,<br />
tedarik ilişkileri ve bölgenin ekonomik birikimi de zarar görmekte.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“TÜRKİYE’NİN SERMAYESİ NEDEN BAŞKA ÜLKELERDE KOŞUL ARIYOR?”<br />
Türk tekstil ve hazır giyim üreticilerinin Mısır’a yönelen yatırımlarını gündeme getiren<br />
Genç, Bakan Kacır’a şu soruları yöneltti:<br />
“Türkiye’de yetişen sermaye ve üretim tecrübesi, neden yeni yatırımlar için başka<br />
ülkelerde daha elverişli koşullar aramakta? Sorun yalnızca işçilik maliyeti mi? Enerji<br />
mi, finansman mı, hammadde mi, kur politikası mı? Bunların hepsini birlikte<br />
değerlendiren, istihdamı ve üretimi korumayı hedefleyen bir sanayi programınız var<br />
mı?”<br />
“246,7 MİLYAR LİRALIK KAYNAĞIN NE KADARI MEVCUT FABRİKALARI<br />
KORUYACAK?”<br />
2027 bütçesinde Sanayinin Geliştirilmesi, Üretim ve Yatırımların Desteklenmesi<br />
Programı için 246 milyar 700 milyon lira öngörüldüğünü belirten Genç, kaynağın<br />
üretim ve istihdama etkisinin açıklanmasını isteyerek şunları söyledi:<br />
“Bu kaynağın ne kadarı mevcut üretim tesislerinin rekabet gücünü artırmak, istihdamı<br />
korumak ve kapanma riski yaşayan işletmeleri desteklemek için kullanılacak?<br />
KOSGEB desteklerinden Kayseri’deki kaç sanayi işletmesi yararlandı? Bu desteklerle<br />
kaç işletmede üretim ve istihdam korundu?”<br />
Tekstil ve hazır giyim gibi emek yoğun sektörlerde teknik tekstile ve yüksek katma<br />
değerli üretime geçiş için somut hedeflerin açıklanmasını isteyen Genç, konuşmasını<br />
şu sözlerle tamamladı:<br />
“Biz yalnızca verilen teşviklerin tutarını değil, sonuçlarını da öğrenmek isteriz. Kaç<br />
yeni yatırım gerçekleşti? Kaç işletme üretimini sürdürebildi? Kaç çalışan işini<br />
koruyabildi? Çünkü sanayi politikasının başarısı yalnızca kaç fabrikaya teşvik<br />
verildiğiyle değil, Türkiye’nin üretim gücünü ne ölçüde koruyabildiğiyle de ölçülür.<br />
Kayseri’nin, Türkiye’nin üretim kapasitesini ve yetişmiş insan gücünü kaybetmesini<br />
istemiyoruz. Sanayicimizin ürettiği, işçimizin çalıştığı, gençlerimizin geleceğini kendi<br />
ülkesinde kurabildiği bir sanayi yapısı istiyoruz.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 14:25:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/tekstilde-100-bin-kisilik-istihdam-kaybi-askin-genc-bir-fabrika-kapandiginda-yalnizca-makineler-durmuyor-h164184.html">Tekstilde 100 bin kişilik istihdam kaybı Aşkın Genç: Bir fabrika kapandığında yalnızca makineler durmuyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/yozgat-pazarinda-hareket-yok-saat-kac-1000-buyurun-bombos-h164183.html</link>
		<title>Yozgat pazarında hareket yok: Saat kaç? 10.00. Buyurun, bomboş</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Yozgat&#039;ta emekli olmasına rağmen geçinmek için pazarda satış yaptığını anlatan bir esnaf, &quot;Baksana pazar boş. Dönüp bakan bile yok&quot; dedi. Bir başka esnaf ise, &quot;Soya soya soya şimdi fon vurgununa geldi. Daha hala soyuyorlar. Bu Anadolu bir Moğol istilasında böyle soyuldu, yağmaladılar, bir de bunlar yağmaladılar&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Enflasyon verilerinin açıklandığı gün Yozgat köylü pazarında da alım gücündeki daralma hissedildi. Üreticiler ürünlerini satamamaktan, alıcılar ise temel ihtiyaçlarını karşılayamamaktan yakınırken pazarın büyük bölümü boş kaldı.</span></p>

<p></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/e5e7e30b-b4e4-408c-b5d5-7126d1f2a20e-w.jpg" /></p>

<p><span style="font-size:18px;">Pazarı gezen Haşim İcik, “Para yok, ne alacağım?” derken Yasin İcik de, “Bittik bittik, Türkiye'de iş bitik. Hep pahalı, hep pahalı. AK Parti hep yiyor. Piyasayı batırdılar” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Alışveri yapan bir vatandaş, “Adam çuvalla götürüyor, çuvalla. Ben götüremiyorum. Ben alıyorum, o da kötü çıkıyor. 4 kilo ceviz aldım tüm çürük çıktı” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“VATANDAŞ GELMİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Köyden getirdiği süt ürünlerini satmaya çalışan Abdullah Alataş, vatandaşın alım gücünün çok fazla düştüğüne dikkat çekerek, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“20 bin lira emekli maaşıyla ne alsın yesin? Adam 15 bin lira ev kirası mı versin? Peynir mi alsın yesin? Elektrik, doğal gaz mı ödesin? Su mu ödesin? Vatandaşlar perişan. 5 kilo süt 150 lira, süt gelmiyor. Yemin torbası çıkmış 1.000 lira, 1.100 lira. Köylü de perişan. Devlet vatandaşın malını bedava alıyor. Saman parayla, arpa parayla, yem parayla. Köylü de perişan. Mazotun litresi çıkmış 102 lira. Şu pazara gelip gitmenin masrafı 1.000 lira. Vatandaş da gelemiyor. Köydeki vatandaşlar da yatıp duruyor.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Köylü pazarına alışveriş için gelen Erdoğan Bektaş, “Ben emekliyim arkadaş. 23 bin lira alıyorum. Ev kirası, ekstra iş yapmazsam geçinemiyorum. Ne alacağım? Baksana pazar boş. Dönüp bakan bile yok” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ürettiği balı pazarda satışa sunan Ali Sarı ise, “Gördüğün gibi pazar yok. Vatandaş gelmiyor, almıyor. Gücü yok. Saat 09.00'da pazar bitiyor. Pazar kurulmuyor ki zaten” dedi.</span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/ee3eacb1-ffc4-40fa-9b01-214853fb2e16-w_1.jpg" /></p>

<p><span style="font-size:18px;">“EMEKLİ OLDUĞUMDA 8 TANE ÇEYREK ALIYORDUM, ŞİMDİ 3 TANE ÇEYREK ALAMIYORUM”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Pazarlar bitti bitti” diyen, emekli olduktan sonra pazarcılık yapmaya başlayan Dursun Nazlı ise şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Vatandaşta para yok. Bak şu bulgurun çinini geçen sene 300 liraya sattık. Bu sene yine satıyoruz 300 liraya. Alan yok ki. Vatandaşta para yok. Emekli memurum ben, 34 bin lira maaş alıyorum. 10 sene oldu emekli olalı. Emekli olduğumda 8 tane çeyrek alıyordum, şimdi 3 tane çeyrek alamıyorum. Benim 5 tane çeyreğimi çalmışlar. Kim çaldı? İktidar çaldı. Ondan sonra geçim yok. Kendileri ayakkabı kutularından belli, paralarından belli soyuyorlar, soyuyorlar, soyuyorlar. Soya soya soya şimdi fon vurgununa geldi. Daha hala soyuyorlar. Bu Anadolu var ya bir Moğol istilasında böyle soyuldu, Moğollar soydu, yağmaladılar. Bir de bunlar yağmaladılar. Ne olacak bilmiyorum. Pazar bomboş. Saat kaç? 10.00. Buyurun, bomboş. Niye almıyor bu millet? Parası olsa almaz mı? Parası yok.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Pazardan alışveriş yapan Levent Yüksel, birer kilo aldığı domates, mandalina ve salatalık ile maydanoz için 200 liranın üzerinde ödeme yaptığını ifade etti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 14:00:30 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/yozgat-pazarinda-hareket-yok-saat-kac-1000-buyurun-bombos-h164183.html">Yozgat pazarında hareket yok: Saat kaç? 10.00. Buyurun, bomboş</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/disk-ar-bultenine-gore-asgari-ucretin-enflasyon-karsisindaki-kaybi-7-bin-726-liraya-ulasti-h164182.html</link>
		<title>DİSK-AR bültenine göre, asgari ücretin enflasyon karşısındaki kaybı 7 bin 726 liraya ulaştı</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[DİSK-AR tarafından yayımlanan bültende, ekim ayında asgari ücretin enflasyon karşısındaki kaybının 7 bin 726 liraya ulaştığı belirtildi. Bültende, &quot;TÜİK’in şaibeli enflasyon verilerine göre bile Türkiye’de enflasyon yüksek seyretmeye devam ediyor&quot; ifadeleri kullanıldı. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">DİSK Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Ekim 2026 enflasyon verilerini açıklamasının ardından Kasım 2026 Enflasyon Haber Bülteni’ni yayımladı. Bültende, şu ifadeler kullanıldı:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TÜİK Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Ekim 2026 sonuçlarını 3 Kasım 2026’da açıkladı. TÜİK’e göre TÜFE yıllık yüzde 29,77. TÜFE’deki değişim 2026 Ekim ayında on iki aylık ortalamalara göre yüzde 31,23 olarak gerçekleşti. TÜFE’deki aylık değişim oranı yüzde 2,58 oranında açıklandı. TÜİK’e göre Ekim 2026’da enflasyon oranı bir önceki yılın aralık ayına göre ise yüzde 27,52 olarak gerçekleşti. Ekim 2026 itibarıyla yıllık enflasyonun en yüksek görüldüğü harcama grubu yüzde 48,86 ile eğitim oldu. Aylık en yüksek artışın görüldüğü harcama grubu yüzde 12,58 ile giyim ve ayakkabı olarak gerçekleşti. Aylık yüksek artışın görüldüğü ikinci grup ise yüzde 3,50 ile gıda ve alkolsüz içecekler oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye’de birkaç yıldır devam eden yüksek enflasyon dar gelirlilerin ve işçilerin alım güçlerinin düşmesine yol açıyor. Büyük ölçüde baz etkisi nedeniyle enflasyonun artış hızı yavaşlamış olsa da fiyatlar artmaya devam ediyor. Enflasyonun artış hızındaki düşüş fiyatların düşmesi anlamına gelmiyor. Dahası enflasyon farklı toplumsal sınıf ve kesimleri farklı etkiliyor. Dar gelirlilerin alım gücünü çok daha fazla düşürüyor ve gelir dağılımını bozucu bir işlev görüyor. Asgari ücret enflasyon karşısında eriyor. 2026 Ekim’de asgari ücretin enflasyon karşısındaki kaybı 7 bin 726 TL oldu. Öte yandan resmi enflasyon verileri konusundaki şaibe devam ediyor. TÜİK’in Haziran 2022’de madde fiyat listesini açıklamaktan vazgeçmesi nedeniyle enflasyon verileri daha da tartışmalı hale gelmişti. TÜİK’in şaibeli enflasyon verilerine göre bile Türkiye’de enflasyon yüksek seyretmeye devam ediyor."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 13:49:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/disk-ar-bultenine-gore-asgari-ucretin-enflasyon-karsisindaki-kaybi-7-bin-726-liraya-ulasti-h164182.html">DİSK-AR bültenine göre, asgari ücretin enflasyon karşısındaki kaybı 7 bin 726 liraya ulaştı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/13-yargi-paketi-hazirliklari-suresiz-nafaka-ile-ilgili-alternatifler-uzerinde-calisiliyor-h164181.html</link>
		<title>13. Yargı Paketi hazırlıkları Süresiz nafaka ile ilgili alternatifler üzerinde çalışılıyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[TBMM’de AK Parti Grubu’nda 13. Yargı Paketi’nin bu ay içinde Meclis’e sunulması planlanırken, Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği “süresiz nafaka” konusunda alternatifler üzerinde çalışılıyor. Evlilik süresinin uzunluğu ve yaş durumu esas alınarak “süresiz nafaka” söz konusu olabileceği gibi nafaka için bir süre belirlenmesi ve süre bitiminde yeniden yapılacak bir başvuruyla yeni değerlendirme yapılmasını sağlayacak alternatifler öngörülüyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">AK Parti Grubu’nda çalışmaları devam eden 13. Yargı Paketi’nde son aşamaya gelindi. Konuya ilişkin kanun teklifi üzerindeki çalışmaların iki haftaya kadar tamamlanması ve bu ay içinde TBMM’ye sunulması planlanıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aile hukuku, boşanma ve yargılamaların hızlandırılmasına ilişkin düzenlemelerin yapılacağı pakette, “süresiz nafaka” ile ilgili hükmün yer alıp almayacağı henüz netleşmedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Antalya 12. Aile Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu'nun "Yoksulluk nafakası" başlıklı 175'inci maddesinde yer alan "Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz" hükmündeki "süresiz olarak" ibaresinin iptali istemiyle AYM’ye başvurmuş, AYM bu ibareyi Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmişti. İptal kararı 4 Haziran 2026’da Resmi Gazete’de yayımlanmıştı. İptal gerekçeleri doğrultusunda yeniden düzenleme yapılması gerekiyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AYM’nin iptal kararının ardından 13. Yargı Paketi’nde, “süresiz nafaka” ile ilgili düzenleme yer alıp almayacağı konusunda AK Partili yetkililer çeşitli alternatifler üzerinde çalışmaların sürdüğünü, bunların yetiştirilmesi halinde pakette yer alacağını, yetişmemesi halinde ise başka bir teklifle getirilmesinin hedeflendiğini belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AK Parti’nin MYK toplantısında sunum yapıldığı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konunun tüm taraflarından görüş alınması ve ayrıntılı değerlendirme yapılmasını istediği yönünde haberlerin kamuoyuna yansımasının ardından alternatifler üzerinde çalışmalar yoğunlaştırıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu ile kadın dernekleri, ilgili platformlar ve sivil toplum kuruluşlarının görüş ve önerilerinin yanı sıra özellikle aile hakimleri ve bölge istinaf mahkemelerinin tecrübe, bilgi ve gözlemlerinden yararlanılarak, kadınların mağduriyetine yol açmayacak bir düzenlemeye gidilmesi öngörülüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Boşanma sırasında aile hakimlerinin kadınların sosyal ve ekonomik durumlarını göz önünde bulundurarak yoksulluk nafakasına karar verdiğine işaret eden yetkililer, her iki tarafın haklarını gözetecek bir denge kurulması için arayışların sürdüğünü belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Uzun evlilik süreleri ile kişinin yaş durumunun esas alınarak "süresiz nafaka” bağlanmasının yanı sıra, evlilik süresiyle orantılı olarak belirlenecek sürelerde yoksulluk nafakası bağlanması ve süre bitiminde başvurma imkanı tanıyarak yeniden değerlendirme yapılması alternatifleri üzerinde duruluyor. Çok kısa süreli evliliklerin bu değerlendirme dışında tutulması öngörülüyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 13:07:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/13-yargi-paketi-hazirliklari-suresiz-nafaka-ile-ilgili-alternatifler-uzerinde-calisiliyor-h164181.html">13. Yargı Paketi hazırlıkları Süresiz nafaka ile ilgili alternatifler üzerinde çalışılıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ev-tupu-bir-gecede-220-lira-zamlandi-sektore-gore-2-bin-tllik-esik-aralikta-asilacak-h164180.html</link>
		<title>Ev tüpü bir gecede 220 lira zamlandı... Sektöre göre 2 bin TL&apos;lik eşik Aralık&apos;ta aşılacak</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Enerji fiyatları el yakıyor. Benzin, motorin ve otogaz rekordan rekora koşarken, evlerde kullanılan tüp fiyatları da aldı başını gitti. Ankara&#039;da 12 kilogramlık ev tüpünün fiyatı, 1680 TL&#039;den 220 TL artışla 1.900 TL&#039;ye çıktı. Sektör kaynaklar, aralık ayının başında gündeme gelecek zamma işaret ederek, &quot;2 bin TL&#039;lik eşik aşılacak. Tarihi bir düzeye çıkacak&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD ile İran savaşı, başta Brent petrol olmak üzere küresel piyasalarda benzin, motorin ve LPG fiyatlarının hızla artmasına yol açtı. Ürün fiyatındaki artışa, döviz kuru ve vergi artışları eklendi. Akaryakıt fiyatları, tüm zamanların rekorunu kırdı, motorinin litresi 100 TL'nin üzerine çıktı, benzin de 80 TL'yi aştı.&nbsp;&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Zamdan, otogaz da payını aldı. Otogaza, bugünden geçerli 9 TL 3 kuruş zam yapıldı Böylece otogazın fiyatı bazı illerde 52 TL'yi gördü.&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜP FİYATLARI &nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Evlerde kullanılan tüp fiyatları da rekordan rekora koşuyor. Ankara'da 12 kilogramlık ev tüpünün fiyatı, bugünden geçerli olmak üzere, 1680 TL'den 220 TL artışla 1900 TL'ye çıktı. &nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sektör kaynakları, ANKA Haber Ajansı'na yaptıkları açıklamada, aralık ayının başında gündeme gelecek zamma işaret ederek, "LPG ya da otogazda artışlar genelde aylık oluyor. Aralık ayında olası zamla birlikte 12 kilogramlık tüpün fiyatı, 2 bin TL'lik eşiği aşacak, tarihi bir düzeye çıkacak" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kaynaklar, 2 kilogramlık piknik tüpünün fiyatının da çok yükseldiğini belirterek, "Zamdan önce 375 TL olan piknik tüpü, 420 TL'ye çıktı. Kısa sürede fiyatlar alabildiğine artış gösterdi" diye konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 12:35:52 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ev-tupu-bir-gecede-220-lira-zamlandi-sektore-gore-2-bin-tllik-esik-aralikta-asilacak-h164180.html">Ev tüpü bir gecede 220 lira zamlandı... Sektöre göre 2 bin TL&apos;lik eşik Aralık&apos;ta aşılacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-ara-secimlerinde-sandik-gunu-kongrenin-kontrolu-ve-trumpin-kalan-iki-yili-oylaniyor-h164179.html</link>
		<title>ABD ara seçimlerinde sandık günü: Kongre&apos;nin kontrolü ve Trump&apos;ın kalan iki yılı oylanıyor</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD&#039;de seçmenler bugün ara seçimler için sandık başına gidiyor. Başkan Donald Trump&#039;ın adı oy pusulasında yer almasa da seçim, başkanlığının ilk iki yılının ardından önemli bir siyasi sınav niteliğinde. Temsilciler Meclisi&#039;nin tamamının ve Senato&#039;nun yaklaşık üçte birinin yenileneceği seçimlerde Demokratlar, Kongre&#039;nin kontrolünü Cumhuriyetçilerden almaya çalışıyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD'de 3 Kasım ara seçimleri için haftalardır devam eden erken oy verme sürecinin ardından seçim günü geldi. Haftabaşından itibaren 57 milyondan fazla seçmen oyunu önceden kullanırken bu sayı, 2022 ara seçimlerindeki yaklaşık 46 milyon erken oyun üzerinde gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İlk sandık kapanışları, Indiana ve Kentucky'nin bazı bölgelerinde ABD doğu saatiyle 18.00'de, Türkiye saatiyle yarın 02.00'ye denk geliyor. Haber kuruluşları da ilk sonuçları ve sonucu belirginleşen yarışları bu saatten itibaren duyurmaya başlayabilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dört yıllık başkanlık döneminin tam ortasında yapılan ara seçimlerde başkan yeniden seçilmiyor. Ancak seçimlerin sonucu, başkanın görev süresinin kalan iki yılında Kongre ile nasıl bir siyasi denge içinde çalışacağını doğrudan belirliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu yıl bu durumun önemi daha da büyük. Cumhuriyetçiler halen hem Temsilciler Meclisi'ni hem de Senato'yu kontrol ediyor. Demokratların iki kanattan birini veya ikisini birden kazanması, Trump'ın yasama gündemini hayata geçirmesini zorlaştırabilir ve yönetim üzerindeki Kongre denetimini artırabilir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ARA SEÇİMLERDE NE SEÇİLİYOR?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD Kongresi iki kanattan oluşuyor: 435 üyeli Temsilciler Meclisi ve 100 üyeli Senato.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Temsilciler Meclisi üyelerinin görev süresi iki yıl olduğu için 435 sandalyenin tamamı her ara seçimde yenileniyor. Senatörlerin görev süresi ise altı yıl ve seçimler kademeli olarak yapılıyor; bu nedenle her seçimde Senato'nun yaklaşık üçte biri için sandığa gidiliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bunların yanında eyalet düzeyinde de seçimler yapılıyor. Bu yıl çok sayıda eyalette valiliklerin yanı sıra eyalet yasama organlarının üyeleri de belirleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolayısıyla ara seçimler yalnızca Washington'daki güç dengesini değil, ABD'nin büyük bölümündeki eyalet yönetimlerini de şekillendiriyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TEMSİLCİLER MECLİSİ'NDE DENGE BIÇAK SIRTINDA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Seçime giderken Cumhuriyetçiler Temsilciler Meclisi'nde 218'e karşı 214 sandalyelik üstünlüğe sahip. İki sandalye boş bulunurken bir bağımsız üye Cumhuriyetçilerle birlikte hareket ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu tablo Demokratların çoğunluğu ele geçirmek için yalnızca net dört sandalye kazanması gerektiği anlamına geliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tarih de muhalefet partisinin lehine işleyebilir. ABD'de ara seçimler çoğu zaman Beyaz Saray'ı kontrol eden parti açısından kayıplarla sonuçlanıyor. 2010 yılında Barack Obama'nın başkanlığının ilk ara seçiminde Cumhuriyetçiler Temsilciler Meclisi'nde net 63 sandalye kazandırken Trump'ın ilk dönemindeki 2018 ara seçimlerinde ise Demokratlar net 40 sandalye elde etmişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhuriyetçiler halen 100 sandalyeli Senato'da 53'e karşı 47 çoğunluğa sahip. Demokratların kontrolü ele geçirebilmesi için net dört sandalye kazanması gerekiyor. Reuters'a göre Kansas ve Texas gibi Cumhuriyetçilere eğilimli eyaletlerdeki yarışların da dahil olduğu yaklaşık 12 seçim, Senato'nun kontrolünün belirlenmesinde rol oynayabilir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MICHIGAN'DAKİ YARIŞ DEMOKRATLAR İÇİN AYRI BİR SINAV</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Demokratların Michigan eyaletindeki Senato adayı Abdul El-Sayed, Cumhuriyetçi Mike Rogers ile yarışıyor. Trump'ın iki kez kazandığı ve başkanlık seçimlerinde kritik rol oynayan Michigan’da açık biçimde Filistin destekçisi ilerici bir adayın kazanması, Demokrat Parti içinde 2028 başkanlık seçimlerine giderken yürütülen siyasi yön tartışmasını da etkileyebileceğine ilişkin tartışmalar ABD basınının gündeminde.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, Cumhuriyetçi seçmenlerden oy kullanırken kendisinin de pusulada olduğunu düşünmelerini istedi. Kamuoyu yoklamalarına göre Trump'ın görev performansını onaylayanların oranı seçim öncesinde yüzde 32'ye kadar gerilemiş durumda. Artan tüketici fiyatları ve hayat pahalılığı seçmenlerin başlıca kaygıları arasında yer alırken, İran'la savaş ve yükselen yakıt fiyatları da kampanyanın önemli konuları arasında bulunuyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONGRE'NİN EL DEĞİŞTİRMESİ NE ANLAMA GELİR?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Demokratların Temsilciler Meclisi'ni kazanması durumunda Trump, görev süresinin son iki yılında Cumhuriyetçilerin kontrolündeki birleşik bir Kongre yerine bölünmüş bir yönetimle karşı karşıya kalabilir. Demokratların Temsilciler Meclisi lideri Hakeem Jeffries'in bu durumda Meclis Başkanı olması bekleniyor. Jeffries göreve gelirse bu makamı üstlenen ilk siyah Amerikalı olacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Daha önemlisi, Temsilciler Meclisi'ndeki çoğunluk komisyonların kontrolünü de beraberinde getiriyor. Demokratlar böylece Trump yönetiminin faaliyetlerine ilişkin soruşturmalar başlatabilir, oturumlar düzenleyebilir ve yönetim üzerinde daha güçlü bir denetim kurabilir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Demokratların Senato'yu da kazanması ise güç dengesini daha kapsamlı biçimde değiştirebilir. Bu nedenle 3 Kasım seçimleri yalnızca Kongre'deki sandalye dağılımını değil, Trump'ın başkanlığının kalan iki yılındaki hareket alanını ve 2028 başkanlık seçimine giderken hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat partilerin siyasi yönünü belirleyecek önemli bir sınav olarak görülüyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 12:20:08 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-ara-secimlerinde-sandik-gunu-kongrenin-kontrolu-ve-trumpin-kalan-iki-yili-oylaniyor-h164179.html">ABD ara seçimlerinde sandık günü: Kongre&apos;nin kontrolü ve Trump&apos;ın kalan iki yılı oylanıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-ekimde-yillik-en-yuksek-fiyat-artisi-yuzde-4024-ile-konutta-gerceklesti-h164178.html</link>
		<title>TÜİK: Ekimde yıllık en yüksek fiyat artışı yüzde 40,24 ile konutta gerçekleşti</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[TÜİK&#039;in ekim ayı enflasyon verilerine göre, yıllık en yüksek artış yüzde 40,24 ile konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda gerçekleşti. Bu grubu yüzde 36,39 ile ulaştırma, yüzde 27,73 ile gıda ve alkolsüz içecekler izledi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ekim 2026 Tüketici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre enflasyon, ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 2,58, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 27,52, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 29,77 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 31,23 arttı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ENFLASYON YILLIK EN ÇOK KONUT, GAZ VE DİĞER YAKITLARDA ARTTI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunda yıllık artış gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 27,73, ulaştırmada yüzde 36,39, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 40,24 oldu. Bu grupların yıllık enflasyona katkıları gıda ve alkolsüz içeceklerde 6,81, ulaştırmada 6,10, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda 4,71 yüzde puan olarak gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜFE GIDA VE ALKOLSÜZ İÇECEKLERDE AYLIK YÜZDE 3,50 ARTTI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunda aylık artış gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 3,50, ulaştırmada yüzde 2,02, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 2,84 olarak kaydedildi. Bu grupların aylık enflasyona katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 0,84, ulaştırmada yüzde 0,36, konutta yüzde 0,34 puan oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÖZEL KAPSAMLI TÜFE GÖSTERGESİ YILLIK YÜZDE 28,46 ARTTI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç tutularak hesaplanan özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B), ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 2, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 25,87, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 28,46 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 30,45 arttı.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 12:00:29 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-ekimde-yillik-en-yuksek-fiyat-artisi-yuzde-4024-ile-konutta-gerceklesti-h164178.html">TÜİK: Ekimde yıllık en yüksek fiyat artışı yüzde 40,24 ile konutta gerçekleşti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gurer-2026-yilinin-ilk-on-ayinda-249-iflas-karari-verildi-h164177.html</link>
		<title>Gürer: 2026 yılının ilk on ayında 249 iflas kararı verildi</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının bütçe görüşmelerinde tekstil sektöründeki konkordato ve iflas başvurularından sanayideki istihdam kaybına, fabrikaların kapanmasından GAP ve KOP projelerine kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">GÜRER, SANAYİ VE TEKSTİL SEKTÖRÜNDEKİ KRİZE DİKKAT ÇEKTİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜRER: “2 YILDA 11 BİN 297 KONKORDATO BAŞVURUSU YAPILDI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“NİĞDE’DE 1 MİLYON TON PATATES ÜRETİLİYOR, ENTEGRE İŞLEME TESİS NEDEN YOK?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, iki yılda 11 bin 297 konkordato başvurusu yapıldığını belirterek, “Siz bu duruma rağmen nasıl yüzde 100 istihdamın korunduğunu ifade edebiliyorsunuz?” diye sordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İKİ YILDA 11 BİN 297 KONKORDATO BAŞVURUSU VAR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının bütçe görüşmelerinde yaptığı konuşmada, hazır giyim, tekstil, deri ve mobilya sektörlerinde istihdamın 2026 yılında yüzde 100 korunduğuna ilişkin Sanayi ve Teknoloji Bakan Mehmet Fatih Kacır’ın konuşmasını eleştirdi</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ömer Fethi Gürer, konkordato başvurularındaki artışın sanayi sektöründe yaşanan sorunları açıkça ortaya koyduğunu belirterek, “Sayın Bakan, sunumunuzda hazır giyim, tekstil, deri ve mobilya sektöründe istihdamı 2026 yılında yüzde 100 koruduğunuzu ifade ettiniz. Sayın Bakan, 2026 yılının ilk on ayında 4.936 şirket, firma konkordato için başvuru yaptı. 2025 yılında toplam 6.361 başvuru yapılmıştı. Bu yılın sonuna kadar bu rakamın artacağı da görülüyor. 2026 yılındaki başvurular inşaat ve tekstil sektörü ilk sırada yer aldı. Tekstil sektörü 430 başvuruyla ikinci sırada görülüyor. İki yılda 11.297 konkordato için başvuru var.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2026 yılının ilk on ayında 249 iflas kararı verildi. 1.656 geçici mühlet, 1.256 kesin mühlet kararı verildi. Konkordato bir firmayı değil hem hammaddeyi üreteni hem de mamul maddeyi de kapsayan geniş bir alanı da doğrudan ilgilendiriyor. Bu durum binlerce işçiyi de, esnafı da, şirketi de etkiledi. Siz bu duruma rağmen nasıl yüzde 100 istihdamın korunduğunu ifade edebiliyorsunuz? Bunlar resmî veriler” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“NİĞDE’DE TEKSTİL FABRİKALARI KAPANIYOR, ÜRETİM DÜŞÜYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Niğde’de tekstil sektörünün yaşadığı sorunlara da dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Niğde'de Koyunlu Halı Fabrikası, Keçeciler Tekstil Fabrikası, Teymur Tekstil Fabrikası makinalarını da satıp sektörden çekildi. Çetinkaya Tekstil ve Orteks faaliyetine ara verdi, 4 tekstil fabrikası da yarı yarıya üretim kapasitesini düşürmüş durumda. Niğde teşviklerde beşinci bölgede, buna rağmen fabrikaların kapanması uygulanan ekonomik politikayla da doğrudan ilgili.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yüksek faiz, enflasyon, yurt dışı pazarlarında daralma sorunun en önemli nedenleridir. Türkiye sanayisi büyük bir risk altındadır. Sanayicilerle konuştuğumuzda bu sürecin sürdürülebilir süreç olmadığını ifade etmektedirler. Sanayici yok olursa daralan iş alanları işçinin işsiz kalmasına, yoksulluğun derinleşmesine neden olacaktır” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“FABRİKALAR YURT DIŞINA TAŞINIYOR MU?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Son iki yılda kaç Türk vatandaşının şirket ve firması yabancı uyruklu kişi ve şirketlere satılmıştır? Kaç kişi yabancı uyruklu kişi, firma, şirketlerle ortaklık kurmak zorunda kalmıştır? Yurt dışına taşınan fabrika sayısı kaçtır?” diye sordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“TÜRKİYE ENDÜSTRİ 3.5 SÜRECİNİ YAŞIYOR, GELİŞMİŞ ÜLKELER ENDÜSTRİ 5.0’A GEÇTİ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye’nin sanayideki teknolojik dönüşüm sürecini de gündeme getiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gelişmiş ülkelerle Türkiye arasındaki sanayi teknolojisi farkına dikkat çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye’nin Endüstri 5.0’a geçiş takviminin açıklanmasını isteyen Gürer, “Sayın Bakan, ülkemiz Endüstri 3.5'la tanımlanan süreci yaşıyor, gelişmiş ülkeler Endüstri 5.0'a geçtiler. Türkiye için öngörünüz, Endüstri 5.0'a geçiş hangi tarihtedir?” diye sordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“GAP BİR AN ÖNCE TAMAMLANMALI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımda üretim ve gıda arzının artırılması açısından GAP’ın önemine değinerek, “GAP ülkemiz için çok önemlidir. Gıdada arz açığını gidermede GAP'ın bitmesinin ciddi katkısı olacaktır; Sudan'da, Nijer'de, Venezuela'da tarım yapmaya gideceğimize GAP'ın bir an önce bitirilmesi sağlanmalıdır. GAP kaç yılında tam anlamıyla tamamlanmış olacaktır?” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“KOP’TA RUHSATSIZ KUYULAR MODERN SULAMAYA ENGEL OLUYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, “KOP da bu bağlamda önemlidir. Bölgede yer altı suları çekilmekte, obruklar oluşmaktadır. KOP Bölgesi kuyularının ruhsatsız olması nedeniyle bankaların modern sulama için kredi vermemesi vahşi sulamanın devamına yol açmaktadır; bu bağlamda, düzenleme ihtiyaç ve şarttır” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer ayrıca bölgesel kalkınma projelerinin uygulama durumunu sorgulayarak, “KOP, GAP, DAP, DOKAP bölgeleri için beş yılda kaç proje yapıldı, kaçı uygulandı, kaçı rafta kaldı?” sorusunu yöneltti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“NİĞDE’DE 1 MİLYON TON PATATES ÜRETİLİYOR, ENTEGRE TESİS NEDEN YOK?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Niğde ili ülkemizde patates üretiminde ilk sıradadır. Bölgemizde 1 milyon ton patates yetiştirilmektedir. Niğde'de bir patates entegre tesisi neden düşünülmez? Bölge tarımı için bu yatırım ihtiyaçtır” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ÖLÇÜ ALETİ DENETİMLERİNDE KAÇ UYGUNSUZLUK TESPİT EDİLDİ?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ölçü aletlerinin teknik düzenlemelere uygun olarak piyasaya arzı ve kullanımı için bu yıl 1,5 milyon muayene ve 240 bin ani denetim gerçekleştirdiğinizi ifade etmişsiniz; uygunsuzluk çıkanların sayısını vermemişsiniz, bu sayı nedir?” diye sordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“TÜRKİYE PAMUK ÜRETİMİNDE İTHALATIN GERİSİNDE KALDI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “İyi Pamuk Projesi'yle 2.118 çiftçiye sağlanan desteğe yer vermişsiniz. Ne acı ki Türkiye pamuk üretimi ithal pamuk üretiminin gerisinde kaldı, bu da Türkiye'deki pamuk üretiminin dâhi ne hâle düştüğünün somut göstergesidir” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“STAJYERLER İŞÇİ GÖSTERİLİYOR, İSTİHDAM YÜKSEK TANIMLANIYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Stajyer işçileri TÜİK işçi olarak göstermektedir; istihdam, bu bağlamda, 1 milyona yakın yüksek tanımlanmaktadır; 1 milyon işçiyi çıkardığımızda bu istihdamın da düşmüş olduğu görülür” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“DAHİLDE İŞLEME REJİMİ KAPSAMINDA HANGİ ÜRÜNLER İTHAL EDİLİYOR?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, Dâhilde İşleme Rejimi kapsamında Türkiye’ye getirilen ürünlerin hangi ülkelerden temin edildiğini, hangi sanayi sektörlerinde kullanıldığını ve ihracattaki payını da Bakanlığa sordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, “Dâhilde İşleme Rejimi kapsamında hangi ülkelerden hangi ürünler gelmekte, Türkiye'de hangi sanayide bunlar kullanılıp ithal edilen bu ürünler ihraç edilmektedir? Bunun da ihraç rakamları içindeki değeri nedir? “ dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer soru cevaptada Bakana “Zeytinyağı fabrikaları gelir gider hesabıyla zeytin almıyorlar, fabrikalar çalışmıyor. Fabrikaların çalışması için destek girişiminiz olacak mı?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2025-2026 yıllık kredi borcu geri ödemeyip icralık olan KOBİ sayısı kaçtır? Faaliyetine son veren var mıdır?i soruları yöneltti.Bakan sorulara yazılı yanıt verecek.</span></p>

<p>...</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 11:47:13 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gurer-2026-yilinin-ilk-on-ayinda-249-iflas-karari-verildi-h164177.html">Gürer: 2026 yılının ilk on ayında 249 iflas kararı verildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ozlaleden-sanayi-bakanina-tesvik-hesabi-milyarlarca-liralik-destek-verdiginiz-sirketlerin-adi-fon-vurgununda-geciyor-h164176.html</link>
		<title>Özlaleden Sanayi Bakanına teşvik hesabı Milyarlarca liralık destek verdiğiniz şirketlerin adı fon vurgununda geçiyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının bütçe
görüşmelerinde, Bakanlığın desteklediği Astor Enerji, CW Enerji ve Kontrolmatik’in adlarının
fon vurgununda geçtiğine dikkat çekti. Kontrolmatik’e verilen 917,1 milyon liralık ve Astor
Enerji’ye verilen 1,134 milyar liralık yatırım teşviklerini gündeme taşıyan Özlale, kamu
kaynaklarıyla desteklenen şirketlerin faaliyetlerinin izlenmesi ve kurumlar arasında
koordinasyon sağlanması gerektiğini söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2027 yılı bütçesi<br />
üzerine konuşan Özlale, yatırım teşviklerinin ardından şirketlerin faaliyetlerinin nasıl takip<br />
edildiğini sorguladı. Bakanlığın desteğini alan şirketlerin daha sonra fon vurgunuyla gündeme<br />
gelmesini bir denetim ve koordinasyon sorunu olarak değerlendiren Özlale, teşviklerin<br />
yalnızca yatırım tutarı üzerinden değil, ortaya çıkardığı sonuçlarla değerlendirilmesi<br />
gerektiğini vurguladı.<br />
Bakanlık bütçesindeki reel artışı olumlu bulduğunu belirten Özlale, buna karşılık imalat<br />
sanayinin millî gelirdeki payının gerilediğini, üretim ve istihdam göstergelerinin olumsuz<br />
seyrettiğini ifade etti. Özlale, sanayi politikasının Hazine ve Maliye Bakanlığının uyguladığı<br />
istikrar programının “kurbanı” olduğunu söyledi.<br />
“Sizin yatırım teşvikiniz de battı”<br />
Konuşmasının fon vurgununa ilişkin bölümünde Bakanlığın desteklediği üç şirketi sıralayan<br />
Özlale, şu ifadeleri kullandı:<br />
“Sayın Bakan, bakınız burada sizin bakanlığınızın destek verdiği üç tane şirket var. Astor<br />
Enerji, CW Enerji, Kontrolmatik. Bu üçünün de adı fon vurgununda geçti.”<br />
Kontrolmatik’e 917,1 milyon liralık yatırım teşviki verildiğini belirten Özlale, “Kontrolmatik şu<br />
anda bütün ona güvenenleri hüsrana uğrattı ve battı. Dolayısıyla sizin yatırım teşvikiniz de<br />
battı” dedi.<br />
CW Enerji’ye verilen yatırım teşvikini de gündeme getiren Özlale, şirketin kurucusunun 28<br />
Eylül 2026’da şirketin mal varlığına tedbir konulduğunu açıkladığını aktardı. Astor Enerji’nin<br />
ise Bakanlıktan 1,134 milyar liralık yatırım teşviki aldığını belirterek ana hissedarlarının da<br />
soruşturmada adının geçtiğini söyledi.<br />
Yatırım teşviklerinin sürdürülmesini desteklediklerini belirten Özlale, kamu desteğiyle<br />
büyüyen şirketlerin sonraki faaliyetlerinin takibinde yaşanan soruna dikkat çekti:<br />
“Verdiğiniz desteklerle büyüttüğünüz şirketlerin daha sonradan nasıl faaliyet gösterdikleri, bu<br />
şirketlerin hangi alanlarda ne tür finansal manipülasyonlar yaptığını izlemesi gereken bir<br />
organ olması lazım. Bakın, burada milyarlarca liralık yatırım teşviki verilmiş ama bunun<br />
sonucunda da bu şirketlerin fon vurgununda adı geçiyor.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bütçe artıyor, sanayinin payı geriliyor<br />
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bütçesinde reel olarak yüzde 12,5 artış yapılmasını ve artışın<br />
ağırlığının sanayi programına verilmesini olumlu değerlendiren Özlale, bütçedeki büyümenin<br />
sanayideki sorunları ortadan kaldırmadığını belirtti.<br />
Bakanlığın program göstergelerindeki gerçekleşmelerle hedefler arasındaki farklara dikkat<br />
çeken Özlale, imalatın millî gelirdeki payı için 2026 planında yüzde 17 hedeflenmesine<br />
rağmen tahminin yüzde 15,5’te kaldığını, 2027 hedefinin de yüzde 15,9’a indirildiğini aktardı.<br />
Doğrudan yabancı yatırımlar ve Teknogirişim rozeti göstergelerinde de hedeflerin<br />
tutmadığını belirten Özlale, Bakanlığın pek çok alanda hem hedeflerini gerçekleştiremediğini<br />
hem de sonraki yılın hedeflerini aşağı çektiğini söyledi.<br />
“Sanayi politikası istikrar programının kurbanı”<br />
Özlale, sanayideki sorunların yalnızca son iki yılda başlamadığını belirterek 2019–2022<br />
dönemindeki yatırım ve teşvik politikalarına işaret etti. Teşviklerin bolca dağıtıldığı, firmaların<br />
atıl kapasite yaratacak şekilde yatırım yaptığı dönemde oluşan sorunların sonuçlarının bugün<br />
yaşandığını ifade etti.<br />
Sanayi ve teknoloji politikasının mevcut ekonomi programı içindeki konumunu eleştiren<br />
Özlale, “Sanayi ve teknoloji politikamızın maalesef Hazine ve Maliye Bakanı tarafından<br />
uygulanan istikrar programının bir kurbanı olması” değerlendirmesinde bulundu.<br />
“Bu bizim sanayisizleşme fotoğrafımız”<br />
İmalatın millî gelirdeki payının 2022’de yüzde 21,8’den yüzde 15,4’e gerilediğini belirten<br />
Özlale, imalat istihdamındaki değişimin de negatif olduğunu söyledi. Kapasite kullanım<br />
oranındaki düşüşe dikkat çekerek üretim ve istihdam göstergelerinin birlikte<br />
değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.<br />
İmalat sanayi endeksinin 2023’te 111,9 seviyesindeyken Ağustos 2026’da 108,7 olduğunu<br />
aktaran Özlale, “Yani burada tamamıyla yatay seyreden bir imalat sanayi var. Resmî<br />
verilerdir. O yüzden de burada sanayide işlerin iyi gittiğini söylemek mümkün değil” dedi.<br />
Borsadaki sanayi şirketlerinin performansını da gündeme getiren Özlale, 2023’ten itibaren<br />
BIST 100’ün yüzde 39,5, BIST Sınai Endeksi’nin ise yalnızca yüzde 3,1 arttığını belirtti. Bu<br />
tablonun yatırımcıların sanayi şirketlerine yönelmediğini gösterdiğini ifade etti.<br />
“Dünya ihracatındaki payımız azalıyor”<br />
Sanayi, dış ticaret ve ihracat politikalarının birlikte planlanması gerektiğini belirten Özlale,<br />
bakanlıklar arasındaki görev dağılımını eleştirdi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ihracat<br />
rakamlarını anlatmasına karşılık ihracat teşviklerinin Ticaret Bakanlığı tarafından verildiğini,<br />
veri merkezleri ile veri altyapısı konularında da benzer bir dağınıklık bulunduğunu söyledi.<br />
Asya ülkelerinin sanayi ve ihracatı birlikte ele alan kurumsal yapısına dikkat çeken Özlale,<br />
Türkiye’de bu alanları aynı potada buluşturan bir yapılanmaya ihtiyaç olduğunu ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İhracat performansının yalnızca toplam tutar üzerinden değerlendirilemeyeceğini vurgulayan<br />
Özlale, Dünya Ticaret Örgütü verilerine atıfla şöyle konuştu:<br />
“İstediğiniz kadar ihracatı artırın, tek bir şeye bakmanız lazım. Türkiye’nin dünya ihracatında<br />
payı artıyor mu? Azalıyor mu? Azalıyor. Bakın, Çin hariç de baksanız, Çin’i dâhil de etseniz<br />
dünya ihracatındaki payımız bizim azalıyor. İhracatta başarı hikâyesi yok ki.”<br />
İstihdam kaybının yüzde 60’ı üç ilde<br />
İstanbul, Bursa ve Tekirdağ’ın toplam istihdam kaybındaki payının yüzde 60 olduğunu<br />
belirten Özlale, özellikle emek yoğun sektörlerdeki krize dikkat çekti.<br />
Bu tablonun bölgesel kalkınmanın önemini artırdığını ifade eden Özlale, sanayinin bir<br />
bölümünün başka bölgelere taşınmasını sağlayacak politikaların gerekliliğini vurguladı. Sanayi<br />
programındaki bütçe artışını olumlu karşılarken bölgesel kalkınmaya ayrılan ödeneğin sınırlı<br />
kalmasını eleştirdi.<br />
Kamu alımlarıyla büyüyen şirketlere KOBİ çağrısı<br />
İSO 500 içinde savunma, havacılık ve raylı sistemler ağırlıklı çalışan, temel müşterisi kamu<br />
olan 10 firmanın satışlarının yüzde 63,5 arttığını aktaran Özlale, 343 yerli özel firmada bu<br />
artışın yüzde 25,9’da kaldığını söyledi.<br />
Kamu ile iş yapmanın şirketler açısından belirgin bir avantaj yarattığına dikkat çeken Özlale,<br />
büyük şirketlere sağlanan desteklerin ve kamu alımlarının KOBİ’lere de katkı sağlayacak<br />
biçimde tasarlanmasını istedi.<br />
KOBİ’lerin büyük projelere katılmasının, ortak test altyapısına erişiminin ve büyük<br />
şirketlerden teknoloji transferinin desteklenmesi gerektiğini belirten Özlale, kamu alımlarıyla<br />
yaratılan katma değerin ancak bu yolla daha geniş bir üretim ağına aktarılabileceğini ifade<br />
etti.<br />
“Teşvikleri yatırım tutarıyla mı, verimlilik artışıyla mı ölçüyorsunuz?”<br />
Ar-Ge harcamalarındaki artışın Türkiye’nin AB-27 ortalamasının altında kaldığı gerçeğini<br />
değiştirmediğini belirten Özlale, yapay zekâ politikalarında da şirketlerin teknolojiyi<br />
kullanabilme kapasitesine odaklanılması gerektiğini söyledi.<br />
Yapay zekâya yatırım yapmanın ve yerli teknoloji şirketleri çıkarmanın yanında, mevcut<br />
şirketlerin bu teknolojiyi özümseyerek verimlilik artışına dönüştürmesinin önemini<br />
vurgulayan Özlale, Bakanlığa şu soruyu yöneltti:<br />
“Bu verdiğiniz teşviklerin sonucunu verdiğiniz yatırım tutarıyla mı ölçüyorsunuz? Yoksa<br />
şirketlerin verimlilik artışıyla mı ölçüyorsunuz?”<br />
AB’nin yeni sanayi politikası ve BYD sorusu<br />
Avrupa Birliği’nin yeni sanayi politikasının Bakanlığın sunumunda yeterince ele alınmadığını<br />
belirten Özlale, Türkiye’nin ihracatının yaklaşık yarısını gerçekleştirdiği pazardaki dönüşümün<br />
önümüzdeki beş altı yıl açısından kritik olduğunu söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BYD ve TOGG’un satışlarını da karşılaştıran Özlale, 2024’te BYD’nin 8.331, TOGG’un yaklaşık<br />
30 bin araç sattığını, 2025’te ise BYD’nin TOGG’u geçtiğini belirtti. Bu değişimi BYD ile yapılan<br />
bir milyar dolarlık yatırım anlaşmasına bağlayan Özlale, Bakanlıktan açıklama beklediğini<br />
ifade etti.<br />
Özlale’nin konuşması şöyle:<br />
“Sayın Bakan, Bakan Yardımcıları, değerli bürokratlar, Sayın Milletvekilleri, basınımızın<br />
değerli emekçileri, hepinizi saygıyla selamlıyorum. İlk önce bütçeye bakalım.<br />
Bütçe gerçekten büyüyor. Bu olumlu. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına reel anlamda yüzde on<br />
iki buçuk bir artış yapılmış.<br />
Bu olumlu. Olumsuz olan tabii, imalatın millî gelir içerisindeki payı düşerken büyüyor.<br />
Dolayısıyla birazdan da bahsedeceğiz.<br />
Sanayide hem üretimde hem de istihdamda çok önemli problemler var. Bütçe artışını olumlu,<br />
bu problemlerin yıllar içerisinde tekrarlanmasını da olumsuz buluyoruz. Artışın ağırlığı sanayi<br />
programında, bu da olumlu.<br />
Çünkü yeni bir sanayi devriminin eşiğindeyiz. Ağırlığın sanayi programlarına verilmesini ben<br />
tekrardan olumlu karşılıyorum. Fakat burada tutmayan hedefler ve düşürülen hedefler diye<br />
bir şey var.<br />
Bu, sizin 2027 teklifinizdeki program göstergelerinden. Mesela 2026 planında imalatın millî<br />
gelir içerisindeki payını yüzde 17 söylemişsiniz. Tahmin 15,5.<br />
2027 hedefinde de 17’nin bile altında kalmış. 15,9. Doğrudan yabancı yatırımlar, 2026<br />
planında 15,2; tahmin 10, hedef de 10,6.<br />
Bu hedef de tutmamış ve hedef aşağıya doğru düşürülmüş. Teknogirişim rozeti, 2026 planı 5<br />
bin. 2026 tahmini 1.300.<br />
2027 hedefi 3 bin. Faaliyetteki Ar-Ge merkezinde de aynı şey var. Burada yani Sanayi ve<br />
Teknoloji Bakanlığının birçok hedefinin tutmadığını görüyoruz.<br />
Buradaki problemlerden bir tanesi, sanayi ve teknoloji politikamızın maalesef Hazine ve<br />
Maliye Bakanı tarafından uygulanan istikrar programının bir kurbanı olması. Üstelik Sanayi ve<br />
Teknoloji Bakanlığı olarak ben sanayideki problemlerin, özellikle ekonomideki problemlerin<br />
son iki senede başlamadığını; 2019–2022 arasındaki o bol para, teşviklerin bolca dağıtıldığı,<br />
firmaların atıl kapasite yaratacak şekilde yatırım yaptığı dönemde bu problemlerin başladığını<br />
düşünüyorum. O problemlerin sonuçlarını da maalesef şimdi görüyoruz.<br />
Bahsettiğiniz bir Ar-Ge başarısı, Ar-Ge’nin artması, hâlâ bizim AB-27 ülkelerinin ortalamasının<br />
altında kaldığımız gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Ar-Ge’de hâlâ AB-27’nin altındayız. Burada<br />
yapay zekâya çok fazla vurgu yaptınız.<br />
Ben bunu önemsiyorum. Yapay zekâya yatırım yapmak, orada yeni teknoloji, yerli şirketler<br />
çıkartmak kadar yapay zekâyı şirketlere nasıl kullanacağını öğretmemiz önemli. Bakın, yeni<br />
bir rapor var.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2026 yılında. Bu raporu ben daha sonradan sizlerle paylaşırım. Yapay zekâyı sık kullanan<br />
şirketler karmaşık işlerde çok daha başarılı oluyorlar.<br />
Seyrek kullananlar da hiç kullanmayanlara göre daha başarılılar. Dolayısıyla buradaki bence<br />
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının esas politikası şu olmalı. Dışarıda geliştirilen bir teknolojiyi<br />
bizim şirketlerimizin özümsemesi ve bunu verimliliğe çevirmesi olmalı.<br />
O yüzden de sormak lazım. Bu verdiğiniz teşviklerin sonucunu verdiğiniz yatırım tutarıyla mı<br />
ölçüyorsunuz? Yoksa şirketlerin verimlilik artışıyla mı ölçüyorsunuz? Resmî verilere geçelim.<br />
Şimdi bu bizim sanayisizleşme fotoğrafımız.<br />
İmalatın millî gelirdeki payı 2022’de 21,8’den 15,4’e düşüyor. İmalattaki istihdam artışına<br />
baktığınız zaman negatif. Kapasite kullanım oranları 77’yle başlamış, 2026’da 73,8’e inmiş.<br />
Dolayısıyla imalat sanayinde hangi göstergeye bakarsanız bakın, burada istihdam tarafında,<br />
üretim tarafında karşımıza olumsuz bir tablo çıkıyor. Daha geniş bakalım. 2016’dan 2026’ya<br />
kadar.<br />
Bakın, 2023’te imalat sanayi endeksimiz 111,9. Tam üç sene sonra, Ağustos 2026, 108,7.<br />
İmalat sanayi endeksi.<br />
Yani burada tamamıyla yatay seyreden bir imalat sanayi var. Resmî verilerdir. O yüzden de<br />
burada sanayide işlerin iyi gittiğini söylemek mümkün değil.<br />
İhracattan bahsettiniz. Aslında ihracat, burada da bir problem var. Ticaret Bakanlığının<br />
konusu.<br />
Geçen sene de söylemiştim. İhracat Genel Müdürlüğü kimde? Sizde mi? Ticaret Bakanlığında.<br />
Şimdi çarşamba günü gelecek.<br />
Sayın Bolat, ihracattan bahsedecek. Burada sizi eleştirmek değil problem. Buradaki sistem,<br />
ihracatla dış ticaretle sanayiyi aynı potada eriten bir bakanlığın kurulmasıdır.<br />
Yani Asya ülkelerinin ihracatla sanayiyi bir arada gerçekleştirmesinin ve Asya mucizesinin<br />
arkasındaki kurumsal sebeplerden bir tanesi, sanayi ve ihracatı aynı bakanlık yapar.<br />
Dolayısıyla sizin ihracattaki artıştan bahsetmeniz, aslında Ticaret Bakanlığının bir bakıma<br />
bahsetmesi gereken bir şeyden bahsetmeniz anlamına geliyor. Orada da mesela veri<br />
merkezlerinden bahsettiniz.<br />
Yani o da Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının. Yani o yüzden verilen teşviklerde, faaliyet<br />
alanlarında şöyle bir problem oluyor Sayın Bakan. İhracatta siz bir rakamdan<br />
bahsediyorsunuz fakat ihracat teşviklerini Ticaret Bakanlığı veriyor.<br />
TURQUALITY destekleri. Veri merkezi, veri altyapısında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı<br />
gelecek, anlatacak veri altyapısını. Ama siz veri merkezlerinden bahsediyorsunuz.<br />
Dolayısıyla bu bakanlıklar arasında koordinasyonda bir problem var. Ama ihracatı bir olarak<br />
değerlendirirsek problem şurada. İstediğiniz kadar ihracatı artırın, tek bir şeye bakmanız<br />
lazım.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye’nin dünya ihracatında payı artıyor mu? Azalıyor mu? Azalıyor. Bakın, Çin hariç de<br />
baksanız, Çin’i dâhil de etseniz dünya ihracatındaki payımız bizim azalıyor. İhracatta başarı<br />
hikâyesi yok ki.<br />
Tablo burada. İsterseniz sizlerle paylaşalım. Dünya Ticaret Örgütü verisi.<br />
Daha sonrasında, şimdi birazdan borsadan bahsedeceğiz. Sanayinin ne yaptığını. Bakın şimdi,<br />
2023’ten itibaren BIST 100 yüzde 39,5 artmış.<br />
BIST Sınai yüzde 3,1 artmış. Burada da bir problem var. Yani bunlar büyük şirketler.<br />
Borsada işlem gören büyük şirketlerde endekse baktığınız zaman, üç yılda sadece yüzde 3,1<br />
artan bir sınai endeks var. Demek ki bizim burada borsadaki yatırımcı sanayi şirketlerine de<br />
yönelmiyor. Getiri olmadığı için.<br />
Durgunluk toplamda ama kriz emek yoğun sektörlerde. Burada bir şeye dikkat çekmek lazım.<br />
Nerede biz en fazla istihdam kaybı yaşadık? İstanbul, Bursa, Tekirdağ. Toplam istihdam<br />
kaybının yüzde 60’ı buradan geliyor.<br />
O zaman bu da bize şunu gösteriyor. Bölgesel kalkınma önemli ve biz buradaki sanayinin bir<br />
kısmını başka yerlere çekmemiz lazım. Ama Sayın Bakan, sanayi programındaki artışa ne<br />
kadar olumlu diyorsak bölgesel kalkınmada daha fazla ödenek artırmamanızı, oraya çok sınırlı<br />
bir ödenek ayırmanızı da eleştirmek zorundayız.<br />
Bölgesel kalkınmaya ayırdığınız ödenek hele böyle bir dönemde çok düşük. Bir başka nokta<br />
da şu. Baktık tekrardan, kamu alımlarıyla büyük şirketler büyüyor.<br />
Mesela bu İSO 500 içerisinde savunma, havacılık, raylı sistemler ağırlıklı çalışan ve temel<br />
müşterisi kamu olan on tane firmanın satışları yüzde 63,5 artıyor. 343 tane yerli özel<br />
firmanınsa sadece yüzde 25,9 artıyor. Dolayısıyla kamu ile iş yapmak burada bir avantaj.<br />
O zaman burada iki tane eleştireceğimiz şey var. Bir, kamu bu kadar domine etmemeli. Bir<br />
politika önerisi de şu olmalı.<br />
Sizler bu teşvikleri büyük şirketlere verirken, kamu alımları yaparken o zaman altta<br />
söylediğimiz KOBİ’leri de büyük projelere katan, onların test yapması için ortak test<br />
altyapısını zenginleştiren ve özellikle KOBİ’lere büyük şirketlerden teknoloji transferini<br />
mümkün kılan bir anlayışla hareket etmeniz lazım. Ancak o zaman sizler büyük şirketlerden<br />
yaptığınız alımlarda yaratacağınız katma değeri KOBİ’lere aktarabilirsiniz. Üç tane konuya<br />
değinmediniz.<br />
Bunlardan bir tanesi AB’nin yeni sanayi politikası. Arkadaşlar değindi. Sizden değinmenizi<br />
beklerdik.<br />
Bu konu bizim için oldukça önemli. Biz bunu hem size hem de çarşamba günü Ticaret Bakanı<br />
Sayın Bolat’a sunacağız. Çünkü önümüzdeki beş altı yıl içerisinde bizim ihracatımızın yarısını<br />
gerçekleştirdiğimiz Avrupa Birliği’nin ciddi anlamda bir paradigma değişikliği var.<br />
İkinci nokta TOGG. Bu, yine arkadaşlarım da bahsedeceklerdir. Ben de burada biraz<br />
bahsedeyim.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bakın, 2024 yılında BYD’nin satışı 8.331. TOGG’un 30 bin. 2025’te BYD, TOGG’u geçiyor.<br />
Bunun tek sebebi sizin bir milyar dolarlık yatırım anlaşması vermeniz. Şimdi burada bunda da<br />
bir açıklama bekliyoruz akşam ama bana kalan son bir buçuk iki dakika içerisinde daha<br />
önemli bir konudan bahsetmek istiyorum. O da fon vurgunu.<br />
Sayın Bakan, bakınız burada sizin bakanlığınızın destek verdiği üç tane şirket var. Astor Enerji,<br />
CW Enerji, Kontrolmatik. Bu üçünün de adı fon vurgununda geçti.<br />
Kontrolmatik’e sizler bir milyara yakın, 917,1 milyonluk bir yatırım teşviki vermişsiniz.<br />
Kontrolmatik şu anda bütün ona güvenenleri hüsrana uğrattı ve battı. Dolayısıyla sizin yatırım<br />
teşvikiniz de battı.<br />
CW Enerji programını ben olumlu bulanlardan bir tanesiyim. 3 Mart 2026 tarihli, belgeli.<br />
Sizler buna çok ciddi bir yatırım teşviki veriyorsunuz.<br />
Fakat onun kurucusu, CW Enerji’nin de mal varlığına tedbir konduğunu açıkladı. 28 Eylül<br />
2026’da. Ve Astor Enerji.<br />
Astor Enerji sizden 1,134 milyar liralık bir yatırım teşviki aldı. Bitiriyorum. Bitiriyorum.<br />
Geç başladığım için. Dolayısıyla bu ana hissedarların da orada soruşturmada adı geçti. Burada<br />
şu sorun var.<br />
Tabii ki sizler yatırım teşviki vermeye devam edeceksiniz. Bizler bu yatırım teşviklerinin doğru<br />
olduğunu düşünerek de sizi destekleriz. Fakat burada bir koordinasyon problemi var.<br />
Anlamıyorum. Verdiğiniz desteklerle büyüttüğünüz şirketlerin daha sonradan nasıl faaliyet<br />
gösterdikleri, bu şirketlerin hangi alanlarda ne tür finansal manipülasyonlar yaptığını izlemesi<br />
gereken bir organ olması lazım. Bakın, burada milyarlarca liralık yatırım teşviki verilmiş ama<br />
bunun sonucunda da bu şirketlerin fon vurgununda adı geçiyor.<br />
Ben bunu bir problem olarak görüyorum, diyorum. Sabrınız için teşekkür ederim.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 11:21:05 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ozlaleden-sanayi-bakanina-tesvik-hesabi-milyarlarca-liralik-destek-verdiginiz-sirketlerin-adi-fon-vurgununda-geciyor-h164176.html">Özlaleden Sanayi Bakanına teşvik hesabı Milyarlarca liralık destek verdiğiniz şirketlerin adı fon vurgununda geçiyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/depremde-hasar-goren-araclara-change-islemi-yaparak-suc-geliri-elde-eden-suphelilere-operasyon-183-milyon-liralik-malvarligina-el-konuldu-h164175.html</link>
		<title>Depremde hasar gören araçlara change işlemi yaparak suç geliri elde eden şüphelilere operasyon: 183 milyon liralık malvarlığına el konuldu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Kahramanmaraş merkezli depremlerde hasar gören araçların motor ve şasi numaralarını, yurt dışından yasa dışı yollarla getirilen araçlarla değiştirerek üçüncü kişilere sattıkları ve suç gelirlerini akladıkları değerlendirilen 12 şüpheli gözaltına alındı. Suçtan kaynaklandığı değerlendirilen yaklaşık 183 milyon lira değerindeki mal varlığına da el konuldu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında, depremde hasar gören araçların motor ve şasi numaralarının değiştirilerek yeniden satışa sunulması ve bu yolla elde edilen suç gelirlerinin aklanmasına yönelik başlatılan soruşturmaya ilişkin açıklama yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamaya göre; soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde, şüphelilerin ağır hasarlı ve tamir edilemeyecek durumdaki araçları kendileri veya yakınları adına satın aldıkları belirlendi. Şüphelilerin, haciz ve yakalama kaydı bulunan araçlar ile yurt dışından yasa dışı yollarla ülkeye getirilen araçların motor ve şasi numaralarını değiştirdikleri, bu araçları üçüncü kişilere sattıkları değerlendirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">183 MİLYON LİRALIK MAL VARLIĞINA EL KONULDU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Soruşturma kapsamında şüphelilerin, araçların satışından elde ettikleri suç gelirlerini eşleri, kardeşleri, anneleri ve diğer üçüncü kişiler adına mal varlığı değerleri edinerek akladıkları değerlendirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu kapsamda 3 Kasım 2026 tarihinde Ankara, Tokat ve Kırşehir'de eş zamanlı operasyon düzenlendi. "Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçundan haklarında adli işlem başlatılan 14 şüpheliden 12'si yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonlarda bir ruhsatsız tabanca ele geçirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Soruşturma kapsamında suçtan kaynaklandığı değerlendirilen yaklaşık 183 milyon lira değerinde mal varlığına el konuldu. Soruşturmanın, suç gelirlerinin kaynağının, bu gelirlerle bağlantılı malvarlığı hareketlerinin ve ilgili kişilerin tespit edilmesi amacıyla çok yönlü sürdürüldüğü bildirildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 11:00:12 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/depremde-hasar-goren-araclara-change-islemi-yaparak-suc-geliri-elde-eden-suphelilere-operasyon-183-milyon-liralik-malvarligina-el-konuldu-h164175.html">Depremde hasar gören araçlara change işlemi yaparak suç geliri elde eden şüphelilere operasyon: 183 milyon liralık malvarlığına el konuldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuikin-enflasyon-verilerine-gore-kasim-ayinda-kira-artis-tavani-yuzde-3123-oldu-h164174.html</link>
		<title>TÜİK&apos;in enflasyon verilerine göre kasım ayında kira artış tavanı yüzde 31,23 oldu</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu&#039;nun açıkladığı ekim ayı enflasyon verilerine göre, kasım ayında ev ve iş yerleri kiralarında uygulanacak tavan yüzde 31,23 oldu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜİK verilerine göre ekim ayında Tüketici Fiyat Endeksi'nde (TÜFE) aylık yüzde 2,58, yıllık yüzde 29,77, 12 aylık ortalamalara göre ise yüzde on iki aylık ortalamalara göre yüzde 31,23 artış kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Buna göre, ekim ayında ev ve iş yerlerine yapılacak kira zammı oranı da en fazla yüzde 31,23 olacak. Ekim ayındabu tavan oranı yüzde 31,49 olmuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜİK: Ekim ayında enflasyon yıllık yüzde 29,77, aylık yüzde 2,58 arttı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜİK'in ekim ayı verilerine göre, enflasyon bir önceki aya göre yüzde 2,58, yıllık ise yüzde 29,77 arttı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ekim 2026 Tüketici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Buna göre, TÜFE'deki 2026 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 2,58, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 27,52 arttı. Enflasyon, bir önceki yılın aynı ayına göre de yüzde 29,77, on iki aylık ortalamalara göre yüzde 31,23 artış oldu.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 10:40:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuikin-enflasyon-verilerine-gore-kasim-ayinda-kira-artis-tavani-yuzde-3123-oldu-h164174.html">TÜİK&apos;in enflasyon verilerine göre kasım ayında kira artış tavanı yüzde 31,23 oldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/hur-sen-genel-baskani-levent-kuruoglundan-memur-sen-ve-turkiye-kamu-sene-tepki-memurun-iradesine-baraj-kurulamaz-h164173.html</link>
		<title>Hür-Sen Genel Başkanı Levent Kuruoğlu&apos;ndan Memur-Sen ve Türkiye Kamu-Sen&apos;e tepki: Memurun iradesine baraj kurulamaz</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Hür-Sen Genel Başkanı Levent Kuruoğlu, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın&#039;ın dayanışma aidatı, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci&#039;nin ise sendikal baraj taleplerine tepki gösterdi. Sendikal örgütlenmenin ekonomik baskılarla sınırlandırılamayacağını savunan Kuruoğlu, “Memurun iradesine baraj kurulamaz. Hür tercihine fiyat biçilemez” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Hür-Sen Genel Başkanı Levent Kuruoğlu, kamu çalışanlarının sendikal haklarına ilişkin tartışmalar üzerinden Memur-Sen ve Türkiye Kamu-Sen yönetimlerini eleştirdi. Kuruoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın dayanışma aidatı istiyor. Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci sendikal baraj talep ediyor. Gerekçeleri de sendikal alanı “disipline etmek”. Önce kendi geçmişinize bakın. 2001 yılında çıkarılan 4688 sayılı Kanun’da, sendika aidatlarının maaştan kesilerek sendikaya aktarılması için yüzde 5 şartı bulunuyordu. Memur-Sen’e bağlı sendikaların bir bölümü de bu barajın altında kalıyordu. Memur-Sen’in talebi üzerine, 2004 yılında 5198 sayılı Kanun’la bu şart kaldırıldı ve bağlı sendikalarının önündeki engel aşıldı. Dün kendi talebiyle kaldırılan barajı bugün başkalarının önüne koymak istemek, sendikal ikiyüzlülüktür. Memur-Sen yönetimine soruyoruz: Dün önünüzden kaldırılan engelleri bugün başkalarının önüne koymayı nasıl savunuyorsunuz? Bu tutumun adı sendikal ikiyüzlülüktür. Siz küçükken örgütlenme hakkı vardı da bugün başka sendikalar kurulunca mı “sendika enflasyonu” oldu? Sizin büyümenize imkân sağlayan özgürlük, başkaları için neden fazla geliyor?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Her iki konfederasyona da hatırlatıyoruz: Toplu sözleşme ikramiyesine getirilen yüzde 1 barajını Danıştay 12. Dairesi 16 Mart 2023’te, yüzde 2 barajını ise Anayasa Mahkemesi 18 Ocak 2024’te iptal etti. Bu kararlarlarla ortaya koydukları ilke açıktır: Çalışanların sendikal tercihleri ekonomik baskıyla yönlendirilemez. Yargının ortaya koyduğu bu gerçeğe rağmen hâlâ baraj arayışındasınız! Bazı sendikalar, genel kurullarını toplayacak üye veya delege sayısını ya da yönetim organlarını oluşturma yeterliliğini kaybetmiş durumda. Mesele buysa çözümü bellidir: Bu sendikaların faaliyetlerini sona erdirme ve tasfiye süreçleri kolaylaştırılarak kendi iradeleriyle hızla kapanmalarının önü açılabilir. Faaliyeti kalmamış sendikaları sürekli propaganda malzemesi yaparak çalışanların özgür iradesiyle tercih ettiği sendikaların önüne baraj koyamazsınız. Kapanmak isteyenin önünü açacak düzenleme yapılabilir; mücadele edenin önünü kesecek düzenleme ise sendikal demokrasiyi ve rekabeti ortadan kaldırmaktır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dayanışma aidatı talebiniz de aynı soruyu önümüze getiriyor: Kamu çalışanı, sizin sendikanızı tercih etmediği için neden size para ödemek zorunda bırakılsın? Memurun sendikal tercihini ekonomik baskıyla yönlendirmeye kimsenin hakkı yoktur. Memurun maaşı erirken, emekli geçinemiyorken, işyerlerinde liyakatsizlik ve adaletsizlik sürerken sizin önceliğiniz neden baraj ve aidat? Kamu çalışanının alın terinin karşılığını büyütmek yerine kendi sendikal düzeninizi korumanın hesabını mı yapıyorsunuz? Sendikal alanı disipline etmek istiyorsanız önce memura verdiğiniz sözlerin hesabını verin. Başarınızı rakiplerin önüne koyacağınız engellerle değil, çalışanlara kazandırdığınız haklarla gösterin. Hür-Sen olarak sendikal özgürlüğü kendimiz için istediğimiz kadar herkes için savunuyoruz. Üye sayımız ne olursa olsun bu ilkemiz değişmeyecek. Memurun iradesine baraj kurulamaz. Hür tercihine fiyat biçilemez."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 10:25:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/hur-sen-genel-baskani-levent-kuruoglundan-memur-sen-ve-turkiye-kamu-sene-tepki-memurun-iradesine-baraj-kurulamaz-h164173.html">Hür-Sen Genel Başkanı Levent Kuruoğlu&apos;ndan Memur-Sen ve Türkiye Kamu-Sen&apos;e tepki: Memurun iradesine baraj kurulamaz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/fon-sorusturmasi-kapsaminda-4u-eski-spk-yoneticisi-6-kisi-hakkinda-gozalti-karari-verildi-h164172.html</link>
		<title>Fon soruşturması kapsamında 4&apos;ü eski SPK yöneticisi 6 kişi hakkında gözaltı kararı verildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen “Fon soruşturması” kapsamında; SPK eski Kurul Başkan Vekili Enver Usca, SPK eski Kurul Üyesi Bülent Murat Haholu, SPK eski Ortaklar Finansmanı Daire Başkanı Kürşat Sait Babuçcu ile SPK eski Piyasa Gözetim ve Denetim Daire Başkanı Ercan Urkan&#039;ın da aralarında bulunduğu 6 kişi hakkında gözaltı kararı verildiği açıklandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Sermaye piyasalarında bazı şüpheli işlemlere yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen “Fon soruşturması” devam ediyor. Soruşturma kapsamında yeni gözaltı kakarları verildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamaya göre haklarında gözaltı kararı verilen isimler şunlar:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SPK eski Kurul Başkan Vekili Enver Usca, SPK eski Kurul Üyesi Bülent Murat Haholu, SPK eski Ortaklar Finansmanı Daire Başkanı Kürşat Sait Babuçcu, SPK eski Piyasa Gözetim ve Denetim Daire Başkanı Ercan Urkan, BDDK Uygulama 4. Daire Başkanı Mustafa Alper Taş ile TERA Halding İdari İşler Direktörü Ümit Sincanlı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 10:07:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/fon-sorusturmasi-kapsaminda-4u-eski-spk-yoneticisi-6-kisi-hakkinda-gozalti-karari-verildi-h164172.html">Fon soruşturması kapsamında 4&apos;ü eski SPK yöneticisi 6 kişi hakkında gözaltı kararı verildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteorolojiden-7-il-icin-sari-kodlu-saganak-uyarisi-hangi-illerde-etkili-olacak-iste-tahminler-h164171.html</link>
		<title>Meteoroloji&apos;den 7 il için sarı kodlu sağanak uyarısı! Hangi illerde etkili olacak? İşte tahminler...</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; yurt genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu&#039;nun kuzeyi, Batı Karadeniz, Orta Karadeniz&#039;in iç kesimleri, Doğu Anadolu&#039;nun güney ve batısı, Güneydoğu Anadolu ile Samsun, Gümüşhane, Kars, Ağrı ve Iğdır çevrelerinin yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Kıyı Ege ile Edirne, Kırklareli ve Antalya çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor. İç ve doğu kesimlerde pus ve yer yer sis bekleniyor. İşte 3 Kasım 2026 il il hava durumu tahminleri...]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Önemli bir değişiklik olmayacağı, sıcaklıkların batı bölgelerimizden başlayarak hissedilir derecede azalacağı tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genellikle güney ve doğulu yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UYARILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Yağışların, Kıyı Ege ile Edirne, Kırklareli ve Antalya çevrelerinde yerel kuvvetli olması beklendiğinden ani sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar ve hortum oluşma riski gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Edirne ve Kırklareli çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURSA °C, 22°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE °C, 19°C<br />
Çok bulutlu, yer yer kuvvetli olmak üzere, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL °C, 19°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KIRKLARELİ °C, 16°C<br />
Çok bulutlu, yer yer kuvvetli olmak üzere, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">3|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çok bulutlu, bölgenin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Kıyı Ege'de kuvvetli olması bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde pus, yer yer sis görüleceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR °C, 19°C<br />
Çok bulutlu, yer yer kuvvetli olmak üzere, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MANİSA °C, 18°C<br />
Çok bulutlu, yer yer kuvvetli olmak üzere, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA °C, 16°C<br />
Çok bulutlu, yer yer kuvvetli olmak üzere, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UŞAK °C, 17°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, (Mersin ve Adana hariç) bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Antalya çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA °C, 27°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA °C, 22°C<br />
Çok bulutlu, yer yer kuvvetli olmak üzere, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR °C, 18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğlen ve akşam saatlerinde aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY °C, 24°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, kuzey kesimlerinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde pus, yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA °C, 19°C<br />
Çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR °C, 20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA °C, 19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NEVŞEHİR °C, 18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">6|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde iç kesimlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU °C, 19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinde aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE °C, 22°C<br />
Çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU °C, 16°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK °C, 20°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">7|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, Orta Karadeniz ile Samsun ve Gümüşhane çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde iç kesimlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA °C, 22°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE °C, 21°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN °C, 22°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON °C, 21°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">8|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin güney ve batısı ile Kars, Ağrı ve Iğdır çevrelerinin aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde pus, yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM °C, 13°C<br />
Çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS °C, 14°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA °C, 18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN °C, 14°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">9|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, (Mardin hariç) bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR °C, 20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARDİN °C, 19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT °C, 20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden itibaren aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA °C, 23°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 09:57:51 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteorolojiden-7-il-icin-sari-kodlu-saganak-uyarisi-hangi-illerde-etkili-olacak-iste-tahminler-h164171.html">Meteoroloji&apos;den 7 il için sarı kodlu sağanak uyarısı! Hangi illerde etkili olacak? İşte tahminler...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h164170.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altında düşüş sürüyor: İşte 3 Kasım 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. Peki, çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? Yarım altın bugün kaç lira? İşte 3 Kasım 2026 çeyrek, ons, gram ve yarım altın satış fiyatları..</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gram altın güne 6.309 TL, ons altın ise 3.927 dolar seviyesinden başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Spot altın, pazartesi günü yüzde 2’nin üzerinde değer kazanarak cuma günü kaydettiği son bir yılın en düşük seviyesinden toparlanma gösterdi. Ancak yükselişini sürdüremeyen değerli metal, bugün TSİ 07.12 itibarıyla yüzde 0,3 gerileyerek ons başına 3.929,41 dolar seviyesinden işlem gördü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve döviz kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 3 Kasım 2026 Salı gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.309,87 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 10.351,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 20.695,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 41.339,32 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 41.239,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 103.665,33 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 3.927,88 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 09:53:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h164170.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h164169.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (3 Kasım 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 3 Kasım 2026 Salı gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 3 Kasım 2026 Salı gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 49,9892 (alış) 50,0021'den (satış) işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 56,0431 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 09:43:32 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h164169.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ekoloji-birligi-peribacalarinin-is-makineleriyle-yikimina-tepki-h164168.html</link>
		<title>Ekoloji Birliği peribacalarının iş makineleriyle yıkımına tepki gösterdi, &amp;quot;güçlendirme&amp;quot; istedi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ekoloji Birliği, Kapadokya&#039;da risk teşkil ettiği gerekçesiyle peribacalarının iş makineleriyle yıkılmasının durdurulmasını ve bilimsel koruma yöntemlerinin uygulanmasını istedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ekoloji Birliği tarafından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Kapadokya'da, risk teşkil ettiği gerekçesiyle milyonlarca yılda oluşmuş peribacalarının iş makineleriyle yıkılışını, Kapadokya Çevre Platformu üyesi Mükremin Toprak tarafından çekilen görüntülerden öfke ve üzüntüyle izledik. Bu yıkım, insanlığın ortak mirasının kıyımdır. Faciayı önleme bahanesiyle doğanın ve tarihin en eşsiz parçalarını ortadan kaldırmak, bir koruma yöntemi olamaz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Peribacalarını yıkmadan kurtarmak, geleceğe güvenle taşımak mümkündür. Bu yıkımların derhal durdurulmasını ve uzmanların uyardığı şu acil adımların atılmasını talep ediyoruz: Çökme riski taşıyan yapılar çağdaş mühendislik yöntemleriyle yıkılmadan yerinde güçlendirilmelidir. Peribacalarını içten içe çatlatan ağır vasıta trafiği ve vadilerdeki motorlu araç turları derhal durdurulmalıdır. Riskli alanlar teknolojik izleme sistemleriyle 7/24 takip edilerek facialar yaşanmadan erken uyarı mekanizmaları kurulmalıdır. Doğal aşınmayı hızlandıran hava ve su etkileri koruyucu yüzey müdahaleleriyle kontrol altına alınmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Doğa ve tarih bize miras değil, gelecek nesillerden aldığımız bir emanettir. Kapadokya ticari bir açık hava eğlence parkı değil, milyon yıllık bir doğa harikasıdır. Kapadokya Alan Başkanlığı'nı ve Kültur ve Turizm Bakanlığı'nı iş makinelerini durdurmaya, uzmanların sesine kulak vermeye çağırıyoruz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 26 16:10:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ekoloji-birligi-peribacalarinin-is-makineleriyle-yikimina-tepki-h164168.html">Ekoloji Birliği peribacalarının iş makineleriyle yıkımına tepki gösterdi, &amp;quot;güçlendirme&amp;quot; istedi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/batoc-sen-genel-baskani-erdal-bayram-yuzde-5lik-baraj-dayatmasi-h164167.html</link>
		<title>BATOÇ-SEN Genel Başkanı Erdal Bayram: &amp;quot;Yüzde 5lik baraj dayatması yok hükmündedir&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Bağımsız Tarım Orman ve Çevre Sendikası Genel Başkanı Erdal Bayram, &quot;Anayasa Mahkemesi’nin ve Danıştay’ın kararlarını çiğneyerek getirmeye çalıştığınız yüzde 5’lik baraj dayatması yok hükmündedir. BATOÇ-SEN olarak, kamu görevlilerinin özgür iradesini yandaş sendikaların insafına bırakmayacağız. Bu antidemokratik kuşatmayı sokaklarda, meydanlarda ve yargı önünde bir kez daha darmadağın edeceğiz&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Bağımsız Tarım Orman ve Çevre Sendikası (BATOÇ-SEN) Genel Başkanı Erdal Bayram, yaptığı yazılı açıklamada, Çalışma Bakanlığı'nın sendika barajını yüzde 5'e çıkarmaya yönelik çalışmasının, memurların örgütlenme özgürlüğüne indirilmek istenen bir darbe olduğunu belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bayram, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Tarihin ironisine bakın ki, bugün gücü arkasına alıp baraj isteyenler kendi geçmişlerini unutmuşlardır. 4688 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği ilk yılda, bugün baraj diye tutturan Memur-Sen, 11 hizmet kolunun 2'sinde sendika bile kuramamış bir yapıydı. Dahası, 2004 yılı sendika üye tespitlerine bakıldığında, Memur-Sen’e bağlı 10 sendikadan 5’i o dönem uygulanan yüzde 5 barajını aşabilmiş, kalan 5’i ise barajın altında ezilmişti. Kendi varoluş süreçlerinde barajların altından süzülüp gelenler, bugün iktidar yandaşlığını bir kalkan ve silah olarak kullanarak kamu sendikacılığını tekelleştirmeye çalışmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dün baraj altında kalanlar, bugün Türkiye Kamu-Sen ile kol kola girerek ve iktidar yandaşlığını tepe tepe kullanarak 'merdivenaltı yöntemler' ile sendika özgürlüğünü ortadan kaldırmak istiyor. Sırf kendi koltuklarını sağlamlaştırmak ve tabandan yükselen haklı tepkileri bastırmak için anti-demokratik barajların arkasına saklanıyorlar. Tarih, bu antidemokratik baraj heveslilerinin hüsranlarıyla doludur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"YÜZDE 5 BARAJI, ULUSLARARASI HUKUKUN ÇİĞNENMESİDİR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Getirilmek istenen yüzde 5 barajı; Anayasamızın 51. maddesine, çalışma barışına ve Türkiye’nin imzacısı olduğu Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmelerine özellikle 87 ve 98 sayılı sözleşmelere açıkça aykırıdır, uluslararası hukukun çiğnenmesidir. Sendikal barajlar, kamu görevlilerini sarı sendikalara üye olmaya zorlayan birer şantaj mekanizmasıdır. Memurun kendi hür iradesiyle sendikasını seçme hakkını elinden almak, demokrasiyi ve sendikal rekabeti katletmektir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ANTİDEMOKRATİK KUŞATMAYI DARMADAĞIN EDECEĞİZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mevcut konfederasyonların kamu müteahhitliği gibi koltuk koruma derdine düşüp, '350 sendika var, işleyiş zorlaşıyor' bahanesinin arkasına sığınması acizliktir. Demokrasiden korkanlar, alanı boşaltmak için hukuku arkadan dolanmaya çalışmaktadır. Buradan açıkça ilan ediyoruz: İktidarın arka bahçesi haline gelmiş sarı, yandaş ve arka bahçe sendikalara geçit vermeyeceğiz. Anayasa Mahkemesi’nin ve Danıştay’ın kararlarını çiğneyerek getirmeye çalıştığınız yüzde 5’lik baraj dayatması yok hükmündedir. BATOÇ-SEN olarak, kamu görevlilerinin özgür iradesini yandaş sendikaların insafına bırakmayacağız. Bu antidemokratik kuşatmayı sokaklarda, meydanlarda ve yargı önünde bir kez daha darmadağın edeceğiz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 26 15:43:47 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/batoc-sen-genel-baskani-erdal-bayram-yuzde-5lik-baraj-dayatmasi-h164167.html">BATOÇ-SEN Genel Başkanı Erdal Bayram: &amp;quot;Yüzde 5lik baraj dayatması yok hükmündedir&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/saglik/nurten-saydan-raporlu-ilaclarin-eczanelerimizden-recetesiz-h164166.html</link>
		<title>Nurten Saydan: &amp;quot;Raporlu ilaçların eczanelerimizden reçetesiz temin edilmesine yönelik çalışmaların önemli olduğunu düşünüyoruz&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<description><![CDATA[Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Ecz. Nurten Saydan, &quot;Raporlu ilaç kullanan hastaların ilaçlarına daha kolay ulaşabilmesi amacıyla, raporlu ilaçların eczanelerimizden reçetesiz temin edilmesine yönelik çalışmaların, hasta yararı ve sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması açısından önemli olduğunu düşünüyoruz. Ancak temel önceliğimiz bu uygulama hayata geçirilirken eczacılarımızın yeni hukuki, mali ve mesleki risklerle karşı karşıya bırakılmaması ve eczacıya bu konuda hak ettiği ve sorumluluk aldığı eczacı meslek hakkının verilmesi gerekir&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Sağlık Bakanlığı, raporlu ilaç kullanan hastaların doktora giderek reçete yazdırma zorunluluğunu kaldırmaya yönelik bir çalışma içerisinde olduğunu geçen günlerde kamuoyuyla paylaştı. Bu uygulama ile hekim tarafından başlatılan ve rapor süresince değişmeden devam eden tedavilerde hastaların ilaçlarını bir aylık olarak doğrudan eczanelerden temin edebilmesi hedefleniyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BAĞLAYICI PROTOKOL HÜKÜMLERİYLE GÜVENCE ALTINA ALINMALIDIR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Konu ile ilgili olarak açıklama yapan TEİS Genel Başkanı Nurten Saydan, "Raporlu ilaçların reçetesiz olarak eczanelerimizden sunulabilmesi için öncelikle eczacının ve SGK’nın karşılıklı hak ve sorumlulukları açıkça tanımlanmalı, uygulamanın doğurabileceği hukuki ve mali risklere karşı eczacıyı koruyacak güvenceler oluşturulmalıdır. Eczacılara yeni görev ve sorumluluklar yüklenirken, bu sorumlulukların sınırları belirsiz bırakılmamalı; eczacılar, kendi kontrol alanları dışındaki sistemsel eksiklikler veya doğrulanamayan bilgiler nedeniyle mağdur edilmemelidir" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türk Eczacıları Birliği (TEB) ile SGK arasında ek bir protokol yapılarak başlamasının uygun olacağını söyleyen Saydan, "Bu maddede ilaç temininin koşulları, eczacının sorumluluk sınırları, sistem üzerinden yapılacak kontroller, ödeme ve provizyon süreçleri ile olası kesinti ve geri ödeme taleplerine ilişkin esaslar net biçimde belirlenmelidir. Böylelikle bu uygulama, eczacıların belirsiz sorumluluklarla karşı karşıya kalmasını engelleyecektir” diye ekledi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"SMS KODU GİBİ GÜVENLİ BİR DOĞRULAMA SİSTEMİ ZORUNLU OLMALIDIR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporlu ilaçların reçetesiz temininde, hastanın bilgisi ve onayı dışında ilaç verilmesini önlemek, hasta güvenliğini sağlamak ve işlem kayıtlarını güvence altına almak amacıyla SMS kodu veya eşdeğer güvenli bir elektronik doğrulama yönteminin mutlaka uygulanması gerektiğine değinen Nurten Saydan, şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İlaç temini öncesinde hastanın ya da mevzuata uygun şekilde yetkilendirilmiş temsilcisinin kimliği ve işlem onayı doğrulanmalı; doğrulama işlemi sistem üzerinde kayıt altına alınmalıdır. Ayrıca bu sistem tasarlanırken akıllı telefon kullanamayan, cep telefonu numarası kurumda kayıtlı olmayan veya dijital hizmetlere erişimde güçlük yaşayan hastalar da mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. '20 milyondan fazla olan kronik hastaların kaçının cep telefonu kurumda kayıtlı acaba? &nbsp;Bu hastalar için güvenli alternatif doğrulama yöntemleri oluşturulmalı; teknik altyapıdan veya sistem arızalarından kaynaklanan sorunların sorumluluğu eczacıya yüklenmemelidir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ECZACININ ALDIĞI &nbsp;SORUMLULUĞUN BEDELİ ECZACIYA ÖDENMELİDİR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eczacıların pandemi döneminde olduğu gibi her olağanüstü durumda halk sağlığına sunduğu hizmetler kamuoyu nezdinde açıktır. Elbette ki zor zamanlarda birlik olmanın ve sağlık mensubu olmanın verdiği sorumluluk ile herhangi bir karşılık beklemeden hizmet veriyoruz. Ancak yapılması düşünülen uygulamada kamunun yükünü azaltan ve sorumluluk alan eczacıların bu emeklerinin karşılığının da ödenmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu anlamda yıllardır konuşulan eczacı meslek hakkı kavramının da bu vesile ile hayata geçirilmesinin önemli olduğunu düşünüyoruz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 26 15:12:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/saglik/nurten-saydan-raporlu-ilaclarin-eczanelerimizden-recetesiz-h164166.html">Nurten Saydan: &amp;quot;Raporlu ilaçların eczanelerimizden reçetesiz temin edilmesine yönelik çalışmaların önemli olduğunu düşünüyoruz&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/devletin-mali-iktidarin-sahsi-mulku-degildir-h164165.html</link>
		<title>Devletin Malı İktidarın Şahsi Mülkü Değildir</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyetin sanayi lokomotifi Sivas, yanlış özelleştirmelerin ve kapatılan tesislerin
gölgesinde hem üretim gücünü hem de insanını kaybetmeye devam ederken, şimdi de kamu
taşınmazlarının satış listesine girdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">KARASU: SİVAS YATIRIM BEKLİYOR, TAŞINMAZLARI SATIŞA<br />
ÇIKARILIYOR!<br />
“DEVLETİN MALI İKTİDARIN ŞAHSİ MÜLKÜ DEĞİLDİR”<br />
Cumhuriyetin sanayi lokomotifi Sivas, yanlış özelleştirmelerin ve kapatılan tesislerin<br />
gölgesinde hem üretim gücünü hem de insanını kaybetmeye devam ederken, şimdi de kamu<br />
taşınmazlarının satış listesine girdi.<br />
YENİ Parti Milletvekili Karasu, Sivas merkez ve Kangal’daki Karayolları Genel<br />
Müdürlüğü’nün iki taşınmazın özelleştirilmesine tepki gösterdi ve Meclis gündemine taşıdı.<br />
Karasu, “Satıştan elde edilecek gelir Sivas’a mı dönecek, yoksa Sivas’ın varlıkları yine<br />
Sivas’a uğramadan mı elden çıkarılacak?’ diye sordu”<br />
Cumhuriyetin sanayi lokomotifi Sivas, yanlış özelleştirmelerin ve kapatılan tesislerin<br />
gölgesinde hem üretim gücünü hem de insanını kaybetmeye devam ederken, şimdi de kamu<br />
taşınmazlarının satış listesine girdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasını<br />
taşıyan karar ile Karayolları Genel Müdürlüğü’ne ait Sivas merkez ve Kangal’daki iki kritik<br />
taşınmazlar özelleştirme kapsamına alındı. YENİ Parti Sivas Milletvekili Ulaş Karasu,<br />
satışlara tepki gösterdi.<br />
Yıllardır durdurulamayan göç dalgasıyla nüfusu eriyen, SİDEMİR gibi dev değerleri atıl<br />
bırakılan, tarım ve hayvancılığın can çekiştiği Sivas’taki kamu taşınmazlarının da satılığa<br />
çıkarılması “Sivas tamamen mi gözden çıkarıldı?” sorusunu bir kez daha gündeme taşıdı.<br />
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla Karayolları Genel Müdürlüğüne ait Türkiye<br />
genelindeki 37 taşınmaz özelleştirme kapsamına alındı. Satış listesinde Sivas Merkez Kadı<br />
Burhanettin Mahallesi’nde bulunan Karayolları Tesisler ve Bakım Başmühendisliği’nin<br />
bulunduğu yer ile Kangal’daki taşınmaz da yer aldı. YENİ Parti Sivas Milletvekili Karasu,<br />
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na soru önergesi verdi ve “Sivas’a yatırım<br />
yapmak yerine Sivas’ın kamu varlıklarını satıyorlar. Kamu malı, iktidarın bütçe açığını<br />
kapatma kasası değildir” dedi.<br />
YENİ Parti Sivas Milletvekili Karasu, Cumhurbaşkanlığı kararı kapsamında Sivas Merkez<br />
Kadıburhanettin Mahallesi 508 ada 101 parsel ile Kangal ilçesi Yeni Mahalle 121 ada 25<br />
parsel numaralı taşınmazların özelleştirme programına alındığını hatırlattı. Taşınmazların satış<br />
gerekçelerini, yüzölçümlerini, mevcut kullanım durumlarını, ekspertiz değerlerini ve satıştan<br />
elde edilecek gelirin hangi yatırımlarda kullanılacağını soran Karasu, Sivas’ın öne çıkan<br />
sorunlarına da dikkat çekti.<br />
“YATIRIM YAPMAK YERİNE VARLIKLARINI SATIYORLAR”<br />
Sivas’ın yıllardır yatırım, üretim ve istihdam beklediğini belirten Karasu, “Askeri Dikimevini,<br />
SİDEMİR’i, Kangal Termik’i yem ve çimento fabrikaları gibi üretim kalelerini iktidarın<br />
özelleştirme ve küçülme politikalarına kurban veren, tarım ve hayvancılığı da kaderine terk<br />
edilen Sivas; yanlış yönetim anlayışının faturasını göç verip, insanını kaybederek ödüyor.<br />
Gençler iş bulamadığı için memleketini terk etmek zorunda bırakılıyor. Kangal’da termik<br />
santralin geleceği tartışılırken şimdi de kamuya ait taşınmazlar satış listesine konuluyor.<br />
Sivas’a yatırım yapmayanlar, Sivas’ın elindeki kamu varlıklarını satmaya geliyor” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“SATIŞ GELİRİ SİVAS’A DÖNECEK Mİ?”<br />
Karayolları Genel Müdürlüğünün yatırımlarına kaynak sağlamak gerekçesiyle kamu<br />
taşınmazlarının satışa çıkarılmasını eleştiren Karasu, satış gelirlerinin Sivas’a dönüp<br />
dönmeyeceğine ilişkin sorular da sordu. Karasu, “Karayollarının yatırım yapabilmesi için<br />
neden önce kamuya ait taşınmazların satılması gerekiyor? Sivas’taki bu iki taşınmazın<br />
satışından elde edilecek gelir Sivas’ın ulaşım altyapısına, Karayolları yatırımlarına veya<br />
bölgedeki hizmetlerin geliştirilmesine aktarılacak mı? Yoksa daha önce olduğu gibi Sivas’ın<br />
ortak değerleri satılacak, elde edilen kaynak başka yerlerde mi harcanacak?” diye sordu.<br />
“DEVLETİN MALI İKTİDARIN ŞAHSİ MÜLKÜ DEĞİLDİR”<br />
Özelleştirme kararının yalnızca iki taşınmazın satışı olarak değerlendirilemeyeceğini<br />
vurgulayan Karasu, kamu mülkiyetinin korunması ve kamu yararının gözetilmesi gerektiğini<br />
belirterek “Bir taraftan kamu yatırımlarını finanse etmek için kaynak aradıklarını söylüyorlar,<br />
diğer taraftan fon vurgunlarına göz yumup kamuya ait varlıkları satıyorlar. Üretimden,<br />
istihdamdan, yeni yatırımlardan kaynak yaratmak yerine ülkenin birikmiş varlıklarını elden<br />
çıkarmak en kolay olanıdır. Kamu malı, devletin malı iktidarın şahsi mülkü değildir. O<br />
taşınmazlar bu milletin vergileriyle oluşmuş ortak değerleridir. Sivas’ın ihtiyacı yeni<br />
özelleştirme kararları değil; yeni fabrikalar, üretim tesisleri, istihdam alanları ve kamusal<br />
yatırımlardır. Sivas’ın geleceğini satış listelerine sığdıramazsınız!” diye konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 26 14:29:58 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/devletin-mali-iktidarin-sahsi-mulku-degildir-h164165.html">Devletin Malı İktidarın Şahsi Mülkü Değildir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/yildirim-kara-depremzede-esnafin-borcunu-silin-hataya-nefes-aldirin-h164164.html</link>
		<title>Yıldırım Kara:  Depremzede Esnafın Borcunu Silin, Hataya Nefes Aldırın</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, TBMM’ye
sunmuş olduğu kanun teklifleri hakkında yazılı bir basın açıklamasında bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Hatay’daki ekonomik canlanmanın çeşitli nedenlerden dolayı istenen düzeyde<br />
gerçekleşmediğini vurgulayan Kara, “Bizler Hatay’ın yeniden ayağa<br />
kaldırılmasını siyasi polemiklerin üzerinde bir hedef olarak görüyoruz. Bu<br />
nedenle tüm siyasi partilerden hassasiyet bekliyoruz ancak bir karşılık<br />
alamıyoruz. Deprem bölgesindeki KOBİ’lerin ayağa kalkması sağlanmazsa<br />
kalıcı bir istihdam gerçekleşmeyeceği gibi mal ve hizmet üretimi de aksayacak,<br />
normale dönüş mümkün olmayacaktır. Bu konuda hem sahanın gerçekleri hem<br />
de veriler ortadadır. Esnafımız sürekli olarak borçların altında ezildiğini,<br />
finansmana erişemediklerini, icra takipleriyle, alacaklılarla uğraştığını söylüyor.<br />
TEPAV tarafından yayımlanan İstihdam İzleme Bültenine göre, 2026’nın ilk 6<br />
ayında en fazla istihdam kaybı, 22 bin 240 kişi ile Hatay’da görüldü. Bunun<br />
anlamı, şehrimizin ekonomik yapısının pamuk ipliğine bağlı olduğu, inşaatlar<br />
sona erdikçe yeni bir krizin ortaya çıkacağıdır. Biz de bunu önlemek, esnafımıza<br />
nefes aldırmak, işletmelerimizi güçlendirmek için TBMM’ye bir kanun teklifi<br />
sunduk. Bu teklife göre Hazine ve Maliye Bakanlığına ödenecek olan vergi<br />
borçları ile Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenecek olan sigorta primleri, bir<br />
defaya mahsus olmak üzere, yapılandırmaya tabi tutulacaktır. Depremzede<br />
esnafın borcunu silmek, Hatay’a büyük bir nefes aldıracaktır. Tüm siyasi<br />
partilerden kanun teklifimizi değerlendirmelerini, böylece Hatay’a sözde değil,<br />
özde destek olmalarını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.<br />
YILDIRIM KARA: ÜLKENİN İTİBARI EMEKLİSİNİN REFAHIYLA<br />
ÖLÇÜLÜR<br />
Emeklilerin yaşadığı sorunlara da değinen Kara, “Emekliler, iktidar tarafından<br />
açıkça ‘bütçeye masraf’ olarak görülüyor. Yaşam boyu çalışmalarının karşılığını<br />
görmek, saygın bir yaşam sürmek isteyen emekliye ‘Sen fazlalıksın’ deniyor.<br />
Emeklilerinin sokak ortasında intihar etmek zorunda kaldığı bir ülkenin milli<br />
geliriyle övünmeye hakkı yoktur. Bir ülkenin itibarı, ona emek vermiş<br />
emeklisine gösterdiği hürmetle, sunduğu yaşam koşullarıyla, refahıyla ölçülür.<br />
Cumhuriyet Halk Partisi olarak, en düşük emekli maaşının asgari ücret düzeyine<br />
çıkartılmasını; asgari ücretin de insanca yaşanabilecek bir düzeye getirilmesini</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">teklif ediyoruz. Biz de vermiş olduğumuz kanun teklifiyle hem partimizin<br />
politikalarını tasdik ediyor hem de emeklilerimizin yanlarında olduğumuzu<br />
vurguluyoruz” diye konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 26 14:03:01 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/yildirim-kara-depremzede-esnafin-borcunu-silin-hataya-nefes-aldirin-h164164.html">Yıldırım Kara:  Depremzede Esnafın Borcunu Silin, Hataya Nefes Aldırın</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/emep-li-karaca-elazig-medikal-hospitalda-ucretlerin-odenmedigi-h164163.html</link>
		<title>EMEP&amp;#039;li Karaca, Elazığ Medikal Hospitalda ücretlerin ödenmediği iddialarını TBMM gündemine taşıdı</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Elazığ Özel Medikal Hospital’da hekimlerin ve diğer sağlık çalışanlarının bir süredir ücretlerini alamaması iddialarına ilişkin Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlamaları istemiyle TBMM Başkanlığı&#039;na soru önergesi verdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Elazığ Özel Medikal Hospital’da çalışan hekimlerin ve sağlık emekçilerinin aylardır ücretlerini alamaması iddialarınını TBMM gündemine taşıdı. Karaca, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle iki ayrı yazılı soru önergesi verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karaca önergelerinde, Evrensel Gazetesi’nin 28 Ekim 2026 tarihli "Elâzığ Medikal Hospital’da ücretler aylardır ödenmiyor" başlıklı haberinde yer alan bilgileri aktardı. Karaca, her ayın 5’inde yatırılması gereken ücretler temmuz ayından itibaren gecikmeye başladığını, temmuz ve ağustos aylarına ait ücretlerin bir kısmının ayın 17’sinde, kalan kısmının ise 22’si civarında parça parça ödendiğini, sonraki aylarda ise ödemelerin tamamen durduğunu öne sürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hekimlerin 3-3,5 aydır, diğer sağlık çalışanlarının ise yaklaşık 2 aydır ücretlerini alamadığını savunan Karaca, hastane yönetiminin gecikmelerin nedeni ve ödemelerin ne zaman yapılacağı konusunda çalışanlara açıklama yapmadığını ve çalışanların muhatap bulamadığını aktardı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YATIRILAN MESAİ ÜCRETİNİN ELDEN GERİ ALINDIĞI İDDİASI&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karaca, 2025 yılına ait fazla mesai ücretlerinin müfettiş incelemesinin ardından çalışanların hesaplarına yatırıldığını ancak daha sonra elden geri alındığını iddia etti. Hastanenin el değiştirdiğine ilişkin haberlerin yönetim tarafından yalanlanmasına rağmen kurumda malzeme sayımı yapıldığı ve çalışanlara bu konuda bilgi verilmediği belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karaca, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a, fazla mesai ücretlerinin çalışanların hesaplarına yatırıldıktan sonra elden geri alındığı iddiaları hakkında soruşturma açılıp açılmadığını sordu. Ayrıca hastane yönetiminin ücret gecikmeleri konusunda çalışanlara açıklama yapmamasına ilişkin denetim gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin açıklanmasını istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÖNERGEDE, 18 MAYIS'TAKİ OPERASYONA İLİŞKİN BİLGİ DE YER ALDI&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Önergelerde, Elazığ Özel Medikal Hospital’ın daha önce yürütülen soruşturma ve idari yaptırımlarla da gündeme geldiği hatırlatıldı. 18 Mayıs 2026 tarihinde Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda hastane, Eyşan Özgü Bakım Merkezi ve Dünya Diyaliz Merkezi’ne yönelik operasyonda, mevzuata aykırı işlem, kamu zararı ve haksız kazanç gerekçesiyle 23 şüphelinin gözaltına alındığı, bunlardan 9’unun tutuklandığı belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ayrıca ilaç ve tıbbi atıkların mevzuata aykırı biçimde özel mülklerin bahçelerinde yakılarak imha edildiğinin tespit edildiği; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 47 milyon 206 bin 354 lira ceza kesildiği aktarıldı. 2025 yılına ait ihlallerin de tespit edilmesiyle şirkete bağlı üç sağlık kuruluşuna toplam 501 milyon 568 bin lira ek idari para cezası uygulandığı ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ONKOLOJİ VE TÜP BEBEK HASTALARININ DURUMU SORULDU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na verilen önergede, hastanede onkoloji ve tüp bebek tedavisi gören çok sayıda hastanın bulunduğuna işaret edildi. Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının tedavilerin aksamaması ve hastaların mağdur olmaması için hizmeti sürdürdüğü belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karaca, Bakan Memişoğlu’na çalışanların ücretlerini alamaması nedeniyle sağlık hizmetlerinin aksamaması için hangi acil tedbirlerin alındığını sordu. Hastanenin ruhsatlandırma, faaliyet izinleri ve hizmet yürütme şartlarının yeniden değerlendirilip değerlendirilmediğini, hastanenin faaliyetlerinin durması ihtimaline karşı tedavisi devam eden hastalar için nakil veya devir protokolü bulunup bulunmadığını gündeme getirdi.<br />
Karaca ayrıca hastanenin el değiştirdiği iddiaları ve tesis içerisindeki malzeme sayımlarının Bakanlığın bilgisi ve denetimi dahilinde gerçekleşip gerçekleşmediği sorusunu da yöneltti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a ise hastanede biriken ücret alacaklarının ödenmesi için girişimde bulunulup bulunulmadığını, hastane ve bağlı kuruluşlara kesilen idari para cezalarının tahsilat durumunu ve hukuki süreçlerin hastanenin ruhsatı ile faaliyetlerine nasıl yansıdığını yöneltti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karaca, hekimlerin ve sağlık çalışanlarının biriken ücret alacaklarının ödenmesi, çalışma koşullarının güvence altına alınması ve sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği konusunda bakanlıkların hangi adımları atacağını sordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 26 13:43:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/emep-li-karaca-elazig-medikal-hospitalda-ucretlerin-odenmedigi-h164163.html">EMEP&amp;#039;li Karaca, Elazığ Medikal Hospitalda ücretlerin ödenmediği iddialarını TBMM gündemine taşıdı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ekrem-imamoglundan-fon-krizi-aciklamasi-sorusturma-180-derece-zit-kararlarla-tel-tel-dokuluyor-h164162.html</link>
		<title>Ekrem İmamoğlu&apos;ndan fon krizi açıklaması: Soruşturma 180 derece zıt kararlarla tel tel dökülüyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, fon krizi soruşturmasına ilişkin, &quot;Soruşturma 180 derece zıt kararlarla tel tel dökülüyor: 1 ay önce kaldırılan tedbirler, ortada değişen hiçbir şey yokken geri geliyor. Bağlantılı siyasilere aynı gün konup kaldırılan tedbirler var. Fon yöneticileri ve birkaç memur medyanın önüne atılıyor, rejim ve siyaset ise korunuyor&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'ne ait sosyal medya hesabından, fon krizine ilişkin açıklama yaptı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İktidar partisinin onlarca üst düzey yöneticisi, seçilmiş görevlisi ve atanmış bürokratı bu soygunun içinde. Daha da gizlenenler var. Soruyorum: Turpun büyükleri nerede? Bu, garabet başkanlık rejiminin organize vurgunudur. Kamu - özel iş birliğinin dünyada eşi benzeri olmayan en berbat örneğidir. Tarihi bir utançtır.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BİRİLERİNE TEMİZLİK FIRSATI MI YARATILIYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Soruşturma 180 derece zıt kararlarla tel tel dökülüyor: 1 ay önce kaldırılan tedbirler, ortada değişen hiçbir şey yokken geri geliyor. Bağlantılı siyasilere aynı gün konup kaldırılan tedbirler var. Fon yöneticileri ve birkaç memur medyanın önüne atılıyor, rejim ve siyaset ise korunuyor. Herkesin aklındaki soru şu: Birilerine temizlik fırsatı mı yaratılıyor?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BÜYÜK TURP SİYASİ AYAKTIR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bütün kurumları çürüttüler. Yargı dahil milletin güvenebileceği kurum bırakmadılar. Yönetemiyorlar, savruluyorlar. Kıymetli milletim, büyük turp siyasi ayaktır. Bu soygunun içindeki herkes kendini biliyor. Fon yöneticileri de o siyasileri tanıyor. Devleti yönetenler soygunu milletten saklıyor. Unutmayın. Bu iktidara inanmayın."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 26 13:10:51 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ekrem-imamoglundan-fon-krizi-aciklamasi-sorusturma-180-derece-zit-kararlarla-tel-tel-dokuluyor-h164162.html">Ekrem İmamoğlu&apos;ndan fon krizi açıklaması: Soruşturma 180 derece zıt kararlarla tel tel dökülüyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gulcan-kis-bakanliktan-kacamak-cevaplar-ciftcinin-zararini-kim-karsilayacak-h164161.html</link>
		<title>Gülcan Kış: Bakanlıktan Kaçamak Cevaplar. Çiftçinin Zararını  Kim Karşılayacak?</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, limonda üretim maliyetinin altında kalan
alım fiyatlarını ve narenciye ihracatındaki taşıma sorunlarını gündeme taşıdı.
Ticaret Bakanlığının önergesine verdiği yanıtı değerlendiren Kış, “Navlun
desteği sorduk, genel destekleri anlattılar. Üreticinin ürününü nasıl
koruyacaklarını sorduk, somut bir tedbir açıklamadılar. Mersinli çiftçinin bir
yıllık emeği, ‘değerlendiriyoruz’ cümlesine bırakılamaz” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Mersin’de narenciye hasat ve ihracat sezonu sürerken, limon üreticisinin gündeminde<br />
düşük alım fiyatları, yüksek üretim maliyetleri ve dış pazarlara ulaşımda yaşanan<br />
güçlükler bulunuyor. CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, üretici temsilcilerinin<br />
uyarılarına dikkat çekerek Ticaret Bakanlığından üreticinin gelirini koruyacak<br />
önlemleri ve bunların uygulama takvimini açıklamasını istedi.<br />
Kış’ın 23 Eylül 2026 tarihinde verdiği on soruluk yazılı önergeye, Ticaret Bakanı<br />
Ömer Bolat imzasıyla 22 Ekim’de gönderilen cevapta genel ihracat destekleri, tanıtım<br />
faaliyetleri, alternatif güzergâh çalışmaları ve Ukrayna ile ticaret anlaşmasına yer<br />
verildi. Ancak sevkiyat kayıplarının miktarı, navlun desteği, Mersin–St. Petersburg<br />
hattı ve üretici fiyatlarını koruyacak somut tedbirler konusunda istenen bilgiler<br />
açıklanmadı.<br />
“ÇİFTÇİ ÜRÜNÜNÜ SATTIĞINDA MASRAFINI KARŞILAYABİLECEK Mİ?”<br />
Erdemli Ziraat Odası Başkanı Rasim Şahin’in 20 Ekim’de kamuoyuna yansıyan<br />
açıklamasında, limon alım fiyatlarının kilogram başına 4–15 lira, üretim maliyetlerinin<br />
ise 15–20 lira arasında değiştiğini belirttiğini hatırlatan Kış, bu tablonun üreticinin<br />
karşı karşıya olduğu gelir kaybını ortaya koyduğunu söyledi.<br />
Fiyatların ürünün çeşidine, kalitesine ve bahçenin koşullarına göre değişebildiğini<br />
belirten Kış, şöyle konuştu:<br />
“Üretici temsilcisi, alım fiyatlarının maliyeti karşılamadığını söylüyor. Çiftçi gübreye,<br />
ilaca, sulamaya, işçiliğe para harcıyor; aylarca bahçesinde çalışıyor. Hasat geldiğinde<br />
ise ürününü satıp masrafını çıkarıp çıkaramayacağını düşünüyor. Bakanlığın cevap<br />
vermesi gereken soru budur: Mersinli çiftçi bu sezon emeğinin karşılığını nasıl<br />
alacak?”<br />
“SORUNU DA ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ DE SEZON BAŞINDA İLETTİK”<br />
Mersin Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulunun eylül ayında güvenli sevkiyat,<br />
alternatif güzergâhlar ve taşıma kapasitesinin artırılması için çağrı yaptığını<br />
anımsatan Kış, üreticilerin taleplerini sezon başında Meclis gündemine taşıdığını<br />
belirtti.<br />
Önergede Rusya ve Ukrayna’ya sevkiyatta yaşanan iptal, gecikme ve kapasite<br />
kayıplarını; güvenli ticaret koridoru için yürütülen görüşmeleri; Mersin’den St.<br />
Petersburg’a düzenli deniz hattı oluşturulmasını ve navlun desteği verilmesini<br />
sorduğunu ifade eden Kış, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Üreticilerimiz yalnızca sorun anlatmadı, çözüm de önerdi. Biz de bu taleplerin hangi<br />
aşamada olduğunu sorduk. Bakanlık on soruyu tek başlık altında cevapladı. Kaç<br />
sevkiyat aksadı, ne kadar kapasite kaybedildi, hangi destek ne zaman verilecek;<br />
bunlar açıklanmadı. Üreticinin önünü görebilmesi için açık karar, yeterli kaynak ve<br />
uygulama takvimi gerekiyor.”<br />
“MALİYETİ HESAPLADINIZ, ÜRETİCİYİ KORUMAK İÇİN NE YAPTINIZ?”<br />
Tarım ve Orman Bakanlığının 30 Eylül tarihli duyurusunda, Mersin’de narenciye<br />
üretim maliyetlerinin belirlenmesine yönelik teknik toplantı yapıldığının açıklandığına<br />
dikkat çeken Kış, toplantıda ele alınan maliyetlerin sonuçlarının da kamuoyuyla<br />
paylaşılması gerektiğini söyledi.<br />
Gübreleme, sulama, işçilik, hasat ve taşıma giderlerinin değerlendirildiği çalışmayı<br />
hatırlatan Kış, iki bakanlığa şu soruları yöneltti:<br />
“Kamunun elinde maliyet çalışması varsa sonuçlarını açıklayın. Mersin’de limonun,<br />
mandalinanın, portakalın kilogram başına üretim maliyetini ne kadar hesapladınız?<br />
Bu maliyetlerle bahçedeki alım fiyatlarını karşılaştırdınız mı? Üretici maliyetinin<br />
altında satış yapmak zorunda kalıyorsa hangi önlemi devreye sokacaksınız? Maliyet<br />
hesabı, çiftçiyi koruyacak karara dönüşmediği sürece bahçedeki sorunu çözmez.”<br />
“İHRACAT RAKAMI ÇİFTÇİNİN NET KAZANCINI GÖSTERMİYOR”<br />
Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliğinin açıkladığı dokuz aylık verilerde<br />
ihracat artışı bulunduğunu belirten Kış, toplam ihracat gelirinin yeni hasat<br />
dönemindeki üretici fiyatlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.<br />
Aynı Birliğin Karadeniz’de güvenli ticaret koridoru oluşturulması çağrısı yaptığına<br />
işaret eden Kış, “İhracatın artması ülkemiz için değerlidir. Ancak ihracat tablosundaki<br />
artış, çiftçinin cebine ne kaldığını tek başına göstermiyor. Üreticinin maliyeti, satış<br />
fiyatı ve borcu da o tablonun yanında görülmelidir. Mersin’in ihracattaki gücünü<br />
sürdürebilmesi için önce üreticisinin ayakta kalması gerekir” dedi.<br />
“YENİ HAT ÖNEMLİ; KAPASİTESİ VE MALİYETİ DE AÇIKLANMALI”<br />
Arkas’ın 30 Ekim tarihli açıklamasında, Mersin ile St. Petersburg arasında yıl sonuna<br />
kadar iki gemiyle çalışılması planlanan servise ilişkin bilgi verildiğini belirten Kış,<br />
alternatif deniz bağlantılarının geliştirilmesini önemli bulduğunu ifade etti.<br />
Kış, bu gelişmenin üretici ve ihracatçı açısından somut sonuçlarının izlenmesi<br />
gerektiğini belirterek şöyle devam etti:<br />
“Yeni bağlantının sezonun ihtiyacını ne ölçüde karşılayacağını, taşıma maliyetini<br />
nasıl etkileyeceğini görmek istiyoruz. Kaç ton ürün taşınabilecek, seferler hangi<br />
sıklıkla yapılacak, küçük üretici ve ihracatçı bu imkândan nasıl yararlanacak?<br />
Bakanlık, özellikle sorduğumuz bu hat hakkında önerge cevabında bilgi vermedi.<br />
Şimdi kapasiteyi, maliyeti ve kamunun sağlayacağı desteği açıklamalıdır.”<br />
“BUGÜNKÜ HASADA BUGÜNÜN ÇÖZÜMÜ GEREKİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bakanlık cevabında Ukrayna ile Serbest Ticaret Anlaşması’na da yer verildiğini<br />
hatırlatan Kış, anlaşmanın ticarete katkısının önemli olduğunu, ancak mevcut hasat<br />
dönemindeki sorunlar bakımından somut sonuçlarının açıklanması gerektiğini<br />
söyledi.<br />
Bakanlığın bilgilendirmesine göre anlaşmanın 1 Ekim’de yürürlüğe girdiğini, mal<br />
ticaretine ilişkin gümrük vergisi indirimlerinin ise 1 Ocak 2027’de uygulanmaya<br />
başlayacağını belirten Kış, “Anlaşmanın bugünkü taşıma sorununa, navlun maliyetine<br />
ve üreticinin satış fiyatına katkısı nedir? Hasat takvimi ilerliyor. Çiftçinin ödemeleri<br />
beklemiyor. Bu sezonun ürününü ve üreticisini koruyacak kararların şimdi<br />
açıklanması gerekiyor” ifadelerini kullandı.<br />
“MERSİN’İN BEREKETİ ÜRETİCİSİNİN BORCUNA DÖNÜŞMESİN”<br />
Kış, Bakanlıklara üretim maliyetlerini yayımlama, sevkiyat kayıplarını açıklama,<br />
navlun desteği konusunda karar verme ve üretici örgütleriyle birlikte takvimli bir<br />
çalışma yürütme çağrısında bulundu.<br />
“Bu mesele bahçeden limana kadar Mersin’in meselesidir. Üreticinin kazanamadığı<br />
yerde tarım işçisi, nakliyeci, paketleme tesisi ve esnaf da etkilenir. Mersinli çiftçi<br />
üretmekten vazgeçmesin diye emeğinin karşılığını güvence altına almak zorundayız.<br />
Bakanlığın cevabı var; fakat üreticinin kazancını koruyacak somut kararlar o cevapta<br />
yok. Biz bu kararların takipçisi olacağız. Mersin’in bereketinin üreticisinin borcuna<br />
dönüşmesine izin vermeyeceğiz.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 26 12:50:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gulcan-kis-bakanliktan-kacamak-cevaplar-ciftcinin-zararini-kim-karsilayacak-h164161.html">Gülcan Kış: Bakanlıktan Kaçamak Cevaplar. Çiftçinin Zararını  Kim Karşılayacak?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/anadolu-egitim-sendikasi-proje-okullarindaki-yeniden-gorevlendirmelere-h164160.html</link>
		<title>Anadolu Eğitim Sendikası, proje okullarındaki yeniden görevlendirmelere ilişkin davada iptal kararı verildiğini açıkladı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Anadolu Eğitim Sendikası, proje okullarındaki yeniden görevlendirme süreçlerinde bir üyeleri adına açtıkları davada daha Konya Bölge İdare Mahkemesi&#039;nin işlemi iptal ettiğini duyurdu. Sendikanın açıklamasında, &quot;Bizim için asgari hedef, sadece tekil bir davanın kazanılması değil, tüm meslektaşlarımızın özlük haklarının güvenceye alındığı kalıcı bir sistemin inşa edilmesidir&quot; denildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Anadolu Eğitim Sendikası (AES), proje okullarındaki yeniden görevlendirme işlemlerine karşı açtığı davalara ilişkin yazılı açıklama yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, Niğde’de görev yapan sendika üyeleri adına Konya Bölge İdare Mahkemesi'nde açılan bir iptal davasının daha sonuçlandığı ve dava konusu işlemin mahkemece iptal edildiği bildirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sendika tarafından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Hukuk devletinin en temel gereklerinden biri, idarenin tüm tasarruflarında hukuk kurallarına bağlı kalması ve eğitim yönetiminde verilen kararların her daim denetime açık olmasıdır. Hiçbir idari karar ya da uygulama, yargı denetim mekanizmasının muafiyetinde görülemez. Söz konusu okullarda baş gösteren sıkıntılar, eğitimcilerin kadro ve görev yerlerine ilişkin tasarrufların hangi nesnel kıstaslara dayanarak yapıldığı tartışmasını yeniden alevlendirmektedir. Okullardaki idari ve görevlendirme süreçleri sübjektif ve kişisel tercihlere göre şekillendirilemez, aksine tamamen şeffaf ve hukuken savunulabilir temellere oturtulmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">​Niğde bölgesindeki üyelerimiz adına alınan bu yargı kararları, proje okullarındaki görevlendirme pratiklerinin hukuka uygunluğu konusundaki soru işaretlerinin ve eleştirilerin ne denli haklı olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. ​Anadolu Eğitim Sendikası olarak, eğitim neferlerinin haklarını etkileyen her türlü idari süreci yakından izliyor, üyelerimizin maruz kaldığı mağduriyetleri adli merciler önünde çözüme kavuşturmak için gayret gösteriyoruz. Bizim için asgari hedef sadece tekil bir davanın kazanılması değil, tüm meslektaşlarımızın özlük haklarının güvenceye alındığı kalıcı bir sistemin inşa edilmesidir. ​AES teslim etmez, temsil eder!"</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 26 12:23:30 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/anadolu-egitim-sendikasi-proje-okullarindaki-yeniden-gorevlendirmelere-h164160.html">Anadolu Eğitim Sendikası, proje okullarındaki yeniden görevlendirmelere ilişkin davada iptal kararı verildiğini açıkladı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/suudi-arabistan-turkiyede-2-bin-megavatlik-gunes-santrali-icin-cinliler-ile-temasta-taseli-ve-sivas-icin-cinliler-ana-yuklenici-olarak-one-cikiyor-h164159.html</link>
		<title>Suudi Arabistan, Türkiye&apos;de 2 bin megavatlık güneş santrali için Çinliler ile temasta... Taşeli ve Sivas için Çinliler ana yüklenici olarak öne çıkıyor</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Suudi Arabistan, Türkiye&#039;de Karaman Taşeli ve Sivas’a inşa edeceği toplam 2 bin megavatlık güneş santrali için ana yüklenici  firma seçiminde son aşamaya geldi. Suudi Arabistan, gerek mali gerekse de teknik yeterliğe sahip şirketlerden kısa bir liste oluşturdu. Rakiplerine göre teknik ve mali konularda öne çıktığı belirtilen Çinliler&#039;in, milyarlarca dolarlık projenin yapımında ana yüklenici olarak yer almalarına kesin gözüyle bakılıyor. Söz konusu yatırımın, yeni yılın ikinci çeyreğinde inşaatına başlanması bekleniyor. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Cumhuriyeti ile Suudi Arabistan arasında Türkiye'de yapılacak güneş santrali yatırımlarına yönelik hükümetlerarası anlaşma, bir süre önce TBMM'de onaylandı.&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Buna göre Suudi Arabistan, Türkiye'de toplam 5 bin megavat kurulu güce ulaşacak güneş ve rüzgâr enerjisi projeleri geliştirecek.&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Faz-1 olarak adlandırılan ilk aşamada, Sivas ve Karaman Taşeli'de 1000'er megavattan toplam 2 bin megavat güneş enerji santrali kurulacak.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Söz konusu yatırım için Suudi şirketlere kurumlar vergisi teşviki, yatırım anlaşması süresi boyunca, bir yatırım teşvik belgesi alınmasına gerek olmaksızın uygulanacak.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türk tarafı, Suudi Arabistan’ın belirleyeceği şirket ya da şirketlere, her bir projenin uygulanmasıyla bağlantılı olarak kullanılacak ekipman, malzeme, makine, alet, yedek parça ve sarf malzemelerinin Türkiye Cumhuriyeti topraklarına ithalatı, Türkiye Cumhuriyeti topraklarından ihracatı veya yeniden ihracatı hakkı tanıyacak.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Proje şirketi; gümrük vergisi, KDV ve Özel Tüketim Vergisi dahil ithalatta uygulanan her türlü vergi, harç, mali yükümlülük, ücret, fon ve paylardan muaf olacak.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ELEKTRİK AVRO ÜZERİNDEN ALINACAK&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Santrallerden üretilecek elektriği, 30 yıl süreyle devlet şirketi Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ) satın alacak.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sivas Güneş Enerjisi Santrali alım tarifesi, ticari işletmeye başlama tarihinden itibaren projenin ticari işletmeye başlama tarihinin beşinci yılının bitimine kadar olan dönem için KDV hariç 47,5 avro/MWh, projenin ticari işletmeye başlama tarihinin beşinci yılının bitiminden itibaren ve sonrası için KDV hariç 23,415 avro/MWh olacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Taşeli Güneş Enerjisi Santrali'nde ise ticari işletmeye başlama tarihinden itibaren projenin ticari işletmeye başlama tarihinin beşinci yılının bitimine kadar olan dönem için KDV hariç 47,5 avro/MWh, projenin ticari işletmeye başlama tarihinin beşinci yılının bitiminden itibaren ve sonrası için KDV hariç 19,950 avro/MWh ödenecek.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇİNLİLER ANA YÜKLENİCİ OLARAK ÖNE ÇIKIYOR &nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Suudi Arabistan, 2 bin megavatlık güneş santrali için ana yüklenici&nbsp; firma seçimiyle ilgili çalışmalarını büyük ölçüde tamamladı. Suudi Arabistan,&nbsp; gerek mali gerekse de teknik yeterliğe sahip şirketlerden kısa bir liste oluşturdu.&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Projeye yakın kaynaklar, ANKA Haber Ajansı'na yaptıkları açıklamada, rakiplerine göre teknik ve mali konularda öne çıkan Çinliler'in, milyarlarca dolarlık projenin yapımında ana yüklenici olarak yer almasının beklendiğini belirterek, "Bu aşamada Çinliler'in ana yüklenici olmasına kesin gözüyle bakılıyor. Tabii henüz kesinleşmediğini duyuyoruz. Bu konuda açıklamanın da kısa süre içinde yapılması bekleniyor" diye konuştu.&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kaynaklar, daha sonra alt yüklenicilerin belirleneceğini belirterek, "Bu aşamada Türkiye'den firmalar da projede yer alacak" dedi.&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Söz konusu yatırımın inşaatına yeni yılın ikinci çeyreğinde başlanması bekleniyor. Suudi Arabistan'la avro üzerinden elektrik alım garantili güneş santrali yatırımının ardından 3 bin megavatlık da rüzgâr santrali yatırımı yapılması planlanıyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 26 11:40:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/suudi-arabistan-turkiyede-2-bin-megavatlik-gunes-santrali-icin-cinliler-ile-temasta-taseli-ve-sivas-icin-cinliler-ana-yuklenici-olarak-one-cikiyor-h164159.html">Suudi Arabistan, Türkiye&apos;de 2 bin megavatlık güneş santrali için Çinliler ile temasta... Taşeli ve Sivas için Çinliler ana yüklenici olarak öne çıkıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gurer-elma-dalda-uretici-zorda-h164158.html</link>
		<title>Gürer: Elma Dalda, Üretici Zorda</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde’de elma üreticilerini ziyaret ederek yaşadıkları sorunları dinledi. Geçen yıl zirai don ve kuraklık nedeniyle ürün kaybı yaşayan, bu yıl ise elmalarını satmakta zorlanan üreticiler, artan maliyetler ve düşen alım fiyatları nedeniyle zarar ettiklerini anlattı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ÖMER FETHİ GÜRER “NİĞDE’DE ELMA DALDA KALDI.VATANDAŞ RAFTA ELMA ALMAYA ZORLANIYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜRER: “1 TON ELMA İŞÇİ YEVMİYESİNİ KARŞILAMIYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üreticiler, meyve suyu fabrikalarının geçen yıl 9 liradan aldığı elmayı bu yıl 3,5 liraya aldığını, tüccarın ise alıma yanaşmadığını belirterek topladıkları elmanın parasının işçilik ve nakliye giderlerini dahi karşılamadığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/Fotoğraf-3.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CEMİL ERTAMA: “İKİ SEFER ELMA GÖTÜRDÜM, SEKİZ TONUN PARASINI İŞÇİYE VERDİM”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Elma üreticisi Cemil Ertama, geçen yıl soğuk nedeniyle ürün alamadıklarını, bu yıl ise ürün olmasına rağmen para kazanamadıklarını belirterek, “Geçen sene soğuk aldıydı, elmamız yoktu. Bu sene de Cenab-ı Allah elma verdi. Yalnız 3 liraya meyve suyu fabrikasına topluyoruz. Akşama kadar sekiz işçimiz var. İki sefer elma götürdüm. Dörder tondan sekiz ton sattım, onun parasını da işçiye verdim. Yani işçilik parası meyvenin kendisini karşılamıyor. Bizim attığımız ilaç, gübre, su masraflarımız ve emeğimiz bunun içinde yok. Bu hâle geldik. Bizi yönetenler bu duruma getirdi” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ömer Fethi Gürer, Niğde ülke genelinde elma üretiminde ilk üç sıradadır. Elma ağacı sayısında ise ilk sıradadır. Elma önemli bir bahçe ürünüdür. Elma kurutularak, depolanarak ve doğal tüketim yoluyla değerlendirilebilecek bir üründür, Elma stoklanabilen bir ürün. Bütün bunlara rağmen üretici dalındaki elmayı bırakıyor ya da tüccara veya meyve suyu fabrikasına yok fiyatına vermeye çalışıyor” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERTAMA: “DEPOYA KOYSAK KASASI 150 LİRA, ÇÜRÜSE AYRI DERT, DEPOLASAK AYRI DERT”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üretici Cemil Ertama, tüccarın elma almadığını, depolama maliyetlerinin de üreticinin karşılayamayacağı seviyeye ulaştığını belirterek, “Şimdi tüccar elmayı almıyor. Depoya koyuyoruz. Kasası 150 lira. İster depoya koy, ister çürüsün. Depolama maliyeti de var. Onu da ödeyemiyoruz. Nereye kadar ödeyeceğiz? Sekiz sefer ilaç attık. Elmada verim var ama para etmeyince bizi perişan ediyor. Bu elmaların hepsi meyve suyuna gidiyor. Toplanan elmayı meyve suyu fabrikasına veriyoruz. Akşama kadar topladığımızı fabrikaya gönderiyoruz. Motor kirası ve işçi parasını zor çıkarıyor. Bir işçinin yevmiyesi 2 bin lira. Yemesi, içmesi de bize ait. Getirip götürmesi de bize ait. İşçiye 2 bin lira veriyoruz. Budama yaptırdık. Budamanın günlük yevmiyesi 4 bin lira. Maliyetimizi karşılayamıyoruz” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜRER: “ELMA DALDA, ÜRETİCİ ZORDA”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Niğde’nin elma üretimindeki önemine dikkat çeken Gürer, “Elma Niğde için önemli bir ürün. İhracaata Amasya elması, misket elması olarak bilinir. Bu elma, diğer elmalardan farklı yönüyle yurt dışına gönderilmeyen bir elma türü. Damak tadı olarak misket elması çok güzel bir ürün, yurt dışına gönderilen elma türleri de var. Geçmişte ihracata verilen elmalar da bu yıl para etmiyor. Üretici oldukça mağdur durumda. Çoğu yerde elma dalında duruyor. Çünkü işçilik gideri yüksek olunca elmayı toplatamıyorlar. Bu yıl çöpe giden ürünlerin arasına elma da katıldı. Elma dalda, üretici zorda. Yetkililerin bu konuda gerekli desteği sağlaması gerekiyor. Elmayı dahi doğru değerlendiremeyen bir yönetimimiz var. Bu bağlamda elma üreticisinin sıkıntısı bu yıl olabildiğince katlandı. Geçen yıl kuraklık ve zirai dondan dolayı elma ürününde rekolte kaybı vardı. Elma yurt dışına da gönderilebilen bir ürün ama bu yıl ihracatta da sorunlar var. Böyle olunca üretici ciddi anlamda sıkıntı yaşıyor” şeklinde konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“240 BİN DEKAR ALANDA 10 BİN ÜRETİCİ VAR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Niğde’nin elma üretimindeki yerine ilişkin rakamları da paylaşan Ömer Fethi Gürer, “Ülkemizde elma üretiminde Niğde ilk üçte, elma ağacı sayısında ise ilk sırada. Bu yıl Niğde'de elma üreticisinin de yüzü gülmedi. 240 bin dekar alanda, Niğde'de yaklaşık 10 bin elma üreticisi var. Ülke genelinde 4,5 milyon ton elma üretiliyor. Ancak farklı bölgelerden de benzer şikâyetler alıyoruz. Bu yıl değer bulmayan ürünler arasına elma da katıldı. Geçtiğimiz yıla göre neredeyse yarı fiyatına dahi tüccar alıma girmedi. Meyve suyu fabrikaları, geçen yıl 9 liradan aldıkları elmayı bu yıl 3,5 liradan alıyor. Böyle olunca üretici, meyve suyuna vermek için daldaki elmayı toplatıyor. Ancak bu satış da işçilik parasını karşılamıyor” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HASAN HÜSEYİN İLKNUR: “3,5 LİRAYA VERİYORUZ, İŞÇİ PARASINI BİLE KURTARMIYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Elma üreticisi Hasan Hüseyin İlknur da ürünlerini düşük fiyattan satmak zorunda kaldıklarını, buna rağmen işçilik ve nakliye giderlerini karşılayamadıklarını belirterek, “Elmayı topluyoruz, 3,5 liraya veriyoruz. İşçi parasını, motor parasını kurtarmıyoruz. Bu yıl bu elmadan hiçbir kazancımız yok. Zararla içeri giriyoruz” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, elma üreticisinin artan girdi maliyetleri ile düşük satış fiyatları arasında sıkıştığını belirterek, “Elma üreticisinin en büyük sorunu, girdi maliyetlerinin sürekli artması. İlaç, sulama suyu, elektrik, bakım giderleri, budama ve işçilik masrafları karşısında üretici, ürününün değerinde satılmasını istiyor. Rafta vatandaş elma almaya gittiği zaman elmanın fiyatına yaklaşamıyor ama üretici de elmadan para kazanmıyor. Bunun bir nedeni de yurt dışına yapılan ihracatta kısıtlamalar ve daralma yaşanması. Türkiye'de elmanın da sorunlu ürünler arasında olduğunu ifade etmek gerekiyor. Ağaç sayısı giderek artıyor. Ürünün kalitesi artıyor. Ancak ürünün tüketiminde, raftaki fiyatlar nedeniyle daralma yaşanması sorun yaratıyor. Yurt dışı bağlantısı olan üreticiler bu yıl ürünlerinin bir kısmını satabilse de genel olarak elma şu anda çöpe giden ürünler arasında yer alıyor” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İLKNUR: “20 DÖNÜM ARAZİDE 80-100 TON ELMA VAR, SATAMIYORUZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üretici Hasan Hüseyin İlknur, yaşadıkları ekonomik sıkıntının çiftçiliği sürdürülemez hâle getirdiğini belirterek, “Çiftçi bitiyor. 20 dönüm arazi var. 80-100 ton elmayı bu sene satamıyorsun. Maliyetimin yarısını bile karşılayamadım. İçeri girdim” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜRER: “ELMA GİBİ DEPOLANABİLEN BİR ÜRÜN BİLE DALINDA KALIYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Hem doğa koşullarıyla mücadele ediyorsunuz hem girdi maliyetleriyle mücadele ediyorsunuz. Sonra da elma dalda kalıyor. Elmayı meyve suyu fabrikaları dahi almıyor. Oysa elmanın kurutulması, yemeği, tatlısı ve doğal tüketimi mümkün. Ayrıca elma depolanabilen bir ürün. Bütün bunlara rağmen elma sorunlu hâle geliyorsa burada oturup düşünülmesi gerekir. Çünkü saklanabilen bir elmayı dahi işçilik parası nedeniyle dalından toplatmaktan kaçınan küçük aile tipi işletmeler var. Bu işi geniş alanlarda yapanlar, kısmen ilişkileri ve bağlantıları sayesinde üretimlerini sürdürüyor. Ancak bu yıl genel olarak herkesin sıkıntısı var” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ELMADA ZAYİ OLUYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer “2024’ de 15-20 TL olan elmalar, sezon başında 25-30 TL iken şu an 10-15 TL ‘ye kadar düşmüş durumdadır. Yine 2024 meyve suyu 9- 11 TL arasında iken bugün 3,5 TL ye ancak satılabilmektedir. Birçok parametrenin olduğu üretimde soğuk, dolu, sıcaklık, kuraklık, hastalık ve zararlılar, hasat önü dökümü, depo kayıpları vb. bütün bunları aştıktan sonra üretim maliyetlerinin altında satmak ekonomik olarak zaten zor durumda olan üreticilerimiz bahçelerine masraf yapmayacak ya da azaltacak bu da üretimin sürdürülebilirliğini etkileyecek uzun vadede arzı da etkileyebilecektir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye’nin elma üretimi 4,5 milyon tonlardadır. Bu elmaların hepsine birden talep olması söz konusu değildir. Depolanıp 8 ay gibi bir zamanda pazara arz olması gerekmektedir. Ancak düşük fiyat soğuk hava deposu gideri ile üreticiyi daha zora sokmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üreticileri desteklemek için, ihracatı desteklemek için ne yapabiliriz çareleri aranmalıdır.12 ülkeye ihracaat yapılan Niğde’de bu dönem yaşanan sorun üreticiyi zora soktu. Ürün dalda üretici zorda. Çözüm iktidar isterse” dedi</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 26 11:05:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gurer-elma-dalda-uretici-zorda-h164158.html">Gürer: Elma Dalda, Üretici Zorda</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ali-babacan-kayip-173-milyar-dolari-gecti-cumhuriyet-tarihinin-en-buyuk-piyasa-dolandiriciligiyla-karsi-karsiyayiz-h164157.html</link>
		<title>Ali Babacan: Kayıp 173 milyar doları geçti, Cumhuriyet tarihinin en büyük piyasa dolandırıcılığıyla karşı karşıyayız</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, fon vurgunu nedeniyle halka açık şirketlerin toplam piyasa değerinin son iki ayda 479 milyar dolardan 306 milyar dolara gerilediğini belirterek 173 milyar doları aşan kayba dikkat çekti. Yaşananları &quot;Cumhuriyet tarihinin en büyük piyasa dolandırıcılığı&quot; olarak nitelendiren Babacan, süreci yönetmek için tam yetkili bir &quot;görev gücü&quot; kurulması çağrısında bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, fon vurgunu nedeniyle halka açık şirketlerin toplam piyasa değerinin son iki ayda 479 milyar dolardan 306 milyar dolara gerilediğini belirterek 173 milyar doları aşan kayba dikkat çekti. Yaşananları "Cumhuriyet tarihinin en büyük piyasa dolandırıcılığı" olarak nitelendiren Babacan, süreci yönetmek için tam yetkili bir "görev gücü" kurulması çağrısında bulundu.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/957cabaa-ee67-485e-b1a9-8d6279730096-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, finansal piyasalarda yaşanan değer kayıplarına işaret etti. Babacan, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto " src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/f175f43a-dbfc-4509-a534-6737b6101c5f-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Kayıp 173 milyar doları geçti! Son 2 ayda halka açık şirketlerimizin toplam değeri 479 milyar dolardan 306 milyar dolara düştü. Fabrikalarımız, ticari işletmelerimiz, bankalarımız gözümüzün önünde erimeye devam ediyor. Cumhuriyet tarihinin en büyük piyasa dolandırıcılığıyla karşı karşıyayız. Kötüye gidişi durdurmanın tek yolu, bu meselenin tüm yönleri ile açıklığa kavuşturulmasıdır. Defalarca söyledik; acilen yapılması gerekenler belli: 1) Listeyi açıklayın. 2) Mecliste araştırma komisyonunu kurun. 3) İlgili kuruluşların tüm yöneticilerini görevden alın. 4) Süreci yönetmek için tam yetkili bir 'görev gücü' kurun."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 26 10:42:26 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ali-babacan-kayip-173-milyar-dolari-gecti-cumhuriyet-tarihinin-en-buyuk-piyasa-dolandiriciligiyla-karsi-karsiyayiz-h164157.html">Ali Babacan: Kayıp 173 milyar doları geçti, Cumhuriyet tarihinin en büyük piyasa dolandırıcılığıyla karşı karşıyayız</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/besiktas-2-0-one-gectigi-macta-galibiyeti-koruyamadi-kasimpasa-ile-2-2-berabere-kaldi-h164156.html</link>
		<title>Beşiktaş 2-0 öne geçtiği maçta galibiyeti koruyamadı, Kasımpaşa ile 2-2 berabere kaldı</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Trendyol Süper Lig&#039;in 10&#039;uncu haftasında Beşiktaş, deplasmanda Kasımpaşa karşısında 2-0 öne geçmesine rağmen üstünlüğünü koruyamadı. Ev sahibi ekip, 87. dakikada bulduğu golle beraberliği yakalarken mücadele 2-2 sona erdi. Bu sonuçla Beşiktaş puanını 19&#039;a, Kasımpaşa ise 17&#039;ye yükseltti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Trendyol Süper Lig'in 10'uncu haftasında Kasımpaşa ile Beşiktaş karşı karşıya geldi. Siyah-beyazlı ekip, ilk yarısını önde tamamladığı ve ikinci yarının başında farkı ikiye çıkardığı mücadelede son dakikalarda yediği golle sahadan bir puanla ayrıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karşılaşmanın 28. dakikasında Trossard'ın kaydettiği golle Beşiktaş 1-0 öne geçti. İlk yarı siyah-beyazlıların üstünlüğüyle tamamlandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İkinci yarıya da golle başlayan Beşiktaş, 47. dakikada Vlahovic'in fileleri havalandırmasıyla skoru 2-0'a taşıdı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASIMPAŞA 87. DAKİKADA BERABERLİĞİ YAKALADI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ev sahibi Kasımpaşa, 60. dakikada Claudio Winck'in golüyle farkı 1'e indirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karşılaşmanın 87. dakikasında Marcus Rafferty'nin attığı golle skora denge geldi. Kalan dakikalarda başka gol olmayınca mücadele 2-2 eşitlikle sona erdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Maçta attığı 2 golle üstünlüğünü koruyamayan Beşiktaş, deplasmanda 2 puan bıraktı ve ligdeki puanı 19 oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kasımpaşa ise geri dönüş yaptığı karşılaşmadan aldığı 1 puanla 17 puana ulaştı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 26 10:29:48 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/besiktas-2-0-one-gectigi-macta-galibiyeti-koruyamadi-kasimpasa-ile-2-2-berabere-kaldi-h164156.html">Beşiktaş 2-0 öne geçtiği maçta galibiyeti koruyamadı, Kasımpaşa ile 2-2 berabere kaldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	</channel>
</rss>


